Kur'an/Meryem Suresi

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

1Kaf, Ha,Ya, Ayn, Sad. 2Rabbının rahmetini bir anış Zekerriya kuluna 3O vakıt ki rabbına nida etmişti, gizli bir nida 4Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana duâ ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım 5Bu halimle ben arkamdan yerime kalacak taallûkattan endişedeyim, hatunum da akîm bulundu, onun için bana bir veliy ihsan eyle 6Ki hem benim mirasımı, hem Ya'kub henadanının mirasını ala, hem de onu rızaya mazhar kıl rabbım! 7Ey Zekeriyya! Haberin olsun biz sana bir oğul tebşir ediyoruz, adı Yahya, bundan evvel hiç bir adaş yapmadık ona 8Dedi: Yarab! benim için bir oğul nereden olacak: hatunum akîm bulunuyor ben de ihtiyarlıktan kağşamak derecesine geldim 9Buyurdu: öyle, fakat rabbın buyurdu ki: o bana kolaydır, bundan evvel seni yarattım! Halbuki hiç bir şey değildin 10Dedi: yarab! Bana bir alâmet yap, buyurdu ki: alâmetin, sap sağlam olduğun halde üç gece nasa söz söyleyememendir 11Derken mihrabdan kavmine karşı çıktı da «Sabah ve akşam tesbih edin» diye onlara işaret verdi 12Ey Yahya! kitabı kuvvetle tut (dedik) ve daha sabiy iken ona hikmet verdik 13Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir pâklik, ki çok takvaşiar idi 14Ve valideynine ihsankâr idi, cebbar, isyarkâr değil idi 15Selâm ona hem doğduğu gün, hem öleceği gün hem de diri olarak ba'solunacağı gün 16Kitabda Meryemi de an, o vakıt ki ailesinden çekildi de şark tarafından bir mekâna 17Onlardan öte bir perde çekti derken kendisine ruhumuzu gönderdik de düzgün bir beşer halinde ona temessül ediverdi 18(Meryem) ona ben, dedi: her halde senden rahmana sığınırım, sakınırsın eğer bir teki isen 19(Ruh) dedi: haberin olsun ben sana gayet temiz bir oğlan vermek için sırf rabbının resulüyüm. 20Dedi: benim için bir oğlan nasıl olur? bana bir beşer dokunmadı, ben bir kahbe de değilim. 21Dedi öyle, fakat rabbın buyurdu ki o bana göre kolay hem onu nasa kudretimizin bir bürhanı ve tarafımızdan bir rahmet kılacağımız için, hem de o, bir kaza edilmiş emir bulunuyor 22Bu suretle ona hamil oldu, ve bu hamlile uzak bir yere çekildi 23Derken ağrı onu bir hurma dalına götürdü, ay dedi: nolaydım bundan evvel öleydim ve unutulmuş gitmiş olaydım 24Derken ona altından nida etti: sakın mahzun olma, rabbın senin altında bir su arkı vücûde getirdi 25Hurmanın da dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş tâze hurmalar dökülsün 26Artık ye, iç, gözün aydın olsun, bunun üzerine şayed beşerden birini görürsen ben, de: rahmana oruç adadım, onun için bu gün hiç bir inse söz söylemiyeceğim 27Derken onu yüklenerek kavmine getirdi, hey Meryem! Dediler: alimallah yumurcak bir şey getirdin 28Ey Harûnun hemşiresi, baban bir kötülük adamı değil idi, anan da bir kahbe değil idi 29Bunun üzerine ona işaret etti, beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz dediler 30O dedi ki: haberiniz olsun ben Allahın kuluyum, o bana kitab verdi ve beni bir Peygamber yaptı 31Ve beni her nerede olsam mübarek kıldı ve berhayat olduğum müddetçe bana namaz ve zekât tavsıye buyurdu 32Ve beni valdeme hürmetkâr kıldı, bir cebbar şekıy kılmadı 33Ve selâm bana hem doğduğum gün hem öleceğim gün, hem diri olarak ba'olunacağım gün 34İşte hakkında niza edip durdukları İsâ ibin Meryem hak sözü olarak budur 35Allahın veled ittihaz etmesi hiç bir zaman olur şey değildir, tenzih o sübhana, o bir emri murad edince sade ona ol der! oluverir 36Hem o haberiniz olsun dedi: Allah benim de rabbım sizin de rabbınızdır, onun için hep ona ibadet ediniz iste yegâne doğru yol budur 37Sonra hizibler kendi aralarında ıhtilâfa düştüler, artık büyük bir günün görülecek hâilesinden veyl o küfredenlere 38Neler işidecek neler görecekler onlar bize gelecekleri gün, lâkin o zalimler bugün açık dalâl içindeler 39Onlar gaflet içinde iken, onlar iyman etmezlerken, o hasret gününün, o iş bitirildiği saatin dehşetini kendilerine haber ver, 40her halde Arza ve bütün üzerindekilere biz varis olacağız biz, ve hep onlar bize irca, olunacaklar 41Kitabda İbrahimi de an, çünki o bir sıddık, bir Peygamber idi 42Bir vakıt babasına demişti: â babacığım! o işitmez görmez ve sana hiç faidesi olmaz şeylere niçin taparsın 43Â babacığım emin ol bana ilimden sana gelmiyen hakikat geldi, gel bana uy da seni bir düz yola çıkarayım 44Babacığım Şeytana tapma, çünki Şeytan rehmana âsi oldu 45Babacığım ben cidden korkarım ki sana o rahmandan bir azâb dokunur da Şeytana yar olursun. 46Sen dedi: benim mabudlarımdan geçmekmi istiyorsun ya İbrahim? yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen seni muhakkak recm ederim, hem beni uzun müddet bırak git 47Dedi: selâm sana, senin için rabbıma istiğfar edeceğim, çünkü o bana çok lütufkârdır 48Hem sizi Allahdan başka taptıklarınızla bırakıp çekilirim de rabbıma duâ ederim, umulur ki rabbıma duâ ile bedbaht olmam 49Vaktaki onları ve Allahtan başka taptıklarını bırakıp çekildi, bizde ona İshakı ve Ya'kubu bahşeyledik ve her birini birer Peygamber yaptık 50Ve bunlara rahmetimizden ihsanlar eyledik ve hepsine dillerdi yüksek bir yadı sıdk verdik 51Kitabda Musâyı da an, çünkü o bir muhlis idi ve bir Resul bir Peygamber idi 52Hem ona Tûrun canibi eymeninden nidâ ettik, hem de onu makamı münacatta mertebei kurbe erdirdik 53Ve rahmetimizden ona biraderi Harûnu da bir Peygamber olarak ihsan eyledik 54Kitabda İsmaili de an, çünkü o cidden va'dinde sadık idi, ve bir Resul, bir Peygamber idi 55Ve hanedanına namaz ve zekât ile emrederdi ve rabbının ındinde merdıyy idi 56Kitabda İdrisi de an, çünkü o bir sıddık, bir Peygamber idi 57Ve biz onu yüksek bir mekâna ref'ettik 58İşte bunlar Allahın kendilerine in'am eylediği Peygamberlerden, Âdem zürriyyetinden ve Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail zürriyyetinden ve hidayete erdirdiğimiz ve intihab eylediğimiz kimselerdendir. Kendilerine rahmanın âyetleri tilâvet olunduğu zaman ağlıyarak secdelere kapanırlardı 59Sonra arkalarından bozuk bir güruh halef oldu, namazı zayi' ettiler ve şehvetleri ardına düştüler, bunlar da «Gayya» yı boylıyacaklar 60Ancak tevbe edip iymana gelen ve salih amel işliyenler müstesna, çünkü bunlar zerre kadar hakları yenmiyerek Cennete gireceklerdir 61Rahmanın kullarına va'd buyurduğu Adin Cennetlerine, şüphe yok ki onun va'di icra olunagelmiştir 62Orada hiç boş söz işitmezler, ancak bir selâm, rızıkları da vardır orada sabah, akşam 63O o Cennettir ki kullarımızdan her kim korunur takıyy ise ona miras kılarız 64Bir de rabbının emri olmayınca biz (rabbının Resulleri) inemeyiz, önümüzdeki ardımızdaki ve bunun arasındaki hep onundur ve rabbın seni unutmuş değildir 65O bütün Semavât-ü Arzın ve aralarındakilerin rabbı, binaenaleyh ona ıbadet et ve ıbadetine sebatle sabreyle, hiç sen ona bir adaş bilir misin? 