Recep Tayyip Erdoğan'ın 24 Mayıs 2011 tarihli Batman mitinginde yaptığı konuşma

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla


Buradan, bu coşkulu meydandan tüm Batman’ı, Batmanlı kardeşlerimi en kalbi duygularla selamlıyorum.

Buradan Beşiri’ye, Gercüş’e, Hasankeyf’e, Kozluk’a, Sason’a oralarda yaşayan tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum.

Bildiğiniz gibi bundan 4 ay önce yine Batman’daydım. 69 farklı eser ve hizmetin resmi açılış törenlerini yaptık. Eğitimden sağlığa, sosyal hizmetlerden özel sektör yatırımlarına kadar 69 kalem eseri bir seferde hizmete sunduk. Ve o gün size bir şey söyledim, size bir sürprizim olabilir dedim. Neydi o? Evladınızı Mehmet Şimşek’i Batman’a gönderebilirim demiştim. Şimdi Mehmet Şimşek, Batman milletvekili adayımız.

Sevgili kardeşlerim; Batman’ı birlikte 81 vilayetimiz arasında farklı bir şekilde geliştiriyoruz. Ancak ben bugün Batmanlı kardeşlerime bir şeyi özellikle söyleyeceğim. O da şudur: Benim Batmanlı kardeşlerim bundan sonra hizmet siyasetine oy verecek, eser siyasetine oy verecek ben buna inanıyorum. İnanıyorum ki benim Batmanlı kardeşlerim istismar siyasetine oy vermeyecek. Sevgili kardeşlerim, on yıllar boyunca devam eden yasakları ortadan kim kaldırdı? Demokrasi ve özgürlük diyerek, bundan başka ağızlarında hiçbir kelime olmayanlar benim vatandaşlarımın kapısına geliyorlar. Bunlara sorun, bizim özgürlük noktasında, demokrasi noktasında sıkıntımız nedir? Oyumuzu kullanmaksa oyumuzu kullanıyoruz öyle mi? Demokrasi bu. Özgürlükse bizim olağanüstü hal vardı AK PARTi geldiği zaman, ama olağanüstü hali kim kaldırdı? AK PARTi kaldırdı. Buralarda çekiç güç yok muydu kardeşlerim? Bu çekiç gücü kim kaldırdı? Sevgili kardeşlerim, kendi dilinde kurslar açılması talepleri vardı. Bu kursları kim açtırdı? Şu anda üniversitelerde Kürtçe bölümler açıldı mı? Hangi parti açtırdı? Af edersiniz, bu bağımsız aday diye karşınıza gelenlerin, bunları yapmaya güçleri yeter mi? Ama bunların tek şeyi var, istismar siyaseti ve bunların tek şeyi var Parlamentoda bağırmak, çağırmak, gerilim üretmek ve terör örgütüne sırtını dayamak suretiyle buradan oy devşirmek. İşte bakın, Hakkari’ye git, dükkanları kapattırıyorlar. Şırnak’ta dükkanları kapattırıyorlar. Ne oldu? Bugün dükkanları kapattırmalarına rağmen benim Şırnaklı Kürt vatandaşlarım işte hiçbir şey dinlemedi ve meydanı gümbür gümbür doldurdu. Mesele bu. Korkuyla, tehditle özgürlük savaşı olmaz. Korkuyla, tehditle demokrasi gelmez. Demokrasi, açarsınız yolları, herkesi kendi iradesine bırakırsınız, sandıklarda kendi doğal iradesiyle oyunu kullanır; demokrasi budur.

Sevgili kardeşlerim; biz geldiğimizde bu ülkede Kürt kardeşlerime karşı ret var mıydı? Vardı. İnkar var mıydı? Vardı. Asimilasyon var mıydı? Vardı. Peki AK PARTi’nin iktidarıyla bunlar var mı? Bunların hepsi evvel Allah gitti. Artık benim Kürt kardeşlerimin sorunları var, bu sorunların da çözümü AK PARTi. Bakınız şu anda düşününüz, on yıllar boyunca devam eden baskıyı biz kaldırdık. İnkar politikalarına, ret politikalarına, asimilasyona biz son verdik. Biz şiddete teslim olmadık, biz şiddet politikalarına teslim olmadık. Ben sizlerle gurur duyuyorum, biz sizlerle gurur duyuyoruz. Biz inkar edenlerden, sırtını dönenlerden, ihmal edenlerden olmadık. Doğu, batı, kuzey, güney, Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Boşnak, Roman demeden yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevdik, bizim farkımız bu. Ama birileri sabah namazında imam öldürenlerle beraber oldular. Birileri döşedikleri mayınlara Batman’da kendi arkadaşlarının canına kıydılar. Yaptılar mı bunları? Yaptılar. Ve sıkılmadan yine bir yerlere fatura kesmeye çalıştılar. Sevgili Batmanlılar, daha Partimizi kurarken, AK PARTi’nin programını hazırlarken biz inkar politikalarını elimizin tersiyle ittik. 2005 yılında Kürt sorunu benim sorunumdur dedim. Yetkiyi bize verdiğiniz andan itibaren çok hızlı, çok güçlü bir şekilde bu çözüm için mücadele verdik, hamd olsun bunu artık tamamıyla çözdük. Şimdi ne var? Şimdi benim Kürt kardeşimin sorunu var. Bunlar evreydi ve bu evreler artık istediğimiz istikamette gelişiyor. İşte bu neydi? Retti, inkardı, asimilasyondu. Bunları biz ayaklarımızın altına aldık.

Sevgili kardeşlerim; bakınız birileri bala üşüşen sinekler gibi benim ifadelerimi çarpıtarak, yanlış aktararak, yanlış yorumlayarak bir kez daha Kürt kardeşlerimin sorunları üzerinden, acıları üzerinden istismar üretmeye başladılar. Biz geri adım atmayız, biz yarım saat içinde U dönüşü yapanlardan, şimdi artık değiştirdim zaten U dönüşü de yapmıyor adam, S yapıyor. Doğu’da söylediğini, Batı’da inkar edenlerden, yatsıya varmadan mumu sönenlerden asla olmadık. Biz iline göre farklı konuşanlardan değiliz, biz nabza göre şerbet sunanlardan değiliz. Biz olmayacak sözleri verenlerden olmadık. Bizim siyasetimiz ilke siyaseti, hizmet siyaseti. Hizmet siyasetiyle, eser siyasetiyle yarışamayanlar ve istismardan güç alarak, o da yetmeyince hep birlikte ittifak ederek, çete kardeşliği oluşturarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Bu bölgede yapılan hastanelere, hava alanlarına, okullara, üniversitelere, yollara tahammül edemeyenler, şiddet, terör, baskı, kepenk kapattırma yoluyla ayakta kalma mücadelesi veriyorlar. Batmanlı kardeşim, seni şiddet yoluyla esir almaya çalışanları görmeni istiyorum. Sana zorla kepenk kapattıranların oyununu bozmanı istiyorum. Kandan, gözyaşından, yoksulluğu istismar eden zihniyeti artık sorgulamanı istiyorum.

Bakınız değerli kardeşlerim; gelmeden önce sizlerle hasbıhal edeceğim dedim ya, Batmanlı kardeşlerime bazı şeyler söylemişler. “Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Batman toplu mezarlardan geçilmiyor, gerçeklerle yüzleşmeye mi geliyorsun?” Bunu diyenlerin kim olduğunu anlıyorsunuz değil mi? Açık söylüyorum, BDP. AK PARTi faili meçhulleri ilk defa gün yüzüne çıkaran iktidar olmuştur. İktidarı döneminde bir tane faili meçhul kimse gösteremez, bu kadar açık konuşuyorum. Güvenlik güçlerinin katlettiği gençlerin ailesine başsağlığına mı geliyorsun, bunu diyenlere ben sesleniyorum, benim güvenlik güçlerim bu ülkede terör estirenlerle mücadeleden başka kimsenin asla canına kıymamıştır. Ama kusura bakmasınlar açık ve net söylüyorum, terör estirmek suretiyle ellerinde bombalarla, işte buyurun bugün yine yol güzergahımıza 30 kiloyu aşkın A-4 patlayıcısını koymak suretiyle bizim yol güzergahımıza mayın döşeyenlerle güvenlik güçleri mücadele etmeyecek mi soruyorum sizlere? Değerli kardeşlerim, perişan olan esnafa geçmiş olsun demeye mi geliyorsun diyor. Benim esnafım şu anda hiç de onların dediği gibi perişan değil. Tam aksine, şu anda esnaf sayılarında artış var.

Değerli kardeşlerim; bakınız, çok daha enteresan. Kürt halkına durmak yok, eziyete devam etmeye mi geliyorsun diyor. Elinize, dilinize dursun be. Bu bölgeler, bu iller şu AK PARTi iktidarında gördüğünü ne zaman gördü? Ta köyüne kadar, mezrasına kadar yolunu, suyunu götüren AK PARTi iktidarı değil mi kardeşlerim? Okulundan hastanelerine varıncaya kadar, üniversitesine varıncaya kadar, yavrularımıza ücretsiz kitaba varıncaya kadar, burslara varıncaya kadar bunu veren AK PARTi iktidarı değil mi?

Bitmedi. Pamuk, tütün, buğday üretilemiyor, çiftçinin tarlasına bakmaya mı geliyorsun diyorlar. Elinize, dilinize dursun. Şu anda Batman’ın tarlaları taşıyor taşıyor. Buğday almış başını gidiyor maşallah. Şu anda pamuğa hazırlanıyor herkes, bu noktada. Bunlar ya buğdayın ne olduğunu bilmiyor, ya pamuk tarlasının nereden geçtiğini bilmiyor. Herhalde bunlar asfaltı buğday tarlası zannediyor. Veyahut da tütün tarlası, pamuk tarlası zannediyor.

Değerli kardeşlerim; bütün bunların yanında milletvekillerine, kadınlara, çocuklara gaz bombasından bahsediyor. Önce milletvekilleri görevlerinin ne olduğunu öğrensinler. BDP’li milletvekilleri bu tür eylemler üzerinde ayakta kalmaya çalışıyor. Onlara sorun sayın milletvekilleri, sizin göreviniz buralarda halkı tahrik etmek değil, Parlamentoda bu illere ne tür hizmet getirilecek bunları konuşmaktır, bunları değil. Bugüne kadar bir projeleri yok.

