Kitâb-ı Dedem Korkut Alâ Lisan-ı Tâife-i Oğuzân/Öşün koca oglı şegrek boyını beyân eder

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla


Öşün koca oglı şegrek boyını beyân eder


oguz zamanında öşün koca derler bir kişi varıdı 'ömrinde iki oglı varıdı ulu oglınuñ adı egrek idi bahâdur delü yahşı yigit idi bayındır hânuñ dîvânına kaçan isterise varur gelüridi beglerbegi olan kazan dîvânında buña heç kapu baca yogıdı begleri basup kazan öñinde otururıdı kimseye iltifât eylemezidi meger hânum gene bir gün begleri basup oturıcak ters uzamış derler idi oguzda bir yigit varıdı eydür

mere öşün koca oglı bu oturan begler her biri oturdıgı yeri kılıcıyıla etmegiyile alupdur mere sen başmı kesdüñ kanmı tökdüñ açmı toyurduñ yalıncagmı tonatduñ dedi egrek eydür

mere ters uzamış baş kesüp kan dökmek hünermidür dedi eydür

belî hünerdür yâ ters uzamışuñ sözi egrege kâr eyledi turdı kazan begden akın diledi akın verdi çagırtdı akıncı derildi üç yüz say cıdalu yigit bunuñ yanına cem oldı meyhânede beş gün yeme içme oldı andan şerügüz ucından gökçe deñize degin el çarpdı galaba toyum oldı yolı alınca kal'esine ugramışıdı kara tekür orada bir korı yapdurmışıdı uçardan kaz tavuk yörirden geyik tavşan bu havlıya toldurup oguz yigitleriñe bunı dâm etmişidi öşün koca oglınuñ bu korıya ugradı korınuñ kapusın uvatdılar sıgın geyik kaz tavuk kırdılar yediler içdiler atlarınuñ eyerlerin aldılar geyimlerin çıkardılar meger kara tekürüñ câsûsı varıdı bunları gördi gelüp eydür

mere oguzdan bir bölük atlı geldi korunuñ kapusın uvatdılar atlarınuñ eyerin alup geyimlerin çıkardılar mere ne turursız dedi altı yüz kara tonlu kâfir bunlaruñ üzerine kuyuldular yigitleri kırdılar egregi tutdılar alınca kal'esine zindâna bırakdılar kara kara taglardan haber aşdı kanlu kanlu sulardan haber geçdi kalın oguz ellerine haber vardı öşün kocanıñ ag ban evi öñinde şîven kopdı kaza beñzer kızı gelini ag çıkarup kara geydi öşün koca ogul ogul deyü agca yüzlü atasıyıla aglaşdılar bozlaşdılar

eyegülü ulalur kaburkalu böyüz meger hânum öşün kocanuñ kiçi ugradı kondılar yemek içmek etdiler segrek mest oldı taşra ayak yolına çıkdı gördi kim ögsüz oglan bir kızanı çegişür mere n'olduñuz deyü bir şapla birine bir şapla birine urdı eski totuñ biti ögsüz oglanuñ dili acı olur biri eydür

mize mizüm ögsüzligümüz yetmezmi bizi neye urursın hünerüñ var ise kartaşuñ alınca kal'esinde esîrdür var anı kurtar dedi segrek eyitdi mere kardaşumuñ adı nedür eyitdi egrekdür eyitdi

emdi egrege seyrek yaraşur
kardaşum sagımış kayurmazam
kardaşsuz oguzda turmazam
karañulu gözüm aydını kardaş

deyü agladı içerü sohbete girdi destûr diledi beglere hoş kaluñ dedi atın çekdiler bindi çapdı atasunuñ evine geldi atından endi anasınuñ dilin aradı segrek burada soylamış' eydür

kalkabuanı ata yerümden turdı
yelisi kara kazılık atuma butun bindüm
arkurı yatan ala tag etegine vardum
kanlu oguz ellerinde dernek varımış anda vardum
yemek içmek arasında ag boz atlu bir çapar geldi
çok zamanımış egrek derler bir yigit tutsagımış
kâdir tañrı yol vermiş çıkup gelmiş
ulu kiçi kalmadı

ol yigide karşu getdi
ata men de varayınmı ne dersin

dedi anası burada soylamış' görelüm hânum ne soylamış eydür

agzun içün öleyim ogul
dilüñ içün öleyim ogul
karşu yatan kara taguñ yıkılmış idi
yüceldi âhır
kaba agaçda tal budaguñ kurımışıdı
çagladı âhır
kalın oguz begleri izine varsa sen vargıl
ol yigide yetdügüñde ag boz atuñ üzerinden yere engil
el kavşurup ol yigide selâm vergil
elin öpüp boynın kuçgıl
kara tagum yüksegi kartaş değil
ne turursın ogul yortgıl

dedi ogul atasına soylamış görelüm ne soylamış eydür

ata agzuñ kurısun
ana dilüñ çürisün
menüm hod kardaşum varımış kayursam olmaz kardaşsuz

oguzda tursam olmaz
ata hakkı tañrı hakkı olmasayıdı
kara pûlâd üz kılıcum tutaydum
gâfillüce görklü başuñ keseyidüm
alca kanuñ yeryüzine tökeyidüm
ata zâlim ata

dedi babası eydür

yañlış haberdir ogul kaçan geden senüñ agañ degül erdür ag sakallu men babañı aglatmagıl karıcuk olmış anañı bozlatmagıl dedi oglan burada soylamış' eydür

üçyüzaltmışalt alp ava binse
kanlu geyik üzerine gavga kopsa
kardaşlu yigitler kalkar kopar olur
kardaşsuz miskîn yiğit eñsesine yumruk tokınsa
aglayuban dört yanına bakar olur
ala gözden acı yaşın döker olur
ala gözlü ogluñuzı görince
beg baba hâtûn ana esen kaluñ

dedi ata ana yañlış haberdür getme ogl dediler oglan eydür

meni yolumdan ırmañ agam tutılan kal'eye varmayınca agamuñ ölüsin dirisin bilmeyince öldiyise kanım almayınca kalın oguz eline gelgüm yoh dedi

ata ana aglaşup kazana âdam saldılar oglan kardaşın añdı geder bize ne ögüt verürsin dediler kazan eydür

ayagına at tuşagın uruñ dedi yavuklusı varıdı tez dügün dernek etdiler atdan aygırdan deveden bugra koyundan koç kırdurdılar oglanı gerdege koydılar kızıla ikisi bir döşege çıkdılar oglan kılıcın çıkardı kızıla gendü arasıña bırakdı kız eydür

kılıcuñ geder yiğit murâd ver muzâd al sarılalum dedi oglan eydür

mere kavat kızı men kılıcuma togranayım ohuma sancılayım oglum togmasun togarısa on yaşına varmasun agamuñ yüzin görmeyince ölmiş ise kanın almayınca bu gerdege girürisem dedi örü tur tavladan bir şehbâz at çıhardı eyerledi geyinim geydi dizcek karukcak baglandı eydür

kız sen maña bir yıl bakgıl bir yılda gelmezisem iki yıl bakgıl iki yılda gelmezisem üç yıl bakgıl gelmezisem ol vakt menüm öldügümi bilesin aygır atum bogazlayup aşum vergil gözüñ kim tutarısa göñlün kimi severise aña vargıl dedi kız burada soylamış görelüm hânım ne soylamış eydür

yigidüm men saña bir yıl bakam
bir yıldı gelmeziseñ iki yıl bakam
iki yılda gelmeziseñ üç dört yıl bakam
dört yılda gelmeziseñ beş altı yıl bakam
altı yol ayırdına çadır dikem
gelen gedenden haber soram
hayır haber getürene at ton verem
kaftanlar geydürem
şer haber getürenüñ başın kesem
erkek siñegi üzüme kondurmayam
murâd ver muzâd al andan get yigidüm

dedi oglan eydür

mere kavat kızı agam başına and içmişem dönmegüm yoh dedi kız eydür

kademi kutsuz gelin deyince udsuz gelin desünler kayın atama kayın anama eydeyim dedi soylamış kız eydür

anamdan yegrek kız ata
atamdan yegrek kayın ana
kaytananuñ bugrası ürkdi geder
sarvarnlar öñin aldı dönderimez
kara koç aygıruñ irldi geder
ılkıcılar öñin aldı dönderimez
agayıluñ koçları ürkdi geder
çoban öñin aldı dönderimez
ala gözlü ogluñ kardaşını añdı geder
agca yüzlü geliüñ dönderimez
size ma'lûm olsun

ddei ata ana âh etdiler yerlerinden kalkdılar ogul getme deyü gördiler çâre olmadı elbetde ol agam tutılan kal'eye varmayınca olmazam dedi atası anası yort ogul uguruñ açuk olsun sag esen varup gelesin geleçegüñ varısa ddeiler atasınuñ anasınuñ elin öpdi kara koç atına sıçrayup bindi dün katdı yort eyledi oh gün dünli günli yortdı dere şâm uçından geçdi ol kardaşı tutılan korıya geldi gördi kim ılkıcı kâfirler yond güderler kılıç çeküp altını kâfir depeledi tavlunbaz urup yondları ürkütdi getürüp ol korıya koydı dün katmış oh gün dünli yortmış yigit karañulı gözlerini uyhu almış yiğit atınunñ çılbırını bilegine bagladı yatdı uyudı meger kâfirüñ câsûsı varıdı gelüp teküre eydür

oguzdan bir delü yigit geldi ılkıcıları öldürdi yondları ürkütdi getürüp korıya koydı tekür eydür

yaraklu altmış âdam seçüñ varsunlar tutup getürsünler dedi altmış yaraklu adam seçdiler vardılar negâhından altmış demür tonlu kâfir oglanuñ üzeriñe geldiler geyim kılcadısından at çagırmasından meger yiğit aygır bineridi hânum at kulagı sak olur çekübeni oglanı oyardı oglan gördi kim bir alay atlu gelür sıçradı adı görklü muhammede salavât getürdi atına bindi kara tonlu kâfire kılıç urdı basdı kal'eye kuydı yene uyhusın yeñmeyüp yerine varup yatdı uyudı gene atınuñ çılbırın bilegine geçürdi kâfirler sag olanları kaçarak teküre geldiler tekür eydür


tü yüz kerre altmış kişi bir oglanı tutamadıñuz dedi bu kerre yüz kâir oglanuñ üzerine geldiler aygır yene oglanı oyardı gördi kâfirler alay baglamış gelürler oglan turdı atına bindi adı görklü muhammede salavât getürdi kâfire kılıç kuydı basdı kal'eye tıkdı atını dönderdi gene menziline geldi uyhusın yeñimedi gerü yatdı uyudı atınuñ çılbırın yene bilegine geçürdi bu kerre at oglanuñ bileginden boşandı kaçdı kâfirler yene teküre geldiler tekür eydür

bu katla üç yüz varuñ dedi kâfirler eydür

varmazuz kökümüz keser hepümüz kırar dediler tekür eydür

yâ nece eylemek gerek varuñ ol tutsak yigidi çıkaruñ getürüñ depegen götini süsegen yırtar at verüñ ton verüñ dedi geldiler egrege eyitdiler

yigit saña tekür himmet eyledi şunda bir delü yigit yolcınuñ yolakçunuñ çobanuñ çoluguñ etmegin alur tut ol delüyi öldür seni koyu verelüm var get dediler hoş ola dedi egregi zindândan çıkardılar saçı sakalını yülidiler bir at bir kılıç verdiler üçyüz kâfir aña yoldaşlıga verdiler oglanuñ üzerine geldiler üç yüz kâfir geñ yerde turdılar egrek eydür

kanı ol delü yigit ırakdan gösterdiler egrek eydür

gelüñ varalum dedi tutalum kâfirler eydür

tekürden buyruk saña oldı sen var dediler egrek eydür

üşde uyur gelüñ varalum dedi kâfirler eydür

hây ne uyumak koltugı altından bakar kalkar bize geñ yazuyı tar gösterür dediler eydür

emdi men varayım elin ayagın baglayayım andan siz gelesiz dedi sıçradı kâfirler arasından çıkdı at sürüp bu yigüdüñ üzerine geldi atından endi çılbırını bir tala ilişdürdi bakdı gördi kim ayuñ ondördiñe beñzer bir mahbûb ala gözlü genç yigit burçak burçak derlemiş uyur gelenden gedenden haberi yok tolandı başı ucına geldi gördi kim belinde kopuzı var çıkarup eline aldı soylamış görelüm hânum ne soylamış' eydür

kalkubanı yerinden turan yigit
yelisi kara kazılık atın butun binen
arku beli ala tagdan dünin aşan
akındılı görkli suyı dilüp geçen
karıplıga gelen yaturmı olur
bencileyin karusından ag ellerin bagladuban
toñuz tamında yaturmı olur
ag sakallu babasını ag bürçeklü anasını
agladuban bozladurmı olur
neye yatursın yigit
gâfil olma görkül başuñ kaldur yigit
ala gözün açgıl yigit
kâdir veren tatlu cânun uyhu almış yigit
karusından kollaruñı baglatmagıl
ag sakallu babañı karıcuk anañı aglatmagıl
ne yigitsin kalın oguz elinden gelen yigit
yaradan hakkıyiçün turı gelgil
dört yanuñı kâfir bagladı bellü bilgil

