Yeni Ahit/Matta/9

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
İsa'nın Felçli Bir Adamı Bağışlaması ve
Şifaya Kavuşturması[1]

1İsa, bir kayığa bindi. Gölün karşı kıyısına geçti ve kendi kasabasına döndü. 2Bazı kişiler, kendisine, hasırda yatan felçli birini getirdiler. Onların imanını gördüğünde, İsa, yatan adama şöyle dedi: "Yürekli ol evlâdım, günahların affedildi." 3Bunun üzerine, bazı dinî hukuk öğretmenleri aralarında, "Bu adam küfür üzere" dediler. 4Onların düşüncelerini bilen İsa şöyle dedi: "Neden kalplerinizde kötü fikirler dolaştırıyorsunuz? 5Hangisi daha kolaydır, 'Günahların affedildi' demek mi, yoksa 'Kalk ve yürü' demek mi? 6Fakat, sizin, İnsanoğlu'nun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilmenizi istiyorum." Bunun ardından felçli adama şöyle dedi: "Kalk, hasırını al ve eve git." 7Bunun üzerine, adam kalktı ve evine gitti. 8İnsanlar olanları gördüklerinde, huşuya kapıldılar, bir insana böyle bir yetki vermiş olan Tanrı'yı övgüyle andılar.

Matta'nın Havarilere Katılışı[2]

9Oradan yoluna devam eden İsa, vergi memuru ofisinde oturmakta olan ve adı Matta olan bir adamı gördü. Ona, "Beni takip et" dedi ve Matta kalkıp onu takip etti. 10İsa, Matta'nın evinde akşam yemeği yerken, birçok vergi memuru ve günahkâr gelip onunla ve havarileriyle birlikte yemek yedi. 11Ferisiler bunu gördüklerinde, havarilere, "Neden öğretmeniniz vergi memurları ve günahkârlarla birlikte yemek yiyor?" dediler. 12İsa, bunları duyunca, şöyle dedi: "Doktora ihtiyacı olanlar sağlıklılar değil, hastalardır." 13"Gidin de şunun anlamını öğrenin, 'Ben kurbanlık değil, merhamet arzu ediyorum'.[3] Zira, ben doğruluk sahiplerini değil, fakat günahkârları dine davet etmeye geldim."

İsa'ya Oruçla İlgili Sorulan Soru[4]

14Yahya'nın öğrencilerinden bazıları geldi ve İsa'ya şunu sordular, "Biz ve Ferisiler sıkça oruç tuttuğumuz hâlde, nasıl oluyor da senin havarilerin oruç tutmuyor?" 15İsa şöyle cevapladı: "Güvey aralarındayken nasıl olur da misafirleri yas tutar? Güveyin aralarından alınacağı bir zaman gelecek, o vakit oruç tutacaklar. 16Kimse çekmemiş bir elbise parçasını, eski bir elbiseye yama yapmaz. Çünkü, yama, yamandığı elbiseden kopacak ve yırtığı daha kötü hâle getirecektir. 17Ne de insanlar yeni şarabı eski şarap tulumuna doldurur. Böyle yaparlarsa, tulumlar patlak verir, şarap dökülüp biter ve tulumlar da işe yaramaz hâle gelmiş olur. Bu yüzden, yeni şarabı yeni tulumlara koyarlar, böylece ikisi de korunmuş olur."

İsa, Ölmüş Bir Kızı Diriltiyor ve
Hasta Bir Kadını İyileştiriyor[5]

18O bunları söylerken, bir sinagog yöneticisi geldi ve onun önünde diz çökerek şöyle dedi: "Kızım az önce vefat etti. Fakat gelirsen ve elini onun üzerine koyarsa, yaşayacaktır." 19İsa ayağa kalktı ve o adamla birlikte gitti, havarileri de onun peşinden geldiler. 20Bu sırada, on iki senedir kanama hastalığı olan bir kadın İsa'nın arkasından yaklaştı ve İsa'nın elbisesinin ucuna dokundu. 21Kendi kendine şöyle diyordu: "Eğer elbisesine bir dokunsam, iyileşeceğim." 22İsa arkasına döndü ve onu gördüğünde şöyle dedi: "Yürekli ol, kızım! İmanın seni iyileştirdi." O anda kadın iyileşti. 23İsa, sinagog yöneticisinin evine girdiğinde gürültülü kalabalığı ve çalgılar üfleyen insanları gördü. 24O, onlara şöyle dedi: "Çekilip gidin. Kız ölmedi fakat uyuyor." Onlar, bu söz üzerine İsa'yla dalga geçerek güldüler. 25Kalabalık dışarı çıkarıldıktan sonra İsa içeri girdi ve kızı elinden tuttu, kız ayağa kalktı. 26Bu yaşananın haberi tüm bölgeye yayıldı.

İsa'nın Bir Körü ve Bir Dilsizi
Şifaya Kavuşturması

27İsa buradan yoluna devam ederken, iki kör adam onu takip ettiler, ona hitap ederek, "Bize merhamet göster, ey Davud'un oğlu!" dediler. 28İsa içeri girdiğinde, iki kör de onun yanına geldiler ve İsa onlara şöyle sordu: "Bunu yapabileceğime iman ediyor musunuz?" Adamlar, "İman ediyoruz, Rab" dediler. 29Bunun üzerine İsa onların gözlerine dokundu ve şöyle dedi: "İmanınıza göre gerçekleşsin". 30Körlerin gözleri açıldı. İsa onları uyararak kesin bir dille şunu söyledi: "Kimsenin bundan haberi olmasın." 31Fakat onlar çıktılar ve İsa ile ilgili haberi bütün bölgeye yaydılar. 32Adamlar dışarı giderken, cin uğrağına maruz kalmış birisini İsa'ya getirdiler. Adam dilsizdi. 33Cin bedeninden çıkarılınca, dilsiz adam konuştu. Kalabalık şaşkınlığa kapıldı ve şöyle dediler: "İsrail yurdunda bunun gibisi hiç görülmedi." 34Ferisiler ise şöyle dediler: "Cinlerin efendisi vasıtasıyla cinleri çıkarıyor."

Ürünleri Hasat Edecek İşçinin Az Oluşu

35İsa bütün kasabaları ve şehirleri dolaştı, sinagoglarında ders verdi, göksel krallığın müjdesini insanlara bildirdi ve her hastalığı ve rahatsızlığı şifaya kavuşturdu. 36Kalabalıkları gördüğünde, onlara karşı merhametle doldu. Çünkü, onlar, çobansız bir sürü gibi rahatsız olmuş durumda ve yardımcısızdılar. 37Bunun üzerine İsa havarilerine şöyle dedi: "Hasat edilecek ürün çok, fakat hasat edecek işçi az. 38Bu yüzden, hasat meydanına işçiler göndermesi için hasadın Rabbine dua edin."


Açıklamalar
  1. Ayrıca bkz. Markos, 2:1-12; Luka, 5:17-26
  2. Ayrıca bkz. Markos, 2:13-17; Luka, 5:27-32
  3. Hoşea, 6:6
  4. Ayrıca bkz. Markos, 2:18-22; Luka, 5:33-39
  5. Ayrıca bkz. Markos, 5:21-43; Luka, 8:40-56