İnternet andıcı iddianamesi

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
İddianameler İnternet andıcı iddianamesi
Cihan Kansız
(Kaynak)
T.C.
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
(CMK/nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü)
BİRLEŞTİRME

Soruşturma No : 2011/1438

Esas No : 2011/511

İddianame No : 2011/342

İDDİANAME
İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
(CMK.'nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü)

DAVACI : K.H.

ŞÜPHELİLER: 1- HASAN IĞSIZ, HÜSEYİN Oğlu MÜNEVVER'den olma, 21/01/1946 doğumlu, İSTANBUL ili, FATİH ilçesi, DERVİŞALİ köy/mahallesi, 16 cilt, 984 aile sıra no, 14 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Dr Faruk Ayanoğlu Cad. Iğrıp Çıkmazı No: 1 (Fenerbahçe Ordu Evi İçi) Kadıköy/İSTANBUL adresinde ikamet eder.

VEKİLİ: Av. ORHAN ÖNDER - 21842 - İstanbul Barosu

2- MEHMET ERÖZ, MUSTAFA Oğlu EMİNE'den olma, 20/03/1952 doğumlu, BALIKESİR ili, SUSURLUK ilçesi, BABAKÖY köy/mahallesi, 10 cilt, 136 aile sıra no, 11 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, 6. Kolordu Komutanlığı Lojmanı ADANA adresinde ikamet eder.

VEKİLİ : Av. ENGİN BALTACI - İstanbul Barosu

3- MUSTAFA BAKICI, MEHMET Oğlu EMİNE'den olma, 16/10/1959 doğumlu, ELAZIĞ ili, MERKEZ ilçesi, SÜRSÜRÜ köy/mahallesi, 19 cilt, 70 aile sıra no, 5 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Yeşilyurt Mahallesi Uludere Caddesi No:73 Merkez/ŞIRNAK adresinde ikamet eder.

VEKİLİ : MAHİR IŞIKAY - 38840 - İstanbul Barosu

4- HÜSEYİN NUSRET TAŞDELER, ALİ HAYRETTİN Oğlu NACİDE'den olma, 03/10/1951 doğumlu, İSTANBUL ili, BEYOĞLU ilçesi, EMEKYEMEZ köy/mahallesi, 11 cilt, 56 aile sıra no, 6 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Huzur Mah. Mithatpaşa Cad. No:585/27 Narlıdere/İZMİR adresinde ikamet eder.

5- FUAT SELVİ, ZARİF Oğlu SALLİ'den olma, 10/01/1960 doğumlu, ERZURUM ili, PAZARYOLU ilçesi, KARAKOÇ köy/mahallesi, 25 cilt, 43 aile sıra no, 70 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Çarşı Mah. Spor Cad. Mimarlar Sitesi B Blok B5 Yakacık-Kartal/İSTANBUL adresinde ikamet eder.

6- ZİYA İLKER GÖKTAŞ, İHSAN OğJtf-flŞpCEden olma, 17/01/1967 doğumlu, SİVAS ili, Z^R^lçM^ÎS^ köy/mahallesi, 126 cilt, 38 aile sıra no, 22 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Yeni Hava Durağı Lojmanlı No: 146/2 Etimesgut/ANKARA adresinde ikamet eder.

7- HULUSİ GÜLBAHAR, MUSTAFA ŞEVKET Oğlu MERYEM'den olma, 01/01/1959 doğumlu, MALATYA ili, HEKİMHAN ilçesi, GÜZELYAYLA köy/mahallesi, 77 cilt, 10 aile sıra no, 18 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, MSB Lojmanları 586. Sok. Başaran Apt. 6/16 Oran- Çankaya/ANKARA adresinde ikamet eder.

8- CEMAL GÖKÇEOĞLU, SALAHATTİN Oğlu SAMİYE'den olma, 25/01/1957 doğumlu, ESKİŞEHİR ili, ALPU ilçesi, GÖKÇEOĞLU köy/mahallesi, 118 cilt, 31 aile sıra no, 50 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, MSB Oran Loj. 586. Sok. Ergen Apt. No:8/15 Çankaya/ANKARA adresinde ikamet eder.

9- SEDAT ÖZÜER, MEHMET Oğlu KADİRE'den olma, 17/09/1959 doğumlu, MARDİN ili, MERKEZ ilçesi, TEKER köy/mahallesi, 11 cilt, 256 aile sıra no, 35 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, GİRNE/KUZEY KIBRIS TÜRK CUM. adresinde ikamet eder.

10- İSMAİL HAKKI PEKİN, HASAN RABİ Oğlu CEVRİYE'den olma, 22/04/1951 doğumlu, BURSA ili, İZNİK ilçesi, YEŞİLCAMİ köy/mahallesi, 7 cilt, 1 aile sıra no, 16 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Türk Ocağı Cad. Devlet Mah. No:5A İç Kapı No:9 Çankaya/ANKARA adresinde ikamet eder.

11- HIFZI ÇUBUKLU, RAMİZ Oğlu NEBAHAT'den olma, 18/07/1956 doğumlu, ÇANAKKALE ili, MERKEZ ilçesi, CAMİKEBİR köy/mahallesi, 3 cilt, 610 aile sıra no, 21 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Devlet Mah. İnönü Bulvarı 37/3 Çankaya/ANKARA adresinde ikamet eder.

Vekili : Av. ÜNAL GÜLLÜOĞLU - Ankara Barosu

12- MEHMET OTUZBİROĞLU, AHMET Oğlu HATİCE MÜEYYET'den olma, 17/10/1951 doğumlu, KOCAELİ ili, İZMİT ilçesi, MUSTAFA KEMALPAŞA köy/mahallesi, 18 cilt, 388 aile sıra no, 3 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Haıp Akademileri Komutanlığı Lojmanları Yeni Levent- Beşiktaş/İSTANBUL adresinde ikamet eder.

13- ALAETTİN SEVİM, ÖMER Oğlu EMİNE'den olma, 04/05/1963 doğumlu, KASTAMONU ili, BOZKURT ilçesi, YAKAÖREN köy/mahallesi, 38 cilt, 107 aile sıra no, 16 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Subay Lojmanları Narlı dere/İZMİR adresinde ikamet eder.

14- ORHAN GÜÇLÜ, İLYAS Oğlu NAZİRE'den olma, 12/10/1963 doğumlu, KAYSERİ ili, TALAS ilçesi, KAMBER köy/mahallesi, 16 cilt, 19 aile sıra no, 52 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Bankacılar Sok. 15/9 Yenimahalle/ANKARA adresinde ikamet eder.

15- MEHMET BÜLENT SARIKAHYAr FİKRET Oğlu GÜLDEN'den olma, İO'OI 1974 :dbğiimİLi. • Î/İVİİR ili, KONAK ilçesi, M.ALİ AKMAN köy/mahallesi, 79 cilt, 11 aile sıra no, 3 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Aydınlar Mah. Hürriyet Cad. Balkanlı Apt. No: 165/6 Dikmen- Çankaya/ANKARA adresinde ikamet eder.

16- MURAT USLUKILIÇ, HÜSEYİN Oğlu FADİME'den olma, 10/09/1974 doğumlu, YOZGAT ili, MERKEZ ilçesi, KAVURGALI köy/mahallesi, 68 cilt, 48 aile sıra no, 119 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Yakacık Mah. Sedefçiler Sok. No: 23 Keçiören/ANKARA adresinde ikamet eder.

17- MERYEM KURŞUN, İSMET Kızı ASSİYE'den olma, 10/08/1974 doğumlu, TOKAT ili, ERBAA ilçesi, EZEBAĞI köy/mahallesi, 46 cilt, 9 aile sıra no, 33 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Sukent Enseçay Blokları A Blok No: 3 Çayyolu- Yenimahalle/ANKARA adresinde ikamet eder.

18- HASAN ATAMAN YILDIRIM, ZEKERİYA Oğlu NAFİA'den olma, 06/07/1950 doğumlu, İSTANBUL ili, FATİH ilçesi, HASEKİ SULTAN köy/mahallesi, 58 cilt, 177 aile sıra no, 1 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, halen Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu.

19- CEM ŞİMŞEK, ALİ OSMAN Oğlu MERYEM'den olma, 17/09/1971 doğumlu, İZMİR ili, NARLIDERE ilçesi, NARLI köy/mahallesi, 193 cilt, 102 aile sıra no, 4 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Konca Lojmanları Nusret 4-9 Ulaşlı- Gölcük/KOCAELİ adresinde ikamet eder.

20- ALTUNAY ŞAHİN, YUSUF Oğlu ZELİHA'den olma, 01/10/1965 doğumlu, KAYSERİ ili, KOCASİNAN ilçesi, BEŞPARMAK köy/mahallesi, 5 cilt, 28 aile sıra no, 4 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Merkez Mah. Gölcük Garnizonu Batı Lojmanları Küme Evleri No: 556/3 Gölcük/KOCAELİ adresinde ikamet eder.

21- FATİH KOCA, DURMUŞ Oğlu NEBAHAT'den olma, 02/09/1970 doğumlu, ADANA ili, SEYHAN ilçesi, KARAKUYU köy/mahallesi, 118 cilt, 3 aile sıra no, 171 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Gözden 1 Sitesi No: 7 Yeniköy- Başiskele/KOCAELİ adresinde ikamet eder.

22- RECAİ ALKAN, ADEM Oğlu ZÜBEYDE'den olma, 18/02/1964 doğumlu, ESKİŞEHİR ili, BEYLİKOVA ilçesi, AŞAĞIİĞDEAGACI köy/mahallesi, 7 cilt, 68 aile sıra no, 19 sıra no'da nüfusa kayıtlı olup, Merkez Mah. Semih Çelikkol Sok. Demirkent Sitesi B Blok Daire: 2 Değirmendere Gölcük/KOCAELİ adresinde ikamet eder.

SUÇ : Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütü Yönetme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

SUÇ TARİHİ : 2009 yılı ve öncesi

SEVK MADDESİ : İddianamenin talepler bölümünde herbir şüpheli için ayrı ayrı yazılmıştır. "" • - 

İddia, bilirkişi raporları, tanık beyanları, dijital inceleme raporları, şüpheli çelişkili beyanları, emanet eşya makbuzu, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/106 Esas sayılı dava dosyasındaki deliller, nüfus ve sabıka kaydı ile tüm dosya kapsamı.

İçindekiler

SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ[değiştir]

Ergenekon Silahlı Terör Örgütüne yönelik bugüne kadar yapılan soruşturma sonucunda, silahlı terör örgütü yöneticisi veya üyesi olmak, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek, halkı yürütme organına karşı silâhlı isyana tahrik etmek, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek, terör örgütüne ait silahları depolamak, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde patlayıcı madde bulundurmak ve kullanmak, nitelikli kasten öldürmeye azmettirmek, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri çalmak, temin etmek, yasaklanan bilgileri temin etmek, açıklamak, kişisel verileri kaydetmek gibi suçlardan birçok şüpheli hakkında farklı tarihlerde iddianameler düzenlenmiş, bazı soruşturmalar hakkında ise yetkisizlik kararıyla evrak suç yeri savcılıklarına gönderilmiştir.

Örgüt yöneticilerine ve örgüte yönelik ana dava dosyaları İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/209, 2009/191 ve 2010/106 Esas sayılı dosyalarında derdest bulunmaktadır.

10.07.2008 tarih 2007/1536 Soruşturma, 2008/968 Savcılık Esası, 2008/623 sayılı iddianamede, Ergenekon Terör örgütünün devletin kademelerine sızıp devleti ele geçirmek, harici olarak devlet kurumlarını Anayasal kurum ve kurallar dışında kontrol altına almak, devleti ve Anayasal düzeni kanunlarda olmayan yöntemlerle gizlice yönetmek ve bu konuda devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturacak eylemler ve şok suikastler düzenlemek, askeri müdahale ortamı oluşturmak suretiyle, beğenmedikleri ülke yöneticilerini ve TBBM üyelerinin görevlerini yapmalarını engellemeye yönelik, terör yöntemlerini uygulayıp halkı Hükümete karşı silahlı isyana tahrik ve teşvik etmek suretiyle amaçlarına ulaşmayı planlayan Ergenekon yapılanmasının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda tarif edilen silahlı terör örgütü niteliğinde olduğu belirtilmiş ve aynı hususlar diğer iddianamelerde de vurgulanmıştır.

Soruşturmalar kapsamında haklarında işlem yapılan şahıslar arasında bazı kamu görevlileri de yer almaktadır. Haklarında işlem yapılan bazı kamu görevlisi şüphelilerden ve diğer şüphelilerden devletin farklı birimlerine ait bilgi ve belgeler elde edilmiştir. Bu husus Ergenekon Terör Örgütünün bir yandan mensuplarını devlet idaresi içerisine sızdırdığını, diğer yandan bu mensupları aracılığıyla devlete ait bilgi ve belgelere ulaştığını ortaya koymaktadır. Devletin farklı birimlerine ait olduğu anlaşılan birçok belge soruşturma kapsamında ilgili kurumundan sorulmuş olup cevabi yazılar dava dosyasında mevcuttur.

DELİLLER

13/04/2010 tarih ve 2008/1756 Soruşturma, 2010/373 Esas, 2010/264 İddianame numarasıyla Dursun Çiçek hakkında Ergenekon Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yargılamanın halen Mahkemenin 2010/106 Esas sayısında devam ettiği, yapılan kriminal incelemeler neticesi "İrticayla Mücadele Eylem Planı" isimli belgedeki imzanın Dursun Çiçek'e ait olduğunun anlaşıldığı, soruşturma kapsamında ifadesi alman şahsın imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmemesine rağmen 08/06/2011 tarihli Başsavcılığımızda yapmış olduğu savunmasında; Genelkurmay Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi Başkanlığında görevli olduğ^^^epla^'^jglge paralelinde yayın yapan internet sitelerinin içeriğinin ve denetiminin hiyeraişik^âpViŞe^nsiftde onay alındıktan sonra belirlendiğini, bu sitelerin içeriğinden görevli kişilerin sorumluluğunun olduğunu belirttiği,

Soruşturma konusu şüphelilerin mevcut iktidar partisinin 3 Kasım 2002 genel seçimlerinden sonra tek başına iktidar olmasının ardından benzer içerikli çalışmaların İlticayla Mücadele Eylem Planı ismiyle düzenlenene kadar devam ettiği, bu belgeyle eyleme dönük hale getirildiği tespit olunmuştur.

Dursun Çiçek hakkında daha önce dava açıldığından hakkında yeniden iddianame düzenlenmemiş ise de; Başsavcılığımızda yapmış olduğu savunmalarda haklarında iddianame düzenlenen şüphelilerin örgütsel konumları ve eylemleri belirgin hale gelmiştir. Fiili ve hukuki irtibat ile delillerin birlikte değerlendirilebilmesi için İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açılmıştır.

İddianamede üç başlık altında sırasıyla soruşturma konusu olaya yönelik toplanan deliller, bu delillere yönelik genel değerlendirme ve son olarak da şüphelilerin konumları ve talep olunan kanun maddeleri düzenlenmiştir.

A) TOPLANAN DELİLLER[değiştir]

Ergenekon Terör Örgütü faaliyetlerini hayata geçirirken, kaos ve kargaşa ortamı oluşturarak gerek duyduğu zemini oluşturma yöntemini kullanmaktadır. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller ve yapılan incelemeler, örgütün kaos ve kargaşa ortamını hazırlarken, Türk Milletine ve Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal organlarına karşı psikolojik harekat yöntemlerinden de istifade ettiği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Örgütün millete ve devlete yönelik uyguladığı psikolojik harekatta kullandığı bazı bilgi ve belgelerin de yine devlete ait resmi belgeler olduğu görülmüştür. Yine psikolojik harekat hususları örgütsel dokümanlarda da örgüt stratejisi olarak işlenmiştir.

Bu bağlamda öncelikle soruşturmalar kapsamında elde edilen örgütsel belgelerde ve yine TSK içerisine sızmış örgüt mensupları tarafından illegal yollarla kurum dışına çıkarılıp örgüt liderleri ve üyelerine ulaştırılan ve bu halleriyle örgütün amaçları doğrultusunda kullanılan bazı belgelerde yer alan hususlar doğrultusunda Psikolojik Harekat konusu kısaca incelenecektir.

1- PSİKOLOJİK HAREKAT[değiştir]

Soruşturma kapsamında haklarında işlem yapılan Doğu Perinçek'e ait CARETTA ibareli CD içerisinde İZMİRDEN HAYATİ ÖZCANIN GÖNDERDİĞİ BELGELER/ C.BAŞBUĞ BNB.DAN/ Bilgi Edinme/ BBF-Gnkur/Metinler isimli dosyada, Durmuş Ali Özoğlu'dan elde edilen 42 nolu DVD içerisinde ve Hurşit Tolon'dan elde edilen 1 nolu cd içindeki General isimli dosyada, psikolojik harekata ilişkin resmi formatta yazılmış çok sayıda belgenin yer aldığı görülmüş, Durmuş Ali Özoğlu'ndan elde edilen belgelerin Genelkurmay Başkanlığı'na ait olup olmadıkları sorulmuş, Genelkurmay Askeri Savcılığı'nm 02 Nisan 2009 tarih ve 2009/91521471 sayılı cevabi yazısında, bu belgelerin bir kısmının gizliliklerinin kalkmadığı ve nitelikleri itibariyle gizli kalması gerektiği, geriye kalan kısmının ise TSK iç Mevzuatına göre düzenlenen belgeler olduğu ve herhangi bir yerde yayınlanmadıklarının belirtildiği anlaşılmıştır. Psikolojik harekat, propaganda ve dezenformasyon ile ilgili kapsamlı bilgiler ihtiva eden söz konusu belgeler incelendiğinde,

Psikolojik harekatın, hedef kitlelerin (grupların, örgütlerin, bireylerin) davranışlarını belirleyen duygularını, güdülerini etkilemek üzere, seçilmiş bilgilerin planlı olarak ilgili hedef kitlelere iletilmesi olduğu, tüm savaş türlerinde kullanılan bir silah olduğu, ancak etkinliğinin büyük ölçüde onu kullanan komutanın beceri ve yaratıcılığına bağlı olduğu, .barış ve savaş dönemlerinde başarısı kanıtlanmış olan PSİKOLOJİK HAREKAT'm, insanlık tarihi içerisinde kullanılan en eski silahlardan biri olduğu, Psikolojik harekatın öneminin, özellikle "kuvvet koruyucu / kuvvet artırıcı" ve "ölümcül olmayan bir silah sistemi" oluşunda yattığı,

Yine Psikolojik harekatın, toplumun tutum ve davranışlarını etkilemek amacıyla kitle iletişim araçlarının planlı olarak kullanılması ya da hedef gruplarda ulusal hedefleri destekleyici davranış, duygu ve tutumlar oluşturmak olduğu, Psikolojik harekatın, yüz - yüze iletişimle, işitsel araçlarla (radyo ve hoparlör), görsel araçlarla (bildiri, gazete, kitaplar, dergiler, ve / veya afişler) görsel - işitsel araçlarla (Tv.), dağıtılabileceği, temel noktanın psikolojik harekatın nasıl gönderildiği değil, "Psikolojik Harekatın taşıdığı mesaj" ve "mesajların alıcıları (hedef kitleyi) nasıl etkilediği" olduğu,

Propaganda'nm, belli bir topluluğun fikirlerini, hislerini, tutum ve davranışlarını bilerek tesir altında tutmak veya değiştirmek maksadıyla hazırlanan mesajların uygun haberleşme araçlarıyla hedef topluma iletilmesi olduğu,

Beyaz veya açık propaganda da, kaynağın resmi ve güvenilir olduğu, haberin kaynaklarının saklanmak istenmediği, aksine tanınmasının istendiği, muhatapların tereddütsüz kabul etmeye alıştıkları bir propaganda çeşidi olması sebebiyle beyaz propaganda yapılırken çok dikkatli olunması gerektiği,

Kara (Sinsi, Siyah) propagandanın; beyaz propagandanın tamamen aksi olduğu, gerçek kaynağın daima gizli olduğu, haberin başka kaynaktan çıkıyormuş gibi gösterilmek suretiyle yapıldığı, kaynağı gizlemek ve herhangi bir kaynağın olabileceği inancını yaymak için her türlü yola başvurulduğu, kaynak ne kadar gizli olursa o kadar başarı sağlanacağı, yalan, iftira, sahte delillere başvurulduğu,

Dezenformasyon'un; bir haberin önemini azaltarak veya anlamını kuvvetlendirerek gerçek anlamını ortadan kaldırma eylemi şeklinde tanımlandığı, bir başka ifadeyle bir yalan haber vasıtasıyla yanılgıya düşürme faaliyeti olduğu,

Psikolojik harekat kullanımında kitle iletişim araçlarının, hedef kitleyle her türlü iletişim sağlayan basılmış malzeme, gazete, dergi, kitap, afiş, broşür, radyo-televizyon, internet, telefon, video, sinema, konser, miting, hoparlör, uydu, video konferans vb. gibi teknik ve teknik olmayan araçları içerdiği, kitle iletişim araçları vasıtası ile birtakım davranış modelleri de ortaya konulmak suretiyle hedef kitlenin etkilenmesi ve yönlendirilmesinin amaçlandığının belirtildiği, yine aynı belgeler içerisinde psikolojik harp uzmanı olduğu belirtilen Sun Tzu'nun Harp Sanatı kitabından alıntıların bulunduğu ve bunlarında özetle; "Hasım ülkedeki iyi olan her şeyi gözden düşürünüz", " Hasmınızın yönetici kadrolarının temsilcilerini cinayet teşebbüslerine bulaştırınız." "Şöhretlerini sarsınız ve zaman geldiğinde de vatandaşlarının onları hor görmesini sağlayınız. "Adi ve aşağılık kişilerin işbirliğinden faydalanınız. " "Her türlü vasıtadan yararlanarak, hükümetlerin çalışmalarını aksatınız. ((Düşman ülkenin vatandaşları arasındaki uyuşmazlık ve kavgaları yayınız. ", "Yıkım işlemini tamamlamak için fahişeleri gönderiniz" şeklinde olduğu görülmüştür.

Söz konusu belgelerde yer alan bu bilgilerden de hareketle, Psikolojik harekatın; hedef kitlenin düşünce ve davranışlarını istenen doğrultuda yönlendirmek amacıyla yürütülen her türlü faaliyet olduğu, propagandanın psikolojik harekatın en önemli yöntemlerinden olduğu, yalan, iftira ve sahte delilleri kullanan kara propagandanın, bunlar arasındaki en acımasız yöntem olduğu, kitle iletişim araçlarının propagandanın olmazsa olmazı olduğu anlaşılmaktadır.

Kaynağı açıkça belirtilen beyaz propaganda, bir taraftan dost ve tarafsız unsurların moral gücünü artırmayı amaçlarken diğer taraftan düşman unsurların motivasyonunu zayıflatmayı amaçlamaktadır. Gri propagandada, kaynak açık seçik belirtilmezken dost, düşman ve tarafsız unsurlar paylaşılan bilgi nispetinde etki altına alınır. Propaganda faaliyetlerinin en acımasızı olan, kaynağının kimi zaman gizli tutulduğu, kimi zamansa kasıtlı olarak yanlış verildiği kara propagandanın asıl amacı ise bilgi kirliği ve dezenformasyondur. Hedef alman olay veya durum, kaynağı bilinmeyen iddia ve spekülasyonlar ile karalanır, hedef alman olay veya durumun dost unsurunun olaya duyduğu güven zedelenirken, tarafsız unsurlar düşman unsur olmaya, düşman unsurlar ise motivasyon kazanarak güçlenmeye başlarlar. Amacı, hedef seçilen olay veya durumun saygınlığını zedelemek olan bu yöntemde propagandayı yürütenler, kitlelerin kendi belirlediği amaca yönelik davranmasını ve düşünmesini sağlayacak şekilde ortamı maniple ederlerken, iletişim araçlarını kullanarak daha büyük kitleleri etki altına alırlar. Psikolojik harbin en önemli unsurlarından olan kara propaganda vasıtasıyla dezenforme edilen bilgi, olay veya durumun dezenforme edildiğinin ortaya çıkması bile kara propagandanın ilk anda oluşturduğu etkiyi sıfıra indiremez. Bu sebepledir ki; etkisinin bir gün dahi süreceği bilinse, kara propagandayı yapanlar gündemi meşgul etmek, bilgi kirliği ile kitleleri etkilemek amaçlarından vazgeçmezler. Bilgi kirliliği ve karalama orijinli kara propaganda faaliyetlerinin hedefinde düşman unsurlar vardır ve dost unsurların bu faaliyete maruz bırakılmaları düşünülemez. Dolayısıyla bir ülke içerisinde propaganda faaliyeti yaptığını düşünen hiçbir kişi, kurum, birim, yapı devletin yasama, yürütme, yargı organlarını, güvenlik birimlerini, o ülkenin kendi milletini, ordusunu ve diğer kurumlarını kara propaganda faaliyetinde düşman unsur olarak belirleyemez ve hedef alamaz.

Psikolojik harekata ilişkin bu belgelerin yanı sıra, yine soruşturma kapsamında haklarında işlem yapılan şüphelilerden elde edilen örgütsel nitelikli dokümanlarda da psikolojik harekatın, örgütün kullandığı yöntemlerden olduğunu belirtir bilgilerin yer aldığı görülmüştür.

Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi isimli dokümanda yer alan bilgiler "Suikast ve Dezenformasyon Faaliyetlerinin" örgütsel amaçlar doğrultusunda kullanılan yöntemlerden olduğunu göstermektedir.

Lobi isimli dokümanda ise, Lobinin organizasyon planında yer alan ve örgütün tümünü oluşturduğu belirtilen dokuz departmandan birisinin, "İletişim Ve Propaganda" birimi olduğu, İletişim ve Propaganda departmanı bir başkan ve beş yardımcıdan oluştuğu, bu departmanın görevinin amaçlara uygun olarak, ulusal, yerel ve uluslararası medya kuruluşlarını bilgilendirmek, yönlendirmek ve bu yolla kontrol altında tutmak olduğu, ayrıca, faaliyetlerde amaçlara uygun kamuoyu oluşturulması ve kamuoyunun desteğinin sağlanması çalışmalarını yürüttüğü, bunların yanı sıra, organizasyonun ilişki kurmayı tasarladığı kişi, kurum ve kuruluşlar üzerinde etkileme çalışmaları gerçekleştirerek, sağlıklı ilişkiler kurulabilmesinin alt yapısını hazırladığı söylenmekte, aynı belgenin "Kapsam" başlığı altında; bir merkezde toplanacak olan bilgilerin ışığında analiz ve değerlendirme yapacağı, teori ve senaryolar üreterek, iletişim ve propaganda yoluyla ulusal çıkarlara aykırılıklar karşısında sivil direnç odakları oluşturacağı belirtilmektedir.

Örgüt hakkında düzenlenen 2007/1536 Soruşturma, 2008/623 no'lu iddianamede; "örgüt belgeleri ve elde edilen delillerden Ergenekon Terör Örgütünün değişik alanlarda örgütlenmek ve taban oluşturmak için faaliyetlerde bulunduğu" belirtilmiş,

"Yurtiçi ve Yurtdışı Örgütlenmeye Yönelik Faaliyetler" başlığı altında "kontrol altındaki medya kuruluşlarıyla dezenformasyon amaçlı faaliyetlerinin,

Amaçlarına Ulaşmak İçin Silahlanma ve Şiddet Eylemlerine Yönelik Faaliyetler başlığı altında çeşitli yollarla psikolojik harp yöntemlerinin kullanılması yoluyla dezenformasyon faaliyetlerinin yapıldığı vurgulanmıştır.

Yine iddianamede İşçi Partisi bünyesinde bulunan Aydınlık dergisi ve bunlara bağlı yayın kuruluşlarında, yapılan yayınlarda aynı başlıklarda dezenformasyon amaçlı yayınlar yaptıklarının tespit edildiği belirtilmiştir.

İlerleyen bölümlerinde yine ele alınacak olan Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı'nda da, örgütün kara propaganda faaliyetleri ile ilgili olarak, Medya Faaliyetleri başlığı altında; Ergenekon kapsamında tutuklanan TSK personelinin masum olduğu, irticayla etkin şekilde mücadele ettikleri için üzerlerine iftira atıldığı şeklinde haberler yaptırılacaktır" şeklinde, Kara Propaganda Faaliyetleri başlığı altında ise; "Son dönemde geniş yankı bulan ses kayıtları konusunda bilgi kirliği yaratmak üzere irticacılar tarafındpn^yü^ınlgnmış gibi gösterilecek, ama dinleyenlerin bizi haklı bulacağı tarzda ses kayıtları düzenlenecektir,, şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Haklarında örgüt liderliği/üyeliği suçlamaları ile kamu davası açılmış bulunan şüphelilerden TSK'ya ait psikolojik harekat belgelerinin elde edilmesi, Ergenekon Terör Örgütünün temel stratejilerini belirleyen örgütsel dokümanlarda psikolojik harekat ve propagandanın örgüt tarafından kullanıldığının belirtilmesi, son olarak yine örgütsel niteliğe haiz İlticayla Mücadele eylem planında kara propaganda ve bunun medya vasıtasıyla etkisinin artırılması stratejisinin vurgulanması bir bütün olarak incelendiğinde, örgütün millete ve devlete yönelik hali hazırda uyguladığı veya uygulamayı planladığı psikolojik harekat faaliyetlerinin ciddi boyutlarda olduğu ortaya çıkmaktadır.

2- İRTİCAYLA MÜCADELE EYLEM PLANI, PLANA AİT TASLAK METİN VE PLAN ÖNCESİ BENZER ÇALIŞMALAR[değiştir]

Kapsamlı bir eylem planı olmasının yanı sıra etkili bir psikolojik harekat unsuru da olan Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı, 2010/106 esas nolu dosya sanıklarından Serdar Öztürk'ün ofisinde 04.06.2009 tarihinde yapılan aramada fotokopi olarak ele geçirilmiş, planın ıslak imzalı orijinali ise kendisini "Kuşaklar boyu TSK'ya hizmet etmiş bir aileye sahip olmaktan onur duyan bir subay olarak" tanıtan açık kimliği tespit edilemeyen şahsın yapmış olduğu 30.09.2009 tarihli imzasız ihbar mektubunun ekinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza posta yolu ile gönderilmiştir.

Adı geçen ihbar mektubu içerisinde İrticayla Mücadele Eylem Planının hazırlanması ile ilgili olarak "...Söz konusu gayri hukuki çalışmalar, TSK içerisindeki cunta yapılanmasının kilit isimlerinden olan Org. Hasan Iğsız'ın Genelkurmay Il'nci başkanlığı döneminde hız kazanarak devam etmiştir Org. Hasan Iğsız'ın doğrudan netice alınabilecek bir eylem planı hazırlanması konusunda verdiği direktif gereği, Korg. Mehmet Er öz ve Tümg. Mustafa Bakıcı'nın da katkılarıyla gerekli çalışmalar başlatılmış ve söz konusu eylem planı Kur.Alb. Dursun Çiçek tarafından hazırlanmıştır. " Şeklinde ibareler yer almaktadır.

İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 19.10.2009 gün ve 250/16. 10. 2009- 57814- 9760/ 8014, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Dairesi Başkanlığının 13.11.2009 gün ve 2009/8354, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinin 04.02.2009 gün ve 250/26. 01. 2010- 5981- 1029/ 847, Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nm 16.03.2010 tarih ve 2010/145 sayılı bilirkişi raporlarında, İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgenin altında yer alan imzanın şüpheli Dursun Çiçek'in eli mahsulü olduğu belirtilmiştir.

Başsavcılığımızca yürütülen 2010/1003 sayılı soruşturma kapsamında 06.12.2010 tarihinde Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili daha önceden elde edilmemiş bilgi ve belgeler de ele geçirilmiştir. Söz konusu belgeler incelenmeden önce Gölcük Donanma Komutanlığında yapılan arama ve aramada elde edilen belgeler ile ilgili kısa bir açıklama yapılmış akabinde İrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili hususlar incelenmiştir.

a- Gölcük Donanma Komutanlığında Yapılan Arama[değiştir]

Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen 2010/1003 sayılı soruşturma kapsamında 06.12.2010 tarihinde Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada, Donanma Komutanlığı İstihbarat İKK Güvenlik Şube Müdürlüğü İstihbarat Kısım Amirliğinin zemin kaplamaları altında özel olarak yapılmış gizli bir bölmede bulunan materyallerin incelenmesinde bir kısım hard disk ve CD'lerde, başsavcılığımızca soruşturması tamamlanarak, kamu davası açılan 2007/1536, 2009/511, 2009/1498 sayılı Ergenekon Silahlı Terör Örgüfe spruşturmaları, 2009/969 sayılı Poyrazköy soruşturması, 2009/2167 sayılı Kafes Eylem Planı soruşturması, 2009/1570 sayılı soruşturma, 2010/185 sayılı Balyoz Harekat Eylem Planı soruşturması, 2010/1003 sayılı Askeri Casusluk soruşturmalarıyla ilgili kayıt ve belgelerin bulunduğu, söz konusu verilerin şüpheliler Kemalettin Yakar, Behçet Altıntaş, Mehmet Cem Çağlar ve Erdinç Yıldız tarafından Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat İKK Güvenlik Şube Müdürlüğü İstihbarat Kısım Amirliğinin zemin kaplamaları altında muhafaza edildiği, bu şüphelilerin halen yargılaması devam etmekte olan terör örgütü soruşturmalarına ilişkin belge ve kayıtları, yasa dışı faaliyetlerde kullanılan cihazları, herhangi bir kimsenin, askeri personelin bilemeyeceği, yasal belge ve kayıtların muhafaza edilmeyeceği gizli bölümde muhafaza ettikleri anlaşılmış, Başsavcılığımızca düzenlenen ve İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 2011/164 Soruşturma ve 2011/389 Esas, 2011/236 nolu iddianame ile de kamu davası açılmıştır.

Şüpheli Mehmet Cem Çağlar konu ile ilgili olarak başsavcılığımızda alman 12.01.2011 tarihli ifadesinde; "16.12.2009 ve 02.08.2010 tarihleri arasında İstihbarat ÎKK ve Güvenlik Şube Müdürlüğüne vekaleten atandığını, dönemin Donanma Komutanı ve Kurmay Başkanının emri ile kendisinin vekaleten şube müdürü olarak görev yaptığı dönemde İKK Kısım Amiri olan Kemalettin Yakar'ın faaliyetlerini Komutan ve Kurmay Başkanı ile birlikte yürüteceği ve kendisinin bu faaliyetlere karışmamasının bildirildiğini, kendisine bağlı olmasına rağmen Güvenlik Kısım Amiri ve İKK Kısım Amirine sicil vermemesinin emredildiğini, yapılan sicil kaydırmaları sonucu Güvenlik Kısım Amiri olan personel ile ÎKK Kısım Amiri olan Kemalettin Yakar ve onlara bağlı personelin sicil amiri olmaktan çıkarıldığını, tüm şube müdürlüğüne vekalet etmesine rağmen yalnızca kendisine bağlı olarak görev yapan sınırlı sayıda kişilere sicil verdiğini, aramadan önce belirtilen yerde malzemeleri gördüğünü kime ait olduğunu araştırdığında Kemalettin Yakar 'ın ÎKK kısmına ait olduğunu belirtmesi üzerine kendisine teslim ettiğini beyan etmiştir Ayrıca bu malzemelerin zaman zaman gündem konusu olduğunu bunun ile ilgili çeşitli kereler rapor düzenleyip şube müdürüne bildirdiğini" beyan etmiştir.

Aynı bölümde şube müdürü olarak görev yapan şüpheli Behçet Altıntaş Başsavcılığımızda alman 12.01.2011 tarihli ifadesinde; "...belirtilen malzemelerden bilgisinin olduğunu, malzemelerin Kemalettin Yakar 'ın sorumlu olduğu ÎKK birimine ait olduğunu, kendisine malzemeleri usulüne uygun olarak imha etmesini söylediğini fakat imha edilmemiş olduğunu sonradan öğrendiğini, bu konu ile ilgili nasıl imha edileceğine dair Ankara'da bulunan birimlere de danıştığını fakat imha edemediklerini" beyan etmiştir.

Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen bazı soruşturmalarda elde edilen bir takım bilgiler de Gölcük Donanma Komutanlığında yapılan aramada elde edilen bilgi ve belgelerin doğrulunu teyit eder mahiyettedir.

02.02.2009 günü Beykoz İlçe Jandarma Komutanlığını arayan vatandaşların, yol kenarındaki ormanlık alan içerisinde şüpheli şahıslar bulunduğu, bu şahısların zemine bir şeyler gömdüklerini beyan etmeleri üzerine yapılan çalışmalarda bir kısım patlayıcı madde ele geçirilmiştir.

