Kur'an/Şuarâ Suresi

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

1Ta, Sin, Mim. 2Bunlar sana o mübin kitabın âyetleri 3Sen âdetâ kendine kıyacaksın mü'min olmıyacaklar diye 4Dilersek üzerlerine Semadan bir âyet indiriveririz de ona boyunları eğile kalır 5Bununla beraber Rahmandan kendilerine yeni bir zikir gelmiyor ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar 6Evet tekzib etmekteler, fakat onlara o istihza ettikleri şeyin müdhiş haberleri gelecek 7Arza bir bakmadılar da mı? biz onda her hoş çiftten ne kadar bitirmişiz. 8Şübhesiz ki bunda mutlak bir âyet var, hemde ekserîsi mü'min olmadı 9Ve şübhesiz ki rabbın o öyle azîz, öyle rahîm 10Bir vakıt da rabbın, Musaya nidâ buyurdu: git o zalim kavme dedi 11Fir'avn kavmine, daha sakınmıyacaklar mı? 12Yarab! dedi: doğrusu ben korkarım ki beni tekzib ederler 13ve Göğsüm daralır, dilim açılmaz, onun için Harûna da risalet ver 14Hem onlara üzerinde bir günah var, ondan dolayı korkarım ki hemen beni öldürürler 15Hayır, buyurdu: haydi ikiniz bir, âyetlerimizle gidin, her halde biz sizinle beraberiz, dinliyoruzdur 16Haydin Fir'avne varın da deyin: inan biz, rabbülaleminin resulüyüz 17Beni İsraili bizimle beraber salıver 18Â, dedi: seni çocukken bizde büyütmedik mi? hem bizde ömründen senelerce kaldın 19Hem de o yaptığın fi'li yaptın, o halde sen o nankör kâfirlerdensin 20O vakıt, dedi: o fi'li yaptım şaşkınlardandım 21Onun üzerine vaktâki sizden korktum, içinizden kaçtım, derken rabbım bana huküm ihsan buyurdu ve beni mürselinden kıldı 22O başıma kakdığın bir ni'met de Beni İsraili kul, köle edinmiş olmandır. 23Fir'avn, rabbülâlemin de nedir? dedi 24Göklerin ve Yerin ve bütün aralarındakilerin rabbı, eğer ehli yakîn iseniz dedi 25Etrafındakilere dinlemezmisiniz? dedi 26Rabbınızın ve evvelki atalarınızın rabbı dedi 27Her halde size gönderilmiş olan resulünüz mutlak mecnun dedi 28Meşrık ve Mağrıbın ve bütün aralarındakilerin rabbı, eğer siz âkıl iseniz dedi 29Yemin ederim ki dedi: eğer benden başka bir ilâh tutarsan seni mutlak ve muhakkak zindandakilerden ederim 30Ya, dedi: sana ap açık isbat edecek bir şey getirdimse demi? 31Haydi, dedi: getir onu bakayım sadıklardan isen 32Bunun üzerine Asasını bırakıverdi, ap açık bir ejderha kesiliverdi 33Bir de elini çekti çıkardı, o da bakanlara bem beyaz oluverdi 34Etrafındaki cem'ıyyete bu, dedi: her halde bilgiç bir sihirbaz 35Sihrile sizi yerinizden çıkarmak istiyor, binaenaleyh ne emredersiniz? 36Bunu ve kardeşini dediler; eğle, şehirlere de derleyiciler yolla 37Bütün bilgiç sihirbazları getirsinler 38Bu suretle ma'lûm bir gün miykat ta'yin olunarak sihirbazlar cemolundu 39Ve halka siz toplu musunuz denildi 40Sanırız bizler sihirbazlara tabi' olacağız şayed onlar olursa galibler 41Derken vaktâ ki sihirbazlar geldiler Firavne elbette: biz galip gelirsek bize mutlak ecir var ya? dediler 42Evet, dedi: hem siz o vakıt muhakkak mukarrebîndensiniz 43Mûsâ onlara atın dedi: siz ne atacaksanız 44Hemen iplerini ve sopalarını ortaya attılar ve Firavnin ızzeti hakkı için elbette biz galibiz, şüphesiz, dediler 45Mûsâ da Asasını koyuverdi, bir de baktılar ki o, her ne dolap çeviriyorlarsa yutuyor 46Derhal sihirbazlar secdeye kapandılar 47«iyman ettik rabbül'âlemîne 48Musâ ve Hârunun rabbına» dediler 49Ona, dedi: ben size izin vermeden iyman ettiniz, anlaşıldı ki o size sihri ta'lim eden büyüğünüzmüş, o halde mutlak yakında bileceksiniz, çaresiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazına kestireceğim, hem muhakkak hepinizi çarmıha gerdireceğim» 50Dediler: zararı yok, her halde biz rabbımıza döneceğiz 51Her halde biz mü'minlerin evveli olduğumuzdan dolayı rabbımızın bize mağfiret buyuracağını ümid ederiz. 