Kur'an/Necm Suresi

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

1 O necme kasem ederim indiği dem ki 2 Şaşırmadı sahibiniz azıtmadı da 3 Ve hevadan söylemiyor 4 O sade bir vahiydir ancak vahyolunur 5 Ta'lim etti ona kuvveleri şiddetli 6 Bir kuvvet sahibi, hemen duruklandı 7 Ve o en yüksek ufukta idi 8 Sonra yaklaştı da tedellî etti 9 «kabe kavseyni ev edna» oldu da 10 Verdi kuluna verdiği vahyi 11 Gözün gördüğünü kalb tekzib etmedi 12 Şimdi siz ona o görüşüne karşı mücadele mi ediyorsunuz? 13 Kasem olsun ki o onu bir deha da inişinde gördü 14 Sidrei müntehanın yanında 15 Ki Cennetül'me'vâ onun yanında 16 O dem ki o Sidreyi bürüyen bürüyordu 17 Göz, ne şaştı ne aştı 18 Vallahi gördü rabbının âyâtından en büyüğünü gördü 19 Siz de gördünüz değilmi Lât-ü Uzzayı? 20 Üçüncü olarak da menatı uhrayı? 21 Size erkek ona dişi öyle mi? 22 Bu öyle ise çok hayflı bir taksim 23 Onlar hiç bir şey değil sırf sizin ve babalarınızın taktığınız kuru isimler, Allah onlara öyle bir saltanat indirmedi, yalnız zanna ve nefislerin sevdasına tabi' oluyorlar, halbuki rablarından kendilerine doğru yolu gösteren, geldi 24 Yoksa varmı insana her kurduğu hulya 25 Fakat Allahındır Âhıret ve olâ 26 Göklerde nice Melâike vardır da Allah dileyip razıy olduğuna izin vermezden evvel şefaatleri hiç bir şey'e yaramaz 27 Evet Âhırete iymanı olmıyanlar Melâikeye dişi adı takıp duruyorlar 28 Maamafih ona dair bir bilgileri olduğundan değil sırf zanne tabi' oluyorlar, halbuki zann haktan hiç bir şey'i muğnî olmaz 29 O halde bakma sen o bizim zikrimizden yüz çevirip te Dünya hayattan ötesini istemiyen kimselere 30 İşte odur onların ılimden irebildikleri gaye, şübhesiz ki rabbın, odur en bilen yolundan sapanı, hem de odur en bilen hidayeti tutanı 31 Hem bütün Göklerdeki ve Yerdeki hep Allahındır akıbet kötülük yapanları yaptıklarıyle cezalandıracak, güzellik edenleri de daha güzeliyle mükâfatlandıracak 32 Onlar ki günahın büyüklerinden: vebalden, fuhşiyyattan kaçınırlar, ancak ufak tefek kusur başka, şübhesiz ki rabbın geniş mağfiretlidir, hem sizin her hallerinize a'lemdir, sizi Arzdan inşa ettiği sıra ve sizler analarınızın karınlarında cenînler iken, şimdi nefislerinizi tezkiyeye kalkışmayın odur en bilen müttakı olanı 33 Şimdi gördün a? o çevrileni 34 Ve biraz verip de dayatıvereni 35 Gayb ılmi yanında da artık görüyor mu? 36 Yoksa haber mi verilmedi Musânın suhufundaki 37 Ve çok vefakâr olan İbrahiminkindeki 38 Ki doğrusu bir vizir çeken başkasının vizrini çekecek değil 39 Doğrusu insanın sa'yinden başkası kendinin değil 40 Ve elbette sa'yi yarın görülecek 41 Sonra ona en değerli mükâfat verilecek 42 Ve elbette nihayet rabbına gidilecek 43 Hakıkat odur güldüren ağlatan 44 Hakıkat odur öldüren, dirilten 45 Hakıkat odur erkeği dişiyi iki eş yaratan 46 Bir nutfeden ekildiği zaman 47 Şübhesiz ona aiddir neş'eti uhrâ da 48 Hakıkat zengin eden, sermaye veren o 49 Ve hakıkat Şi'ranın rabbı o 50 Ve fil'vakı' o helâk etti evvelki Âdı 51 Ve Semûdu da hiç bırakmadı 52 Daha evvel de Nuhun kavmını, çünkü bunlar pek zâlim, pek azgındılar 53 Mü'tefikeyi de Haviyeye attı 54 Sardırttı da onlara o sardırdığını 55 Şimdi rabbının hangi eltafına şekkedersin? 56 Bu işte o evvelki inzarlardan bir inzar 57 Yaklaştı yaklaşıcı 58 Yoktur ona Allahdan başka açıcı 59 Şimdi siz bu kelâma mı teaccüb ediyorsunuz 60 ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz? 61 Siz mi kafa tutuyorsunuz hey gafiller? 62 Haydi secdeye kapanın ve kulluk edin