Olaydan yaklaşık 3 hafta sonra 23.02.2009 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilen ihbar mailinde konu ile ilgili ayrıntılı bilgiler vermek suretiyle elde edilen mühimmatların kim tarafından hangi amaçla konulduğu belirtilerek, başkaca mühimmatın olduğu belirtilerek yer tarifi verilmiştir. İhbar içeriğinde belirtilen yerler ve civarında yapılan aramalarda çok miktarda mühimmat, patlayıcı madde ve mermi elde edilmiş olup 2009/969, 2010/38-29 sayılı iddianamede bunlar ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

Donanma Komutanlığında yapılan aramada elde edilen bir belgede, Kadir Sağdıç adına imzaya açılmış Ali Türkşen'e hitaben yazılmış belgede Anadolu Kavağı, Poyrazköy ve Riva mevkilerinde arazi yapısına ilişkin etüt çalışması yapılması talimatı verildiği, Ali Türkşen ve ekibinin de gerekli çalışmayı yaparak aynı komutana arz ettiği, belgelerde yukarıda anlatılan mühimmatlar için en uygun yer olarak yukarıda bahsi geçen ve çok sayıda silah- ve mühimmatın ele geçtiği Keçilik Mevkinin belirtildiği, ayrıca diğer bölgeler için de etüt çalışmalarının bulunduğu anlaşılmıştır.

Belge içeriğinde geçen İncirtepe Mevkii ile ilgili olarak alman mahkeme kararma istinaden 17-19.12.2010 tarihleri arasında yapılan arama ve kazı çalışmalarında dokuzyüz (900) adet uzun namlulu silah fişeği, bin ikiyüz (1200) adet tabanca fişeği, Datasheet tabir edilen daha önceden de Ergenekon Terör Örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında bir takım şüphelilerden elde edilen patlayıcı madde, infılaklı ve saniyeli fitil ile çeşitli patlayıcı maddelerin bulunarak el konulmuştur.

Benzer şekilde, Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramalarda elde edilen özel haber elemanı olarak görevlendirilmesi teklif edilen askeri ve sivil şahıslar ile ilgili belgelerde, bir kısım toplantı tutanakları bulunduğu, toplantı notlarının birinde kod isimleri verilen haber elemanlarından f<kartal ve/veya gözcü iyi ilişkilerini kullanarak Yüzbaşılar Camii imamının yada Değirmendere Belediyesinin imkanları ile çevredekilerin duyacakları şekilde cami hoparlörleri veya belediye hoparlörleri ile dini yayın yapılmasını veya kuran okunmasını sağlayacak" "yayının duyumunu alan ortalığı karıştırmak için, polise ihbarda bulunacak, derhal sivil savcılığı da arayarak polise yaptığı ihbarı yenileyecek ve polise donanmaya da durumu bildireceğini bunların (AKP yi kastederek) artık hadlerini çok aştığını ifade edecek " "telefon irtibatı kesinlikle yok !, aynı birlikte olanlar hariç asla birbirinizi hiç bir yerde (polis dahil) tanımıyor sunuz" şeklinde notların alınmış olduğu, ihbar metni tutanağının da belgeler arasında bulunduğu, belirtilen ihbarın yapılıp yapılmadığı ve anılan olayın teyidine dönük İstanbul Emniyet Müdürlüğünce yapılan çalışmalarda bahse konu ihbarın yapıldığı dönem tutulan tutanaklar ve bilgisine başvurulan kişilerin beyanlarından planın icra edildiği ve ihbarın belirtildiği şekliyle yapıldığı, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'nün ihbar kayıt defteri ve dinhizmetleri@diyanet. gov.tr adresine gönderilen ihbarın mevcut olduğu görülmüş ve bu husus da yine aynı iddianamede ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

İhbar üzerine çeşitli tarihlerde yapılan aramalarda ele geçen silah ve mühimmat ile 06.12.2010 tarihinde Donanma Komutanlığında yapılan aramada ele geçen örgütsel nitelikli dokümanlardaki kayıtlardan yararlanılarak 18.12.2010 tarihinde Beykoz/Poyrazköy/İncirtepe mevkiinde yapılan aramada ele geçen patlayıcı madde ve mühimmatların bulunması ve yukarıda anlatılan türde cami hoparlörlerinden Balyoz Harekat Planı eylem şekillendirme safhasındaki yöntemlere benzer şekilde toplumda kaos/kargaşa yaratacak şekilde suç unsuru ihtiva eden yöntemlerin hayata geçirilmiş olması ve elde edilen malzemelerin bulunduğu yerde sorumlu düzeyde görev yapan rütbeli Deniz Kuvvetleri personelinin konudan bilgileri olduğu fakat imha edilemediğini beyan etmeleri, Gölcük Donanma Komutanlığında 06.12.2010 tarihinde ele geçen belgelerin doğruluğunu ve sıhhatini teyit ettiği gibi bu bilgi/belgelerin Donanma Komutanlığı'nda görev yapan illegal bir kısım yapılar tarafından özen ve hassasiyetle korunduğu anlaşılmıştır.

Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü İstihbarat Kısım Amirliğine ait odada yapılan aramada, yer karolarının vakumlu alet yardımıyla kaldırılması sonucu zeminin altında poşetler içerisinde yukarıda ayrıntısı anlatılan delillerin bulunması, delillerin bulunduğu yer sebebiyle özel bir önem taşımaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemli karargahlarından birisi olan Donanma Komutanlığının özel seçilerek görevlendirilmiş personeli dışında kimsenin girme imkanı bulunmayan bir bölümünde, zeminin altına gizlenmiş halde bulunan belge ve kayıtların delil değerinin çok farklı değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Özellikle şüpheliler Kemalettin Yakar, Behçet Altıntaş, Mehmet Cem Çağlar ve Erdinç Yıldız'm delillerin içerisinde bulunduğu poşetlerle ilgili beyanları, poşetler içerisinde ele geçen materyaller, hard diskler, CD ve DVD'ler içerisinde kayıtlı bulunan dokümanların delil değerini kuvvetlendirmektedir. Yine bu odada çalışan ve haklarında kamu davası açılan kişilerin beyanlarında bu odada saklanan suç eşyalarının varlığından haberdar olduklarını ancak bu eşyaları yakalanma~*'ŞÜQÜne kadar muhafaza ettiklerini belirtmişlerdir. İstihbarat Kısım Amirliğinde zemine .^Kldpaft^M- eşyalar ile ilgili ifade içeriklerine göre, sorumlu amirlerin de haberinin olduğu, bu malzemelerin bir kaç kez yer değiştirdiği anlaşılmaktadır.

Doğrulukları ve sıhhatleri konusunda şüpheye mahal bırakmayan bu bilgi ve belgeler arasında, Dursun Çiçek imzalı İlticayla Mücadele Eylem Planı ve planda yer alan hususlar ile ilgili daha önceden elde edilmemiş yeni bilgi ve belgelerin de yer aldığı görülmüş olup bu belgeler ayrıntılı olarak incelenmiştir.

b- İlgili Belgelerin İncelenmesi[değiştir]

I- Proje İsimli Belge[değiştir]

Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada elde edilen 5 Nolu Harddisk içerisinde D\İKK\GENKURBSKTAKDİMİ\GENKURBŞK. TAKDİM\TEMA TASLAK isimli sıralı klasörlerde yer alan "Proje" isimli 2 sayfadan ibaret word belgesi içerisinde Çalışmada Kullanılabilecek Tema Teklifleri başlığı altında,

- Milliyetçi partiler AKP den en fazla oy alabilecek partilerdir Ermenistan ve Yunanistan ile ilgili kamuoyunda tepki uyandıracak haberler sürekli gündemde tutularak milliyetçi partilerinin AKP den oy eksiltmeleri sağlanacaktır. - AKP mensuplarının dindarlık kisvesi altında halkın dini duygularını istismar ederek kendi zenginlerini yarattıkları ortaya konulacaktır.

- AKP mensubu tanıdıklar tarafından kamuoyuna yaptırılacak açıklamalar ile kopmalar sağlanarak, AKP içerisinde ciddi anlamda, anlaşmazlık ve bölünmeler yaşanıyormuş algısı oluşturulacaktır.

- Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öğrencilerine ait ibadet görüntü ve haberlerinin medyada yer alması sağlanarak, AKP Hükümeti kamuoyu önünde yıpratılacaktır.

- Türkiye 'de ekonomik istikrarı kuran ve devam ettiren gücün küresel sermaye olduğu topluma anlatılacaktır.

- AKP içerisindeki dinci referansa sahip, TSK karşıtı olmayan kişilerle irticai görüşlere sahip ve TSK aleyhtarı olan kişiler birbirinden ayırt edilmeli, bu iki grubun "TSK karşıtlığında" birlikte hareket etmesi önlenmelidir..

- PKK terör örgütünün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile Irak'ın Kuzeyinde bulunan irticai gruplara ait okul, dershane ve yurtlara eylem yapmıyor olmasının iki örgüt arasında bağ olduğu ve anlaştıklarının açık bir göstergesi olduğu yönünde haberler yaptırılacaktır.

- Çeşitli bilgi ve belgeler ile ilgili ortaya yem atılarak yakalanan personel hangi gruba ait olursa olsun FG'ci oldukları şeklinde ifade vermeleri sağlanacak ve bahse konu personelin adı basında duyulduktan sonra ahlaki açıdan olumsuzluklarıyla ilgili haberler yaptırılacaktır.

- İrticai grupların içinden çıkmış isimlerin TV programlarında FG Grubu hakkında bizim istediğimiz doğrultusunda açıklamalar yapmaları sağlanacaktır.

- Değişik nedenlerle ev baskınları yaptırılarak, buralarda silah ve mühimmatın yanı sıra FG'çiler ile irtibat kurulması istenen oluşumlara ait objelerin aynı ortamda bulunması sağlanacaktır.

- Televizyon programlarına farklı bir kimlikle, canlı yayın esnasında, telefonla bağlanılarak; FG'ci maskesi altında konuşmalar yapılarak tahrik olmuş bir FG'ci gibi, "Evet, kardeşim, bizimle uğraşan herkes Ergenekoncudur, onlarla uğraşmak bizim boynumuzun borcudur. Bizimle uğraşmaya kimsenin gücü yetmez." şeklinde açıklamalar yapması sağlanacaktır.

- TSK }ya yönelik yıpratma kampanyalarının etkisinin azaltılması veya kamuoyunun TSK görüşleri paralelinde yönlendirilmesi amacıyla emekli askeri personel kullanılmamalı Emekli askeri personel arka planda kalmak kaydıyla çeşitli sivil toplum örgütlerinde yer alabilir ve bu örgütü harekete geçiren güç olabilir, ancak ön planda olmamalıdır.

- Ergenekon kapsamında tutuklanan TSK personelinin masum olduğu, ilticayla etkin şekilde mücadele ettikleri için AKP, FG'ciler ve yandaş medya tarafından üzerlerine iftira atıldığı şeklinde haberler yaptırılacaktır.

- Yakalanan TSK personelinin bizim istediğimiz doğrultuda beyanlarda bulunmaları ve bu açıklamaların medyada geniş yer bulması sağlanacaktır.

- Gri ve kara yöntemleri kullanabilecek nitelikte sanal ağ siteleri kurularak çalıştırılmalıdır. İnternet siteleri "güvenilir kişiler" üzerinden "uygun personel" tarafından kurulup, çalıştırılarak, kurum riske edilmeyecektir. Gri ve kara tarzda yöntemleri kullanan uygun nitelikli bazı sanal ağ sitelerine ve gazetelere destek verilebilir.

Deniz feneri konusunda çalışma yapılmamıştır. Gerekirse ilave edilebilinir." şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür

Proje isimli belgenin teknik özellikleri incelendiğinde Alaaddin Sevim isimli kullanıcı tarafından 02.03.2008 tarihinde oluşturulduğu ve aynı kullanıcı tarafından 21.03.2009 tarihinde son kez kaydedildiği tespit edilmiştir.

Proje isimli belge içeriği ile Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belge içeriği karşılaştırıldığında, Proje isimli belgede yer alan birçok hususun Dursun Çiçek imzalı planda aynı veya benzer şekilde yer aldığı anlaşılmıştır.

Proje isimli belge ile Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede yer alan benzer ve aynı hususlar:

Proje isimli belgede, "...Milliyetçi partiler AKP den en fazla oy alabilecek partilerdir. Ermenistan ve Yunanistan ile ilgili kamuoyunda tepki uyandıracak haberler sürekli gündemde tutularak milliyetçi partilerinin AKP den oy eksiltmeleri sağlanacaktır ... " şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede, "...Ermenistan ve Yunanistan ile ilgili kamuoyunda tepki uyandıracak haberler sürekli gündemde tutularak milliyetçi partilerin tabanının genişletilmesi sağlanacaktır..." şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede, "...AKP mensuplarının dindarlık kisvesi altında halkın dini duygularını istismar ederek kendi zenginlerini yarattıkları ortaya konulacaktır... " şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede, U...AKP mensuplarının ülkemizde ekonomik krizin etkisinin ciddi olarak hissedildiği bir dönemde, lüks yaşamlarından taviz vermedikleri yönünde haberler yaptırılarak, bu durumun hem "İslam anlayışıyla çeliştiği", hem de uygulamaya çalıştıkları "Halk adamı" yaklaşımlarının gerçeği yansıtmadığı konusunda kamuoyu bilgilendirilecektir..." şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede, "...AKP mensubu tanıdıklar tarafından kamuoyuna yaptırılacak açıklamalar ile kopmalar sağlanarak, AKP içerisinde ciddi anlamda anlaşmazlık ve bölünmeler yaşanıyormuş algısı oluşturulacaktır... "şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede, "...AKP mensubu kilit haberleşmeciler tarafından kamuoyuna çelişkili açıklamalar yaptırılarak, AKP içerisinde ciddi anlamda anlaşmazlık ve bölünmeler yaşanıyormuş şeklinde algılanması sağlanacaktır..." şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede, "...Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öğrencilerine ait ibadet görüntü ve haberlerinin medyada yer alması sağlanarak, AKP Hükümeti kamuoyu önünde yıpratılacaktır..." şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak, ı - - v

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede, "...Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öğrencilerine ait ibadet görüntü ve haberlerinin medyada yoğun olarak yer alması sağlanarak, Milli Eğitim Bakanı kamuoyu nezdinde yıpr atılacaktır..." şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede, " ...PKK terör örgütünün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile Irak'ın Kuzeyinde bulunan irticai gruplara ait okul, dershane ve yurtlara eylem yapmıyor olmasının iki örgüt arasında bağ olduğu ve anlaştıklarının açık bir göstergesi olduğu yönünde haberler yaptırılacaktır... "şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede "...PKK terör örgütünün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile Irak'ın kuzeyinde bulunan FG'çilere ait okul, dershane ve yurtlara eylem yapmıyor olmasının iki örgüt arasında, bağ olduğu ve anlaştıklarının açık bir göstergesi olduğu yönünde haberler yaptırılacaktır... " şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede, " ...Çeşitli bilgi ve belgeler ile ilgili ortaya yem atılarak yakalanan personel hangi gruba ait olursa olsun FG 'ci oldukları şeklinde ifade vermeleri sağlanacak ve bahse konu personelin adı basında duyulduktan sonra ahlaki açıdan olumsuzluklarıyla ilgili haberler yaptırılacaktır... "şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede, "... Çeşitli bilgi ve belgeler ile ilgili ortaya yem atılarak yakalanan personel hangi gruba ait olursa olsun FG'ci oldukları şeklinde ifade vermeleri sağlanacak ve bahse konu personelin adı basında sonra ahlaki açıdan olumsuzlukları ile ilgili haberler yaptırılacaktır..şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede (i...İrticai grupların içinden çıkmış isimlerin TV programlarında FG Grubu hakkında bizim istediğimiz doğrultusunda açıklamalar yapmaları sağlanacaktır... " şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede, "...Nurettin Veren gibi isimlerin TV programlarında FG Grubu hakkında, bizim istediğimiz temalar doğrultusunda açıklamalar yapmaları sağlanacaktır..şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede, "...Değişik nedenlerle ev baskınları yaptırılarak, buralarda silah ve mühimmatın yanı sıra FG'ciler ile irtibat kurulması istenen oluşumlara ait objelerin aynı ortamda bulunması sağlanacaktır... "şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede, "...İhbarcı dayalı ev baskınları yaptırılarak, buralarda silah ve mühimmatın yanı sıra FG'ciler ile irtibat kurulması istenen oluşumlara (Yahudilik, CIA, Mossad, Moon Tarikatı, Humeyni, vb... ) ait objelerin aynı ortamda bulunması sağlanacaktır.. ."şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede, i(...Televizyon programlarına farklı bir kimlikle, canlı yayın esnasında, telefonla bağlanılarak; FG 'ci maskesi altında konuşmalar yapılarak tahrik olmuş bir FG 'ci gibi, i(Evet, kardeşim, bizimle uğraşan herkes Ergenekoncudur, onlarla uğraşmak bizim boynumuzun borcudur Bizimle uğraşmaya kimsenin gücü yetmez." şeklinde açıklamalar yapması sağlanacaktır... " şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede, "...İzleyici veya dinleyici kitlesi fazla olan radyo televizyon programlarına farklı bir kimlikle, canlı yayın esnasında, telefonla bağlanılarak; FG'ci maskesi altında konuşmalar yapılarak tahrik olmuş bir FG'ci gibi, i(Evet, kardeşim, bizimle uğraşan herkes Ergenekoncudur, onlarla uğraşmak bizim boynumuzun borcudur Bizimle uğraşmaya kimsenin gücü yetmez. " şeklinde açıklamalar yapması sağlanacaktır... " şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede, "...Ergenekon kapsamında tutuklanan TSK personelinin masum olduğu, ilticayla etkin şekilde mücadele ettikleri için AKP, FG'çiler ve yandaş medya tarafından üzerlerine iftira atıldığı şeklinde haberler yaptırılacaktır... " şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede bu hususun "...Ergenekon kapsamında Proje isimli belgede, "...Yakalanan TSK personelinin bizim istediğimiz doğrultuda beyanlarda bulunmaları ve bu açıklamaların medyada geniş yer bulması sağlanacaktır... " şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede, "...Yakalanan veya çözülen TSK personelinin bizim belirlediğimiz temalar doğrultusunda beyanlarda bulunmaları ve bu açıklamaların basında geniş yer bulması sağlanacaktır... " şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Proje isimli belgede; u.. .TSK ya yönelik yıpratma kampanyalarının etkisinin azaltılması veya kamuoyunun TSK görüşleri paralelinde yönlendirilmesi amacıyla emekli askeri personel kullanılmamalıdır. Emekli askerî personel arka planda kalmak kaydıyla çeşitli sivil toplum örgütlerinde yer alabilir ve bu örgütü harekete geçiren güç olabilir, ancak ön planda olmamalıdır... " şeklinde hususların yer aldığı, buna paralel olarak,

İrticayla Mücadele Eylem Planı isimli belgede Vazife başlığı altında; "...İrticai oluşumların iç yüzünü göstererek, bu konudaki tereddütlere son vermek ve söz konusu örgütlere olan kamuoyu desteğini ortadan kaldırmak, Ergenekon kapsamında yapılan yıpratıcı kampanyaların etkisini azaltmak, TSK'ya yönelik olarak yapılan olumsuz propagandalara son vermektir... " şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Bu bağlamda, Proje isimli belgede yer alan hususların tamamına yakının İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgede de yer aldığı, Proje isimli belgenin, yapılan isimlendirmeden ve kullanılan başlıktan anlaşılacağı üzere, yapılacak olan veya alt yapısı daha önceden hazırlanan bir çalışmanın taslağı niteliğinde olduğu, Proje isimli belgenin bulunduğu klasörün TEMA TASLAK olarak isimlendirildiği, Proje isimli belgede yer alan bazı hususların ekleme ve çıkarma yapılmış bir şekilde İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belge de yer aldığı, bu haliyle İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgenin Proje isimli belgeye nazaran sistematik bir hale getirilmiş olduğu, yine Proje isimli belgenin oluşturulma tarihinin 02.03.2008 olduğu, İrticayla Mücadele Eylem Planının ise ilk olarak 04.06.2009 tarihinde yapılan bir aramada ele geçirildiği, Proje isimli belgenin içerisinde bulunduğu sıralı klasörlerin GENKURBSKTAKDİMİ\GENKURBŞK. TAKDİMYTEMA TASLAK şeklinde isimlendirildiği görülmekle, tüm bu hususlardan hareketle Proje isimli belgenin planın hazırlanmasını isteyenlere sunulmak üzere hazırlandığı ve Proje isimli belgenin Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planının taslak metin hali olduğu, Dursun Çiçek ve belgenin hazırlanmasında katkısı olanlarca düzenli bir plan haline getirildiği kanaati oluşmuştur.

II- Kitleşim İsimli Belge[değiştir]

Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada elde edilen ve daha önceki soruşturmalar kapsamında ulaşılamamış bir belge olan Kitleşim isimli belge de 5 Nolu hard disk içerisinde D\İKK isimli sıralı klasörlerde yer almaktadır. Kitleşim isimli excel belgesi incelendiğinde, belgenin "Sayfal, Üretim_Ekibi, dağıtım_kanalı, Sayfa3" isimli 4 (dört) ayrı çalışma sayfasından oluştuğu,

Sayfal isimli çalışma sayfasında İnternet ekipleri kurulmalı ibaresinin karşısında Teknik, İçerik ibarelerinin, Sivil dağıtım ağları geliştirilmeli ibaresinin karşısında mail grupları, siteler ibarelerinin yer aldığı ve sayfanın en altında mail listeleri toplanmalı, medya iletişim koordinasyon ibarelerinin yer aldığı,

ÜretimJEkibi isimli çalışma sayfasında H.V.V., R.Ç., C.M., C.G., R.T.S., M.Y., S.O.K., N.A., Dursun Çiçek, F.C.Y., E.Ç., K.Ş. şeklinde 12 (oniki) ismin yer aldığı,

dağıtım_kanalı isimli çalışma sayfasında Emekli, Muvazzaf, Yurtdışı başlıkları altında isim listelerinin bulunduğu, Emekli başlığı altındaki listede "R. Ç., A. G., Y. G., A. T., R. C. S., H.V.V., C. Ü., E. T., A. Ş. K., Ataman Yıldırım, A. Y., İ. Ç., S. O. U., A. G. şeklinde 14 (ondört) kişinin isminin yer aldığı, isimlerden bazılarının karşısında mail adreslerinin-old-uğy., Muvazzaf başlığı altındaki listede Fatih Koca, A. Ç, Recai Alkan, Cem Şimşek, K. E, Ji^B^, Altüfeay Şahin şeklinde 7 (yedi) kişinin isminin yer aldığı, bu isimlerden bazılarının karşısında mail adreslerinin olduğu, Yurtdışı başlığı altındaki listede C.G., S. Ç., B. G., Z. B., D. K. şeklinde 5 (beş) kişinin isminin yer aldığı,

Sayfa3 isimli çalışma sayfasında Atlas Güvenlik ve Etkin Özel Güvenlik şeklinde (2) iki güvenlik şirketinin isminin belirtildiği, Atlas Güvenlik ibaresinin karşısında H. G., M. E., E. A. isimlerinin yer aldığı, Etkin Özel Güvenlik ibaresinin karşısında; Y. İ., M. L. B., A. Y., İ. B. isimlerinin yer aldığı görülmüştür.

Kitleşim isimli belgenin teknik özellikleri incelendiğinde ikk isimli kullanıcı tarafından 08.04.2003 tarihinde oluşturulduğu, Alaaddin Sevim isimli kullanıcı tarafından 04.05.2008 tarihinde son kez kaydedildiği görülmüştür. Bu haliyle yukarıda incelenen Proje isimli belgenin oluşturan ve son kaydeden kullanıcısı olan Alaaddin Sevim isimli kullanıcının Kitleşim isimli belgenin de son kaydeden kullanıcısı olduğu görülmüştür.

Söz konusu belge içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde; içerisinde sivil şahıslar emekli ve muvazzaf askerlerin bulunduğu organize bir grup vasıtası ile internet üzerinden bazı faaliyetlerin planlandığı, bu amaçla üretim ve dağıtım gruplarının oluşturulduğu, mail ağlarından istifade edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Belgenin oluşturulma tarihinin 2003 ve son kaydetme tarihinin 2008 olduğu dikkate alındığında ise belgenin içerik itibariyle durağan olmayıp zamanla birtakım güncellemelere tabi tutulmuş olabileceği kanaatine varılmıştır.

Kitleşim isimli belgede üretim ekibi olarak sınıflandırılan grup içerisinde İrticayla Mücadele Eylem Planının altında imzası yer alan Dursun Çiçek'in de ismi yer almaktadır. Kitleşim isimli belgenin Alaaddin Sevim isimli kullanıcı tarafından son kez kaydedildiği görülmüştür. Yine İrticayla Mücadele Eylem Planının taslak hali olduğu yukarıda izah olunan Proje isimli belgeyi yazan ve son kaydeden kullanıcı da Alaaddin Sevim isimli kullanıcıdır. Tüm bu hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde, İrticayla Mücadele Eylem Planının Dursun Çiçek'e hazırlatılması sistemli bir çalışmanın neticesi olduğu kanaatine varılmıştır.

Kitleşim isimli belgede dağıtım ve üretim kanallarında görevlendirildikleri belirtilen şahıslardan bir kısmı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmalar kapsamında işlem yapılarak kamu davası açılmıştır. Bu belgeden hareketle şahısların ilgili iddianamelerdeki konumları hakkında yapılan çalışmalar da ek klasörlerde mevcuttur.

III- Benzer içerikli Diğer Belgeler[değiştir]

Kitleşim isimli belge ile aynı dijital içerisinde yer alan Görevlendirme, MEDYA SERVİS, CEMAATSIZMA, GüneyDogu, Özel_Çalışma, soleylem2003, ÇAĞDAŞ TÜRKİYE, AKPİZLEME, AKP HÜKÜMETİNİN BİR YILLIK İCRAATI, İrticai Faaliyetler ŞUBAT2005-3 isimli belgeler ile haber elemanları, 30 Kasım 2004 AsşuradokumanıO 1 vb. isimli dosyalarda yer alan benzer içerik ve nitelikli diğer belgeler bir bütün olarak incelendiğinde, bu belgelerin de içerik olarak Türkiye Cumhuriyeti Yürütme Organını tezyif ve tahkir edici oldukları, AKP ve Gülen Cemaatine yönelik bazı planlamaları içerdikleri ve İrticayla Mücadele Eylem Planında yer alan hususlar ile paralellik arz ettikleri, ayrıca bu belgelerin tarih itibariyle İrticayla Mücadele Eylem Planından daha önceki tarihlere ait oldukları ve AKP'nin ilk kez iktidar partisi olduğu 2003 yılından itibaren oluşturulmaya başlandıkları gözlemlenmiştir. Bunların yanı sıra söz konusu belgelerin dijital kullanıcı yollarında ve içeriklerinde Kitleşim isimli belgede adı yazılı olan bazı şahısların isimlerinin yer aldığı da tespit edilmiştir. Söz konusu belgelere ilişkin kapsamlı incelemeler de yine ek klasörlerde mevcuttur.

IV- irticayla Mücadele Eylem Planının Erzincan'da Uygulanması[değiştir]

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250.Madde İle Yetkili) tarafından,İrticayla Mücadele Eylem Planının Erzincan'da uygulanması iddiası ile hazırlanan 2Q10/329-2010/70-2010/66 sayılı iddianamede, "...Halen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında Ergenekon Silahlı Terör Örgütü kapsamında devam eden soruşturma kapsamında bulunan Dursun Çiçek tarafından imzalanmış bulunan İrticayla Mücadele Eylem Plcını Erzincan ilinde hayata geçirilmek istenmiş bu amaçla Ergenekon Silahlı Terör Örgütüne bağlı olarak faaliyet gösteren şüpheli Saldıray Berk liderliğindeki yasa dışı oluşum faaliyetlerde bulunmuştur Bu çerçevede Gülen Cemaatinin Erzincan'daki evlerine ve/veya okullarına silah, uyuşturucu vs. suç unsurları ile yasa dışı illegal dokümanlar koydurularak sonrasında bu yerlere eş zamanlı olarak operasyonlar yaptırılması ve böylece Gülen Cemaatinin silahlı terör örgütleri kapsamına alınmasının sağlanmasının hedeflendiği ortaya çıkmıştır. Dursun Çiçek imzalı bu belgedeki ifadeler ile Erzincan İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat şubesinde görevli üsteğmen şüpheli Ersin Ergııt'un ajandasındaki birbiriyle örtüşen el yazısı ifadeler bunun açık kanıtıdır..." denilmektedir. Söz konusu iddianamenin şüphelileri arasında İlhan Cihaner ve Recep Gençoğlu isimli şüpheliler de yer almaktadır.

Gölcük Donanma Komutanlığı-İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde yapılan aramada elde edilen 9 nolu DVD içerisinde, "(1) BERECELI\ÖZEL DOSYALARIM" isimli sıralı klasörlerde bulunan "özel" isimli excel belgesi incelendiğinde Erzincan ilinde İrticayla Mücadele Eylem Planının hayata geçirilmesi hususu ile ilgili birtakım bilgilerin yer aldığı görülmüştür. Adı geçen belgede "Tayfun Paşayla Görüşülecek Hususlar" başlığı altında ismi yer alan bazı TSK mensubu şahısların hangi il ya da birimlere ne amaçla atanacağı ile ilgili illegal faaliyetlere ilişkin ibarelerin yer aldığı, şüpheli Recep Gencoğlu ile ilgili olarak da "Erzincan'da savcılarla uyumlu çalışacak isim istediler. İl Jandarmaya S.I. yb.(1987'li) verilecek. Recep Gencoğlu Alb.la birlikte C. Savcısına yardımcı olacaklar" şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür. Söz konusu belgenin teknik özellikleri incelendiğinde, belgenin khprsbskOl isimli kullanıcı tarafından 13.03.2008 tarihinde oluşturulduğu ve 15.04.2008 tarihinde son kez kaydedildiği tespit edilmiştir.

Gölcük Donanma komutanlığından elde edilen bu belgedeki hususlar dikkate alındığında, İrticayla Mücadele Eylem Planının Erzincan ilinde hayata geçirilmesi için özel atama işlemleri uygulandığı, Recep Gencoğlu ve İlhan Cihaner arasındaki örgütsel irtibata ilişkin bilgilerin de yer aldığı, belgede bahsi geçen atama işleminin Erzincan'daki illegal yapılanmaya destek amaçlı olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda ortaya konulan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendiğinde, İrticayla Mücadele eylem planında yer alan örgütsel tutum ve anlayışın, sadece plandaki zamanla sınırlı olmadığı, örgütün bu yöndeki fikri ve eylemsel tutumunun daha önceki zamanlarda da mevcut olduğu, İrticayla Mücadele Eylem planı hazırlanmadan önce de benzer nitelikli çalışmalar ile aynı örgütsel amaçlara yönelik faaliyetlerin yürütüldüğü, mevcut iktidar partisinin tek başına iktidar olduğu 03 Kasım 2002 seçimlerinin ardından başlayan benzer içerikli çalışmaların İrticayla Mücadele Eylem planı ismi ile bir şekle sokuluncaya kadar devam ettiği, örgütün bu tutum ve anlayışının diğer belgelerden daha kapsamlı ve sistematik olan İrticayla Mücadele Eylem planında somutlaştırılarak eyleme dönük hale getirildiği anlaşılmıştır.

Kitleşim ve Proje isimli belgeler birlikte değerlendirildiğinde, Kitleşim isimli belgenin 2003-2008 tarihleri arasını kapsayacak şekilde uzun bir sürece ilişkin görevlendirme planlarını ihtiva ettiği ve bu süreç içerisinde güncellendiği, Proje isimli belgenin ise Kitleşim isimli belgede yer alan görevlendirmenin bir neticesi olarak üretim ekibinde görevli olduğu belirtilen Dursun Çiçek tarafından Proje'deki taslak bilgiler kullanılıp geliştirilerek hazırlandığı kanaatine varılmıştır. Yine Erzincan ilinde İrticayla Mücadele Eylem planının uygulanması için de birtakım atama işlemlerinin planlandığı anlaşılmaktadır.

3- PSİKOLOJİK HAREKAT AMAÇLI YAYIN YAPAN İNTERNET SİTELERİ[değiştir]

Soruşturma konusu internet sitelerinin, Ergenekon terör örgütünün İrticayla Mücadele Eylem Planı ile düzenli bir hale getirilmiş birtakım stratejilerine uygun olarak faaliyet yürüttükleri, yapılan incelemelerden anlaşılmıştır. İrticayla Mücadele Eylem Planında yer alan hususların uygulama alanlarından birisinin de bu internet siteleri olması, yine söz konusu sitelerin 2008 yılı Ocak ayma kadar Dursun Çiçek'in kontrolünde yayın yapmaları, Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele eylem planının kamuoyuna yansımasının ardından söz konusu sitelerin arşiv kayıtlarının silinmesi ve diğer deliller iki dosya arasındaki bağlantıları açıkça ortaya koymaktadır. İrticayla Mücadele Eylem Planı ile söz konusu internet siteleri arasındaki ilişkinin tam olarak ortaya konulabilmesi ve internet sitelerinin plandaki faaliyetlere uygun yayınlar yapması münasebetiyle, önceki bölümde İrticayla Mücadele Eylem planı ile ilgili dosyada mevcut delillere değinilmiştir.

a- İhbar Mektupları[değiştir]

İstanbul Emniyet Müdürlüğü e-mail ihbar hattında gönderilen 29.06.2009 tarih ve 6683 nolu e-mail ihbarı içeriğinde; "Son günlerde ülkemizin gündemini meşgul eden Dursun Çiçek ismi etrafında yapılan tartışmalar benim gibi çok sayıda TSK mensubunu rahatsız etmektedir Size Dursun Çiçek isimli bu cuntacı şahıs hakkında, konuşulan konularla ilgili bilgi vermek istiyorum.... Dursun Albay hükümet karşıtı yayın yapan turkatak.com ve dini gruplar hakkında yayın yapan irtica, org sitelerini de yönetiyor. Bu sitelere içerik sağlıyor. Bu sitelerin genelkurmay tarafından psikolojik maksatlı hazırlandığı gazetelerde de yer almıştı. Özellikle PKK, Ermeni sorunu ve Ergenekon içerikli yazılar yazıyor. Yazılarını e-maille üstlerine ve tanıdıklarına sunarak ilişkilerini hep sıcak tutmaya çalışıyor. Şeklinde ibareler yer almaktadır.

Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilen 30.09.2009 tarihli imzasız ihbar mektubunun ekinde İrticayla Mücadele Eylem Planının ıslak imzalı orijinali de yer almaktadır. Söz konusu ihbar mektubu içerisinde özetle; Maalesef, önceleri doğru ve gerekli olduğuna inandığım ancak şu anda içinde bulunmaktan büyük pişmanlık duyduğum, sadece 3'üncü dünya ülkelerine özgü bir şekilde kendi vatandaşına i(psikolojik harekat" uygulayan ve bunun adına da "bilgilendirme faaliyeti" şeklinde masum ve haklı görünen bir maske uyduran bir cunta oluşumunda bir çok arkadaşımla, birlikte görev aldım. Bu oluşum, ilk başta gayet haklı gerekçelerle kurulan ve gerçek görevi düşmana karşı psikolojik harekat uygulamak olan Psikolojik Harekat Daire Başkanlığını kendine maşa olarak kullanıyordu. Bu güzide kurumun imkan ve kabiliyetlerinden yararlanılarak devletin vali, kaymakam, savcı, hakim gibi önemli kadrolarında görevli personeli de dahil olmak üzere insanlarımız haklarında oluşturulan "Bilgi fişi" adı verilen belgelerle tek tek fişlendi. Cunta yapılanmasının organize ettiği yasal dayanağı bulunmayan faaliyetleri kamuoyuna yansıması sonucu bu kurumumuz yıprandı, adı "Bilgi Destek Daire Başkanlığı" olarak değiştirilmek zorunda kalındı ve görev alanı daraltıldı. Hali hazırda devam eden cunta faaliyetleri neticesinde, son olarak toplam sayısı 4 olan ve muharebede Ege Ordusu Komutanlığı dahil tüm ordu komutanlıklarını destekleyecek olan Bilgi Destek Taburlarının sayısı 1'e düşürülerek asli görevini yapamayacak hale getirildi. Geriye kalan son taburda görevli bazı personel halen asli görevlerine yönelik çalışmaları bir kenara bırakarak cunta örgütlenmesinden aldıkları örtülü ve yasa dışı görevleri yürütmeye devam etmektedir " Şeklinde ibareler yer almaktadır.

Kamuoyunda internet siteleri ihbarı olarak bilinen ve Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilen, ayrıca medya kuruluşlarına da dağıtımlı olarak ulaştırıldığı anlaşılan ihbar mektubu içeriğinin; Sayın Savcım, Ben ülkesini ve çalıştığı kurumu her şeyden üstün tutan bir TSK mensubuyum. Ülkemi o kadar seviyorum ki kendimi, ailemi mesleki kariyerimi ve,geleceğimi riske atarak "İrticayla Mücadele Eylem Planı" belgesinin aslını gönderdim. Elde ettiğim belgelerin kamuoyuna yansımasından ve Adli Tıp Kurumu'nca, da teyit edilmesinden sonra yaptığım bu girişimin çok yerinde olduğunu kıymetlendirmekteyim. Amacım, tutku ile bağlı bulunduğum Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmak değildir. Aksine, Silahlı Kuvvetlerin arkasına saklanarak ülkemizin istikrar, güven ve demokrasisine kastedenleri deşifre etmek suretiyle ülkeme hizmet etmektir. Sadece gerçekler ortaya çıksın ve telafisi imkansız girişimlere engel olunsun istiyorum. Bu kapsamda, Kurumumuzda çalışan herkesi yardımcı olmaya ve elde ettikleri bilgi-belgeleri yargı ve kamuoyu ile paylaşmaya davet ediyorum. Gönderdiğim mektupta birbirinin devamı olan Bilgi Destek Planı (LAHİKA) ve İrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili detayları birleştirerek yazmıştım. Cunta yapılanması tarafından bu hususlar gerekçe gösterilerek, belge ve mektubun içeriği üzerinde güvensizlik oluşturmak ve delil niteliğine zarar vermek için bir çalışma başlatılmıştır. Kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesini önlemek ve Cunta'nın istismarının önüne geçmek için ilk mektubumdaki "İrticayla Mücadele Eylem Planının basında, yer almasını müteakip, ..." diye başlayan paragrafta "İrticayla Mücadele Eylem Planı" yerine "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)" ifadesi konularak aşağıdaki gibi değerlendirilmesi gerekmektedir: "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)'nın basında yer almasını müteakip, belgenin hazırlanmasında kullanılan tüm bilgisayarlar temizlenmiş ve ilgili evraklar imha edilerek, kamuoyuna Genelkurmay Başkanlığı tarafından böyle bir çalışmanın olmadığı yönünde bir açıklama yapılmıştır. İmha süreci bizzat Org. Ergin Saygun'un Özel Sekreteri Kur.Alb. Uğur Berksun tarafından takip edilmiş, kendisi Bilgi Sistemleri İşletme Şubesine giderek söz konusu eylem planının hazırlanmasında, kullanılan 30709, 33746, 40077, 27238, 27229 ve 16693 BİM numaralı bilgisayarların hard disklerinin geri getirilemeyecek şekilde silinmesine nezaret etmiştir. Bu işlemde Alb. Şükrü Kısadere, Ütğm. Erhan Sakallı, Ütğm. Kazım Bozkurt, Bçvş. Mustafa Urhan ve Svl.Me. Rıfat Sülük görev almışlardır." Mektubumda ayrıca, "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)"nın ve 'İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev alan personeli bir arada yazmıştım. Soruşturmanın sıhhati açısından, İlker Ziya Göktaş'ın sadece "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev almış olduğunu da detay bilgisi olarak ekliyorum.

Karargâh içindeki Cunta yapılanması, kendileri adına gelişen olumsuz süreci tersine çevirmek için aşağıda ifade edilen faaliyetleri planlamaktadır.

1. Mektuptaki belge ile ilgili olarak yazıcı, kalem, mürekkep vb. tali unsurları ön plana çıkararak belgenin içeriğinden çok şekli unsurlarının kamuoyunda tartışılmasını sağlamak

2. Belgenin gerçekliğini ortaya koyan kişi ve kurumları yıpratmak.

3. Belgeyi yayınlayan ve savunan gazete ve gazetecileri belgenin gerçek olmadığına dair ikna etmeye çalışmak, ikna edemediklerini de yıpratmak.

4. Belge'nin orijinalinin Askeri Savcılık aracılığı ile elde edilerek, Jandarma Kriminal'e göndermek suretiyle gerçek olmadığına dair rapor çıkarttırmak.

5. İmza makinesi gibi argümanlara sarılarak kamuoyunda belgenin gerçekliğine olan inancı sarsmak.

6. Belgenin içeriğinden daha çok, gündeme geldiği dönemin kamuoyunda tartışılmasını sağlayarak dikkatleri belgenin içeriğinden uzaklaştırmak

7. Anayasa Mahkemesine baskı yaparak bir an önce ilgili maddedeki değişikliğin iptaline yönelik karar çıkarttırmak ve yargılama sürecini askeri yargıya taşımak suretiyle takipsizlik kararı verdirmek

8. 28 Şubat sürecinde dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'a imzalatarak ihraç edilen 1000'in üzerinde TSK mensubu gibi TSK bünyesinde cadı avı başlatılarak YAŞ kanalıyla büyük bir tasfiye yapmak.

9. Bu girişimler ile sonuç alınamaz ise Genelkurmay Askeri Savcılığı aracılığı ile suçluların sadece Alb. Dursun Çiçek ve birlikte çalıştığı alt kademe personel olduğu şeklinde karar aldırmak Bu personelin olabilecek en hafif suçlar ile cezalandırılmasını -sağlamak.

Yargılama sürecinin, emir vererek çalışmaları başlatan ve yönlendiren komuta kademesine sıçramasına engel olmak Cunta faaliyetlerinin daha açık bir şekilde ortaya çıkmasını ve bu planların sadece Dursun Çiçek'in faaliyetleri ile sınırlı olmadığını göstermek istiyorum. Genelkurmayda yürütülen psikolojik harekat faaliyetleri kapsamında kamuoyunda daha önce de kısmen gündeme gelmiş olan internet faaliyetlerinin detaylarını paylaşmak ve bütün bu çalışmaların Cunta aracılığı ile hiyerarşik bir yapıda gerçekleştirildiğini göstermek için Ek- A'daki belgeyi dikkatlerinize sunuyor ve tüm kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. Bu belge Genelkurmay tarafından yürütülen psikolojik harekât faaliyetleri için kullanılan internet sitelerinin kamuoyuna yansımasından sonra (Basında 35 adet internet sitesi yer almıştı. Halbuki bu sitelerin adedi 42'dir ve Ek-B'de sunulmaktadır.) bunların Genelkurmaya ait olmadığını göstermek ve daha sonraki sızmaları engellemek maksadıyla hazırlanmıştır. Belgenin hazırlanmasında sızma olasılığı da dikkate alınarak çok özenli bir dil kullanılmıştır. Ancak Belgenin son bölümünde ngri ve siyah propaganda faaliyetlerinin Kurum'dan bağımsız olarak devam ettirileceği ifade edilmiştir Hâlbuki bundan önce bu illegal faaliyetler çok yoğun bir şekilde açıktan icra edilmekte idi. İnternet siteleri ile ilgili haberler medyaya yansıdıktan sonra tüm siteler kapatılarak yeniden yapılandırılmıştır. Ekteki belgede görüleceği üzere, Cunta aracılığı ile Komuta katının görüş ve onayı alınarak yeniden faaliyete geçirilmiştir. Komuta katının onayından sonra 35 site yerine 4 adet site ve bu adreslere yönlendirilen bir miktar alan adının alınması kararlaştırılmıştır. PH faaliyetleri bu siteler üzerinden devam etmiştir. Ekte sunulan belgedeki Andıç'da da ifade edildiği gibi Bilgi Destek Daire Başkanlığında görevli Şube Müdürlerinin üzerine kredi kartları alınarak ödemeler bu kartlar üzerinden yapılacak şekilde yeni alan adları temin edilmiştir. Andıç'ta parafı bulunan Şb. Md.lerinin o dönemde yeni aldıkları kredi kartları ve yaptıkları ödemeler rahatlıkla banka kayıtlarından temin edilebilir. Örnek olarak "İlker Ziya Göktaş'ın bu görev için almış olduğu Ziraat Bankası'na ait olan 454 061 noflu fo'edi kartı" gösterilebilir. Takdir sayın savcılarımızın ve Yüce Türk Milletinindir. Saygılarımla arz ederim. " Şeklinde olduğu, eklerini ise İnternet Siteleri Andıcı ve Psikolojik Harekat sitelerinin listesi olarak belirtildiği görülmüştür.

İhbar mektubunun ekinde yer alan internet siteleri andıcmm, Cemal Gökçeoğlu tarafından imzalanmış ve Dursun Çiçek adına imzaya açılmış, Bağlantı Noktası: Yzb.Murat Uslukılıç olarak belirtilmiş, İnternet Siteleri konulu, Nisan 2009 tarihli Gizli ibareli üst yazısında; "Bilgi Des..D.Bşklığının İnternet sitesi faaliyetlerinin yeniden yapılandırılması maksadıyla hazırlanıp komuta katından onayı alınan andıç ekte sunulmaktadır. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Andıçm ise Yzb. Murat Uslukılıç imzalı, Nisan 2009 tarihli, Gizli ibareli, Harekat Başkanlığından Genelkurmay İkinci Başkanına hitaben yazılan, Andıç başlıklı olduğu görülmektedir. Andıçm paraf bölümünde ise Des.Ş.Md.Alb.C.Gökçeoğlu, l'nci Bilgi Des.Ş.Md.Alb.S.Öztier, 2'nci Bilgi Des.Ş.Md.Alb.İ.Göktaş, 3'ncü Bilgi Des.Ş.Md.Alb.D.Çİçek, 4'ncü Bilgi Des.Ş.Md.Alb.H.Gülbahar, Bilgi Destek Gr.K.Alb.O.Güçlü, Bilgi Destek Daire Başkan Vekili Tuğg.M.Bakıcı, Hrk. Bşk. Korg. M.Eröz, İsth. Bşk. Korg. İ.H.Pekin, MEBS Bşk. Kora. M.Otuzbiroğlu, Adli Müşavir Tuğg. H.Çubuklu, H'nci Bşk.Org.H.Iğsız'a ait parafların olduğu ve H.Iğsız'a ait parafın karşısında Sn.K'a arz şeklinde el yazması bir not olduğu görülmektedir. Andıç içeriğinin;

1 - KONU:

İnternetin sağladığı iletişim imkanlarını kullanarak devleti ve kurumu yıpratmaya yönelik propagandayı etkisiz kılmak ve kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla kullanılması planlanan internet siteleri hakkında onay almaktır. ÂJ. &

2- ÖNCESİ:

a- Günümüzde özellikle gençlerin iletişim ve bilgi edinme maksadıyla TV'den sonra en yoğun olarak kullandığı iletişim aracı olan internet ortamı; bilgi toplama ve belirlenen hedef kitleleri bilgilendirme olmak üzere iki temel maksat için kullanılmaktadır

b- Yıkıcı, bölücü ve laiklik karşıtı yayınları ile dikkat çeken internet sitelerinin tespiti, incelenmesi ve bilgilendirme faaliyetlerinin icra edilmesi maksadıyla Türkçe ve yabancı dilde yayın yapan, listesi EK-A'da sunulan 400'den fazla internet sitesinin yayınları günlük olarak izlenmekte ve değerlendirilmektedir

c- Günümüzde insanlar haber okumak, araştırma yapmak, görüşlerini ifade etmek, propaganda yapmak gibi nedenlerle interneti yaygın olarak kullanmaktadır. Bilgilendirme faaliyetleri kapsamında tanıtım ve Türkiye 'nin görüşlerini destekleyici yönde kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla yürütülen internet faaliyetleri devam etmektedir.

3- İNCELEME:

a- Başta terör örgütleri olmak üzere yıkıcı ve bölücü faaliyetleri ile dikkat çeken kişi ve organizasyonların İnternet ortamının sağladığı imkanları; iletişim, eğitim, bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma maksadıyla etkin bir şekilde kullandıkları bilinmektedir. EK-B 'de sunulan "5651 sayılı İnternet ortamında. Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun"un; interneti ve siber ortamı kullanarak ülkelerin ve insanların huzur ve güvenini bozmak, bu ortamları savaş haline dönüştürmek isteyen terör örgütlerine karşı kısmen de olsa bir caydırıcılık sağlayabileceği ve internet ortamında da bu hukukun üstünlüğü ilkesinin uygulanmasına hizmet edebileceği değerlendirilmektedir.

b- Bütün dünyada internet ortamının sağladığı iletişim imkanlarının tanıtım ve propaganda faaliyetlerinde yoğun ve etkin olarak kullanıldığı dikkate alındığında tanıtım ve bilgilendirme maksatlı hazırlanan internet sitelerinin geliştirilmesi, daha geniş hedef kitlelerine ulaşması, internet sitelerinin güvenliğinin sağlanması, internet yayınlarında, yeni bir yapılanmaya gidilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

c- Tanıtım ve bilgilendirme maksatlı yayın yapacak olan internet sitelerinin; terör örgütleri, laiklik karşıtı eylemler, kurumu tanıtma, iç ve dış kamuoyunu bilgilendirme konularını içerecek şekilde dört temel konu üzerinde dört ayrı internet sitesi ile, aynı sitelere yönlendirilecek olan sekiz farklı alan adının alınmasının faydalı olabileceği kıymetlendirilmektedir.

ç- Belirlenen hedef kitlelerin bilgilendirilmesi maksadıyla yayın yapması planlanan sitelerin; bu kapsamda daha önceki uygulamalardan elde edilen tecrübeler dikkate alınarak ve wMmitsk.mil.tr internet sitesinin işletilmesinde uygulanan güvenlik prensipleri ve tedbirleri esas alınarak işletilmesi planlanmaktadır Bu kapsamda internet sitelerinin alan adları, kayıt ve abone işlemleri ile işletilmesine yönelik idari faaliyetlerde gerekli bilgi ve internet güvenliği tedbirlerinin alınması ve geliştirilmesi sağlanacaktır.

d- EK-B'de sunulan u5651 sayılı İnternet ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun"da belirtildiği gibi, internet sitelerinin alan adlarının alımı yapılırken, gerçek kişi veya gerçek tüzel kişi kayıt bilgilerinin kullanılması gerekmektedir Bu nedenle bahse konu internet sitelerinin alımı esnasında girilecek olan kayıt bilgilerinin gerçek kişiler üzerinden yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

e- Kurumun resmi internet sitesinde oluşturulacak olan alt bölümlerde, bahse konu internet yayınlarının yapılması konusu, ikinci bir seçenek olarak değerlendirilmiştir. Ancak bu uygulamanın, seçilen hedef kitleleri bilgilendirecek şekilde uzmanlık konularını kapsayan dört ayrı ihtisas internet sitesinde yayın yapılmasına göre daha cız et]un:^vlaeqğı sonucuna ulaşılmıştır. Ş > • ^ \

4- SONUÇ VE TEKLİFLER:

a- İnternetin sağladığı iletişim imkanlarını kullanarak Türkiye ve kurumu yıpratmaya yönelik propagandayı etkisiz kılmak ve kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla "5651 sayılı İnternet ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun"da belirtilen maddeler esas alınarak internet sitelerinin faaliyete geçirilmesinin gerekli olduğu değerlendirilmektedir

b- Konu ile ilgili yasal düzenlemelere uygun olarak, internet site yayınlarının, internet sitelerinin alan adları alınırken girilecek olan kayıt bilgilerine o siteyi yönetecek olan ilgili şube müdürünün gerçek kimlik bilgilerinin (Adı, Soyadı, Kredi Kartı numarası ve e.posta adresi) yazılması sağlanacaktır.

c- Kurumun tanıtımı, belirlenen hedef kitlelerin bilgilendirilmesi ve kamuoyu oluşturulması kapsamında, bahse konu internet sitelerinin; gerekli bilgi güvenliği tedbirleri alınarak hizmetine sunulmasını, tensip ve emirlerine arz ederim. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Andıcm EK-A'smı oluşturan listeler incelendiğinde, Günlük Olarak Takip Edilen Türkçe Yayın Yapan İnternet Siteleri başlığı altında 292 adet internet site isminin bulunduğu, bu siteler ile ilgili olarak yayın politikası başlığı altında; "alevi sitesi, bölücü internet sitesi, AKP karşıtı, AKP yanlısı, solcu internet sitesi, Fethullahçı, Savaş Karşıtları, irticai internet sitesi, ulusalcı haber sitesi, Anarşist internet sitesi, devrimci, TSK karşıtı, milliyetçi haber sitesi...vb. " şeklinde ibarelerin yer aldığı, Günlük Olarak Takip Edilen Yabancı Dilde Yayın Yapan İnternet Siteleri başlığı altında 138 adet internet sitesinin isminin bulunduğu, bu siteler ile ilgili olarak yayın politikası başlığı altında "ermeni web sitesi, bölücü yayın yapan site, haber sitesi, strateji sitesi..." şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Andıcm EK-C'si olan Güvenlik Tedbirleri (İnternet Sitelerinin Güvenliğini Sağlamak Maksadıyla Alınan Tedbirler) başlıklı belgede, internet sitelerinin güvenliğini sağlamak maksadıyla kullanılan güvenlik yazılımları, antivirüs programları ve işletim sistemi ile ilgili bilgilerin yer aldığı, ayrıca İnternet sitelerinin yedeklemelerinin günlük, haftalık ve aylık olarak yapıldığı belirtildiği görülmüştür.

İhbar mektubunun EK-B'si olan 1 sayfadan ibaret belgede, "Gnkur Bilgi Destek Daire Başkanlığı Destek Şube tarafından kamuoyunu yönlendirmek maksadıyla illegal bir şekilde işletilen internet siteleri:" başlığı altında;

irtica.org ve bu siteye yönlendirilen www.naksilik.com,

www.geocities.com/fethullahgercegi,www.nursi.info,www.irtica.net,

www.ozgurgenc.net ve bu siteye yönlendirilen www.genclik.info,www.gencizbiz.net, www.aslar.org ve bu siteye yönlendirilen www.askeriz.info,www.stratejik.info, www.tskasker.com,

www.turkatak.gen.tr ve bu siteye yönlendirilen www.turkuz.info ve www.turkler.info www.turkses.com ve bu siteye yönlendirilen www.turkeyturks.com, www.turksturkey.com,www.turkses.net,www.turkses.org,

www.pkkgercegi.net ve bu siteye yönlendirilen www.pkkapo.com,www.apopkk.com www.pkkgercegi.com,www.pkkgercegi.org,

www.armenianreality.com ve bu siteye yönlendirilen www.turkishgenocide.net, www.turkishmassacre.com,

www.terorveguvenlik.net ve bu siteye yönlendirilen www.terorizm.info, www.terorgercegi.com,www.terorveguvenlik.com,www.terorveguvenlik.org,

www.greekmurderers.net ve bu siteye yönlendirilen

www.members.tripod.com/camerian_volunteer,www.cameria.org,www.yunanli.com, www.pontuslu.com,

www.gurbetciler.info ve bu siteye yönlendirilen www.turkuzbiz.org, www.hepimizturkuz.org,www.bizturkler.org" şeklinde site isimlerinin belirtildiği görülmüştür.

b- İhbar ve Andıç Doğrultusunda Yapılan İncelemeler[değiştir]

I- Açık Kaynak Bilgileri[değiştir]

İhbarın ekinde yer alan ve kamuoyunu yönlendirme maksatlı yayın yaptıkları belirtilen internet siteleri ile ilgili olarak yapılan incelemelerde, söz konusu internet siteleri ile ilgili 04 Şubat 2009 günü Taraf gazetesinde yayınlanan bir haberin içeriğinde özetle; Uzun süredir internette terör, irtica, Ermeni sorunu, PKK, Batı Trakya, Kıbrıs konularında araştırma yapanların karşısına kim tarafından hazırlandığı bilinmeyen çok profesyonelce hazırlanmış ve çok sık güncellenen Türkçe ve İngilizce siteler çıktığı, profesyonelce hazırlanılıp, yönetilen bu sitelerin 'net', "org' ve "com' uzantılarının da satın alınmakla kalınmadığı, aynı başlıklarla ilgili muhtemel adlardan da daha pek çok site ismi satın alınıp bu sitelere yönlendirildiği, Türkiye'de hem İngilizce yayın yapıp hem de güncelleştirilen çok az site olduğunun bilinmesine rağmen pek çok profesyonel sitede olmayan zengin içeriklere sahip bu sitelerin çok güçlü bir bilgi, belge, fotoğraf, video arşivi kullanılarak hazırlandığı, tüm bunlara rağmen bu kadar emek, para ve zaman ayırarak bu siteleri hazırlayan hakkında sitelerin hiçbirinde herhangi bir bilgiye rastlanmadığı, birbirinin aynısı olan iletişim bölümlerinde de otomatik bir mesaj gönderme sisteminden başka bir şey çıkmadığına dair bilgilerin yer aldığı ve 35 adet internet site isminin (www. abdullahocalanakademisi.info, apopkk.com, armenianreality.com, cameria.org, gencizbiz.net, genclik.info, gnkur.net, gnkur.org, greekmurderers.net, irtica.net, irtica.org, naksilik.com, nursi.info, pkkapo.com, pkkgercegi.com, pkkgercegi.net, pkkgercegi.org, pontuslu.com, terorgercegi.com, terorizm.info, terorveguvenlik.com, terorveguvenlik.net, terorveguvenlik.org, turkatak.com, turkatak.gen.tr, turkeyturks.com, turkishgenocide.net, turkishmassacre.com, turkler.info, turkses.com, turkses.net, turkses.org, turksturkey.com, turkuz.info, yunanli.com) verildiği görülmüştür.

Bu haberden yaklaşık 9 ay sonra ihbar mektubu ile medya kuruluşları ve Başsavcılığımıza dağıtımlı olarak gönderilen ihbar ekinde yukarıda izah olunan andıç ve ekleri ile internet sitelerine ait liste gönderilmiştir. Söz konusu sitelerin kamuoyunca duyulmasının ardından Genelkurmay Başkanlığı Basını Bilgilendirme Toplantısında Genelkurmay Adli Müşaviri Hıfzı Çubuklu'nun, internet siteleri ile ilgili basın mensuplarının sorduğu soruya, "Bir muhbir tarafından kaleme alındığı iddia edilen ikinci ihbar mektubunda, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından işletilen internet siteleriyle ilgili bir andıç, medyaya gönderilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Başbakanlığın ilgili plan ve direktifleri çerçevesinde irticai ve bölücü tehdit unsurlarını izlemek üzere kurulmuş, işletilmiş internet siteleri bulunmaktadır. Söz konusu siteler 5651 sayılı kanun çerçevesinde kurulmuştur. Normal bir işlem, kamuoyuna çok farklı bir şekilde anlatılmıştır. Başbakanlığın direktifi, tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsar." şeklinde cevap verdiği görülmüştür.

Basını bilgilendirme toplantısından sonra kamuoyunda Başbakanlığın böyle bir direktifi olmadığına dair bilgilerin yer alması üzerine, Genelkurmay Başkanlığından yapılan 07 Kasım 2009 tarihli açıklamada; "Diin (6 Kasım 2009, Cuma) yapılan Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısında, bir soruya verilen cevapta kastedilen direktif 2000 yılına aittir Söz konusu internet siteleri, 2007 Tarihli 5651 Sayılı Yasaya uyum sağlamak maksadıyla yeniden düzenlenmiş ve daha sonra tümüyle iptal edilmiştir" şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Yine söz konusu sitelerden www.armenianreality.com,www.pkkgercegi.net, www.turkatak.gen.tr, isimli internet sitelerinin, 04.09.2005 tarihinde Hürriyet Gazetesinin internet sitesinde "TSK'dan Akredite İnternet Siteleri" başlığı ile yayınlan habere konu oldukları, aralarında bu sitelerin de yer aldığı birçok sitenin TSK Personelinin, kişisek ,ve mesleki çalışmaları için önerildikleri belirtilmiştir. /VC * . - N

II- Sitelerin Yayın Yaptıkları IP Adreslerinin Tespiti (Ortadoğu Yazılım Hizmetleri A.Ş ve Milli Savunma Bakanlığının yazıları)[değiştir]

Soruşturma kapsamında internet siteleri ile ilgili gerekli teknik çalışmalar İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçları ve Sistemleri Şube Müdürlüğü'nce yapılmış, 16.12.2009 tarihli yazıda; konu ile ilgili olarak internet ortamında yapılan araştırma neticesinde bahse konu internet sitelerinin bazılarının açık, bazılarının kapalı olduğu, site alan adları alınırken belirttikleri isim ve şahısların irtibat bilgilerinin bulunduğu, sitelerin varsa geçmişteki sayfa görüntülerinin çıktılarının alındığı raporların düzenlendiği ve yazı ekinde sunuldukları belirtilmiştir. Düzenlenen raporlar incelendiğinde raporların hazırlandığı tarihte; internet sitesinden 35 tanesinin kapalı durumda olduğu www.irtica.org,www.askeriz.info, www.turkses.com ,www. terörizm.info , www.members.tripod.com/camerian_volunteer, www.yunanli.com,www.pontuslu.com sitelerin ise açık durumda olduğu, 42 sitenin 31 tanesinde ortak olarak hayhaytr@yahoo.com bilgisinin site kullanıcı bilgileri olarak yazıldığı, geri kalan 11 siteden 8'inde (www.aslar.org, www.askeriz.info,www.stratejik.info,www.tskasker.com, www.gurbetciler.infowww.turkuzbiz.org,www.hepimizturkuz.org,www.bizturkler.org isimli siteler) ise ortak olarak vasfiyilmaz@yahoo.com bilgisinin site kullanıcı bilgileri olarak yazıldığı, 2 sitenin bilgilerine ulaşılamazken geri kalan www.ozgurgenc.net adresinde ortak bir mail bilgisi girilmediği ve admin@namezero.com, seren_fidangil@yahoo.com, pritesh.parmar86@gmail.com bilgilerinin yer aldığı, bununla birlikte 42 sitede isim araştırması yapıldığında 18 sitede Nusret Göktürk, 8 sitede Vasfı Yılmaz, 4 sitede Macit Karacay, 4 sitede Rubalier, 3 sitede Teoman Levent, 3 sitede Ali Kahraman, 2 sitede Lu Lan, 1 sitede de Mehmet Ali Balkan, Ömer Boyaci, NAMEZERO.COM,seren fıdangil,pritesh parmar, Mustafa Koc, Doğan Elmas, Türk Atak Ltd. Şti, Cemal Sanli, Watanabe Yuma, Pending Renewal or Deletion, DCHoldings Murat Parlakay, Oversee Research and Development, Omer Yavuz, bilal ozcan, Bujar Berati, Qin Shu Tong, Holdings bilgilerinin girildiği,

Bahse konu ihbarın ekinde yer alan "Güvenlik Tedbiri" başlıklı belgede belirtilen hususların güvenli bir internet sitesinde olması gereken tedbirler olduğu, soruşturmaya konu 42 sitede bu güvenlik tedbirlerinin olup olmadığının sitelerin kapalı olmaları nedeniyle tespit edilemediği anlaşılmıştır.

Yukarıda izah olunan 6683 nolu ihbarda Dursun Çiçek tarafından yönetildikleri belirtilen www.turkatak.com isimli internet sitesi ile ilgili de benzer çalışmalar, Bilişim Suçları ve Sistemleri Şube Müdürlüğü'ne yaptırılmış bu site ile ilgili hazırlanan 04.02.2010 tarihli raporda, internet sitesinin 15.07.2004 tarihinde Godaddy.com firmasına ait 64.202.167.192 IP numarası ile yayın yaptığı, 16.07.2004 ile 04.03.2006 tarihleri arasında TR.NET Orta Doğu Yazılım Hizmetleri A.Ş.'ye ait 195.155.137.6 IP numarası ile yayın yaptığı ve internet sitesinin kullanıcı bilgilerinde hayhaytr@yahoo.com adresi ile Nusret Göktürk isminin kullanıldığının tespit edildiği belirtilmiştir.

Söz konusu siteler ile ilgili yapılan teknik incelemelerde sitelerin tamamına yakınında hosting hizmeti sağlayıcısı olarak TR.NET Ortadoğu Yazılım A.Ş isminin yer alması dolayısıyla, ilgili kuruma söz konusu IP adreslerinin nerelere yönlendirildiği sorulmuş, TR.NET Orta Doğu Yazılım Hizmetleri A.Ş tarafından gönderilen 25.12.2009 tarihli cevabi yazıda; (i ...belirtilen IP Adreslerinin TR.NETIP adres bloklarından olup, 195.155.137.0/26 (195.155.137.1-64 arasında adresleri içerir) bloğu TR.NET'en 10 Mbps Metro Ethernet İnternet hizmeti alan Milli Savunma Bakanlığına yönlendirildiği, TR.NET tarafından Milli Savunma Bakanlığı'na WEB alanı ve barındırma hizmeti verilmediği, adı geçen web adresleri alan adları TR.NET tarafından alınmamıştır... " şeklinde cevap verilmiştir. İlgili kurumdan gelen cevabi yazı ile söz konusu internet sitelerinin yayın yaptıkları IP bloklarının Milli Savunma Bakanlığına-yönLendirıhniş IP Blokları olduğu anlaşılmıştır. _, \

Milli Savunma Bakanlığı'ndan gelen 09 Nisan 2010 tarihli cevabi yazıda; TR.NET Ortadoğu Yazılım Hizmetleri A.Ş. 'den 10 Mbps Metro Ethernet İnternet hizmetinin, 17 Ocak 2008 tarihli ve 29349 numaralı sözleşme ile 1325 sayılı kanun uyarınca TSK'nin tedarik makamı olarak MSB tarafından, Gnkur. Bşk. lığı ihtiyacı için tedarik edildiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.

Milli Savunma Bakanlığından alman cevabi yazıda söz konusu IP bloklarının, 17 Ocak 2008 tarihli ve 29349 numaralı sözleşme ile Genelkurmay Başkanlığı ihtiyacı için Milli Savunma Bakanlığınca tedarik edildiğinin anlaşılması üzerine, öncelikle 17 Ocak 2008 tarihli sözleşme ve faturaları, ardından daha önceki tarihlerde söz konusu İP'ler için yapılmış diğer sözleşmeler ve faturaların birer sureti TR.NET Ortadoğu Yazılım Hizmetleri A.Ş'den istenmiştir. İlgili kurumdan gelen 20.05.2010 ve 30.07.2010 tarihli cevabi yazılar ve ekleri incelendiğinde, 17 Ocak 2008 tarihli sözleşmenin yanı sıra 01.01.2003, 21.01.2004, 01.11.2004 ve 27.04.2006 başlangıç tarihli sözleşmelerin de olduğu anlaşılmıştır.

III- BDDK Görevlilerince Düzenlenen Rapor[değiştir]

Yukarıda izah olunan ihbar mektubu içerisinde yer alan, "Andıç'ta parafı bulunan Şb. Md.lerinin o dönemde yeni aldıkları kredi kartları ve yaptıkları ödemeler rahatlıkla banka kayıtlarından temin edilebilir. Örnek olarak 'İlker Ziya Göktaş'ın bu görev için almış olduğu

Ziraat Bankası'na. ait olan 454 061 no'lu kredi kartı" gösterilebilir. " Şeklindeki hususlar

doğrultusunda başsavcılığımızın 23.12.2009 tarihli talimatı doğrultusunda BDDK görevlilerince gerekli incelemeler yapılmış, 29.01.2010 tarihli cevabi yazıda;

"Ekibimizce yapılan incelemede, ihbarda ismi verilen İlker Ziya Göktaş adına 2009 yılında Ziraat Bankasından 061 no. ile biten bir kredi kartı alındığı, söz konusu karttan; 22.04.2009 tarihinde name.com 8.99 USD, 23.04.2009 tarihinde namecheap.com 9.69 USD, 24.04.2009 tarihinde 2co.com*hosting 10.00 USD, 24.04.2009 tarihinde 2co.com*hosting 41.92 USD harcamalarının yapıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu harcamalar internet sitesi alan adı satın alınması ve hosting hizmeti sağlanmasına ilişkin olup, ihbarda örnek olarak verilen bilginin doğru olduğu anlaşılmıştır.

Benzer şekilde aynı birimde görevli Sedat Özüer'in Ziraat Bankasındaki kredi kartı ekstresi incelendiğinde, 18.05.2009 tarihinde name.com 8,99 USD, 18.05.2009 tarihinde domain/hosting services 12,64 USD, 19.05.2009 tarihinde namecheap.com 9,69 USD, harcamalarının yapıldığı tespit edilmiştir.

Aynı birimde görevli Hulusi Giilbahar'ın Ziraat Bankasındaki kredi kartı ekstresi incelendiğinde, 12.05.2009 tarihinde name.com 8,99 USD, 13.05.2009 tarihinde domain/hosting services 12,64 USD, 13.05.2009 tarihinde namecheap.com 9,69 USD, harcamalarının yapıldığı tespit edilmiştir

Aynı birimde görevli Dursun Çiçek'in Ziraat Bankasındaki kredi kartı ekstresi incelendiğinde ise, 05.12.2008 tarihinde domainregistration 35,00 USD harcamasının yapıldığı anlaşılmıştır. " Şeklinde bilgiler yer almaktadır.

Andıcm Nisan 2009 tarihli olmasına rağmen Dursun Çiçek'in kredi kartından yapılan internet sitesine ilişkin harcamanın 05.12.2008 tarihli olması dikkat çekmekte, diğer şube müdürlerinin harcamalarının andıç paralelinde andıçtan sonraki tarihlere ait olmasına rağmen Dursun Çiçek'in yaptığı benzer harcamanın henüz andıç gündemde bile yokken gerçekleşmesi şüphe uyandırmaktadır.

IV- Sitelerin Kuruluş Amaçları ve İçerikleri Hakkında Genelkurmay Başkanlığı İle Yapılan Yazışmalar[değiştir]

Başsavcılığımız'm 04 Ekim 2010 tarihli yazısı ile Genelkurmay •Başkanlığı'ndan söz konusu internet sitelerinin kurulum, işletim, içerik ve amaçları ;ile ilgili bilgi istenilmiş,

Genelkurmay Başkanlığının 26 Ekim 2010 tarih ve 3050-605-10 Ad.Müş. sayılı yazısında özetle;

"Bilgi destek faaliyetleri çerçevesinde, ülke menfaatlerini ve TSK'nm görev ve sorumluluk alanını yakından ilgilendiren bir kısım konular ile ilgili olarak TSK personelini, iç ve dış kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla işletilmesi öngörülen bir kısım internet sitelerinin hukuki dayanakları ile işletim usul ve esaslarına ilişkin olduğundan öncelikle konu ile ilgili olabilecek Başbakanlık Direktifleri, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Kararları ve bazı düzenlemeler hakkında bilgi sunulmasında fayda bulunmaktadır." Şeklinde hususlar belirtildikten sonra bazı karar ve direktiflere atıfta bulunulmuş ve yazıda özetlenen bu belgelerin gizli kalması gereken türden belgeler olduğunu ve bu sebeple yazının ekine konulmadıklarını ancak gerektiği takdirde ilgili kurumdan istenebileceği belirtilerek söz konusu direktif ve kararların listesi yazı ekine konulmuştur.

Yazının devamında, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, Türkiye'nin milli askeri stratejisi doğrultusunda icra edilecek psikolojik harekat prensiplerinin tespitinin, tehdit bazında psikolojik harekat planlarının milli siyaset doğrultusunda yapımı ve geliştirilmesinin, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve ilgili bakanlıklarla gerektiğinde koordine edilerek icra edilmesi yetki ve sorumluluğunun Genelkurmay Başkanlığına ait olduğu, bu maksatla Genelkurmay Harekat Başkanlığı bünyesinde Psikolojik Harekat Başkanlığı'nm teşkil edildiği, 03 Ocak 2005 tarihinde Psikolojik Harekat teriminin yerine Bilgi Destek teriminin kullanılmasının onaylandığı, bu kapsamda daire ve ilgili birimlerin unvanlarının bilgi destek olarak değiştirildiği, 2005 yılında yayınlanan Bilgi Destek Konsepti'nde bilgi destek faaliyetlerinin ana hedeflerinin; Türk Silahlı Kuvvetlerinde milli menfaatler ile milli hedefler doğrultusunda bir fikir ortamının ve milli bilincin oluşmasını sağlamak, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni içten ve dıştan gelecek yıkıcı propagandalara karşı korumak, devlet seviyesinde sürdürülen bilgi desteği faaliyetlerine gerekli desteği sağlamak ve katkıda bulunmak olarak belirtildiği görülmüştür.

