2. Ergenekon İddianamesi/V. BÖLÜM ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 30-Şüpheli Selim UTKU Gümrükçü

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

30-Şüpheli Selim UTKU Gümrükçü

a-Savunmaları[değiştir]

Emniyet beyanı

İzmir’de yayınlanan Haftalık Dönemeç isimli gazetenin ortağı olduğunu, Bizkaçkişiyiz Derneğinin kurucu başkanı ve halen genel başkanı olduğunu,

Şüphelilerden Murat Ağırel’i 2006 yılının Aralık ayında İzmir’de düzenlenen Kubilay’ı Anma mitinginde tanıdığını, kendisinin Memleket Sevdalılar Derneğinin Genel Başkanı ve Bizkaçkişiyiz Platformunun İstanbul İl Başkanı olduğunu,

Mesut Özcan’ı Tuncay Özkan’ın doktoru olması ve Cumhuriyet Mitinglerinde Tuncay Özkan’ın yanında görmesi sebebiyle tanıdığını,

Tanju Güvendiren’i emekli askeri savcı olarak tanıdığını,

Evrim Baykara’yı Bizkaçkişiyiz Derneğinin genel sekreteri ve arkadaşı olması sebebiyle tanıdığını,

Adnan Bulut’u 2005 yılından beri tanıdığını, bu şüphelinin Kanaltürk’ün bir dönem haber müdürlüğünü yaptığını,

Hüseyin Nazlıkul’u Tuncay Özkan’ın doktoru olarak tanıdığını,

Tuncay Özkan’ı 2005 yılının Mart ayında İzmir’de düzenlenen bir kongrede tanıdığını, Kanaltürk televizyonunda bulunduğu sırada kendisi ile görüştüğünü, samimi olduklarını, kendisinin üyesi olduğu Bizkaçkişiyiz Platformunun kurucusu olduğunu, bu nedenle kendisi ile sık sık fikir alış verişinde bulunduklarını,

Hakkında işlem yapılan diğer şüphelileri tanımadığını, ele geçen örgütsel dokümanlar hakkında bilgisinin olmadığını,

Bizkaçkişiyiz platformunun 13.09.2007 tarihinde Ahmet Tuncay Özkan’ın Kanaltürk televizyonunda yaptığı bir çağrı üzerine aynı isimdeki internet sitesinin kurulması ile buraya üye olan şahıslar tarafından kurulan bir sivil toplum örgütü olduğunu, üyeler tarafından kendisinin Ege Bölge Başkanı olarak seçildiğini, 2008 yılının Ocak ayında 8 arkadaşı ile birlikte Bizkaçkişiyiz derneğini kurduklarını, kendisinin dernek başkanı olduğunu, yasal izinli olarak mitingler düzenlediklerini, telefon görüşmelerinin dernek faaliyetleri ile ilgili olduğunu,

Tuncay Özkan’ın bir parti kurmak istediğini, il, ilçe, belde yöneticilerine kendisinin seçmesini istediğini, bunun üzerine kendisinin Karadeniz Bölgesinde illeri dolaşarak çeşitli görüşmeler yaptığını, Tuncay Özkan’ın 19.06.2008 tarihli telefon görüşmesinde geçen konunun bu olduğunu,

Ele geçen 14 sayfalık “PKK terör örgütünün dış ülkelerdeki faaliyetleri ve iç yapısı” başlıklı dokümanı 2003-2004 yıllarında bir arkadaşının verdiğini, o tarihte Çiğli’de yerel bir gazete çıkardığı için incelediğini, güvenilir bulmadığı için yayınlamadığını,

Ele geçen 15 sayfalık SESAR antetli Yeni Milis başlıklı belgeyi www.sesar.com isimli internet sitesinden okumak amacıyla indirip yazdırdığını,

Evinde yapılan aramada ele geçen Sony marka ses kasetinde kayıtlı bulunan seslerin 2006 yılının Kasım ayında Tuncay Özkan ile yapmış olduğu bir röportaj denemesine ait olduğunu beyan etmiştir.

Savcılık beyanı

Emniyette vermiş olduğu ifadesini tekrarla Bizkaçkişiyiz Derneğinin Genel Başkanı, ADD ve CHP üyesi olduğunu, şüphelilerden Adnan Bulut, Murat Ağırel, Mesut Özcan, Hüseyin Nazlıkul, Tanju Güvendiren, Evrim Baykara, Tuncay Özkan’ı tanıdığını,

Şener Eruygur’u ADDnde tanıdığını, bu şüpheliyi ADD’nin Genel Başkanlığından indirmek amacıyla karşı adayları destelediklerini,

Bizkaçkişiyiz Derneğini seçimlerden sonra muhalefeti güçlendirmek için kurduklarını,

Tuncay Özkan’ın kendisi ile ilgili haberler çıktıktan sonra ATV televizyonuna yumurta atılması talimatını verdiğini, ancak kendilerinin yumurta atmadıklarını,

PKK ile ilgili gizli belgeyi üniversitede bir arkadaşından aldığını, hiçbir yerde kullanmadığını,

“Ataevleri” isimli belgeyi, bununla ilgili çalışmayı hiç duymadığını, Tuncay Özkan ile aralarında her hangi bir maddi ilişki bulunmadığını, Bizkaçkişiyiz Derneği ile ilgili bazı konularda talimatlar verdiğini, bazı kişileri CHP’ye üye yapmak istediklerini, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.

Sorgu beyanı

Şüpheli tutuklanma talebi ile sevk edildiği İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki 27.09.2008 tarihli sorgusunda demokratik kütle örgütlerinde yasal çerçevede çalıştığını, Bizkaçkişiyiz Derneğinin genel başkanı, aynı platformun Ege sorumlusu olduğunu, bu nedenle Ahmet Tuncay Özkan ile görüşmelerinin bulunduğunu, bu görüşmelerin Cumhuriyet Halk Partisi, ADD ve Bizkaçkişiyiz Platformu ve Derneği ile ilgili konular olduğunu, terör örgütleri ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.


b-Elde Edilen Dokümanlar,[değiştir]

Şüphelinin İzmir Ege Kent Mahallesi 8831. Sokak Aydınlar Apartmanı No:63/18 sayılı adresinde yapılan aramada ele geçen 14 sayfadan oluşan Gizli ibaresi yazılı ve başlık kısmında PKK terör örgütünün dış ülkelerdeki faaliyetleri ve iç yapısı ile başlayan Kocka Kürdistane (Lawan) ibaresiyle son bulan dokümanın;

PKK terör örgütünün Türki Cumhuriyetlerdeki faaliyetleri başlığında PKK terör örgütünün Türki Cumhuriyetlerinde, Avrupa Ülkelerinde faaliyetleri, sorumlularını kimler olduğu ve PKK’nın örgütlediği birliklerden bahsettiği,

ORDU-ARGK(Arteşe Rızgarıya Gele Kürdistan) (Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu) işlevi ve yapısı başlıklı yazıda ARGK’da başkomutan olarak Abdullah Öcalan’ın gösterildiği bunun haricinde Yüksek Askeri Konsey, Genelkurmaylık, AnaKarargah, Alt Komuta karargahları, Birlikler ve milis komutanlıkları şeklinde PKK terör örgütünün Askeri yapılanmalarından bahsedildiği

PKK’nın Ortadoğuda ki rolü başlığının altında Lübnan, Kuzey Irak, Libya ve İran ülkesindeki bağlantılarından ve bu ülkelerden gelen uyuşturucuları terör örgütünün yönlendirdiğinden bahsedildiği,

PKK’nın “Suriye Bağlantısı ve PKK’nın Uyuşturucu Ekimi Kürt Mafyası ve Uyuşturucu Trafine Yön Veriyor” başlığında ise terör örgütünün uyuşturucu trafiğini yönlendirildiğinin anlatıldığı,

PKK’NIN “Televizyon Kanalları Gazete Dergileri ve İnternetteki Büroları” başlıklı yazılarda terör örgütünün yayın yaptığı yayın organlarının kuruluş tarihleri ve frekansları yazılı olduğu görülmektedir.

Ergenekon sanıklarından olan Ergün Poyraz’ın yazmış olduğu 15 sayfadan oluşan SESAR antetli kağıtlara yazılmış “YENİ MİLİS (çözülme sürecine akıllı direniş için; kanın son damlasından önce beynin son hücresine kadar mücadele gereği)” ibaresiyle başlayan çorbada tuzumuz olsun kaygısı ile kaleme alınmıştır ibaresiyle son bulan dokümanda;

2.sayfada Raporun özeti başlığı altında 4 maddeye ayırdığı “…..böyle bir ortamda vatanı kurtarmak gittikçe kahve sohbeti malzemesi olmaktan çıkıp belli dinamiklere doğru kanalize edilen patlamaya hazır bir enerji olarak havada asılı duruyor.Bu enerjinin dengesizliği “Kurtlar Vadisi” gibi toplumsal histerilerin katkısı ile artırılırken ülkeyi kontrol altına almaya çalışan dış ve iç güçler direnişi de kontrol etmek için alt yapılarını şimdiden kuruyorlar…”

A maddesinde “Kurşun geleneği en sona saklanması gereken ve akılla kontrol edilmediği taktirde vatanı kurtarmayı soyunanları vatanı parçalamayı hedefleyenlerin maşası haline getirecek tehlikeli bir gelenektir.”,

B maddesinde “vatanperverlerin bir direniş/mücadele zeminini şimdiden hazırlama gereği tartışılamaz fakat bu çok akıllı uzun soluklu ve kendi iç ve dış meşruiyetini sürekli üreten bir çerçevede kurulmalıdır”,

D Yeni mücadele zemini; “kurşundan” önce aklı devreye sokarken; mücadelenin temel çatısı, bilgi, teknoloji, sermaye ve sosyal ilişki alanında çalışacak özel milisler üzerine kurulmalıdır. 100. Yılda; bir adsız kahramanlar mezarlığı ile değil de, bağımsız, üniter ve güçlü bir Türkiye yaratılmak isteniyorsa; vatanperver güçlerin; güçlerini asimetrik olarak uygulayabilecekleri ve nefeslerini zamana yayacakları bir yapının kurulması; elzemdir. Zaman; kanın son damlasına kadar değil; beynin son hücresine kadar mücadele zamanıdır.

5.sayfasında “Mevcut Dinamiğin Zaaf Noktalar”ı başlığı altında 7 madde olduğu;

A maddesinde “bu ülkenin vatandaşlarının ülkelerine sahip çıkmaları bir lüks değil, ödevdir”,

B maddesinde “Bu ödevin nasıl icra edileceğinin tartışılabilecek bir çok noktası olsa da; bu görevin ancak organize ve bilinçli bir altyapı üzerinden icra edilebileceği konusunda herkes hemfikirdir”,

C maddesinde “Fakat tek yadsınamaz gerçek; ne yapılacaksa yapılsın uzun soluklu olmak gereğidir”,

D maddesinde “Ülke elden gidiyor” psikolojisi mutlaka aşılmalıdır. Bu psikoloji; acele ve umutsuz hamlelerle birlikte uzun vadeli ümidi hepten yokedecek hataları beraberinde getirecektir”,

G maddesinde “Hedef; bütün gücü tek bir sıklet noktasında toplayan güç birliği değil; sıklet noktasını dağıtan GÜÇ AĞI kurmak olmalıdır.” şeklinde mevcut dinamiğin zaaf noktaları başlığı altında sıralanmış maddeler bulunmaktadır.

7. sayfasında “Geminin yönetimini tekrar nasıl ele alırız?

“Olaya bu açıdan yaklaşılmasının, mücadelenin niteliği ve niceliği açısından şu tip faydaları olacaktır:

Mücadeleyi verecek insanlar; kaybediyoruz psikolojisi ile değil, tekrar geri kazanıyoruz psikolojisi ile çok daha sağlıklı ve dirayetli şekilde hareket edeceklerdir.

Mücadele sürecinde yaşanan hayalkırıklıkları, “yenilmişlik” hissini değil, “nerede hata yaptık, nasıl daha iyi yaparız” psikolojisini güçlendirerek, süreci sağlamlaştıran etki yapacaktır.

Mücadeleyi yürüten odaklar arasında, “kaybetmekten” dolayı birbirini suçlama eğilimi azalacak ve dolayısı ile GÜÇ AĞI ‘nın farklı odaklarının birbirlerine karşı manipule edilme riski azalacaktır.

Kazanılan her adım, doğru yolda bir adım olarak benimsenerek morali yükseltecektir. Aksi takdirde her kaybediş ve hatta hareketsizlik anı bile, “zaman geçiyor, geç kalıyoruz” psikolojisi ve sıfır noktasına yaklaşma duygusu ile paniği ve hata payını daha da arttıracaktır.”,

11. sayfanın son kısmında başlayan ve 15. sayfaya kadar devam eden “ Farklı Kategoriler, Farklı İşlevler” başlığı altında 5 madde olduğu,

“Sözkonusu heterarşik liderlik mekanizması ile koordineli bir şekilde “milisleşecek” vatanperverleri üstlenecekleri işlevlere göre dört ana kategoriye ayırabiliriz. Bunlar :

Bilgi

Teknoloji

Sermaye

Sosyal

Operatif

Bilgi Milisi: Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı; bulunduğu konum ve kendi kişisel çevresi üzerinden bir bilgi akışının seyircisidir. Bu bilgi akışını; ülke yararına izlemek, değerlendirmek ve gerektiğinde kullanmak, mücadelenin sinir noktalarından birini oluşturacaktır.

Teknoloji Milisi: Günümüzde bir çok kontrol mekanizması teknoloji ve türevleri üzerinden kurulmaktadır. Türkiye’nin geldiği nokta; finanstan (bakınız: bankacılık sisteminde kullanılan yazılımlar), güvenliğe (bakınız: güvenlik birimlerinde kullanılan yabancı güvenlik yazılımları), kamu hizmetlerinden (bakınız : E-Devlet projesini Microsoft teknolojisi ile gerçekleştireceğini ilan eden AKP hükümeti), iletişime (bakınız : Türk Telekom altyapısı) kadar bir çok sektörde yabancı teknolojinin kritik altyapılar üzerinde bulunduğu gözönüne alınırsa; ciddi kaygı uyandırmaktadır. Türkiye; bir çok alanda tam anlamı ile “teknolojik bir işgal” altındadır.

Sosyal Milis: Türkiye’deki yabancı istihbarat örgütlerinin en kolay insan devşirdikleri ve istihbarat topladıkları alanlar, meşhur gece kulüpleri ve moda deyimi ile “in” mekanlardır. Bu mekanlar üzerinden kurulan “sosyal” ilişkiler, sözkonusu istihbarat örgütlerinin ilişki ağında önemli bir yer tutmaktadır. Günümüz ağ çağıdır. Buradan kastedilen sadece bilgisayar ağları değil, aynı zamanda insan ağıdır…… Sözkonusu ağı kurmak için; sosyal ilişkileri kuvvetli; girdiği mekana uyumlu ve iletişimi güçlü insanlara ihtiyaç olacaktır.

Sermaye Milisi: Türkiye’nin çözülme sürecini hızlandıran en önemli etken; Türkiye’deki sermaye altyapısının belirli odakların eline geçmesi olmuştur. Sömürge zihniyetinin yüceltilmesinden, bölücülerin iktidar kadrolarına yükseltilmesine kadar bir çok dinamik, bu ele geçirilmiş sermaye yapısı üzerinden finanse edilmiştir. Keza; ülkenin üretim altyapısının çökertilerek, finanstan, tarıma birçok sektörün dışa bağımlı hale gelmesi ele geçirilmiş bu sermaye yapısı üzerinden gerçekleşmiştir.

Operatif Milis: Mücadele piramidinin en işlevsel fakat aynı zamanda en tehlikeli kısmını oluşturmaktadır. Bu alandaki faaliyetlerin; ülkenin legal yapısı gözönünde bulundurularak ve “hedefi” mazlum, hedefleyeni “suçlu” konumuna düşürmeden çok ince bir çizgide inşa edilmesi gerekmektedir.,Operatif unsurlar; bütün diğer katmanların çalışmaları sonucunda, gerektiği takdirde, hareket edecek ve sonuç alacak unsurlar olmalıdır. Hedef; bu katmanı mümkün olduğu kadar seçici kullanmak ve mücadelenin ana zemini haline getirmemek olmalıdır. Aksi takdirde; “meşruiyet” zemini hızla kayabilir ve meşruiyet zeminindeki kayma diğer katmanlardaki yapılanmaları da etkiler ve hatta etkisizleştirir noktalara gelebilir.

15. sayfada sonuç kısmında “Son zamanlarda yaşanan ‘vatan kurtarma’ sohbetlerinin ulaştığı noktayı ve ülke adına kaygı duyan vatanperverlerin “bir şeyler yapma” telaşını gözlemlerken; aynı zamanda güvendikleri dağlar tarafından ortada bırakılan bu kişilerin kurtlar vadisindeki çakalların nasıl iştahını kabarttığını da gözlemlemek mümkün. Bu noktada; ülke adına kaygı duyan ve mevcut kurumsal yapıların paralize olduğuna inançla çıkış yolu arayanların çok sağlıklı ve meşru bir zeminden hareketle sahneye çıkması gerekmektedir. Bu analiz; sözkonusu hareketlenmenin dinamikleri ve yapısı oluştururken; hem mevcut zaafların giderilmesi, hem de daha sağlıklı bir yapının kurulması kaygısı ile kaleme alınmıştır.” şeklinde yazıların olduğu saptanmıştır.


c-Telefon Görüşmeleri[değiştir]

Tape No:7453, 05.02.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “Çok komik oğlum bunlar. Ben yazıyı bir tek şekilde değerlendirdim, artık bunlar gebermiş” “O kadar korkuyorlar ki” “ Ben onları birgün s…” “Hep beraber görürüz, olağan üstü kurultay diye bir şey var biliyor musun onu” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Sıkıntı yok yani bütün ADD Ege Bölge Şubelerinin haberi var, hepsi teyakkuz halindeler” “Şu yeri saati netleşince” dediği, T. Özkan’ın “Bizim ADD yine kıvırcak” dediği,

Tape No:7462, 22.02.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “Ne oldu, binanızı tuttunuz mu ya” diye sorduğu, S. U. Gümrükçü’nün de tutamadığını söylediği, T. Özkan’ın “Bak bu gençlik örgütlenmesinde sorun var İstanbul da mistanbulda, üniversitelerde bi b.. olmuyor” “Türkiye deki gençlik örgütlenmesini senin eline bıraktık” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Tamam bu hafta sana iki üç üniversite ayarlıcam söz” “Önderle hareket et demişsin” “Burdaki amaç kavga büyüsün mü” “Önderle hareket etmesindeki amaç başkanımızla genel sekreterimiz arası açılsın diye mi” dediği, T. Özkan’ın “Kavga büyüsün büyüsün ikisi çünkü o il başkanından bi si… olmaz o il başkanı eğitimsiz cahil hayvanın teki …çünkü bundan sonra her değişim sizin daha güçlü geleceğiniz değişim olcak” dediği,

Tape No:7469, 25.02.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “Yarın akşama kadar Manisa da 600 tane genç, kızlı erkekli” “Yani 20 den sonra 40 kadar adam” “Cumhuriyet Halk Partisine yeni üye yapılacaklar bana bildiriyorsun adlarını. Özellikle hiç kimseye duyurmadan, el altından tamam mı” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “tamam 600, 20 ile 40 yaşları arasında ” dediği,

Tape No:8203, 04.04.2008 tarihinde Ahmet Tuncay Özkan / CEMAL…? ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; A. T. Özkan’ın “bu herif hepimizi s.. oğlum bu anlaşmış Şener le falan … hepimizi dizicek” dediği, Cemal’in “nasılsınız Tuncay bey çıktınızmı yola… hala Uşak ta mısınız“ dediği, A. T. Özkan’ın “Uşak tan çıktık yola, Şener mener anlaştı oğlum bitti işin senin … adam kendi isteği ile gidiyor.. genel başkan üzerinde de anlaştık… problem yok senin çok sevdiğin çok değer verdiğin, çok isteyeceğin bi adam olacak en çok istediğin adam olacak merak etme” dediği, Cemal’in “benim aklıma bir isim geldi umarım o dur.” dediği, A. T. Özkan’ın “hadi öptüm seni hadi veriyorum.” diyerek telefonu S. U. Gümrükçü’ye verdiği, S. U. Gümrükçü’nün “…Ercan başkanı sevindirdik” dediği, Cemal’in “Tamam, selamımızı da iletmişindir” dediği,

Tape No:7622, 18.04.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “Şu CHP işini öldürün iyice. Şu CHP ye fax çekin. Saldırın saldırın” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Ver gitsin abi verecen ev numarasını arasınlar ya. Veriyim ev numarasını arasınlar ya” dediği, T. Özkan’ın “Ver ev numarasını siteye koy. Siteye koy siteye koy. Tamam mı bi kod adla gir siteye koy. Arasınlar tamam mı” dediği,

Tape No:7644, 05.05.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “Sen şimdi bütün bölge illerine söyle il ve ilçe yöneticileri bide şu bizim Teşkilatın tamamını tamamla bitir çünkü önümüzdeki 15 gün içerisinde başvuru yapacaz” “Yani Parti için başvuru yapacaz” “Yani şeyin adıda Bizim Parti, Biz Teşkilatı tamam” dediği,

Tape No:7655, 07.05.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “sabah karşılamaya geliyim dedi Cemalle şeyi unuttum ADD konuşacağımızı unuttum… ” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Ya şimdi bu Ersunu önce mi alalım sepetleyelim yoksa sonra mı alalım sepetleyelim” “Aradı şimdi de senle konuşmuş yani Utkularla gel gibisinden” dediği, T. Özkan’ın “Ersunu sepetleriz işi hallederiz Cemalle” dediği,

Tape No:7696, 07.06.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “Bu ADD işine asılın bu paşa kontrolsüz bi herif yani” “Kıvrım kıvrım kıvranıyo ki nasıl kıvrım kıvrım kıvranıyo” “Hem de nasıl yani ama çok şey yani ayıp şeyler yapıyo yani” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Tamam şeyde bu Ertuğrulun arkasında kimse yok ha ben sana söyleyim de” “Benim elimde destekleyeceklerin listesi sen gene görüş şimdi bu arada aklıma geldi sana bu lafı söyleyen bu Z. Ö.’mi” dediği, T. Özkan’ın “Yok ya ne Z. Ö.’ i ya şey ya bu ADD nin İstanbul’daki Beykoz bilmem ne falan filan ilçe başkanları” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Şimdi bu Ertuğrul’un arkasında 15 tane adamın adı gözüküyo bunun 10 tanesi eski bilmem ne yani 5 tanesi hala görev başında onun üçünü de boşaltmış pozisyondayız” “Nezakettir şeydir görüşmedim demek olmaz görüştüm uymadı dersin” dediği,

Tape No:7714, 21.06.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; S. U. Gümrükçü’nün “Dil Tarih Coğrafyadayız” dediğiniz, T. Özkan’ın “Oraya geliyim mi ben” “Yani yoksa dışarda bi kargah oluşturacam hemen” “M. K.” “Konuştun mu” diye sorduğu, S. U. Gümrükçü’nün “Aradım açmadı, bu rektörü çıkaracaktı da çıkaramadı da falandı da filandı da” “Uludağ Rektörünü” dediği, T. Özkan’ın “Napıyım herif şey son dakka kıvırdı ben ne yapıyım ya” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Ben de onu dedim yani dedim, bu dedim paşanın karşına çıkar mı dedim ya Mehmet abi dedim. Akıl var mantık var dedim yani öyle işte” dediği,

Tape No:7717, 21.06.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “Yani bu CHP ile birlikte hareket etmem, gider Paşayla birlikte hareket ederim haberiniz olsun. CHP nin... yemem yani sizi çizecekler bizi koymayacaklar ben öyle şeyi kabul etmem, ben şimdi salona girip otururum” “sizi çizerlerse listede benim adamlarımı çizeni çizerim bak gider paşayla anlaşırım öbür tarafa çok büyük gol atarım” dediği,

Tape No:7721, 21.06.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; S. U. Gümrükçü’nün “Tanju Geldi” “Paşa ile Görüşüyor” dediği, T. Özkan’ın “Biliyorum, biliyorum. Ben yolladım” “Siz şimdilik listeleri oluşturun” “Oluşturduğunuz listeler üzerinden bi kavga yürütmek gerekirse ayrıca kavga edelim. O taraftan ben şimdi Tanjuyu konuşturdum, Bursa Rektörü ile konuştum. Sen Bursa Rektörüne gidebilirsin” “Tuncay Beyin burdaki şeyi benim de” “Liste falan filan hiç bir şey söylemediniz de niye böyle yaptınız de Tuncay bey bana söyledi de” dediği,

Tape No:7748, 24.07.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “KAÇ YUMURTA ATTIN LAN” diye sorduğu, S. U. Gümrükçü’nün “5” dediği, T. Özkan’ın “5 yumurta attın” “nereye denk geldi” diye sorduğu, S. U. Gümrükçü’nün “Demire” “Kapının demirine” dediği, T. Özkan’ın “Onların fotoğrafını çekin yarın görücem” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Nasıl ya çıktık biz ordan” dediği, T. Özkan’ın “Olum siz kopilsiniz kopil. Korktun demi lan, atamadın dimi lan yumurtaları” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “attım valla” dediği, T. Özkan’ın “Lan sen niye yaptın böyle, lan niye korkuyorsun olum ne var” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Korkmuyorum ya, dağıldı millet gitti ya” “atmadılar yarın bi daha yaparız İzmirde” dediği, T. Özkan’ın “Allah sizi kahretsin ya. ne korkak köpeklersiniz ya. bi yumurta atacaksınız lan” dediği, S. U. Gümrükçü’nün “Yarın dediler, yumurtayı elime verin dedim vermediler” “bağırdık orda alkışladık çağırdık o da yarın atarız” dediği, T. Özkan’ın “Ya bi b.. yapamazsınız siz yarın falan” dediği anlaşılmıştır.

Bu ne lan böyle ne var bunda da haber yapıyorsunuz

d-Örgütsel İrtibatlar,[değiştir]

