2. Ergenekon İddianamesi/V. BÖLÜM ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 54- Şüpheli Muhammet Murat AVAR

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

54- Şüpheli Muhammet Murat AVAR

a-Savunmaları,[değiştir]

Emniyet beyanında;

Milletin Sesi Gazetesi’nde muhabir olarak çalıştığını, 1980 yılında Erzurum ilinde doğduğunu, ilk orta ve liseyi Erzurum ilinde bitirdiğini, liseden sonra basın sektöründe çalıştığını, halen askere gitmediğini, tecilinin devam ettiğini, babasının vefat ettiğini, annesinin sağ olduğunu, aynı anne ve babadan olma üç kardeş olduklarını, pasaportunun bulunmadığını, bir defa Azerbaycan’a gittiğini, halen muhabirlikten aldığı para ile geçimini sağladığını, ayrıca annesinin maaşının olduğunu, başka gelirinin bulunmadığını, Anadolu Basın Kulübü ve Doğu Anadolu Basın Cemiyeti’ne üyeliğinin bulunduğunu, arkadaşı Kürşat adına kayıtlı 0538 270 57 68 numaralı hattı yaklaşık 2 yıldır kullandığını, bir dönem kullandığı ve kendi adına kayıtlı bir başka hattın da 0538 329 22 33 numaralı hat olduğunu ancak bu hattı bir dönem kullandıktan sonra kapattığını, başka kullandığı hattının bulunmadığını beyan etmiştir.

Şüpheliye, 01.07.2008 günü yapılan operasyonlarda yakalanan şahısları tanıyıp tanımadığı, tanıyor ise aralarında ne tür bir ilişki olduğu yönünde soru sorulduğunda; Neriman AYDIN ve Kemal AYDIN isimli şahısları 1 yıl kadar önce Ankara’da tanıdığını, O dönemde babasının Erzurum’da kanser tedavisi gördüğünü, Babasının iyileşme umudunun olmadığını doktorlar söyleyince bu hastalığın kök hücre tedavi yöntemiyle tedavi edilebileceklerini söylediklerini, kendisinin de bir araştırma yaptığını, Bunun dünyada belli başlı ülkelerde olduğunu ve maliyetinin yüksek olduğunu öğrendiğini, Daha sonra ülkemizde bu işi kim yapar diye arayışlara girdiğini ve Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesinde bu konuda çalışan Ercüment OVALI isimli bir doktorun olduğunu öğrendiğini, Ercüment OVALI’ ya ulaşabilmek için bu şahsı tanıyan insanları aramaya başladığını, Tanıdıkları vasıtasıyla Ercüment OVALI’ya ulaşabilecek kişi olarak Neriman AYDIN ve ağabeyi Kemal AYDIN’a ulaştığını, Neriman AYDIN’a ulaştığı an babasını kaybettiğini, 8-9 ay kadar önce Siyami YALÇIN ile Ankara’ya gittiklerinde Neriman AYDIN ve Kemal AYDIN’ın evlerine gidip 15 dakika kadar görüştüklerini,

Şüpheliye 01.01.2008 günü saat 10.30 sıralarında Ayhan isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen; “o sırada yayın yapılmasının sakıncalı olduğu belirtilen kişiler ve olayın ne olduğu, kendisine getirilecek CD’nin ne olduğu, halkın uyarılmasından neyin kastedildiği” sorulduğunda: “Ayhan isimli şahıs Milletin Sesi Gazetesi’nin sahibi olan Ayhan KÖSEOĞLU isimli şahıs olduğunu, Erzurum’a gelen yabancı bazı misyonerler ile ilgili olarak duyum geldiğini, kendisinin de bunun ile ilgili olarak Ayhan ile görüştüğünü, Bu şahısların jandarma bölgesinde olduğunun haberi üzerine bu konuda bilgi alış verişi yaptıklarını, Kendisinin patronu olduğunu, Bu şekilde aralarında bilgi akışı olduğunu, kendisine bu haberi veren şahıslar CD’yi getirmediklerini, Bu görüşmenin bu konu ile ilgili bir görüşme olduğu, şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 02.01.2008 günü saat 09.48 sıralarında Kürşat isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “mektup”un ne olduğu sorulduğunda:

“Kürşat ….? isimli şahısın arkadaşı olduğunu, Kendisini zaman zaman aradığını ama telefonuna cevap vermediğini, ve kendisine bir mektup gönderip bir kırgınlığının olup olmadığını sorduğunu, sonrasında Kürşat’ın telefonla kendisini ardığını ve mektubun ne olduğunu sorduğunu, Bu telefonla ilgili bir görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 15.01.2008 günü saat 17.27 sıralarında Ahmet Erdem isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “ akşam yemeğine gitme” ile ilgili soru sorulduğunda:

“Ahmet ERDEM isimli şahıs babasının arkadaşı olan bir şahıs olduğunu, Ahmet ERDEM’in şu an ne iş yaptığını hatırlayamadığını, Ahmet ERDEN’in kendisini yemeğe götüreceğini, Bu konuyla ilgili yaptığı bir görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 16.01.2008 günü saat 18.16 sıralarında Oğuzhan isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “Komutanım bugün şey oldu işimiz düzeldi yarın şey yapıcaz haberi” ifadesi ile ilgili sorulduğunda;

“Kendisinin muhabir olarak çalıştığını, Asker ve polis olayları bültenleri getiren kişileri tanıdığını, Bu şahısında jandarma olayları bültenini getiren bir şahıs olduğunu, Bir olay ile ilgili olarak yaptığı görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 18.01.2008 günü saat 16.59 sıralarında A.E isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi geçen “fotoğraflar ve akşamleyin çay içme ile ilgili olarak” soru sorulduğunda:

“Görüşmede geçen fotoğrafların eski Erzurum ili fotoğrafları olduğunu, Ahmet ERDEM’inde babasının arkadaşı olduğu, Kendisi ile zaman zaman görüşmelerinin olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 21.01.2008 günü saat 12.05 sıralarında Ahmet isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi geçen “cezaevindeki üç kişinin açlık grevi ile ilgili yapılan haber ve o gün DTP’nin basın toplantısı yapmak istediği ve komutanın bundan haberinin olup olmadığına” ilişkin soru sorulduğunda;

“Ahmet …..? İsimli şahıs jandarma da haber aldıkları kişilerden biri olduğunu, kendisinin muhabir olarak çalıştığı için bu şekilde polis ve jandarmada bazı dostlarının olduğu, Bu kişiler aracılığı ile haber aldığını ve haber yaptığını, Bu konu ile ilgili görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 08.02.2008 günü saat 20.11 sıralarında Ahmet isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “çay içme ve dağda buluşma” ilgili olarak soru sorulduğunda;

“Bu şahıs Jandarmada askeri yetkili bir şahıs olduğunu, Komutanın Erzurum Palandöken dağında askeri yerleri olduğu, Buraya gideceğini söylemesi üzerine orada buluşmayı teklif ettiğini ve orada buluştuklarını, Bu konuyla ilgili bir görüşme olduğunu, Yeni bir kayak takımı aldığını ve ilgisini çekeceğini söylediğini, şey’in de bu olduğu” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 22.02.2008 günü saat 13.14 sıralarında Ahmet isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “iletilecek bilgi”, “bu bilginin internete verilmesi ve haberin içeriğine” ilişkin soru sorulduğunda;

“Ahmet isimli şahıs jandarmadan kendisine haber yazması için bilgi veren şahıslardan biri olduğu, Erzurum’un Karayazı ilçesine bağlı Abdurrahman Köyünde bir terörist cenazesinin defnedildiğini, Halkın bu cenazeye ilgi göstermediği, sadece imam ve ölenin ailesinin katıldığı için kendisinden haber yapmasını istediğini, Bu konuyla ilgili bir görüşme olduğu, şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 01.03.2008 günü saat 22.27 sıralarında Murat isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde Murat’ın “Bunlara yarın girecek misiniz?” diye sorduğu, şüphelinin de “öyle bir haber gelmedi.” “O zaman biz bir kaç üniversiteli arkadaşla konuştuk da” “bu yurt sever gençlik hareketine şey yapacaklar herhalde bunlar”, “tamam ha ne yapalım diyorsunuz” dediği, Murat’ın da “yarın gitcek misiniz gitmiycek misiniz diye” dediği, şüphelinin de “biz çağrılmadık abi”, “abi istiyorsan bir uğrarız” şeklinde konuşmaları üzerine bu telefon görüşmesini açıklaması istendiğinde:

“Görüşmenin konusunun Bir önce DTP genel başkan yardımcısının katıldığı il başkanlığı seçiminin haberini yaptıklarını, Murat isimli şahısın ya asker ya da polis olabileceğini, Bu şahısın kendisinden orada bulunan şahısların fotoğraflarını istediğini, Bunun ile alakalı bir görüşme olduğunu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 08.03.2008 günü saat 22.42 sıralarında Siyami isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “Balkanlar”, “PKK bağlantısı” ve “iptal ettirme” gibi konuların ne olduğu sorulduğunda:

“Görüşme yaptığı şahısın Siyami YALÇIN isimli şahıs olduğu, Siyami YALÇIN’ın bazı şahısların ihale aldığını ve bu şahısların PKK’lı olduğunu söylediğini, kendisinin de PKK’lıların ihale alamayacağını söyledigini, bu olayı gerekli yerlere ileteceğini söyleyip onu teskin ettiği bir görüşme olduğu, ” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 15.03.2008 günü saat 22.20 sıralarında Kürşat isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesindeki konunun ne olduğu, konuştuğu kişiyi niçin “Erzurum Jandarma İstihbarat Şube Müdürü” olarak tanıttığı sorulduğunda:

“Kürşat isimli şahıs yukarıda izahını yaptığını söylediği, arkadaşı olan bir şahıs olduğu, Bir yakınının Tunceli Mazgirt ilçesinde jandarma tarafından yakalandığını ve niçin yakalandığını öğrenmesini istedigini, kendisininde tanıdıklarını aradığını ve bu şahsın neden yakalandığını öğrenmelerini rica ettiğini ve yaralama suçundan yakalandığını öğrendiğini, kendisinin de Kürşad’a haber verdiğini, Bu konu ile ilgili olduğunu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 27.03.2008 günü saat 05.44 sıralarında Siyami isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen Vezçi Çakmak’ın kim olduğu ve aralarındaki ilişkinin ne olduğu sorulduğunda:

“Fevzi ÇAKMAK isimli şahıs Siyami ağabeynin arkadaşı olduğu, Bu şahsı tam olarak hatırlayamadığını, ama yakalamasının olduğunu bunu kendisinden öğrenmesini istediğini, bu konuyla ilgili bir konuşma olduğu” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 27.02.2008 günü saat 17.03 sıralarında Kadir isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “Enver isimli beden eğitimi dördüncü sınıfta okuyan bir öğrenci” ile ilgili yapılan telefon görüşmesinin içeriği sorulduğunda:

“Görüşmede ismi geçen Kadir isimli şahsın kendisinin hahasının oğlu olan Abdülkadir PİRİMOĞLU isimli şahsın olduğunu, Enver isimli şahsın üniversitede okuyan bir şahıs olduğunu, Bu şahsı babasından aşırı derecede fazla para istemesi nedeni ile ailesinin kendisinden bu şahsı araştırmasını istediğini, Bu konu ile ilgili bir görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 01.02.2008 günü saat 12.18 sıralarında Siyami isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde Siyami’nin “Ne ediysen sen jandarmada akşama kadar” diye sorması üzerine şüphelinin de “abi bi iki ay sonrasına yatırım yapıyorum haber mabere yatırıyorum ondan sonra adamlarla diyaloğumu geliştiricem da uğramasan olmi hiç” “ben şimdi gidecem Cuma astsubayımla buluşmaya” dediği, Siyami’nin de “hadi bak da bana bi haber ver Murat” şeklindeki konuşmanın içeriği sorulduğunda:

“kendisinin muhabir olarak çalıştığını, Emniyete ve Jandarmaya gitmediğinde bu şahıslardan haber alamayacağını, Bu nedenle ilişkilerini iyi tutmaya çalıştığını, bu konu ile ilgili görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 29.01.2008 günü saat 17.26 sıralarında Kürşat isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “şüphelinin Erzurum’un çeşitli ilçelerindeki kaymakamları tanıdığı ve kedisine ihalesiz iş temin etme konusunda kolaylık sağlayacakları konusunda söz verdikleri, 600–700 milyarlık iş verecekleri” hususlarına ilişkin soru sorulduğunda,

“Köylere hizmet götürme birliğinden bazı şahıslar kendisine ihale alıp almayacaklarını sorduğunu, kendisinin de araştıracağını söylediği, Ondan sonra bu görüşmenin böyle kaldığını, fakat bir araştırma yapmadığını, Bu görüşmelerinin de aşırı derecede abartılı olduğunu, Kürşat’ın gözünde nüfuzlarını güçlü göstermek için yaptıkları görüşmeler olduğu, Böyle bir nüfuzunun olmadığı” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 05.03.2008 günü saat 00.16 sıralarında Gürsel isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “sözleşme ile üç tene adam alacağız da”, “şimdi benim askeriyeyle aram iyi ya onlarla diyalogum kesilmesin diye özel haber çalışıyorum” şeklindeki ifadelerle neyi kastettikleri sorulduğunda:

“Bu görüşmede Gürsel isimli arkadaşının kendisine TRT’ye eleman alınacağını haber verdiğini, bununla ilgili bir görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 04.03.2008 günü saat 21.13 sıralarında Ayhan isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde Ayhan’ın “…şey bak Genelkurmay açıklama yaptı son dakka” “bu Genelkurmaya yapılan şeyle ilgili onu indir yarın sür manşetten”, “Genelkurmay anlamsız hazırlığı olarak hedef yapılyo diyo Genelkurmay hani bugünkü partileri martileri eleştiri ..” “onları ... eleştirmiş internette minternette .... son dakka verildi yarın onu manşetten ver.” “gasteyide şeye ver askeriye ye gönder” şeklindeki konuşması ile neyi kastettiği sorulduğunda:

“Ayhan isimli patronunun kendisinin Genelkurmay’ın intermet sitesinden haberi almasını ve aynen haber yaparak askeriyeye göndermesini istediği, Bu konuyla alakalı bir görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 15.03.2008 günü saat 21.50 sıralarında Kürşat isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “damadın adı Yaşar tamam mı?, Yaşar’dan dolayı arıyor aramışlar damadı, arkadaşım de tamam mı?”, “bi öğren bakalım neymiş ona göre müdahale edelim” şeklindeki konuşma içeriği sorulduğunda:

“Tunceli Mazgirt’te meydana gelen yaralama olayı ile ilgili olarak yaptığı bir görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 27.03.2008 günü saat 13.03 sıralarında Ahmet Erdem isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde şüphelinin “Abi sana çok önemli bir müjde verim mi?” “başlama yazısı geldi” “şimdi ordayım” “şimdi burda.... yanına gelyorum” dediği, Ahmet’in “iyi hadi bakalım hayırlısı olsun” dediği sorulduğunda:

“TRT kurumuna başlama yazısıyla alakalı yaptığı bir görüşme olduğu ” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 29.01.2008 günü saat 16.03 sıralarında Siyami isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “ Polis Okulu”, “ihale” ve “sahte imam” ile ilgili bilgi vermesi istendiğinde:

“Görüşmeyi yaptığı günün yayımlamakta oldukları gazetede yayımlanmak üzere Erzurum Polis Okulu’ndan bir ihale ilanı geldiğini, Bunu öğrenince ihale işleri takip ettiğini bildiği, Siyami YALÇIN’ı arayıp “Konuyla ilgilenir misin” diye sorduğunu, Kendisininde “Bakarız, nasıl alınacağını tam öğren” diye cevap verdğini, Ancak işlem yoğunluğu nedeniyle bu konuda araştırma yapmadığını, Siyami YALÇIN’ın da bu ihaleye girmediği. Görüşmenin bu konuyla ilgili olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 09.03.2008 günü saat 19.37 sıralarında Erdal isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “petrol işi”, “mahalle başında bir silah”, “750 milyon değerindeki keleş fiyatı” gibi konular sorulduğunda:

“Bu görüşmeyi Erzurum’da emlakçılık yapan ve çalıştığı gazeteye sık sık gelip giden soyadını bilmediği Erdal…? İsimli şahısla yaptığını, Erdal…? İsimli şahısla daha önce yaptığı görüşmelerde oturduğu mahallede aleni silah satışı yapıldığını, bunu haber yapmalarını istediğini, Görüşme yaptıkları gün de Erdal’ı telefonla arayıp “Abi yarın için manşetimiz yok, daha önce bana anlattığın konular hakkında bir araştırma yap, bunu haber yapalım” dediği” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 10.06.2008 günü saat 18.23 sıralarında Sakıp isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde şüphelinin “Abi yani telefonda çok açık konuşamıyorum biliyorsun” “netleştiriyoruz bi iki işinde problem çıkmış herhalde onlara yoğunlaşmış” “Ben dedim ki abi bi işimiz var bunu halledersek hepimiz düzlüğe çıkacağız sana ihtiyacım var dedim” “Ne dedi üstü kapalı olarak söyledi dedim ki abi bizim ordan Ankara, İstanbul’a legal olmayan yani legal olan bi çuvallar gidecek kamyonlan bunu nasıl ayarlarız dedi nerelerden geçmesi lazım dedi Erzurum’a kadar mı yoksa buraya kadar mı oraya kadar dedim dedi ki o konuyu halledecek şeyimiz var dedi durumumuz var” “önümüzdeki hafta abi bana haber verecek” dediği, Sakıp’ın “diğer mevzularla ilgili ne konuşmak istiyorsa otururlar kafa kafaya konuşurlar zaten” dediği, şüphelinin “bu pazar gidebilme ihtimali var pazar veya pazartesi” “pazar günü benim üniversite sınavım var” “pazartesi hafta içi olduğu için Gürsel abi ile konuşacam” dediğinin tespit edilmesi üzerine bu telefon görüşmesinin içeriğini açıklaması istendiğinde:

“Görüşmeyi Erzurum’da pazarlamacılık yapan sahte imam lakaplı Sakıp…? isimli şahısla yaptağını, Görüşme yaptıkları şahıs toz şekerin fiyatının Van’da çok ucuz olduğunu “burada ucuz şeker alıp, götürüp batı bölgelerinde satalım” şeklinde teklifte bulunduğu, Sonuçta her ikisininde parası olmadığı için bu işi yapamadıklarını, İşin konuşmada kaldığını, Türkiye’deki her şeker fabrikasında toz şekerin çuvalı 89 YTL. Van’da ise 22 ABD doları olduğunu daha sonra öğrendiğini, Ancak bu şekerin Van’a nereden ve ne şekilde geldiğini bilmediğini, Görüşme yaptığı şahıs kendisine bu işi yapmak için teklifte bulunduğu ancak paralarının olmadığı için işi yapamadıklarını, Görüşme esnasında yanında biri olduğu için açık konuşamadığı için telefonla görüşmesi gerektiğini söylediği,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 29.01.2008 günü saat 15.27 sıralarında Sema isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “yurtta kalan kızla ilgili gelişme olduğu, bunun telefonda anlatılamayacağı”na ilişkin konuşma hatırlatıldığında:

“Görüşmeyi Aşkale Gazetesi’nde çalışan Sema…? İsimli gazeteci olan arkadaşıyla yaptığını, Sema…?’nın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hastanede yattığı sırada daha önce yurtta kalan 14-15 yaşlarındaki bir kız çocuğun okula gitmediğinden bahsettiğini ve bukonuyu takip etkesini söylediğini, Konuyla ilgili araştırma yaptığını ve bahsedilen kızı bulduğunu, Bu kızın okula gitmediğini ve gençlerle gezdiğini öğrendiğini, bu konuyu Sema isimli şahsa anlatmak için yüz yüze konuşmak istediğini,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 08.02.2008 günü saat 12.41 sıralarında Ayhan isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen şüphelinin “he bide senle görüşeceğim konu telefonla konuşulmayacak kadar çok önemli sabah bi haberdeydim” “bunu nasıl yaparız diye epey bi isim var bi çoğunu sen tanıyorsun bağlantılar falan derin akşama doğru özel bi vakit ayırda konuşalım onu” dediğiniz, Ayhan’ın da “Tamam onu o zaman Pazartesi manşet yaparız eğer sağlam haberse” dediğinin tespit edilmesi üzerine bu hususun sorulması üzerine:

“Görüşmeyi patronu olan Ayhan Köseoğlu ile yaptığını, kendisinin yaptığı bir haberin kendi çalıştığı gazetede yayımlanmadan başka bir gazetede yayımlandığını gördüğünü, bunun için sitem edip patronuyla görüşmek istediğini, Bu konuyla ilgili görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 08.02.2008 günü saat 13.37 sıralarında Y.A isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen şüphelinin “ne zaman geliyorsun” dediği, Y.A’in “ne oldu hayırdır pazartesi gelcem”, “ne oldu söyle söyle.. söyle” dediği, şüphelinin “yok yok telefonda olmaz ben seni arayım biraz sonra” dediği, Yüksel’in “ne hakkında” dediği, şüphelinin “benimle ilgili” dediğinin tespit edilmesi üzerine bu telefon görüşmesinin içeriği sorulduğunda:

“Görüşmeyi Erzurum’da inşaat ve emlakçılık yapan Yüksel Aktaş ile yaptığını, Borç para isteyeceğini, bunu da yüz yüze görüşerek yapmak istediğini, Bununla ilgili görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 11.03.2008 günü saat 11.12 sıralarında Siyami isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde Siyami’nin “bir gelişme var mı”, “tamam bir gelişme oldu mu bana bilgi aktarırsan sevinirim” dediği tespit edilmesi üzerine:

“Görüşmeyi Siyami Yalçın ile yaptığını, Halı saha maçı yapacaklarını ve adam toparlamaya çalıştıklarını, Bununla ilgili görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 11.03.2008 günü saat 11.52 sıralarında Siyami isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde şüphelinin “bi abimle çay içmeye gelecez uygun” dediği, Siyami’nin “tamam başka bir yerlerde görüşek burası müsait değil” dediği, şüphelinin “tamam abi bi yarım saat sonra şey yaparız döneriz sana” dediğinin tespit edilmesi üzerine bu husus sorulduğunda:

“Görüşme esnasında kendisinin yanında amcasının oğlu olan ve Siyami Yalçın’ın asker arkadaşı olan Selçuk Avar’ın yanında olduğu, Selçuk Avar ile birlikte Siyami YALÇIN’ın yanına gitmek istediklerini, Ancak o sırada başka bir yerde misafir olarak bulunduğunu ve kendilerini misafir olarak kabul edemeyeceğini söylediğini, Bununla ilgili görüşme olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 16.03.2008 günü saat 19.43 sıralarında A.E isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde şüphelinin “abi Yüksel’den konuştum”, “Yüksellen Yüksel pazartesi günü öğleden sonra bi şeyleri yapyor ..... Ayhan’dan da konuştum Ayhan da yarın akşam Yakup bun yanına dedi perşembe günü gelcem bi bakım Yakup ne diyor dedi ben dedi biraz daha .... bekleyim canım çok sıkındı Ahmet abiye karşı onları bu hafta biticek sen ne yapyorsun” dediğinin tespit edilmesi üzerine soru sorulduğda:

“Görüşmeyi babasının arkadaşı olan A.E ile yaptığını, Patronunun kardeşi olan Yakup Köseoğlu, A.E’den borç para alıp zamanında ödeyemediğini, Görüşmenin bununla ilgili olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye 23.03.2008 günü saat 19.11 sıralarında A.E isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde şüphelinin Ahmet’in “tamam ben orya bi gelim ondan sonra beraber bi görüşmemiz lazım senden” dediği, şüphelinin “tamam abi” dediği tespit edilmesi üzerine sorulan soruya:

“Görüşmede ismi geçen Deniz…?’in kendisinin kız arkadaşı oldğu, Yakup Köseoğlu ile ilgili yaptığı bir görüşme olduğu.” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye ikametinde yapılan aramalarda Murat Dikkaş ve Hakan Erdem isimlerine düzenlenmiş kartvizitler bulunması üzerine isimleri geçen şahısları tanıyıp tanımadığı, tanıyor ise aralarında ne tür ilişki olduğu sorulduğunda:

“Murat DİKKAŞ’ın Erzurum Orduevi Müdürü iken geçen yıl Ankara’ya tayin olduğunu, Orduevine gittikleri için kendisiyle görüştünü, kendisinin gazeteci olduğu için aldığı kartvizitlerden birisi olduğu, Hakan ERDEM’in Ankara’da avukat olduğu ve ailece görüştüğü bir kişi olduğu” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye ikametinde yapılan aramalarda 03.11.2004 tarihli DYP il merkezi Başkanlığı’na hitaben 12 Mart mesajı analiz gazetesi ibareli 25 milyon liralık fatura bulunması üzerine bu faturanın içeriği hakkındaki bilgisi sorulduğunda:

“Seçim döneminde çıkarılan Analiz Gazetesinde yayımlanmak üzere DYP’nin İl Başkanlığı seçim reklamı verdiğini, Bu ilanla ilgili fatura olduğu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye ikametinde yapılan aramalarda el yazısı ile yazılmış, isimler ve telefon numaraları bulunan A4 kağıdı bulunarak el konulması üzerine bu notta M. Şener ve Mit isimleri ve telefon numaralarının yazılı olduğunun görülmesi üzerine bu isimlerin kimler olduğu ve bu şahıslarla ne sıklıkla, ne tür konularda görüştüğü sorulduğunda:

“Mehmet ŞENER’in palandöken gazetesinin sahibi olduğu, kendiside gazeteci olduğu için Erzurum MİT Bölge Başkanlığının da numarasının yazılı olduğunu,” şeklinde cevap vermiştir.

Şüpheliye ikametinde yapılan aramalarda ele geçirilen ajanda içerisindeki bir sayfada incil dağıtılan Erzurum’daki merkez kültür sarayı, eks, esrar gibi uyuşturucu maddelerin Erzurum’daki dağılım yeri fasıl eğlence merkezi gibi notlar olduğunun tespit edilmesi üzerine kendisinin bu bilgileri nereden aldığı ve bu konuların içeriği konusundaki açıklayıcı ifadesi sorulduğunda:

“Haber değeri taşıyan ajandasına aldığı çok eski notlar olduğu, ” şeklinde cevap vermiştir.

Savcılık beyanında;

NERİMAN AYDIN ve KEMAL AYDIN'ı babasının tedavisi için ERCÜMENT OVALI denilen profesöre tedavi olmak amacıyla Erzurum'da AHMET ERDEM diye bir arkadaşının tavsiyesi ile gittiğini, daha sonra babasının öldüğünü, her hangi bir tedavi olmadığını, Erzurum'da Milletin Sesi isimli gazetenin muhabiri olduğunu, aynı zamanda da son olarak TRT'de işe başladığını, ancak gözaltına alındığını, şu anda gözaltında bulunan şüphelilerden SİYAMİ YALÇIN'ı tanıdığını, SİYAMİ YALÇIN’ın Erzurum'da önceleri ticaret yaptığını, iflas ettiğini, daha sonra mütahatlik yapmaya başladığını, Ankara'ya gittiklerinde NERİMAN AYDIN'ın yanına birlikte uğradıklarını, kendisi ile o zaman tanıştığını, SİYAMİ'yi NERİMAN AYDIN ile kendisinin tanıştırdığını, tanışma olayının geçen yıl bu aylarda olduğunu Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden kimse ile tanışmadığını, ancak şu anda KEMAL AYDIN, NERİMAN AYDIN, SİYAMİ YALÇIN ile tanışıyor olduğunu, ERCÜMENT OVALI ile tanışmadan babasının öldüğünü beyan etmiştir.

AHMET ERDEM’in Erzurum Kolordu Komutanlığında görevli yarbay olduğunu, kendisi ile bir yıldır tanıştıklarını, muhabir olduğu için akraditasyon işlemleri sırasında tanıştıklarını, zaman zaman görüşüyor olduklarını, ara sıra eşi ile beraber kendilerine yemeğe geldiklerini,

KÜRŞAT'ın soyadını bilmediğini, Ankara'da ikamet ettiğini, Bolu yolunda benzinliği olduğunu, kışın Palandöken dağlarına kayak kaymaya geldiğini, kendisi ile orada tanıştıklarını,

OĞUZHAN isimli şahıs Erzurum İl jandarma komutanlığında görevli, valiliğe haber bültenlerini getiren görevli şahıs olduğunu, kendisinden haber aldığını, kendisinden aldığı haberleri gazetelere verdiğini,

YÜKSEL ALTAŞ’ın MSB'de görevli iç tedarikçi subay olduğunu, gazetelerindeki stajerin amcası olduğunu, oradan tanıştıklarını, rütbesinin yarbay olduğunu,

ERDAL’ın Erzurum'da emlakçılık yapan birisi olduğunu, kendisinin "750 keleş" şeklindeki görüşmede keleş satan adamı haber yapmak için ERDAL denilen şahıs ile görüştüğünü, soyadını bilmediğini, gazeteye gelip gittiğini beyan etmiştir.

6985 numaralı tape sorulduğunda;

“Tapedeki 6-7 tirilyonluk ihale konusunun, bir yolsuzluk iddiasınun olduğu, kendisinin yanında arkadaşlarının olduğu telefonda konuşamayacağını söylediğini, gizli bir konunun olmadığı,” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6986 numaralı tape sorulduğunda;

"Bir şey sormada pazartesi günü kolordu komutanı bizde" şeklindeki sözlerin kendisine ait olduğunu, Niçin böyle söylediğini hatırlamadığını, Ancak kendisinin komutandan randevu aldığını, Onunla buluşmaya gideceğini, Arkadaşı olan SİYAMİ'ye öyle söylediğini, O kolordu komutanın adının NEJAT BEK olduğu, O kelimenin ağzından neden çıktığını bilemediğini, Burada başka birşeyin kastedilmediğini, kendisinin de kolordu komutanıyla bir tanışıklığının olmadığı,” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6987 numaralı tape sorulduğunda:

“TRT'de işe gireceğini, Onun ile alakalı olduğunu, görüşmedeki KÜRŞAT isimli şahsın Diyarbakır ve Elazığ'dan canlı hayvan aldığını, kendisine Tunceli Elmalı'da tanıdığının olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de tanıdık bulabileceğini söylediği, Bir tanıdığının gözaltına alındığını söylediği, YAŞAR diye birinden bahsettiğini, Neden alındığını sorduğu. Kendisinin de bunu öğrenip bildirdiğini, ALİ OSMAN KILIÇ'ı hatırlamadığını, kendisine damadın arkadaşı olduğunu söylemesini söylediğini, kendisinin de tamam dediğini, Ancak kimseyi aramadığı,” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6989 numaralı tape sorulduğunda;

“Bu telefonun AHMET KAVRUCUK isimli bir binbaşıya ait olduğunu, Ona sorduğunu, Onun da arayıp kendisine bilgi verdiği, “benim başım ile beraber” bu adamın bırakılması konusunda demi’den kasıt benim başımın üstünde, ben bu işi yaparım ilgilenirim demektir, görüşmenin devamında "ulan ordaki karakolda iki rütbeliyi, buna doğru düzgün talimat verebilir mi" şeklindeki konuşmasına "tabi canım tabi, endişe etme" diye cevap vererek bu konu ile ilgileneceğini söylediğini,” şeklinde beyanda bulunmuştur.

6999 numaralı tape sorulduğunda;

“Bu görüşmeyi SAKIP GÜNEY isimli şahıs ile yaptığını, Konuşmada geçen illegal çuvaldan kasıtın kendisine Van'da şekerin ucuz olduğunu ve Ankara'da bunun 80–90 milyona satıldığını söylediğini, Van'dan Ankara'ya şeker götürülmesini teklif ettiğini, kendisinin de çok para lazım olacağını düşündüğünden kabul etmediğini,” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sorgu beyanında;

Şüphelilerinden Kemal Aydın ile, muhabir olması sebebiyle tanıştığını Erzurum 9. Kolordu Komutanlığında çalışan Yarbay Ahmet Erdem vasıtasıyla tanıştığını, babasının kanser hastası olduğundan ümitsiz bir duruma gelince, bu konuya Ahmet Erdem'e açtığını, O da kendisine bir tanıdığı olan Kemal Aydın'ın tanıdığı Ercüment Ovalı diye bir profesörü tavsiye ettiğini, Ercüment Ovalı'ya ulaşmak için Kemal Aydın'la tanıştığını, ancak Ercüment Ovalı'nın bu konudaki bizden talep edeceği fiyat konusunu Kemal Aydın vasıtasıyla belirme aşamasında babasını kayıp ettiğini, bu arada Kemal Aydın’ın kendisine açıp başsağlığı dilediğini, ondan sonra samimiyetlerinin geliştiğini, daha sonra kendisi ile Ankara gittiğinde telefon açtığında görüştüğünü, bu arada samimiyetlerinin ilerlediğini, Siyami'yi de kendisinin tanıştırdığını savunmuştur.

b-Elde Edilen Dokümanlar,[değiştir]

1. Ev Aramasında Elde Edilen Dökümanlar:

Şüpheli Muhammed Murat AVAR’ın yakalanması amacı ile 01.07.2008 günü Saat: 07.00 Erzurum İli, Merkez, Aşağımumcu Mahallesi, Milli Egemenlik Caddesi Özdoğu Kent Yapı Koop. C4 63/1 Dadaşke nt adresine gelinmiş ve şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, şahsın ikametinde yapılan aramada;

-(1) adet yazarının Erdal ŞİMŞEK olduğu İSTİHBARAT Servislerinde Beyin Yıkama Operasyonları isimli -185- sayfalık kitap,

-(1) adet yazarının Aycan ALP olduğu MİSAKÇILAR isimli -239- sayfalık kitap,

-(1) adet Ertan KARATAŞ adına düzenlenmiş T 07 No:513715 seri numaralı nüfus cüzdanı fotokopisi,

-(1) adet Ahmet Fatih KARATAŞ adına düzenlenmiş Z09 No:372874 seri numaralı nüfus cüzdanı fotokopisi,

-(1) adet Murat DİKKAŞ İstihbarat Albayı adına düzenlenmiş kartvizit,

-(1) adet Hakan ERDEM Avukat adına düzenlenmiş kartvizit,

-(1) adet üzerinde Flexo ampul yazılı içeriğinde çeşitli haber yazılarının olduğu küçük ajanda,

-(1) adet 03/11/2004 tarihli üzerinde DYP merkez İlçe Başkanlığı ERZURUM, Malın cinsi bölümünde 12 Mart mesajı Analiz Gazetesi yazılı, bedeli 25 YTL olan fatura,

-(1) adet arkalı önlü toplam 46 adet çeşitli isim ve telefon listesinin olduğu A4 kağıdı,

-(1) adet üzerinde Ekbiç yazılı içeriğinde çeşitli isim, telefon numaralarının ve haberlerin bulunduğu kahverengi ajanda,

-(1) adet İnsan Hakları “Haksızlığa” Uğruyor başlıklı içeriğinde, Sırpların Bosnalılara uyguladıkları soykırımın olduğu 6 sayfalık metin ve metnin son sayfasının arka kısmında el yazısı ile yazılmış 29 adet isim ve telefon numaralarının olduğu,

-(1) adet M. Murat AVAR adına düzenlenmiş Erzurum Üçüncü noterliğinden alınmış 683313 sıra numaralı ve 14.16 YTL bedelli noterlik makbuzu,

-(1) adet M. Murat AVAR adına düzenlenmiş Erzurum Üçüncü noterliğinden alınmış 683312 sıra numaralı ve 15.12 YTL bedelli noterlik makbuzu,

-(9) adet kime ait olduğu belirlenemeyen vesikalık fotoğraf,

-(21) adet değişik kişi ve yerlere ait kartvizitler,

-(1) adet Azro ibareli içeriğinde paranın bize takas şekli ve silah ruhsatları içişleri bakanlığı yazılı küçük not kağıdı,

-(1) adet Jandarma-Mit-Kolordu yazıları bulunan not kâğıdı ele geçirilerek el konulmuştur.

