Eyri Ahmet

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
İnce Mehmet
[[Resim:|240px]]
Diğer adları
Yöre Kastamonu, Şenpazar
Tür Türkü
Kaynak kişi Müyesser Ertem - Mustafa Yolcu
Derleyen Oyhan Hasan Bıldırki
Nota {{{Nota}}}
Notaya alan

         İskilip’in üzerinde bir kara bulut,
         Aman anam ben gidiyom sen beni unut.
 
         Gitme Eyri Ahmet gitme, yollarda it var.
         Çok sallanma Eyri Ahmet, senden yiğit var.
 
         Eyri Ahmet’in karısı, altın sarısı
         Eyri Ahmet’i vurdular gece yarısı.
 
         Eyri Ahmet’in kuşağı, Tosya kuşağı
         Eyri Ahmet’i vuranlar Hacı uşağı.
 
         Bu türkü, bazı ilk ağızlarda, ilk dörtlüğünü aşağıda verdiğimiz gibi derlenmiştir. Bu ikinci şekil, söyleyişe daha yatkındır.
 
         “İskilip’in üzerinde
         Bir kara bulut.
         Aman anam ben gidiyom,
         Sen beni unut.”
 
         Eyri Ahmet, Tosya taraflarında eskiden yaşayan ünlü çete reislerinden birisidir. Köy köy dolaşarak birçok can yakmış, soygunculukla büyük bir ün kazanmıştır. Gündüzleri kendisine dağları mesken edinen Eyri Ahmet, geceleri de köylere inermiş. Peşinden takibe çıkan zaptiyeler, Eyri Ahmet’in devamlı olarak köyde bir eve girdiğini görmüşler. Eyri Ahmet’in gündüzleri dağa çıktığı zamanlarda zaptiyeler, köydeki ev sahibi ile anlaşmışlar.
         Gecelerden bir gece yarısı, ansızın Eyri Ahmet’in kaldığı evi kuşatmışlar, onu, çepeçevre her tarafından sarmışlar. İçeriye ne bir sinek, ne bir böcek bırakmışlar. Uçan kuşları bile oradan geçirmemişler. Köylüler de, kendilerine daima zulüm eden Eyri Ahmet’ten bıktıklarından, ona arka çıkmamışlardır.
         Zaptiyelerden biri, aralarından “Hacı’nın Uşağı” diye bilineni, tetiğine atik, gözü en kara olanı, Eyri Ahmet’in yattığı evin altındaki dama girmiş. Damdan yukarıya, Eyri Ahmet’in bulunduğu yere basmış kurşunu. Eyri Ahmet yaralanmış. Yaralı haline aldırmadan, silâhını kapmış, bir umutla dışarı fırlamış. Fakat avludaki askerler, topluca ateş açarak Eyri Ahmet’i öldürmüşler.
         Öldürmüşler ya, bu defa da köylüler, belki yiğitliğinden, gözü karalığından, korkusuzluğundan veya zaptiyelere duydukları öfkenin bin bir çeşidinden olacak, Eyri Ahmet türküsünü yakıp çığırmaya başlamışlar.
 
         Yukarıdaki türkü ile aşağıda verilen türkü arasındaki görülen benzerlik dikkatinizden kaçmayacaktır umarım. Bu olay, halk edebiyatımızın gücünü gösteren bir özellikten başka ne olabilir ki?..

         İSKİLİP ÜSTÜNDE BİR KARA BULUT
 
         İskilip üstünde bir kara bulut
         Ana ben gidiyom sen beni unut
         Ufacık yavrumu yerime böyüt
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         Şakir Efendi derler yüzüme baktı
         Olanca tüylerim ayağa kalktı
         Yağladı urganı boynuma taktı
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         İskilip üstünde bir ufak tepe
         Yarime yaptırdım elmastan küpe
         Ufacık yavrumu bıraktım körpe
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         Şakir efendi dedim, yüzüme baktı
         Olanca tüylerim ayağa kalktı
         Asmadan fermanı boynuma taktı
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         Darağacı donuk donuk duruyor
         Söğüdün yaprağı sönük duruyor
         Annem göz yaşımı silip duruyor
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         Odalar yaptırdım dururum diye
         Mavzeri çektim vururum diye
         Hiç aklıma gelmedi ölürüm diye
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         Bileydim İskilip’e gelmezdim
         Gafil olup martinimi vermezdim
         Olur olmaz kaymakam’a teslim olmazdım
         Doğurmaz olaydın anam başım belalı
         Ellerim kelepçeli boynum yareli
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         İskilip yolları dola dolayım
         Şakir efendi kurban olayım
         Aç kapıyı nazlı yarim göreyim
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         Atımı bağladım nar ağacına
         Kollarım ulaşmaz dar ağacına
         Kınalı kekliğim gel yamacıma
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         Bende bir aslanım kıymayın bana
         Katillik uyarmı senin şanına
         Beni asıyorsun bir hiç uğruna
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         İskilip üstünde bir kara bulut
         Asılmaya gidiyor bir baba yiğit
         Ana ben gidiyom sen beni unut
 
         Efendim efendim Şakir Efendim
         İfadeyi doğru söyle efendim
 
         Derleyen: MUSTAFA YOLCU
         İSKİLİP

         Bu Bozlak türkü TRT repertuarındadır. Fatma Türkan Yamacı uzun süre okumuştur.

* Oyhan Hasan Bıldırki, Dil Çerezleri, 1999 Sayfa: 125