Mersiye (Cenab Şahabeddin)

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Mersiye

Uyanıp bahtımızda bir kabus
İki rûh oldu tâebed maglub ;
sen türâb-ı siyehte bir mahbûs,
Ben çelîpâ-yı gamda bir maslûb!

Sanıyordum ki arz olur gamzâr,
Açmaz artık zemînde verd ü semen:
İşte sensiz de geldi fasl-ı bahar
Kabrin üstünde bitti taze çemen.

Açıyor her tarafta bir zanbak,
Gerden-i zanbakın senin nerede?
Bir mezarlıkta bir avuç toprak;
Yâdigarın budur bütün kürede...

Uçuşurken terânelerde tuyûr
Yagıyor hatırımda berf-i sükût;
Ufk-ı mevsimde hep sürûd u sürûr
Dûş-ı rûhumda bir soguk tâbût!

Her şey aglar nigâh-ı mugberime,
Bence artık bütün cihan öksüz;
Seni göstermeyince gözlerime
Neme lazım benim güneş, gündüz!

Yaralansam mücâdelâtımda
Zahmıma dest-i şefkatindi devâ;
Sarsılan külbe-i hayatımda
Kollarındı birer amûd-ı ziyâ

Mihr-i fikrindi zülf-i zertârın;
Dehenin menba'ı hayâlimdi:

Seni ben kainat-ı eş'arın
Mebde vü müntehâsı bildimdi.

Günde bin kerre andıgın adımı
Yâda almaz mı lebin şimdi?
Kapanan gözlerinde kalmaadı mı_
O hayalim ki yâr-ı çeşmindi?

Bana hâlâ şikestecâm-ı lebin
Acı bir mestî-i derûn getirir,
Çarpınan kalbime duran kalbin
Yine müşfik, yegâne hemserdir.

Kaldı cebhem yetîm-i âgûşun;
Dudagım kaldı bîve-i bûsen:
Pîş-i ye'simde ye's-i hâmûşun
İnliyor çifte kimsesizlikten.

Yaşamak bâr-ı mateminle bugün
En tahammülgüdâz bir derdim;
Sana ancak perestiş etmek için
İmtidâd-ı hayatı isterdim!

Yaşamak bence bâdezîn bir yük
Muntazırken sen arz-ı bâkîde;
Seni hiç bekletir miyim o büyük,
Sermedî, mev'id-i telâkîde...
Yaşadık ömr ile emel gibi, biz
Toprak üstünde sînebersîne;
Mevt ü matem gibi kemiklerimiz
Birleşir topragın içinde yine!

Cenab Şahabeddin