Sevgili kardeşlerim; Allah aşkına biz açık yüreklilikle, samimiyetle sorunların üzerine giderken, sorunlar çözülmesin diye şiddeti devreye sokanları artık sorgulamanızı istiyoruz. İşte dün Hakkari’de olanları gördünüz. Kürt meselesinin mimarı CHP’dir. Kürt kimliğini, Kürt dilini tarihi boyunca inkar eden CHP, şimdi Hakkari’de BDP’yle el ele verdiler, kucaklaştılar ve BDP’nin oy tabanına Sayın Kılıçdaroğlu hitap etti. Meydanda olanlar CHP’ye oy verecek olanlar değil ha, BDP’ye oy verecek olanlar orada. Sayın Kılıçdaroğlu da kendi kendini aldatıyor S dönüşü yapacak ya. Şimdi şurada tamamıyla bu bölgeye benim Kürt kardeşlerime sürekli oyunu oynayanlar, burada da yine oyun oynamaya devam ediyorlar. Değerli kardeşlerim, bu bölgede benim Kürt kardeşlerime 1940’lı yıllardan bu yana bu oyunu oynayan CHP zihniyeti yine aynı şekilde yola devam ediyor. Değerli kardeşlerim, CHP Hakkari’de terör örgütü tarafından kucaklandı. AK PARTi miting yapacağı zaman zorbalıkla kepenkler kapattırıldı, tehditle insanların mitinglere, açılışlara gelmesi engelleniyor. Ama CHP, BDP’lilerin boy gösterdiği meydanda miting yapıyor. Allah aşkına nedir bu muhabbet, bu samimiyet nedir, bunun hikmeti acaba nedir, neyin dayanışması içindesin, hangi senaryonun peşindesiniz? Sevgili Batmanlı kardeşlerim, bunlar Türkiye’yi o eski günlere döndürmek istiyorlar. Çete kardeşliği yaptılar, bunlar tıpkı 12 Eylül’de olduğu gibi bugün bir kez daha yan yana geldiler, kafa kafaya verdiler. Oynanan oyunu, kurulan tezgahı çok iyi görmenizi istiyorum. CHP’yi, MHP’yi, BDP’yi, Ergenekonu ve terör örgütünü tıpkı 12 Eylül halkoylamasında olduğu gibi aynı hizaya getirdiler. Allah aşkına soruyorum, hak mücadelesi verdiğini iddia eden BDP’ye soruyorum. İnsanların mitinge gelmesini neden engelliyorsunuz? İnsanların gerçekleri görmesinden neden rahatsız oluyorsunuz? İnsanların, esnafın kepenklerini neden kapattırıyorsunuz? Bu ekonomik özgürlük değil mi, bu özgürlüğü niçin kısıtlıyorsunuz? İnsanların AK PARTi mitingine gelmesini zorbalıkla engelleyip, neden gidip CHP mitinglerini destekliyorsunuz? Halkın iradesine neden ipotek koyuyorsunuz? Neden benim sadece ekmeğinin peşinde olan esnaf kardeşime zorla kepenklerini kapattırıyorsunuz? Bu nasıl demokrasi, bu nasıl özgürlük, bu nasıl hak mücadelesi? 12 Haziran son derece önemli kardeşlerim. 12 Haziran çetelerle mücadele açısından çok önemli. 12 Haziran yeni bir anayasa için çok önemli. 12 Haziran’dan sonra temel hak ve özgürlükler için yeni bir dönem başlayacak, yeni bir dönem.

Şimdi bugünü bir kenara koyarsak kaç günümüz kaldı? 18 gün kaldı, 18 gün. Kapı kapı dolaşmaya hazır mıyız? Beyler, inanın hanımların sesi sizden çok daha gür çıkıyor. Bayrakları sizden daha fazla sallıyorlar. Böyle ya, böyle böyle. İnşallah 12 Haziran’la yeni bir anayasa, temel hak ve özgürlüklerin daha çok egemen olduğu sivil, katılımcı bir anayasa bunu hazırlayacağız, beraber hazırlayacağız, milletle hazırlayacağız. Orada benim milletim şunu söyleyecek: Hah işte benim istediğim anayasa. Hanım kardeşlerim, hah benim istediğim anayasa, gençlik hah benim istediğim anayasa diyecek, işçi benim istediğim anayasa diyecek, memur benim istediğim anayasa diyecek, işte onu hazırlayacağız. Bu mücadelede yanımızda mısınız? Bu oyunu beraber bozacak mıyız? Bu tezgahı alt üst edecek miyiz? İstikrar sürsün, Batman Büyüsün. Türkiye hazır Hedef 2023. Maşallah. Bu iş bitmiştir.

Sevgili Batmanlı kardeşlerim; 12 Haziran’da bir kez daha tarihi karar vereceksiniz. Hizmet siyasetiyle çete siyaseti arasında bir tercihte bulunacaksınız. 12 Haziran’da siyaset mühendislerine bir tokat daha vurma fırsatını elde edeceksiniz. Bu kirli ittifakları, bu kirli tezgahı bozacak yegane güç evvel Allah sizsiniz. Demokrasiyi ve özgürlüğü billboardlarda göstermekten başka özelliği olmayanlara sandıkta gereken cevabı siz vereceksiniz. Onların demokrasi ve özgürlük anlayışı sadece billboardlardadır ve onların görünen yüzüdür o. Görünmeyen yüzü ise maalesef baskıdır, dayatmadır. Kardeşlerim, bu hareketin rotasını millet çizer. Bu hareketin rotasını dağlar çizmedi, onun için el ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz. Gerçek demokraside kapalı kapıların ardında bir dünya yoktur. Gerçek demokraside millet vardır millet. Siyasete siyaset mühendisleri değil; millet istikamet verir. Siyaset milletin arasında yapılır. Siyaset şiddet üreterek, 7 yaşındaki çocukların arkasına saklanarak, gençlerin eline molotof kokteyli vererek, esnafa zorla kepenek kapattırarak değil; hizmet üreterek, çözüm üreterek yapılır. Biz sizlere 12 Eylül akşamı söz verdik, sivil, demokratik, özgürlükçü, katılımcı bir anayasayı milletimizin yapacağının sözünü verdik. Yeni bir anayasadan, milletin yapacağı bir anayasadan korkanlar, ürkenler şimdi ittifak halinde AK PARTi’nin karşısına dikildiler. Benim milletim bu oyunu bozar, benim Batmanlı kardeşim bu oyunu bozar. Batmanlı kardeşim 12 Haziran’da sandığa gider, hizmet siyasetine, yeni bir anayasaya oyunu verir.

Değerli kardeşlerim; 8,5 yıl boyunca her alanda kronik sorunlara neşter vurarak çözümler ürettik. Çözülemez denilen birçok sorunun üstesinden geldik. Bundan sonra da bu sorunları çözmeye devam edeceğiz. Değerli kardeşlerim, inkar politikalarına son verdik. Tüm engellemelere rağmen milletimize hizmet etmekten asla vazgeçmedik, asla geri dönmedik. 12 Haziran’dan itibaren çok daha büyük projelerle, çok daha iddialı hedeflerle artık ustalık dönemine başlıyoruz, çıraklık dönemi geride kaldı, kalfalık dönemi geride kaldı, şimdi ustalık dönemine başlıyoruz. Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmak için 12 Haziran’da bir kez daha kolları sıvıyoruz. 8,5 yıl boyunca yolsuzlukla mücadele ettik, başarılı olduk. Yoksullukla mücadele ettik, 19 milyon olan sayıyı 12 milyon 750 bine indirdik. Aynı şekilde devam edeceğiz. Yasaklarla mücadele ettik, hamdolsun büyük oranda başarılı olduk. Ekmeğinize, emeğinize musallat olan enflasyon ve faizi çok düşük oranlara indirdik. Neydi enflasyon? Yüzde 30. Şimdi ne oldu? Yüzde 4. Faiz neydi, devletin borçlanma faizi? Yüzde 63. Şimdi yüzde 7, yüzde 8. Bu paralar kimin cebinde kaldı? Benim vatandaşımın cebinde kaldı. Enflasyondaki fark kimin cebinde kaldı? Benim vatandaşımın cebinde kaldı. Değerli kardeşlerim, emeklilerimizin de alım gücünü daha da artıracağız. Çok önemli oranlarda bugüne kadar zamlar yaptık, bundan sonra da inşallah bu süreç böyle devam edecek, imkanlar arttıkça emeklilerimizin şartlarını iyileştirdik. İşte Maliye Bakanı Batmanlı, para babası burada. Fakat bunu 4’te 4 yapmamız lazım, 4’te 4. Batman’dan 4’te 4’e var mıyız? 4’te 4’e var mıyız? Onun için çok koşacağız, kapı kapı dolaşacağız. Durmak yok Yola Devam.

İşte tarımda Cumhuriyet tarihimizin en büyük yatırımlarını, en büyük desteklerini gerçekleştirdik. Aynı şekilde yola devam edeceğiz. Sulama yatırımlarımız, enerji yatırımlarımız, altyapı, ulaştırma yatırımlarımız hız kesmeden sürecek. Eğitim, sağlık, adalet, emniyet yatırımlarımız çok daha ileri standartlara ulaşacak. Sevgili kardeşlerim, bölünmüş yollar yine devam edecek. 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarında hep aynı gururu yaşayacağız. Ve engelli kardeşlerimiz, yaşlılar, çocuklar, gençler için hizmet üretmeye devam edeceğiz. Biz hizmet diyerek yola çıktık, bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz.

Sevgili kardeşlerim; Batman Havaalanı biz geldiğimizde ne alemdeydi, var mıydı böyle bir şey? Ama şimdi Türkiye’nin en modern havaalanlarından bir tanesi nerede? Ah benim kardeşlerim ah, AK PARTi iktidarı Batman’ı ihmal etti mi? İşte görüyorsunuz, Batman Üniversitesini kim kurdu? AK PARTi. Unuttuk mu? Toplu konutları Batman’da kimler inşa ediyor? Çünkü kentsel dönüşüm dedik, değişim dedik bu adımları attık. Yani burada burası İstanbul, Batman ayrıl, haşa yok. Burası Ankara, burası Batman ayrıl, haşa yok. Toplu konutta ayrım, haşa yok, olmayacak. Her zaman söylediğim gibi, biz kendimizi anlatmamıza gerek yok, eserlerimiz zaten kendisini anlatıyor.

Peki bu bağımsızlar, bu CHP neyle konuşuyor Allah aşkına, neyle? Ne yaptılar bunlar? Belediyelerinin yaptıklarını görüyorsunuz değil mi? Şu ara sokakların halini görüyorsunuz değil mi? Ana artere bakıp da bunu belediye yapıyor zannetmeyin ha. Ana arter tamamen bize aittir, biz yapıyoruz onları. Bu bölünmüş yolları biz yapıyoruz, belediye değil. Sakın ha bunu belediye yapıyor zannetmeyin, biz yapıyoruz biz. Yine yapacağız, yapmaya devam edeceğiz.

Bakın ben size bugüne kadar Batman’a kazandırdıklarımızdan bazılarını ana başlıklarıyla söyleyeyim. Eğitimde 8,5 yılda biz Batman’a kaç derslik yaptık biliyor musunuz, kaç? 1577. Ne kadar bilgisayar gönderdik biliyor musunuz? 4 bin 17 bilgisayar gönderdik. Sevgili kardeşlerim, kitapları ücretsiz verdik mi? Her sene aldık mı? Bundan önce böyle bir şey var mıydı? Sosyal güvencesi olmayanlara ilkokulda, ilköğretimde erkeğe 30 lira verdik, kıza 35 lira. Ortaöğretimde erkek öğrenciye 45 lira, kız öğrenciye 55 lira verdik. Üniversite öğrencilerimize bizden önce 45 lira veriliyordu. Biz 240 lira veriyoruz. Eğer Kredi Yurtlarda kalıyorsa 150 lira da beslenme yardımı veriyoruz, 390 lira.

Değerli kardeşlerim; şimdi yeni bir adım ve size müjde veriyorum. Bu Kılıçdaroğlu’nun hayal müjdesi değil ha. Artık sınıflardan karatahtayı kaldırıyoruz. Neyi getiriyoruz? Akıllı tahtayı getiriyoruz. Bu akıllı tahta bilgisayar donanımlı olacak. Ve çocuklarımıza da elektronik kitap dağıtacağız. Nasıl, beğendin mi, güzel mi? Ve bunları zengin-fakir ayırımı yapmaksızın ücretsiz olarak vereceğiz. Bunun içinde bütün müfredat olacak, bütün dersleriniz bunun içinde olacak. İşte buyur, bununla git, bununla gel. İnternet ağıyla dünyaya bağlı olacaksın. Ben ne düşünüyorum biliyor musun? Yahu diyorum, Amerika’da Edward’ı, George, Almanya’da Hans’ı, Helga’sı onların çocukları bu imkanlara sahip oluyor da, benim ülkemde, benim Batman’ımda Ahmet’im, Mehmet’im, Hasan’ım, Hüseyin’im, Ayşe’m, Fatma’m, Hatice’m onların çocukları niçin bu imkanlara sahip olmasın, neden? Derdim bu ya. Biz sizi seviyoruz ya, biz dertliyiz ya, biz size aşığız ya. Biz Ferhat olduk dağları deldik. Şirin burada ve Şirin’e kavuştuk. Biz bu yollara bunun için düştük. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Farkımız bu. Allah bu millete hizmet yolunda canımızı alsın, derdimiz bu.

