Kur'an/Hicr Suresi

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

1Elif, Lam, Ra, bu işte kitabın ve bir Kur'anı mübînin âyetleri. 2Bir zemân olur küfredenler arzu çekerler ki müsliman olsa idiler 3Bırak onları yesinler içsinler, zevketsinler, emel, kendilerini egliye dursun, sonra bilecekler 4Biz hiç bir memleketi her halde ma'lûm bir yazısı olmaksızın helâk etmedik 5Hiç bir ümmet ecelini ne sebkeder ne de geriletebilirler 6Bir de ey o kendisine zikr indirilmiş olan, dediler: mutlaka sen mecnunsun! 7Getirsena o Melâikeyi sadıklardan isen! 8Biz o Melâikeyi ancak hakkile indiririz ve o vakıt onlara göz açtırılmaz 9Şüphe yok o zikri biz indirdik biz, her halde biz onu muhafaza da edeceğiz 10Celâlim hakkı için senden önce evvelkilerin şîaları içinde de Resuller gönderdik 11Ve onlara hiç bir Resul gelmiyordu ki onunla istihza eder olmasınlar 12Biz ona mücrimlerin kalblerinde böyle bir sülûk veririz 13Ona iyman etmezler, halbuki önlerinde evvelkilerin sünneti geçmiştir 1415Üzerlerine Semadan bir kapı açsak da orada urûc ediyor olsalar, diyeceklerdi ki her halde gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyüye tutulmuş bir kavmiz 16Şanım hakkı için biz Semâda burclar yaptık ve onu ehli nazar için tezyin eyledik 17Hem onu her «şeytanir racîm»den hıfz ettik 18Ancak kulak hırsızlığı eden olur, onu da parlak bir şihab ta'kıb etmektedir 19Arzı meddettik ve ona ağır baskılar bıraktık ve onda mevzun her şeyden bitirdik' hem sizin için 20hem sizin razikı olmadığınız kimseler için onda geçimlikler husule getirdik 21Hiç bir şey yoktur ki bizim yanımızda hazineleri olmasın, fakat biz, onu ancak ma'lüm bir mıkdar ile indiririz 22Bir de aşılayıcı rüzgârlar gönderdik de Semâdan bir kadrile bir su indirip sizi onunla suvardık, onu hazînelerde tutan siz değilsiniz 23Her halde biz, mutlak hem bir hayat veririz hem öldürürüz, hepsine vâris de biziz 24Kasem olsun ki içinizden öne geçmek istiyenler de ma'lûmumuz, geri kalmak istiyenler de ma'lûmumuz 25Ve hakıkat rabbın o, onları hep haşredecek, hakıkat o, hakîmdir, alîmdir 26Filhakika biz insanı bir «salsâl» den, mesnun bir balçıktan yarattık 27Cann, onu da bundan evvel «narissemum»dan yaratmıştık 28Ve düşün o vaktı ki Rabbın Melâikeye: ben, demişti: salsâlden, mesnun bir balçıktan bir beşer halkedeceğim. 29Binaenaleyh onu tesviye ettiğim ve içine ruhumdan nefheylediğim vakıt derhal onun için secdeye kapanın 30Onun üzerine Melâike, hepsi toptan secde ettiler 31ancak İblîs secde edenlerle beraber olmaktan ibâ eyledi 32Ya İblis, dedi: sen neye secde edenlerle beraber olmadın? 33Benim, dedi: bir salsâlden, bir mesnun balçıktan yarattığın bir beşere secde etmem kabil değildir 34O halde, dedi: çık oradan çünkü sen racîmsin 35Ve bu lâ'net ceza gününe kadar üzerindedir 36Rabbım! dedi, öyle ise bana onların ba's olunacakları güne kadar mühlet ver 373837,38. Haydi dedi: sen vakti ma'lûm gününe kadar mühlet verilenlerdensin 39Rabbım, dedi: beni azdırmana kasem ederim ki her halde ben onlar için Arzda tezyinat yapacağım ve hepsini iğvâ edeceğim 40Ancak içlerinden ıhlâs verilen kulların müstesnâ 41Bu, dedi: bir câdde «teahhüd ederim» dos doğru 42Hakıkat o kullarım, senin onlar üzerine bir sultan yoktur, ancak azgınlardan sana uyanlar başka 43Elbet bunların da hepsinin mevıdleri şüphesiz Cehennem 44Onun yedi kapısı vardır, her kapıya onlardan bir cüz'i maksum 45Elbette müttekıyler, Cennetler, pınarlar içinde 46Girin onlara selâmetle emîn emîn 47Sinelerindeki