Hak bir gönül verdi

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur,
Bir dem gelir şâdân olur, bir dem gelir giryan olur,

Bir dem sanırsın kış gibi, şol zemheri olmuş gibi,
Bir dem bişâretten doğar, hoş bağ ile bostan olur,

Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez,
Bir dem dilinden dürr döker, dertlilere derman olur,

Bir dem çıkar arş üzere, bir dem iner taht-es serâ,
Bir dem sanırsın katredir, bir dem taşar ummân olur,

Bir dem cehâlette kalır, nesne bilmez na-dan olur,
Bir dem dalar hikmetlere, Kâlînos û Lokmân olur,

Bir dem dev olur ya peri, viraneler olur yeri,
Bir dem uçar Belkıs ile, sultân-ı ins û can olur,

Bir dem varır mescitlere, yüz sürer anda yerlere,
Bir dem varır deyre girer, incil okur ruhban olur,

Bir dem gelir İsa gibi, ölmüşleri diri kılar,
Bir dem girer kibr evine, Fir’avn ile (Firavunla) Haman olur,

Bir dem döner Cebrail’e, rahmet saçar her mahfile,
Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur.



Hayran : Takdirkârlığından dolayı şaşa kalmış. Çok takdir etmiş. Çok beğenmiş.
Şâdân : Sevinçli, bahtiyar.
Giryan : Gözyaşı döken. Ağlayan.
Zemheri: Kışın en şiddetli zamanı, karakış
Bişâret : Müjde. Sevindirici haber. Hayırlı haber. Müjdeye verilen ihsan.
Şerh : Açma, genişletme. Açıklama. Anlaşılanı anlatma. Bir yazı veya konuşmayı kolay anlaşılması için izah etme, tafsil etme.
Dürr : (Dürdâne, dürre) (Farsça). İnci. İnci tanesi.
Arş : Kürsü, taht, yüce makam. En yüksek gök. Allahın kudret ve saltanatının tecelli yeri. (Arş kâinatı kaplar. Allah'ın kudreti ve ilmi de herşeyi kaplar.)
Taht-es serâ : Toprak altı.
Katre : Damla. Su damlası. Bir damla olan şey.
Ummân : Büyük deniz. Okyanus. Hindistan ile Arabistan arasındaki büyük deniz.
Nadan : (Na-dan) (Farsça). Cahil, bilmez, haddini bilmez.
Kâlînos : İlk devirlerde yaşamış olan bir Yunan Filozofunun adı
Virane : (Farsça). Harabe. Yıkılmağa yüz tutmuş eski yapı.
Belkıs : Süleyman peygamber zamanında, Yemen'de Sebe şehrinde hükümet süren Himyerîlerden bir melikedir. Çok eski mecusi Yemen padişahlarından Şerahil'in kızı, başka kardeşi olmadığından babasının yerine Yemen'e hükümdar olmuş idi. Sonra Süleyman ile evlendi.
Deyr : Manastır.
Ruhban : Rahip.
Fir’avn : Mısır'da, hususan Musa peygamber zamanında Allah'a isyan edip ilâhlık dâvasında bulunan, Musa'ya inanmayan hükümdar.
Haman : Musa zamanındaki Mısır Firavunu’nun vezirinin ismi.
Mahfil : (C.: Mahâfil) Toplanılacak yer. Toplantı ve görüşme yeri.
Gümrah : (Farsça). Yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış.