Dîvânü Lugâti't-Türk/Dizin/E

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
1691 ebek (çocuk dilinde) ekmek·I, 68
1692 eç atları gayrete getirmek ve sıkıştırmak için çıkarılan ş65.II, 282 bkz> heç heç
1693 eçe büyük kız kardeş·I, 86 bkz> eke, eze
1694 eçi yaşlı kadın, hanım nine·I, 87 bkz> açı
1695 eçkü keçi·I, 95, 128; II, 14, 117, 266 bkz> keçi
1696 edermek aramak· III, 11 bkz> edermek
1697 edin başka, dışında. III, 11 bkz> adın, adın, adruk, ayruk
1698 ed ipekli kumaş ve benzeri gibi dokuma cinsinden sanat eseri olan her şey· I, 79 bkz> ad
1699 eder eğer, hayvan eğeri· II, 224, 253, 283, 327; III, 300
1700 edergen çok arıyan; hakkını arayan· I, 157
1701 ederlemek eğerlemek·I, 300 ederlig eğerli, eğeri olan,I, 151
1702 ederlik üzerine eğer konulan ağaç·I, 151
1703 edermek aramak, takip etmek, kovalamak· I, 447 bkz> edermek
1704 edgermek iyi görmek, iyi bulmak, kulak asmak, dinlemek; düzeltmek, onatlamak· I, 227, 237; II, 29
1705 edgü iyi.I, 34, 64, 79 ,114. 128. 177, 221, 319, 386, 428, 432, 458, 523. 524;II, 153; III, 43. 155, 161, 214, 367, 374, 384, 435 § edgü yavlak; iyi kötü· I, 432
1706 edgülüg(·k) iyiIik.I, 44, 129, 158, 420; II, 26, 91, 112
1707 edirmek ayırıp seçmek, ayırmak, I, 177, 178 bkz> adırmak, ödürmek, ödürmek,udurmak, üdürmek
1708 ediz yüksek, yüksek yer, her şeyin yükseği·I, 55, 94, 122 § ediz tag; geçit vermeyen da ğ· I, 55
1709 edizlenmek engel ve sarp saymak· I, 292, 293
1710 edizlik yükseklik. I, 152
1711 edlelmek ıslah olunmak; araştırılmak. I, 295
1712 edlemek ülkü yapmak, değer vermek, ehemmiyet vermek, aklına getirmek; tesir etmek, I, 86. 286;III, 155
1713 edlenmek bir şey bir dllek için kullanılmak, bìr şey dilek edinilmek. I, 257
1714 edleşmek saygı dolayısıyle birbirini aramak, I, .239
1715 edletmek iyileştirmek, ıslah ettirnıek·I, 264
1716 edlig faydalanılan, faydalı.I, 103
1717 eğmek (·admak) yaradılış gösteren isimlerden fiil yapma edat ı· II, 340
1718 ednetmek değişmek, bulunduğu halden başka bir hale girmek. I, 266,
1719 ef ev, III, 207, 212, 266, 313, 314 bkz> ev, ev,öv, üv, üv
1720 eget gerdek gecesi gelin içln gönderilen hizmetçi kad ın·I, 51
1721 egetlemek cariye göndermek, birisi ile birlikte güveyin evine hizmetçi göndermek· I, 299 egetlenmek gelin kendisi ile birllkte gönderllen cariye sahibi olmak, I, 291
1722 egetlig cariye sahibi gelin· l· 151
1723 egetlik kara baş gerdek gecesi gelinle birlikte gönderilen hizmetçi kad ın, sağdıç kadın· I,150
1724 egilgen daima eğilen, eğilebllen·I, 159
1725 egilmek eğilmek I, 198; III, 215
1726 egin eğin, sırt·I, 77, 110
1727 egin eni bir buçuk karış, uzunluğu dört arşın gelen bir bez· I, 78
1728 egir karın ağrısını sağaltmak için kullanılan bir kök (ilâç), Acorus calamus·I, 53
1729 egirgen çok eğiren·I, 158
1730 egirmek sevketmek; dõndürmek, eğirmek,çevirmek; bir yeri kuşatmak, sarmak. I, 178, 179; II, 13, 137
1731 egirsemek egir (ilâç) kullanmak ıstemek·I, 302
1732 egirsemek eğirmek istemek, (çevirmek, bir yeri ku şatmak) istemek·I, 302
1733 egirtmek eğirtmek; kalenin etrafını kuşatmayı emretmek·III, 428
1734 egiş maden eritildiği zaman çıkan pislik,I, 122
1735 egişmek çevgen eğmekte yardım ve yarış etmek· I, 187
1736 egit nazar değmennesi için çocukların yüzüne sürülen bir ilâç, bu ilâç safrana blrtak ım şeyler katılarak yapılır. I, 51
1737 egleşmek birbirine uyup durmak; bir şeyi ayakla çlğnemekte birblrine yardım etmek.,I, 241 bkz> iklemek, ikleşmek, yiklemek
1738 egme evin kemeri.I, 130
1739 egmek eğmek I, 100, 168
1740 egri eğri, I, 127, 458
1741 egrik egirtilen ip, egrilmiş ip· I, 105
1742 egrilmek kale ku;atılmak,sarılmak; ip eğrilmek,I, 248
1743 egrim düden, suyun toplanıp kaynıyarak dönerek aktığı yer·I, 107
1744 egrimlenmek (su göllerde) eğreklenmek, kaynayarak ve akarak dönmek, düdenlenmek I, 314
1745 egrinmek kendi için eğirmek, kendini eğirir gibi göstermek·I, 253
1746 egrişmek bir yeri sarmakta, kuşatmakta yar-, dım etmek, ip eğirmekte yardım ve yarış etmek·I, 186, 236
1747 egsemek eğmek istemek·I, 277
1748 egtürmek eğdirmek,I, 223
1749 egürgen taneleri olan bir bitki, Karluklar bunu yerler·I, 158
1750 ekdi sığır, koyun gibi hayvanların kesildiği yer, mezbaha· I, 125
1751 ekdü kılıç kını ve benzeri şeyleri oymakta kullanılan ucu eğri bıçak,I, 125
1752 eke büyük kız kardeş, koca vey» karının kendinden büyük kız kardeşi, I, 68, 90; III, 7 bkz> eçe, eze
1753 ekeç akıllı küçük kız, büyüklük eseri gösteren küçük k ız, I, 52
1754 ekek ortaya düşmüş. I, 78 § ekek işler; ortaya düşmüş kadın· I, 78
1755 ekek işlerlik kadının arsızlığı, yüzsüzlüğü· I,153
1756 ekeklemek söğmek, "ortaya düşmüş karı"demek, kõtülüğe nispet etmek·I, 306, 307
1757 ekelemek abla diye aytamak, "büyük k ızkardeş, abla" demek,I, 310
1758 ekeme bir çeşit çalgı, III, 174 bkz> ikeme
1759 ekilmek ekilmek I, 198
1760 ekim bir kez ekilecek kadar olan yer· I, 75
1761 ekin çiftlik, ekin ekilen yer, I, 78
1762 ekindi öbürü, öteki· III, 75, 103 bkz> ikindi
1763 ekindi tarıg ekilen tohum, I, 140
1764 ekinmek ekinmek, kendisi için ekmek· I, 203
1765 ekişmek ekmekte yardım ve yarış etmek·I, 187
1766 ekitmek ektirmek· I, 212, 213
1767 eklemek çiğnemek, basmak·III, 443 bkz>erklemek
1768 ekmek bir şey ekmek·I, 64, 168
1769 eksük eksik,I, 105 § eksük yarmak; eksik para· I, 105
1770 eksümek eksilmek.I, 278, 326
1771 ekşig ekşi, I, 105
1772 ektürmek ektirmek,I, 223
1773 eldiri oğlak derisi,I, 127 bkz> elri
1774 eldrük üzerlik otu ve tohumu; Peganum harmala· III, 12, 412, bkz> ilrük, y ıdıg ot, yüzerllk
1775 elgelmek elenmek·I, 250
1776 elgemek elemek·I, 284
1777 elgenmek kendisi içln elemek·I, 255
1778 elgeşmek elemekte yardım ve yarı; etmek,I. 238
1779 elgetmek eletmek·I, 264
1780 elig el·I, 72, 82, 134, 164, 197, 202, 242, 253,288, 410, 448;II, 44, 78, 82, 105, 123, 134,135,147,158, 231, 237, 238, 271, 292,328,346; III, 53, 62, 63, 79,124, 134, 142,154,193, 242. 297, 307, 425 § oñ elig; sag el·I, 72 § sag elig; sa ğ el·I, 72 § sol elig;
1781 eliglig elli, eli olan·I, 336
1782 eliglik eldiven, elcik·I, 153
1783 eliklemek alay etmek, I, 307 bkz> elük·
1784 elkin yelici, koşan; konuk, misafir, yolcu, seyyah· I, 31, 44, 102; II, 242; III, 37, 85 bkz> yelkin, yélkin
1785 elri oğlak derisi. I, 127 bkz> eldiri
1786 elşemek acıkmaktan dolayı göz kararmak·I, 283 bkz> ölşemek
1787 elşetmek açlıktan gözünü karartmak,I, 263 bkz> öl şetmek
1788 elük alay etme, maskaraya alma·I, 122 bkz>eliklemek
1789 elvirmek sıçramak, atılmak· I, 226 bkz> alvırmak
1790 em kadının dişilik aygıtı, am· I, 38, 335
1791 em ilaç.I, 38, 95, 407;II, 363;III, 157
1792 emçi ilâç yapan adam, eczacı,I, 38;III, 252
1793 emdi şimdi.I, 36, 37, 41, 46, 74, 125, 192, 200,367, 380, 442, 498;II, 110, 209, 264;III, 356, 372 bkz> imdi emeçlemek
1794 emek olmak I, 494;II, 29
1795 emet evet·I, 51;III, 8 bkz> evet, evet, yemet
1796 emgek emek, zahmet,I, 110, 205, 420; II, 121,130, 228, 233, 288;III, 372
1797 emgeklenmek zahmetli saymak,I, 315
1798 emgemek emek çekmek, zahmet çekmek· I, 284, 362
1799 emgenmek emenmek, zahmet çekmek· I, 255
1800 emgeşmek birbiri yüzünden zahmet çekmek·I, 238
1801 emgetmek yordurmak, emek çektirmek· I, 264
1802 emik (emig) meme· I, 72, 407; II, 70 § tevi emiki; deve memesi,I, 485 emik ılık, soğuduktan sonra ısınıp sıcaklığı artmayan·I, 72 § emik kün; ılık gün.I, 72
1803 emikdeş bir memeden emen iki çocuk, süt karde ş,I, 407
1804 emiklemek memesine vurmak,I, 308
1805 emiglig işler emzikli kadın·I, 153
1806 emir kırağı, sis· I, 54 bkz> amır, imir, iñir
1807 emirçge kıkırdak, III, 442
1808 emitmek eğilmek, meyletmek· I, 69, 214; II, 312. 325
1809 emlelmek ilaçlanmak I, 296
1810 emlemek ilâçlamak, sağaltmak (yalnız kullanılmaz, "samlamak" ile beraber gelir),I, 287, 380;III, 85, 295, 298
1811 emlenmek kendine ilâç etmek·I, 259
1812 emleşmek ilâçlanmak·I, 242
1813 emletmek ilâçlatmak, ilâç ettirmek·I, 266; II, 363
1814 emmek emmek I, 169
1815 emrimek kaşımak· I, 275
1816 emrişmek uyuz vb· şeylerden dolayı kaşınmak, deri karıncalanmak·I, 236, 463
1817 emritmek kaçıma ve gidiştirme yüzünden gıdıklaniTiak·I, 261, 262
1818 emrülmek (kaynayan tencere, insan solu ğu) senmek, çekilmek·I, 53, 248, 249 bkz> amrulmak
1819 emrülmek yatıştırmak, dindirmek·III, 428, 429 bkz> amrulmak, amrutmak
1820 em sem ilãç·I, 407 bkz> samlamak, sem
1821 emsemek emmek istemek·I, 278
1822 emşen (amşan) kuzu derisi, kürk yapılan deri,I, 109
1823 emürmek emzirmek· III, 264 bkz> emilzmek
1824 emüzmek emzirmek I,180; II, 264 bkz> emürmek
1825 endek satıh, bir nesnenin üst yanı; dam· I, 105
1826 endik şaşkın·I, 106 § endik er; budala adam·I, 105
1827 enüç göze inen perde· I, 52
1828 enüçlemek göze inen perdeye ilâç koyn ıak,I, 299, 300
1829 enüçlenmek göze perde inmek,I, 291
1830 enük hayvan yavrusu, enik, arslan, s ırtlan, kurt, köpek yavruları.I, 72
1831 enüklemek eniklemek, yavrulamak·I, 308; III. 92
1832 enüklenmek eniklemek, enik sahibi olmak, I, 294
1833 enüklüg yavrulu·I, 153
1834 eñek ağzın iki yanında, azıların bittiği yer, avurt·I, 135
1835 eñek kadınların baş örtülerini bağladıklan ip·I, 135
1836 eñitmek şa;ırtmak· II, 274 bkz> angıtmak
1837 eñlik kadınlann yanaklarına sürdükleri allık· I, 115
1838 eñgmegü imtihan, sınav· I, 252
1839 eñmek şaşmak· I, 174, 252
1840 eñreşmek canı sıkılmak, inlemek, mızmızlanmak (çocuk hakkında)· I, 258, 289; III, 39
1841 eñtürmek işinde şaşırtmak, dandırnnak·I, 290
1842 ep pekitme ve obartma edatı·I, 34
1843 epmek ekmek·I, 101
1844 er er,erkek, adam· I,16, 21, 24, 33, 34, 35, 36. 37, 38, 49, 54, 63, 71, 99, 104, 124, 128, 139, 146, 147, 148, 152, 154,155,156, 157, 158, 160, 162, 164. 166, 167, 168, 169, 170, 172, 174, 178, 181, 190, 191. 192, 194, 195, 196. 198, 199, 200, 201, 205, 216
1845 erdem fazilet, edep, terbiye; hüner· I, 51, 89, 103, 107, 252; 336,II, 97, 229, 243, 343; III, 41, 133, 143, 211, 303, 440 bkz> erdem
1846 erdini iri 100.I, 71, 141
1847 erdem fazilet, edep, terbiye; hüner. I,482 II, 8 bkz> erdem
1848 ereğmek erkekleşmek, I, 208 bkz> arıtmak, eretmek
1849 eren erin kural dışı çoğul şekli, I, 45, 74, 76,85, 149, 183, 187, 210, 229, 230, 247, 359, 362. 370. 384, 518;II, 17, 83, 101, 104, 220; III, 119. 155. 230, 378, 393, 406 § kurç eren;dayanıklı, yiğit adam· I, 343
1850 Erentüz Terazi yıldızı; Müşteri yıldızı· I, 76; III, 40 bkz> Karakuş, Karakuş yulduz
1851 eretmek taşağı çıkarmak, iğdiş etmek; çocuğu sünnet etmek; erkekleşmek. I, 208 bkz> arıtmak, eredmek
1852 ergürmek eritmek.I, 227;II, 198
1853 ergürmek erişmek, vaktinde yetişmek·I, 227, 228
1854 erik yağ ve yağa benzer eriyen şey, erimiş.I, 70
1855 erik yüğrük.I, 139 § erik yılkı; yorga hayvan· 1, 70 § erik at; yürüyen at·I, 70 § erik er;becerikli, yürekli adam·I, 70
1856 eriklik hayvanın istekliliği,I, 152
1857 erimek erimek III, 367 bkz> erilmek
1858 erinç olur ki, belki· I, 132; III, 65, 245, 309, 449
1859 erinçil günah, bkz> I, 134 arınçu
1860 eriñen ergen, bekâr·I, 117
1861 erinmek erinmek, üşenmek·I, 201
1862 eritmek eritmek.I, 208 bkz> erütmek
1863 erk saltanat, sözü ve buyruğu geçerlik, kudret, iktidar, gücü yeterllk,I, 43
1864 erkeç erkeç, genç teke·I, 95
1865 erkek her hayvanın erkeğl·I, 111; II, 102; III, 6, 178 § erkek takagu
1866 erken iken anlamına hal bildiren edat·I, 108, 121, 376, 526;II, 68, 249, 301, 333; III, 168, 317
1867 erken erken·I, 389
1868 erki şüphe ve sorgu bildlren edat·I, 129
1869 erklemek çiğnemek, basttìak. III, 443 bkz> eklemek
1870 erküz suv ilkbahara doğru karların ve buzların erimesinden hasıl olan su· I, 96
1871 erlenmek kadın evlenmek, er sahibi olmak· I, 257
1872 erleşmek erkeklikte yarış etmek, I, 239
1873 erlik erkeklik.I, 104
1874 ermegil tembel, eringen· I, 42, 70, 138
1875 ermegürmek tembelleşmek· III, 349
1876 ermek olmak, imek·I, 24, 25, 74, 89,109,164, 215, 384, 399, 418, 430, 458, 516;II, 56, 57, 74, 169, 256. 257, 297, 320, 361; III, 38. 44, 168, 218, 219, 315. 333, 385 bkz> érmek
1877 ernek parmak· I, 104 bkz> errigek
1878 erñek parmak.I, 104, 121, 248; III, 130, 443 bkz> ernek
1879 erñeyü altı parmaklı adam· I, 136
1880 erñeyü çok kısa boylu, cüce·I, 136
1881 erre sidik; eşek kaşandırılmak istendiği zaman iki üç kere bu söz söylenir·I, 38
1882 ersek ortaya düşmüş azgın kadın, orospu·I, 104; II, 56
1883 erseklenmek kadın azgınlığından erkek isternek·I, 314
1884 ersig ere benzeyen, erkek gfbı,III, 128
1885 ersinmek erkekleşmek I, 253
1886 ertik işlek yol, I, 103
1887 ertişmek geçmekte yarış etmek· I, 231
1888 ertmek geçmek-III, 233, 425, 427
1889 erttini özük bedeni inci gibi kadın,I, 141
1890 ertürmek vazgeçmek, bağışlamak, kabullenmek; geçirmek·I, 220
1891 erük kendisiyle deri sepilenen nesne·I, 70
1892 erük ;eftali, kaysı, erik gibi meyvelere verilen genel ad·I, 69, 318;II, 282 § tülüg erük
1893 erüklemek sepilemek.I, 70, 306
1894 ernklenmek eriklenmek, erik meyvesi vermek,I, 294;III, 348
1895 erüklük eriklik, erik bahçesi I, 152
1896 erüksemek eriksemek, canı erik istemek·I, 303
1897 erümek erimek.II, 198; III, 252 bkz> erimek
1898 erüşmek erimek; erişmek· I, 182, 186 bkz> aruşmak
1899 erütmek eritmek· I, 208 bkz> eritmek