kînleri soymuşuzdur da ıhvan olarak köşkler üzere karşı karşıya otururlar 48Orada kendilerine hiç bir zahmet tokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değildirler 49Haber ver kullarıma ki hakıkat ben, benim öyle gafur, öyle rahîm 50Bununla beraber azâbım da azâbı elîm 51Hem onlara İbrahimin müsafirlerinden bahs et 52O vakıt ki yanına girdiler de, selâm dediler, biz dedi: sizden cidden korkuyoruz 53Korkma, dediler: biz sana alîm bir oğul tebşir ediyoruz 54Benimi, dedi: tebşir ettiniz? Bana ihtiyarlık gelib çatmışken, artık beni ne suretle tebşir edersiniz? 55Seni dediler: emri hakkile tebşir ettik, onun için ümidi kesenlerden olma 56Rabbının rahmetinden, dedi: sapkınlardan başka kim ümidi keser? 57Ey mürseller, dedi: bunu müteakıb me'muriyyetiniz nedir? 58Haberin olsun dediler: biz mücrim bir kavme gönderildik 59Ancak ali Lût müstesna biz onların hepsini behemehal kurtaracağız 60Ancak karısını takdir ettik o muhakkak kalacaklardandır 61Bunun üzerine vaktâ ki Ali Lûta mürseller geldiler 62Siz, dedi: cidden ürkülecek bir kavmsiniz 63Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik 64Ve sana emri hakkile geldik, emin ol biz sadıklarız 65Hemen gecenin bir kısmında ehlini yürüt ve sen arkalarından git ve içinizden hiç bir kimse ardına bakmasın, emrolunduğunuz yere geçin gidin 66Ona kat'î olarak şu emri vahyettik: sabaha çıkarlarken şunları arkaları kat'iyyen kesilecek 67Şehir ahalisi de haber alıb keyf içinde gelmişlerdi 68Amanın dedi onlar benim müsafirlerim, artık beni rüsvay etmeyin 69Allahtan korkun, beni utandırmayın 70Seni dediler, âlemden nehyetmedikmi? 71Tâ şunlar kızlarım, eğer yapacaksanız dedi 72Resulüm! ömrüne kasem olsun ki hakikaten onlar serhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı 73Derken işrak vaktine girdikleri sırada bunları o sayha tutuverdi 74Derhal şehirlerinin üstünü altına getiriverdik ve üzerlerine siccilden taşlar yağdırdık 75elbette bunda fikr-u firaseti olanlara âyetler var 76Hem o harabe yol üstünde duruyor 77elbette bunda iymanı olanlar için bir âyet var 78Hakikaten eshabı eyke de zalimler idi 79Onlardan da intikam aldık, ikisi de ap açık önde bulunuyor 80Hakikaten eshabı hıcir dahi Peygamberleri tekzib ettiler 81Ve biz onlara âyetlerimizi vermiştik de ondan i'raz ediyorlardı 82Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı 83Bunları da sabahleyin sayha tutuverdi 84De o kesb ede geldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı 85Öyle ya biz Samavât-ü Arzı ve mabeynlerini ancak hakkile halkettik ve elbette saat muhakkak gelecek, şimdi sen safhı cemil ile muamele et 86Çünkü rabbın o öyle hallâk öyle alîm 87Celâlim hakkı için sana «sebul mesani»yi ve Kur'anı azımi verdik 88Sakın o kâfirlerden bir takımlarını zevkıyap ettiğimiz şeylere göz atma ve onlara karşı mahzun olma da mü'minlere kanadını indir 89Ve de ki haberiniz olsun; ben o nezîri mübînin ben 90Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere 91O, Kur'anı kısım kısım tefrık edenlere 929392,93. Ki rabbın hakkı için, biz onların hepsine mutlak ve muhakkak soracağız 94Şimdi sen her ne ile emrolunuyorsan kafalarına çatlat ve müşriklere aldırma 95Her halde biz sana o müstehzîlerin haklarından geliriz 96Allah ile beraber diğer ilâh tutan o heriflerin yarın bilirler 97Celâlim hakkı için biliyoruz ki onların tevevvühatına senin cidden göğsün daralıyor 98O halde Rabbına hamdile tesbih et ve secdekârlardan ol 99Ve Rabbına kulluk yap tâ sana o yâkîn gelene kadar