Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali/Allah İnsanoğlunu Hata Yapmaz Nitelikte Yaratmadıysa, Cezalandırmaya Hakkı Yoktur

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Diyorlar ki; insanın tabiatı ister istemez (yani Allah'ın ilgisi olmaksızın) bozulmuştur; Allah, tanrısal yüceliğinin ayrılmaz bir parçası olan yanılmazlığını insana bırakamamıştır. Ancak o durumda, tabiatı ister istemez bozulacak ve bu yüzden Allah'a tecavüzde bulunacak olan insanı yaratmak zahmetini Allah neden seçti? Öte yandan, bizzat Allah, insanı hata yapmaz kılamadıysa; hata yapmaz, yanılmaz olmadığı için, insanı, Allah ne hakla cezalandırıyor? Bu cezalandırma, ancak güçlü olanın güçlü olmasından aldığı hakla olabilir. Ancak en güçlünün hakkına "saldırganlık" denir. Saldırganlık ise, varlıkların en adiline yakışmaz. Tanrısallığın yüceliğine katılmadıkları ya da kendisi gibi tanrılar olmadıkları için insanları cezalandıran Allah, son derece haksız, adaletsizdir.

Allah, hiç olmazsa niteliklerinin mümkün olan olgunluk türünü bütün insanlara bırakamaz mıydı? Bazı insanlar iyiyse ya da Allah'ın emirlerini öğreniyorsa, bu Tanrı aynı lütfu, aynı yetenekleri türümüzün bütün bireylerine neden vermedi?

Kötülerin sayısı, iyilik ve güzellik erbabının sayısından ne kadar üstünlük gösterir? Niçin kötüler, iyilerden bu kadar fazladır? Temiz ve doğru insanlar yerleştirmekten başka bir şey istemediği bu dünyada, Allah, neden bir dosta karşılık on bin düşman bulmaktadır? Allah'ın ahrette, Allah korkusuyla günah işlemekten çekinenlerden, meleklerden, ya da dünyada Allah'ın emir ve arzularına uygun bir hayat yaşamış olanlardan kurulu bir mabeyn, bir yakınlar, bir yardımcılar heyeti oluşturmak isteği doğruysa; bütün insanları yaratırken mutluluğu sonsuzluğa eriştirmenin gerektirdiği erdemlerle süslenmiş olarak yaratmış olsaydı, daha kalabalık, daha parlak, kendisi için daha onurlu bir mabeyn, daha şerefli ve daha büyük yakın bir çevre oluşturmuş olmaz mıydı? Sözün kısası, eksikliklerle dolu, yaratıcısına asi, zorunlu bir kötüye kullanma yüzünden özgürlüğünün hüsrana uğramasına maruz bir yaratık yapmak yerine, insanı başlangıcında yoktan çıkarmamak daha kısa bir yol olmaz mıydı?

Eksiksiz bir Allah'ın, insanlar yerine yalnızca çok mülayim, çok itaatkâr melekler yaratması gerekirdi. Meleklerin serbest olduğu söyleniyor; bunlardan bazıları günah işlemişlerdi, isyan etmişlerdi. Ancak hiç olmazsa tanrılarına karşı birlikte ayaklanmak için özgürlüklerini kötüye kullanmamışlardır; Allah, yalnız iyi türden, hiç isyan etmeyecek soydan melekler yaratamaz mıydı? Yanlış yapmayacak, ya da kötülük yapmak için özgürlüklerini hiçbir zaman kötüye kullanmayacak insanlar yaratamaz mıydı?

Melekler semada günah işleme yeteneğinden uzaktır; yeryüzünde de günah işleyebilme durumundan uzak, yanlış yapmaz insanlar yapamaz mıydı?