1900 es fenalık, kõtülük, ayıp şey; avret yeri. I, 210
1901 es yırtıcı, vahşî hayvanların avı, payı·I, 17, 36; III, 46
1902 esberi külde pişirilen bir çeşit ekmek· I, 141
1903 esen sağ, salim· I, 62, 77
1904 esenlemek selamlamak I, 308
1905 esgürük sarhoş,I, 349 bkz> esrük
1906 esilmek uzamak, uzatılmak.I, 196 bkz> asılmak
1907 esin esinti, rüzgâr, I, 77, 165, 266, 288; II, 223; III, 147
1908 esinmek bir şeyi çekmek, germek, uzatmak, I, 201 bkz> as ınmak
1909 esirgemek acımak, eseflenmek· I, 306
1910 esirgenmek acınmak· i, 291
1911 esişmek ip ve benzeri şeyleri (çekmek, germek ve uzatmakta) yard ım ve yarış etmek· I, 185
1912 esitmek uzatmak· I, 209
1913 esiz yazık, esef, III, 51 bkz> essiz, ısız, ıssız, isiz
1914 esizlig fenalık, kötülük, haşarılık· III, 161 bkz> ısızlık, ıssızlık, isizlik
1915 eski eski, I, 129
1916 eskirmek eskimek,I, 228
1917 eskü kalbur, elek,I, 129
1918 eslinmek bir şey bir şeye takılmak· I, 258, 259 bkz> aslınmak
1919 esmek esmek; kalburlayarak savurrnak; uzatmak· I, 165
1920 esnemek esmek; esnemek, I, 288; II, 223; III, 147
1921 esnetmek estirmek; esnetmek· I, 266, 267
1922 esri kaplan; tekir renk, kaplan rengi·I, 126 bkz> asr ı § esri yışık; alaca, iki renkli ip· I, 126
1923 esrilemek nakışlamak, süslemek· I, 316
1924 esrük sarhoş· I, 105, 194; II, 213, 289; III, 281 bkz> esgürük
1925 essiz acınmaa·nlatır, yazık, vah·I, 143; II, 188 bkz> esiz, ısız, ıssız, isiz
1926 estürmek uzattırmak, çektirmek, gerdirmek; elettirmek, I, 221
1927 esürtmek sarhoş etmek· III, 427
1928 eş, arkadaş· I, 47, 458
1929 eşek eşek· II, 246 bkz> eşgek, eşyek
1930 eşgek eşek· I,III, 114 bkz> eşek, eşyek
1931 eşgeklenmek eşek sahibi olmak· I, 315
1932 esiç tencere, çömlek·I, 52, 166, 223, 248, 258, 313, 323, 327, 357, 409, 411, 514, 518; II, 12, 72, 78, 178. 201, 253, 302, 333, 356, 357; III, 142. 191, 206, 249, 280, 409, 430 bkz> a şaç, aşıç § eşiç bukaç; tencere, bardak, tas· I, 357, 411
1933 eşiçlenmek tencere sahibi olmak· I, 291
1934 eşik eşik- I, 42
1935 eşiklik eşiklik I, 152 § eşiklik yıgaç; eşik yapmak için hazırlanan ağaç·I, 152
1936 eşilgen daima eşilen·I, 158
1937 eşilgen her zaman uzayan, çekılen· I, 158
1938 eşilmek eşilmek I, 197
1939 eşilmek uzamak· I, 158
1940 eşişmek toprak eşmekte yardım ve yarış et-mek, I, 185
1941 eşitmek eştirmek, araştırmak·I, 211 bkz> üşetmek
1942 eşittürmek işittirmek· I, 222 bkz> eştlirmek
1943 eşkin uzun yol· I, 109
1944 eşkinci koşa koşa glden at postası· I, 109
1945 eşkin toprak akıp inen, üğünen toprak· I, 109
1946 eşkürti ipekli, nakı;lı Çin kuma;ı· I, 145
1947 eşlig genç kadından eşi bulunan kimse, eşli, eş sahibi I, 47
1948 eşmek eşmek; taşmak; (at hakkında) yorga yürümek· I, 166
1949 eştilmek işitilmek;I, 246
1950 eştürmek eştirmek·I, 222
1951 eştürmek işittirmek·I, 221 bkz> eşittürmek
1952 eşük büyüklerin ölümünde mezarları üstüne serilmek üzere gönderilen ıpek kumaş; bu kumaş sonra parçalanarak fakirlere da ğıtılır, I, 72
1953 eşük bürgü, örtü, üste giyinilen, bürünülen her nesne· I, 14, 72
1954 eşüklig bürgülük kumaş sahibi. I, 153
1955 eşüklik barçın bürgu yapılmak için hazırlan-mış olan ipekli kuma;· I, 153
1956 eşülmek örtülmek, örtünmek· I, 197 bkz> aşulmak
1957 eşümek örtmek, bürümek, I, 14; III, 253, 254
1958 eşütmek örttürmek·I, 210 bkz> aşutmak
1959 eşyék eşek, I,III, 114, 244, 311, 492; III, 62, 326, 330 bkz> e şek, eşgek
1960 et et, I,35.36,95,169,173,177,184,196, 209, 220, 223, 236, 323, 338, 348, 379, 397, 401, 429, 444, 479, 485, 495;II, 4,15, 78,102,120, 126, 129, 141, 156, 157, 174, 211, 217, 222, 230,240, 243,245, 248, 252, 254, 281, 282,292, 293, 342, 348; III, 7, 16. 23,
1961 etçi kasap, II, 48, 49
1962 eteç çocukların ceviz oynadığı çukur, I, 52 bkz> etiç
1963 eteçlik ceviz oynamak için çukur aç ılmış yer· I, 151
1964 etek etek· I, 68
1965 eteklenmek eteklenmek· I, 294
1966 eteklig etekli, eteği olan, I, 122
1967 eteklik eteklik I, 152
1968 etetmek sıkıntıya koymak· I, 207
1969 etiç çocukların ceviz oynadıkları çukur· I, 52 bkz> eteç
1970 etik pabuç, mest· III, 283 bkz> etük
1971 etikmek (çocük) yetişmek, tombullaşmak, büyümek. I, 192
1972 etilgen her zaman düzelen· I, 158
1973 etilgen atlarda bulunan bir hastalık·I, 158
1974 etilgen sayılgan birçok işlere giren, çıkan, I, 158
1975 etiz iki dere arasındaki su geçecek sed·I, 54 bkz> at ız
1976 etizlemek ark açmak, set yapmak, topragı parçalara ayırmak, evlek yapmak·I, 301 bkz> atızlamak
1977 etizlenmek parçalara ayrılmak, (tarla hakkında) maşalaya ayırnnak· I, 292 bkz> atızlanmak
1978 etlelmek et yapılmak· I, 295
1979 etlemek etlik yapmak, et yapmak, I, 284, 285
1980 etlenmek etlenmek, şişmanlamak· I, 256, 285
1981 etletmek kestirip et haline getirtmek, I, 264
1982 etlig kişi etli, şişman.I, 101
1983 etlig ki ;i et sahibi olan kimse·I, 101
1984 etlik et asılacak çengel, I, 101
1985 etlik kesilmek için hazırlanan koyun·I, 101 § etlik koy; etlik koyun, I, 101
1986 etmek (étmek) yenecek ekmek I, 102, 166,197, 202, 211, 247, 262, 329, 391;II, 28, 30,98, 112, 138, 197, 235;III, 93, 223, 280, 287, 304, 352, 426, 428
1987 etmekçi ekmekçi·II, 48, 49
1988 etmeklenmek ekmek sahibi olmak·I, 314
1989 etrek rengi kızıla çalan sarı adam·I, 101