Devamında söz konusu internet sitelerinin kuruluş tarihleri ve kuruluş amaçları ile ilgili olarak; "Genelkurmay Başkanlığı kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde tespit edilebilen en eski tarihli resmi belge olarak 19 Ağustos 2004 tarihli Devir Teslim muhtırasına ulaşıldığı, bahse konu devir teslim muhtırasında Psk.Hrk.D.Bşk.lığı bünyesinde kurulan İnternet Bilgi Değerlendirme merkezinde Türkiye aleyhtarı propagandayı etkisizleştirmek, karşı propaganda faaliyetlerini yürütmek, Türkiye'nin tezlerini destekleyici veriler sağlamak ve kamuoyu oluşturmak maksadıyla www.turkatak.gen.tr,www.turkses.com,www.pkkgercegi.net, www.armenianreality.com, www.terrorofolympics,www.greekmurderers.net,

www.ozgurgenc.net,www.members.Tripod.com/ camerian_volunteer,

geocities.com/fethullahgerceği isimli web sitelerinin hazırlandığı,

Bulunabilen diğer bir resmi dokümanın ise 20 Haziran 2008 tarihli devir teslim muhtırası olduğu, bu muhtırada internet ortamını kullanarak kamuoyunun bilgilendirilmesi konu başlığı altında "Türkiye'nin milli sorunları ve hedefleri ile TSK'yı yıpratmayı amaçlayan girişimlere karşı; TSK personeli başta olmak üzere, seçilen hedef kitlelerin bilgilendirilmesi maksadıyla, Kıbrıs, Ermeni iddiaları, Türklere yönelik baskı ve katliamlar gibi konularda, her biri farklı hedef kitlesine sahip 10 ayrı internet sitesinde yapılan yayınlarla okuyucuların bilgilendirildiği, milli birlik ve dayanışmayı destekleyen temaların işlendiği, dönem içinde sitelere eklenen haber ve dokümanlarla daha fazla okuyucu kitlesine ulaşılmasının sağlandığı, bu kapsamdaki faaliyetlerin geliştirilerek daha etkin hale getirilmesi yönündeki çalışmalara devam edildiğinin belirtildiği, bu devir teslim muhtırasına konu 10 ayrı internet sitesi ve bunlara bağlı toplam 31 ilave sitenin olduğu, bu sitelerden turkatak.gen.tr'nin Türkiye Cumhuriyeti ve TSK hakkında bilgilendirme yapmak üzere 24 Mart 1999 tarihinde kurulduğu, Fethullah Gülen'in yurt içi ve yurt dışı faaliyetleri hakkında kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla 24 Kasım 2000 tarihinde yayma başlayan sitenin 01 Nisan 2006 tarihinden itibaren irtica.org ismi ile yayın yapmaya devam ettiği, turkses isimli sitenin dış kamuoyunu Türkiye'nin tezleri hakkında bilgilendirmek için 14

Mayıs 1999 tarihinde kurulduğu, armenianreality isimli sitenin sözde ermeni iddiaları ile ilgili gerçek bilgi vermek amacıyla 09 Aralık 2001 tarihinde kurulduğu, pkkgercegi.net isimli sitenin ise PKK terör örgütünün gerçek yüzünü ortaya koymak için 16 Ağustos 2001 tarihinde kurulduğu, Yunanlıların yaptığı katliamlarla ilgili olarak özellikle dış kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yayın yapan greekmurderers isimli sitenin ise 15 Mayıs 2002 tarihinde kurulduğu, ancak devir teslim muhtırasında anılan sitelerin ilk kez hangi emir üzerine kurulduklarına ilişkin herhangi bir kaydın bulunamadığı,

Uygulamanın başladığı ilk dönemde, yazı içerisinde içerikleri de özetlenen Başbakanlık direktifleri, MGK kararları, konsept ve yönergeler dışında doğrudan doğruya belirtilen şeklide bir uygulamanın yapılmasının dayanağını oluşturacak direktif ya da talimat bulunup bulunmadığının kesin olarak tespit edilemediği, ancak konunun kamuoyunun bilgisine ulaşması sonrasında yapılan inceleme ve araştırmalarda, bahse konu sitelerin yayma başlangıç tarihleri ile yazıda özetlenen direktif ve kararların bilgi destek faaliyetlerine ilişkin düzenlemelerin tarih ve içerikleri, ayrıca belirtilen tarihlere ilişkin milli birlik ve beraberliğe yönelik tehdit algılamaları, resmi devlet politikaları birlikte dikkate alındığında, sitelerin kuruluş amaçları ile hedeflerinin tüm bu düzenlemelere uyumlu olduğu, bahse konu uygulamaların hukuki temellerini belirten düzenleme hükümlerinden aldıkları, uygulamanın hukuki dayanak anlamında değişen yasal düzenlemelere paralel olarak sürdürüldüğü kanaatine varıldığı, yazıda belirtilen başbakanlık direktifleri, MGK kararları, Bilgi Destek Daire Başkanlığının görev ve sorumluluklarına, ait yönerge hükümleri bir bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda, TSK'nın ülkenin milli menfaatlerine ilişkin görev ve sorumluluk alanı ile yakından ilgili bulunan sözde ermeni ve yunan iddiaları, PKK terör örgütü, diğer yıkıcı, bölücü, irticai unsurlarla mücadele konularına ilişkin gelişmeleri takip etmesinin, açık kaynaktan elde ettiği bilgileri ve önerilerini ilgili kurullara sunmasının iç ve dış kamuoyunun bilgilendirilmesi maksadıyla, yürürlükteki yasal çerçeve içerisinde faaliyette bulunmasının hukuken yasaklanmadığı, bu amaçla gerçekleştirilecek bir faaliyete engel teşkil edebilecek bir düzenlemenin bulunmadığının değerlendirildiği, söz konusu internet sitelerinin eski adıyla Psikolojik Harekat Daire Başkanlığı yeni adıyla Bilgi Destek Daire Başkanlığı tarafından işletildiği, söz konusu sitelerin Ocak 2008 tarihinden önce Cari İşlem Şube Müdürlüğü bünyesinde işletildiği, Ocak 2008 tarihinden sonra teşkilatlanmadaki değişiklikle birlikte terörle ilgili faaliyetlerin l'nci Bilgi Destek, irtica ile ilgili faaliyetlerin 2'nci Bilgi Destek, soykırım ve dış ülkelerle ilgili faaliyetlerin 3'ncü Bilgi Destek, halkla bütünleşme faaliyetleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri personeline yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin 4'ncü Bilgi Destek şubesi tarafından yürütüldüğü, site içerikleriyle ilgili Bilgi Destek Dairesi arşivinde herhangi bir kayıt doküman veya içeriklerin arşivlendiğine ilişkin bir bilgiye rastlanılmadığı, 2008 tarihli devir teslim muhtırasında belirtilen internet sitelerinin komutanlık kararıyla Şubat 2009 tarihinde kapatıldığı, müteakiben Bilgi Destek Daire başkanlığınca hazırlanan bir andıç ile yeni bir düzenleme yapılmak suretiyle tanıtım ve bilgilendirme maksatlı, dört ana faaliyet sahasında yayın yapacak dört ayrı internet sitesinin işletilmesinin planlandığı, bahse konu andıçta yer alan açıklama ve anlatımlardan işlemci makam olan Bilgi Destek Daire Başkanlığı/Harekat Başkanlığı 'nın, önceden yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri esas alınarak yürütmüş olduğu bir kısım bilgi destek faaliyetlerinin yeniden gözden geçirilmesine, yapılacak yeni bir düzenleme ile başlatılacak uygulamanın sonradan yürürlüğe giren yasal düzenlemeler ile uyumlu hale getirilmesine, uygulama alanının daraltılmasına, etkin olarak kontrolünün sağlanmasına yönelik bir işlem yapmayı amaçladığının anlaşıldığı, Genelkurmay Başkanlığı'nm uygulamaya yönelik kurumsal yaklaşımının, faaliyetin tamamıyla yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde hukuka uygun olarak gerçekleştirilmesine yönelik olduğu, planlama ve kurum içi onay aşamalarının da aynı ilkeler esas alınarak gerçekleştirildiği, yine andıçta yapılan teklif ile bilgilendirmenin açılacak siteler üzerinden de yapılmasının mümkün olduğunun vurgulandığı, bu da andıç ile hukuka aykırı bir işlem yapılmasının amaçlanmadığını gösteren bir unsur olarak ortaya çıktığı, sonraki aşamada, andıçta belirtilen 4 konu ile sınırlı ve yasal düzenlemelere uygun olarak işletilmesi planlanan sitelerin hazırlıklarına başlandığı, ancak herhangi bir şekilde bilgi paylaşımına yönelik yayın yapılmadığı, 27 Ağustos 2009 tarihli bir emir ile Harekat Başkanlığı bünyesindeki Bilgi Destek Daire Başkanlığı'nm, teşkilat değişikliği yapılarak Genelkurmay Genel Sekreterliği'ne bağlandığı, 11 Ağustos 2010 tarihinde de lağv edildiği, dolayısıyla bahse konu dört internet sitesinin şu an aktif olmadığı gibi hiçbir zaman da aktif yayın yapmadığı, işletilmesi planlanan sitelerin daha önce kapatılan internet siteleri ile bir bağlantısı veya organik bağının bulunmadığı, önceden işletilen internet sitelerinin faaliyetlerine Şubat 2009 tarihinde son verildiği, bu tarihin İrticayla Mücadele Eylem planı iddialarının basma yansımasından daha önceki bir tarih olduğu, 02 Nisan 2009 tarihli andıca konu 4 internet sitesinin 19 Haziran 2009 tarihinde kapatıldıkları, sitelerin kapatıldığını belirten tutanakta sitelerin kapatılmasına ilişkin bir gerekçe belirtilmediği, ancak sitelerin kapatıldığı tarih ile bu aşamaya kadar hiçbir yayın yapılmamış olması dikkate alındığında, tamamen hukuka uygun amaç ve yöntemlerle gerçekleştirilmesi planlanan bu faaliyetin, kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açabilecek şekilde yansıtılması ihtimalinin önüne geçilmek istenmiş ve sonraki dönem için öngörülen kuruluş değişikliğinin göz önüne alınmış olabileceğinin değerlendirildiği belirtilmiştir.

26 Ekim 2010 tarihli cevabi yazının akabinde 13 Aralık 2010 tarihli yazı ile site içeriklerinde yer alan Türkiye Cumhuriyeti Yürütme organını baskı altına alıcı yayınların bir kısmı listelenip aynı zamanda dijital ortamda site sayfaları kopyalanarak Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliğine gönderilmiş, söz konusu yayınların TSK'nm Bilgi Destek Faaliyetleri kapsamında değerlendirilmeyeceği aynı zamanda bu yayınların TSK'nm yönetimsel geleneği ve hiyerarşik düzene olan bağlılığına da ters düştüğü belirtilerek, söz konusu yayınların, TSK içerisine sızdığı anlaşılan Ergenekon Terör Örgütüne mensup TSK personelince yayınlanmış olma ihtimali ile ilgili kanaat bildirilmesi istenmiştir. Genelkurmay Başkanlığı'nm 30 Aralık 2010 tarih ve 3050-605-1 O/O.Ç Ad.Müş. sayılı cevabi yazısında, site içerikleri ile ilgili gönderilen liste, bu listede yer alan yayınların tarihleri ile CD içeriği dikkate alınarak Bilgi Destek Dairesi kayıtlarında yeniden bir inceleme yapıldığı, listede ya da CD'de bulunan yayınlar ile ilgili herhangi bir bilgi ya da kayıt bulunamadığı, bu itibarla listede yer alan yayınların eski bilgi destek dairesinde görevli personel tarafından hazırlandığına dair arşiv kayıtlarında herhangi bir bilgi ya da belge bulunamadığı, mevcut durum göz önünde bulundurulduğunda listede ve CD içerisinde yer alan haberlerin ilgilileri tarafından kaleme alman haberler şeklinde olmayıp, çeşitli basın ve yayın organlarında yayınlanan haberlerin siteye eklenmesi ya da sitede asıl kaynaklarına bağlantı verilmesi suretiyle yayınlanan haberler tarzında olduğunun anlaşıldığı, bununla birlikte adli makamlar tarafından bahse konu yayınların eski Bilgi Destek Daire Başkanlığı personeli tarafından bu sitelere eklendiklerine dair delil elde edilmesi halinde, bu yayınların anılan internet sitelerinin kuruluş amaçları ile örtüşmeyeceği ve ilgili personelin, bu açıdan görev ve yetki hudutlarını aşan bir şekilde işlem yaptıklarından bahsedilebileceğinin düşünüldüğü, ancak böyle bir durumda dahi ilgili personelin eyleminin ceza hukuku anlamında suç teşkil edip etmeyeceğinin, kanuni tipiklik açısından tavsifinin, suçun unsurlarının somut deliller ışığında ancak adli makamlar tarafından değerlendirilebileceği, bu itibarla sabit olması durumunda eylemin hangi saik veya kasıtla kimler tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğine yönelik olarak Genelkurmay Başkanlığınca kanaat bildirilmesinin hukuken mümkün olmayacağının düşünüldüğü, bahse konu yayınların Genelkurmay Başkanlığı'nm kurumsal kimliği altında yayınlandıklarına dair hiçbir belge bulunmadığı, bunun yanında çeşitli basın yayın organlarında yayınlanmış haberlere dayanmış olsa dahi, internet sitelerinin kuruluş amaçları ile bağdaştırılamayacağı düşünülen bu tür yayınlara TSK tarafından hizmete yönelik amaçlar doğrultusunda işletilmesi öngörülen internet sitelerinde yer verilmesinin kuzıjmsal olarak onaylanmasının da mümkün olmadığının kıymetlendirildiği belirtilmiştir. ■ ;"\v

Yine Genelkurmay Başkanlığının 26 Ekim 2010 tarihli ilk yazısında özetlenen ve yazının ekinde de liste olarak belirtilen, söz konusu internet sitelerinin kurulması ve işletilmesine dayanak olarak gösterdiği direktif ve karar benzeri belgelerden bazılarının yürürlükten kaldırıldığının anlaşıldığı ve bunların da bildirildiği görülmüştür.

V- Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısı[değiştir]

İhbar mektubu ile birlikte söz konusu internet sitelerinin basında yer almasının ardından Genelkurmay Başkanlığının düzenlediği basını bilgilendirme toplantısında, Genelkurmay Başkanlığının Başbakanlığın ilgili direktifleri doğrultusunda işlettiği internet siteleri olduğunun bildirilmesi, ardından yapılan açıklamada söz konusu direktifin 2000 yılma ait olduğunun belirtilmesi, Genelkurmay Başkanlığı'nm yukarıda izah edilen 26 Ekim ve 30 Aralık 2010 tarihli yazılarında bazı kararlar ve direktiflere atıfta bulunulması dolayısıyla, bu yazılarda dayanak olarak gösterilen karar, direktif ve yazıların listesi de gönderilerek konu hakkında Başbakanlık Müsteşarlığından bilgi istenilmiş Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü'nün 04/02/2011 tarih ve 648.02-00233 sayılı cevabi yazısında; ilgi yazının (a) bendinde talep edilen karar, direktif ve yazıların tamamının incelendiği, yazı ekinde belirtilen belgelerde, Genelkurmay Başkanlığı'na söz konusu internet sitelerinin kurulması ve işletilmesi için izin, imkan, görev ve yetki veren herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, ilgi yazının (c) bendinde bahsedilen konu ile ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı'ndan başbakanlığa sunulan konu ile ilgili bilgi notları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, ilgili kuruma notlarda dayanak olarak gösterilen hususların internet sitesi kurma ve işletme konusunda izin, yetki ve görev vermediği belirtilmiştir.

VI- İnternet Sitelerinin İçerik Tespitleri[değiştir]

Psikolojik harekat siteleri olarak isimlendirilen web sitelerinin yayında olduğu dönemlerde ne tür yayınlar yaptıklarının tespiti amacıyla, birçok internet sitesinin arşiv kayıtlarını bünyesinde barındıran www.archive.org isimli internet sitesi üzerinde incelemeler yapılmış, soruşturma konusu internet sitelerinin bazılarına ait geçmiş tarihli internet sayfalarına ulaşılmıştır. Elde edilebilen içeriklerin kapsamlı olarak düzenlendikleri tespitler ek klasörlerde yer almaktadır. Site içerikleri ile ilgili çalışma yapılırken arşiv kayıtlarında tamamı bulunmayan yazılar açık kaynaklardan temin edilerek incelemeye dahil edilmiş, elde edilebilen tüm yazılar ek klasörlerde tasnif edilmiştir.

İçerikleri soruşturmaya konu olan irtica.org ve türkatak.gen.tr isimli sitelere ait içeriklerin bazıları örnek olmaları adına bu bölümde ele alınmıştır, irtica.org isimli sitenin 2006 yılı Nisan ayından önceki isminin www.geocities.com/fethullahgercegi olduğu ve sabit bir içeriğinin bulunduğu anlaşılmıştır.

irtica.org isimli sitede yayınlanan yazıların genel itibariyle köşe yazıları, haberler ve okuyuculardan geldiği belirtilen mektup tarzında kaleme alınmış yazılar olduğu görülmüştür. Bununla birlikte söz konusu sitelerin içeriklerinin tamamına ulaşılamaması ve yine yayınlanan yazıların da tamamının arşiv sitesinde bulunmayışı sebebiyle kaynak gösterilmeden yayınlanan yazılar olup olmadığı netlik kazanmamıştır. Ancak şüpheli Mehmet Bülent Sarıkahya'dan elde edilen Sandisk marka 512 MB'lık flash bellek içerisinde yer alan, takip edilen ve işletilen internet siteleri ile ilgili düzenlenmiş Ekim 2007 dönemine ait ve Harekat başkanı tarafından da paraf edildiği belirtilen bilgi notu içerisinde, "Bu bilgi notu, TSK bilgi destek faaliyetleri kapsamında Harekat Başkanlığı bünyesinde hizmet veren İnternet siteleri ile Türkiye ve TSK aleyhinde kamuoyu oluşturmak maksadıyla yayın yapan İnternet sitelerinin Ekim 2007 ayındaki faaliyetleri hakkında özet bilgi vermek maksadıyla hazırlanmıştır Dönem içinde;-ayrıntıları EK- A'da sunulan Günlük Olarak Takip Edilen İnternet Sitelerinden 271 adedi'Türkiye ve, 113 adedi yurtdışı çıkışlı; 9Ti bölücü, 42 si irticai ve 14'ü TSK karşıtı olmak üzere toplam 384 farklı İnternet sitesinin yayınlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Zararlı sitelerin yayınlarının etkinliğinin azaltılması ve hedef kitlelerin bilgilendirilmesi maksadıyla yayın yapan İnternet sitelerine, dönem içinde 41 adedi Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan, toplam 1015 adet yeni doküman eklenmiştir.33 Şeklinde ibareler yer almaktadır. Yine şüpheli Meryem Kurşun da, siteye eklenen yazılar içerisinde çok sık olmamakla birlikte kendilerinin de yazdıkları yazıların olduğunu, okur yorumlarına da kendilerinin cevap verdiğini beyan etmiştir. Yine kendisine gösterilen site içeriklerini de siteye kendilerinin koyduklarını belirtmiştir.

Elde edilebilen arşiv kayıtları incelendiğinde sitelerde yayınlanan yazıların genel olarak başlık ve giriş kısımlarının olduğu, devamını oku olarak belirtilen linklerin ve yazı başlıkları ile oluşturulan linklerin de aktif olmadıkları anlaşılmıştır.

Elde edilen içeriklerin açık kaynaklarda yer alış tarihleri dikkate alındığında, sitelerin durağan bir yapıda olmadıkları, site yöneticilerinin sitelerin güncelliklerinin korunmasına yönelik çaba gösterdikleri kanaatine varılmıştır.

Elde edilen ana sayfa görüntülerinde, daha önceki tarihlerde yayınlanan yazıların sonraki tarihlerde de yer aldığı veya yazı başlıklarının sayfa sonunda link olarak düzenlendiği, yine sayfa sonlarında oklar vasıtasıyla önceki ve sonraki sayfalara ulaşma imkanı sağlandığı, ayrıca bazı yazılar altındaki yorumların uzun bir zaman dilimi içerisinde yapılmış olmalarından hareketle, söz konusu sitelerin bir ana server üzerinde kayıtlı olduğu, ulaşılmak istenen yazılara erişimin mümkün olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu sitelerin arşiv kayıtlarının tutulduğu ana serverlarm olduğu, ancak bunların Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planının basma yansımasından sonra silindiği, soruşturma kapsamında şüpheli olarak ifadeleri alman, bu sitelerin teknik alt yapısından sorumlu Mehmet Bülent Sarıkahya ve Murat Uslukılıç tarafından da ifade edilmiştir. Genelkurmay Adli Müşavirliği'nin 26 Ekim 2010 tarih ve 3050-605-10 sayılı yazısında ise site içerikleri ile ilgili Bilgi Destek dairesi arşivinde herhangi bir kayıt, doküman ya da içeriklerin arşivlendiğine dair bir bilgiye rastlanılmadığı belirtilmiştir.

Elde edilen verilere göre irtica.org internet sitesinde ana sayfanın sağ kısmına faydalı linkler başlığı altında; terorveguvenlik, ozgurlukbenimkarakterimdir, istiklalitamturkiye, istiklalmahkemesi, hakimiyetimilliye, hablemitoglu, turkatak, ataturkcudusuncedernegi, kemalistpolitika, genckemalist, kimbunurcular, nursuzlar, fethullahcilar, diyalogmasali, nurettinveren, tepkimiz, greekmurderers, ermenigercegi, azeri soykırımı isimli internet sitelerine link verildiği görülmüştür.

turkatak.gen.tr isimli sitenin içeriği genel olarak incelendiğinde Güncel başlığı altında güncel olaylara ait haber linklerinin yer aldığı, Makaleler başlığı altında bazı makalelere ulaştığı değerlendirilen linklerin bulunduğu, dosyalar başlığı altında aynı yayınlara ait linklerin uzun süre ana sayfa görüntüsünde tutulduğu, sorunlar başlığı altında Kıbrıs, Yunanistan, Ermeni İddiaları, Bölücü Terör, Aşırı Sol ve İrtica bölümlerinin bu bölümler altında da kimisi uzun süre aynı şekilde duran kimisinde değişikliğe uğrayan haber-yazı başlıklarının yer aldığı, ana sayfa görüntülerinin bir kısmında ziyaretçi sayısını gösterir sayacın yer aldığı, Yunanistan başlığı altında yunan.gen.tr şeklinde, Ermeni İddiaları başlığı altında ermenisorunu.gen.tr isimli internet adreslerine link verildiği görülmüştür. Ayrıca bazı ana sayfalarda ziyaretçi sayısını gösterir sayacın bulunduğu 08.03.2007 tarihli ana sayfada ziyaretçi sayısının 1156927 olduğu görülmüştür.

irtica.org isimli siteye ait elde edilebilen içerik bilgileri incelendiğinde, Türkiye Cumhuriyeti Yürütme organını baskı alıcı nitelikte yayınların güncel olarak ve yoğun bir şekilde sitede derlendiği,

Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem planı başlıklı planda yer alan hususlara paralel yayınların olduğu,

Türkiye'de irtica tehdidi olduğu ve laikliğin tehlike altında bulunduğu yönünde yayınların yer aldığı, bu yayınların özellikle İran ve Malezya örnekleri ile daha dikkat çekici bir hale getirildiği,

Ergenekon terör örgütü soruşturmasını itibarsızlaştırmayı hedefleyen yazıların bulunduğu,

Yine Ergenekon terör örgütü tarafından organize edildikleri iddianamelerde belirtilen Cumhuriyet Mitingleri ile ilgili çok sayıda yayının yer aldığı,

Bu yayınların yanı sıra özellikle Hizbullah ve El-Kaide terör örgütleri ile ilgili haberlerin yer aldığı görülmüştür.

turkatak.gen.tr isimli internet sitesinde, Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planında yer alan hususlara paralel yayınlarla birlikte Türkiye Cumhuriyeti yürütme organını baskı altına alıcı yayınların yer aldığı görülmüştür.

Yürütme Organını Baskı Altında Alıcı, Tahkir ve Tezyif Edici Olduğu Anlaşılan Yayınlara Kısaca Bakıldığında,

www.irtica.org isimli sitede yayınlandıkları anlaşılan,

Balık baştan kokar' başlıklı yazının giriş bölümünde; Eşinden "haremim" diye söz eden RTE 'ye saldırılar gırla. Şaşılacak, eleştirilecek ne var bu sözde? Harem, Cumhuriyet Başbakanının geçmişe dönük özlemlerinden sadece bir örnek. Şeklinde ibarelerin yer aldığı;

'2000'li yıllarda' başlıklı yazının giriş bölümünde; AKP'nin Eğitim Anlayışı ... Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kadıköy'de, Acıbadem semtindedir. Bu üretken fakültede ben de 'sosyalpsikoloji' konusunu öğrencilerle paylaşıyorum. Fakültenin karşısında Kadıköy Kız İmam Hatip Okulu var. Okullarına giden kız öğrencilerin, genç yaşlarında başları aynı renk örtü ile kapatılmış, başları önlerinde, hiç konuşmadan, gülmeden, hiç sesleri duyulmadan okullarına gidişlerini izliyorum. Bu kız öğrenciler ne imam olacaklar ne de hatip. Görünüşte bir meslek lisesi, ama gerçekte, lise öğreniminin yerini alması istenen bir okul modeli imam hatip liseleri. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Türban ve Çankaya' başlıklı yazının giriş bölümünde; 12 Eylül 1980 askeri darbesini izleyen yıllarda dinci yazar ve düşünür kardeşlerimiz, açık oturumlarda, panellerde, köşe yazılarında hep bir gerçeği dile getiriyorlardı: "Biz iktidara gelince kadınların başlarını örtmesi için yasa çıkartmayacağız, halkın baskısı kadınların başlarını örttürecek. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

'Çağdaşlıktan sapılırsa 28 Şubatlar olur' başlıklı yazının giriş bölümünde; Eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, çağdaşlığa karşı adımların artması durumunda yeni 28 Şubat'ların yaşanabileceğini söyledi. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı, yapılan açık kaynak çalışmalarında Cumhuriyet gazetesi kaynaklı olduğu anlaşılan yazı içeriğinde; Kılınç, Hükümet ile TSK arasında bir gerilimin olmayacağı yönündeki soruya ise 28 Şubatlar tabiî ki olmasın isterim. Ama çağdaşlıktan sapılırsa olur " yanıtını verdi şeklinde ibarelerin yer aldığı,

İnternet siteleri irtica kaynağı' başlıklı yazının giriş bölümünde; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulların internet sitelerinde açıkça şeriat propagandası yapılıyor, tekke ve zaviyelere övgüler düzülüyor, öğrencilerden sonra eğitimcileri de hedef alan "irticai faaliyetler", okulların internet sitelerinde hızla yayılıyor. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Türkiye'nin yeni fetret dönemi ılımlı İslam F.Gülen ve AKP' başlıklı yazının giriş bölümünde Türkiye'nin yeni fetret' dönemi, ılımlı islam, F.Gülen ve AKP, Merdan Yanardağ, İstanbul'da 15 ve 20 Kasım 2003 tarihlerinde patlayan bombalar, Türkiye'nin küresel düzen içindeki yerinin yeniden tanımlanması tartışmalarını da tetiklemiş görünüyordu. Bu yanıyla, Türkiye'de Sinegoglcıra ve İngiliz-Yahudi sermayesinin bankası HSCB'ye yönelik kanlı eylemlerin, daha önce Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, İşpcmya^.lrak, Suudi Arabistan ve Tunus'ta gerçekleştirilen, Islamî renkli saldırılardan farklı değerlendirildiğini söylemek mümkündü. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

AKP'ye kaos uyarısı' başlıklı yazının giriş bölümünde; Emekli Orgeneral Güreş, iktidarın laiklik tutumunu ve Köşk hesaplarını eleştirdi. Cumhurbaşkanı'nın AKP'den olmaması gerektiğini vurgulayan eski Genelkurmay Başkanı Güreş, "Asker türban var diye Çankaya'ya gitmez. Erdoğan Çankaya'ya çıkarsa büyük kaos yaşanır" diye konuştu. Güreş, Hilmi Özkök'ün "iyi yetişmiş bir demokrat" olduğunu belirterek "Neden cumhurbaşkanı olmasın" dedi. REFAHYOL döneminde 28 Şubat'ın kaçınılmaz olduğunu belirterek "Ben de olsam yapardım" diye konuşan Güreş, hükümetin laiklik tutumunu da eleştirerek "AKP aklını başına alsın" dedi. ABD askerlerine sert eleştiriler yönelten Güreş, "Çuval geçirme olayında bölgedeki komutanlar ateş emri vermeliydi" diye konuştu. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Adaletsiz Kadrolaşma Partisi' başlıklı yazının giriş bölümünde; 'Adaletsiz Kadrolaşma Partisi'. CHP'li Berhan Şimşek, Erdoğan'a gönderdiği mektupta başlarına 'AKP kuşu' konan çocukları sıraladı. Berhan Şimşek dün parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Başbakan Erdoğan'a gönderdiği 9 sayfalık mektubu okudu. Bu mektubu "milyonlarca işsiz genç ve KPSS'ye giren 1 milyon 850 bin genç adına" yazdığını vurgulayan Şimşek, "Sizin iktidar olduğunuz dönemde, özellikle kaymakam adayları, müfettiş yardımcıları ve uzman yardımcısı adayları mülakatlarda büyük haksızlıklara uğradılar. Madalyonun diğer yüzünde ise başlarına 'AKP kuşu' konan çocuklar var" dedi. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Türkiye molla rejimine doğru gidiyor' başlıklı yazının giriş bölümünde; Özbek: Türkiye, molla rejimine doğru gidiyor. TÜRK METAL Sendikası'nın önceki gün düzenlediği iftar yemeği, siyaset, iş ve basın camiasını bir araya getirdi. Çok sayıda misafirin katıldığı yemekte, Tercüman Gazetesi yazarları Devlet eski Bakanı Ufuk Söylemez ve Doç. Dr. Hasan Ünal'ın yanı sıra, geçtiğimiz haftalarda Hürriyet 'teki görevine son verilen Gazeteci Yazar Emin Çölaşan da yer aldı. Uzun süredir basının karşısına, çıkmayan Çölaşan'ın neşeli tavrı dikkatlerden kaçmadı." Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Türban İran'a şeriat demokrasi ve özgürlük vaadleri ile geldi' başlıklı yazının giriş bölümünde; İran'a şeriat 'demokrasi' ve 'özgürlük' vaatleriyle geldi. Soner YALÇIN. AKP'nin Anayasa tasarısı hazırlıkları, Türkiye'nin bir saklı gündeminin doğmasına neden oldu: "Darbe mi? Şeriat mı?" İşte Türkiye'nin gizli gündemi bu soru. Herkes bunu tartışıyor. Ne rastlantı; yıllar önce, İslam devriminden önce benzer soru İran'ın da gündemindeydi. İranlı solcular, demokratlar, liberaller ve milliyetçiler bu soruyu tartışıyordu, darbeye karşı çıkıyorlardı. Gelin İran 'ın İslam devrimi öncesi ve sonrası günlerine gidelim. Bir de, "mahalle baskısı" var mıymış görelim. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Yine içeriklerinin bir kısmı arşiv kayıtlarında yer alan '28 Şubat ders oldu, Ak parti kurbağayı suya koyup altını öyle yaktı', 'AKP ilahiyatçılara çalıştı', fAKP'den gülen savunması', TRT'de irtica hortladı', 'AKP'de yimpaş paniği', 'Türkiye'de irtica vardır', 'Türkiye irtica tehdidi altında', 'AKP'nin türban planı çalıştı', TAKP'li vekil Adnan hocanın kitabını dağıttı', 'işte AKP'nin meclisi', 'AKP'de kadına yer yok', 'AKP'lilerden türban adımı', 'Atatürkçü Cumhurbaşkanı istiyoruz', 'Cumhurbaşkanını Başbakanın derin kabinesi belirleyecek', 'Çankaya Cumhuriyet ile hesaplaşma yeri değil', 'yargı kuşatmada', 'müdürlere katılım için yazılı emir', 'kutlu doğum şöleni', 'Köşk'e çıkarsa ılımlı İslam denemesi başlar', 'AKP'de tedirgin bekleyiş', 'Abdullah Gül kim değildir?',' tesettür otelleri 4 kat arttı', 'türban köşke çıkmamalı', 'tarikatçı vekil istemiyoruz', 'hizbullah ve nakşibendî AKP'ye oy verdi', 'Armç'm Manisa'dan kandil yayınlayın ricası kriz çıkardı', 'türban seçimde ağır bastı...', 'cemaatin AKP baskısı', 'Atatürkçülükten arındırılmış renksiz anayasa önerisine paıtisi AKP'den ürkek destek geldi', 'Erdoğan'ın gülen ricası', 'AB'den AKP'ye uyarı', 'laiklik endişesi AKP kaynaklı', 'AKP türbana dolandı', cbiz kadınlar korkuyoruz sayın başbakan', 'Türkiye'nin yönü İran'a doğru', 'yasağı AKP'nin başhekimleri deldi', 'AKP laik sistemi dilim dilim doğruyor', 'Ergenekon, büyük bir provokasyon', 'AKP ekonominin üstünü türbanla örtüyor', 'türban kamuya yerleşiyor', TRT de

Ak parti medyasında', 'İran devrimi'nin ayak sesleri Türkiye'de', 'devlet televizyonu 'taraf oldu', 'Cumhuriyet Lisesi'nin öğretmenleri de türbanlı', 'trt, diyanet işleri gibi, 'MEB'in broşüründe veliler türbanlı', 'AKP'ye hukuk ve laiklik dersi', 'türbanlı ekonomi', 'AKP yumuşakça Islamlaştırıyor' başlıklı yazıların yer aldığı,

02.10.2008 tarihli ana sayfada yer alan kamu yararına soygunlar' başlıklı yazının giriş bölümünde; "Toplum hala AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin belgeli, ispatlı büyük "rüşvet ve rant skandalı" nın şokunu yaşarken arkadan iktidar himayesindeki derneklerden biri olan Deniz Feneri'nin akıl almaz boyuttaki "soygun skandali" ortaya çıktı" şeklinde ibarelerin yer aldığı, yine aynı sayfada, okuyucudan geldiği belirtilen fAcele edin ve defolup gidin' başlıklı 03.08.2009 tarihli yazı içeriğinin tamamının arşiv sitesinde kayıtlı olduğu ve içeriğinin, ..."Oturumunuzu sonlandırmaya geldim, meclisi yaptığınız her icraat ile kirletmenize ve şerefsizleştirmenize artık kalıcı bir son vermeye geldim, siz ki fitneci, fesatçı, meclis üyeleri, siz ki iyi bir hükümet olmak dışındaki her şey!! Kiralık sefil yaratıklar, zavallılar, ülkenizi en küçük şahsi çıkar adına satılığa çıkaranlar, Judas gibi birkaç kuruş için Tanrı'ya ihanet edenler, içinizde bir parça da olsun erdem kalmadı mı?Bir parça vicdan da mı yok? Atım kadar bile dindar değilsiniz! Altın sizin yeni Tanrı'nız olmuş! Satılığa çıkarmadığınız bir değer de kalmadı.. Ulusunuzun adına, iyi bir şey düşünemez misiniz? Sizi çıkarcı sürüsü, bulunduğunuz bu kutsal meclisi, o varlığınızla kirletiyorsunuz! Tanrı'nın kutsadığı bu meclisi, ahlak yoksunu davranışlarınızla hırsızların ini haline çevirdiniz! Halkın size verdiği yetkiyi kötüye kullandınız. Siz ki, halkın umutsuz dertlerine çare olmalıydınız, kendiniz halka en büyük dert kaynağı oldunuz! Ama ülkeniz beni asırlardan beri temizlenmemiş bu ahırı temizlemeye çağırdı! Ve bu gücü de bana Tanrı verdi, bu şeytan ocağını yönetmeye geldim ki, vay halinize! Şimdi derhal defolun!!! Acele edin rüşvetin köleleri! Acele edin, gidin! Süslü saltanat eşyalarınızı alın ve defolup gidin!'... Yukarıdaki söylevin sözleri, tarihte demokrasinin beşiği diye bilinen İngiltere'de geçmiştir.. Yukarıdaki sözleri sarf eden kişi, 1653 senesinin 20 Nisan günü, meclis çatısı altında kükreyerek nutuk atan General Oliver Cromwell isimli, sadece ülkesinin çıkarlarını kollayan yurtsever bir generaldi Ve bu nutuk tarihi şekillendiren 50 söylevden biri sayılıyor.'