dedi oglan sermürdi örü turdı kılıcınuñ balçagına yapışdı kim bunı çarpa grdi kim elinde kopuz var eydür

mere kâfir dedm korkud kopuzı hürmetine çalmadum dedi eger elüñde kopuz olmasyıdı agam başıyiçün seni iki pâre kılurıdum dedi çekdi kopuzı elinden aldı oglan burada soylamış görelüm hânum ne soylamış'

alan sabah yerümden turdugum kartaş içüñ
ag boz atlar yorıltmışam kartaş içün
kal'eñüzde tutsak varmıdır kâfir degil maña
kara başum kurbân olsun kâfir saña

dedi ulu kardaşı egrek burada soylamış görelüm hânum ne soylamış'

agzuñ içün öleyim kardaş
dilüñ içün öleyim kardaş
kalurda koparda yerüñ sorar olsam ne yerdür
karañu dün içinde yol arsañ umuñ nedür
kaba 'âlem götüren hânlar kim
gavga güni öñdin depen alpuñuz kim
yigit señ babañ kim
alp er erden adın yaşurmak 'ayb olur
aduñ nedür yigit

dedi bir dahı soylamış eydür

kaytabanum güdende sarvanummısın
kara köçüm güdende ılkıçımmısın
agayılum güdende çobanummısın
kulagumda sır şir nâyibümmisin
beşülükde koyup getdügüm kardaşçugummısın
yigit degil maña
kara başum kurbân olsun bugün saña

dedi segrek burada ulu kardaşına soyladı eydür

karañu dün içinde yol azsam umum allâh
kaba 'alem götüren hânumuz bayındır hân
kırış güni öñdin deper alpumuz salur kazan
babam adın sorarısañ öşün koca
menüm adum sorar olsañ segrek
kardaşum varımış adı egrek

dedi bir dahı soyladı eydür

kaytabanda güdende sarvanuñam
kara koçuñ güdende ılkıcıñam
beşükde koyup getdügüñ kardaşuñam

dedi ulu kardaşı egrek burada soylamış görelüm hânum nece soylamış' eydür

agzuñiçün öleyim kardaş
dilüñ içün öleyim kardaş
ermi olduñ yigitmi olduñ kardaş
karîblıga kardaşuñ

isteyü senmi geldüñ kardaş

kalkubanı iki kardaş kuca kuca görişdiler egrek kiçi kardaşuñ boynın öpdi segrek dahı agasınuñ elin öpdi karşu yakadan kâfirler bakışurlar eydürler

güreşdiler olamı bolay ki bizümki yeñe dediler gördiler kim kucışdılar görişdiler kazılık atlar binişdiler kara tonlu kâfire at saldılar kılıç yöritdiler kâfiri basdılar kırdılar kal'eye dügdiler gelüp yene ol korıya girdiler yondları öñlerine bırakdılar dede şâm suyını deyüb geçdiler dün katdılar oguzuñ serhaddına yetdiler kanlu kâfir elinden kartaşçugın tartup aldı ag sakallu babasına muştucı gönderdi babam maña karşu gelsün dedi öşün kocaya çapar geldi muştulık gözüñ adın ogullaruñ ikisi bile sag esen geldi dediler koca eşidüp şâd oldı gümbür gümbür davullar çalındı altun koç borılar agrıldı ol gün ala bârgâh otaklar dikildi atdan aygırdan deveden bugra koyundan koç kırıldı koca beg ogullarına karşu geldi atdan endi ogullarıyıla kuca kuca görişdi hoşmısız esenmisiz ogullar dedi günlügi altunluca odasına geldiler şâdılık yemek içmek oldı ulu oglına dahı görklü gelin getürdi iki kardaş birbirine sagdıç oldılar gerdeklerine çapup düşdiler murâda maksuda erişdiler dedem korkud gelüben boy boyladı soy soyladı

evvel âhır uzun yaşuñ ucı ölüm
ölüm vaktı geldüginde arı îmândan ayırmasun
günâhuñuzı muhammed mustafâ yüzi suyına bagışlasun
âmîn deyenler dîdâr görsün
hânum hey