Değerli kardeşlerim; bitmedi. Sağlıkta biz Batman’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 174 trilyon. Benim Batmanlı kardeşim istediği hastaneye gidiyor mu? İstediği eczaneden ilacını alıyor mu? Bay Kemal, 8 sene SSK Genel Müdürlüğü yaptın. Senin Genel Müdürlüğün zamanında da benim Batmanlı kardeşim istediği hastaneye gidiyor muydu? Bugüne kadar gittiğin yerlerde ne anlattın acaba bu millete? Dedin mi ya ben Genel Müdürken daha iyi şartlarda benim vatandaşım tedavi görüyordu dedin mi? Eğer daha iyi şartlarda tedavi görüyorsa bir an bu görevde durmam. Ama bak biz neredeyiz. Neden? İş bilenin, kılıç kuşananındır. Bizim anamızı ağlattın anamızı o SSK hastanelerinde. Giderdik kapıda bizi bekletirlerdi, öyle mi? Doktor efendi bizi muayenehaneye çağırırdı, paramızı alacak ya, bir de bizden parayı alırdı. Eğer ameliyat yapacaksa yine hastaneye, orada ameliyat. Öbür tarafta ilaca gelince reçete yazılır, ilacın yarısı var, yarısı yok. Ne olacak? Parayı ver al. Kardeşim ben SSK’lıyım, bilemem kardeşim. Bu adalet mi? Peki şimdi bak oluyormuş. Ne yaptılar biliyor musunuz? SSK’yı da hastanelerin arasına katınca hemen bunlar tuttular Anayasa Mahkemesine gitmek istediler. Değerli kardeşlerim, tutturamadılar, olmaz dediler, biz de dedik ki olur olur bal gibi olur. Ve oldu. Şimdi benim vatandaşım istediği hastaneye gidiyor, istediği eczaneden ilacını alıyor. Bakın bu hale geldik.

Şu anda 18 tane helikopter ambulansımız Türkiye’nin 16 noktasında nöbette. Acil bir olay olursa onlar imdada koşuyor. Jet uçağımız, jet ambulansımız var, şu anda 2 tane, onları 5 yapıyoruz. Ve onlarla da yine Türkiye’nin uzak noktalarına gitmesi gerekiyorsa bu defa uçaklara devreye giriyor. Uluslararası olursa uçaklar devreye giriyor. Neden? Batılı hangi imkana sahipse, benim vatandaşım da aynı imkana sahip olacak. Sayın Kılıçdaroğlu, yani Allah göstermesin de, senin de başına böyle bir şey gelirse imdadına yetişir hiç merak etme. Bizde ayrım yok, bizde ayrımcılık yok, anında imdadına yetişiriz, seferber oluruz, hiç bizde ayrım yok. Ve bak Batman’a 174 milyon sağlık harcaması. Merkez Devlet Hastanesini gördünüz, nasıl? Pırıl pırıl mı? Lüks mü? Geldim açılışını bizzat kendim yaptım. Hamdettim Allah’ıma, ya Rab dedim Batman böyle bir hastaneyi gördü. Gercüş Devlet Hastanesi, 1 adet aile sağlığı merkezini biz tamamladık, 13 adet aile sağlığı merkezi, 3 adet toplum sağlığı merkezi, Komuta Kontrol Merkezinin yapımına başladık, süratle tamamladık. Ayrıca Kozluk Devlet Hastanesi ile Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinin yapımına devam ediyoruz. Değerli kardeşlerim, geldiğimizde koskoca Batman’da kaç tane diyaliz cihazı vardı biliyor musunuz? 7. Şimdi kaç tane var biliyor musunuz? 60. İşte görüyorsunuz, 1’e 9. Bakınız 112 istasyonu kaç taneydi biliyor musunuz Batman’da? 1 tane. Şimdi kaç biliyor musunuz? 11. Sevgili kardeşlerim, ambulans sayısı neydi biliyor musunuz? Koskoca Batman’da 1 tane ambulans vardı. Şimdi 16 tane ambulans var Batman’da. Uzman hekim sayısı 45’di. Şimdi 172. Ebe, hemşire sayısı 271’di. Şimdi 654. Halep oradaysa arşın Batman’da.

