Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali/Bütün Dinler Hoşgörüsüzdür, Vicdan Özgürlüğünü Kabul Etmez ve Dolayısıyla İyiliğin ve Güzelliğin Yıkıcısıdır

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Hiçbir sofu yoktur ki, kendisinin bağlı bulunduğu mezhepten başka mezhebe girenleri, yaratılışına göre, ya düşmanlık, nefret ve tiksintiyle, ya aşağılayıcı gözle görmesin, ya da durumuna acımasın. Üstün din, hep hükümdarın ve ordunun bağlı olduğu dindir. Zayıf mezheplere üstünlüğünü, acımasızca ve çok aşağılayıcı biçimde hissettirir. Yeryüzünde henüz gerçek hoşgörü, gerçek vicdan özgürlüğü yoktur. Her yerde, her milletin öteki bütün milletlerden ayrı ve ayrıcalıklı bir şekilde sevgilisi olduğu sanılan bir Allah'a tapılır.

Her kavim, yalnız kendisinin gerçek Allah'a, dünya çapında Allah'a, doğanın hükümdarı olan Allah'a ibadet etmesiyle övünür. Ancak, bu hükümdar, dünya araştırılır ve incelenirse görülür ki, her toplumun, her mezhebin, her fırkanın ya da her dinin mensupları, her şeye gücü yeten Allah'tan; özenle ve çalışarak ancak teveccühüne hak kazanma ayrıcalığına eriştiklerini öne süren az sayıda uyruklarını kapsayan ve ötekilere hiç de kulak asmayan, aciz bir hükümdar yaparlar.

Din koyucuları ve bu dinleri tutan ruhaniler, dini aşıladıkları milletleri ötekilerden ayırmayı açık bir şekilde istemişlerdir. Bunlar, kendi sürülerini farklı damgalarıyla öteki sürülerden ayırmak istediler. Bunlar kendilerini izleyenlere, başka ilahlara düşman ilahlar, özel ayinler, cemaatler, ibadet yerleri, dini törenler verdiler ve özellikle kendilerine bağlı güruhu, öteki dinlerin aşağılayıcı, küfür ve iğrenç olduğuna inandırdılar. Bu hile ve oyunla, bu açgözlü aldatıcılar, mezheplerine girenlerin ruhlarını kimseye danışmadan istila edip büyülediler. Bunları, uysal olmayan, toplum dışı yaptılar, insan topluluğuna bağlılık ve ilgilerini yok ettiler. Fikirlerine ve kendi ayinlerine uygun fikir ve ayinlere sahip olmayanların tümüne mahkûm, lanetlenmiş gözüyle baktırdılar. İşte bu şekilde, din, insanların yüreklerini kapatmaya ve insanın hemcinslerine karşı beslemesi gereken sevgiyi yüreklerden uzaklaştırmaya erişmiştir. Uysallık, iyilikseverlik, merhametli olmak gibi ahlakın bu ilk erdemleri, dini hurafelerle kesinlikle uyum kabul etmez.