Yeni Ahit/Matta/20

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Üzüm Bağında Çalışanlar Benzetmesi

1"Göksel krallık, sabahleyin erkenden, üzüm bağı için işçi kiralamaya çıkan arazi sahibi gibidir. 2Arazi sahibi, bulduğu işçilerle günlük bir dinara[1] anlaştı ve onları üzüm bağına yolladı. 3Sabah dokuz sıralarında, dışarı çıktı ve pazar yerinde hiçbir şey yapmadan bekleyen bazı kişiler gördü. 4Onlara da şöyle dedi 'Siz de gidin ve üzüm bağında çalışın, ne hak ediliyorsa, size ödeyeceğim'. 5Onlar da üzüm bağına gittiler. Öğle vakti yine dışarı çıktı ve öğleden sonra üç sıralarında aynı şeyi yaptı. 6Öğleden sonra beş sıralarında dışarı çıktı ve yine etrafta bekleyenler buldu. Onlara şöyle dedi, 'Neden burada bütün gün boyunca bekliyorsunuz ve hiçbir şey yapmıyorsunuz?' 7Onlar şöyle cevap verdi, 'Çünkü kimse bizi iş için tutmadı'. Onlara şöyle dedi, 'Siz de gidin ve üzüm bağımda çalışın'. 8Akşam olduğunda, üzüm bağının sahibi, baş yardımcısına şöyle dedi, 'İşçileri çağır ve onlara, en sonunculardan başlayarak en önce tutulan işçilere doğru ücretlerini öde'. 9Öğleden sonra saat beş civarında tutulan işçiler geldi ve birer dinar aldı. 10Dolayısıyla, ilk önce tutulan işçiler geldiklerinde daha çok ücret umdular, fakat her birisi birer dinar aldı. 11Ücretlerini aldıklarında, birinciler, arazi sahibine karşı şikayet etmeye başladılar. 12Şöyle dediler, 'Bu son tutulan işçiler sadece bir saat çalıştılar ve sen onları, günün sıcağını ve çalışmanın esas yükünü çekmiş olan bizlerle eşit değerlendirdin'. 13Fakat arazi sahibi, onlardan birisine şöyle karşılık verdi, 'Dostum, sana haksızlık etmedim. Bir dinara çalışmak için anlaşmadın mı? 14Ücretini al ve yola koyul. Ben, son tutulan işçiye de sana verdiğim kadarını vermek istedim. 15Kendi paramla istediğimi yapmak, hakkım değil mi? Yoksa cömert birisi olduğum için bana haset mi ediyorsun?' 16İşte bunun gibi, ilklerin çoğu sonuncu ve sonuncuların çoğu da ilkler olacak."

İsa'nın Üçüncü Kez Kendi Ölümünü Haber Vermesi[2]

17İsa, Kudüs'e gidiyordu. Yolda, on iki havariyi bir kenara çekti ve onlara şöyle dedi, 18"Kudüs'e gidiyoruz. İnsanoğlu, din adamı reislerine ve dini hukuk öğretmenlerine teslim edilecek. Onu ölüme mahkum edecekler. 19Alay edilmesi, kamçılanması ve çarmıha gerilmesi için onu centillere teslim edecekler. Üçüncü gün dirilecek".

Bir Annenin Talebi[3]

20Bu sırada, Zebedi'nin oğullarının annesi, oğulları da beraberinde olarak İsa'ya yaklaştı ve önünde diz çökerek bir dilekte bulundu. 21İsa, "İstediğin nedir?" dedi. Kadın şöyle dedi, "Şu iki oğlumdan birisinin, krallığında, sağ yanında, diğerinin de sol yanında oturmasını temin et" 22İsa şöyle dedi, "Ne istediğini bilmiyorsun. Benim içeceğim kâseden içebilir misiniz?" Onlar şöyle cevapladı, "Evet içebiliriz". 23İsa onlara şöyle dedi, "Gerçekten de benim kâsemden içeceksiniz, fakat sağımda ya da solumda oturmak benim söylememe bağlı değil. Bu konumlar, Babam tarafından kendileri için hazırlanmış olan kişilere aittir". 24On havari bu konuşmayı duyduklarında, iki kardeşe karşı öfkelendiler. 25İsa hepsini bir araya topladı ve şöyle dedi, "Centillerin yöneticilerinin halk üzerinde liderliklerini hissettirerek yönettiklerini ve yüksek tabaka memurlarının da yetkilerini hissettirerek memuriyetlerini yerine getirdiklerini bilirsiniz. 26Sizin için durum böyle olmayacak. Aksine, aranızdan kim daha büyük olmak istiyorsa, diğerlerinin hizmetine koşsun 27ve kim ilk olmak istiyorsa, sizin köleniz olsun. 28Bunun gibi, İnsanoğlu hizmet edilmeye gelmedi, fakat hizmet etmeye ve birçokları için canını fidye olarak fedâ etmeye geldi".

İki Körün Gözlerinin Açılması[4]

29İsa ve havarileri Eriha'dan ayrılırken, büyük bir kalabalık da onları takip etti. 30İki kör adam yol kenarında oturuyordu, İsa'nın yanlarından geçtiğini duyduklarında, şöyle bağırdılar, "Ey Rab, Davud oğlu, bize merhamet eyle!". 31Kalabalık onları azarladı ve sessiz olmalarını söyledi, fakat onlar daha yüksek sesle bağırdılar, "Ey Rab, Davud oğlu, bize merhamet eyle!". 32İsa durdu ve onlara seslenerek şöyle sordu, "Sizin için ne yapmamı istersiniz?". 33Onlar şöyle cevap verdi, "Ey Rab, gözlerimizin açılmasını istiyoruz". 34İsa onlara merhamet etti ve gözlerine dokundu. O anda gözleri açıldı ve İsa'nın peşinden gittiler.

Açıklamalar
  1. O zamanlar, bir dinar (denaryus), bir günlük işçi emeğinin karşılığıydı.
  2. Ayrıca bkz. Markos, 10:32-34; Luka, 18:31-34
  3. Ayrıca bkz. Markos, 10:35-45
  4. Ayrıca bkz. Markos, 10:46-52; Luka, 18:35-43