Nutuk/12. bölüm/Malta'dan yeni dönen Nafia Vekili Rauf ve Kara Vasıf Beyler takip olunan siyaset-i askeriyeyi öğrenmek istiyorlardı

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Rauf Bey, 15 Teşrinisani 337’de Ankara’ya gelmişti.

Rauf Bey’i, 17 Teşrinisani 337’de inhilâl eden Nafia Vekâleti’ne intihap ettirdik.

Rauf Bey’i, müteakiben muvâsalat eden Kara Vasıf Bey’i de Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu Heyet-i İdaresi azalığına intihap ettirdim. Bu iki zatın birinden hükümette, diğerinden grupta, istifade etmeyi faydalı tasavvur etmiştim. Çok geçmedi, bir gün Rauf Bey’in Heyet-i Vekile’de bir meseleyi istîzâh ettiği haber verildi. Aynı günde, Kara Vasıf Bey’in de grup heyet-i idâresinde aynı meseleyi istîzâh ettiği bildirildi. Bu iki zatın evvelden beynlerinde takarrür ettirdikleri anlaşılan mevzu-i bahis mesele şu idi:

“Takip olunan siyaset-i askeriye nedir?”

Bu sualden istihrâc olunabilecek mâna ne olabilirdi? Neyi anlamak istiyorlardı? Bizim siyasî ve askerî takip ettiğimiz meslek ma’lûm olmuştu. İstiklâl-i tâmmımız temîn olununcaya kadar, düşmanlarla vuruşmak ve onları mağlûp edeceğimize dair olan kat’î kanaatle, muharebeye devam etmek... İşte mevzu-i bahis edilen sual ile demek isteniliyordu ki behemehâl muharebeye devam ile istihsal-i netice mümkün müdür? Mümkün olmadığı ihtimaline nazaran, daha şimdiden başka tedbir ve çarelere –ki anlatmak istediklerine göre siyasî çarelerdir– tevessül ile içinde bulunduğumuz bâdireye nihayet vermek münasip olmaz mı?

bi’t-tabi, ne Heyet-i Vekile’de ve ne de grup heyet-i idâresinde böyle bir meselenin mevzu-ı müzakere ve münakaşa olmasına müsaade etmedim. Bunun üzerine, Rauf Bey Vekâlet’ten, Kara Vasıf Bey de Grup Heyet-i İdaresi’nden istifa ettiler. Rauf Bey’in istifası, 13 Kânunusani 338 tarihinde Meclis’te okunurken, aynı tarihli bir istifaname de okunmuştu. Bu istifaname, Müdafaa-i Milliye Vekili bulunan Refet Paşa’nın idi.

Efendiler, Refet Paşa’nın da sebeb-i istifası hakkında birkaç kelime ile arz-ı ma’lumât edeyim: 4 Kânunusani 338 günü, Meclis’in bir celse-i hafiyesinde, şöyle bir mesele mevzu-ı münakaşa edilmişti. Başkumandanlık ve Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyâseti Ankara’da oturuyormuş. Cepheden uzak bulunuyormuş. Bundan istihrâc olunmuş ki benim hem Başkumandan ve hem Meclis Reisi olmamda müşkilât varmış. Ordu işleri iyi gitmiyormuş. Meclis bir harp encümeni teşkil ederek ordu vaziyetini tetkik etmeli imiş. Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisi, aynı zamanda İcra Vekilleri Heyeti Reisi olduğundan, erkân-ı harbiye işleri de iyi gitmiyormuş. Fevzi Paşa Hazretleri, yalnız icrâ Vekilleri Heyeti Riyâseti’nde kalsın, Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyâseti’yle Müdafaa-i Milliye Vekâleti tevhîd olunsun imiş.

Müdafaa-i Milliye Vekili olan Refet Paşa, bizzat kürsüden bu tezi müdafaa ediyordu. Bu nokta-i nazarlara şu yolda cevap verdim: