3. Ergenekon İddianamesi/SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ V-ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 8- Şüpheli CENGİZ KÖYLÜ

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

a-Savunmalari,[değiştir]

Emniyet ifadesi

Emniyet ifadesi alınmamıştır. Savcılık ifadesi

Soruşturma kapsamında var olduğu ifade edilen örgütsel dokümanların içeriğini ve kimler tarafından hazırlandığım bilmediğini, yalnızca medyada yer alan ve kendi isminin geçtiği Karargah Evleri isimli dokümanı 30.03.2008 tarihinde yakınlarının uyarısı üzerine Radikal gazetesinin internet sayfasında gördüğünü, bu belge nedeniyle görev yaptığı Komutanlığa 31.03.2008 tarihinde dilekçe vererek hakkında bu iftirayı yayanların tespit edilmesini ve işlem yapılmasını talep ettiğini, bu başvuru üzerine Hava Kuvvetleri Komutanlığından kendisine olayın soruşturulduğunu, kendisinin de yasal haklarını tazminat davası yönünde kullanabileceği şeklinde bir cevap ulaştığını, daha sonra 18 yada 19 Temmuz 2008 tarihinde Genel Kurmay Başkanlığının internet sitesinde bu konu ile ilgili bir açıklama yapıldığını, bu açıklamada Hava Kuvvetlerinde görevli subaylarla ilgili olarak soruşturma yapıldığını ancak bu soruşturmanın Ergenekon soruşturması ile bir ilgisinin bulunmadığının ifade edildiğini, kendisinin görev yaptığı birliğinde daha pasif bir göreve atandığını, bu atamanın haksız olduğunu düşündüğünden Askeri Yüksek İdari Mahkemesine atamanın iptali ile ilgili dava açtığını, sonuç olarak bu iptal davasının aleyhine sonuçlandığını,

Yaşadığı haksızlıkları değişik basın organlarına mektup yazarak ayrıca MİT Başkanlığına başvurarak ifade etmeyi düşündüğünü, ancak üzerinde resmi üniforma bulunduğu için bunların hiç birisini yapmadığını, emekli olduktan sonra başvuruda bulunmayı daha uygun gördüğünü, evinde bulunan taslak halindeki mektubun bununla ilgili olduğunu,

"İP/Karargah Evleri" başlıklı 5 sayfalık MİT belgesini yargılaması devam eden davanın 441. Klasöründen internet yoluyla temin ettiğini,

"İP/Karargah Evleri" isimli belgede geçen isimler kendisine tek tek okunup sorulduğunda; kendisine okunan şahıslardan Harp Akademisi başlığı altındaki Yavuz GÖKER'in kendisinden kıdemli olan öğretim başkanı olduğunu, kendisinin aynı tarihte Hava Harp Akademisinde Harp Tarihi Strateji Ana Bilim Dalı Başkanı olduğunu, Turan TOKER'in de kendisi gibi öğretim elemanı olduğunu, Fırat KAYMAKÇIOĞLU'nun Harp Akademisinde plan şubesinde görevli binbaşı, Hasan Günay AKTAŞ, Osman ŞEN, Mahmut Melih BAŞDEMİR, Y. Selim ÖZMEN'in kendilerinin öğrencileri olduklarını, Turan KEMAL isminde bir öğrencilerinin olduğunu, o bölümde ismi geçen Rıza OKUR isimli şahsı tanımadığını, ayrıca aynı şemada adı olan Albay Sinan KESİCİ'nin kendisinin Harp okulunda öğrenci olduğu dönemde kendisinden iki yıl sonra gelen bir öğrenci arkadaşı olduğunu, İ. Yaşar HACISALİHOĞLU'nun o tarihte İstanbul Üniversitesinin hocası olduğunu, kendisinin Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yaptığı dönemde üniversiteden akademideki öğrencilere strateji, uluslararası ilişkiler konusunda ders verdiğini, Yaşar HACISALİHOĞLU'nun o tarihte doçent olduğunu, kendisinin öğrenci olduğu dönemde de akademide derslere girdiğini, kendisini bu nedenle tanıdığını, sadece bu kişileri tanıdığını, diğer şahısların hiç birisini tanımadığını ve hiçbiri ile hiçbir şekilde ilişkisinin olmadığını, bu belgenin medyada yer aldıktan sonra M. Bora PERİNÇEK'in bir basın açıklaması ile belgenin içeriğini yalanladığını ve kendisini tanımadığını beyan ettiğini, ayrıca Alevi Bektaşi Derneği Başkanının Yenibosna da bir Cemevi bulunmadığını, belgede ismi geçen subaylarla toplantı yapılmadığını basın açıklaması ile duyurduğunu, Balaban aşiretinin de basın açıklaması yaparak bu MİT raporunu yalanladığını ve hukuki yollarla mücadele edeceğini duyurduğunu, kendisinin bu açıklamaları da Askeri Yüksek İdari Mahkemesine sunduğu dilekçeye eklediğini,

Kendisinin söz konusu belgede Harp Akademisindeki öğrencilere yardım ettiği iddia edilen dönemde ailesi ile birlikte Amerika da olduğunu, Mayıs 2005 - Temmuz 2006 tarihleri arasında ABD Hava Üniversitesinde eğitim gördüğünü, bunu resmi yollarla teyit edebileceğini,bu belgede yer alan bilgilerin teyit edilmemiş ham bilgiler olduğunun MİT Müsteşarlığı tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıda ifade edildiğini, bunun dava dosyası eklerinde mevcut olduğunu, istihbarat çalışması yapılmadan, olgunlaştırılmadan ham bir duyumun rapor edilmesinden ibaret olduğunu,

Fikret EMEK'i tanımadığını, kendisini sadece devam eden kamu davası nedeniyle ismen duyduğunu, hiçbir yerde görmediğini ve yan yana bulunmadığını, kendisinin kimlik bilgilerinin neden bu şahsın elindeki belgelerde yer aldığını bilmediğini,

01.05.2008 tarihli görüşmeyi Rahmi K... isimli emekli bir Albay ile yaptığını, kendisinin yukarıda anlattığı görev değişikliği ve dava süreci ile ilgili görüşme olduğunu, Rahmi K... ile Kayseri'deki görevde halef selef olduklarını, onun ayrıldığı göreve kendisinin atamasının yapıldığını, Sencer isimli şahsın ise aynı birlikte görev yaptıkları, o tarihte Yarbay olan bir arkadaşı olduğunu,

01.05.2008 tarihli görüşmeyi kendi emrinde görev yapan Pilot Kurmay Yarbay Selçuk Ç... ile yaptığını, kendisinin farklı bir konu nedeniyle Hava Kuvvetleri bünyesinde soruşturma geçirdiğini, destek olmak için yaptığı görüşme olduğunu,

01.05.2008 tarihli görüşmeyi Hakan isimli devre arkadaşı ile yaptığını, ailece görüştüklerini, kendisinin haksız ataması ile ilgili yaptığı görüşme olduğunu, görüşmede geçen "ikinci kanal" tabirini ise dosyasıyla ilgili ilk önce lehine yürütmeyi durdurma kararının verildiğini daha sonra bu kararın iptal edilerek davanın reddedildiğini, bu hususu anlatmak için kullanılmış olabileceğini, görüşmenin devamında konuşulan şeylerin Hakan isimli arkadaşının kendi ataması ile ilgili itirazlarını sunduğu dava ile ilgili olduğunu, "onları rezil edecem" dediği kişilerin çevresinde kendisine destek olmayan kişiler olduğunu, belli bir kişiyi kastetmediğini, soruşturma geçirince herkesin kendisinden uzaklaştığını,

03.05.2008 tarihli görüşmeyi bir önceki görüşmede Hakan isimli konuştuğu devresi olduğunu, bu görüşmenin de yine haksız olarak yapılan ataması ve kendisine yapılan iftira ile ilgili olduğunu, kendisinin sicili son derece parlak bir geçmişe sahip olduğunu, bulunduğu rütbede birinci sırada terfi ettiğini, generallik sırasına da birinci olarak girdiğini, Ordu içerisinde çekememezlik ve benzeri sebeplerle değişik yollarla karalama olayının yaşandığını, kendisi hakkında değişik internet sitelerinde yada mektup yoluyla çeşitli iftiraların dile getirildiğini, aynı şekilde konuştuğu Hakan isimli arkadaşının da benzer olayları yaşadığını, görüşmede bunları paylaştıkları, "aynı ekip" derken somut belli bir grubu kastetmediklerini,

03.05.2008 tarihli görüşmeyi Mustafa B... isimli öğretim elemanı ile yaptığını, Hava Pilot Binbaşı olduğunu, aynı yerde birlikte görev yaptıklarını, tayin konusunda kendisinin yaşadığı haksızlığı kendisi ile paylaştığını, dil konusunda tavsiyelerde bulunduğunu,

04.05.2008 tarihli görüşmeyi Erol Ş...isimli devre arkadaşı ile yaptığını, kendisinin uğradığı haksızlık ile ilgili yapmış olduğu görüşme olduğunu, bu görüşmede Erol'un beyanlarında "işte sen tanıyorsun Ergenekon mergenekon o Albay vardı hatırlıyorsun Silahlı Kuvvetlerde " şeklindeki ifadelerinde kastettiği albayın kim olduğunu bilmediğini, bu görüşmede Erol'un kendisine sakin olmasını tavsiye ettiğini, görüşmenin devamında kendileri aleyhinde haksız iftiralarda bulunan tahmin ettikleri bazı kişileri ima ettiklerini, ancak kendisinin hukuka saygılı bir insan olduğundan kesin emin olmadığı için tahminleri açıkça ifade etmek istemediğini, kendilerine iftira eden kişilerin yakın çevrelerinden kişiler olduklarını, görüşmede Korgeneral olarak bahsettiği kişinin emekli bir asker olduğunu, Hava Korgeneral olduğunu, kendisinin Tarih Bölüm Başkanı olduğu için bazen emekli paşaların değişik konularda bilgi istediklerini, bu paşanın da kendisinden o tarihte Türk-Yunan ilişkileri ile ilgili bilgi istediğini, kendisinin İşçi Partisine üye olduğunu öğrenince talep ettiği bilgiyi vermediğini, kendisini reddettiğini,

06.05.2008 tarihli görüşmeyi şu an emekli olan komutanı Mehmet Y...ile yaptığını, görüşmede adı geçen Bahadır Albay'm Hava Kuvvetlerinde görevli olan bir subay olduğunu, aralarında mesleki uyuşmazlık ve şahsi geçimsizlik bulunduğunu, bu konu ile ilgili olduğunu, görüşmenin devamında konuştukları hususların Kendisinin Personel Subayı olarak görev yaptığı dönemde çeşitli sebeplerden ordu ile ilişiği kesilen kişilerin ordudan atılmalarına sebep

olarak kendisini görmeleri ve tehdit etmeleri ile ilgili olduğunu, görüşmede tuttuk dediğim tutanağın çalıştığı şubede personel ile kendi aralarında yaşanan görev ile ilgili bir husus olduğunu, bu telefon görüşmesinde çok farklı konuları konuştuklarını, görüşmenin devamında güncel konuları konuştuklarını, kendisinin şahsi değerlendirmeler yaptığını, kendisinin de komutanı olduğu için tasdik etmek durumunda kaldığını, Fethullah denilen şahsın ismini kendisinin hiç anmadığını, bu mevzuyu kendisinin açtığını, kendisinin ise nezaketen onayladığını,

25.06.2008 tarihli görüşmeyi bir önceki görüşme yaptığı Mehmet Y... isimli sicil amiri ile yaptığını, kendisinin açmış olduğu dava ile ilgili konuştuklarını,

01.07.2008 tarihli görüşmeyi emrindeki personel Albay Sait O... ile yaptığını, kendisi ile dava hakkında konuştuklarını, hakkındaki rapor nedeniyle telefonunun dinlendiğini tahmin ettiğinden bahsettiğini ancak her hangi bir suç işlemediği için telefonunu değiştirmeyi düşünmediğini,

29.07.2008 tarihli görüşmeyi muhtemelen devresi olan birisiyle yaptığını, ismini hatırlamadığını, özel Havayolu şirketlerinde çalışan birisi olabileceğini, bu görüşmede "sırası geldikçe uyguladığım önlemler" deyiminden kastının devam eden davasıyla ilgili aşamalarda sunmuş olduğu beyanlar olduğunu,

Bundan sonraki görüşmelerin tamamen haksız yapılan tayin ile ilgili açtığı dava, hakkındaki iftiralar ve açmayı düşündüğü tazminat davası ile ilgili güncel görüşmeler olduğunu, kendisinin bu olaylar nedeniyle haksızlığa uğradığını, çok yıprandığını, bunları dostları ile paylaştığını, Yukarıda açıkladığı gibi MİT raporundaki hususların tamamen hayali olduğunu, iftira mahiyetinde olduklarını, bir ciddiyetinin bulunmadığını, bu hayali iftiralarla ailesiyle birlikte büyük sıkıntılar yaşadığını, ayrıca bu soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan hiç kimse ile askeri personel dahil ilişkisinin olmadığını, telefon görüşmelerinin kendi görev yaptığı kişiler ile gerçekleştiğini, , anne baba çok yakın birkaç kişi dışında sivil şahıs olarak kimse ile ilişkisinin olmadığını, kendisinin 14 yaşında orduya katıldığını, tamamen kanuna, milli değerlere hukuka bağlı olarak görev yaptığını ve yaşadığını, yaşamının hiç bir döneminde yasal olmayan hiç bir grup ile veya oluşumla hiç bir şekilde temasının olmadığını, böyle bir şeyi kabul edemeyeceğini, Suç işlemediğini, savunmasının bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir.

Sorgu ifadesi

Ergenekon silahlı terör örgütü ile yakından uzaktan hiçbir ilgisinin olmadığını, bu davada ismi geçen şahısları tanımadığını, mesleğinde başarılı olan bir insan olduğunu, Radikal gazetesinin internet sitesinde yayınlanan 30 Mart 2008 tarihli işçi Partisinin Karargah Evleri isimli bir yazısı nedeniyle suçlandığını, İşçi Partisinde görev alan hiçbir kimseyi tanımadığını,

Karargah Evleri isimli belgede aynı yerde görev yaptığı öğretim elemanları dışmdakileri tanımadığını, bu raporun daha sonra MİT tarafından hazırlandığını, raporun ham bir ürün olduğunu, kesin bir veriye dayanmadığını, istihbarı nitelikte Genel Kurmay Başkanlığına verildiğini öğrendiğini, bu rapor ortaya çıkınca raporda ismi geçen subayların görev yerlerinin değiştirildiğini, kendisinin de görev yerinin değiştirildiğini, aynı birlikte albay kadrosuna atandığını, bu haberlerden sonra Genel Kurmay Başkanlığının bu konuda bir açıklama yaptığını, konunun Ergenekon silahlı terör örgütü ile bir ilgisinin olmadığını, ayrı bir soruşturma konusu olduğunu bildirdiğini, yerinin değiştirilmesi üzerine Askeri Yüksek İdari Mahkemesine dava açtığını, davayı açtıktan sonra altı aylık süreç içinde gündemde olduğu için kendisini seven daha önce tanıyan arkadaşlarının telefon açarak kendisine moral vermeye çalıştıklarını, telefon görüşmeleri incelendiğinde suçsuz olduğunun ve bu olay nedeniyle ızdırap çektiğinin anlaşılacağını, bu raporda hiçbir sivil şahıs olmadığını, hepsinin üst komutanları, üsleri ve arkadaşları olduğunu, bu dava ile ilişkili olan şahıslarla hiçbir irtibatının olmadığını,

Çok Gizli ibaresi olan Karargah Evleri başlığı altındaki doküman okunup sorulduğunda; bu belgeyi kabul etmediğini, belgede yer alan komutanları, arkadaşları dışındaki sivil şahısları tanımadığını, tamamen hayal ürünü olduğunu, olayların geçtiği tarihte kendisinin bir yıllığına Amerika'da görev yaptığını, bu rapor yayınlandıktan sonra İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK'in açıklama yaparak kendisini tanımadığını bildirdiğini, Alevi Bektaşi Derneği Başkanının noter aracılığı ile bir açıklama yaparak Yenibosna da böyle bir cemevinin olmadığını açıkladığını, Balaban aşiretinin de basına açıklamada bulunarak bu raporun doğru olmadığını bildirdiklerini, bu belgenin MİT'in Genel Kurmay Başkanlığına gönderdiği hayal ürünü bir belge olduğunu,

Yaptığı telefon görüşmelerinin doğru ve kendisine ait olduğunu, telefonla görüştüğü şahısların halef selef olduğu komutanları, arkadaşları olduğunu, bu dava nedeniyle kendisini arayıp soran arkadaşlarla yapmış olduğu konuşmalar olduğunu, kendisi hakkında somut hiçbir delil olmadığını beyan etmiştir.

b-Dijital inceleme[değiştir]

Şüpheli Erol MANİSALI'dan ele geçirilen 2006 ibaresi bulunan ajandanın 30 Ekim 2006 sayfasında "11-13 Doktora Kurmay Hava Albay Cengiz Köylü Harp Akademileri" yazdığı, ajandanın herhangi bir ibare bulunmayan sayfasında ise "2008" başlığı altında "Albay Köylü 0543 893 7685" numaralı telefonunun yazılı olduğu ve aynı sayfada "2007" başlığının altında "Harp akademi Konfe.. 1)2007 30 Mart 10.55-13-30 (T-AB) KAlbay Cengiz Köylü Hava" şeklinde yazdığı görülmüştür.

c-Telefon Görüşmeleri[değiştir]

Tape No:8353, 03.05.2008 tarihinde X şahıs ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; C. KÖYLÜ'nün "Ankara'daydım ben böyle bi temaslarda bulundum ama haberin olsun" dediği, X şahsın "mahkemeye verdiğini söylemiştin bana" dediği, C. KÖYLÜ'nün "He verdim ama abicim benim orda elde edindiğim bi takım bilgiler var işin boyutu çok büyük haberin olsun" "Yani seni de beni de ezen kişilerin başında hep aynı kişiler var" "Senin tayinini ettiren beni ettiren onunla beraber çalışan" "Yani insanları kategorize edip silen silmeye çalışan birileri var bi grup var haberin olsun abi" dediği, X şahsın "Hem de büyük bir grup abicim ya" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Aynen analiz etmemiz lazım ben benim doruk noktasına ulaştı devrem iş işin boyutu büyük haberin olsun" dediği, X şahsm "Anladım devresi anladım" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Yani bu orda işte aynı zamanda çalışan insanlar SEN DE Bİ ŞEYLER YAPTIN BEN DE Bİ ŞEYLER YAPTIM SENİ DE BENİ DE ÇİZEN EKİP BENİMLE BERABER BİZİM ZİHNİYETTE OLANLARIN DA HEP SİLİNDİĞİ EKİP VAR" "Vallahi bak hepside aynı kişilerde odaklanıyor" dediği, X şahsın "Zaten şey yaptın mı pazıları bir araya getirdin mi karşımızda ki ekip aynı" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Sen sen şöyle bir şey yap bir araya gelelim bir yerde zihin muhakemesi yapmamız lazım nasıl olsa bardak kırıldı anasını satayım" "Tamam mı yani onları bırakmayacaz abicim" dediği, X şahsın "" dediği,

Tape No:8254, 03.05.2008 tarihinde Mustafa B. İle yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Mustafanın "tayin çıkmadı bizi hüsrana uğratırlar yani bakalım böyle biraz moralimiz bozuldu" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Yok şey yapmaya işte benim de bozuk arkadaş durduk yerde tayin çıktı" dediği, Mustafanın "beklemiyordunuz de mi komutanım siz de" dediği, C. KÖYLÜ'nün "yok ya emekli ol diyorlar yani bana beklenir mi ya tayin 1 sene de" "Çok saldırı var ya beyaz bana ya" "Ya birileri" dediği, Mustafanın "Burda daha önce konuştuk" "Konuştuk ya komutanım burda da aynı konuştuk ya meyve veren ağaç her zaman taşlanır hiç siz kimsenin şeyine bakmayın dosdoğru gidin komutanım bildiğiniz şekilde gidin yani biz her zaman sizle beraber sizin yanınızdayız yani" dediği, C. KÖYLÜ'nün "E düş., kardeş tökezledik yani bizde öyle diyorduk ama adamlar adamlar hedefine ulaştı yani ya" dediği,

Tape No:8255, 04.05.2008 tauhınde Erol, ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; C. KÖYLÜ'nün "Ya devrem saldırıya geçtiler ya ne yapayım yani ya" "Öyle yazıyorlar çiziyorlar" "Yapıyorlar işte bazı şeyleri yapıyorlar” “....kabul etmem ya mücadelemi yapacam yani ben tespit ettim yani şerfsizleri dediği Erol’un “Bizden birileri mi şikayet etmiş" dediği,

C. KÖYLÜ'nün "Evet evet" dediği, Erol'un "birilerine bi mesajlar gönderilmeye çalışılıyor tabi düz mü teper ters mi teper yani sonu nereye kadar gider bilmiyorum birilerini örnek dövüp birilerine mesaj gönderilmeye çalışılıyor" "Olay o yani YA İŞTE SEN TANIYORSUN ERGENEKON MERGENEKON O ALBAY VARDI HATIRLIYORSUN SİLAHLI KUVVETLERDE" "Adam samimi şey dürüst daha birazcık milliyetçi bilmem neciydi ara sıra ş.....ettiridi burdan ama öyle teşkilat kuracak bilmem ne yapacak vatana ihanet edecek adam mıydı ya yani" dediği, C. KÖYLÜ'nün "sakin bir şekilde mücadele edecem bunlarla" "Ha Bİ KESİMİ DE SEVİNDİRMEYECEM yani buyursunlar yok benim amacım yani ney ya arkadaş bi onu öğrenmeye çalışıyorum inan ki bilmiyorum ya yani çek ya dedim ya arka.." "Hayır bu bu devrem bi de o Akademili ve bi tane psikopat vardı O DA OLABİLİR tamam mı orada öyle bir psikopatın biri var ki yani ben onu da tahmin ediyorum adam böyle şeyleri çıkartıcak yapıda biri yani Aydına a yaptı" dediği, Erol'un "Haldun abi diyorum" dediği, C. KÖYLÜ'nün "He onunla Ankara da görüştüm" "Ulan bi de bak şerefsizlerin şeyini hatırlar mısın o korgeneral yazısının çıktık projeyi iptal ettik olsaydık anasını satayım onu iptal etmezdik" dediği, Erol'un "Ne anlamadım" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Hani geçen hatırlarsan yok bizi araştırma görevi filan verdiler ya o bi tane ney o korgeneral vardı sen dedin internette bu işçi partisinin hemen telaşla iptal ettirdik yok çıktısını aldık geldik" dediği, Erol'un "Onu da ben başka yerde duydum da onun için sana söyledim" "Ankara da görüştünüz biz dedi yani" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Ta bi o da onun üyesi ya işçi partisinin yani" dediği, Erol'un "Yani neyse şimdi dedikodu yapıyoruz şimdi devrem va ya senin telefonlarını da dinliyorlardır onlar ha" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Heh" dediği, Erol'un "Senin telefonlarını falan da" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Yok lan sen de yok ya devrem ya ONLAR KİM DİNLESİN ŞEREFSİZLER YA" dediği,

Tape No:8257, 06.05.2008 günü X ŞAHIS ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; C. KÖYLÜ'nün "Ya ben gittim şöyle konuştum sağla solla da", "Ya bana böyle bir saldırı var" dediği, X ŞAHSIN "Hadi be O., çocukları ya" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Kim çıktı biliyor musunuz altından" , "Bahadır Albay çıktı ya" dediği, X ŞAHSIN "O çıkar yaa başka bir it çıkamaz zaten" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Komutanım yaa vallahi komutanım yaa" dediği, X ŞAHSIN "O., çocuğu o adam vurulacak adam da" dediği, C. KÖYLÜ'nün "O o amerikan kursunda önümün kesilmesi Bahadır Albay vardı o imalı imalı konuşuyordu" dediği, X ŞAHSIN "He he O., çocuğu" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Arkasından bizim bir takım şeyler bulduk orda biliyorsunuz" dediği, X ŞAHSIN "He he" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Bunun şimdi yemin ediyorum vakti zamanında eşlerini kapalı böyle öcü gibi gezdiren", "Haremlik selamlık oturanlar şimdi hepsi Ankara'da tek tek gördüm hepsini yaa" dediği, X ŞAHSIN "Hepsi hepsi kral olmuş dimi" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Eskişehir'de tarikat halinde toplanıyordu bunlar yaa" dediği, X ŞAHSIN "biz biz onların hepsini biz bunların dile getirdik söyledik biliyor musun söyledim ben yaa" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Ya komutanım ben yani inanının düşünüyorum taşınıyorum hiç benim hiç birşeyim yok" dediği, X ŞAHSIN "Ama bak şunu söyliyim ben sana bak onlarda onlarında kuyusu kazılıyordu ama abi onlar şuanda" dediği, C. KÖYLÜ'nün "benim internette birden adım çıktı farkettiniz mi" dediği, X ŞAHSIN "Ya hepsi bunların tezgah tezgah ya" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Yok internette çıktı adımı biliyor musunuz çıktığını" dediği, X ŞAHSIN "Duydum duydum duydum" dediği, C. KÖYLÜ'nün "ya bu kadar saçma birşey ordakilerinin hepsi benim düşüncede olan insanlar biliyor musunuz" dediği, X ŞAHSIN "Ya bunlar" dediği, X ŞAHSIN "Ben Raşit olmasa o zaman benim kuyumu da kazıyordu şey biliyorsun Fuat Raşit'le konuştum ben dedim bak Raşit açık verme bu ibne dedim böyle böyle altan giricek sana soracak tamam dedi de Allahtan o da sağlam çocuktur yoksa" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Biliyorum ya komutanım" dediği, X ŞAHSIN "Bu sefer yukardan genel kurmay baskı yaptı tamam mı bundan önceki yemin etti bunları temizleyecem de öyle gidicem diye ama yukarısı bastırdı abi işler bildiğin gibi değil tamam mı işler çok karışık" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Tamam abi" X ŞAHSIN "Çok fazlada yıpratma şuanda ben şöyle senin yani tamamen katılıyorum ama Türkiye elden gidiyor abicim ya bırak hava kuvvetlerini genel kurmayı Türkiye elden gidiyor Türkiye şu anda o pozisyondayız ya" dediği,

C. KÖYLÜ'nün "Taa o zaman" dediği, X ŞAHSIN "Ya he şimdi adam çıkıyor orda bilmem ne yapıyor hani biz bugüne kadar başörtüden atmadık mı, dairenin başındaki adamımız kim abi ya en sondaki adamımızı kim yaa" dediği, C. KÖYLÜ'nün "Yaa işte" dediği tespit edilmiştir.

d-Örgütsel İrtibatlar[değiştir]

Sanık Doğu PERİNÇEK'in İstanbul Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadesinde; Karargah Evleri isimli dokümanla ilgili olarak; şüpheli bir belge olduğunu, kendi teşkilatlanma ve çalışmalarıyla en ufak bir ilgisinin olmadığını, provokasyon amaçlı olduğunu, ruhuna, çalışma tarzına ve geleneklerine aykırı olduğunu,

İ. Yaşar HACISALİHOĞLU'nun değerli bir doçent olduğunu, M.Bora PERİNÇEK'in oğlu olduğunu,

M.Bedri GÜLTEKİN'in partisinde genel başkan yardımcısı olduğunu,

Hikmet ÇİÇEK'in partisinin basın bürosu sorumlusu olduğunu,

Zerrin ÖZTÜRK'ün partisinin İstanbul Öncü Kadın başkanı olduğunu,

Bu dört ismin bir arada olmasının mümkün olmadığını, saçma sapan bir şema olduğunu,

Bölge sorumluları başlığı altında yer alan Ali DOĞAN'ın üyeleri olduğunu, Mevlüt USTA'nm İstanbul il saymanı olduğunu, Hıdır OKKA'nın Merkez Karar Kurulu üyeleri olduğunu, Zerrin ÖZTÜRK'ün Gaziosmanpaşa ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, Mustafa UZAN'ın Tekirdağ yöneticileri olduğunu, Sait ZORLU'yu tanımadığını, Abdurrahman TAŞÇI'nın İstanbul İl yöneticisi olduğunu, kurye falan olamayacağını, beyan etmiştir.

Sanık Hikmet ÇİÇEK'in İstanbul Emniyet Müdürlüğünde alman ifadesinde;

Karargah Evleri isimli doküman ile ilgili olarak; belgede ismi geçen şahıslardan İ. Yaşar HACISALİHOGLU'nu İstanbul'da bir üniversitede öğretim görevlisi olduğunu bildiğini,

M. Bora PERİNÇEK'in Doğu PERİNÇEK'in oğlu olduğunu, partide bir görevinin olmadığını, İstanbul Üniversitesinde İnkılap Tarihi Enstitüsünde araştırma görevlisi olduğunu,

Mehmet Bedri GÜLTEKİN'in İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı olduğunu,

Mevlüt USTA, Hıdır OKKA ve Abdurrahman TAŞÇI İstanbul İşçi Partisi İl Örgüt üyesi olduklarını, Belgede ismi geçen diğer şahısları tanımadığını,

Kendisinin İşçi Partisinin dördüncü katında böyle bir belgenin nasıl bulunduğunu bilmediğini, belgede şematize edilen yapılanmadan bilgisinin olmadığım, böyle bir yapılanma içersinde bulunmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Cengiz KÖYLÜ'nün Erol MANİSA ile 5 kez görüştüğü tespit edilmiştir.

e-Delillerin Ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi,[değiştir]

ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ ne yönelik yapılan soruşturmada çeşitli şüphelilerden ele geçirilen DEVLETİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İÇİN ÖNERİLER (MASTIR PLAN ÖN ÇALIŞMASI) isimli dokümanda, terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerine sızma ve Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yapılanma faaliyetlerinin hedeflendiği ve bu hedefin gerçekleştirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiği belirtilmektedir.

Ergenekon silahlı terör örgütü nün hedeflerine ulaşma uğrunda TSK bünyesine sızma konusuna büyük önem verdiği ve örgütün içinde askeri yapılanmanın gerçekleştirilmesinin çok önemli yeri olduğu, örgüt dokümanlarında yedi gizli birimden beşinin başında asker bulunduğunun belirtilmesinin de bunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bu doğrultuda örgütün hayati derecede önem verdiği, TSK'ya sızmak amacıyla, "Karargah Evleri" olarak isimlendirdikleri hücre yapıları oluşturdukları, başında asker kökenli üyelerin bulunduğu, bu yapının öncelikle askeri lise ve harp okullarına kendilerinin yetiştirdikleri kişileri yerleştirmeye çalıştıkları, bu şahıslar vasıtası ile harp okulu öğrencilerine ve subaylara ulaştıkları ve onlarla irtibata geçerek, örgüte sempatizan veya mensup olarak kazandırmaya çalıştıkları tespit edilmiştir Örgütün TSK'ne sızma çalışmaları C.Başsavcılığımızca Ergenekon silahlı terör örgütü ile ilgili olarak yürütülen soruşturmada düzenlemiş bulunan 08/03/2009 gün ve 2009/511-188 sayılı ikinci iddianamede de ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

İşçi Partisi Genel Merkezi'nde yapılan aramada ele geçirilen, MİT Müsteşarlığınca düzenlenmiş "Çok Gizli Kopya" ibareli belgede, İşçi Partisi Karargah Evleri yapılanmasının şematize edildiği belge içeriği incelendiğinde;

