Yeni Ahit/Matta/12

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

1 O zaman İsa Sebt günü ekinlerden geçti; şakirtleri aç idiler, ve başakları koparıp yemeğe başladılar. 2 Fakat Ferisiler bunu görerek ona dediler: İşte, şakirtlerin Sebt günü yapılması caiz olmayanı yapıyorlar. 3 İsa da onlara dedi: Davudun, acıktığı zaman, kendisi ile beraber olanlarla ne yaptığını; 4 Allahın evine nasıl girdiğini, ve yenilmesi ne kendisine ne de beraberinde olanlara değil, ancak kâhinlere caiz olan huzur ekmeklerini yediğini okumadınız mı? 5 Yahut şeriatte okumadınız mı ki, kâhinler mabette Sebti bozarlar, ve suçlu değildirler? 6 Fakat size derim ki, mabetten daha büyüğü buradadır. 7 Fakat siz: "Ben kurban değil, merhamet isterim," sözünün ne demek olduğunu bilmiş olsaydınız, suçsuzları mahkûm etmezdiniz. 8 Çünkü İnsanoğlu Sebt gününün Rabbidir. 9 Ve İsa oradan ayrılıp, onların havrasına girdi. 10 Ve işte, eli kurumuş bir adam vardı. İsayı itham edebilmek için kendisinden: Sebt günü şifa vermek caiz midir? diye sordular. 11 Ve İsa onlara dedi: Sizden kim vardır ki, onun bir koyunu olup da Sebt günü çukura düşerse, onu tutup çıkarmasın? 12 İmdi, insan koyundan ne kadar ziyade değerlidir! Bunun için Sebt günü iyilik etmek caizdir. 13 O zaman İsa adama: Elini uzat, dedi; ve adam elini uzattı, ve öteki eli gibi eski sağlam haline geldi. 14 Ve Ferisiler dışarı çıkıp İsayı nasıl helâk etsinler diye, ona karşı öğütleştiler. 15 İsa bunu bilerek oradan çekildi, ve çokları onun ardınca gittiler. İsa onların hepsini iyi etti. 16 Ve kendisini belli etmesinler diye, onlara tenbih etti; 17 ta ki, İşaya peygamber vasıtası ile söylenen söz yerine gelsin:
18 "İşte, benim seçtiğim kulum;
Canımın kendisinden razı olduğu sevgilim;
Ruhumu onun üzerine koyacağım,
Ve milletlere hükmü ilân edecektir.
19 O uğraşmayacak, ve bağırmayacaktır;
Ve kimse meydanlarda onun sesini işitmeyecektir.
20 Hükmü zafere eriştirinceye değin,
Ezilmiş kamışı kırmayacak,
Ve tüten fitili söndürmeyecek.
21 Ve milletler onun ismine ümit edeceklerdir."
22 O zaman cine tutulmuş kör ve dilsiz birini İsaya getirdiler; ve onu iyi etti, şöyle ki, dilsiz söyledi ve gördü. 23 Ve bütün halk şaştı, ve: Acaba Davud oğlu bu mudur? dediler. 24 Fakat Ferisiler işitince dediler: Bu adam ancak cinlerin reisi Beelzebul ile cinleri çıkarıyor. 25 Ve İsa düşüncelerini bilerek onlara dedi: İçinde ayrılık olan her ülke çöl olur; ve içinde ayrılık olan hiç bir şehir yahut ev durmaz. 26 Ve eğer Şeytan Şeytanı çıkarırsa, kendisinde ayrılık olur; imdi, onun ülkesi nasıl durur? 27 Ve eğer ben cinleri Beelzebul ile çıkarıyorsam, oğullarınız kimle çıkarıyorlar? Bundan dolayı onlar sizin hâkimleriniz olacaklardır. 28 Fakat cinleri Allahın Ruhu ile çıkarıyorsam, bu halde Allahın melekûtu üzerinize gelmiştir. 29 Yahut bir adam kuvvetlinin evine nasıl girip de eşyasını soyabilir? Eğer önce kuvvetliyi bağlarsa, o zaman evini yağma eder. 30 Benimle beraber olmayan bana karşıdır, ve benimle beraber devşirmeyen dağıtır. 31 Bunun için size diyorum: Her günah ve küfür insanlara bağışlanacaktır; fakat Ruha karşı küfür bağışlanmayacaktır. 