Sağduyu Tanrısızlığın İlmihali/Akıl ve Muhakemeye Dayanan Her Sistem Halka Göre Değildir

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

"Akla dayanan Ateizm insan için uygun mudur?" tarzında bir sorunun sorulması muhtemeldir. Bu soruya karşılık olarak derim ki; tartışma gerektiren her sistem insan için uygun değildir. O halde, Ateizm'i vazetmekte ne yarar vardır? Bunun hiç olmazsa şu yararı olabilir: Asılsız, esassız şeylerden dolayı rahatsız olmak kadar tuhaf ve başkalarını rahatsız etmek kadar haksız bir şey olmadığını, fikir ve muhakemede bulunanlara hissettirir. Hiç muhakemede, akıl yürütmede bulunmayan sıradan insanlara gelince; hepsi insanların haberi olmaksızın insan yararı için çalışan, bir fizikçinin "sistem"leri, bir astronomun gözlemleri, bir kimyacının deneyleri, bir geometricinin hesapları, bir doktorun inceleme ve gözlemleri, bir mimarın projeleri, bir avukatın savunmaları sıradan insanlar için ne kadar yabancı kalırsa, bir Ateistin kanıtları da sıradan insanlar için o kadar anlaşılmaz ve hiçbir şey ifade etmeyen olarak kalır.

İlahiyatın pek çok zamandan beri nice derin hayalcileri meşgul eden metafizik kanıtların ve dini çekişmelerin hazmı, sıradan insanlar için, bir Ateistin kanıtlarından daha az mı olanaksızdır? Halkın kavrayışı için, bunlar, daha çok mu uysal ve uygundur? Asla!

Ateizm'in akıl üzerine kurulu ilkeleri, ilahiyatın en işlek zekâlar için bile imkânsız hal ve zorluklarla dolu olduğunu gördüğümüz ilkelerinden daha kolay kavranması mümkün değil midir? Her ülkede halkın bir şey anlamadığı bir dini vardır; halk için fazla yüce olan ilahiyatla ancak hocaları, rahipleri, hahamları, sözün kısası ruhanileri ilgilenir. Halk tesadüfen bu ilahiyatı kaybedecek olsaydı; tümüyle yararsız olduğu gibi, kafasında çok tehlikeli ekşimeler oluşturan bir şeyden kurtulmuş olmakla avunabilirdi.

Sıradan insanlar için yazmak ya da sıradan insanları bir darbede batıl fikirlerinden kurtarmak iddiasında bulunmak çok delice bir iş olur. Makaleler okuyanlar, muhakeme edenler için yazılır. Halk hemen hemen hiç okumaz; daha az muhakemede bulunur, daha az düşünür; aklı başında ve sağlam kimseler aydınlanır; kültür ışıkları yavaş yavaş yayılarak zamanla halkın gözlerini etkilemeye başlar. Başka bir yön daha var: "Halkı aldatmış ve aldanmış olduklarını anlamış gafil aldatıcılar, halka doğru yolu gösterme özenini çoğu kez bizzat kendileri göstermezler mi?"