Ergenekon silahlı terör örgütü nün sivil yapılanmasında yer alan Teori, Tasarım ve Planlama Daire Başkanlığı içerisinde görevli bulunan İşçi Partisi Genel Başkanı sanık Doğu PERİNÇEK'in, bu gizli yapılanmanın metotlarını ve geliştirilmesini nasıl yaptığını ayrıntılı bir biçimde ortaya koymaktadır. Zira MİT Müsteşarlığınca yapılan çalışmalar sonucunda gizli olarak hazırlanan ve bilgi için gizli olarak askeri makamlara gönderilen bu gizli belgenin İşçi Partisi Genel Merkezinde sanık Doğu PERİNÇEK'in odasında bulunması, örgütün TSK'ne sızma girişimlerinin ulaştığı ürkütücü boyutu açıkça göstermektedir.

Karargah Evleri yapılanmasına benzeyen yapılanmanın da yine haklarında Ergenekon silahlı terör örgütü yöneticisi veya üyesi olmak suçlarından kamu davası açılan sanıklar Neriman AYDIN ve Kemal AYDIN tarafından organize edildiği tespit edilmiştir. Adı geçen sanıkların, Durmuş Ali ÖZOĞLU'na bağlı olarak Hamza DEMİR ve Ercüment OVALI'nm yardımları ile Türk Silahlı Kuvvetleri ve harp okullarına sızma, buralarda örgüte eleman kazandırma faaliyetlerinde bulundukları, muhtemelen harp okullarına önceden yerleştirdikleri elemanlar vasıtası ile irtibata geçtikleri askeri öğrencileri kendi evlerine veya bu amaçla kiraladıkları evlere getirdikleri, buraya gelen askeri okul öğrencilerine Ergenekon silahlı terör örgütü nün fikri ve ideolojik eğitimini verdikleri, bu öğrencilerin değişik zamanlarda işlemiş oldukları suçları ve disiplin cezalarının kaldırılmasına yönelik her türlü işlemleri takip ettikleri, bu amaçla oluşturdukları grubun başına teğmen olarak görev yapan sanıklar Mehmet Ali ÇELEBİ ve Noyan ÇALIKUŞU'nu görevlendirdikleri, bu şüphelilerin kendi arkadaşlarını örgüte kazandırmak amacı ile sanıklar Kemal AYDIN ve Neriman AYDIN'm yanma getirdikleri, bu çalışmalar sonucunda sanıklar H. Hüseyin UÇAR, Eren MUMCU, Yaşar TOZKOPARAN ve Önder KOÇ'u örgüte kazandırdıkları anlaşılmıştır. Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre:

Sanıklar Neriman AYDIN ve Kemal AYDIN'm örgütün özellikle Kara Harp Okulu'na öğrenci yerleştirme ve sızma faaliyetlerinde bulunan hücre yapılanmasının sorumlusu oldukları, şüpheli Cengiz KÖYLÜ'nün ise örgütün talimatları doğrultusunda Hava Harp Okulu'na öğrenci yerleştirme ve sızma faaliyetlerini organize eden hücre yapılanmasının başında olduğu anlaşılmıştır. Özellikle, MİT Müsteşarlığı tarafından tanzim edilen belgelerden de anlaşılacağı üzere; Ergenekon silahlı terör örgütü içinde ara yönetici konumunda bulunan şüpheli Cengiz KÖYLÜ'nün Hava Harp Okulu öğrencilerinden sorumlu olduğu ve ayrıca Harp Akademilerinde faaliyetlerine devam ettiği görülmektedir.

Ergenekon silahlı terör örgütü ne karşı yürütülen soruşturma kapsamında bulunan kişilerin tamamında olduğu gibi şüpheli Cengiz KÖYLÜ'nün de telefon görüşmelerinde gizliliğe azami ölçüde özen gösterdiği, özellikle örgüt üyeleri ile telefon görüşmesi yapmaktan kaçındığı, şüphelinin telefon görüşmeleri incelendiğinde kendisi ile birlikte hareket eden ekibin, başka bir ekip tarafından silindiğini ve yok edilmeye çalışıldığını belirttiği, bu ifadelerinden de şüphelinin "Karargah Evleri" isimli hücre yapılanmasını kendi ekibi olarak nitelendirdiğinin anlaşıldığı, şüphelinin yukarıda açıkça izah edilen eylemlerinin örgütün ara yöneticiliği kapsamında bulunduğu sonucuna varılmakla;

Şüpheli Cengiz KÖYLÜ'nün eylemlerine uyan TCK'nm 314/1, 3713 sayılı Kanunun 5. Maddeleri gereği cezalandırılması ve hakkında TCK'nın 53, 58/9, 63 maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.