52Hem Musâya şu vahyi yerdik: kullarımı gece yürüt çünkü ta'kıb edileceksiniz 53Firavn de şehirlere asker toplayıcılar gönderdi 54Şunlar şübhe yok ki bir şirzimei kaliledirler 55Fakat hakkımızda çok gayz besliyorlar 56Biz ise uyanık ihtiyatlı bir cem'ıyyet bulunuyoruz. diyordu 57Bu suretle bunları bostanlardan, pınarlardan 58Hazinelerden, ve dilrubâ makamlardan çıkardık 59Ve onları Beni İsraile miras kıldık 60Derken arkalarına düştüler Güneş doğmuştu 61Vaktâ ki iki cem'ıyyet biribirine göründü Musânın eshabı yakalandık dediler 62Hayır asla, dedi: rabbım muhakkak benimledir, bana yolunu gösterecektir 63Bunun üzerine Musâya «vur Asan ile denize» diye vahyeyledik, vurunca bir infilak etti her bölük koca bir dağ gibi oluverdi 64Ötekileri de buraya yanaştırmıştık 65Musâyı ve maıyyetindekileri tamamen necata çıkardık 66Sonra da ötekileri gark ettik 67103174Şübhesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü'min olmadı 68Ve şübhesiz ki rabbın o öyle azîz öyle rahîm 69Onlara İbrahimin kıssasını da oku 70O bir vakıt babasına ve kavmine: siz neye taparsınız? dedi 71Bir takım putlara taparız da dediler: onlar sayesinde toplanırız 72Onlar, dedi: dua ettiğiniz vakıt işidirler mi? 73Veya size bir menfeat verir yâhud bir zarar ederler mi 74Yok dediler: atalarımızı bulduk, böyle yapıyorlardı 75Şimdi, dedi: gördünüz a o sizin ve eski atalarınızın taptıklarınızı 767776,77. Hep onlar benim düşmanım ancak o rabbül'âlemîn başka 78O ki beni yarattı sonra da bana o hidayet eder 79Ve o ki bana o, yedirir, o içirir, 80Hastalandığım vakıt da bana o şifa verir 81Ve o ki beni öldürür, sonra beni yine diriltir 82Ve o ki ceza günü ben onun günahımı afivbuyurmasını niyaz ederim 83Yarab, bana bir huküm ıhsan et ve beni sâlihine ilhak buyur 84Ve bana sonrakiler içinde bir «lisanı sıdık» tahsıys eyle 85Ve beni naıym cennetinin varislerinden eyle 86Babama da mağfiret buyur, çünkü o yanlış gidenlerden idi 87Ve utandırma beni ba's olunacakları gün 88O gün ki ne mal faide verir ne oğulları 89Ancak Allaha selim bir kalb ile varan başka 90Hem müttekiler için cennet yaklaştırılmış 91Azgınlar için de Cehennem hortlatılmıştır 929392,93. Ve bunlara hani nerede o Allahın gayrıdan taptıklarınız? Nasıl size yardım ediyorlar veya kendilerini kurtarıyorlar mı? denilmekte 94Ve arkasından hep onlar o Cehennemin içine fırlatılmaktadır 959695,96. Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken şöyle demektedirler 97Tallahi biz doğrusu açık bir dalâl içinde imişiz 98Çünkü sizi rabbül'âlemîn seviyyesinde tutuyorduk 99Ve bizi hep o mücrimler şaşırtmıştı 100Bak şimdi bizim için ne şefaatciler var 101Ne de yakın bir sadîk 102Bari bizim için geriye bir dönmek olsa idi de mü'minlerden olsa idik 104Ve şüphesiz ki rabbın o öyle azîz öyle rahîm 105Nuh kavmı gönderilen Resulleri tekzib etti 106O vakıt ki kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız? 107Haberiniz olsun ben size gönderilmiş bir Resulüm, bir eminim 108Gelin Allahdan korkun, bana itaat edin 109164Buna karşı ben sizden bir ecir de istemiyorum, benim ecrim ancak rabbül'âlemîne aiddir 110Gelin Allahdan korkun bana itaat edin 111A, dediler: hiç biz sana inanır mıyız? Senin ardına hep o ezrail düşmüş? 