66Böyle iken insan diyor ki: her ne zaman ölürsem ileride mutlak bir zîhayat olarak çıkarılacak mıyım? 67Ya o insan hiç bir şey değil iken bizim kendisini halketmiş olduğumuzu düşünmez mi? 68Evet rabbına kasem ederim ki biz onları ve o Şeytanları muhakkak ve muhakkak mahşere toplıyacağız, sonra onları muhakkak ve muhakkak dizleri üstü Cehennemin etrafına ihzar eyliyeceğiz 69Sonra her zümreden rahmana karşı en ziyade serkeşlik eden hangileri ise muhakkak ve muhakkak nez'edeceğiz 70Sonra elbette biz o Cehenneme yaslanmıya evlâ olanların kimler olduğunu daha iyi biliriz: 71Hem içinizden hiç biri yoktur ki mutlak ona varacak olmasın, ve bu rabbının uhdesine vacib kıldığı bir kazıyyei mahkeme olmuştur 72Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız 73Âyetlerimiz kendilerine açık açık tecvid üzere okunduğu vakıt da o küfredenler dediler ki iyman edenlere: «bu iki ferikin hangisi makamca daha iyi ve meclis-ü mahfilce daha güzel?» 74Halbuki biz kendilerinden evvel meta' ve manzaraca daha güzel nice karınlar helâk etmişiz 75De ki: kim dalâlette ise rahman onun istediği kadar meddini uzatsın, nihayet va'dolunacak şeyi gördükleri vakıt: ya azâb veya saat, o zaman bilecekler ki kimmiş o mevkıı daha fena ve iradesi daha zaıyf? 76Hidâyeti kabul edenlere ise Allah daha ziyade hidayet verir ve bâkı kalacak olan salih ameller rabbının ındinde sevabca da daha hayırlı akıbetçe de daha hayırlıdır 77Şimdi şu küfredip de bana muhakkak mal ve veled verilecek diyen herifi gördün 78Gaybe muttali' mi olmuş? Yoksa rahmanın huzurunda bir ahid mi almış? 79Hayır biz onun dediğini yazacağız ve kendisine azâbdan bir med çekeceğiz 80Ve o söylediği şeyleri hep elinden alacağız da o bize tek başına gelecek 81Tuttular Allahtan başka ma'budlar edindiler ki kendilerine ızzet ve kuvvet olsunlar diye 82Hayır yarın ıbadetlerini inkâr edecekler de aleyhlerine zıdd olacaklar 83Görmedin mi biz o Şeytanları o kâfirlerin üzerine salmışız onları kaynatıp oynatıp kıvrandırıyorlar 84Aleyhlerinde acele etme, biz onlar için ancak bir sayı sayıyoruz 85Müttekîleri vefd halinde (bir mes'us olarak) huzuru rahmana cem'edeceğimiz gün 86Mücrimleri de susuz olarak Cehenneme sevkedeceğiz 87Rahmanın nezdinde bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaate malik olamıyacaklar 88O rahman veled edindi dediler 89Kasem olsun pek ağır pek şeni' bir cür'ette bulundunuz 90Az daha ondan Gökler çatlıyacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecek 91O rahmana veled iddia ettiler diye 92Halbuki veled edinmek rahmana yaraşmaz 93Göklerde ve Yerde hiç bir kimse yoktur ki o rahmana kul olarak gelecek olmasın 94Kasem olsun ki hepsini ihsa etmiş, hepsini sayıile ta'dad buyurmuştur 95Ve hepsi Kıyamet günü ona tek olarak gelecektir 96İyman edip salih işler yapanlar muhakkak, rahman onlar için bir meveddet (bir sevgi) verecek gönüllere sevdirecektir 97Sırf o Kur'anı senin lisanınla şunun için müyesser kıldık ki onunla müttekîleri müjdeliyesin ınad edenleri de inzar edesin 98Hem onlardan evvel nice karn helâk ettik, hiç onlardan birini hissediyor musun, yâhud gizli bir seslerini işitiyor musun?