Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali/Tanrının İsteği İnsan İçin Tanrısal Bir Sırdır, İnsanın Bu Sırrı İnceleme ve Bu Konuda Bir Karar Verme Hakkı Yoktur Demek Saçmadır

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Bize sürekli olarak; "İnsanları Allah'tan ayıran muazzam boyut, bu Allah'ın isteğinin bizim için bir sır kalmasını zorunlu kılar ve Allahımızı sorguya çekmek hakkına sahip olamayız" diyorlar. Size göre, hu cevap inandırıcı mıdır? Değil mi ki, benim sonsuz mutluluğum söz konusu oluyor, bizzat Tanrının isteğini, durumunu incelemek hakkım değil mi? İnsanlar, Allah'tan umdukları mutluluk nedeniyledir ki, ilahi saltanatına boyun eğmişlerdir. İnsanların ancak korku etkisiyle boyun eğecekleri bir zorba, kendisinden açıklama isteminde bulunulamayacak bir hüdavent, kesinlikle yanına varılamayan, görülemeyen, tanınamayan bir hükümdar; akıllı, anlayışlı insanların saygısını kazanamaz, Eğer, Tanrının isteği benim için bir sır ise, bu, benim için hiç çekici değildir. Her şeyin anlaşılamaz olduğu ya da kendisinden çoğu kez isyan ettirici fikirler edinilebilen bir gidişata, bir isteğe, içyüzü bilinmeyen kimseye insan ne tapabilir, ne hayran olabilir, ne saygılı olabilir, ne de onu taklit edebilir. Meğer ki, bilmemeye, cahili olmaya zorunluluk duyulan her şeye ibadet etme gereği ve her anlaşılmaz şeyin bu anlaşılmazlık nedeniyle hayranlığa değer olduğu öne sürülsün.

Ey rahipler! Bize sürekli olarak bağırıyor ve "Tanrısallığın isteği anlaşılamaz ve onun yolları bizim yollarımız değildir; içyüzü bizce hiç bilinmeyen yönetiminden şikâyette bulunmak deliliktir; Allah'ın hükümlerini adaletsizlikle suçlamak haksız bir harekettir, çünkü bizim için anlaşılması mümkün değildir" diyorsunuz. Ancak bu konuda hoşa gidecek sözler söylerken görmüyor musunuz ki, tek konusu, nüfuz edilemez ve anlaşılmaz dediğiniz tanrısallık yollarını bize açıklamak olan din sistemlerinizi kendi elinizle yıkıyorsunuz. Peki, bu hükümleri, bu yolları, bu mukadderatı siz kavradınız mı? Bunların köküne inerek baktınız mı? Gördünüz mü? Bunu söylemeye cesaretiniz yok. Gerçi vicdanınızın herkese kapalı yerinde bunu düşünmekten geri kalmıyorsunuz, bunları bizlerden çok anlamıyorsunuz. Bizi kendisine hayran etmek istediğiniz Allah'ın plan hakkında, birçok kimsenin adil, iyi, anlayışlı, insaflı bir varlığa layık bulmadığı planı hakkında, tesadüfen olarak bilgili iseniz, şu halde artık Allah'ın planı anlaşılamazdır, bilinemez demeyiniz. Eğer Allah'ın planını, amacını siz de bizim gibi bilmiyorsanız, hiçbir şey anlamadıklarını, ya da bu istekte tanrısal bir şey anlamadıklarını itiraf edenler hakkında koruyucu, acıyıcı, insaflı davranınız. Kendiniz de bir şey anlamadığınız fikirler için herkese sataşmaktan, herkesi baskı yaparak üzmekten vazgeçiniz. Her şeyin reddettiği ve yalanladığı uyku hayalleri için birbirinizin etini yemekten, boğaz boğaza gelmekten vazgeçiniz; bize anlaşılır ve gerçekten insana yararlı şeylerden söz ediniz. Hakkında yalnız kekelediğiniz ve söylediklerinizin tümü birbirini yalanlayan, bir Allah'ın nüfuz edilemeyen ve anlaşılamayan yollarından artık söz etmeyiniz.

Büyük Allah'ın bilinmeyen gizli derinliğinden bize sürekli olarak söz ederek, girdapları araştırmaktan bizi yasaklayarak, Allah'ı cılız akıl ve muhakememize getirmenin küstahlık olduğunu söyleyerek, hüdavendimiz hakkında hüküm vermeyi cinayet sayarak, ilahiyatçılar, kendilerinin de bir şey anlama imkânsızlığı içinde bulundukları, şaşırtıcı buldukları bir Allah'ın eylem ve davranışları söz konusu olunca, içinde bulundukları şaşkınlıktan başka bir şey öğretmiyorlar.