Nutuk/15. bölüm/Ben İsmet Paşa'nın nokta-i nazarını terviç ettim

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Ben, Rauf Bey ile İsmet Paşa arasında cereyân etmiş olan tekmil muhhaberâtı mütâlaa ettikten sonra, esas itibarıyla İsmet Paşa’nın nokta-i nazarını tervîc ettim. Fakat gerek Rauf Bey gerek İsmet Paşa nokta-i nazarlarında çok musır görünüyorlar ve nokta-i nazarların ifadesinde her ikisi pek keskin kelimeler kullanmış bulunuyorlardı. Rauf Bey, Meclis ve millet efkâr-ı umumiyesinde hüsn-i telâkki edilebilecek ve ifadesi parlak bir propaganda zemini üzerinde idi. (Memleketimizi tahrip etmiş olan Yunanlılardan, muazzam zaferimize rağmen, tamirat bedeli talebinden sarf-ı nazar edemeyiz! İtilâf Devletleri, Yunanlıları bizimle karşı karşıya serbest bıraksınlar! Biz, onunla hesabımızı görürüz!) nokta-i nazarının müdafii oluyor..

Bütün sulh meselesini ve büyük sulh esâsâtını takip eden İsmet Paşa ise Heyet-i Vekile Reisi’yle bu ihtilâf gününde Yunanlılara karşı fedakârlık teklif etmek mevkiinde bulunuyordu. Bu nokta-i nazarın isabet ve zaruret-i kabulünü efkâr-ı umumiyeye izah etmek bi’t-tabi o kadar sehil değildi.

Meseleyi, o yolda (halletmek lâzımdı ki hem İsmet Paşa’nın teklifi kabul edilerek sulh olsun ve hem de Rauf Bey ve riyâset ettiği Heyet-i Vekile yerinde kalıp sulh akdolununcaya kadar mesâisine devam etsin!