Nutuk/20. bölüm/Vesika 246

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Edirne, 31.12.35
K. O. 20 K.

Heyet-i Temsiliye’ye:

Trakya’nın ahvâl-i hâzırasına dair ber-vech-i âti mevâddın ehemmiyetle nazargâh-ı samilerine arzını vecibe addeder ve Türklerin Avrupa’da son parçasını teşkil eden Trakya ve Garbî Trakya’da siyaseten ve idâreten daha esaslı tedâbîr ittihâzı lüzumunu arz eylerim.

  1. Garbî Trakya hâl-i hazırıyla Fransızların himayesi altında bir Yunan kolonisidir. Ve günden güne Yunan boyasına girmektedir.
  2. Dedeağaç ile Karaağaç arasındaki Meriç’in sağ sahil mıntıkası bahren ve berren gönderilen Yunan muhâcirleriyle dolmaktadır.
  3. Üç aylık zahâiri ile gönderilen bu muhâcirlerin Atina Bankası’ndan kendilerine tevdî edilmiş birçok paraları da vardır ve bunlara yardım etmek vesilesiyle Rum heyet-i milliyelerine de Atina Bankası’ndan küllî meblâğ tevzi edilmiştir.
  4. Garbî Trakya’da yapılmakta olan jandarma teşkilâtına Rumlar kaydedilmekte ve zâbitleri de Yunan zâbitlerinden tayin ve noksanları da aynı menbadan ikmâl olunmaktadır.
  5. Garbî Trakya idâre memurları hep Rumlardan tayin ve kahir İslâm ekseriyetini hâiz olan İskeçe’de bile bu esasa riayet olunmaktadır.
  6. Şarkî Trakya’yı da Garbî Trakya’ya ilhak ve Fransa himayesi altında bir Yunan idâresi tesis etmek Fransız ve Yunanlıların gaye-i emelleridir. Franchet d’Esperey’nin Atina’ya gitmesi de nokta-i nazarıma göre bu husus ile pek alâkadardır.
  7. Şarkî Trakya’da hat boyunda bulunan Yunan taburuna efrâd terhîsi vesilesiyle müsellah olarak mütemâdiyen efrâd gönderilmekte ve silâhsız olarak terhîs edilen efrâdın silâhları bu taburda kalmaktadır. Belki de Rumlara gizliden tevzi olunmakta ve terhîs olunan bu efrâd da ekseriyetle memâlik-i Osmaniye dahiline dağılmaktadır.
  8. Çok zamanlarda, Yunan taburu merkezi olan Lüleburgaz’a küllî miktarda gelen bombaların; Çorlu, Çatalca, Babaeski, Alpullu, Çerkezköyü’ndeki müfrezelerine tevzii muhtemeldir.
  9. Rumların merkezi İstanbul’da bulunan esaslı iki komitesi vardır. Birisi muâvenet komitesi, diğeri Trakya komitesidir. Muâvenet komitesinin Rumların kesafet hâsıl ettiği mahallerde birer müfettişi ve o mahallin ileri gelenlerinden müteşekkil birer komitesi vardır. Vazifeleri muhâcirîne her hususta yardım etmek ve harap binaları tamir ve çift hayvanatı ve âlâtını tedârik ve zer’iyata mübaşeret ettirmektir. Muâvenet komitesinin teşkilâtındaki intizam inzibat ve muâvenet husûlündeki icrâât ve sahaveti ehemmiyetle kayda şâyândır.
  10. Yegâne gayesi Trakya Rumlarının istiklal-i siyasilerine ma’tûf olan Trakya komitelerinin teşkilâtı esaslı ve müstakardır. Merkezleri ile irtibatları gayet emindir. Gelibolu ve Tekirdağı sancaklarında en mühim teşkilât merkezleri Gelibolu, Keşan ve Çorlu’dur. İşbu mevkilerin metropolitleri ile Gelibolu’da Fransız konsolos vekili yerli Rumlardan Niko en mühim reisleridir. Her kazada metropolit riyâseti altında ve ahalinin faal ve mütefekkir kısmından ve ekser mektep daskallarının inzimamıyla birer kaza komitesi mevcut bulunmaktadır. Teşkilâtları vâsidir.
  11. Bu komitelerin propagandaları ve faaliyeti sayesinde Rum ahalinin maneviyatı ihzâr ve esliha, cephane ve bomba iddihar edilerek kabiliyet-i tedâfüiyye ve taarruziyelerini günden güne ikmâl etmektedirler. Hat boyundaki tabur işbu teşkilât ve ihzârat veteslîhatın en metin istinâdgâhıdır.
  12. Her Müslüman’a ika-ı mazarrat, tehdit, tahvif ve ellerindeki hayvanat ve emvâli gasp ve sirkat, komitenin yegâne emelidir. Ve bu maksat için müteşekkil siyasî ve alenî çetelerin bu günlerde tezyîd-i faaliyet etmeleri ve icrâât göstermeleri merkezlerinden emrolunmuştur. İslâmlarla sıkı münasebet ve hususiyet memnudur.
  13. Bu çetelerin takip ve tenkîli için yapılan tazyikat aksü’l-ameller tevlîd ve teşkilâtlarını takviye eylemektedir.
  14. Harb-i ahîrden beri Yunanistan’a gidip avdet eden ashâb-ı emlâk Yunan idâresinden limenfaatin gayr-i memnun oldukları cihetle Türkiye idâresinde kalmayı tercih etmektedirler. Ve komitelerine kısmen muhalefet göstermemektedirler.
  15. Kolordunun işbu vaziyet ve âtiyen tahaddüsü muhtemel ahvâl karşısında vazifesini ifa edebilecek bir vazü’l-ceyş almasına General Milne’in muvafakat etmediği bi’l-muhabere anlaşılmıştır.
K. O. 1 Kumandanı
Miralay
Cafer Tayyar