Pardon, siz ne sanmıştınız?..Esen kalın.. " şeklinde olduğu ve yine aynı sayfada 'vaziyet' başlıklı bir yazının olduğu, 06.12.2008 tarihli ana sayfada 'Türban yasağına hayır diyenler dekan oldu' başlıklı bir yazının olduğu,

turkatak.gen.tr isimli sitedeki benzer yayınlara örnek olarak,

Virgülüne dokunamazlar' başlıklı yazının giriş bölümünde; Akademisyenlerce hazırlanarak AKP'ye sunulan anayasa taslağını değerlendiren Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, AKP iktidarının seçim yengisinin getirdiği güven duygusuyla Atatürk milliyetçiliğine, ilke ve devrimlerine dayalı laik Türkiye Cumhuriyeti'ni kendi ideolojisine uygun dinci, oligarşik bir yapıya döndürme çabası içinde olduğunu vurguladı. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, 23. Dönem TBMM'sinin yeni bir anayasa yapma hak ve yetkisine sahip olmadığını, yeni anayasaların sadece bu konu için seçilmiş kurucu meclisler tarafından yapılabileceğini vurguladı. Kanadoğlu, "Bu nedenle anayasanın değiştirilemez maddeleri engelini bu yolla aşma çabası meşru görülemez. Sonradan yapılacak halkoylaması da bu sonuca meşruiyet kazandıramaz" dedi" şeklinde ibarelerin yer aldığı,

"Resmen karşı devrim' başlıklı yazının giriş bölümünde; "Eğitim'de tahribat sürerken, 10. Yıl Nutku'nun dışlandığı kitaplara Orhan Pamuk sokuldu. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını hain ilan eden Damat Ferit korundu. 1) Nutuk gitti Pamuk geldi. İnkılap Tarihi kitabına, Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'nu koymayan bakanlık, Türklüğe hakaret ederek Nobel alan Pamuk'a ders kitaplarında yer verdi. %ol0'da 2) Damat Ferit aklandı. AKP'nin İnkılap^Tarihi'nde yaptığı bir başka değişiklik; Milli Mücadele'yi, başlatan Atatürk ve silah arlm&şlcğpn^kuin ilan eden Damat Ferit'i aklamak oldu. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı, ^ ^4 \

Tarklar?' başlıklı yazının giriş bölümünde; "İki fotoğraf arasındaki farkı anladınız mı? Fark sadece gelinlikte mi? Cumhurbaşkanı Gül'ün kızı Kübra GüVün düğünde çekilen fotoğraflar akıllara bir başka fotoğrafı getirdi.. Gazeteport yazarı Melike Ilgün o farkı yazdı. Görgü farkı. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı, ayrıca benzer nitelikte 'yeni anayasa özgürlükçü olacakmış', 'inkılap tarihine AKP ayarı', 'MEB'de mahalle baskısı' başlıklı yazıların da yer aldığı görülmüştür.

Türkiye'de İrtica Tehditi Olduğu Yönünde Hezeyan Uyandırma Amaçlı Abartılı Yayınlara Bakıldığında,

İrtica.org isimli sitede,

'Yurtlarda mescit dönemi', 'İran'da reformcuların zaferi', 'bir seyyar mescit eksikti', 'trene mescit istedi', 'ne zaman adım atılsa imam hatiplere tosluyoruz', 'kurban derileri tarikatlara gitti', 'Genelkurmay'm sabrı taştı', 'ders kitaplarına tekke rötuşu', 'İran'ın molla rejimine Erbakan'dan övgü', 'Pakistan'da recm dehşeti', 'İran'dan Ankara'da devrim resepsiyonu', 'gecekondu kültürü Türkiye'yi teslim alınca', 'Türkiye'de irtica var', 'Çankaya'ya imam istemiyoruz', 'tarihte hiçbir bez bu kadar etkili olmadı', 'evliyamızın emirleri üzerine...şaibeli bürokrat TRT'ye', 'irtica esas olarak ekonomik sahada mevcuttur', 'adım adım irticai yaşama doğru', 'gözlerden uzak cemaat örgütlenmeleri', 'halk eğitim merkezinde çarşaflı aile eğitimi', 'helal gıda sertifikasıyla hayata sızan şeriat', 'irticai faaliyet yok mu hadi ordan!', 'kadına sokak yasak', 'laik rejim düşmanları', 'Türkler'in %9 şeriat istiyor', 'gerici radyolarda cihat çağrıları başladı', 'laikliğin altı oyulurken', 'Türkiye, İslam ülkelerine kayıyor', 'irtica küçümseniyor', 'irticanm elindeki okul', 'tarikat ile cemaat rejimi', 'okula dinci kuşatma', 'irtica devletin içine sızıyor', 'Denizli irticanm kenti olamaz', Ankara'nın göbeğinde 'harem-selamlık' şölen', 'sınıflarda harem-selamlık düzen', 'öğrenci yurtlarında gerici örgütlenme ve şeriatçı tehlike kol geziyor', 'Türkiye'de siyasal İslam güçleniyor', 'İran'da örtü okula sinsice girdi', '3 yılda herkes örtündü', 'laik endişe haksız değil', 'sıra sarığa gelecek', 'otobüste namaz baskısı', 'diyanet tarikatların eline geçti', 'milli eğitim tastikli Kuran ve ezan okuma şampiyonu' şeklinde başlıklara sahip yazıların bulunduğu, yine 02.10.2008 tarihli ana sayfada 'gizli İslamlaşma', 'İslami kesimde şunlar değişti', 'Okullar şikayet ediliyor ama camilere laf yok' başlıklı, 06.12.2008 tarihli ana sayfada 'kadınların yüzde 70'i kapalı', 'Türkiye bu hale nasıl geldi' Başlıklı yazının olduğu görülmüştür.

İrticayla Mücadele Eylem Planında Yer Alan Hususlara Paralel Yayınlara bakıldığında,

Dursun Çiçek imzalı irticayla mücadele eylem planında yer alan hususlara paralel çok sayıda yayının irtica.org ve turkatak.gent.tr isimli sitelerde yayınlandıkları görülmüştür, söz konusu yayınlara kısaca bakıldığında,

İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belge içerisinde; "Dost unsurlar" başlığı altında; "basın ve yayın organları kanalıyla irticai grupların iç yüzünü gösteren propaganda çalışmaları planlı bir şekilde yürütülmekte, " şeklinde, "Vazife" başlığı; altında irticai oluşumların iç yüzünü göstererek bu konudaki tereddütlere son vermek ve söz konusu örgütlere olan kamuoyu desteğini ortadan kaldırmak Ergenekon kapsamında yapılan yıpratıcı kampanyaların etkisini azaltmak TSKya yönelik yapılan olumsuz propagandalara son vermektir " şeklinde, "İcra" başlığı altında; "Laik ve demokratik düzeni yıkarak, şeriata dayalı bir İslam devleti kurma hayalinde bulunan AKP hükümeti ve ona destek veren çeşitli gruplar ile Fethullah Gülen grubu başta olmak üzere radikal dini oluşumlar hakkındaki gerçekleri gün yüzüne çıkarmak, kamuoyu desteğini kırmak ve faaliyetlerine son vermek üzere bilgi destek faaliyetleri icracı edilecektir" şeklinde yer alan ibarelere paralel olarak; irtica.org isimli sitede 'Fethullah Gülen kimin misyoneri', 'Fethullah Gülen yapılanmasının tehdit potansiyeli ve varisleri', 'Gülen'in yeni misyonu', 'Fethullah Gülen 'Fethullah Gülen ve örtülü desteği, Türkiye'deki en büyük Amerikancı grup', 'Fethullah Gülen'e yeni rol mü...', 'Fethullah Gülen Müslüman değil!' şeklinde başlıklara sahip yazıların olduğu görülmüştür. Yine bu hususla ilgili olabilecek şekilde 01.08.2008 tarihli ana sayfada yer alan; 'Fethullah Gülen in Atatürk düşmanlığı' başlıklı yazı ile ilgili çok sayıda yorumun yer aldığı, yazı ile ilgili yorumların 22.08.2007 tarihinde başlayıp 30.07.2008 tarihinde son bulduğu, dolayısıyla sitede yer alan yayınların kaldırılmayıp devamlı sitede tutulduğu, okuyucu yorumları incelendiğinde bu yorumlar arasında karşıt görüşlerin de yer aldığı ve farklı görüşlere sahip insanlar arasında tahrik edici diyalogların yaşandığı, bu durumun sitede ulaşılmak istenen amacın bir göstergesi olduğu kanaatine varılmıştır.

İrticayla mücadele eylem planında "Planlama ve Genel Faaliyetler" başlığı altında yer alan; Ilımlı İslam konusu özellikle vurgulanacak, FG'çilerin ABD güdümünde hareket ettikleri ve İslam'ın orijinalini bozmak istedikleri hususu yoğun olarak dile getirilecek, şeklindeki ibarelere paralel olarak irtica org isimli internet sitesinde; 'Zaman'm yazarları kim acaba iyi biliyor muyuz?', 'CIA'sallaşan fethullah & ikiyüzlülüğün belgesi', Türkiye'nin yeni fetret dönemi 'ılımlı İslam F.Gülen ve AKP', 'ABD'nin güdümündeki nurculuk', 'ılımlı İslam ve Abd', 'Fethullah Gülen ve ılımlı İslam', 'küresel tuzak: ılımlı İslam-1-2-3-4-5' şeklinde başlıklara sahip yayınların yer aldığı görülmüştür.

İlticayla Mücadele Eylem Planında "Medya faaliyetleri" başlığı altında yer alan; Nurettin Veren gibi isimlerin TV programlarında FG grubu hakkında bizim istediğimiz temalar doğrultusunda açıklamalar yapmaları sağlanacak, şeklindeki ibarelere paralel olarak; 'Bir Fethullah cemaati mağduru, 'Fethullah'm 40 yıllık muavini Nurettin Veren anlatıyor', 'Gülen'e olumsuz yanıt', 'şakirt anlatıyor', 'Gülen cemaatinde abilik yapıyordum', 'şakirt diye anılıyordum', 'cemaatin karanlık planları' şeklinde başlıklara sahip yayınların yer aldığı görülmüştür.

İrticayla Mücadele Eylem Planında "Medya faaliyetleri" başlığı altında yer alan; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öğrencilerine ait ibadet görüntü ve haberlerinin medyada yoğun olarak yer alması sağlanarak Milli Eğitim Bakanı kamuoyu nezdinde yıpratılacak şeklindeki ibarelere paralel olarak; 'yurtlarda mescit dönemi', 'öğretmen hacda öğrenciler ortada', 'AKP ilahiyatçılara çalıştı', 'internet siteleri irtica kaynağı', 'okulda namaza garip yaklaşım', 'lisede namaza soruşturma açıldı', 'lisede toplu namaz' şeklinde başlıklara sahip yayınların yer aldığı görülmüştür.

İrticayla Mücadele Eylem Planında "Kara propaganda faaliyetleri" başlığı altında yer alan; "ihbara dayalı ev baskınları yaptırılarak, buralarda silah ve mühimmatın yanı sıra FG'çiler ile irtibat kurulması istenen oluşumlara(Yahudilik, CIA, Mossad, Moon Tarikatı, Humeyni, vb...) ait objelerin aynı ortamda bulunması sağlanacak" şeklindeki ibarelere paralel olarak; 'Fethullah-cıa-mı6-papaz okulu', 'CIA'sallaşan fethullah ve iki yüzlülüğün belgesi', 'Moon tarikatı ve nur tarikatı', 'Fethullah Müslüman mı?', 'Gülen kürsüsünün Katolikliğe bağlılığı', 'Gülen Humeyni gibi' başlıklı yazıların yer aldığı,

İrticayla Mücadele Eylem Planında "İcra" başlığı altında yer alan, "İcra edilecek propagandalarda dine karşı olunmadığı temaları işlenecektir. " Şeklindeki ibarelere paralel olarak iitica.org isimli sitede; 'sema ve kainatın hareketi', 'Atatürk ve İslam', 'din istismarına yönelik bir eleştiri', 'dini programlara diyanet eleştirisi', 'İslami terör yanlış ifade', 'Mustafa Kemal ve Bakara suresi', 'Atatürk laikliği imam Maturidi'nin yoludur', 'hoşgeldin ramazan' başlıklı yazıların yer aldığı,

İlticayla mücadele eylem planında, planlama ve genel faaliyetler başlığı altında yer alan; "Fethullah Gülen (FG'çiler) gemi azıya aldılar, doğrudan TSK'ycı saldırıyorlar', teması işlenecek, bu kapsamda muhafazakar vatandaşların bile "Pes doğrusu biz de Elhamdülillah Müslüman'ız ama FG'çiler resmen TSK'ycı saldırmak için provokasyon yapıyorlar' dedirtecek çalışmalar yapılacaktır. " Şeklindeki ibarelere paralel olarak irtica.org isimli sitede, 'asker karşıtı eylemler utah'tan' başlıklı yazının giriş bölümünde; " Tarikatlar vyla ünlü...ey alette Fethullah Gülen cemaatinin güçlü bağlantıları var. Genelkurmay Başkanlığı 'nın. ((basın değerlendirme " raporunun çalışmasının ardından ABD'nin Mormon Tarikatı ile ünlü Utah Eyaleti'ne gönderilmesi ve oradan Türkiye'deki bazı basın organlarına servis edilmesi, gözlerin bu eyalete çevrilmesine neden oldu. Daha önce asker aleyhine yayın yapan internet sitelerinin de Utah kaynaklı olması ve Fethullah Gülen cemaatinin de Utah'ta güçlü bağlantılarının bulunması, "Askere karşı komplo" değerlendirmelerini de beraberinde getirdi Şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

İrticayla Mücadele eylem planında medya faaliyetleri başlığı altında yer alan "Yunanistan ve Ermenistan ile ilgili kamuoyunda tepki uyandıracak haberler sürekli gündemde tutularak milliyetçi partilerinin tabanının genişletilmesi sağlanacaktır" ibarelerine paralel olarak turkatak.gen.tr isimli internet sitesinde çok sayıda yayın yer almaktadır. Ancak turkatak.gen.tr isimli siteye ait içerik incelemeleri belirtilmeden önce yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için kısa bir izahat ile konuya açıklık getirmek gereği duyulmuştur. Adı geçen siteye ait elde edilebilen arşiv kayıtları incelendiğinde Ermeni soykırım iddiaları ve Yunanistan-Rumlar ile ilgili çok sayıda haberin yer aldığı görülmüştür. Bu konuda ilk itiraz Ermeni ve Yunan haberleri yaparak halkı bilinçlendirmek yanlış mı şeklinde olabilir. Ancak, Ermeni soykırım iddiaları ve Yunanistan ilişkilerini, her Türk vatandaşının milli hassasiyet ile değerlendirdiği bilinen bir gerçektir. Söz konusu hususlar gündeme geldiğinde genel olarak tarihi değerlerimiz ve milliyetçilik duygularımız ön plana çıkmaktadır. Ancak iddianamede ele alman husus; bu konuların bilgilendirme amaçlı kullanılması değil, milli, kültürel ve manevi değer yargılarının bir örgütün stratejisi doğrultusunda planlı bir şekilde istismar edilmesi ve burada örgütün ulaşmak istediği amacın yürütme organını baskı altında almak istemesi hadisesidir. Bu sebeplerden ötürü akıllara gelebilecek soruların bu aşamada cevaplandırılması amaçlanmıştır. İrticayla Mücadele Eylem Planında yer alan bahsi geçen hususlar ile ilgili yayınlara bakıldığında, Türklüğe yönelik sorgulanması gereken tehditler ve cevabımız', 'Yunanistan pontus soykırımına müşteri arıyor', 'biz yatmadık şehit verdik peki ya siz meclistekiler', 'Ermenilere toprak ve tazminat talebi yolu', 'Karabağ konusunda sabrımız taşıyor', 'Ermeni'ye Rum ödülü', 'Ermenistan'da çifte vatandaşlık yasası kabul edildi, hepimiz Ermeniyiz diyenlere duyurulur', 'ayrılıkçı Ermenilere Türkçü muhaliflerden destek', 'ADD Diyarbakır şubesinden amed ismine tepki' başlıklı yazıların yer aldığı görülmüştür.

Cumhuriyet Mitingleri İle İlgili Yayınlar

Ergenekon Terör Örgütü ile ilgili hazırlanan ikinci iddianame ve sonrasındaki iddianamelerde Ergenekon Terör Örgütü yöneticileri/üyeleri tarafından organize edildikleri belirtilen başta İstanbul, Ankara ve İzmir'de düzenlenenler olmak üzere birçok ilde düzenlenen Cumhuriyet Mitingleri ile ilgili olarak da mitingler öncesinde duyuru ve sonrasında mitinglerin propagandasını yapan birçok yayının irtica.org ve turatak.gen.tr isimli internet sitelerinde yer aldığı görülmüştür, irtica.org isimli sitede 'Cumhuriyetin hep var olacağını göstereceğiz', '3 derecede 20 bin kişi', 'yüzbinlerin hatta milyonların öncüsü','dinci basın mitingi saptırdı', 'ulusal uyanış', '14 nisan mitinginin anlamı', 'üniversite öğrencileri de katılacak', 'dinci basın bildiğiniz gibi İzmir mitingini çarpıttılar', 'İstanbul hükümeti mitingleri yasakladı', 'kalpler eğede attı. provokasyon olumsuz etkilemedi', 'dünyanın en büyük ailesi', 'Çağlayan'daki 'ne şeriat ne darbe' sloganı toplumun sesi', 'yobazlığa karşı milyonlar', 'tarihi mitingi dünya medyasında', 'BBC: Türk laikliği için dev miting' başlıklı yazıların olduğu görülmüştür. Benzer şekilde turkatak.gen.tr isimli sitede ise, 'Çağlayan mitingi ne işe yarayacak', 'laik Türkiye için çağlayana', 'Berlin'de Cumhuriyet mitingi' başlıklı yazıların olduğu görülmüştür. r .

Ergenekon Terör Örgütü Soruşturması İle İlgili Yayınlar

Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasını itibarsızlaştırmaya yönelik birtakım yazıların da iıtica.org isimli internet sitesinde yer aldığı, Ergenekon işinde Gülen adı' başlıklı yazının giriş bölümünde; Hani şu özgürlükçü görünüp gericiliğin değirmenine su taşıyan Altan kardeşler var ya... Bunlar; tıpkı şecaat arzederken sirkatin söyleyen merd-i kıptilere benziyorlar. Toplum içinde yıprandıklarını görünce de efendilerine yalancıktan kafa tutuyorlar. Kafa tutarken bile söyledikleri şey 'bende' olduklarını gösteriyor. " Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Kokteyl' başlıklı yazının giriş bölümünde; 'Basın Yayın Dezenformasyon ve Merkezi Haber Verme Teşkilatı Merkezi'nden bildirilmiştir Malum gazete Cumhuriyet'e atılan molotof kokteylinin ardından başlatılan geniş çaplı incelemenin ilk sonuçlarına istinaden ve görülen lüzum üzerine aşağıdaki bilgilerin ilgili medya kuruluşlarına servis yapılması uygun görülmüştür. Servisi alan medya kuruluşlarında haber ve yorumların bu bilgiler doğrultusunda farklı kaynaklardan edinilmiş izlenimi yaratacak şekilde farklı üsluplarla kaleme alınması için gereğini rica ederiz.' Şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında hakkında işlem yapılan İlhan Selçuk'un soruşturma kapsamında gözaltına alınması ile ilgili olduğu anlaşılan, 'İlhan Selçuk' başlıklı yazının giriş bölümünde; 7Ihan Ağabey'in gözaltına alınması ve bu acı olayın toplumda yarattığı derin sarsıntı üzerine biraz düşünmemiz gerekiyor. İlhan Selçuk'un sabaha karşı alınıp götürülüşii niçin bu kadar büyük bir şoka neden oldu? Neden dolayı, İlhan Selçuk'un fikirlerine yakın olmayan kesimler bile onunla ve Cumhuriyet Gazetesiyle dayanışma içine girdi? Bu sorununu cevabını doğru olarak verebilirsek, toplumun dinamiklerini daha iyi anlamış oluruz.' şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Üzmez'in gazozunda Ergenekon ve Vakit'in kilise İslamı' başlıklı yazının giriş bölümünde; 'Üzmez'in gazozunda Ergenekon ve Vakit'in kilise İslam'ı! 14 yaşındaki kız çocuğuna sarkıntılık ettiği iddiasıyla tutuklanan Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, Akşam Gazetesi'nde yayınlanan ifade tutanağına göre şöyle demiş:- (iGazozuma ilaç attılar. Olanları hatırlamıyorum. " Vakit Gazetesi, tutuklanma sürecinde çapkınım, hovardayım diye ifade veren ama daha sonra birden içtiği ilaçlı gazozu hatırlayan yazarına sahip çıkmalı, gazoza ilaç atan müşrikleri behemal bulmalıdır!' şeklinde ibarelerin yer aldığı ve yine Ergenekon, büyük bir provokasyon!' Şeklinde bir başlığın olduğu görülmüştür.

02.10.2008 tarihli ana sayfada yer alan ve arşiv sitesinde devamı da bulunan 'Gündem Operasyonu' başlıklı yazı içeriğinin, "Ergenekon Davası şahane bir gündem değiştirme mekanizması haline geldi. Sadece iki örnek yeter. Anayasa Mahkemesi'nde başsavcı iddianame sunuyor. Gündem belli. Aynı gün bir Ergenekon operasyonu. Gündem değişiyor. Deniz Feneri Davası mahkumiyetle sonuçlanmış, Manşetler belli. Hoop bir Ergenekon operasyonu daha. Hepimizi salak yerine koymak diye buna, denir herhalde" şeklinde olduğu ve yazının kaynağının link olarak verildiği, 06.12.2008 tarihli ana sayfada 'Gülen sorularında terledi. Tuncay Güney'i sorgulayan eski emniyet amiri Ihtiyaroğlu anlatıyor.' Başlıklı bir yazının bulunduğu görülmüştür.

TSK ile İlgili Yayınlar

Yukarıda da izah edildiği üzere Genelkurmay Başkanlığı cevabi yazısında, söz konusu sitelerin kurum tanıtımı ve bilgilendirme amacıyla kurulduklarını ve bu yönde yayın yaptıklarını belirtmiştir. Bu sebeple internet soruşturma konusu sitelerde bu yönde yayınlanmış yazılar da incelenmiştir. Sitelerde yayınlanan içeriklerin çok küçük bir kısmını oluşturan yayınlara bakıldığında; TSK'dan erlere kadın eğitimi', 'tarikat kurslarına mehmetçik yanıtı', 'askerden kadına atalı mesaj', 'cami onarımından dönüyorlardı', Tsk neden hedef alınıyor', 'mehmetçik cami onardı' başlıklı yazıların yer aldığı görülmüştür.

Site İçerikleri İle İlgili Genel Değerlendirme:

irtica.org ve turkatak.gen.tr isimli sitelerde yer alan yayınlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sitelerdeki yayınların genel itibariyle ulusal düzeyde yayın yapan basın yayın organlarında çıkmış köşe yazıları ile haberlerden oluştuğu ve sitelerin güncel olarak işletildikleri,

Başta Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Adalet, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanları üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Yürütme Organını baskı altına alıcı, tezyif ve tahkir edici yayınların bulunduğu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve dönemin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Koksal Toptan ile ilgili de benzer içerikli yayınların yer aldığı,

Türban, imam hatipler, kadrolaşma-atamalar, Diyanet İşleri, Fethullah Gülen ve AKP işbirliği temalı yayınlar ile kamuoyunun maniple edilmeye çalışıldığı,

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Recep Tayyip Erdoğan'ın aday olacağı söylemlerinin kamuoyunda yer almasının ardından bu durumu ağır şekilde eleştiren yazıların ve yine bu süreçte adaylığı kesinleşen Abdullah Gül'ün de cumhurbaşkanı adayı olmasını, ayrıca seçim sonrasında ise Cumhurbaşkanı olmasını eleştiren yazıların yayınlandığı ve yine AK Parti'ye açılan kapatma davasını destekleyici mahiyette yazı ve haberlerin yer aldığı,

Türkiye'de irtica tehdidi olduğu ve laikliğin tehlike altında bulunduğu yönünde hezeyan uyandırma amaçlı abartılı yayınların yer aldığı,

Bu haber-yazı içeriklerinde, şeriatla yönetilen bazı ülkelerdeki şerait uygulamalarından örneklerin yer aldığı ve şeriat idaresinin hakim olduğu ülkeler ile (özellikle İran ve Malezya) Türkiye'nin özdeşleştirilerek bu ülkelere şeriatın yavaş yavaş hakim olduğu ve Türkiye'nin de şeriat idaresine kaymakta olduğu temalarının işlendiği, bu kapsamda Kur'an kursları ve türban konulu haberlerin de kullanıldığı, özellikle Hizbullah Terör Örgütü ile ilgili haberler kullanılarak savunulan diğer hususların pekiştirilmek istendiği, mevcut iktidarın da tüm bu durumları destekleyici faaliyetlerinin olduğu iddiaları ile bir yandan yürütme organı baskı altına alınmak isterken diğer taraftan ülkede irtica korkusu ve paranoyası oluşturularak kamuoyunun maniple edilmek istendiği,

Yine Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planında sistematikleştirilmiş örgütsel hususlara paralel birçok yayının yer aldığı,

Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasını eleştiren, bu örgüte mensup veya yönetici olmak iddiaları ile yargılamaları devam eden sanıkların organizesinde düzenlenen Cumhuriyet Mitinglerini övücü ve katılımı teşvik edici yayınların da bulunduğu görülmüştür. TSK ile ilgili ise yok denecek kadar az sayıda yayının bulunduğu tespit edilmiştir.

Bu haliyle söz konusu sitelerin kuruluş amaçlarında belirtilen kurum tanıtımı ve bilgilendirme gayeleri ile işletilmedikleri, bilakis Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda kamuoyu oluşturmaya yönelik yayın yaptıkları kanaatine varılmıştır.

VII -Şüpheli İfadelerinin İncelenmesi[değiştir]

04 Şubat 2009 tarihinde Taraf gazetesinde internet siteleri ile ilgili haberin yayınlanmasının ardından sitelerde meydana gelen değişiklik ve akabinde Bilgi Destek Daire Başkanlığında yaşananlar, İrticayla Mücadele Eylem Planının 12 Haziran 2009 tarihinde Taraf gazetesinde yer almasının ardından Bilgi Destek Daire Başkanlığı'nda yapılan kırpma işlemi ve bu birimin bilgisayarlarında meydana gelen silme işlemi ile ilgili olarak şüpheli ifadelerindeki çelişkiler ve ortaya çıkan sonuç alt başlıklar halinde kısaca incelenmiştir.

1- 04 Şubat 2009 Tarihinde İnternet Siteleri İle İlgili Haberin Taraf Gazetesinde Yer Almasından Sonra Yaşananlar[değiştir]

Önceki bölümlerde de izah edildiği üzere, Taraf Gazetesinin 04 Şubat 2009 tarihli sayısındaki bir haberde, içerik bakımından zengin, profesyonelce hazırlanmış ve ancak hazırlayanları hakkında herhangi bir bilgi olmayan bazı internet siteleri ile ilgili bilgilerin yer aldığı görülmüştür. Ancak haber içeriğinde bu siteleri hazırlayanlara ulaşılamadığı belirtilmektedir. Dolayısıyla söz konusu haber ile birlikte adı geçen sitelerin Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı bir birim tarafından yönetildiğine ilişkin bir bilgi yer almamaktadır. Yine yukarıda izah edildiği üzere Genelkurmay Başkanlığı'nın 2005 yılında personeline tavsiye ettiği siteler arasında soruşturma konusu sitelerin bazılarının da isminin yer aldığı görülmüştür. Yine bu haberde de sitelerin Genelkurmay Başkanlığı ile ilgisi hakkında hiçbir bilgi yer almamaktadır.

Şüpheli Cemal Gökçeoğlu 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde, 2009 yılı Şubat ayında internet sitelerinin bilyiik çoğunluğunun kapandığını, alan adlarının sürelerinin dolduğunu ve yeniden satın alınması ihtiyacı doğduğunu,

Şüpheli Murat Uslukılıç 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; "2009 yılı Şubat ayında Yozgat'ta izindeyken acele şubeye çağırdıklarını, Taraf Gazetesi'nde bir haber çıktığını, siteleri Komutanın emri ile kapatmasını söylediklerini, kendisinin de bu siteleri kapattığını... "

Şüpheli Mehmet Bülent Sarıkahya 10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; "4 Şubat 2009'da Taraf Gazetesi'nde bu sitelerle ilgili haber çıkınca internet sitelerinin geçici bir süre için kapandığını, "

Şüpheli Meryem Kurşun 07.06.2011 tarihli emniyet ifadesinde; sitelerin kapatılması emrini Dursun albayın verdiğini, ona kimin emir verdiğini bilmediğini, sitelerin bir anda kapatılmasının kendisine de garip geldiğini,

Şüpheli Dursun Çiçek; 08.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; internet siteleri ile ilgili Taraf gazetesinde Şubat ayında çıkan haberin ardından sitelerin kapatılması ile ilgili olarak kendisinin o dönemde Genelkurmay Başkanlığında görevli olduğunu, Destek Şubesi'nin bir faaliyeti olduğu için muhtemelen gazetede çıkan haber üzerine Bilgi Destek Daire Başkanlığınca işletilen internet sitelerinin kapatıldığını, sitelerin kapatılmasının teknik bir konu olduğu için bu sitelerin kapatılmasının Destek Şube'nin sorumluluğunda olduğunu, onayı onların aldığını, dolayısıyla bu konudaki emri kimden aldıklarını bilemediğini, şüpheli Murat Uslukılıç'ın sitelerin kapatılmasının Dursun Çiçek'in emri ile olduğunu belirtir beyanları sorulduğunda "geçmiş zaman olduğu için Mart 2009 tarihinde Daire Başkanlığına vekalet edip etmediğini hatırlamadığını, kapatma emrini kimin verdiğini de hatırlamadığını, eğer o dönemde Daire Başkanı ise Harekat Başkanından almış olduğu emir doğrultusunda böyle bir emri diğer şube müdürlerine tebliğ etmiş olabileceğini, bunun tamamen kendi inisiyatifi ile verilebilecek bir karar olmadığını, Şubat ayında sitelerin yayından kaldırıldığını, Mart ayında tamamen kapatıldığını, yayından kaldırmaktan maksadın sitenin içeriğine ulaşılamaz, fakat ismi halen çalışır vaziyette olduğunu, ana serverdan silinmesinin Mart ayında gerçekleşmiş olabileceğini,

Şüpheli Hulusi Gülbahar 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; "Taraf Gazetesi'nde yayınlanınca sitelerin kapatıldığını, kapatma emrini ya Dursun Çiçek'in ya da Daire Başkanın verdiğini, "

Şüpheli Hıfzı Çubuklu 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; bir hukukçu olarak yorumunun bir şeyden çekinildiğinden dolayı alelacele bu sitelerin kapatılmış olabileceği şeklinde olduğunu,

Şüpheli Mustafa Bakıcı 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; Şubat ayında gazetede çıkan bir haber üzerine internet sitelerini kapattıklarını, kendisi olmadığı zamanlarda daireye Dursun Çiçek'in vekalet ettiğini, kapatılması emrini onun da vermiş olabileceğini, kendisinin de vermiş olabileceğini, emir aldıktan sonra sitelerin kapatıldığını

Şüpheli Mehmet Eröz 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; "2 Şubat tarihinde internet siteleri ile ilgili haber yayınlanınca, sitelerin yayınlarını durdurduklarını ve komutanların emri doğrultusunda konuyu incelemeye başladıklarını, 2 Şubat'ta bu olaylar çıkınca kamuoyunda yaratılan tepki ve kendi bilmedikleri olumsuzlukların olduğunu fark ettiklerini ve hemen durdurduklarını ve bunun düzeltilmesi konusunda emir aldığını, aynı şekilde bu konunun incelenmesinin kendisine emredildiğini,

Şüpheli İsmail Hakkı Pekin 04.01.2011 tarihli savcılık ifadesinde, internet sitelerini Taraf gazetesinde çıktığı zaman öğrendiğini, sitelerin 28 Şubat kararlarına göre kurulduğunu değerlendirdiklerini ve mevcut mevzuata göre uygun olmadıklarını görüp ve kapatıldıklarını" beyan etmiştir.

Söz konusu internet sitelerinin 04 Şubat 2009 tarihinde Taraf gazetesinde bir habere konu olmalarının ardından aceleyle kapatıldıkları alman şüpheli ifadelerinden açıkça anlaşılmaktadır.

2- Andıçın Hazırlanması[değiştir]

Şüpheli Cemal Gökçeoğlu 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde, hazırlanan andıçın yeni internet sitelerinin satın alınması, nasıl ve ne maksatla alınıp kullanılacağını belirten bir andıç olduğunu, bu andıçta kendisinin de ismi ve imzasının bulunduğunu, doğru ve kendisine ait olduğunu, yasal olarak bir sakınca, görmediği için imzaladığını, Nisan 2009 tarihli andıçın görev dağılımı için hazırlandığını, bu andıçtan sonra şube müdürlerinin kendi kredi kartlarıyla ilgili internet sitelerini kiraladıklarını, andıcı çıkarttırdığında Dursun Çiçek'in Daire Başkanı Vekili olduğunu, andıcı Dursun Çiçek'in çıkarttırdığını,

Şüpheli Hulusi Gülbahar 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; "siteler geçici olarak kapatıldıktan sonra Dursun Çiçek'in bu. sitelerin açılması gerektiğini söyleyip andıcı hazırlattığını, kendilerine de gönderdiğini ve imzaladıklarını, üstündeki parafın kendisine ait olduğunu "

Şüpheli Ziya İlker Göktaş 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; (i andıç çıktığında kursta olduğunu, andıç çıkmadan önce 12 Şubat'ta andıcı imzaladığını, imzalarken de siteyi yönetenin h*edi kartının kullanılması hususunun biraz kafasına, takıldığını, kendisinden sonra gelecekler de aynı hassasiyeti göstermeyeceklerini düşündüğünden bunu ikaz ettiğini, ancak daha sonra Adli Müşavirlik tarafından da imzalanınca, da Nisan ayında yürürlüğe girdiğini,

Şüpheli Murat Uslukılıç 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; Mart ayının sonuna doğru Dursun Çiçek'in kendi odalarına, geldiğini, 2. Başkan'dan "Olur aldım, yeni internet siteleri için bir andıç hazırlayalım" dediğini, kendisinin de bunu Şube Müdürüne söylemesini istediğini, konuyu Cemal Albaya ilettiğini, o da Dursun Çiçek'le görüşüp kendisine hazırlaması için emir verdiğini, andıç hazırlandıktan sonra, önlerine geldiğini, andıçın internetle alakalı kanun maddelerini yazdığını, her şube müdürünün andıçta kendisini ilgilendiren bölümlere belli şeyler yazdığını, ana çatısını Dursun Çiçek'in kurduğunu, hazırlayan olarak da kendi imzasının olduğunu, imzalamadan önce Adli Müşavir Hıfzı Çubuklu'nun Andıç hazırlandıktan sonra değişiklikler yaptığını, kanunen uygun olduğuna ilişkin imzayı attığını, ikinci Başkana sunulduğunu, onun da Komutana, arz notu yazdığını ve Genel Kurmay Başkanı'na Dursun Çiçek'in arz ettiğini, bu andıcı kendisinin yazdığını, ancak Dursun Çiçek'in talimatıyla yazdığını,

Şüpheli Mehmet Bülent Sarıkahya 10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; Dursun Çiçek Albayın Nisan 2009'da veya öncesinde Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız'dan onay aldığını ve tekrar bu sitelerin faaliyete geçirilmesini sağladığını, andıçın da bu konu ile ilgili bir emir olduğunu, Nisan 2009'dan sonra bu emrin onaylandığını ve yeniden sitelerden hizmet vermeye başladıklarını,

Şüpheli Dursun Çiçek 08.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde, bu andıçtçıjilkendi parafının doğru olduğunu, 3. Bilgi Destek Şube Müdürü olarak bu andıca^jmzçi ]qttîğirıı, andıçın hazırlanmasında kendi şubelerine de görev verildiğinden onların da koordinelerine alıp belgede parafını aldıklarını, diğer şüphelilerin andıcın hazırlanması konusundaki beyanları şahsa okunduğunda, Murat Uslukılıç'ın ifadesi doğru olduğunu, o dönem Genelkurmay 2. Başkanı olan Hasan Iğsız'dan andıç hazırlanması konusunda olur aldığını, daha doğrusu Daire Başkanına bu konuda bilgi verdiğini, onun da kendisine geri dönüşünde Iğsız Paşa'dan onay aldığını söylediğini, geçmiş dönemdeki bütün internet sitelerinin kendi görev yaptığı şubeye bağlı olmasından andıcın ana yapısını kendisinin hazırladığını, daha doğrusu Murat Uslukılıç'ın hazırladığı taslak andıcı geliştirdiğini, Murat Uslukılıç kurmay olmadığından bu konuda kendisinin daha tecrübeli olduğunu, ama andıcı o zamanki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a arz ettiği iddiasının doğru olmadığını, 2. Başkana arz edildiğini de dosyadaki paraftan anladığını, Cemal Gökçe oğlu'nun, Murat Uslukılıç'ın amiri konumundaki dönemin 1. Destek Şube Müdürü olduğunu, beyanlarının doğru olduğunu, o dönemde Daire Başkanı Vekili olarak böyle bir talimat vermiş olabileceğini, sorumlu olduğu bir faaliyet olmadığını, önceki tecrübeleri nedeniyle Destek Şube'ye tecrübelerini aktardığını, fakat kendisinin sorumlu olması halinde altındaki imzanın kendisine ait olacağını,

Şüpheli Hıfzı Çubuklu 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; 2007 yılında kanun çıkmış ise de Genelkurmay olarak 2009 yılında böyle bir düzenlemeye gidildiğini, gazetelerde bu tür haberler yayınlandıktan sonra böyle bir ihtiyacın doğduğunu, bu işi disipline edip emniyete almak için böyle bir çalışma içerisine girilmiş olabileceğini, andıçta da bundan bahsedildiğini, kendisine gösterilen andıcın doğru olduğunu, buradaki parafın kendisine ait olduğunu, parafın yanındaki tarihin 16 Şubat 2009'u gösterdiğini, bu belgenin 1 Nisan 2009'da da İkinci Başkan parafıyla Genelkurmay Başkanı'na arz olunduğunu, andıcın hazırlanma tarihinden önce basında bu internet siteleriyle ilgili haberler çıkması üzerine andıç başlıklı böyle bir çalışma, yapılma ihtiyacının hissedilmiş olabileceğini, bu andıçların ilgili makamlar tarafından yazıldığını, koordine için kendilerine geldiğini, kendisinin o dönemde andıca vakıf olacağını, andıcın hazırlanma sürecinin tamamen hukuki olduğunu, aleyhe hususları kabul etmediğini,

Şüpheli Mustafa Bakıcı 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; 4 site kurulmasıyla ilgili andıç hazırlandığını ve bu sitelerin kurulduğunu, ancak işletime geçmediğini, siteler kurulduktan sonra hazırlık yapıldığını, sayfa içeriklerinin nasıl olacağının konuşulduğunu,

Şüpheli Mehmet Eröz 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; "İnternetAndıcı" olarakyer alan çalışmanın emrini Genelkurmay Başkanı'ndan aldıklarını, fakat bu andıçla karar aldıkları 4 tane internet sitesini faaliyete geçirmediklerini, 14 Nisan 2009 tarihinde internet andıcına onay alırken yaptıkları incelemede bu sitelerin hayali isimlere kayıtlı olduğunu fark ettiklerini, yasaya aykırı olduğunu görüp 5651 sayılı yasa gereğince kurmayı planladıkları 4 siteye şube müdürlerinin gerçek isimleri ile kaydolmasını öngördüklerini,

Şüpheli İsmail Hakkı Pekin 04.01.2011 tarihli savcılık ifadesinde, öncekilerin yasal dayanağının olmadığını, andıcı yasal zemine oturtmak için ve kontrol altına almak için yaptıklarını, andıçtaki parafenin kendisine ait olduğunu, belgenin kendisine bizzat Dursun Çiçek tarafından getirilmiş olabileceğini, kendisine getirildiğinde bütün şube müdürleri, Mustafa Bakıcı ve Harekat Başkanı Mehmet Eröz'ün imzası ve parafının olduğunu, daha sonra da kendisine geldiğini, bu imzaya gelmeden önce de ikinci başkan Hasan Iğsız ve Mehmet Eröz ile birlikte oturduğu sırada eski sitelerin kapatılacağı yerine yeni sitelerin açılacağı yönünde bir konuşma yapıldığını, ancak bu konuda kendisine görüş sorulmadığını, sadece bilgi verildiğini, daha sonra imzaya gelince de kendisinin tereddüt etmeden imzaladığını, içeriğin de Andıç 'da yazdığı için imzalamakta her hangi bir mahsur görmediğini, kendi sorumluluğunu gerektiren bir konu olmadığı için imzaladığını, andıcın kendisine gelmesinin arkasındaki izlenen sitelerle alakalı olduğunu, 430 tane sitenin takibi sırasında elde edilen bilgilerin resmi olarak kendisine gönderildiğini,

Şüpheli Mehmet Otuzbiroğlu 28.08.2010 tarihli savcılık ifadesind andıç gönüne gelene kadar bu konuları bilmediğini, andıçta internet siteleri ile a/<r/Ax//r'ç^/z^t??z/^//g1/z gördüğünü, andıçtaki imzanın kendisine ait olduğunu, içeriğini tam olarak hatırlamadığını, eklerinin de tam olarak ne olduğunu bilmediğini, andıcın kendisine bilgi için gönderildiğini, bu andıcın kapsamında MEBS Başkanlığı görev sorumluluğu kapsamında herhangi bir husus olmadığını,

Şüpheli Hasan Iğsız 24.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; Başbakanlık genelgesine dayanılarak yasalar çerçevesinde hazırlanan ve Genelkurmay Başkanlığı'nın bir faaliyeti olarak yapılan internet siteleri ile alakalı çalışmaların daha sonra yeni çıkan yasaya uygun hale getirildiğinde konunun önüne geldiğini, konuyla alakalı çalışmaların bütün birimlerde yapıldığını, ilgili birimlerle koordine edilip belge hazırlandığını, Genelkurmay Başkanlığı 'nın yasalar çerçevesinde yapmış olduğu faaliyetlerle alakalı sorunun Genelkurmay Başkanlığı 'na sorulması gerektiğini beyan etmiştir.