Tape No:7474, 27.02.2008 tarihinde Evrim Baykara ile Ahmet Tuncay Özkan’ın yaptığı telefon görüşmesinde özetle; A. T. Özkan’ın “Ya a….. koyduğumun çocuğu” dediği, E. Baykara’nın “Ne diyor sana ya” dediği, A. T. Özkan’ın “bu partinin heryerini diyormuş, Dün geceden beri arıyor sürekli beni, Ondan sonra Suat ı yolladı bana” “Dedim ki bak Suat önce seni si… sonra bana laf etmeye kalktı Menemen de biliyorsun” “senin genel başkanın 70 yaşında ben 40 yaşındayım i… dedim” “A…. koyduğumun çocuğu ondan sonra dedim ki bak Evrim i çizdi” dediği, E. Baykara’nın “Ben gördüm listeyi ben yoktum hakketten Önder gösterdi yanlız yani o i… destek olmamış bu puştta yazmamış harbiden” dediği, A. T. Özkan’ın “o senin genel sekretere ulaşıp konuşacağını böyle bir sonuç doğacağını hesaplayamadı o” “Şimdi seni s….. istiyor şimdi sen bunu oy desen varya yarın seni s…..” “Genel sekretere de Önder e dicez ki genel şeyde Tuncay Özkan I Tuncay ÖzkanLA SEN ... ” “Mart ayı güzel bir ay o genel başkanı satabileceğini söylemiş sana” “kim brütüs olmak istiyorsa ona bıçağı vericez” dediği, E. Baykara’nın “İlde verdiğimiz sözü bi tutalım Öndere” dediği, A. T. Özkan’ın “sen şu il gençlik kolları başkanlarını ayarla bana” dediği, E. Baykara’nın “Onu ayarlıyorum şimdi şeyle konuşuyordum bu bizim CHP Kahramanmaraş gençlik kolları il başkanı aradı da” “ADD GYK üyesi bu gençlik kollarında bunlar 3 martta bi bildir mildiri hikaye yapıyorlarmış napalım başkanım dedi” dediği, A. T. Özkan’ın “S…. et hiç öyle şeylere sen paşanın ekibinde kopar koparsınlar paşadan ayrılsınlar” “Bütün bu gençlik kollarına söyle ADD ile koparıcaz kardeş ADD ler ADD nin başına o kızı getircez” dediği, E. Baykara’nın “Sıla dan ayrıldım ya” “hem zengin hem çıtır buldum onunla birlikteyim şimdi kararlarımı değiştirdim Adnan abiyi dinleme kararı ve ardından ... yapıyon iletirsin” dediği,

Tape No:7711, 19.06.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile Ş. F.’in yaptığı telefon görüşmesinde özetle; T. Özkan’ın “T. M. ve Utku Gümrükçü arkadaşımız Karadeniz Bölgesini gezdiler” “K. C. K. ve Adnan Bulut arkadaşım Doğu ve Güneydoğuyu gezdiler. Adnan halan orda hafta sonu dönecek Ankara’ya” dediği,

Tape No:7716, 21.06.2008 tarihinde Ahmet Tuncay Özkan ile Evrim Baykara’ nın yaptığı telefon görüşmesinde özetle; E. Baykara’nın “Vallahi divanı onlar aldılar bir oylamada biz bunları ezdik… divanda saymadık ama yukarıdaydım ben oylama şeyi aldım… tüzük değişikliğini oylattık.. orda biz ezdik geçtik zaten … bu geceki toplantı önemli işte ya bu gece şeyde … bütün delegeleri getireceğiz oraya 200 kişilik salon ” dediği, A. T. Özkan’ın “o zaman ben oraya mı geleyim orda bir gövde gösterisi yapayım mı … çok mu korkalar” dediği, E. Baykara’nın “Hablemitoğlu’na aynı ekipte gözüküyoruz ama san yani bizim önereceklerimize itiraz ediyorlar… Utkuyu çizdiler, Cemali çizdiler ve bana hayır demişler” dediği, A. T. Özkan’ın “o zaman o listeyi parçalayın ben paşa ile konuşurum uzlaşırız.. gidelim paşa ile konuşurum listeyi beraber yaparız… tükürürüm o Hablemitoğlu’un adına da soyadına da ” dediği anlaşılmıştır.

Şüphelinin dosya kapsamındaki kişilerle yaptığı telefon görüşmelerinin ayrıntısı şöyledir:


1 Ahmet Tuncay ÖZKAN 1692

2 Mesut ÖZCAN 2

3 Adnan BULUT 732

4 Mehmet Şener ERUYGUR 10

5 Hüseyin NAZLIKUL 33

6 Evrim BAYKARA 7695

7 Murat AĞIREL 302

8 Şener ÖZTÜRK 94

9 Anet SAHAKYAN 249

10 Merdan YANARDAĞ 16


e-Delillerin ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi[değiştir]

Soruşturma çerçevesinde ele geçen “ LOBİ ” isimli örgütsel dokümanın, “3). Politika” başlıklı bölümünde;

“Sivil toplum örgütlerinin ulusal çıkarlara uygun tepkisel eylemlerde bulunması sağlanacak ve kitlesel tepkiler organize edilerek kontrolde tutulması sağlanacak.

İşlev ve misyonunu tamamlamış çeşitli işçi sendikalarının, sivil toplum örgütlerinden etkilenmeleri sağlanarak, mevcut sendikaların tepkisel ve kitlesel eylemleri, endirekt metodlarla yönlendirilmesi sağlanacak.

Lobi, prensip olarak hiçbir zaman doğrudan doğruya toplumsal eylemler içinde yer almamalı, oluşturacağı sivil toplum kuruluşlarının etkinlik ve eylemler düzenlemesini organize ve kontrol eden güçlü bir mekanizma olarak kalmalıdır. Anı şekilde ticari ve kültürel faaliyetlerde de doğrudan doğruya girişim ve etkinlikler içinde yer almamalıdır. Tüm faaliyet alanlarında organizasyon çatısı altında oluşturduğu kuruluş ve örgütlerini amaçları doğrultusunda harekete geçiren bir mekanizma olarak kalmaya özen göstermelidir.”,

“Yöntem” başlığı altında;

“Yukarıda da ifade edildiği üzere; Lobi prensip olarak hiçbir girişim ve eylemin içinde yer almamalı ve tümüyle yasal düzenleme içinde hareket etmeli, toplumsal prensiplere saygılı olmalı, örnek bir sivil toplum kuruluşu olarak, siyasetten tümüyle uzak bir yapı olarak faaliyet göstermelidir. Merkez üyeleri dışındaki kadroları, ilişkide bulunacağı kişiler, kurum ve kuruluşlar Lobinin bağlı olduğu merkez hakkında bilgi sahibi olmamalıdırlar. Lobinin tüm çalışma ve faaliyetlerinde gizlilik prensiplerine sadık kalınmalıdır.”

………………………………………………………………………………………..


Lobi, çalışmalarında Medya kuruluşları ile doğrudan temasta bulunmamaya azami özen gösterilmelidir. Daha çok organizasyonun şemsiyesi altında yer alacak sivil toplum örgütleri ile vakıfların faaliyetleri doğrultusunda kontak kurdurulması sağlanmalıdır” şeklinde ifadelerin yer aldığı görülmektedir.

ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN hedefine ulaşmak için kullandığı yöntemlerden birisinin siyaset dünyasına yön verilmesi olduğu ve bu çerçevede, kendileri gibi düşünmeyen ve hareket etmeyen siyasilere suikast ve dez-enformasyon yöntemlerini uygulamayı kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır.

Şüpheli Ahmet Tuncay Özkan’ın farklı siyasi partilere yönelik olarak dez-enformasyon faaliyetleri yaptığı, hatta CHP yönetimini ele geçirmeye çalıştığı, sivil toplum kuruluşlarını amaçları doğrultusunda yönlendirdiği ilgili bölümde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Şüphelilerden Hüseyin Nazlıkul Cumhuriyet Başsavcılığımızca alınan savunmasında Selim Utku Gümrükçü’yü İzmir’de Kanaltürk ofisinde gördüğünü, o dönem CHP Gençlik Kollarında aktif çalıştığını, Kanaltürk’ün İzmir ofisinde de gönüllü çalıştığını beyan etmiştir.

Şüpheli Selim Utku Gümrükçü’nün “Memleket Sevdalılar Derneğinin” Genel Başkanı ve Bizkaçkişiyiz Platformunun İstanbul İl Başkanı, Bizkaçkişiyiz Derneğinin genel başkanı olaral görev yaptığı, 22.02.2008, 25.02.2008 ve 04.04.2008 tarihlerinde Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmelerden anlaşılacağı üzere, şüphelinin sivil toplum kuruluşlarının yönlendirilmesi, yönetimlerinin ele geçirilmesi amacıyla hareket eden Bizkaçkişiyiz Platformun kurucusu ve lideri olan şüpheli Ahmet Tuncay Özkan ile doğrudan irtibatlı olduğu, bütün sivil toplum faaliyeti görünümündeki eylemlerini bu şüphelinin emir ve talimatları doğrultusunda gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.

İletişim tespit tutanaklarından görüldüğü üzere şüphelinin CHP içerisinde aktif görevli olduğu, partinin üst yönetiminde yer alan yetkililer ile yakın ilişki içerisinde bulunduğu, parti çalışmaları, parti içi çekişmeler konusunda Ahmet Tuncay Özkan’ı doğrudan bilgilendirdiği, parti çalışmaları konusunda Ahmet Tuncay Özkan’ın talimatları doğrultusunda hareket ettiği, hareket tarzı konusunda talimat aldığı, yöneticisi olduğu sivil toplum kuruluşlarına mensup kişileri Ahmet Tuncay Özkan’ın talimatları doğrultusunda yönlendirdiği, şüphelilerin siyaseti etkilemek, parti yönetiminde söz sahibi olabilmek amacıyla CHP yönetimine etki etmeye çalıştıkları, yöneticisi olduğu sivil toplum kuruluşuna mensup insanları kendi amaçları doğrultusunda bir kısım eylemlere yönlendirme gayreti içerisinde bulundukları sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda arz edilen nedenlerle şüpheliler Ahmet Tuncay Özkan ile bağlantılı olarakERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ üyesi olduğu anlaşılmakla;

Şüpheli Selim Utku Gümrükçü’nün eylemlerine uyan TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasasının 5. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.