112Benim ne ılmim olabilir? dedi: onlar ne yapıyorlarmış 113Sizin şuurunuz olsa onların hısabı ancak rabbıma aiddir 114Hem ben iyman edenleri koğmaya me'mur değilim 115Ben ancak açık, bir nezirim 116And ederiz ki dediler; eğer vazgeçmezsen yâ Nuh! Mutlak ve muhakkak recm edilenlerden olacaksın 117Yâ reb! dedi: anlaşıldı ki kavmım beni tekzib ettiler 118Artık benimle onların arasını nasıl ayırd edeceksen et de bana ve beraberimdeki mü'minlere necat ver 119Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri o dolu gemide necata çıkardık 120Sonra da arkasından kalanları garkettik 121Şübhesiz bunda mutlak bir âyet var 122öyle iken ekserîsi mü'min olmadı ve şübhesiz ki rabbın, o öyle azîz, öyle rahîm 123Âd, gönderilen Resulleri tekzib etti 124O vakıt ki kardeşleri Hûd onlara demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız? 125Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş bir Resulüm' emînim 126144179Gelin Allahdan korkun ve bana itaat edin 127Buna karşı ben sizden bir ecir de istemiyorum. benim ecrim ancak rabbül'âlemîne aiddir 128Siz her tepeye bir alâmet bina eder eğlenir misiniz? 129Bir takım masnuat da ediniyorsunuz ki sanki muhalled kalacaksınız 130Hem tuttuğunuz vakıt merhametsiz, cebbarcasına tutuyorsunuz 131Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin 132O Allahdan korkun ki size o bildiğiniz şeylere imdad buyordu 133En'am, oğullar 134Cennet gibi bağlar, bahçeler, menba'lar ile size imdad buyurmakta 135Cidden ben size büyük bir günün azâbından korkuyorum 136Sen, dediler: ha va'zetmişin ha va'zedenlerden olmamışın bizce müsavidir 137Bu sırf eskilerin âdeti 138Biz ta'zib olunmayız 139Diye onu tekzib ettiler de kendilerini helâk ediverdik. Şübhesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü'min olmadı 140175Ve şübhesiz ki rabbın o, öyle azîz öyle rahîm 141Semûd gönderilen Resulleri tekzib etti 142O vakıt ki kardeşleri Salih onlara demişti: Allahdan korkmaz mısınız? 143Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş bir Resulüm, eminim 145Buna karşı ben sizden bir ecir istemiyorum, benim ecrim ancak rabbül'âlemîne aiddir 146Siz burada emn-ü eman ile bırakılacak mısınız? 147O Cennetler, pınarlar 148Lâtıf tal'ı sarkmış hurmalar, ekinler içinde 149Ki bir de dağlardan keyfli keyfli evler yontuyorsunuz 150Gelin Allahdan korkun da bana itaat eyleyin 151İtaat etmeyin o kimselere ki 152yer yüzünü gesada verirler de islâh etmezler 153Sen dediler: çok büyülenmişlerdensin 154Sen bizim gibi bir beşerden başka nesin? Haydi bir âyet getir eğer sadıklardan isen 155Ha, dedi: işte bir naka ona bir şirb hakkı' size de ma'lûm bir günün şirb hakkı 156Sakın ona bir kötülükle ilişmeyin ki o yüzden sizi büyük bir günün azâbı yakalar 157Derken onu vurdular, fakat nâdim oldular 158Çünkü kendilerini azâb yakalayıverdi şüphesiz bunda mutlak bir âyet var öyle iken ekserîsi mü'min olmadı 159Ve şüphesiz rabbın o, öyle azîz öyle rahîm 160Lût kavmı gönderilen Resulleri tekzib etti 161O vakıt ki kadeşleri Lût onlara demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız? 162Haberiniz olsun ben size gönderilmiş bir Resulüm, eminim 163Gelin Allahdan korkun da bana itaat edin 165Âlemîn içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? 166Bırakıyorsunuz da sizin için yarattığı çiftleri? Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz 167And ederiz ki dediler vazgeçmezsen ya Lût, mutlak ve muhakkak çıkarılanlardan olacaksın 168Ben, dedi: doğrusu sizin amelinize buğz edenlerdenim 169Yâ rabb! Beni ve ehlimi bunların amellerinin şumundan halâs et 170Biz de onu ve ehlini temamen halâs ettik 171ancak bir acüze kaldı 172Sonra geridekileri hep tedmir eyledik 173Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki ne fena idi o münzerin yağmuru 176Eshabı Eyke gönderilen Resulleri tekzib etti 177O Vakit ki Şuayb onlara demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız? 178Haberiniz olsun ben size gönderilmiş bir Resulüm, emînim 180Buna karşı sizden bir ecir istemiyorum, benim ecrim ancak rabbül'âlemîne aiddir 181Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın 182Ve doğru terazi ile tartın 183Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin ve yer yüzünü ihtilâlcılıkla fesada vermeyin 184O sizi ve sizden evvelki cibileti yaratan hâlıktan korkun 185Sen, dediler: muhakkak sihirlilerdensin 186Sen bizim gibi bir beşerden başka nesin, doğrusu biz seni her halde yalancılardan sanıyoruz 187Üzerimize Semâdan bir kıt'ayı düşürüver haydi sâdıklardan isen 188Rabbım a'lemdir, dedi: yaptıklarınıza 189Hasılı onu tekzib ettiler, kendilerini de o zulle gününün azâbı alıverdi ki o cidden büyük bir günün azâbı idi 190Şüphesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü'min olmadı 191Ve şüphesiz ki rabbın o, öyle azîz öyle rahîm 192Ve hakıkat bu (kur'an) rabbül'âlemînin şübhesiz bir tenkizilidir 193Onu Ruhı emîn indirdi 194Senin kalbin üzerine ki o münzirlerden olasın 195Açık parlak bir Arabi lisan ile 196Hem o şübhesiz evvelkilerin kitablarında da var 197Onu Beni İsrail ulemasının bilmesi de onlara bir âyet (bir delil) değil mi 198Eğer onu Arabca bilmiyenlerin birine indirseydik de 199o kendilerine kıraet etse idi yine iyman etmiyeceklerdi 200Biz onu mücrimlerin kalblerine öyle sokmuşuzdur. 201İyman etmezler ana tâ o elim azâbı görecekleri deme kadar 202Ki geliversin de kendilerine ansızın, hiç farkında değillerken 203Desinler ki acaba bize bir müsaade edilir mi? 204Ya şimdi azâbımızı iviyorlar mı? 205Gördün a artık onlara senelerce zevk ettirsek 206Sonra kendilerine edilen vaid gelip çatarsa 207O yaşatıldıkları zevkın kendilerine hiç faidesi olmıyacaktır 208Maamafih biz hangi memleketi helâk ettikse her halde onu inzar edenler olmuştur 209İhtar edilmiştir, ve biz zulmetmiş değilizdir 210Ve bunu Şeytanlar indirmedi 211Bu onlara hem yaraşmaz hem güçleri yetmez? 212Onlar işitmekten sureti kat'ıyyede azledilmişlerdir 213Binaenaleyh sakın Allah ile beraber diğer bir ilâha çağırma ki o ta'zib edileceklerden olmıyasın 214Hem en yakın hısımlarını inzar et 215Ve sana ittiba' eden mü'minlere kanadını indir 216Bunun üzerine sana ısyan ederlerse ben sizin amellerinizden beriim de 217Ve o, azîz rahime mütevekkil ol 218O ki görüyor kıyam ettiğin vakıt seni 219Ve secdekârlar içinde dolaşmanı 220Çünkü o öyle semi öyle alîmdir 221Haber vereyim mi size Şeytanlar kimin üzerine inerler? 222Vebal yüklenici her bir sahtekâr üzerine inerler 223Onlar kulak verirler ve ekseri yalan söylerler 224Şairler, bunların arkasına da çapkınlar, sapkınlar düşer 225Görmez misin bunlar her vâdide hayran olurlar 226hem de onlar yapmıyacakları şeyleri söylerler 227Ancak iyman edip iyi ameller işliyenler ve Allahı çok zikredenler ve kendilerine zulmedildikten sonra öclerini alanlar müstesna, yarın bilecek o zulmedenler hangi ınkılâba münkalib olacaklar