04 Şubat 2009 günü Taraf gazetesinde bir habere konu olmalarının ardından sitelerin geçici olarak kapandıkları, akabinde Dursun Çiçek'in girişimleri ile tekrar site açmak için çalışmaların başladığı, andıçtaki ilk parafın tarihi dikkate alındığında sitelerin deşifre olup geçici olarak kapatılmalarının ardından bir hafta gibi kısa bir süre sonra yeniden düzenlenip faaliyete geçirilmek istendikleri, Dursun Çiçek'in andıç konusundaki beyanlarının kendi ifade bütünlüğü içerisinde ve diğer şüpheli ifadeleri ile çelişkili olduğu anlaşılmış, bu haliyle kapatılan sitelerin işletilmesindeki birtakım hukuksuzlukların andıç hazırlanmasına sebep olduğu, yukarıda özet olarak verilen şüpheli ifadelerinden anlaşılmaktadır.

3- 12 Haziran 2009 tarihinde İrticayla Mücadele Eylem Planının basında yer almasından sonra internet sitelerinin kapatılması, evrak kırpma ve bilgisayarların silinmesi hadiseleri[değiştir]

Şüpheli Cemal Gökçeoğlu 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde, irticayla Mücadele Eylem Planı ortaya çıktığında kursta olduğunu, kurstan çağrıldığını ve İdari İşler Şube Müdürü de olduğu için Dursun Çiçek'in imza örneklerini istendiğini, o sırada bilgisayarların formatlandığını, bir kısmının da kullanım dışı bırakıldığını,

Şüpheli Hulusi Gülbahar 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; Mustafa Bakıcı Paşa'nın emri ile imha işleminin başladığını, yine karargahta meydana gelen silme işlemi ile ilgili olarak silinme işlemi yapıldığında internet sitelerinin faal olmadığını, silme emrini kendisinin vermediğini bu emri de Mustafa Bakıcı'nın verdiğini, niçin silindiğini bilmediğini, irtica kelimesinin yanlış anlaşılmaya başlandığını, sitenin adını değiştirdiğini, içerik itibariyle de farklılıklar oluştuğunu, test yayınında olduğu için genişlemeye başladığında Haziran ayında birden bire kapatıldıklarını, bu siteleri Genelkurmay Başkanlığı adına yürüttüklerini, site içeriklerinin Destek Şubece muhafaza edildiklerini, ama bunların silindiğini, şu anda saklandığı bir yer olmadığını, bilgilerin niçin silindiğini tam olarak bilemediğini,

Şüpheli Ziya İlker Göktaş 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; Taraf Gazetesi'nde haber çıktığında kursta olduğunu, gelişmeleri tam olarak bilmediğini, karargahta gerçekleşen evrak kırpma işlemleri ile ilgili olarak kendisinin düğünde olduğunu ve düğünden çağırdıklarını, geldiğinde herkesin şubede olduğunu, kendilerine Mustafa Bakıcı Paşa'nın emir vermiş olabileceğini, astlarına sadece mevcut evrakın fihristlerinde kayıtlı olup olmadığını kontrol etmelerini söylediğini, karargahta bilgisayarlarda yapılan silme işlemleri ile ilgili olarak bilgisayarların silinme amacını bilmediğini, ancak aldıkları emir gereği bilgisayarlara dokunmadan MEBS Şubeye teslim ettiklerini, sitelerin kapatılması emrinin Destek Şubeye verildiğini ve kapatıldığını,

Şüpheli Fuat Selvi 08.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde özetle, tahminince eğer usulsüz bir şey varsa silme işleminin yapılmış olabileceğini, ama duyuma ve bilgiye yönelik herhangi bir bilgi sahibi olmadığını, '

Şüpheli Murat Uslukılıç 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; Nisan 2009'da da yeni 4 adet sitenin yürürlüğe girdiğini, bunların da Haziran 2009 yılında kapandığını, 19 Haziran tarihinde Nuri Albay'ın kendisini gece 22:30 sıralarında aradığını, acilen Daire Başkanının çağırdığını söylediğini, apar topar iş yerine gittiğini, bizzat Mustafa Bakıcı ile görüştüğünü, dairede herkesin gelmiş olduğunu, şube müdürleri ve sivil memurlara kadar izinli olanlar hariç herkesin geldiğini, kendisinin internet sitelerini kapattığını, internet hattını kes dediğini, sitelerden 4 tanesinin adını tam bilmediğini ancak bu siteleri tamamen yayından kaldırdığını, fişini çektiğini, ertesi gün 20 Haziranda, saat 09:00'da Cumartesi olmasına rağmen mesainin başladığını, yukarıda evrak yaptıklarını, sonra öğleden sonra MEBS Başkanlığından internet bilgisayarlarını silmek için personel geldiğini, bilgisayarları bir yere toplamalarını istediklerini, Bilgi Sistem Odası'nda bilgisayarların toplandığını, MEBS Başkanının serverlar dahil bilgisayarların silme işlemini başlattığını, ellerinde Harekat Başkanlığı imzalı Mehmet Eröz Paşa'nın emrinin olduğunu, internete giriş çıkış yapan bilgisayarların tamamının silindiğini, internetle alakalı bütün serverların da silindiğini, 7 sefer geri gelmeyecek şekilde silindiğini, kendilerinin sadece silme işlerine nezaret ettiklerini, diğer konuları MEBS Başkanlığı'nın yaptığını, internet sitelerinin arşivlerinin neden silindiğini bilmediğini, 8 yıllık internet çalışmalarının tamamının silindiğini, Dursun Çiçek'in îrticayla Mücadele Eylem Planı yayınlandıktan sonra bu olayların gerçekleştiğini, sonraki hafta bilgisayarları teslim etmeleri için Tuğgeneral Mustafa Bakıcı 'nın kendilerine emir verdiğini, o hafta içerisinde teslim ettiklerini, silme işleminin Mehmet Eröz'ün yazılı emri üzerine Mustafa Bakıcı'nın emri ile MEBS başkanlığınca gerçekleştirildiğini, MEBS Başkanlığının yaptığı silme işleminden sonra herhangi bir içeriğin kalmadığını, serverlarla kendisi Fatih Karacer ve Bülent Sarıkahya 'nın ilgilendiğini, sitelerin kapatılması emrini Dursun Çiçek'in verdiğini,

Şüpheli Mehmet Bülent Sarıkahya 10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; Haziran'da Dursun Çiçek'le alakalı îrticayla Mücadele Eylem Planı medyada yansıdıktan sonra bu sitelerin kullanımdan kaldırıldığını, bu sitelerin aslında görünüşte resmi siteler olduğunu, ancak bazı sitelerin içerik olarak andıcın dışında kalmış olabileceğini, site içeriklerinin 2009 yılı Haziran ayında Genelkurmay İşletme Şube Müdürlüğü tarafından yukarıdan gelen bir emir üzerine imha edildiğini, kendisinin sadece silme işlemine nezaret ettiğini, bu silme işleminin kendisinin de tuhafına gittiğini, 10 yıldır bu siteler için gece gündüz bir şeyler üretmeye çalıştıklarını, ancak sitelerin amacı dışında yayınlar yer aldığından gerek, birden Dursun Çiçek olayı patlak verince 35 kez verilerin silinmesine nezaret ettiğini, silenin MEBS Şube Müdürü olduğunu, silme işlemlerinin de emirle yapıldığı, silme emrinin Mustafa Bakıcı'dan geldiğini, ancak ona da yukarıdan emir geldiğinin söylendiğini, MEBS Şubeye yazı yazıldığını, yazılan yazıya istinaden silindiğini, evrak imha işleminden sonra bilgisayarların silinme işlemlerinin yapıldığını, silme işleminin amacını bilmediğini, ancak kendi silme işlemlerine başlamadan önce Dursun Albayın olduğu 3. Şubede Mnpeleme işlemleri yapıldığını, ondan sonra diğer şubelerinkinin yapıldığını,

Şüpheli Dursun Çiçek 08.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde, kendi şubesinde açılan internet sitelerinin "gurbetçiler" ve (itiirkses" isimli internet siteleri olduğunu, diğer internet sitelerini hatırlamadığını, bu sitelerin Genelkurmay'daki Bilgi Destek Dairesi'nden ayrıldığı tarih olan 17 Haziran 2009 tarihine kadar yayında olduğunu, bu tarihten sonra kapatıldığını, niçin kapatıldığını bilmediğini, 17 Haziran 2009 tarihinde daireden ayrıldığını, sitelerin niçin ve ne zaman kapatıldığı konusunda bilgisinin olmadığını sitelerin kapatılmasının sebebinin "îrticayla Mücadele Eylem Plcını"nın basında yer almasıyla ilgisi olup olmadığını bilmediğini, söz konusu sitelerin arşiv kayıtlarının yine internet sitelerinin içerisinde bulunduğunu, karargahta meydana gelen bilgisayar silme işlemleri ile ilgili olarak o dönemde Daire Başkanlığından ayrıldığını, o süreçte nasıl bir gelişme olduğunu bilmediğini,

Şüpheli Hıfzı Çubuklu 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; îrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili olarak hukukçu olduğu için eğer böyle bir eylem planı hazırlanma, girişimi olmuşsa bunun kendisinden gizleneceğini, böyle bir planın gazetede yer simasından sonra direkt soruşturma iznini kendisinin hazırladığını ve komutana imzalattığını, şüpheliye bu konuda herhangi bir talimat veya telkin alıp almadığı sorulduğunda, saat 07:30'da göreve başladığını, 8:00de haberi olur olmaz İkinci Başkanın yanına çıktığını, o zaman İkinci Başkanın Hasan Iğsız olduğunu, böyle bir olayın olup olamayacağını sorduğunu, o da mümkün olamayacağını söylediğini, Genelkurmay Başkanının yurt dışında olduğunu, ona ulaşılıp bilgisi dahilinde Genelkurmay Başkanlığına vekalet eden o zamanki Kara Kuvvetleri Komutanı olan Işık Koşaner'in onayıyla soruşturmaya başlandığını, karargahta meydana gelen evrak kırpma işlemleri ile ilgili olarak bu olaydan ihbar mektubu kendilerine ulaştıktan sonra haberinin olduğunu, daha doğrusu bu konuyu basından duyduğunu, derhal soruşturma izni verildiğini, bu konuda bir iddianame düzenlendiğini, bir de takipsizlik kararı verildiğini, beyan etmiş ve "Keşke imha edilmemiş olsaydı da gerçekten böyle bir şey yapılmış ise bu soruşturulabilseydi. " Şeklinde beyanlarda bulunmuş, yine ifadesinde karargahta bilgisayarlarda meydana gelen silme işlemi ile ilgili olarak, bu işlemlere ilişkin askeri savcılığın yapmış olduğu bir soruşturma olduğunu, kendilerinin bir müdahale haklarının bulunmadığını, silme işlemi ile ilgili olarak herhangi birisinin kendilerinden görüş almadığını, sorsalardı kesinlikle böyle bir izin vermeyeceğini, aklının ucundan dahi böyle bir şey geçmeyeceğini, yapmış olduğu görev dolayısıyla kendisine böyle bir şey sormalarının da mümkün olmadığını,

Şüpheli Mustafa Bakıcı 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; Eylem Planının 12 Haziran 2009'da basında, yer aldığı dönemde Dışişleri Bakanı ile birlikte Pakistan ve Afganistan ziyaretinde olduğunu, 14'ü veya 15'inde döndüğünü, döndüğünde böyle bir olayın basında çıktığını söylediklerini, hatta Dursun Çiçek'e de bu durumu sorduğunu., onların da beyanlarında haber çıkar çıkmaz sabahleyin ÎKK Daire Başkanı yanındaki bir ekiple Bilgi Destek Dairesi Başkanlığındaki 3. Şubeye geldiklerini, Askeri Savcılığın soruşturmaya başladığını, bilgisayarların imajının alındığını anlattıklarını, 19 Haziran 2009 tarihinde olaydan 1 hafta kadar sonra internet sitelerinin kapatılmasıyla ilgili Harekat Başkanı olan Mehmet Er öz'den önce sözlü, arkasından da yazılı emir aldığını, işlerinin yoğunluğundan Bilgi Destek Dairesine pek uğrayamadığını, o gün akşam üzeri daireye gittiğinde mesai bitmesine yakın bir zaman olduğunu, 2-3 şube müdürünün orada olduklarını, kağıt kırpma işleminin normalde her gün yapılan rutin bir işlem olduğunu, aynı şekilde kapatılan internet sitelerinin kullanıldığı bilgisayarların MEBS Daireye teslimi konusunda Harekat Başkanı olan Mehmet Eröz'den yazılı emir aldığını, daha doğrusu oraya, gittiğinde sözlii emir aldığını, emri yazılı hale getirdiklerini, bir gün sonra yazılı emri kendisine tebliğ ettiklerini, personelin bir kısmının mesai bitimine yakın olduğu için ayrıldıklarını, personelin çağrılması talimatını verdiğini, giden personellerden bazılarının geri gelmesinin gece saat 21:00'i bulduğunu, kağıt kırpma işlemine ile ilgili olarak Silahlı Kuvvetlerde Arşiv Yönergesinin bulunduğunu, her yıl Ocak ayında mutat olarak bütün yazışmaların teh'ar gözden geçirildiğini, işlemi biten devamlılığı olmayan yazıların imha edildiğini, devamlılığı olanların saklandığını, o senenin Ocak veya Şubat ayında arşiv talimatının taslak olarak yayınlandığını, resmi olarak kendilerine tebliğ edilmediğini, çalışma yapmaları daha sonra emir olarak tebliğ edileceği söylendiğini, bu emrin de daha sonra yayınlandığını, arşiv talimatını bildiği kadarıyla Genelkurmay Başkanı adına Personel Başkanlığı'nın verdiğini, tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte Mayıs ayının ortasında Harekat Başkanından arşiv talimatı doğrultusunda hareket yapılmış mı diye yazılı denetleme emri aldığını, 19 Haziran'da daireye gittiğinde aynı dağınıklığı gördüğünü, şube müdürlerine sözlü olarak arşiv talimatına uygun işlemi biten evrakların imhası yönünde emir verdiğini, rutinin dışına çıkma iddiasını kabul etmediğini, arşiv talimatının daha sonra, yayınlandığını, Mayıs ayı ortalarında da denetlenme konusu emir verildiği için bu işlemlerin tesadüfen 19 Haziran Cuma giinü akşamı gerçekleştirildiğini, Harekat Başkanı olan Mehmet Eröz'ün o güne yönelik bu şekilde evrakları imha edin diye kendisine bir emir vermediğini, MEBS Daireden gelen ekiple temas kurduklarını, internet sitelerinin takibinde kullanılan bilgisayarların toplandığını, 30 civarında bilgisayarın toplanarak MEBS'e iade etmeden -öm^ f¿güvenli sil" işlemi yapıldığını, bunun Harekat Başkanının vermiş olduğu yazılı emirde yer aldığını, fakat emirde yazmasa da bir bilgisayar iade ederken mutlaka silme işlemine tabi tutulduğunu, bu silme işleminin bir program dahilinde yapıldığını, özel kasıtla 35 kez silme işlemi yapılmadığını, Şüpheli Mehmet Eröz 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde, İrticayla Mücadele eylem planı ortaya çıktıktan sonra yaşanan evrak imha işlemi ile ilgili olarak kesinlikle böyle bir emir vermediğini, Mustafa Bakıcı'nın böyle bir emir vermiş olabileceğini, vermiş s e de niçin böyle bir emir verdiğini bilemediğini, o sene çok sayıda birikmiş evrakın arşive kaldırıldığını veya imha edildiğini, karargahta bilgisayarlarda meydana gelen silme işlemleri ile ilgili olarak aynı şekilde bilgisayarlarda bir silme işlemi yapılsın diye herhangi bir emir vermediğini, 20 Haziran tarihinde Bilgi Destek Daireye iptal edilen sitelere ait bilgisayarların MEBS Başkanlığına iade edilmesi emrini verdiğini, MEBS Başkanlığından da bu bilgisayarların "güvenli sil" yapılmasının uygun olacağını bildirdiğini, bunun bir hatırlatma cümlesi olduğunu, kendisinin emir veremeyeceğini, böyle demese bile Genelkurmayın yönergesi gereği MEBS Başkanlığının bir bilgisayarı aldığı zaman otomatik olarak güvenli sil yaptığını ve bu bilgisayarı başka bir birliğe sevk ettiğini, hiç kimsenin Askeri Savcılığın, bu bilgisayarları teslim ederken kullanma demediğini, dairenin de normal faaliyete devam ettiğini, 2. Başkanın emriyle hatlar kapatılınca bu bilgisayarların boşa çıktığından dolayı bu bilgisayarları MEBS'e gönderdiklerini, silme işlemlerinin şüphelinin yazılı emri üzerine Mustafa Bakıcı'nın emri ile yapıldığını ifade eden şüpheli beyanları okunduğunda, Mustafa Bakıcı'ya böyle bir emir verilemeyeceğini, verilse bile Mustafa Bakıcı'nın teknik bir ekibi olmadığını, silme işlemlerinin beyanda bulunan şahısların yapabileceği bir konu olmadığını, ayrı bir birim olan MEBS Başkanlığı tarafından yapılabilecek bir çalışma olduğunu,

Şüpheli İsmail Hakkı Pekin 04.01.2011 tarihli savcılık ifadesinde; orada gerekli araştırmaları yaptıklarını, ancak imhanın ne zaman olduğunu ve nasıl yapıldığını bilmediğini, daha sonra böyle bir imha olduğunu duyduğunu, bu konunun araştırılması için her hangi bir emir verilmediği için imha işleminin niçin yapıldığını araştırmadığını, beyan etmiş, karargahta meydana gelen bilgisayar silme işlemleri ile ilgili olarak (keşke böyle bir işlem yapılmasaydı. Neyin doğru neyin yanlış olduğu ortaya çıkardı" şeklinde beyanlarda bulunmuş, ifadesinin devamında bu bilgisayardan birisinin kendi çalıştığı birime gönderildiğini, bu bölümde çok gizli yazışmalar ve bilgi belgelerin bu bilgisayar üzerinden yapıldığını, daha sonra bu bilgisayarı mahkemenin hiçbir şeye dokunmadan gönderin dediği için mahkemeye bu bilgisayarın gittiğini, içinde kendi bilgilerinin de gittiğini, deşifre olma ihtimalinin olduğunu,

Şüpheli Mehmet Otuzbiroğlu 25.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; İrticayla Mücadele Eylem Planı ortaya çıktıktan sonra Bilgi Destek Daire Başkanlığı'na ait bilgisayarların MEBS Başkanlığındaki görevlilerce silindiği yönündeki şüpheli ifadeleri ile ilgili olarak, kendisinin herhangi bir silme emri vermediğini, bu konuda bilgisinin olmadığını, bu konuda kimseye emir vermediğini ve kimseden emir almadığını, bilgisayarların içeriğini bilemeyeceğini, Dursun Çiçek olayı patladıktan sonra kendisine herhangi bir şekilde bilgisayarların getirilmediğini, silinmesi içinde herhangi bir talimat verilmediğini, kendisinin de bilgisayarlar silinsin diye emir vermediğini, bu konudaki diğer şüpheli ve tanık beyanlarını kabul etmediğini,

Şüpheli Hasan Iğsız 24.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; İrticayla mücadele eylem planından sonra karargahta rutinin dışında yaşanan evrak kırpa işlemi ile ilgili olarak bu konuda bildiği şeyleri aktardığını, olayın Askeri Savcılığa intikal ettiğini, bu konuda herhangi bir şey bilmediğini, bilgisinin olmadığını, karargahta meydana gelen bilgisayarlardaki silme işlemi ile ilgili olarak bu konuda bildiği şeyleri söylediğini, başka bir şey söyleyemeyeceğini, bu konunun da Genelkurmay Başkanlığına sorulması gerektiğini" beyan etmişlerdir.

Tüm bu anlatım ve deliller birlikte değerlendirildiğinde 12 Haziran 2009 günü İrticayla Mücadele Eylem planının basında yer almasından sonraki hafta Bilgi Destek Daire Başkanlığında rutinin dışına çıkılarak evrak imhasının gerçekleştirildiği, hatta<bu iş için Cuma günü mesaiden sonra personelin çağrıldığı ve gece geç saatlere kadar bu iş Temin; devam ettiği,

ertesi gün hafta sonu olmasına rağmen de evrak imha işlemlerinin devam ettiği anlaşılmıştır. İmha işleminin emrini veren Mustafa Bakıcı her ne kadar rutinin dışına çıkılmadığını ve bu işlemin 19 Haziran'da gece başlamasının tesadüf olduğunu beyan etse de Cuma günü mesai bitiminden sonra personelin evlerinden çağrılması ve işlemin Cumartesi gününe uzamasının rutin bir evrak imha işlemi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı açıktır.

Yine İrticayla Mücadele Eylem Planının basında yer almasından sonra Dursun Çiçek'in görevli olduğu şubenin bilgisayarlarının geri getirilmeyecek şekilde silindiği, silinen bu bilgisayarlar arasında internet siteleri serverlarmm da yer aldığı anlaşılmıştır.

Mustafa Bakıcı'nm silme işleminin Mehmet Eröz'ün verdiği yazılı emirde yer aldığını beyan etmesine karşılık, Mehmet Eröz kendisinin silme işlemi emri veremeyeceğini ve silme işlemi emri de vermediğini, verdiği emrin bir hatırlatma olduğunu beyan etmiş, bu haliyle silme işlemi konusunda şüphelilerin beyanları arasında çelişki olduğu anlaşılmıştır. Yine silme işleminden haberdar olan şüpheliler işlemin MEBS Daire Başkanlığı görevlilerince gerçekleştiğini beyan etmişler. Buna karşılık MEBS Daire Başkanı Mehmet Otuzbiroğlu ise kendisine okunan ifadeleri kabul etmemiş, kendisine silme emri verilmediği gibi bilgisayarların da getirilmediğini beyan etmiştir.

4- Sitelerin İçerikleri İle İlgili Hususlar[değiştir]

Şüpheli Cemal Gökçeoğlu 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; kendisinin bu site içeriklerini onaylamadığını, hükümetin verdiği maaşla çalışan memurların böyle bir şey yapmaya, haklarının olmadığını,

Şüpheli Fuat Selvi 08.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde özetle, çalıştıkları şubelerde sabahleyin görsel ve yazılı basının tarandığı, haberlerin içerisinde sitelere konulabilecek olanların belirlendiği, bu haberleri yayınlansın mı diye silsile yoluyla komutanlara arz olunduğu, kendilerinin görev olarak Daire Başkanı'na., Daire Başkanının da Harekat Başkanı'na bağlı olduğunu, Harekat Başka,nıfnın insiyatifiyle bu haberlerin yayınlanıyor olabileceğini veya daha üst makamlara da sunulabileceğini fakat tamamen bu. gazetelerde çıkan haberlerin derlenmesiyle olduğunu, kendi kattıkları bir haberin olmadığını, onay alındıktan sonra haberleri yayınlayıp yayınlatmama konusunda kendilerinin ve Meryem Kurşun1 un takdir yetkisinin olmadığını, her sabah yazılı ve görsel medyanın takip edildiğini, Meryem Kurşun'un haberleri tarayıp kendisine getirdiğini, kendisinin de Daire Başkanı'na aktardığını, bütün sistemin bu şekilde işlediğini,

Şüpheli Hulusi Gülbahar 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; bu sitelerde çıkacak haberlerle alakalı zaman zaman amirlerine ve komutanlarına bilgi verdiklerini, yayınlanan konuların birçoğundan komutanların da bir şekilde haberinin olduğunu, haberlerin yayınlanması ile ilgili soruya yukarıdan kendilerine bir emir gelmediğini, haberlerin yayınlanmasındaki amacın TSK'yı tanıtmak olduğunu, türkatak isimli siteye ait içeriklerin bir kısmı sorulduğunda bu haberlerin Dursun Çiçek'in yönetiminde olduğu döneme ait haberler olabileceğini, kendi zamanımda böyle konuların olmadığını, 2008 yılının Ağustos ayında göreve başladığını, önceki içerikleri bilmediğini, bu siteleri aldığında içeriğinde bu tiir yayınlar olduğunu hatırlamadığını,

Şüpheli Ziya İlker Göktaş 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; ellerinden geldiği kadar siyasi içerikli yazı koymamaya çalıştıklarını, laiklik karşıtı faaliyetlere ilişkin yazıları buraya koyduklarını, bazı din adamlarının yazılarını da koyduklarını, işlettiği sitede kendisi ve Sivil Memur Meryem Kurşun'un siteye bilgi koyma yetkisinin olduğunu, Meryem Kurşun'un da kendisine onaylatmadan bilgi koyamadığını, kendi döneminde böyle olduğunu, içerikleri koyarken herhangi bir kişiye danışmadıklarını, çünkü bununla ilgili genel bir emrin olduğunu, bu daireye geldiğinde de internet işine çok sıcak bakmadığını, kendi dönemde:.siyasi içerikli bilgileri koydurtmamaya özen gösterdiğini, özellikle kendi döneminde )bir "tane yazı bulunamayacağını, en azından kendi döneminde kanun ve yasalara aykırı içeriğin söz konusu olmadığını, geçmişe yönelik tespit ettiği şeyleri de yayından kaldırttığını, kendisi geldiğinde sitelerin içerisinde çok bilgi olduğunu, bunları tespit ettikçe yayından kaldırttıklarını, ancak bazen mailler falan geldiğinde geçmişe yönelik yazılarla alakalı olanları koyduklarını, arşivdeki yazıların hepsini okuma şanslarının olmadığını, çok fazla yazının bulunduğunu, bu tür bilgileri koymak için kendilerine verilmiş herhangi bir emrin olmadığını, ancak geçmişe yönelik bildiği kadarıyla bu tür gruplardan da siteye yönelik bir şikayet gelmediğini, bunların herhangi bir taleplerinin de olmadığını, mağdur kişilerle alakalı da herhangi bir şikayetin de gelmediğini,

Şüpheli Murat Uslukılıç 17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; bu sitenin içeriğine baktığında hoş olmayan yazı ve mailler gördüğünü, kendilerini ikaz ettiğini, bazı maillere cevapları Meryem Kurşun kendisinin yazdığını, maillerin cevaplarında kışkırtıcı içeriklerin de olduğunu, sitelerin içeriğini çok bilmediğini, ancak zaman zaman baktığında içeriğinden rahatsız olduğu konuların bulunduğunu, bir kere ikaz edince tepki aldığını, irtica, org'un kendisine göre bir alakasının olmadığını, asıl amacın Genel Kurmaya bağlı resmi ve bilgi destek maksatlı site olduğu, ancak kendilerinin bu amacı kabul ettiremediklerini ve bu sitelerin Genelkurmay'dan bağımsız yayın yapan siteler olarak algılandığını, eski sitelerin Genelkurmay kontrolü ve denetimi dışında görünen siteler olduğunu, yeni sitelerin doğrudan Genelkurmay'a bağlı olarak planlandıklarını, ancak sitelerin içeriğinin tam dolmadığını, bazılarının da tam olarak hayata geçirilemediğini, bunların Genelkurmay'a bağlı ve Genelkurmay'ın bilgisi dahilinde yayın yapacak olduklarını, yeni açılan sitelerde ('bu siteler Genelkurmay Başkanlığı'nın bilgi ve kontrolünde hazırlanmıştır" gibi ibarelerin olmadığını, açıkça sitelerin Genelkurmay'a ait olduğunu gösteren hiçbir yazı ve amblemin olmadığını, sivil memurlara gazeteciler hakkında bilgi çıkarma görevi verildiğini, Hürriyet, Milliyet vb. gazete yazarlarının isimleri ve mail isimlerinin listesini çıkardıklarını, okuyucu köşeleri dahil bu bilgilerin istendiğini, internet sitelerinde kesinlikle hükümet üyeleri aleyhine yıpratıcı nitelikte yayın ve haber yapmadığını, böyle bir yetkisinin de olmadığını, ancak Genelkurmay'a ait sitelerde benzer haberlerin çıktığını kendisinin de üzülerek gördüğünü "

Şüpheli Mehmet Bülent Sarıkahya 10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; site içeriklerinde yer alan yürütme organı karşıtı ve Dursun Çiçek imzalı îrticayla Mücadele eylem planındaki hususlara paralel yayınlar ile ilgili olarak, bu şekilde yayınlar yapıldığı konusunda bilgisinin olduğunu, içeriğini gördüğünü fakat müdahale etme durumunun olmadığını, bu içerikleri şube müdürlerinin sağladığını, irtica.org isimli sitedeki haberlerden 2008 yılına kadar Cari İşlem Şube Müdürü Dursun Çiçek'in, 2008 yılından sonra da 2. Şube Müdürü Ziya İlker Göktaş'ın sorumlu olduğunu,

Şüpheli Dursun Çiçek 08.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde özetle; siyasi ve irticai sitelerin kendi sorumluluğu alanında olmadığını, bu sitelerin içeriklerinin Harekat Başkanlığına, yani Korgenerale kadar günlük olarak arz olunduğunu, oradan gelen onay sonucu sitelerde yayınlandığını, internet sitesi kurdurmanın tek başlarına karar verebilecekleri bir konu olmadığını, kendisinin talimatı olmadan Meryem Kurşun'un sitelere hiçbir içerik ekleyemediğini kendisinin de bağlı olduğu Daire Başkanlığından onay almadan böyle bir içerik ve haber yayınlatamadığını, o dönemdeki yayınların başlıklarının bir bölümü okunup, bu haber başlıklarının daha çok AKP Hükümetine, siyasi konulara ve dini gruplara yönelik olduğu hatırlatılarak, yeniden sorulduğunda, haber başlıklarını hatırlamadığını ama o dönem gündemdeki konulara göre site yöneticisinin hazırladığı listeleri yayınlamış olabileceklerini, fakat bunu onay alarak yapmış olduklarını, site içerikleri hakkında Genelkurmay Başkanlığından alınan cevabi yazı ile birlikte içeriklere karşı beyanlarda bulunan şüphelilerin ifadeleri okunarak sorulduğunda, Genelkurmay Başkanlığı'nın cevabının gerçekçi olmadığını, bu sitelerde yayınlanan haberlerin kendi hazırladıkları haberler olmayıp, site yöneticilerinin derleyip başka sitelerden bulup kendi sitesine koyup koymama konusunda danıştığı dokümanlar olduğunu, kendilerinin de bu listeleri komutanlarına sunup, uygun onay aldıktan sonra yayınladıklarını, bu yayınların İrticayla Mücadele Eylem Planıyla bir ilgisinin olmadığını,