Şüpheli Muhammed Murat AVAR’ın TWINMOS marka flash bellek içersinde, “ERZURUM RAPOR.doc” isimli word dosyası olduğu, bu dosya içeriğinde ise;

Söz konusu belgede;

“Bu çalışma değerli üyelerimizin isteği üzerine hazırlanmıştır. Algıladığım kadarıyla yeni arkadaşlarımıza fikir vermesi istenmektedir. Benim yaklaşık iki ay boyunca yaptığım çalışmaların özeti denebilir. İstenen raporlardan yirmi dört ile ilgili olanı da PPT formatında hazırlanarak bilginize sunulmuştur. Dünya barışına katkıda bulunması temennisi ile… Dr. ISU”

“Erzurum’a geleli birkaç ay oldu. Hem mesleğimin vermiş olduğu avantajlar, hem de IM’in ( İsa Mesih) yardımlarıyla güzel başlangıçlar yaptık, ve eminim bir çok kişiye daha mesajımızı ulaştıracağız.”

“Hemen Laleli’ye N.B. oglunun (nerim bitlislioğlu subay) maka... gittim. (Laleli askeri birlik) Mr. C.’un selamını söyledim. Beni çok iyi karşıladı. Mesaisinin bitmesine az kalmıştı. Kapıyı kapattı, sonra da telefonun fişini çekti. Güzel bir sohbet oldu. Ona IM’in mesajları ve bu kapsamda bize düşenlerin neler olması gerektiğini anlattım”

“Nalanlar da toplandık, küçük bir o kadarda sevimli ‘home-church’ daha yapılacak çok şey var. Burada iyi bir performans yakalayabilirsek hem asya hem de orta doğu’ya aktaracak önemli tecrübelerimiz olacak. Z. Hemşire de benim gibi erken gelmişti. İyi bir prtstn (PROTESTAN) olacak. Bana IM’yi tanıdıktan sonra içini nasıl bir huzurun kapladığını bunda da IM’nin büyük payı olduğunu söyledi.”

“Özdemir hocanın selamıyla bir öğrenci geldi. Pingollu, parlak, çalışkan biri. Babasını askerler vurmuş, hayatta yalnız kalmak onu çok etkilemiş, hiçbir şaya inancı kalmamış, tek isteği iyi bir hukukçu olmak. Kültür Sarayı (cumhuriyet caddesinde büyük bir kitap mağazası sahipleri, ermeni olduğu söylentileri bulunmaktadır)’na bir kartla gönderdim. Burs vereceğiz. Akşamda toplantımıza gelecek. Onun için bazı kitaplar hazırladım. Bakalım nasıl tepki verecek.”

“A. Malcok ile buluştuk çok ilginç biri, biraz çıkarcı. Beni tanıyınca ‘Ben sadece Afrika’ya Dr. gönderiyorlar sanıyordum’ dedi. Burada okuduğumu Hıristiyanlıkla sonradan tanıştığımı ve IM’nin mesajlarıyla bu noktaya kadar geldiğimi öğrenince daha da şaşırdı. Beni ilgi ile dinledi, sorular sordu, sanki sınavdaydım. Verdiğim CD’leri ve kitabı inceleyeceğini söyledi. Aslen göçmenmiş. Oda asıl dinine dönecek eminim.”

“Bugün çok yoruldum. IM’in verdiği güç olmasa ayakta duramam. 100’den fazla hasta bakmışımdır. Akşam Cem Bey’de (CEM ÇİL DR. CEMİL ÇİL’İN OĞLU. ESKİ TRT BÖLGE MÜDÜRÜ ADNAN VANGÖLÜ’NÜN DAMADI. ADNAN VANGÖLÜ ROTARY ÜYESİDİR)gelmişti. Ne zamandır görünmüyordu. Korkuyormuş. ‘Sen buranın yerlisisin. Sana atalarının öcünü alma fırsatı veriyoruz. Kıymetini bilmiyorsun’ diyince çok üzüldü. Elinden geleni yapacağını söyledi. Senedi için borç verdik. İşini büyütecek, yanında çalışacakları da biz seçiyoruz.”

“Bugün bende bir şey yok. Meryem beni çok rahatlattı. Bugün Cafe’de bir teğmen ile tanışmışlar. Teğmen çok acemi, daha ilk günden Meryem’e aşık olmuş. Öl dese ölecek. Bakalım onun gibi düşünmeye de başlayacak mı? Aşk ne büyük bir silah ve güç.Tanrı Meryem’i bu iş için yaratmış olmalı.”

“Günlerdir yazamıyorum. Fırsat olmuyor. Bizim aşıklar işi ilerletti, evlenmek istiyormuş, Meryem ile birlikte geldiler. Ona durumu açıkladım. Evlenirlerse işinden olabileceğini ona orada çok ihtiyacımız olduğunu ne zaman isterse Meryem’i görebileceğini söyledim. Delikanlı kararsız. Ama bizim avucumuzda onun sayesinde çok kişiyi de tanıma fırsatı bulduk. Herkesin ihtiyaçları farklı, beni iyi bir Milliyetçi olarak biliyorlar.”

“Bizim aşık sonunda sözünde durdu. Bugün bir üst devresini getirdi. Kurnaz biri. Pek güven vermedi. Ama biz yine de onu davet ettik. Doküman istedi. CD ler de istedi verdik. Ama bilgisayarı yokmuş, yarın için lap topumu istedi. Kıramadım, umarım CD ler işe yarar”

Şeklinde beyanların yer aldığı görülmüştür.

b. Siyami YALÇIN isimli şahsa ait, Kingston marka flaş bellek üzerinde yapılan incelemede “RAPOR. DOC” isimli dosya içeriği incelendiğinde Erzurum ili ve ilçeleri ile ilgili olarak detaylı bir şekilde rapor yazıldığı, yeraltı zenginlikleri, sosyal yapı ve arkeolojik alanların ifade edildiği,

Söz konusu belgede;

“Erzurum, konumu itibariyle, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Doğu’dan gelebilecek tehlikelere karşı savunma yapacağı tek ve en önemli merkezdir. Bu durumu en iyi bilen Almanlar, son yıllarda Erzurum’da önemli faaliyetlerin altına başkalarının ismiyle imzalarını atmaktadırlar. Bu isimlerin başında K. ailesi ve Y.K.’dır. Y.K. Erzurum’un tanınan simalarından olup korku ile birlikte saygı duyulan bir isimdir. Tahminlere göre 20 Milyon Dolarlık serveti bulunan aile Petrol, Gıda, Turizm ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren ticaret ile uğraşmaktadır. Aynı zamanda Federal Almanya’nın Fahri Konsolosu olan Y.K., özellikle Erzurum’un İspir İlçesi başta olmak üzere bir çok yerde arazi satın almaktadır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Erzurum’da Büyükelçiliği bulunan Almanya, Erzurum’u doğu’ya açılan pencere olarak yeniden görmeye başlamış durumdadır. Ticaret alanında Erzurum’a sürekli Almanya’dan birileri gelerek, belli kişilere seminer ve konferans vermektedirler. İklim bakımından Erzurum’da sanayinin gelişme olasılığının çok zor olduğunun bilinmesine karşın Y.K., Alman teknolojisi ve sanayisi sayesinde Erzurum’un kalkınacağı konusunda çalışmalar yapmaktadır. Nedir bu çalışmalar: Erzurum’da bulunan sanayi kuruluşları Almanlar tarafından gezdirilmekte ve öneriler verilmekte.

Y. K. 2005 yılından itibaren Türkiye’nin en kaliteli içme sularından olan, Askeri alan içerisinde yer alan PAŞAPINARI kaynak suyunun bulunduğu alanı satın almak için Genelkurmay Başkanlığı nezdinde girişimlerde bulundu. Yaklaşık 2 yıl boyunca vermiş olduğu mücadele kendi çıkarına sonuçlanmadığından, gözünü DUMLU BABA suyuna gözünü dikti. DUMLU BABA suyu Hıristiyan inancına göre de oldukça önemli bir yerde bulunmaktadır. Hıristiyanların Kutsal kitabı olan İncil’de FIRAT suyunun Cennet’ten çıktığı yazmaktadır. Fırat suyunun da çıkış noktası olarak DUMLU BABA suyunun bulunduğu yer, 3200 metre yüksekliğinde Erzurum’a 20 Km. uzaklıktadır. Yılmaz Kuşkay Almanlar ile birlikte temmuz ayında Erzurum İl Genel Meclisi’nden bu suyu işletmek için kiralamak istediğini bir dilekçe ile Erzurum Valiliği’ne başvurdu. İl Genel Meclislide bu suyun kiralanması konusunda karar aldı ve ihaleye çıkardı. Yurt içi ve yurt dışından toplam 7 firma teklif verdi. Y.K. Alman ortakları ile birlikte bu yeri 1 Milyon YTL karşılığında 49 yıllığına kiraladı.” Şeklinde bilgilerin yeraldığı,

c. “STRATEJİK NOKTALARA YABANCI AKINI AŞKALE” başlığı altında; “Yeraltı zenginlikleri bakımından çok zengin bir yer olan Aşkale, son yıllarda Yahudi sermayenin Doğu Anadolu Bölgesi’nde en uğrak yeri konumundadır. Denizli Menşeli İdea Enerji yaklaşık 30 Milyon dolarlık yatırımla Hidroelektrik santrali kuruyor. Yahudi asıllı Ukrayna Firması ise yaklaşık 40 Milyon dolarlık yatırımla Manyezit Madenini hizmete açıyor. Kod adı Onur olan bir kişi 300 Bin YTL değerindeki araziye nakit olarak 2.5 Milyon Dolar teklif ediyor. Yapılan araştırmalar da, bu kişi İsrail’in İstanbul Başkonsolosluğunda çalıştığı öğrenildi. Konu ile ilgili detaylar MİT ve Dışişleri Bakanlığı’nda mevcuttur”,

CEMAATLER başlığı altında; Erzurum’da, güç tamamıyla cemaatlerin elindedir. Atatürk Üniversitesi, Emniyet Müdürlüğü, Belediyeler, Kamu kuruluşları ve özel sektörde söz cemaatlerdedir. Erzurum’da Nur Cemaati Fethullahçılar ve Kırkıncılar olarak iki guruptadır. Sağlıktan eğitime kadar, tüm alanlarda söz bu iki guruptadır. Bu gurupları Sağlık Bakanı R. A.’ında mensubu olduğu Nakşibendi Tarikatının Menzilciler gurubu izlemektedir. Fethullahçılara ait önde gelen kurumlar ise Özel Aziziye Koleji, Şifa Hastanesi, İstiklal Eğitim Kurumları, Düzgün Marketler Zinciri, Özdemir İnşaat ve Sadakat Ltd. bulunmaktadır. Sadece bu kurumların maddi değeri 100-200 Milyon Dolardır. Aslen Erzurumlu olmayan ve Arap olan Fethullah Gülen, cemaatine mensup 500’ün üzerinde öğretim görevlisi Atatürk Üniversitesinde görev yapmaktadır. Fethullahçılara ait yaklaşık 300 öğrenci evi ve yurt bulunmakta. Gücünü sonuna kadar hissettiren Gülen Cemaati Erzurum siyasetinde son derece etkilidir. Her partiden mutlaka en az 2 aday bu cemaatin üyesidir. Fethullahçılar son zamanlarda Pulur Köy Enstitüsüne ait Ilıca ilçesindeki 100 dönümlük araziyi almak için büyük uğraş vermektedir. Nur Cemaatine ait bir diğer gurup ise Mehmet Kırkıncı’nın liderliğindeki Kırkıncı Cemaati. Sayıları 80-100 binleri bulan taraftarı olan bu cemaat, ağırlıklı olarak eğitim ve ticaret alanlarında hizmet vermektedirler. Milletvekili M. G., Mehmet Kırkıncı sayesinde AKP MKYK üyesi olmuştur. Cemaatin Ankara’da tüm işlerini Milletvekili Gülyurt görmektedir.

Kırkıncı Cemaatinde son yıllarda Kürtlerin artışı görülmektedir. Mehmet Kırkıncı cemaatin liderliğinden edilmek istenmesi ise gündemdedir. Bu duruma en bariz önek ise Cemaate ait Kültür Eğitim Vakfının mütevelli heyetinde yaşanmıştır. Vakfa ait olan Özel Güneş İlköğretim Okulu’nun yönetim kadrosu oy birliği ile değiştirilip yerlerine Diyarbakır, Van ve muşlu kişiler getirilmiştir. Bu duruma Mehmet Kırkıncı bile dur diyememiştir. Mehmet Kırkıncı ülke genelindeki cemaat liderleri tarafından da artık benimsenmemektedir. Nur Cemaatinin diğer ilerdeki liderlerinin tamamı Kürt’tür. Erzurum’da bu cemaatin ilerdeki lideri olarak Hınıslı Fahrettin Hoca adı konuşulmaktadır. Atatürk Üniversitesinde Mehmet Kırkıncı Hoca’nın izni olmadan Prof olmak son derece güç. Son 10 yıla bakıldığında, yurt dışına gönderilen tüm öğretim görevlilerinin bu cemaate üye oldukları görülecektir.

Nakşibendî Tarikatının Erzurum ayağı Menzil gurubudur. Bu grubun başındaki kişi ise Baki Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı Hacı Hüseyin Efendi’dir. Sağlık Bakanı R. A.’ın da bu gurubun üyesi olması sebebiyle Erzurum’da önemli bir konuma gelmiş bulunmaktadırlar. Gerek Merkezi gerekse yerel yönetimlerde Menzilciler önemli yerlere getirildiler. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğüne F. Ö., Milletvekili İ. K., Emniyet Müdür yardımcılık görevlerine Bakan A. tarafından kendi cemaatine mensup kişiler getirildi. Büyükşehir Belediyesi ve alt kademe Belediyeler işlerini bu cemaate mensup kişilere yaptırmaktadırlar. Baki Kültür ve Eğitim Vakfı’nın tüm organizasyonlarına kamu kurumları destekleyici oluyorlar. Atatürk Üniversitesinde yaklaşık 250 öğretim görevlisi her akşam bir ayara gelerek yatsı namazından sonra hep birlikte hatme yapmaktadırlar. Erzurum’da yaklaşık 50 öğrenci evi bulunan Menzilciler muhakkak bir araya gelip Hatme yapmaktadırlar. Her evin bir Velisi olur ve ona itaat edilir. O velilerde her hafta başvekil Hüseyin Efendiye bilgi verirler.

İrili ufaklı Bir çok tarikat ve dergahın bulunduğu Erzurum’da kısacası Cemaatlerin izni olmadan kimse bir şey yapamaz. Gerek siyasi, gerekse ekonomik güçleri kendilerinden olmayanlara pek fazla yaşama şansı vermemektedirler. Bu Cemaat ve tarikatlara son yıllarda Kürtlerin katılığı yapılan çalışmalarla anlaşılmaktadır” yazdığı,

MESUT BARZANİ VE … AİLESİ İLİŞKİLERİ başlığı altında, Erzurum ilindeki B. aşireti ve F. soyisimli ailerle ilgili HUKUKA AYKIRI KİŞİSEL VERİLERİNİN kaydedildiği,

ROTARY VE LEONS ÜYELERİ başlığı altında, Erzurum ilindeki ROTARY kulübene üye bir barka müdürü Y.B, iş adamı S.E, iş adamı E.G. ve G soy isimli bir kişiyle ilgili bilgilerin olduğu,

BAHAİLER başlığı altında; M.A. ve ailesiyle ilgili bilgilerin olduğu,

PKK’YA DESTEK VEREN KİŞİ VE KURUMLAR başlığı altında; Erzurum ilindeki çok sayıda iş yeri ve bu işyeri sahipleri olan S.Y, A.Ş.A., Z.U, M.E.,S.K.,M.K.,S.D., M.C.,F.K.,N.A,H.C., isimli şahıslar hakkında HUKUKA AYKIRI OLARAK KİŞİSEL VE MALİ DURUMLARININ kaydedildiği,

VALİ C.G. başlığı altında, C.G ile ilgili HUKUKA AYKIRI OLARAK KİŞİSEL VERİLERİNİN kaydedildiği,

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI A. K. başlığı altında, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı A. K.’nin göreve gelir gelmez kendi ekibini kurduğu, Z. E.’nin, M.K.’nin, Z.D’nin ve S.A’nın Ermeni asıllı olduğu ve Büyükşehir Belediyesinin tüm işlerinin bu kişiler tarafından yapıldığı, büyük paralar kazanıldığı şeklinde istihbarı yazıların olduğu görülmüştür. (Bu dijitalin aynısı şüpheli Siyami YALÇIN’ dan el konulan KİNGSTON marka flas bellek içersinde bulunan “RAPOR.DOC” isimli word dosyasındada mevcuttur.)

c-Telefon Görüşmeleri;[değiştir]

Tape No:6953, 01.01.2008 tarihinde AYHAN ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Ayhan’ın “dün daha bir sohbet etmiştik ki” “onlan ilgili olarak yayın yapmamız bir sakınca var mı” dediği, M.M. AVAR’ın “şu anda var” dediği, Ayhan’ın “o zaman ayrıntılı döküman istiyorum mesaj mail bekliyorum” dediği, M.M. AVAR’ın “ayrıntılı döküman abi bana gelip bana bugün yarın gelecek geldiği gibi sana veririm” dediği, Ayhan’ın “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu tür bilgilerin ifşa edilip halkın uyandırılmasını istiyorum” dediği, M.M. AVAR’ın “var devletin mevletin haberi var” dediği, Ayhan’ın “ifşa edilmesini istiyorum diyor ki halkı uyarın” dediği, M.M. AVAR’ın “o konuyla ilgili burada detaylı bir çalışma yapıyorum” dediği, Ayhan’ın “Türk silahlı kuvvetlerinin görevlerinden birisi de bu milletin dinini korumak bunu anlatamıyor ama kendisi ifade edemiyor” “Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli güvenlik kurulundaki görevlerinden birisi de bu milletin Müslüman kimliğini korumak” “devletin görevi bunlardan birisi de bu ve diyor ki bu konularda uyarın diyor” dediği, M.M. AVAR’ın “o zaman dur bakayım CD’yi komple alayım sonra geleyim yanına” dediği,

Tape No:6954, 01.01.2008 tarihinde KÜRŞAT…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Kürşat’ın “özrün kabahatinden büyük lan” dediği, M.M. AVAR’ın “niye abi ne yaptım gene” dediği, Kürşat’ın “ne o mektup öyle” sizin “ne yapayım abi, artık bazı şeyler zoruma gidiyor onu yazmak zorundaydım sana” dediği tespit edilmiştir.

Tape No:6957, 15.01.2008 tarihinde A.E. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “akşam yemeğe gidilecek mi abi ona göre hazırlanayım” dediği, A.E. “gideriz tabi ya bizim işimiz bitti yarım saate kadar” dediği, M.M. AVAR’ın “tamam abi tamam haber bekliyorum senden” dediği,

Tape No:6959, 16.01.2008 tarihinde OĞUZHAN ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “komutanım bugün şey oldu işimiz düzeldi yarın şey yapıcaz haberi” dediği, Oğuzhan’ın “hee tamam” dediği, M.M. AVAR ‘ın “yarın geliriz tamam komutanım” dediği,

Tape No:6960, 18.01.2008 tarihinde A.E. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “haber yazıyorum” “bugün geldimde sen yerinde yoktun hakan abiden bi fotoğraflar vardı onları aldım” dediği, A.E.’nin “Murat akşamleyin bi çay içebilir miyiz bi yerde” dediği,

Tape No:6961, 21.01.2008 tarihinde AHMET…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “komutanım saygılar” “komutanım dün bi haber yaptık da bu cezaevindeki üç kişinin şeyi vardı ya açlık grevine başlamışlardı” “onu haber yaptık biraz önce DEHAP’tan aradılar bugün saat 1 de basın toplantısı varmış o konuyla ilgili herhangi bir bilginiz var mı diye rahatsız ettim sizi” dediği, Ahmet’in “DTP’nin mi” “var haberimiz var” “bi çayınızı içmeye gelecem ya öğleden sonra aklımdaydınız siz” dediği,

Tape No:6962, 21.01.2008 tarihinde A.E. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Ahmet’in “albayımın bi iş varda” “Mersin il sağlık müdürü” “Mersin il sağlık müdürüne bi yeğenim var şeyi var böle bi oynatıp duruyorlar kızı ona bi şey adam arıyor var mı öle bi adamın” “Mersinde doktor” “onu yarın gelde bi Süreyya ablayla bi görüşelim” dediği,

Tape No:6996, 29.01.2008 tarihinde KÜRŞAT ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “ben şimdi burda Aşkale Horasan 4 tane kaymakamla aram çok iyi bir aydır bunlarla uğraşıyorum haberlerini falan yapıyorum geçen gün Horasan Erzurum’un büyük ilçelerinden birinin kaymakamı dedim ki Afşim abi burdan bana iş vereceksin dedi ki Muratçım sana şöyle bir kolaylık sağlarım inşaat firmanız falan ayarlaya bilirmisin ihalesiz ben sana burdan işte 600-700 milyarlık iş veririm” dediği, Kürşat’ın “köylere hizmet götürme birliğinin işlerini” “doğrudur ihalesiz” dediği, M.M. AVAR’ın “ihalesiz kaymakamın kendi elinde” “bunu nasıl yaparız” dediği, Kürşat’ın “nasıl mı yaparız” “600 milyarlık iş” “neymiş iş” dediği, M.M. AVAR’ın “abi bu bi bakım onarım işleri var bir ikincisi de bu şey şey varya su kay ne diyorlardı yolların kenarlarındaki şeyler” dediği, Kürşat’ın da “tamam ben sana yardımcı olurum bu konuda” dediği,

Tape No:6963, 29.01.2008 tarihinde SEMA…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “yarın gelde bana bak o gün konuştuğumuz konu vardıya kızla ilgili” “yurttaki yuvadaki” “onla ilgili bir gelişme var” dediği, Sema’nın “ne gelişmesi” dediği, M.M. AVAR’ ın “ya gelince anlatırım telefonda olmaz” dediği,

Tape No:6964, 29.01.2008 tarihinde SİYAMİ ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “ ihale konusundan bahsettiği ve daha sonra ihaleyle ilgili olarak “tamam o zaman yarın bi de o zaman sabah gidiyorum şeye polis okuluna” dediği, ihale konusu ile ilgili olarak Siyami’nin “5 milyon lirayada beyaz peynir var 15 milyon liraya da beyaz peynir var ne istir itoğlu itler yarım yağlimi tam yağlimi nasıl peynir” dediği M.M. AVAR’ın “reis sen nediysen bu havada” diyerek nerde olduğunu sorduğu, daha sonra şüphelinin “bu imamlan da konuşacamda 140 dolardan” diyerek telefon ticareti hakkında görüşmeye başladığı, M.M. AVAR’ın “bu sahte imam nerde” dediği, Siyami’nin de “sahte imam buralarda” dediği, M.M. AVAR’ın “buralarda onu dur bi arıyım onlan ben bir buluşıyım” dediği,

Tape No:6966, 01.02.2008 tarihinde SİYAMİ ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “Jandarmadan çıktım ne yapıyorsun” dediği, Siyami’nin de “ne ediysen sen jandarmada akşama kadar” dediği, M.M. AVAR’ın “abi bi iki ay sonrasına yatırım yapıyorum haber mabere yatırıyorum ondan sonra adamlarla diyaloğumu geliştiricem da uğramasan olmi hiç” “ben şimdi gidecem Cuma astsubayımla buluşmaya” dediği, Siyami’nin de “hadi bakda bana bi haber ver Murat” dediği tespit edilmiştir.

Tape No:6967, 02.02.2008 tarihinde X ŞAHIS ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; X şahsın “görüştün mü sen dün” dediği, M.M. AVAR’ın “he bizimkiyle görüştüm bi şeyler falan verdi” dediği,

Tape No:6969, 08.02.2008 tarihinde AHMET…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “abi yarın senle bi görüşebilirmiyiz bi çay içelim” “seni rahatsız edeyim ben yarın büyük ihtimalle sabahtan şeye dağa çıkacam” “he olmazsa senle bi sana göstermek istediğim bazı şeylerde var ilgini çekeceğini tahmin ediyorum dağda buluşalım istersen” dediği, Ahmet’in “orayla mı ilgili” dediği, M.M. AVAR “yok orayla ilgili değil genelle ilgili burda merkezde farklı bi durumlar varda” dediği,

Tape No:6968, 08.02.2008 tarihinde AYHAN ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “Palandöken Gazetesi benim dün bugün bizde çıkan manşet haberde benim imzamla kullanmışlar” “he bide senle görüşeceğim konu telefonla konuşulmayacak kadar çok önemli sabah bi haberdeydim” “bunu nasıl yaparız diye epey bi isim var bi çoğunu sen tanıyorsun bağlantılar falan derin akşama doğru özel bi vakit ayırda konuşalım onu” dediği, Ayhan’ın da “tamam onu o zaman pazartesi manşet yaparız eğer sağlam haberse” dediği,

Tape No:6972, 22.02.2008 tarihinde AHMET…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Ahmet’in “sana bi bilgi ileticeklerde ilettiler mi” dediği, M.M. AVAR’ın “ilettiler onu yazdım abi şimdi” dediği, Ahmet’in “internete verebiliyor musun onu ya” dediği,M.M. AVAR’ın “internete nereye vereyim abi” dediği, Ahmet’in “nereye istersen yani ulusal medyada birilerinin göre bileceği bir yere” dediği, M.M. AVAR’ın “ben şimdi onu Zaman Gazetesi’ne ... atıyorum” “abi Bingöl kırsalında ölü elegeçirilen teröristlerden biri Abdurrahman Köyü’nde toprağa verildi cenazesine kimse katılmadı” dediği, Ahmet’in “tamam DTP’liler getirdi halk ilgi göstermedi” dediği, M.M. AVAR’ın “hiç onu yazmadım tamam abi” dediği, Ahmet’in “Erzurum halkı memleketine sahip çıktı gibi” “bütün ör provakasyona karşı halkın ilgi göstermediği diye yaz” dediği,

Tape No:6954, 27.02.2008 tarihinde KADİR ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Kadir’in “Murat bu beden eğitimi üniverstede beden eğitimi varmış okulda” “abi şu anda bilmiyor tam olarak bilmiyo” dediği, M.M. AVAR’ın “beden eğitimi varmış” dediği, Kadir’in “var doğru” dediği, M.M. AVAR’ın “beden eğitiminde dördüncü sınıf bir öğrencisi bir çocuğu araştırman lazım” dediğiz, Kadir’in “ismini söyle abi” dediği, M.M. AVAR’ın “Enver” dediği, Kadir’in “soy isim” “Enver, dördüncü sınıf koyu yeşil bir jipi varmış” “adı soyadı sınıfı, nerde oturur, nerde kalkar, kimlerle oturur kimlerle kalkar” dediği, M.M. AVAR’ın “tamam abi bana Cumaya kadar müsade et yarın biriyle buluşcam ben sana dönim, cumaya bitirrim bunu” dediği, Kadir’in “ama bak başka bir şeye benzemesin bu önemli” dediği,

Tape No:6974, 01.03.2008 tarihinde MURAT…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;Murat’ın “şimdi bugünkü toplandı yapanlar var ya” “yarın da onların gençleri toplanacak saat 12 de aynı o aynı o binada bi alt katta” “bunlara yarın girecek misiniz?” dediği, M.M. AVAR’ın “öyle bir haber gelmedi.” “o zaman biz bir kaç üniversiteli arkadaşla konuştukta” “bu yurt sever gençlik hareketine şey yapacaklar herhalde bunlar” “tamam ha ne yapalım diyorsunuz” dediği, Murat’ın da “yarın gitcek misiniz gitmiycek misiniz diye” dediği, M.M. AVAR’ın “biz çağrılmadık abi” “abi istiyorsan bir uğrarız” dediği, Murat’ın “bu günkü bu günkü o kız vardı ya deniz karayazılı” “yani o bence dikkat çekmez gibime geliyo ama” dediği, M.M. AVAR’ın “bilmiyom yarin deniz geliyor mi işe pazar ya” dediği, Murat’ın “yani yarın 12 de işte öyle bir şeyleri var aklında bulunsun da” dediği, M.M. AVAR’ın “şimdi bi de şey olarak yayın politikası olarak onların haberlerini girmiyoruz” dediği, Murat’ın “derneklere girmiyorsunuz yani” dediği, M.M. AVAR’ın “dernekte değil DEHAP’a girmiyoruz DTP’ye girmiyoruz DTP’ye olumlu haber girmiyoruz” “olduğu zaman abi fişleniyoruz ondan sonra” dediği, Murat’ın “bize lazım olduğu için çünkü orya gidenleri bir çoğu herhalde üniversiteli” “yarın da seçim olacak başkanı falan seçecekler” dediği, M.M. AVAR’ın “bi konuşalım ..... kamaraya bakalım ondan sonra kamerayı alır gideriz” dediği,

Tape No:6975, 04.03.2008 tarihinde AYHAN…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;Ayhan’ın “ııı şey bak Genel Kurmay açıklama yaptı son dakka” “bu Genel Kurmaya yapılan şeyle ilgili onu indir yarın sür manşetten” “Genelkurmay anlamsız hazırlığı olarak hedef yapılyo diyo Genelkurmay hani bugünkü partileri martileri eleştiri ..” “onları ... eleştirmiş internette minternette .... son dakka verildi yarın onu manşetten ver.” “gasteyide şeye ver askeriye ye gönder” dediği,

Tape No:6976, 05.03.2008 tarihinde GÜRSEL ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;Gürsel’in “bu Şişlide dalım sözleşmesi ile biz üç tene adam alacağızda” “kimseye söyleme bunu” “şimdi işler şey olacak bi yani alacağımız adamlar firma adına çalışacak” “sigortasına falan firma yapcak” “ama işte bizle çalışıcak” “şimdi senide yazdırıcam” dediği, M.M. AVAR’ın “abi şimdi haberci gastesine bakyorum haber yapyorum yani piyasadan kopmamak için Gürsel abi” “şimdi benim askeriyeyle aram iyi ya onlarla diyaloğum kesilmesin diye abi özel haber çalışyorum.” dediği,

Tape No:6978, 08.03.2008 tarihinde Y.A. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “ne zaman geliyorsun” dediği, Y.A.’nin “e oldu hayırdır Pazartesi gelcem” “ne oldu söyle söyle.. söyle” dediği, M.M. AVAR’ın “yok yok telefonda olmaz ben seni arayım biraz sonra” dediği, Y.A.’nın “üksel’in “ne hakkında” dediği, M.M. AVAR’ın “benimle ilgili” dediği,

Tape No:6979, 08.03.2008 tarihinde SİYAMİ ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Siyami’nin “bu or...şube PKK baglantısı var mı” “bu Balkanlar” dediği, M.M. AVAR’ın “var mı?” dediği, Siyami’nin “hemde nasıl” dediği, m.m. AVAR’ın “ha öyle birşey varsa ben bunu iptal ettirrim Yüksel’lede ..... .... gerek kalmaz” “şimdi ben seni yarın olmazsa seni biriyle tanıştıracam” “o iptal ettirecek uygunsuz diye yazı yazacak iptal edecek” “o zaman gündüz aklıma gelmedi Balkanları hiç duymamıştım da abi” “var emi” “varsa ben şimdi istihbarat şube müdürüyle görüşyorum yarın sabah” “konunun iptal edilmesi gerektiğini zaten benle arası çok iyi seni de ondan tanıştırım” dediği,

Tape No:6980, 09.03.2008 tarihinde ERDAL ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “musait misin abi sana birşey soracam” “abi hani bu bi petrol vardı ya” “göl...ya ben bu konuyla ilgili ....... başladım da erdal abi” “bi de sen geçenlerde şey demiştin ya mahalle başında bir silah ...” “.... bana bir iki isim verde müsaitsen de bir görüşek da” dediği, Erdal’ın “tamam onu bi yarın gelin konuşalım tamam” dediği, M.M. AVAR’ın “sana 750 milyona mı vermişlerdi keleşim fiyatını” dediği, Erdal’ın da “dur yarın gel bi konuşalım” dediği,

Tape No:6982, 11.03.2008 tarihinde SİYAMİ ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;Siyami’nin “bi gelişme var mı?” dediği, M.M. AVAR’ın “abi şu an otobüsteyim üniverste kavşağından beni alıcaklar” dediği, Siyami’nin “tamam bir gelişme oldu mu bana bilgi aktarırsan sevinirim” dediği,

Tape No:6983, 11.03.2008 tarihinde SİYAMİ ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “bi abimle çay içmeye gelecez uygun” dediği, Siyami’nin “tamam başka bir yerlerde görüşek burası müsait değil” dediği, M.M. AVAR’ın “tamam abi bi yarım saat sonra şey yaparız döneriz sana” dediği,

Tape No:6984, 11.03.2008 tarihinde SİYAMİ ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “şimdi sen nerdesin” dediği, Siyami’nin “ben şu anda ofisteyim burda şeyler var ya başkan mütahitleri var onun için” dediği, M.M. AVAR’ın “ha başkan mütahitleri var orda” “akşam olursa olur mu” dediği, Siyami’nin “olur akşam rakı içireyim o zaman” “tamam bitir abimede söyle bir rakı içeriz olmazsa” dediği, M.M. AVAR’ın “tamam abi” dediği,

Tape No:6985, 15.03.2008 tarihinde Ahmet…. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; AHMET’ in “Sağol senle görüştüğümüz bir konu vardı” “Şu iki tane telefon numarası vardı da bir tanesi eksik vermiş” dediği, M.M.AVAR’ ın “Haa o sizinki ya abi Murat abi ara..” dediği, AHMET’ in “Şimdi haa” dediği, M.M.AVAR’ ın “Beni aradı” dediği, AHMET’ in “Kim aradı o mu” dediği, M.M.AVAR’ ın “yok sizin ki yav o gün dijital fotoğraflı olan kişi vardı ya sen göndermiştin o” “.... şimdi sana bir şey söyliycem müjde yani benim açımdan müjde ihaleyi iptal ettirdik” dediği, AHMET’ in “Hangi ihaleyi” dediği, M.M.AVAR’ ın “Ee burda kurumda vardı ya” dediği, AHMET’ in “28 yok 27 sinde yapılanı” dediği, M.M.AVAR’ ın “Bu büyük 6 tirilyonluk ihale” dediği, AHMET’ in “Yukarıyı diyorsun sen” “Bu iki tane asker vardı senin benimle konuştuğun bi askerlerin bi meseleleri vardı” “Şu fenerbahçeyle ilgilenen” “Fenerbahçe saati maati meseleleri vardı” “Şimdi o meseleyi” “İlgili en yüksek komtana kadar çıktı o” dediği, M.M.AVAR’ ın “Ee haberim var abi” dediği, AHMET’ in “Tamam mı şimdi seni şey bekliyor” “Randevu al Kurmay Başkanı” “Pazartesi günü bir randevu al” dediği, M.M.AVAR’ ın “İyide o sıkıntı yapar bana ahmet abi” “Bana sıkınca da ..... sen bana detaylı bilgi ver dedin ya” “Ben kişiyle görüştüm sen heralde müsait değildin o halen daha burda o sana gerekli belge melge vercek” “YAV MÜSAİTSEN YÜZ YÜZE GÖRÜŞEK TELEFON SIKINTI” dediği, AHMET’ in “Eee ya sıkıntı mı yaratır görüşmemiz” dediği, M.M.AVAR’ ın “Telefonda mı” dediği, M.M.AVAR’ ın “Hayır hayır o dediğim yerde” “O sıkıntı yaratır abi benim açımdan ya gene bi konuşalımda o karar verriz” “Hangi gün diyorsun abi yanlız bizim elemen sabahtan gidyor Ankara ya” “O dedim ya senle görüştürücem diye” dediği, AHMET’ in “Gitsin o acil değil gitsin işimize bakarız” “Tamam gitsin işimize bakarız en yüksek yer bakacak bu konuya” dediği, M.M.AVAR’ ın “Şimdi bi şey olursa abi deşifre olursa isimlerden” “Daha çok sıkıntı yaşarım” dediği, AHMET’ in “Olmaz hayır hayır tamam olmayacak tamam” dediği, M.M.AVAR’ ın “Onun garantisini veryosun demi” dediği, AHMET’ in” Tamam veryorum” “Tamam ben kendim hallederim onu ben ben görüşürüm ilgili yerle isim vermem” “En büyük yer bakacak ona” dediği,

Tape No:6986, 15.03.2008 tarihinde SİYAMİ ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “bi şey sorma da Pazartesi günü kolordu komutanı bizde” “bilmiyorum saati .... size bağlı öğleden sonra” dediği, Siyami’nin “iyi tamam” dediği, M.M. AVAR’ın “gelir misin” dediği, Siyami’nin “olur tabi canım tamam” dediği,

Tape No:6987, 15.03.2008 tarihinde Kürşat…. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; M.M.AVAR’ ın “İyiyim abi ne olsun işte geçen gün hafta telezondan aradılar beni” “Fenerbahçe sebilya maçında ismimi sen vermişsin, üç kişi alacaklarmış bu günlerde” “He üç kişi alacaklar biri sensin bunu kimseye bana söyleme dediler öyle bir kaç gün sonra başlıycaksın dediler halen daha bekliyorum” “Tabi abi sen nasıl uygun görürsen o olur tabi” dediği, KÜRŞAT’ ın “Tunceli Elmalıyı bilyormusun” dediği, M.M.AVAR’ ın “Bilyorum” dediği, KÜRŞAT’ ın “Elmalı Karakolunda kim var” dediği, M.M.AVAR’ ın “Elmalı Karakolunda kim var bilmem ama bulurum kimi birini, çünkü beni iki yıldan fazla oldu o bölgeye gitmiyeli” “Ama kim varsa onu bulurum” dediği, KÜRŞAT’ ın “Ali Osman KILIÇ diye birisini almışlar oraya” dediği, M.M.AVAR’ ın “Ali Osman KILIÇ Jandarma mı” dediği, KÜRŞAT’ın “Hayır hayır bu normal sivil vatandaşmış” dediği, M.M.AVAR’ın “Ha Ali Osman KILIÇ evet abi” dediği, KÜRŞAT’ ın “Tutuklaması varmış ama ben adamı tanımadığım için kendim direk ...... edip aramak istemedim” dediği, M.M.AVAR’ ın “Tamam abi ne yapmamızı istersin” dediği, KÜRŞAT’ ın “Bi bilgi alabilir miyiz neymiş ne değilmiş” “Ali Osman KILIÇ ben onun için müdahale etmedim de görelim bakalım neden almışlar ona göre müdahale ederiz” dediği,

Tape No:6988, 15.03.2008 tarihinde KÜRŞAT ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;Kürşat’ın “Ömer Osman Kılıç’mış” dediği, M,M, AVAR’ın “Osman Kılıç abi şimdi jandarmadaki adamıma söylüyorum” “damadın adı Yaşar tamam mı?” dediği, Kürşat’ın “neyin adı Yaşar” dediği, M.M. AVAR’ın “damadının” dediği, Kürşat’ın “damadının adı Yaşar” “Yaşar’dan dolayı arıyor aramışlar damadı arkadaşım de tamam mı?” “bi öğren bakalım neymiş ona göre müdahale edelim” dediği,

Tape No:6989, 15.03.2008 tarihinde Ahmet…. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; AHMET’ in “Murat bu senin dediğin adamı Ömerli değil de Tunceli Mazgirt Elmalı Karakolu almış” dediği, AHMET’in “Adam yaralamak suçundan” “Birini yaralamış ordan ağabeycim” dediği, M.M.AVAR’ ın “Tamam abi, abicim çok teşekkür ediyorum abi” dediği,

Tape No:6990, 15.03.2008 tarihinde KÜRŞAT…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; M.M. AVAR’ın “abi bunu Tunceli Mazgirt Elmalı Karakolu almış adam yaralama suçundan” dediği, Kürşat’ın “kimden görüştün” dediği, M.M. AVAR’ın “Erzurum Jandarma İstihbarat Şube Müdürü” “ifadesine eğer o yönde birşey istiyorsan sabah erken kalkım benim Tunceli Bölge Komutanlığında tanıdığım iyi biri var” dediği, Kürşat’ın da “peki Murat’çım sen bu adamla ilgilenir misin?” dediği, M.M. AVAR’ın “benim başımla beraber bu adamın bırakılması konusunda demi” dediği,

Tape No:6991, 16.03.2008 tarihinde A.E. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; M.M. AVAR’ın “abi yükselden konuştum” “Yüksellen Yüksel Pazartesi günü öğleden sonra bi şeyleri yapyor ..... Ayhan’dan da konuştum Ayhan da yarın akşam Yakup bun yanına dedi perşembe günü gelcem bi bakım Yakup ne diyor dedi ben dedi biraz daha .... bekleyim canım çok sıkındı Ahmet abiye karşı onları bu hafta biticek sen ne yapyorsun” dediği,

Tape No:6994, 23.03.2008 tarihinde A.E. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;M.M. AVAR’ın “ha Deniz’le oturyoruz burada” dediği, Ahmet’in “tamam ben orya bi gelim ondan sonra beraber bi görüşmemiz lazım senden” dediği, M.M. AVAR’ın “tamam abi” dediği,

Tape No:6996, 27.03.2008 tarihinde SİYAMİ ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Siyami’nin “bana bak şey şu il jandarmayı bir arada nöbetçi bak kim” “Vezçi Çakmak ın bir şeyi varmış tutuklaması varmış,” dediği,

Tape No:6998, 27.03.2008 tarihinde A.E. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; M.M. AVAR’ın “abi sana çok önemli bir müjde verim mi?” “başlama yazısı geldi” “şimdi ordayım” “şimdi burda.... yanına gelyorum” dediği, Ahmet’in “iyi hadi bakalım hayırlısı olsun” dediği,

Tape No:6999, 10.06.2008 tarihinde SAKIP…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Sakıp’ın “ben van’dayım” dediği, M.M. AVAR’ın “he yeni mi gittin” dediği, Sakıp’ın “he dün geldim de bugün işte oturuyorum konuşuyorlar sohbet ediyorlar” dediği, M.M. AVAR’ın “abi yani telefonda çok açık konuşamıyorum biliyorsun” “netleştiriyoruz bi iki işinde problem çıkmış herhalde onlara yoğunlaşmış” “ben dedim ki abi bi işimiz var bunu halledersek hepimiz düzlüğe çıkacağız sana ihtiyacım var dedim” “ne dedi üstü kapalı olarak söyledi dedim ki abi bizim ordan Ankara, İstanbul’a legal olmayan yani legal olan bi çuvallar gidecek kamyonlan bunu nasıl ayarlarız dedi nerelerden geçmesi lazım dedi Erzurum’a kadar mı yoksa buraya kadar mı oraya kadar dedim dedi ki o konuyu halledecek şeyimiz var dedi durumumuz var” “önümüzdeki hafta abi bana haber verecek” dediği, Sakıp’ın “diğer mevzularla ilgili ne konuşmak istiyorsa otururlar kafa kafaya konuşurlar zaten” dediği, M.M. AVAR’ın “bu pazar gidebilme ihtimali var Pazar veya Pazartesi” “Pazar günü benim üniversite sınavım var” “Pazartesi hafta içi olduğu için Gürsel abi ile konuşacam” dediği,

d-Örgütsel İrtibatlar[değiştir]

Şüpheli Siyami YALÇIN emniyet beyanında: “Neriman AYDIN isimli şahsı 8-10 ay önce halen gözaltında bulunan Muhammed Murat AVAR vasıtasıyla tanıdığını, Belirttiği tarihte çocukluk arkadaşı olan ve memleketi Erzurum’da gazetecilik yapan Muhammed Murat AVAR ile Ankara’ya gittiklerini, Muhammed’in kendisine “Seni bir arkadaşımla tanıştıracağım” diyerek kendisini alıp Neriman AYDIN’nın evine götürdüğünü, Neriman AYDIN’ı ilk kez burada gördüğünü, Şahsın evinde 15 dakika oturup çay içtikten sonra kalktıklarını, Neriman AYDIN kendisine ne iş yaptığını söylemediği, sonradan Ziraat Bankasında çalıştığını duyduğunu, Neriman AYDIN ile yüz yüze bir daha görüşmediğini, ancak Erzurum’da yapılan ihalelerle ilgili kendisiyle telefon görüşmelerinin olduğu. Aralarında ticari ilişki ve husumetin olmadığını,

Kemal AYDIN isimli şahsı Neriman AYDIN’ın abisi olarak bildiğini, Neriman AYDIN’ın evine gittiğide bu şahısında evde bulunduğunu, Kemal AYDIN’ın emekli olduğunu bildiğini ancak nereden emekli olduğunu bilmediğini,

Muhammed Murat AVAR’ı memleketi olan Erzurum’dan çocukluğundan beri tanıdığını, Rahmetli babasını da tanıdığını, Erzurum’da gazetecilik yaptığını, kendisinin yaşça kendisinden küçük olduğunu, Kardeşlik ilişkilerinin olduğunu, bunun yanında tüm aile fertlerini de tanıdığını, ancak aralarında iş ortaklığının olmadığını” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Şüpheli Siyami Yalçın savcılık beyanında:

Muhammet Murat AVAR’ın çocukluğundan beri tanıdığı bir arkadaşı olduğunu, hatırladığı kadarıyla Erzurum'da yayınlanan "MİLLETİN SESİ" isimli yerel gazete muhabir olarak çalıştığını, Neriman AYDIN'ı arkadaşı Muhammet Murat AVAR aracılığıyla tanıdığını, yaklaşık 8 veya 10 ay önce Ankara'ya birlikte gidişlerinde kendisini bir tanıdığıyla tanıştıracağını söyleyerek Neriman AYDIN'ın evine götürdüğünü, burada sadece 15 dakika kadar kaldıklarını, hal hatır sormaktan öteye bir konuşma geçmediğini, sadece Neriman AYDIN’ın burada kendilerine Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili bir işiniz olursa beni arayın dediğini, o anda kendisinin ne iş yaptığını dahi bilmediğini, neden bu şekilde söylediğini ve ne bağlantısı olduğunu bilmediğini, bu ziyarette Neriman AYDIN'ın ağabeyisi Kemal AYDIN'ın da hazır bulunduğunu beyan etmiştir.

Şüpheli Kemal AYDIN’ın Savcılık Beyanında;

“Muhammed Murat Avar Erzurumlu olduğunu. Erzurum'da gazetecilik yaptığını 9. Kolorduda görevli Yarbay Ahmet Erdem’in kendisinin yanına gönderdiğini, Ankara'ya geldiğinde Kemal Abi ile tanış demiş o da gelip kendisini bulduğunu, Hakan Erdem'in bürosunda tanıştıkları” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Şüpheli Muhammed Murat AVAR’ ın telefonunda yapılan inceleme sonucunda;

Şüpheli Siyami YALÇIN ile 718 kez görüştüğü, şüpheli Kemal AYDIN ile 21 kez görüştüğü, şüpheli Neriman AYDIN ile 13 kez görüştüğü tespit edilmiştir.


e-E. Delillerin ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi[değiştir]

Ergenekon Silahlı Terör Örgütüsoruşturması kapsamında bu güne kadar yakalanan sanıklardan Veli Küçük ve Doğu Perinçek ile soruşturmasına devam edilen Tuncay Güney’de ele geçirilen “ERGENEKON” isimli dokümanın incelemesinde; dokümanın giriş bölümünde “Ergenekon yapılanmasının Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren bir oluşum olduğunun” yazdığı, ayrıca dokümanın içeriğinde,

-Naylon terör örgütü oluşturulması,

-Ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasilere suikast yapılması yada dez-enfermasyon yöntemlerinin kullanılması,

-Türkiye’de faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin kontrol altında tutulması,

-Medya kuruluşlarının kontrol altına alması ve kendi medya kuruluşlarını oluşturması,

-Resmi istihbarat kuruluşları ve legal-illegal örgütlenmelere karşı mücadele edilmesi gerektiği,

-Uyuşturucu ticaretinin kontrol altına alınması, diğer taraftan da kimyasal silah üretimi,

-Örgüte gelir temin etmek için naylon şirketler kurulması ve uluslararası banka dolandırıcılığı yapılmasının gerektiği, bunların yanı sıra örgütün prensipleri ve organizasyon şemasının yazıldığı görülmüştür.

Aynı şekilde soruşturma kapsamında bu güne kadar yakalanan sanıklar Mehmet Zekeriya Öztürk, Muzaffer Tekin, Sevgi Erenerol, Oktay Yıldırım, Ümit Oğuztan, Doğu Perinçek, Erkut Ersoy gibi sanıklarda bulunarak el konulan “LOBİ” isimli dokümanın yapılan incelemesinde, giriş kısmında “Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon’a bağlı olarak sivil unsurların örgütlenmesi” yazdığı görülmüş, ayrıca dokümanın içeriğinde ise;

-Mafia gruplarının yeniden gözden geçirilmesi ve deneyimli mevcut grupların karşısında yeni ve güçlü grupların oluşturularak denetim ve kontrol altına alınmalarının sağlanması

-Ülke ekonomisini elinde tutan ve kişisel çıkarları adına ulusal çıkarları hiçe sayabilen, çok uluslu şirketlerle ortaklığı olan güçlü holdinglerin kontrol altında tutulması

-Güçlü ticari kuruluşlarda kadrolaşma sağlanması gerektiği, bu çerçevede özel güvenlik şirketleri kurarak iş adamlarının güvenliklerinin alınması gerektiği

-Medya kuruluşları aracılığı ile faaliyetler ve amaçlar doğrultusunda kamuoyu oluşturulması gerektiği belirtilmiştir.

Ergenekon Terör Örgütünün amaçları ve bunlara ulaşmak için seçtikleri yol ve yöntemlere yukarıdaki “iki belgeden” hareketle kısaca değindikten sonra şüphelide ele geçirilen delillerin ve şüphelinin hukuki durumunun değerlendirmesine geçecek olursak;

Ergenekon Terör örgütüne yönelik yapılan teknik takip çalışmalarında Kemal AYDIN, Neriman AYDIN ve Durmuş Ali ÖZOĞLU’nun bazı Harp okulu öğrencileri, subaylar, polisler ve bazı kamu görevlilerine bir takım evlerde gizlice toplanarak örgüt ideolojisi doğrultusunda devlete karşı kışkırttıkları, toplantılar tertip ettikleri ve illegal bir yapılanmaya giriştikleri tespit edilmiştir.

Şüpheli Muhammet Murat AVAR’ın diğer şüpheliler Siyami YALÇIN, Kemal AYDIN ve Neriman AYDIN ile irtibatlarının bulunduğu şüphelilerin beyanlarından, kendi aralarında gerçekleştirdikleri telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit tutanaklarından ve dijital incelemelerden anlaşılmaktadır.

Şüpheli Muhammet Murat Varol’un ve diğer şüpheli Siyami YALÇIN’ın hazırlık beyanlarında geçtiği üzere şüphelilerin birlikte Ankara’ya Neriman Aydın ve Kemal Aydın ile toplantı yapmak üzere geldikleri bir sırada diğer şüpheli Neriman AYDIN’ın “Burada bize Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili bir işiniz olursa beni arayın.” demesi üzerine, şüpheli Siyami YALÇIN’ın Neriman AYDIN’a askeri ihalelerle alakalı olarak bilgi verdiği, Erzurum’da yapılan bazı ihalelerin şüpheli Siyami Yalçın tarafından kaybedilmesi üzerine Neriman Aydın vasıtasıyla iptal girişimlerinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar şüpheli hazırlık beyanlarında Ankara’ya Neriman ve Kemal Aydın’ın yanına babasının hastalığı dolayısıyla Ercüment Ovalı ile tanışmasına aracılık etmesi amacıyla arkadaşı olan 9. Kolorduda görevli Yarbay A. E. tarafından gönderildiğini beyan etmiş ise de, diğer şüphelilerin beyanlarında bu ve buna benzer bir konunun hiç geçmemesi karşısında şüphelinin beyanlarına itibar edilmemiş ve illegal yaptıkları toplantıları bir başka bahane ile meşru bir buluşma ve tanışma havasında takdim etme gayreti olarak değerlendirilmiştir.

Şüpheli Muhammed Murat AVAR’ın incelemeye konu olan bilgisayarında kayıtlı olan “murat prtstn araştırma.doc” isimli dosya içeriği incelendiğinde; Erzurum ve çevre illerde yapılan misyonerlik faaliyetleri ile ilgili alınan notların bulunduğu görülmüştür. Ayrıca söz konusu belgenin operasyon kapsamında gözaltına alınan şüpheli Siyami YALÇIN’da ele geçirilen Kingston marka flash bellekte de bulunduğu görülmüştür.

Şüpheli Muhammed Murat AVAR’ın incelemeye konu olan bilgisayarında kayıtlı olan “RAPOR. DOC” isimli dosya içeriği incelendiğinde Erzurum ili ve ilçeleri ile ilgili olarak detaylı bir şekilde rapor yazıldığı, yeraltı zenginlikleri, sosyal yapı ve arkeolojik alanların ifade edildiği, stratejik noktalara yabancıların nasıl akın ettiği, yabancı sermayenin nerelere ve hangi amaçla yaptırım yaptıkları, cemaatler başlığı altında; Kırkıncı Cemaati, Nakşibendi Tarikatı ve Menzil Gurubu hakkında bilgilerin yer aldığı, Bahailer başlığı altında; Bahailerin yapılanması ve Erzurum’daki temsilcisi hakkında bilgilerin yer aldığı, PKK’ya destek veren kişi ve kurumlar başlığı altında; Yardımcı Ticaret ve sahibi Sefa Yardımcı hakkında, Abdioğlu Kömürcülük ve sahibi Ali Şevki Abdioğlu hakkında, Uzan Ticaret ve Ercanlar Ltd. şirketi ve sahibi Ziya Uzan hakkında, Koç Ticaret ve sahibi Salih Koç hakkında, Küveloğlu ve sahibi Ayhan Küvel hakkında ve Suat Demircioğlu hakkında fişleme şeklinde bilgi notlarının bulunduğu ayrıca Vali Celalettin Güvenç, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler hakkında iddialarda bulunulduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca aynı belgenin diğer şüpheli Siyami YALÇIN isimli şahsa ait, Kingston marka flaş bellekte de bulunduğu tespit edilmiştir.

Şüpheli Muhammed Murat Avar’ın bilgisayarlarında ve diğer şüpheli Siyami Yalçın’da ele geçirilen Kingston marka flash bellekte de bulunan bir çok kişinin özel hayatlarının gizliliğine ilişkin, fişleme şeklinde bilgi notlarının bulunduğu, bu bilgi notlarının uzman bir istihbaratçının üstlerine yazdığı bilgi notları şeklinde olması da şüphelinin hiyerarşik yapıya bilerek dahil olup bu amaç doğrultusunda talimatlara göre hareket ettiği kanaatine varılmıştır.

Bu şekilde şüphelinin yasadışı Ergenekon Silahlı Terör Örgütüüyesi olduğu ve bu örgüt içinde bulunan Neriman Aydın ve Kemal Aydın ile sürekli toplantılar yaptıkları ve telefon görüşmeleri ile irtibatlarını devam ettirdikleri, şüphelinin 01.01.2008 günü saat 10.30 sıralarında Ayhan Köseoğlu ile; 15.01.2008 günü saat 17.27 sıralarında A.E. ile; 16.01.2008 günü saat 18.16 sıralarında Oğuzhan isimli şahısla; 18.01.2008 günü saat 16.59 sıralarında A.E ile; 21.01.2008 günü saat 12.05 sıralarında Ahmet isimli şahısla; 22.02.2008 günü saat 13.14 sıralarında Ahmet isimli şahısla yaptığı telefon görüşmelerinden de anlaşılacağı üzere belli haberleri kamuoyu oluşturma amacıyla yayınladıkları ve sakıncası olacak haberleri yayınlamadıkları, ayrıca 01.02.2008 günü saat 12.18 sıralarında Siyami isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “abi bi iki ay sonrasına yatırım yapıyorum haber mabere yatırıyorum ondan sonra adamlarla diyaloğumu geliştiricem da uğramasan olmi hiç” “ben şimdi gidecem cuma astsubayımla buluşmaya” şeklindeki konuşmalardan, 04.03.2008 günü saat 21.13 sıralarında Ayhan isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinden ve 05.03.2008 günü saat 00.16 sıralarında Gürsel isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde “abi şimdi haberci gastesine bakyorum haber yapyorum yani piyasadan kopmamak için gürsel abi” “şimdi benim askeriyeyle aram iyi ya onlarla diyaloğum kesilmesin diye abi özel haber çalışyorum.” şeklindeki konuşmadan, çalıştığı medya aracını darbe yapılacağının bilgisiyle kullandığı, gündem oluşturmaya çalıştığı, darbe sonrası takınacağı tavır için de şimdiden zemin hazırladığı ve bu şekilde Ergenekon Terör Örgütünün hedefine ulaşmak amacı ile kullandığı metotlardan olan “Medya kuruluşlarının kontrol altına alınması ve kendi medya kuruluşlarını oluşturması” ile “Medya kuruluşları aracılığı ile faaliyetler ve amaçlar doğrultusunda kamuoyu oluşturulması” yönünde faaliyetlerde bulunduğunun tespit edilmesi karşısında,

Şüpheli Muhammet Murat AVAR’ın ERGENEKON Terör Örgütü’nün üyesi olduğu ve yukarıda “ERZURUM RAPOR. DOC” isimli dosyada sayılan kişileri bir suç işleme kararı kapsamında siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetme suçunu da işlediği anlaşıldığından; üzerine atılı eylemleri nedeniyle TCK’nun 314/2 ve TCK’nın 135/2-1, 43/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nun 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.