1990 etsemek canı et istemek· I, 275, 279
1991 etsetmek ete istek getirtmek, I, 262
1992 etük pabuç, edik, I, 68, 218, 395; II, 49, 315; III, 97, 242, 426, 430 bkz> etik § büküm
1993 etük ; kadın ayakkabısı· I, 395
1994 etükçi pabuççu, kavaf· II, 49
1995 etüklenmek ayakkabı, edlk sahibi olmak,I, 294;III, 348
1996 etüklük sagrı ayakkabı yapmak için ayrılan sahtiyan I, 152
1997 et yer yumuşak yer· I, 35
1998 etyin vücut· I, 463
1999 ev ev,I, 32, 211, 516 bkz> ef, ev, öv, üv, üv § ev k ızı; aile kızı· I, 326
2000 evet evet, peki· I, 51 bkz> emet, evet, yemet
2001 evin tane,I, 84 bkz> evin
2002 evleşmek evini ortaya koyup kumar oynamak,I, 240, 241
2003 evlig ev sahibi. II, 106, 176
2004 evlük kadın,I, 251
2005 ev ev· I, 24, 25, 32, 33, 37, 38, 85, 104, 124, 147, 148, 169, 191, 197, 214, 225, 226, 227, 231, 251, 253, 257, 281, 283, 293, 298, 323, 343, 370, 375, 377, 378, 384, 422, 435, 446, 447, 464, 495, 496, 498, 499, 501, 504, 507, 514, 515;II, 3, 4, 6, 8. 17, 1
2006 evdilmek ele geçirilmek, toplanmak· I, 246
2007 evdimek toplamak· I, 273
2008 evdinmek toplamak, toplamayı üzerlne al· mak, kendi kendisine toplamak· I, 251;II, 254
2009 evet evet, peki,I, 51 bkz> emet, evet, yemet
2010 evin tane·I, 77, 84 bkz> evin
2011 evlenmek hâlelenmek; kendine ev edinmek· 1. 258, 259
2012 evlenmek evlenmek·III, 87
2013 evleşmek toplanmak, yığılmak·I, 240 bkz> avlaşmak
2014 evmek bir şeyin etrafına koşuşmak I, 167
2015 evrişmek uğraşmak, çabalaşmak, bir işin üstüne düşmek; çevirmekte ve bir şeyin altını üstne getirmekte yardım etmek, I, 235, 248
2016 evrülmek yönelinen yerden çevrilmek. I, 248
2017 evsemek evini özlemek. I, 277, 279
2018 evsetmek evini özletmek, Istetmek, I, 262
2019 evsinmek evi benimsemek, kendi evi saymak. I, 253, 258
2020 evşük bir adama sonradan gelen hal, hastal ık ve benzeri, arıza; evin merteği, direği·I, 105
2021 evşükgen tevürgen her zaman evirip çeviren, güç işleri başaran·I, 157, 521
2022 evürgen tevürgen her zaman evirip çevìren·I, 521
2023 evürmek çevirmek, evirmek, döndürmek, altını üstüne getirmek, I, 178; II, 82
2024 evüsgü savurma aygıtı· I, 13
2025 evüşmek savurmak· I, 13
2026 evzemek koğlamak, müzevirlik etmek I, 275
2027 eyegü her hayvanın eyeğisi, eye kemiği, kaburga; yan; çadırın yanı, I, 137;III, 174, 425
2028 eyegü yér dağın ortası·I, 137
2029 eyle õyle· I, 113, 166; III, 186
2030 eymenmek utanmak; çekinmek·I, 270;III, 377
2031 eze buyük kız kardeş,I, 90 bkz> ece, eke
2032 ezik uzunlamasına çizik, tırnak yarası·I, 71 bkz> az, iz
2033 ezitmek uzunluğuna yirmek,I, 209
2034 ezmek kazımak, sıyırmak·I, 165
2035 eztürmek yirdirmek-I, 220