Şüpheli Meryem Kurşun 07.06.2011 tarihli emniyet ifadesinde; sitenin yayın politikasının Laiklik ve Atatürkçülük odaklı olduğunu, iletişim Daire Başkanlığında günlük olarak basın özetlerinin getirildiğini, bunları bazen Dursun Albay'ın getirip verdiğini, bazen Ayla Hanım vasıtasıyla haberlerin dağıtıldığını, bu özetler içerisinden herkesin sitesinde yayınlayacağı yazıları seçip eklediğini, zaten gazete haberleri olduğu için ellerine verilen basın özetlerinden seçtiklerini internetten bulup siteye eklediklerini, ama bu basın özetlerinin sabah 9 civarında dağıtılmadan önce komutanın bunları okuyup değerlendirip değerlendirmediğini bilmediğini, hem komutanların kendilerinden daha önce işe geldiklerini hem de bazen basın özetleri geldiğinde üzerilerinde hangi siteye ekleneceğine dair l'nci şube, 2'nci şube şeklinde ibarelerin yazıldığını gördüklerini, genel olarak basın özetlerinin önce daire başkanı, ardından ilgili şube müdürlerinin kontrolünden sonra kendilerine ulaştırıldığını, çok sık olmamakla birlikte kendi yazdıkları yazıları da siteye eklediklerini, sitenin yayın politikasını belirleme gibi bir yetkisinin olmadığını, Ziya Albay'ın içeriklere doğrudan müdahil olduğunu, yani kontrol anlamında, dikkat ettiğini, Fuat Albay'ın ilgilenmediğini, hatta bu site içeriklerinin sıkıntı doğuracağını yanlış olduğunu da söylediğini, Dursun Albay'ın da sitelerle ilgilendiğini, basın özetlerini kendisinin verdiğini, kendisinin de dönem dönem yaptığı işi sorguladığını, böyle basit kışkırtıcı haberlerin yayınlanmasını çok içine sindiremediğini, mevcut site politikalarının ucu kapalı yayınlanmış haberi a.1 yapıştır şeklinde basit bir iş olduğunu, sitelere gönderilen okur yorumlarının cevaplarını kendisinin verdiğini, İlker Albay sonradan kendi odasına internet koydurup oradan sitenin takibini yaptığını, onun da siteye müdahale edebildiğini, site içeriğinde yer alan yayınlarla ilgili olarak Murat Yüzbaşının bazen şöyle olmalı böyle olmalı şeklinde tavsiye niteliğinde uyarılarının olduğunu, sitelerin yayın politikasını belirleme gibi bir yetkisi ve rolünün olmadığını, içeriğini bile ellerine verilen basın bültenlerinden ekliyorken kendisine verilen haberleri siteye ekleme noktasında bir itirazının olmasının, çalıştığı birimdeki durum da dikkate alındığında mümkün olmadığını, kendisine irtica.org isimli siteye ait arşiv kayıtları ve yer alan haberler gösterilerek sorulduğunda bu haberlerin kendisi ve kendisi gibi yetkili olan kişilerce sitelere eklenmiş haberler olduğunu, verilenin dışına çıkma gibi bir lükslerinin olmadığını,söz konusu yayınların bir plan dahilinde siteye eklendiklerini bilmediğini, sadece açık kaynak yayınlarını eklediğini, hatta. Dursun Albay'ın da ara ara Cumhuriyet Gazetesi'nde çok malzeme olduğunu söylediğini, sitenin kendi inisiyatifiyle yönettiği bir site olmadığını, maalesef iş icabı ve hiyerarşik bir kurumda çalışırken böyle bir görevde bulunduğunu, ilk fırsatta kurumdan ayrıldığını, şube müdürlerinin üstlerindeki komutanlara haftalık sitelerin raytingleri ile ilgili bilgi verdiklerini, sivil memurlar arasında, sitenin reytingine göre de bir rekabet başladığını, başarılı personele hem itibar edildiği hem de bu personelin ödüllendirildiğini, bunun da sitelerin güncellenmesi ve işletilmesinde motivasyonu artırdığını, site içeriklerinin bir plan dahilinde olduğunu bilmeden sadece verilen görevi yapmak için haber eklediğini, sitelerde yer alan haberlerin Vatan gazetesinden, Cumhuriyet gazetesinden, Akşam gazetesinden, Hürriyetten, Milliyetten Radikalden alınmış haber ve köşe yazıları olduğunu, hatta Fuat Albay döneminde irtica.org isimli sitede kendileri ile ilgili yayınlanan bazı yayınlar sebebiyle Adnan Oktar'ın avukatlarının bu yazının kaldırılması aksi takdirde şikayetçi olacaklarını belirttiklerini, onun da daire başkanı İhsan Balabanlı'ya sorduğunu ve haberlerin sitelerden kaldırılmasının söylendiğini, kendilerinin de kaldırdıklarını, bu sitelerin bu şekilde yürütme organını baskı altıncı, almak amacıyla çalıştırıldıklarını bir plan dahilinde işletildiklerini, farklı amaçlara hizmet ettiklerini bilse kesinlikle yayınlamayacağını, bunun bir sorun oluşturabileceğini hiç düşünmediğini, bu siteler yönetilirken objektif kriterlere uygun, her görüşe eşit mesafede gelişime açık olması gerektiği, ancak kendisine siteye eklemesi için verilen haberlerin ideoloji kokan, ham ve gelişmemiş düşüncenin ürünü olduklarını'^

Şüpheli Mustafa Bakıcı 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; Dursun Çiçek'in site içeriklerinin hiyerarşik olarak alınan onay sonucu eklendiklerini belirtir beyanları ile ilgili olarak, Daire Başkanı Vekili olarak çalıştığı dönemde Dursun Çiçek'in 3. Şube Müdürü olduğunu, kendinden önce nasıl çalıştırıldığını bilemediğini, söylemiş olduğu tarzda da çalışmış olabileceğini, beyanlarını kabul etmediğini, bu haberlerin içerikleri yönünde kendisinin herhangi bir onayı olmadığını, Daire Başkanlığına vekalet ettiği dönemde kendisine ulusal haber kaynaklı haberlerin sitelere konulduğunun söylendiğini, herhangi bir denetimi veya onayının olmadığını, şube müdürlerinin zaman zaman yanına gelip sitelere bazı haberleri eklediklerini söylediklerinde neyle ilgili olduğunu sorduğunu, eğer bu haberin sakıncasını görürse siteye koymadıklarını, ama görev yaptığı dönemde böyle sakıncalı gördüğü bir haber olmadığını, Dursun Çiçek'in site içerikleri eklenmesindeki usul ile ilgili olarak bu internet sitelerinin içeriğini araştıracak kadar zamana sahip olmadığını, Dursun Çiçek'in bu yöndeki beyanlarını kabul etmediğini, çalıştığı dönemin çok yoğun olduğunu, bu sitelerin içeriklerini incelemesinin mümkün olmadığını, herhangi bir şekilde de site içeriklerine müdahale etmediğini, görevi devir aldığında ilk verdiği emirlerden bir tanesinin de kimsenin kendiliğinden bu tür sitelerde yorum yazmaması olduğunu, aynı şekilde siyasi içerikli yazı yazılmaması talimatını sözlü olarak verdiğini,

Şüpheli Mehmet Eröz 15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; kendisinden önce alınan şüpheli ve tanık beyanlarında internet sitesinde yer alan ve sansasyonel haberlerin öncelikle sivil memur tarafından derlenip, Proje Subayı'na oradan da Şube Müdürü'ne aktarıldığı, Şube Müdürü'nün bu haberleri Daire Başkanı'na, Daire Başkanı'nın da Harekat Başkanı'na arz ettiği, oradan onay alındıktan sonra bu haberlerin yayınlandığı, aksinin mümkün olamayacağı yönündeki beyanları hatırlatılarak yeniden sorulduğunda, kendi döneminde böyle hiçbir bir olayın olmadığını ve gerçekleşmediğini, görev aldığı dönem içerisinde de bu tip hükümet aleyhinde veya kamuoyunda infial yaratacak şekilde internet haberi yayınlanmadığını, böyle bir onayı olmadığını, Dursun Çiçek'in sitelere içeriklerin hiyerarşik düzen içerisinde onaylanarak eklendiklerini belirtir beyanları ve genelkurmay başkanlığının site içeriklerine ilişkin cevabi yazısı ile ilgili olarak kendi zamanında asla soruşturma konusu internet haberlerinin önüne gelmediğini, böyle bir şeyin taraflarınca çalıştırılmadığını, burada yer alan bilgilerin tamamının kendinden önceki döneme ait olduğunu, kendi bilgisi dahilinde güncellenmediğini ve yayınlanmadığını, Genelkurmay Başkanlığının cevabi yazısının doğru olduğunu, kendilerinin tasvip etmediği ve onaylamadıkları bu tür haberleri yayınlanmışsa o dönemin sorumlu personelinin hatasından kaynaklanmış olabileceğini, ama hiyerarşik bir yapıda onay alınarak mı yapılıp yapılmadığını bilmediğini" beyan etmiştir.

Her ne kadar Dursun Çiçek savunmasında, kendi sorumlu olduğu dönemde sitelerin okunma oranlarının yüksek olmadığını beyan etse de, Mehmet Bülent Sarıkahya'ya ait dijitallerde yer alan ve harekat başkanı tarafından da elektronik ortamda parafe edildiği belirtilen internet siteleri ile ilgili bilgi notunda Ekim ayında aylık olarak giriş yapan okuyucu sayısının 150.478'den 235.843'e ulaştığı belirtilmektedir. Yine aynı bilgi notunun ekindeki grafikte de Haziran 2007- Kasım 2007 döneminde irtica.org sitesine 55417 ve turkatak.gen.tr sitesine 215510 olmak üzere tüm internet sitelerine 894598 ziyaretçinin giriş yaptığı belirtilmiştir.

Söz konusu sitelerin içeriklerinin, Genelkurmay Başkanlığının gönderdiği cevabi yazıda belirtilen sitelerin kurulum ve işletim amaçları ile herhangi bir ilgisinin olmadığı yukarıda yapılan detaylı incelemelerden anlaşılmaktadır. Özellikle site içeriklerinden sorumlu şüphelilerin ifadelerinin ilk bölümlerinde, sitelerin tanıtım ve bilgilendirme amacıyla yayın yaptığını belirttikleri, sitelerde yer alan ve bu amaçlarla ilgisi olmayan yayınlar sorulduğunda ise genel olarak kendilerinden önceki dönemlerde bu yayınların olduğunu, kendi dönemlerinde bu tür yayınların olmadığını beyan ettikleri görülmüştür. Ancak sitelerin içerikleri ile ilgili kısımda da ele alındığı üzere, sitelerin yayın politikasında herhangi bir değişikliğin olduğuna dair somut bir bilgi yer almamakta, bilakis mevcut deliller sitelerin yayın politikasını'^Dür^ sorumlu olduğu dönem ve sonrasında benzer olduklarını göstermektedir. Bu bağlamda şüphelilerin bazılarının site içeriklerindeki soruşturma konusu hususların kendilerinden önceki dönemi ilgilendirdiğini belirtir beyanlarının suçtan kurtulma amacına yönelik olduğu değerlendirilmektedir.

Şüpheliler Dursun Çiçek, Fuat Selvi ve Meryem Kurşun'un ifadeleri, sitelere eklenen yayınların emir komuta silsilesi içerisinde sorumlu amirlerin bilgisi dahilinde belirlendiğini göstermektedir.

VIII- Genelkurmay Başkanlığı'nın Yürüttüğü Soruşturmaya Ait Evrakların İncelenmesi[değiştir]

İrticayla Mücadele Eylem planı kapsamında Genelkurmay Askeri savcılığı da ayrıca soruşturma yürütmüş ve bu soruşturmaya ilişkin evraklar farklı tarihlerde Genelkurmay Adli Müşavirliğinden istenmiştir. Bu başlık altında incelenecek olan hususlar söz konusu soruşturma ile ilgili olduğundan şahısların tanık veya şüpheli olarak değerlendirilmesi askeri savcılığın dosyasındaki değerlendirmelerdir.

Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği'nin 14 Haziran 2011 tarih ve 2011/1396/91531755 sayılı cevabi yazısı ile Başsavcılığımıza gönderilen, 12 Mayıs 2010 tarih ve 2010/274 esas nolu iddianamenin 4.sayfasının son paragrafında; "3'üncü Bilgi Destek Şubesinde personelin kullandığı bilgisayarların Genelkurmay MEBS Başkanlığı Bilgisayar Merkezindeki ana sunucular ve yedekleri üzerinde 01 Nisan 2009-12 Haziran 2009 tarihlerini içerecek şekilde yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen raporda (K-B/454-488) sonuç olarak; incelenen malzemelerin içeriğinde "İrticayla Mücadele Eylem Planı" başlıklı/konulu belgeye veya belgenin bir izine rastlanmadığı" şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Şüpheli Mehmet Eröz'ün ifadesinde; "kendisinin Harekat Başkanlığı ve Bilgi Destek Dairesinde bağımsız internet faaliyetlerine son verilmesi nedeniyle açığa çıkan bilgisayarların güvenli sil işlemi için emir verdiği hususunun doğru olduğunu, bu faaliyetin aslında uzun süredir devam etmekte olduğunu, 12 Haziran 2009 tarihinde Taraf Gazetesinde söz konusu haberin yayımlanması üzerine bu yöndeki faaliyetlerin hızlandırıldığını ve hemen her hafta sonu olduğu gibi 20 Haziran 2009 günü karargaha geldiğinde buna ilişkin emri Bilgi Destek Daire Başkanlığı ve MEBS Başkanlığına gönderdiğini, bu emri vermekteki amacının herhangi bir bilgiyi ve delili adli makamlardan veya diğer yetkili mercilerden saklamak, gizlemek ve yok etmek olmadığını, emri verdiği Tuğg. Mustafa Bakıcı'nın bu işlemi ne zaman ve ne şekilde icra ettiğini bilmediğini, ayrıca güvenli sil işlemine tabi tutulan bilgisayarların çoğunluğunun TSK NET e bağlı bilgisayarlar olduğunu, bunların yedeklerinin MEBS Başkanlığında tutulmuş olması gerektiğini^ beyan ettiği,

Şüpheli Alb. Ziya İlker Göktaş ifadesinde; (i12 Haziran 2009 tarihinde saat 07.30 civarında daireye geldiğini, nöbetçi subayının haberin yer aldığı Taraf Gazetesini incelediğini görünce kendisinin de habere baktığını, masaya oturup haberle ilgili not almaya başladığını, bu sırada Vinci Şube Müdürü Alb. Sedat Özüer'in de geldiğini, haberi birlikte incelemeye başladıklarını, 10 dakika kadar sonra Tümg. Mutlu Arıkan'ın yanında bir binbaşı ile birlikte geldiğini, "haberi inceleyip incelemediğimizi" sorduğunda, "incelediklerini ve haberin doğru olmadığını, böyle bir çalışmanın yapılmadığını, belgedeki ifadelerin ve şeklinin askeri yazım tekniğine uygun olmadığını, sahte olabileceğini" arz ettiklerini, kendisinin olayla ilgili notlar alıp bir süre konuyla ilgili konuşmalardan sonra daireden ayrıldığını" beyan ettiği,

Tanık Hv.İsth.Alb. Fuat Selvi ifadesinde; "İrticayla mücadele eylem planı başlıklı herhangi bir belgeyi görmediğini, böyle bir çalışma yapılmış olsa haberinin olacağını beyan ettiği,

Tanık Svl.Me. Meryem Kurşun ifadesinde 19 Haziran 2009 günü mesaiden sonra gece kendisini İlker Albayın arayarak ertesi gün 09.00-10.00 gibi mesaiye gelmesini söylediğini,

ertesi gün belirtilen saatte daireye gittiğini, hemen hemen tüm personelin hazır olduğunu gördüğünü, İlker Albay'ın hem kendisine ait hem de kursta bulunan Müfit Binbaşının dolap ve masalarını kontrol ederek gereksiz belgelerin, evrakın, diğer yazılı dokümanların kırpılarak imha edilmesini söylediğini, hemen hemen hepsi internetten indirilmiş yazılar, haberler ve makaleler ile diğer dokümanları ayırıp imha makinesinde imha ettiğini, akşam 17.30-18.OO'a kadar bu çalışmalarını sürdürdüğünü, imha ettiği dokümanlar arasında hiçbir resmi belge olmadığını, bu nedenle bunlarla ilgili tutanak düzenlemediğini, benzer faaliyetlerin diğer şubelerde de yapıldığını tahmin ettiğini, kendisinin internet bilgisayarının mesai yaptıklarından bir gün önce Cuma günü alındığını ve bir daha getirilmediğini, bu tarihten sonra dairede kimsede internet bilgisayarı kalmadığını beyan ettiği,

Tanık Svl.Me. Veysel Özışık ifadesinde; "12 Haziran 2009 tarihinde mesaiye geldiğinde Taraf Gazetesinde Dursun Çiçek Albay'ın isminin de geçtiği haberin yer aldığını öğrendiğini, daha sonra işleriyle uğraştığını, Askeri Savcıların 3füncii Bilgi Destek Şubesine geldiklerinden haberdar olduğunu, ne yaptıklarını bilmediğini, 15 Haziran 2009 tarihinden sonra aynı şubede bazı araştırmalar yapıldığını, ancak ne olduğunu bilmediğini, 19 Haziran 2009 günü gece saat 22.45 sıralarında şube müdürünün telefonla kendisini arayarak "mesaiye gelmesi gerektiğini" söylediğini, bunun üzerine mesaiye geldiğini, kendisi gibi gelen başka daire personelinin de olduğunu gördüğünü, şube müdürü tarafından "haftalık faaliyetler klasörünü kontrol ederek "İrtica, Fetullah Gülen gibi ibarelerin geçtiği dokümanların araştırılarak imhasının" emredildiği, yaptığı kontrollerde böyle herhangi bir belgeye rastlamadığını, diğer şubelerde de benzer faaliyetlerin devam ettiğini, işlemleri tamamladıktan sonra saat 05.00 sıralarında daireden ayrıldığını, ertesi gün 08.30-09.00 sıralarında tekrar daireye geldiğini, o gün imha işleminin yapılmadığını, imhası yapılan dokümanların ve dairede kırpılamayan bazı malzemelerin genel imha yerine araçla taşınmasının yapıldığını, öğlene kadar bu işlemlerin tamamlandığını, öğleden sonra saat 14.00 sıralarında MEBS'ten 5-6 kişilik bir ekibin geldiğini, önce Daire Başkanı ile görüştüklerini, daha sonra numaraları tespit edilen bilgisayarların silineceğinin söylendiğini, bu iş için OBİ subaylarının görevlendirildiğini, takip eden Pazartesi günü verilen talimat üzerine, bilgisayarını MEBS'e götürdüğünü ve "MAK Adresi" yüklenmesi işlemini yaptırdığını, bu işlemden sonra bilgisayarın eskisi gibi çalıştığını, takip eden günler içerisinde tüm internet bilgisayarlarının MEBS'e iade edildiğini ve dairede internet bilgisayarlarının kullanımına son verildiğini" beyan ettiği,

Tanık Is.Er Cüneyt Alkan ifadelerinde; "12 Haziran 2009 tarihinde gazetede haberin yayımlanmasından sonra dairede belgelerin imha edilip yakıldığına şahit olmadığını, günlük olarak bazı belgelerin kırpıldığını, Alb. Cemal Gökçeoğlu'nun kendisini "bu olayla ilgili sivilde arkadaşlarına bir şey anlatmaması" için uyarıda bulunduğunu, evrak kırpma ve imha işleminde bizzat görev almadığını, emir astsubayı olan Yakup Astsubayın kendisine "burada yaşadıklarını, Dursun Albayın tahliye olduktan sonra buraya geldiğini, sabaha kadar çalışıldığını kimseye anlatma" dediğini, Dursun Albayın olay ortaya çıktıktan sonra, sabaha kadar çalıştıklarını, ertesi gün saat 03. OO'a kadar çalıştıklarını, her iki gece tüm şube müdürlerinin orada olduğunu, iki gün bu şekilde çalışıldığını, ilk gün 60-65 çuval evrakın araca yüklenip götürüldüğünü, evrak ayıklamasının yapılmadığını, bütün evrakların kırpıldığını, Yakup Astsubay ve Nuri Yıldırım Albayın "gördüklerini hiç kimseye kesinlikle söyleme" dediğini, aynı şekilde Alb. Hulusi Gülbahar'ın da uyarıda bulunduğunu, evrakları taşımak için başka askerlerin de yardımcı olduğunu, önceki ifadesinde bunları söylemekten çekindiğini, ancak kendisine kimsenin telkinde ve baskıda bulunmadığını, dairedeki tüm bilgisayarların bilgisayar merkezine taşındığını, niye taşındığını bilmediğini, bu bilgisayarların daha sonra geri getirildiğini, iki kez üst üste sabahlara kadar çalışma olayının Dursun Albayın cezaevinden çıkıp da daireye geldiği günlerde olduğunu, belgelerin kırpılması olayının da aynı günlerde yapıldığını" beyan ettiği,

Tanık Tuğg. Murat Üçüncü ifadesinde "12 Haziran 2009 tarihinde Taraf Gazetesinde yer alan haber üzerine Genelkurmay Askeri Savcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, Bilgi Destek Daire Başkanlığında görevli 8 veya 10 kullanıcıya ait bilgisayar merkezindeki kapalı ağda bulunan dosya sunucusundaki bilgilerin bir heyet vasıtasıyla incelendiğini, 20 Haziran 2009 tarihinde Cumartesi günü çalışmak üzere daireye geldiğinde, İç Güv.D.Bşk Tuğg. Mustafa Bakıcı'nın kendisine "Bilgi Destek Dairesindeki internet faaliyetlerinin sonlandırılacağına" ilişkin emir aldığını söylediğini, karşılık olarak "bu konuda işlem yapabilmek için emir verilmesi gerektiği" cevabını verdiğini, bu gelişme karşısında. İşletme Şube Müdürü Alb. Şükrü Kısadere'yi mesaiye çağırdığını, bu konuları görüşmek üzere Tuğg. Mustafa. Bakıcı ile birlikte Bilgi Destek Dairesine gittiklerini, yaptıkları görüşmede "bu işlemin zamana yayılmasının uygun olduğunu, işlemlerin uzun sürebileceğini, bu konuda emir hazırlanarak dairenin emirle görevlendirilmesi gerektiğini" söylediğini, Bakıcı generalin telefonla Harekat Başkanına bildirdiğini, Harekat Başkanlığı tarafından hazırlanan ve kendisine getirilen emri Alb. Şükrü Kısadere'ye ilettiğini, bu emir doğrultusunda Bilgi Destek Daire Başkanlığında numaraları tespit edilmiş olan bilgisayarlar üzerinde dairenin bu işle görevli personelinin nezaretinde güvenli sil işleminin yapıldığını" beyan ettiği,

Tanık Mu.Kd. Alb. Şükrü Kısadere ifadesinde ((belgenin basında ilk defa yer almasından sonra 17 Haziran 2009 tarihinde Askeri Savcılık tarafından Bilgi Destek Dairesi 3'ncü Bilgi Destek şubesinde kullanılan 14 adet bilgisayarın ana sunucu üzerindeki kullanıcı hesaplarının bilirkişi olarak görevlendirilen Hv.Mu.Yzb. Anıl Aytaç ile kendisi tarafından ona yardım etmek üzere görevlendirilen Dz.Müh.Ütğm. Erhan Sakallı tarafından incelendiğini, bu işlemlerin 20 Haziran 2009 tarihinde tamamlanarak düzenlenen raporun Askeri Savcılığa sunulduğunu; aynı tarihte Bilgi Sistem Daire Başkanı Tuğg. Murat Üçüncü'nün "Bilgi Destek Dairesine gidilerek gösterilen bilgisayarlara güvenli sil işlemi yapmalarının" emredildiğini, bunun üzerine Bnb. Fatih Kuban, Bçvş. Muammer Tamay ve Üçvş. Ali Akkoç ile birlikte Bilgi Destek Dairesine gittiklerini, Daire Başkanı Tuğg. Mustafa Bakıcı'ya "bu işlem için yazılı emir olması gerektiğini" ifade ettiğini, bunun üzerine Tuğg. Bakıcı'nın Tuğg. Murat Üçüncü ile görüştüklerini, kendilerinin Bilgi Destek Dairesinden ayrıldıklarını, aradan bir süre geçtikten sonra "emrin imzalandığı ve işlemin yapılmasına başlanması" konusunda haber verilmesi üzerine aynı personelle Bilgi Destek Dairesine gittiklerini, listesi verilen 26 adet bilgisayar ile 5 adet sunucu bilgisayarın güvenli sil işlemlerini başlattıklarını, bu işlemler sırasında dairenin OBİ Subayı Yzb. Murat ile yanındaki bir sivil memurun kendilerine yardımcı olduklarını ve güvenli sil işlemlerini başlattıktan sonra personeli ile birlikte oradan ayrıldıklarını" beyan ettiği görülmüştür.

Askeri Savcılıkça yürütülen soruşturmada tanık olarak ifadesi alman Veysel Özışık'm "şube müdürü tarafından haftalık faaliyetler klasörünü kontrol ederek İrtica., Fetullah Gülen" gibi ibarelerin geçtiği dokümanların araştırılarak imhasının emredildiği,J şeklindeki beyanları, karargahta meydana gelen evrak imha işleminin İlticayla Mücadele Eylem Planı ile benzer temalı evraklara yönelik olduğunu ortaya koymaktadır.

Yine dosyada mevcut bu iddianamede belirtilen ifadeler bölümü incelendiğinde güvenli silme işlemine tabi tutulduğu belirtilen bilgisayarların bazı şüpheli ve tanıklarca internet bilgisayarı olarak tanımlamasına rağmen Mehmet Eröz'ün TSK net ağma bağlı bilgisayarların çoğunlukta olduğunu belirtmesi dikkat çekmiştir.

Yine Genelkurmay Başkanlığı'nm 04/11/2009 tarihli yazımıza istinaden Başsavcılığımıza gönderdiği soruşturma evrakları incelendiğinde,

Dursun Çiçek'in görevli olduğu 3. Bilgi Destek Şube Müdürlüğü'nde 7 (yedi) adet internet ve 7 (yedi) adet internet bilgisayarı olduğu, internete bağlı bilgisayarlardan, Dursun Çiçek, Ruhi Çalışkan, Jale Coşkun, Tuncay Gülbeş, Nejat Özgüneş'in kullanımında olan bilgisayarlara bağlı 5 (beş) adet yazıcının olduğu ve yazıcılardan alman çıktıların 22/04/2009 tarihinden itibaren kaydedildiği, bilirkişi olarak tayin edilen kişilerden, soruşturmaya konu belgenin Gnkur. Bilgi Destek Daire Başkanlığı 3. Bilgi Destek Şube müdürlüğü tarafından kullanılan bilgisayarlarda üretilip üretilmediği, belleklerinde ve silinmiş ve^Û^T^^böyle bir belgenin mevcut olup olmadığının tespiti konusunda mütalaa vermelerinin istendiği, bahse konu hard disklerin incelenmek üzere bilirkişilere teslim edildiği ve 1. Bilgi Destek Şube Müdürü Top.Kur.Kd.Alb. Sedat Özüer'in hazurun olarak görevlendirildiği, Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Daire Başkanlığı 3'üncü Bilgi Destek Şube Müdürlüğü bilgisayarlarından sökülen sabit disklerin adli bilişim yazılımlarıyla incelenmesinin yapılarak "İrticayla Mücadele Eylem Planı" başlıklı/konulu belgenin iz takibinin yapılması, yazılı bir rapor hazırlanması talimatı verildiği, 12 Haziran 2009 tarihinde bilirkişi olarak görevlendirilen J.Kd.Bçvş Serdar Aslan ve Hv.Mu.Yzb Anıl Aytaç'm hazırladıkları bilirkişi raporuna göre; mevcut veya silinmiş dosyalar içeriklerinde anahtar sözcük olarak belgede geçen "Sabetaycı" kelimesi kullanılarak "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nm varlığının araştırıldığı ve bahse konu belgeye veya belgenin izine rastlanılmadığı, bilirkişi raporunun görevlendirmeden bir gün sonra yani 13 Haziran 2009 tarihli olduğu, incelemeye konu hard disklerin 3 tanesinin incelenmek için alındıkları gün olan 12 Haziran'da, diğerlerinin ise bir gün sonra 13 Haziran'da ilgili birim görevlilerine "gerekli inceleme yapıldıktan sonra içerikleri değiştirilmeden ve üzerilerindeki bilgiler kopyalanmadan " teslim edildikleri,

Soruşturma kapsamında ifadesi alman Mustafa Bakıcı'nm ifadesine ek olarak İrticayla Mücadele Eylem Planı isimli belgenin askeri yazım teknikleri, askeri literatür, terminolojiye uygun olmadığını belirtir Z.İlker Göktaş, L.İhsan Yankıoğlu., Sedat Özüer imzalı ve Mustafa Bakıcı onaylı tarihsiz bir tutanak sunduğu,

Askeri Savcılığın 17/06/2009 tarihli Bilirkişi Tayin, Yemin ve Dinleme Tutanağında belirtildiğine göre, bilirkişi Hv.Yzb.Anıl Aytaç'tan, u Genelkurmay Bilgi Destek Daire Bşklığı 3. Bilgi Destek Şube Md.lüğü tarafından kullandığı anlaşılan bilgisayarların (şube kullanıcılarının) ana sunucuları üzerindeki kullanıcı hesaplarında soruşturma konusu belgenin, belgeye ait izin mevcut olup olmadığının tespiti noktasında, ilim ve fenne dayalı mütalaasını vermesinin istendiği", bilirkişi tayin edilen şahsın, MEBS Bilgisayar Merkezindeki ana sunucular ve yedekler üzerinde inceleme yapmak gerektiği, bu konuda kendisine yardımcı olmak üzere MEBS Bşk.lığmdan personel görevlendirilmesinin uygun olacağını ve konu ile ilgili olarak kendisine süre verilmesini talep ettiğini, 21 Haziran 2009 tarihine kadar süre verildiği, 20 Haziran 2009 tarihli bilirkişi raporunda; "Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Daire Başkanlığı 3 üncü Bilgi Destek Şube Müdürlüğünde görevli personele ait TSK NET(EK-A) ve internet (EK-B) kullanıcı hesaplarının MEBS Bilgisayar Merkezindeki;

a. TSK NET dosya sunucularında bulunan 17 Haziran 2009 tarihli kullanıcı alanlarının içeriği(2 GB veri, 387 adet muhtelif dosya)

b. İnternet dosya sunucularında bulunan 18 Haziran 2009 tarihli kullanıcı alanlarının içeriği(sıfır adet dosya),

c. İnternet yedekleme sunucularında bulunan 01 Nisan 2009-18 Haziran 2009 tarihleri dahil kullanıcı alanlarının günlük olarak yedeklerinin içeriği (Yedi adet muhtelif dosya),

ç. TSK NET yedekleme sunucularında bulunan 01 Nisan 2009- 12 Haziran 2009 tarihleri dahil arası kullanıcı alanlarının günlük olarak yedeklerinin içeriği (450 GB veri, 721.884 adet muhtelif dosya),

d. TSK NET elektronik postacı yedekleme sunucularında bulunan 01 Nisan 2009- 12 Haziran 2009 tarihleri dahil cırcısı elektronik posta içeriklerinin (705 adet e-posta),

e. İnternet elektronik posta yedekleme sunucularında bulunan 01 Nisan 2009- 12 Haziran 2009 tarihleri dahil arası elektronik posta içeriklerinin (Sıfır adet e-posta)olduğunun belirtildiği,

Bilirkişi raporuna EK-E olarak eklenen 20 Haziran 2009 tarihli Erhan Sakallı, Hakan Yıldırım, Anıl Aytaç ve Şükrü Kısadere imzalı tutanakta; bilirkişi tarafından, 01 Nisan-12 Haziran 2009 tarihleri arası Milli Sistemler Etki alanı dosya sunucu verilerinin yedekleme sisteminden geri kurtarılmasının talep edildiği, konu ile ilgili gerekli kurtarmalarının 19 Haziran 2009 saat 13:00'da başladığı 20 Haziran 2009 saat 06:58'de fömamlcmdiğı, "belirtilen saatler dahilinde Genelkurmay Karargahı kullanıcı verilerinin yedekten kurtarılma taleplerinin yerine getir il eme diği, Milli Sistemler Etki alanındaki yedekleme faaliyetinin icra edilemediğinin belirtildiği görülmüştür.

Dursun Çiçek'in görevli olduğu birimdeki bilgisayarlarda yapılan bilirkişi incelemesinin anahtar kelime ile yapıldığı ve bir günde tamamlandığı görülmüştür. Bu durumda örneğin Gölcük'ten elde edilen ve İrticayla Mücadele Eylem Planının taslağı olan Proje isimli belge, içerisinde sabetaycı kelimesi geçmediği için bulunamayacaktır. Yine söz konusu belgenin taranmış hali veya fotoğrafı da söz konusu anahtar kelime ile arandığında bulunmayacak özellikte olacaktır. Bu sebeple sadece anahtar kelime kullanarak arama yapmak sıhhatli bir inceleme yöntemi değildir. Söz konusu bilirkişi inceleme yöntemi, incelemenin yapıldığı süre ve incelemelere konu zaman dilimi dikkate alındığında, soruşturma kapsamında Başsavcılığımıza gönderilen i(Sayın Zekeriya ÖZ, Kur.Alb. Dursun Çiçek ile ilgili askeri savcılıkta yürütülen soruşturma kapsamında Bilgi Destek Dairenin bilgisayarlarını inceleyen ekipte görevli birisi olarak incelemenin nasıl gerçekleştirildiğini, gerçeklerin nasıl üzerinin örtülmeye çalışıldığını sizinle paylaşmak istiyorum. " İbareleriyle başlayıp "Not: Savcım bu mektubu, kaybolabileceğini dikkate alarak Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Muhalefet liderlerine ve Adalet bakanına da gönderdim. " İbareleriyle son bulan ihbar mektubu içeriğindeki; "Kur.Alb. Dursun Çiçek ile ilgili askeri savcılıkta yürütülen soruşturma kapsamında Bilgi Destek Dairenin bilgisayarlarını inceleyen ekipte görevli birisi olarak incelemenin nasıl gerçekleştirildiğini, gerçeklerin nasıl üzerinin örtülmeye çalışıldığını sizinle paylaşmak istiyorum. Bilgi destek şubedeki bilgisayarlardan 14 adet hard disk sökülerek incelendi. Acele bir inceleme yaptırılarak bir gün sonra iade edilmesi istendi. 14 adet hard diskin sadece imajlarının alınması bile bu kadar kısa sürede mümkün değildi. Sadece hard disklerdeki dosyalarda kelime taraması yapılarak arama gerçekleştirildi. Bu şekilde yapılan arama ile ne silinmiş dosyalar ne de şifreli dosyalar incelenebildi. Şifreli dosyalar aranmadı ve şifre çözme işlemleri yapılamadı. Herhangi bir şifreli belgenin çözülmesi için bile zamana ihtiyaç vardır. İnceleme sırasında aynı dairede görevli olan Sedat Özüer albay görevlendirilerek inceleme işlemini gerçekleştiren ast rütbeli personel üzerinde psikolojik baskı oluşturuldu." Şeklindeki hususların muteber oldukları kanaatine varılmıştır.

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının 15 Şubat 2010 tarih ve 2010/164 sayılı cevabi yazısı ekinde yer alan soruşturma evrakları da incelenmiş, dosyada mevcut 23.06.2009 tarihli tutanakta Bilgi Destek Daire Başkanlığında kullanıldığı belirtilen 26 bilgisayar ve 5 sunucunun 20 Haziran 2009 tarihinde 35 kez güvenli sil işlemine tabi tutulduğu görülmüştür. Başsavcılığımıza gönderilen 30.09.2009 tarihli ihbarda ise, sivil savcılığın olaya el koyması gündeme gelince, Dursun Çiçek ve ilgili şubenin bilgisayarları ile ana sunucularının 19-20-21 Haziran 2009 tarihinde 35 kez geri getirilmeyecek şekilde silindiği belirtilmektedir. Tutanakta silme işlemine tabi tutulduğu belirtilen bilgisayarlar ve sunucuların BİM numaraları, ihbarda geçen BİM numaraları ile karşılaştırıldığında, 24248 ve 24571 BİM nolu bilgisayarlar hariç diğer bilgisayarların ihbarda silindiği belirtilen bilgisayarlardan oldukları tespit edilmiştir.

c- Soruşturmalar Kapsamında Elde Edilen Diğer Deliller Ve Örgütün Benzer Faaliyetleri[değiştir]

Yukarıda detaylı olarak incelenen internet siteleri ile ilgili olarak Ergenekon Terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önceden de birtakım bilgilerin olduğu yapılan sorgulamalar neticesinde anlaşılmıştır. Söz konusu hususlara her ne kadar 2010/106 esas sayılı davanın iddianamesinde değinilmiş olsa da, iddianameden sonraki süreçte bazı şüpheliler hakkında işlem yapılmış olması dolayısıyla ve aynı zamanda konu bütünlüğünü sağlamak gayesiyle bu başlık altında da bu hususlar ayrıntısıyla tekrar incelenmiştir.

I- Hayhay İsimli Belge[değiştir]

Ergenekon Terör Örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan Hasan Ataman Yıldırım'a ait işyeri adresinde 07.01.2009 tarihinde yapılan aramada elde edilen 117 nolu CD içerisindeki 111312 isimli dosyada yer alan "Hayhay" isimli belge incelendiğinde; Mecidiyeköy murat muh. Mehmet B Sarıkahya, Bşkrılık siteleri Yapım, yazılım link içerik yardımcı olunacak Forward et, tanıtım, mail grupları Ortadoğu yazılım irtibat kur İstediği zamn İstanbul a gelebilirmiş 533 419 28 42 mbsar@hotmail.com Macit Karacay, A. Kahraman siteler hakkında Feyyaz amirale görüş Siteler irtica.net, irtica.org, gencizbiz.net, gençlik, info, pkkgercegi. net, turkses. org, naksilik com, turkatakgen. tr, turkishgenocide. net, ozgurgenc.net" şeklinde ibareler ve internet sitesi adreslerinin yer aldığı, belgenin teknik özellikleri incelendiğinde Ataman isimli kullanıcı tarafından 20.09.2008 tarihinde oluşturulduğu ve aynı kullanıcı tarafından 05.11.2008 tarihinde son kez kaydedildiği görülmüştür.

