Elvâh-ı Tabiat'ten

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Olunca hâb ile perverde çeşm-i bîdârın,
Eğildi sîneme doğru vücûd-ı nâ-çârın.
Cebîn-i sâfını bûs etmek istedim ammâ,
 
Döküldü gözlerime kâkül-î seher-târın;
Nigâh-î âşıkını târ-mâr eden zülfün
- O sâye-bân-ı perîşân-edâ-yı dîdârın –
Açıldı âhım ile pâre pâre ayrıldı;
Süzüldü cân evime dîde-yî ziyâ-dârın!
Şemîm-i hüsnünü ruhum duyardı zülfünden,
Ederdi kalbimi lerzân nigâh-ı bîmârın...
Bu hâl ile beni bir lâhza mest-i aşk ettin;
Hemen şu lûtfunu kıskandı nâz-ı gaddârın:
Atınca saçlarını duşuna uçup gittin;
Gözümde kaldı hayâl-î firişte-reftârın!..