Sevgili kardeşlerim; sosyal yardımlar için 211 trilyon Batman’a yatırım yaptık. TOKİ’ye geliyorum, 2 bin 992 konut uygulaması başlattık. 2 bin 684’ünü tamamladık ve sahiplerine teslim ettik.

Ulaştırmada biz gelene kadar Batman’a ne kadar duble yol yapılmıştı biliyor musunuz? 15 kilometre. Biz 8 yılda 63 kilometre duble yol yaptık.

Havaalanı 2006 yılında 36 bin yolcu trafiği vardı. Şimdi 2010’u söylüyorum size, dikkat edin, 186 bine ulaştı.

Değerli kardeşlerim; KÖYDES için Batman’a 96 trilyon yatırım yaptık, 96 trilyon. Ve şu anda suyu, yolu olmayan köy neredeyse kalmadı, bu hale geldik.

Değerli kardeşlerim; biz çiftçinin hep yanında olduk. Tarıma geliyorum, 2002’de 8 trilyon tarım desteği verdiler; MHP, DSP, ANAP. Biz 2010’da 49 trilyon yardım verdik. Sevgili kardeşlerim, 267 trilyon şu 8 yılda verdiğimiz destek ve hayvancılık desteği ise 31 trilyon. Bizden önce Ziraat Bankası yüzde kaç faizle kredi veriyordu biliyor musunuz? Yüzde 59. Şimdi yüzde 5. Bakın 12’de 1, yüzde 5. Halk Bankası yüzde 47 faizle esnafa, sanatkâra kredi veriyordu. Şimdi yüzde 5. Bakın kim kimin yanında bunlar çok açık net ortada.

Devlet Su İşleri olarak 197 trilyon yatırım yaptık. Artık Batman’ın 2040 yılına kadar içme suyu, kullanma ihtiyacını temin edecek Batman içme suyu projesini tamamladık. 2003 yılında Batman Barajını bitirip, HES ünitesini de devreye aldık. Değerli kardeşlerim, su meselesi bizim değil ha, belediyenin yapması gereken bir iştir. Batman Belediyesi bunu yapmadığı için biz üstlendik, bunları bilmenizi istiyorum, tamamen belediyelere aittir. Ama burada insan var, bu insanlar susuzluk içinde duramaz. Onun için hemen buraya seferber olduk, yatırımları yaptık ve su ihtiyacını inşallah A’dan Z’ye tamamladık, tamamlıyoruz.

Değerli kardeşlerim; şimdi geliyorum artık işin finaline. Tekrar ediyorum, 18 gün değil mi? 18 gün kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Var mıyız? Ve 4’te 4. Tamam. Öyleyse şimdi bizim şarkımız neydi? Bu bizim aynı zamanda ahdimizdir biliyorsunuz. Hazır mıyız? Bayraklar bayraklar bayraklar.

Beraber yürüdük biz bu yollarda. Beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bize her şey sizi hatırlatıyor. Bize her şey sizi hatırlatıyor. Bize her şey sizi hatırlatıyor.

Günümüz kutlu olsun. 12 Haziran ülkemiz, Batman’ımız, milletimiz, Batmanlı kardeşlerimizin aydınlık yarınlara vesile olsun. Yeni anayasamız temel hak ve özgürlükler noktasında yeni bir milat olsun diyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.