yaz bir sakal gibi uzayarak kayboluyorlardı... Köprünün ortasına gelmişlerdi... Birdenbire atlar şaha kalktı... Başlarını kaldırıyorlar, tepine tepine köprünün kenarına yaklaşıyorlardı. İçeride feryatlar koptu... Nasıl oldu bilinemez, araba -birbiriyle konuşarak yanından giden iki candarmayı da sürükleyerek- aşağıya uçtu. Kahverengi sulara gömüldü...
XIV
Bir gün odasında: "Teverrüm ettiği melfuf tabip raporuyla de teeyyüd eden umumhane sermayelerinden* Viktorun hastaneye sevki..." hakkındaki evrakı okuyan kaymakamın yanına topal birisi girdi ki bu, mahut vakadan -sakat olarak kurtulabilen yegâne adam, candarmalardan biriydi... Hastaneden yeni çıktığı için dermansızdı, bir kanapenin ucuna ilişti: "Beyefendi!.. İçime dert olacak da..." diye başlayarak birçok şeyler söyledi. Bilhassa, o vakanın, söylendiği gibi kaza olmadığını, çünkü köprünün üstünde giderken arabanın içindekilerden kızıl saçlı bir adamın atılıp dizginleri yakaladığını, şiddetle asılarak arabacının ve hayvanların mukavemetine rağmen dereye sürüklendiklerini anlattı... Fakat kaymakam kendisine, "Herhalde korkuyla hayalet görmüş olduğunu, böyle zırva lafları bırakmasını, sonra elâlemin alay edeceğini, hatta mesuliyeti bile olduğunu, hülasa çenesini kapatmasını” söyledi...
1928
* Verem olduğu ilişikteki doktor raporuyla da doğrulanan genelev kadınlarından. 137