32 Kim İnsanoğluna karşı söz söylerse, ona bağışlanacaktır; fakat kim Ruhülkudüse karşı söylerse, ne bu dünyada, ve ne de gelecekte ona bağışlanmayacaktır. 33 Ya ağacı iyi, meyvasını da iyi edin; yahut ağacı çürük, ve meyvasını da çürük edin; çünkü ağaç meyvasından tanılır. 34 Ey engerekler nesli, siz kötü olduğunuz halde, nasıl iyi şeyler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yüreğin taşmasından söyler. 35 İyi adam iyi hazinesinden iyi şeyler çıkarır; ve kötü adam kötü hazinesinden kötü şeyler çıkarır. 36 Ve ben size derim: İnsanlar söyleyecekleri her boş söz için hüküm gününde hesap vereceklerdir. 37 Zira kendi sözlerinle suçsuz, ve kendi sözlerinle suçlu çıkarılırsın. 38 O zaman yazıcılar ve Ferisilerden bazıları: Muallim, senden bir alâmet görmek isteriz, diye cevap verdiler. 39 İsa da cevap verip onlara dedi: Kötü ve zina işleyici nesil bir alâmet arar; ona Yunus peygamberin alâmetinden başka bir alâmet verilmeyecektir. 40 Çünkü nasıl Yunus üç gün üç gece iri balığın karnında kaldı ise, İnsanoğlu da üç gün üç gece yerin bağrında öyle kalacaktır. 41 Nineve ahalisi hüküm günü bu nesil ile beraber kalkıp onu mahkûm edecekler; çünkü onlar Yunusun vâzı ile tövbe ettiler; ve işte, Yunustan daha büyüğü buradadır. 42 Cenup kıraliçası hüküm günü bu nesil ile beraber kalkıp onu mahkûm edecektir; zira o, Süleymanın hikmetini dinlemek için dünyanın öte uçlarından geldi; ve işte, Süleymandan daha büyüğü buradadır. 43 Fakat murdar ruh insandan çıktığı zaman, rahat arayarak kurak yerlerden geçer, ve bulmaz. 44 O zaman: Çıkmış olduğum evime döneyim, der; ve gelince, onu boş, süpürülmüş ve süslenmiş bulur. 45 O zaman gider, kendisinden daha kötü başka yedi ruhu yanına alır, ve oraya girip otururlar, ve o adamın son hali ilkinden daha kötü olur. Bu kötü nesle de böylece olacaktır. 46 İsa halka henüz söylemekte iken, işte, anası ve kardeşleri, onunla söyleşmek isteyerek dışarda durdular. 47 Ve biri İsaya dedi: İşte, anan ve kardeşlerin seninle söyleşmek isteyerek dışarda duruyorlar. 48 Fakat İsa cevap verip kendisine söyleyene dedi: Benim anam kimdir? Ve kardeşlerim kimlerdir? 49 Ve elini şakirtlerine doğru uzatıp dedi: İşte, benim anam ve kardeşlerim. 50 Çünkü göklerde olan Babamın iradesini kim yaparsa, benim kardeşim, kızkardeşim ve anam odur.

Kaynak: Kitab-ı Mukaddes. İstanbul: Kitab-ı Mukaddes Şirketi. 1941  
Telif durumu:

Bu eser, kültürel öneminden ötürü Türkiye Cumhuriyeti'nde kamuya maledilmiştir ya da 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre eserin koruma süresi dolmuştur. Kanun'un 27. maddesine göre:

  • Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder.
  • Sahibinin ölümünden sonra alenileşen (herkesçe bilinir duruma gelen) eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır.
  • 12. maddenin birinci fıkrasındaki hallerde (sahibinin adı belirtilmeyen eserlerde) koruma süresi, eserin aleniyet tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce adını açıklamış bulunsun.
  • İlk eser sahibi tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.