Kur'an/İnsân Suresi

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

1Fil'hakîka geldi insan üzerine dehirden bir müddet o anılır bir şey olmadı. 2Çünkü biz yarattık o insanı bir takım katgılarla mezcedilmiş (emşac) bir nutfeden, evire çevire mübtelâ kılmak üzerede onu bir semî' basîr yaptık. 3Her halde biz ona yolu gösterdik, ister şâkir olsun ister nankör kâfir. 4Çünkü biz, kâfirler için, zincirler, tomruklar, bir de Seıyr hazırladık. 5Haberiniz olsun ebrar (hayır sahibi iyi insanlar) öyle dolgun bir kadehten içeceklerdir ki mizacı olmuştur kâfur. 6Bir çeşme, ondan Allahın kulları içer, güzel, yollar açarak akıtırlar onu akıtırlar. 7Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar. 8Miskîne, yetîme, esire seve seve yemek yedirirler. 9Size ancak «livechillâh» it'am ediyoruz, sizden ne bir karşılık isteriz ne de bir teşekkür. 10Çünkü biz rabbımızdan korkarız, bir suratsız kara günden (derler). 11Allah da onları o günün şerrinden korur ve kendilerini bir parlaklıkla bir sürûre indirir. 12Ve sabırlarına mukabil onlara bir Cennet ve bir harîr verir. 13Orada erîkeler üzerine dayanmışlardır ne Güneş görürler onlarda ne de zemherîr. 14Üzerlerine o Cennet gölgeleri sarkmış ve devşirimleri mebzûl mebzûl önlerine konmuştur. 15Hem dolaşılır üzerlerine gümüşten kaplar ve küplerle ki billûrlar. 16Gümüşten billûrlar, onları türlü türlü biçime koymuşlardır. 17Ve orada bir kadeh sunulur ki katgısı olmuştur zencefil. 18Bir çeşme ki denir selsebîl. 19Ve dolanır etraflarına muhalled evlâdlar, görünce onları sanırsın saçılmış inciler. 20Ve gördüğün zaman orada bir na'îm ve pek büyük bir mülk görürsün. 21Üstlerinde bir sündüs esvab yemyeşil ve kalın istebrak, gümüşten bileziklerle süslenmişler, rabları onlara bir şarab-ı tahûr sunmaktadır. 22Şöyle diye ki işte bu sizin bir mükâfatınızdı, sa'yiniz meşkûr oldu. 23Filhakika biz indirdik biz sana Kur'anı ceste ceste. 24O halde sabret rabbının hukmünü vermesi için de itaat etme onlardan bir âsime veya nanköre. 25Ve rabbının ismini an hem irken hem ikindileyin. 26Giceden de ona secde et ve tesbih et ona uzun gece. 27Çünkü onlar pîşini severler ve önlerindeki ağır bir günü bırakırlar. 28Biz yarattık onları ve kundaklarını biz bağlâdık, dilediğimiz vakıt de kılıklarını tebdil ederiz. 29İşte bu bir tezkiredir, dileyen rabbına bir yol tutar. 30Maamafih Allah dilemeyince dilemezsiniz, çünkü yegâne alîm, hakîm Allahdır. 31O dilediğini rahmeti içine kor, zalimlere ise elîm bir azâb hazırlamıştır.