Yapılan incelemelerde ihbarda yer alan 42 siteden 31 tanesinde hayhaytr@yahoo.com adresinin sitelerin kullanıcı bilgilerinde yer aldığı, "Hayhay" isimli belgede yer alan 10 adet web sitesi isminin de ihbarda geçen 42 adet web sitesinden olduğu, belgedeki 10 siteden 9 tanesinde kullanıcı bilgisi olarak "hayhaytr@yahoo.com" adresini verildiği, Macit Karacay ve A.Kahraman isimlerinin ihbara konu sitelerin kullanıcı bilgilerindeki hayali isimler oldukları ve sitelerin Ortadoğu yazılımdan sunucu hizmeti aldıkları tespit edilmiştir. Hay ibaresinin de Hasan Ataman Yıldırım isminin baş harflerinden oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Söz konusu hususlar Bülent Sarıkahya'ya 10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde sorulduğunda belgede yer alan telefon numarası ve e-posta adresinin kendisine ait olduğunu, adı geçen sitelerin 2008 yılındaki teşkilat değişikliğine kadar Cari İşlem Şube Müdürlüğüne bağlı olduklarını, Macit Karaçay'm hayali bir isim olduğunu, Ortadoğu Yazılım A.Ş'nin sunucularının bulunduğu IP'nin adresi olarak görünen TR.net firmasının bağlı olduğu bir firma olduğunu beyan etmiştir.

Hasan Ataman Yıldırım ise 16.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde suçlamaları kabul etmediğini, "hayhaytr"nin tamamen hayali bir isim olduğunu ismi ve soyadının kısaltılmasıyla hiçbir ilgisinin olmadığını, adresinde yapılan aramada ele geçtiği iddia olunan 117 nolu DVD'nin kendisine ait olmadığını, bunu kabul etmediği için içerisindeki yazı ve içerikleri de kabul etmediğini, Mehmet Bülent Sarıkahya isimli şahsı tanımadığını, bu şahısla herhangi bir görüşmesinin olmadığını, belgede Feyyaz amiral olarak belirtilen kişinin kim olduğu ile ilgili olarak bu kişinin sınıf arkadaşı olan Feyyaz Öğütçü olabileceğini, şu anda da Balyoz davasında tutuklu bulunduğunu, Mecidiyeköy Murat muhallebicisi ile ilgili olarak şirketinin Mecidiyeköy'e yakın, Gayrettepe bölgesinde olduğunu, Mecidiyeköy Murat Muhallebicisini bildiğini, önünden geçmiş olabileceğini, ama kesinlikle hayatında içeri hiç girmediğini beyan etmiştir.

Hasan Ataman Yıldırım'm 07.01.2009 tarihinde iş yerinde yapılan aramada elde edilen bir dijital veri içerisinde soruşturma konusu internet sitelerine ilişkin tutarlı bilgilerin bulunması, söz konusu aramanın internet sitelerinin deşifre olduğu 04 Şubat 2009 tarihinden daha önceki bir tarihte yapılması ve elde edilen Hayhay isimli belgenin de sitelerin deşifre olmasından daha önce oluşturulup son kez kaydedilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, Hasan Ataman Yıldırım'm söz konusu siteler ile fiili irtibat içerisinde olduğu kanaati oluşmuştur. Her ne kadar Hasan Ataman Yıldırım ifadesinde bu siteler ile ilgisinin olmadığını ve sitelere giriş yapması halinde dijitallerinde iz kalacağını belirtmiş olsa da, bilişim konusunda normal kullanıcılardan daha yetkin olan bir şahsın örgütün bu illegal faaliyetlerinde daha hassas davranacağı açıktır.

II- Nisan Bülteni İsimli Belge[değiştir]

Başsavcılığımızca yürütülen 2009/1570 sayılı soruşturma kapsamında haklarında işlem yapılan Burak Düzalan, Yakut Aksoy, Alperen Erdoğan isimli şahıslanûT B^ıîtte^Jcullandıkları evden elde edilen Data Traveler 2 GB 04183-322A00LF ibareli Kingston marka flash bellek içerisinde yer alan, Nisan Bülteni isimli word belgesi içerisinde; Başkanımızdan; Türkiye Cumhuriyeti ve TSK'nın devrimle kurulmasına rağmen stratejik ve kapsamlı bir şekilde Devrimci Subaylar yok ediliyor Emperyalistler ve onların hain işbirlikçileri yüzünden binlerce Atatürkçü Subay ve Harp Okulu örgencisi tasfiye edilmektedir Asker öncüleri ve kitle önderlerini eğitmek, strateji ve program üretmek, Cumhuriyet düşmanı akımları püskürterek ideolojik üstünlüğü ele geçirmek için gerekli kurumların oluşturulması ertelenemez bir görevdir Başarı bu görevin yaratıcı ve etkin biçimde yerine getirilmesine bağlıdır. Yeniden Yapılanma için toplumun değişik kesimlerinde, sinir merkezlerinde, örgütlerde ve kurumlarda kök salmış, oralardan beslenen ve desteklenen bir teşkilatlanma zorunluluktur Tarihte olduğu gibi yine Devrimci Harbiydiler emperyalist güçlerin oyunlarını bozacaktır. Elleri kolları bağlanmış hareketsiz hale gelmiş komutanlarına tekrar mücadele kararlılığını kazandırmak için yaratıcı motor gücü olacaklardır. Selam olsun devrimci karargahın aydınlığını rehber edinen tüm kardeşlerime... Doğu Perinçek Başkanımızın Emirleri; Moraller ve motivasyon zirvede tutulsun bu konuda her türlü faaliyet organize edilsin, Genç subayların fikri alt yapılarının ve ideolojilerinin sağlam temellere oturabilmesi için eğitim ve kamp çalışmaları yapılsın, bu bağlamda doküman ve materyallerin ulaştırılma kanalları kontrol edilsin, Yayınlar kesinlikle takip edilip çözümlemesi yapılmalı, Genç teğmenler arasında, taban çalışmaları için Ataman Yıldırım'ın ekibi yeniden harekete geçirilecek. İnternet yoğun bir şekilde propaganda faaliyetleri için kullanılacak " Şeklinde ibareler yer almaktadır.

III- görevlendirme İsimli Belge:[değiştir]

Adı geçen şüphelilerden elde edilen aynı dijital içerisindeki C/diğer isimli dosyalarda yer alan görevlendirme isimli belge içerisinde "Başkandan gelen emirler doğrultusunda yapılan görevlendirmeler" başlığı altında yer alan çok sayıda örgütsel nitelikte görevlendirme arasında; "Devrimci teğmenlerin TSK içinde tabana yayılma ve bilgilendirme çalışmalarında (mail grupları, PH içeren sunumlar, video siteleri, internet siteleri) Ataman Yıldırım ve ekibi (Fatih Koca, Altunay Şahin, Cem Şimşek, Recai Alkan'a bu konuda emirler verildi.) görevlidir." Şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

IV- VODAFON İsimli Belge[değiştir]

Hasan Ataman Yıldırım isimli şahsın yukarıda belirtilen işyeri adresinde yapılan aramada elde edilen Kingston Marka 512 Mb Flash bellek içerisinde yer alan "VODAFON" isimli belge içeriğinde; "Gölcük tersaneden yb. Altuncıy Şahin, Topelden yzb Cem Şimşek: Alenen Sesar 'ın reklamını yapmak da bu s., kafalılara kalmış sanki. Bu ib...r için uygun temaslar " Şeklinde ibarelerin yer aldığı, belgenin teknik özellikleri incelendiğinde Murat Ünlü isimli kullanıcı tarafından 14.11.2008 tarihinde oluşturulup son kez kaydedildiği tespit edilmiştir.

V- devleti yönetenler, doc İsimli Belge[değiştir]

Yine Hasan Ataman Yıldırım'a ait aynı iş yeri adresinde yapılan aramada elde edilen Stormax marka E0FD-1813 seri nolu hafıza kartı içerisinde yer alan "devleti yonetenler.doc" isimli 3 sayfadan ibaret DEVLETİ YÖNETENLER başlıklı belge içerisinde "Başbakan Tayyip Erdoğan: TBMM başkanı Bülent Arırıç: Dışişleri Bakanı Abdullah Gül: İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu: Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik: Başbakan yardımcısı Dengir Fırat: Bayındırlık ve iskân Bakanı Zeki Ergezen: Başbakanın Danışmanları 1. danışman: 2. danışman: 3. danışman: 4. danışman:" şeklinde başlıklar altında bazı devlet yöneticilerinin nitelikleri ve etnik kökenleri hakkında değerlendirmelere yer verildiği, belgenin. 11.09.05 tarihinde 14858507468 isimli kullanıcı tarafından oluşturulduğu ve DZ.KD.BNB.ALTUNAY Şahin isimli kullanıcı tarafından 11.09.2005 tarihinde son kez kaydedildiği, belgeyi oluşturan kullanıcı isminin (14858507468) Yusuf-Zeliha oğlu 01.10.1965 Felahiye doğumlu Kayseri Kocasinan Beşparmak nüfusuna kayıtlı Altunay Şahin'e ait T.C kimlik numarası olduğu tespit edilmiştir.

VI- İhbar Mektubu Ve Eki[değiştir]

Soruşturma kapsamında Başsavcılığımıza posta yolu ile gelen, Serdar Cem imzalı 2 sayfalık ihbar mektubunun ekinde yer alan Hyundai marka ES05D2 0706152013-29 seri nolu CD'nin içeriğinde yer alan Yeni KlasöıAMAİLLER isimli klasördeki "feyyaz öğütçü-mail çalışmam" isimli 11 sayfadan ibaret word belgesi içerisinde ilk sayfada, "Kora. Feyyaz Öğütçü'nün de içinde bulunduğu, DZKK'daki Ulusalcı yapılanmayı gösteren maillerden örnekler" şeklinde ibarenin olduğu, belge içerisinde bazı maillerin ekran görüntülerinin ve bu mailler ile ilgili birtakım bilgilerin yer aldığı görülmüştür. Belgenin 10. sayfasında "Dz. Bnb Recai Al kan, Dz. Bnb. Altunay Şahin, Dz. Yzb.Cem Şimşek, IkYzb. Fatih Koca'nın yazdığı TSK mensubu bir subaya yakışmayan, hükümete, genelkurmay başkanına, üst düzey komuta kademesine ağır hakaretler içeren sözde ulusalcı mailler:" şeklinde ibarenin yer aldığı tespit edilmiştir. Söz konusu ibarenin altında yer alan "I.MAIL" başlıklı mail görüntüsü incelendiğinde, mailin gönderen kısmında (from) RECAİ ALKAN (İK.BNB)(DZKK), gönderildiği tarih kısmında(sent) 06 Aralık 2004 Pazartesi saat: 16:03, (Monday, December 06, 2004 6:03 PM), gönderilen kısmında ALTUNAY ŞAHİN (DZ.BNB)(DZKK); H.K. (İK.YZB.) (DZKK); A.Ö. (İK.YZB)(DZKK); H.K. (İK.YZB.)(DZKK); FATİH KOCA (İK.YZB)(DZKK); H.K. (İK.YB)(DZKK); L.Y. (DZ.BNB)(DZKK); Ö.D. (MÜH. BNB) (D ZKK), konu kısmında(subject) "Eli Silahına Gitmeyen Asker.../ Sesar Raporu... " şeklinde ibarelerin yer aldığı, mail metni kısmında "Eli Silahına Gitmeyen Asker - Bağırsakları düğümlenen bir vücudun atalet analizi,, başlığı altında. "Strateji'nin kökeninde yer alan "Strategem" Çin'de "generallerin işi" anlamına gelir. Bizde ise strateji; yabancı generallerin ürettiğini halka "küresel düzen" olarak pazarlayan sivillerin cirit oynadığı başıboş bir alana dönüşmüştür. Yabancı generallerin boş bulduğu bu alanı acaba, kim boşalttı?" şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Mail görüntüsünün altında I. e-maile ilişkin değerlendirme başlığı altında, "Sesar (Siyasi Ekonomik Sosyal Araştırmalar ve Strateji Geliştirme Merkezi) toplumun siyasal tercihleri, sosyal yapısı üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan, hazırladığı raporlarla medyada sık sık adından söz ettiren bir kuruluş. Sesar son dönemlerde karanlık bağlantıları ile gündeme geldi. Sesar Başkanı İsmail Yıldız, Alparslan Aslan tarafından gerçekleştirilen "Danıştay Saldırısı" ve emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in sanık olarak yer aldığı Ümraniye'de bulunan cephanelikle ilgili soruşturma kapsamında tutuklandı. Sescır'ın internet sayfasında (sesar.com) yazıları yayınlanan Ergıın Poyraz da Ergenekon operasyonunda tutuklandı. Türkiye'deki demokratik süreci baltalamak isteyen organizasyonlarla irtibatlı önemli isimleri bulunan Sesar'ın hazırladığı raporlardan birisi de TSK ve üst düzey komuta kademesi hakkında. Hükümeti ve TSK'yı vatanının bölünmeye çalışılmasına seyirci kalmakla suçlayan, askerin siyasete müdahale etmesini isteyen bu rapor TSK komuta kademesinin bazı dosyalarla sindirildiğini ima etmektedir. Bu sayede alt rütbeli subaylar arasında üst komuta kademesine karşı güvensizlik ortamı oluşturularak tabanda cuntacı bir yapılanmaya zemin hazırlanmak istenmektedir TSK'yı milli ülküsü olmamakla, yeni dünya düzeninin taşeronluğunu yapmakla itham eden Sesar'ın raporunda üst düzey komuta heyetine bir tek "Vatan Hainleri" denilmediği kalmıştır. Alt kadroları üst komuta kademesine itaatsizliğe teşvik eden, TSK teamüllerinden, askeri disiplinden uzak bir anlayış oluşturmaya çalışan, hiyerarşik yapının dışında kendilerine taban oluşturmayı, kurum dışı yapılanmayı hedefleyen bu rapor ulusalcı örgütlenme içerisinde yer alan Dz. Bnb. Recai Alkan tarafından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yayılm^ır^^zS^nb. Recai

Alkan, başkanı İsmail Yıldız ve yazarı Ergıın Poyraz'ın Ergenekon operasyonu, Danıştay saldırısı sebebi ile tutuklanan Sesar 'ın adeta Deniz Kuvvetleri Komutanlığı 'ndaki sözcülüğünü üstlenmiştir " Şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür. Maile konu olduğu anlaşılan yazı ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda "Eli Silahına Gitmeyen Asker başlıklı yazının; Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında hakkında işlem yapılan İsmail YILDIZ'a ait Samsung marka 0536J1FW253867 seri nolu HDD içerisindeki html klasöründe yer alan "jeokritik081104-a" isimli html dosyasından ulaşılan yazı olduğu, yazının buradaki tarihinin mail tarihinden önceki bir tarih olan 08 Kasım 2004 Pazartesi olduğu görülmüştür.

VII- Arama Neticesi Elde Edilenler[değiştir]

Yukarıda izah olunan belgeler içerisinde Hasan Ataman Yıldırım'm ekibi olduğu belirtilen Recai Alkan, Fatih Koca, Cem Şimşek, Altunay Şahin isimli şahıslar ile ilgili olarak arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş, ayrıca şahısların şüpheli olarak ifadeleri alınmıştır.

Recai Alkan isimli şahsın ikametinde yapılan aramada elde edilen dijital veriler incelendiğinde, Şener Eruygur ve Hurşit Tolon'un da içerisinde yer aldıkları Cumhuriyet mitinglerine ait görüntüleri içerir sunumun bulunduğu, haklarında soruşturma kapsamında işlem yapılan İsmail Yıldız isimli şahsın sahibi olduğu Sesar isimli kuruluşa ait yazıların, yine hakkında işlem yapılan Erkut Ersoy isimli şahsın sahibi olduğu Özel Büro'ya ait yazıların bulunduğu, yine haklarında soruşturma kapsamında işlem yapılan Oktay Yıldırım ve Erol Manisalı'ya ait yazıların yer aldığı görülmüştür.

Yine şahsa ait dijitallerde yer alan Şemdinli Olayları isimli bir word belgesinde "Şemdinli'de meydana gelen olayları ve sonrasındaki gelişmeleri basın ve yayın kuruluşlarından takip ediyor ve bir vatansever olarak kaygılara kapılmaktan kendimi alamıyorum. Bir Türk subayı olarak olayların oluş şekli, suçlanan kişilerin durumu, bende o bölgede Türk Ordusunu pasifıze etme ve bölünme sürecini hızlandırma/kolaylaştırma girişimini amaçlayan bir komplo oluştuğu hissini uyandırdı. " Şeklinde başlayan bir metnin bulunduğu ve metnin sonunda yukarıda Recai Alkan ile aynı ekipte olduğu belirtilen Cem Şimşek'in isminin yer aldığı,

Yine şahsa ait dijitaller içerisindeki bir Outlook belgesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığının bünyesinde görevli 13 işçi, 90 memur, 861 subaya gönderilmiş olduğu değerlendirilen e-mailin olduğu,

Yine dijitaller içerisinde iktidar partisi mensubu kişilere ait çok sayıda fişleme niteliğinde bilgilerin yer aldığı,

Yine dijitaller içerisinde yukarıda izahı bulunan irtica.org ve turkatak.gen.tr isimli internet sitesinde yayınlanmış özellikle AKP ve Fethullah Gülen grubu ile ilgili bilgilerinin bulunduğu,

Yine dijitaller içerisinde iktidar partisi ve Fethullah Gülen grubunu hedef alan psikolojik harekat amacıyla hazırlandıkları değerlendirilen sunum/slayt olduğu,

Şahıstan elde edilen dokümanlar arasında da Recai Alkan isimli şahıs tarafından Deniz Kuvvetleri Komutanlığının bünyesinde görevli 3 işçi, 4 memur, 7 astsubay ve 86 subay olmak üzere toplam 100 personele gönderilmiş olduğu değerlendirilen bazı maillere ait çıktıların olduğu görülmüştür.

Recai Alkan'a ait dijitallerden olan 59 nolu DVD içerisindeki ver isimli klasörde Hasan Ataman Yıldırım'm ekibi olarak belirtilen şahıslar arasında örgütsel yapıyı ortaya koyan mail alış-verişine ilişkin belgelerin olduğu, bunlar arasında yer alan BİLGİ NOTU isimli 04.05.2007 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında Altunay Şahin gönderilen kısmında Recai Alkan, Fatih Koca, Cem Şimşek, K. C.'nin de aralarında bulunduğu isimlerin yer aldığı mail metninin sonunda ALTUNAY ŞAHİN DZ KD BNB GÖLCÜK TERSANESİ KOMUTANLIĞI 51 ELEKTRİK VE GÜÇ SİSTEMLERİ ELN FB. MD 9 186 485F şeklinde ibarelerin yer aldığı,

"Bilmeniz gereken bazı gerçekler" isimli 20.01.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında; K. C., gönderilen kısmında; Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı mailde "Bilmeniz gereken bazı gerçekler" başlıklı mail metninin "Keşke sadece film olsaydı da bizlerde burada aşk ve çiçek yazıları yazıp "medyatik köşe yazarı" statüsüne çıkabilseydik. Şaka dostlarım şaka, bizi tanıyorsunuz öyle olacağıma pazarda biber satarım daha iyi. Sevgilerimle S. K., K. C. Dz.Kd.Ütğm. Tel: 9-186-1383" şeklinde son bulduğu, "CIA'nm ziyareti" isimli 20.01.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında K.C., gönderilen kısmında Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı mailde, "CIA'nm ziyareti, Bilimkurgu, Diasporacı suskun" başlıklı 3(üç) farklı yazının olduğu, metnin sonunda K C. Dz.Kd. Ütğm. Tel: 9-186-1383 " şeklinde ibarelerin yer aldığı,

"Çılgınlık sürüyor!" isimli 20.01.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında; K. C., gönderilen kısmında; Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı mail içerisinde yer alan ; "Çılgınlık sürüyor!" başlıklı yazıda; '50 yıldır yayıncılık yapıyorum, böyle bir olay görmedim... Şu Çılgın Türkler'in 200 baskıyı rahatlıkla bulabileceğini söyleyebilirim..." "...Evet. Askerler, üniversiteler, belediyeler, şirketler, sendikalar hâlâ toplu alımlar yapıyorlar. Örneğin son olarak Türk Metal Sendikası 5 bin kitap aldı... " şeklinde ibarelerin yer aldığı, "Kimlerin ayıbı?" başlıklı yazıda; " ...Çukurova grubunu ziyaret eden Başbakan Erdoğan'a VIP minibüs hediye edilmiş! Gerçi bizim geleneklerimizde ziyaret edilen yere eli boş gidilmez ama... Bizim Başbakanımız ziyaret ettiği yerden eli boş dönmüyor..." şeklinde ibarelerin yer aldığı, "Çelik'in açıklaması" başlıklı yazıda; "Üç yıllık AKP iktidarında inşa edilen derslik sayısı konusunda, Maliye ve Milli Eğitim bakanlarıyla Başbakan'ın farklı rakam vermesi konusundaki yazımıza, MEB Hüseyin Çelik açıklama göndermiş... " şeklinde ibarelerin yer aldığı, mailin sonunda K. C. Dz.Kd.Ütğm. Tel: 9-186-1383" şeklinde ibarelerin yer aldığı,

"Çobanı yalancı olan sürünün..." isimli 20.01.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında; K. C., gönderilen kısmında; Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı mailde; "Çobanı yalancı olan sürünün... " başlıklı bir yazının olduğu, yazının bir bölümünde; " ...Enerji Bakanı Hilmi Güler'in daha üç gün önce televizyonda "En büyük başarımız!" diye böbürlenerek övdüğü "üçün biri" anlaşmasıyla uyutulup yatağa yatırılan Türkiye, dün sabah uyandığında bir de ne görsün? Meğer Avrupa kıtasının en pahalı gazını kullanıyordu!... " şeklinde ibarelerin yer aldığı,

"Demokrasi istiyorum" isimli 20.01.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında K. C., gönderilen kısmında; Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı mailde; "Demokrasi istiyorum" başlıklı bir yazının olduğu,

"Gönüllü deney fareleri" isimli 20.01.2006 tarihli, outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında K. C., gönderilen kısmında; Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı mailde; "Gönüllü deney fareleri. " başlıklı "Sevgilerimle S.K., K.C. Dz.Kd.Ütğm. Tel: 9- 186-1383" şeklindeki ibareler ile son bulan bir yazının olduğu,

İhtilal nasıl yapılır" isimli 20.01.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında K.C., gönderilen kısmında; Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı mailde; "İhtilal nasıl yapılır " başlıklı "...Sevgili dostlar bugün size ihtilal adı verilen değişimler nasıl hazırlanır ve servis edilir konusuna örnek olmak üzere güzel bir örnek vereceğim. Vereceğim örnek ihtilal yapma konusunda pek çok gizli servisin ders kitaplarında detaylıca işlenen konulardan biridir..." ibareleri ile başlayan "...Şimdi biraz da Türkiye'de zamanında koalisyonlar çökerten siyasileri ve şu aralar Türkiye yi tam bir suç cenneti gibi halka sunmuş medyamızı düşünelim. Hazır düşünmeye başlamışken Türkiye'deki her darbede başı çeken günümüzün ilnlü bazı köşe yazarlarını da düşünelim. Bir şey demiyorum, canım sadece düşünün diyorum. Sevgilerimle S.K. K.C. Dz.Kd.Ütğm. Tel: 9-186-1383" şeklindeki ibareler ile son bulduğu,

"RE BİR ANALİZ" isimli 12.05.2007 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında Recai Alkan, gönderilen kısmında; Fatih Koca, Altunay Şahin, Cem Şimşek isimlerinin yer aldığı mailde; "halk siyasal partilerin önüne geçti, ama medyanın gözümüzün içine soktuğu -iktidarı / muhalefeti partiler hala salağa yatıyorlar, mitinglerin, bayrakların anlamını çözemediler hala, onlara geçmiş olsun oy istemek kadar oy sayımı da ve hatta daha önemli, partilerin sandık görevlileri sandık başını sonuçlar belli olana dek bırakmamalılar, bunu her platformda dile getiriyorum arz/rica ederim Recai Alkan" şeklinde ibarelerin yer aldığı,

Aynı mail içerisinde gönderen kısmında Altunay Şahin, gönderilen kısmında Fatih Koca, Recai Alkan, Cem Şimşek isimlerinin yer aldığı 10 Mayıs 2007 tarihli "Bir analiz" konulu farklı bir mailin olduğu, mailin "Seçim stratejileri yaklaşan seçimler halkın isteklerine ve duygularına hitap edecek söylem ve eylemleri taahhüt etmedikçe ülkenin ve ulusun kurtuluşu konusunda derin endişeleri asla gidermeyecektir..." ibareleri ile başlayıp "...Şimdiki lider veya kahraman adayları lider veya kahramanlığın reçetesini yazacak bireyleri bütün bu zorluklara ve karartmalara rağmen üretebilen bir halka sahip olduğu için çok şanslılar... ihtiyaç duydukları yegane erdem ise cesarettir...(sizlerle paylaşmak istedim...) altunay şahin dz kd bnb gölcük tersanesi komutanlığı 51 elektrik ve güç sistemleri eln. fb. md. 9 186 4851" ibareleri ile son bulduğu,

"Sakıncalı kitap!" isimli 20.01.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında; K. C. gönderilen kısmında Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı mailde; "Sakıncalı kitap!" başlıklı yazıda; "Kitabın adı; T.C. İnkilap Tarihi ve Atatürkçülük. Yazarları; Güler Şeniinver, H. Samim Kesin, Rıfat Turgut, Aliye Akay, Nesime Ercan. Kitap, Milli Eğitim Bakanlığının yayını ve ders kitabı olarak uzun süredir ilköğretim okulları son sınıfında okutuluyor... Müfredatta ve yazarlarında hiçbir değişiklik olmamasına karşın kitabın bu yıl okutulan baskısında, önemli bazı değişiklik yapıldı. Kimi bölümleri çıkarıldı, kimi bölümleri değiştirildi. Neler mi bunlar? CHP Balıkesir Milletvekili O.S. anlatıyor... " şeklinde başlayan ibarelerin yer aldığı, "İnternet korkusu" başlıklı yazıda; "Geçenlerde bir internet kafe sahibi mahkemeye verildi. Çünkü salondan Başbakan'a hakaret eden mailler çekilmişti. Dün İzmir'de Emniyet internet kafelere bir form dağıttı. Formda şu başlıklar var: "Tarih - Saat - Kullanılan Bilgisayar - Kullanıcı Adı - Soyadı - Baba Adı - Doğum Tarihi"... Her bilgisayar başına oturan kullanıcı için bu bilgiler forma yazılacak Kafe sahibi formlarla kimlikleri karşılaştıracak Bir yığın kırtasiye. Amaç ne? Bakanlara hakaret edenleri enselemek. Bıraksalar da vatandaş hissiyatını dile getirse, onlar da öğrense daha iyi değil mi?... " şeklinde ibarelerin yer aldığı, "Bedelli askerlik" başlıklı yazıda; "İcraatta tıkanan siyasetçilerin klasik popülist konuları vardır. Bedelli askerlik bunlardan biri. Başbakan Avustralya'da gençlerin ağzına bir parmak bedelli balı çaldı. Heyecan yarattı. Dün da. haber yayıldı: Milli Eğitim Bakanlığı "Bedelli askerlik projesi" hazırlamış... Toplanacak 1 milyar euro eğitime yatırılacakmış... Bu tür haberler gençler ile TSK'yı karşı karşıya getirmekten başka ise yaramaz. Konu hassas. Hükümetin böyle bir projesi varsa oturur Genelkurmay'la konuşur, sonuca bağlar. Konunun dedikodu şeklinde ortaya atılması dürüst bir tavır değil... "şeklinde ibarelerin yer aldığı, "Eskişehir'den" başlıklı yazıda; "Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde rektörlük seçimi yapıldı... Prof Fevzi Sürmeli, oyların yüzde 97'sini alarak 568 oyla yeni rektör seçildi. AÜ'de Rektör Engin Ataç, 8 yıl süren başarılı bir çalışma döneminin ardından görevi kendisi gibi Atatürkçü, laik, cumhuriyetçi, demokrat bir isme; Prof Fevzi Sürmeli'ye devretti. Sezar'ın hakkını Sezcır'a verelim... Üniversitelerin geneli, AKP iktidarı karşısında bir takım malum kurumlar gibi yavşamadı, gerilemedi, dağılmadı. Eskişehir bunun son aydınlık örneği oldu. Bilimsel yayın sıralamasındaki son rakamlarda tilm üniversiteler cırcısında 3'ncü görünen Eskişehir AÜ'yü bunun için de ayrıca kutlarız... " şeklinde ibarelerin yer aldığı,

"Satranç masasında akıl oyunları isimli", 20.01.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında; K. C., gönderilen kısmında Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı,

"Türk düşmanı şövalyeler Kıbrıs'a çıkıyorlar" isimli, 20.01.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında; K. C., gönderilen kısmında; Fatih Koca, Altunay Şahin, Recai Alkan isimlerinin yer aldığı, mailin "...Bizi yönetenlerin zamanında dünyayı titreten Türk milletini düşürdükleri halleri umarım iyi anlatabilmişimdir. Sevgilerimle S. K. K. C. Dz.Kd.Ütğm. Tel: 9-186-1383" şeklindeki ibareler ile son bulduğu,

"Zenginlik yalanları" isimli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında; FATİH KOCA (İK. BNB.) (DZKK) gönderilen kısmında; RECAİ ALKAN (İK. BNB.) (DZKK), ALTUNAY ŞAHIN (DZ. BNB.)(DZKK), CEM SİMSEK (DZ. YZB.)(DZKK), K. C. (DZ. YZB.) (DZKK) isimleri ile birlikte bazı rütbeli subay ve sivil memurların isimlerinin yer aldığı, mailin , "...Hani çok zenginleşmiştik ya !!!!!! ! Rakamlar öyle demiyor (Duyanlar lütfen paylaşsın) Fatih Koca İkm.Bnb. Kat.Kod.Şb.M. 9-186-1360" ibareleri ile son bulduğu,

"Adsız5" isimli 22.03.2006 tarihli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında; FATİH KOCA (İK. BNB.) (DZKK) gönderilen kısmında; "EKMKOM-ENV.SUBAYLAR" şeklinde ibarenin yer aldığı, mail içeriğinde; "Bence faydalı bir yazı" başlıklı yazının Fatih KOCA İk.Kd.Yzb.Kat.Kod.ve Mlz.İnc.Şb.Md. Tel : 186 1360" ibareleri ile son bulduğu,

"FW2" isimli outlook belgesi içerisinde; gönderen kısmında; RECAİ ALKAN (İK. BNB.) (DZKK), gönderilen kısmında ise; Y. Ç. (İSTH. BNB.) (DZKK) isminin bulunduğu, mailin; "arz / rica ederim RecaiAlkan İkBnb ûTedŞMd (91861351 lütfen sonuna kadar okuyun ve iletebildiğiniz kadar cok kişiye iletin belki birileri uykudan uyanir..." ibareleri ile başladığı, devamında ise; "...Devleti Yönetenlerin Etnik Kökenlerini Açıklıyoruz.. Başbakan Tayyip Erdoğan: TBMM başkanı Bülent Arınç: Dışişleri Bakanı Abdullah Gül: İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu: Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik: Başbakan yardımcısı Dengir Fırat: Bayındırlık ve iskân Bakanı Zeki Ergezen: Başbakanın danışmanları 1. danışman: 2. danışman: 3. danışman: 4. Danışman" şeklinde Başbakan, Meclis Başkanı, bazı Bakanlar ve Başbakan danışmanlarının etnik kökenleri hakkında bilgilerin yer aldığı, yazının devamında ise; "... Devletin kritik noktaları kürtlerin elindedir. Mevcut milletvekili ve bakanların yaklaşık yarısı kürt kökenlidir. Sadece güneydoğu değil, diğer bölgelerimizin milletvekillerinin bile önemli bir kısmı kürttür. Türkiye genelinde şu an %15-20'lik bir nüfusa sahip olan kürtler mecliste %50 ile temsil edilmektedirler. Türkmen topraklarını işgal eden Barzani 2 sene önce Türkiye Büyük Millet Meclisinde kendisine bağlı 75 milletvekili olduğunu açıklamıştı. Kimse bu milletvekilleri kimlerdir diye araştırmadı. Kaynadı gitti bu açıklama. Türk milleti içindeki düşmanını yanlış yerlerde arıyor; biraz kafasını kaldırıp yukarıya, bakması gerekiyor... Peki hiç Türk yok mu mecliste? Var elbette. Fakat onlarda, hümanist veya ümmetçi düşünce yapısına sahip oldukları için Türk milli menfaatlerini yeterince savunamıyorlar.. "SOYDUR ÇEKER. BO...R KOKAR" demiş atalarımız. Bahçemize köpek alırken bile soyunu araştırıyoruz da bizi yönetecek kişileri seçerken neden soylarına dikkat etmiyoruz? Türk olmayanlara, Türklüğü bir övünç meselesi olarak görmeyenlere neden devlet yönetimini teslim ediyoruz?... " şeklinde ibarelerin yer aldığı tespit edilmiştir.

Recai Alkan'dan elde edilen mail belgelerinin birçoğunda adı geçen K.C ile ilgili olarak yukarıda izah edilen "görevlendirme" isimli belge içerisinde "...5. F. G., M. B., Kerem C., T. D. taban çalışmalarında kullanılsın, Kerem C. 'nin kaleminden faydalanın..." şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Yine yukarıda izah edilen Kitleşim isimli belge içerisinde dağıtım kanalı olarak sınıflandırılan grup içerisinde emekli kısmında Ataman Yıldırım'm, Muvazzaf kısmında ise Fatih Koca, Recai Alkan, Cem Şimşek ve Altunay Şahin isimleri yer almaktadır.

Recai Alkan'dan elde edilen maillerin tarihleri dikkate alındığında, adı geçen şüphelilerin bu yöndeki örgütsel faaliyetlerini daha önceden de yaptıkları ve yukarıda izah edilen örgütsel notlara göre yeniden aktif hale getirildikleri anlaşılmaktadır.

Söz konusu bilgiler doğrultusunda Hasan Ataman Yıldırım'm psikolojik harekat amacıyla yayın yapan internet siteleri ile fiili irtibatının bulunduğu, ayrıca diğer deliller doğrultusunda Ergenekon Terör Örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yayılma faaliyetleri kapsamında görevlendirildikleri anlaşılan Recai Alkan, Cem Şimşek, Fatih Koca ve Altunay Şahin'in de içerisinde bulunduğu örgüt üyelerinden sorumlu olduğu, adı geçen şüphelilerin Ergenekon Terör Örgütü'nün Deniz Kuvvetleri içerisinde etkisini artırması ve yayılması yönünde psikolojik harekat yönü ağır basan mail çalışmalarını yürüttükleri, bu faaliyetlerin ise halen örgüt yöneticiliğinden tutuklu bulunan Doğu Perinçek'in emirleri doğrultusunda yerine getirildiği kanaati oluşmuştur.

B- GENEL DEĞERLENDİRME[değiştir]

Her ne kadar yürütülen soruşturmalar neticesinde örgütün birçok hücresi deşifre edilmiş ve birçok açıdan örgüte zarar verilmiş olsa da, İrticayla Mücadele Eylem planı, örgütün faaliyetlerine aralıksız devam ettiğinin somut bir örneğidir. Soruşturmalar kapsamında elde edilen deliller İrticayla Mücadele eylem planında yer alan örgütsel tutum ve anlayışın birden bire ortaya çıkmadığını ve sadece plandaki zamanla sınırlı olmadığını göstermektedir. Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün, mevcut iktidar partisinin tek başına iktidar olduğu 03 Kasım 2002 tarihinden sonra faaliyetlerini artırarak devam ettirdiği ve hedefinde iktidar partisinin yer aldığı çok sayıda illegal çalışma içerisine girdiği, elde edilen deliller doğrultusunda örgüt hakkında hazırlanan önceki iddianamelerde de ortaya konulmuştur.

Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat İKK Güvenlik Şube Müdürlüğü İstihbarat Kısım Amirliğinin zemin kaplamaları altında özel olarak yapılmış gizli bir bölmede ele geçirilen deliller arasında, İrticayla Mücadele Eylem Planına paralel içerikli ve iktidar partisinin tek başına iktidar olduğu günden bu güne gelen süreçte örgütün sürece yayılan faaliyetlerini gösterir çok sayıda belge ele geçirilmiştir. Bu bağlamda Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada elde edilen deliller hem bulundukları konum hem de muhteviyatları itibariyle ayrı bir öneme sahiptir.

Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada elde edilen ve yukarıda geniş olarak izahı yapılan Proje isimli belgenin Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planının taslağı mahiyetinde olduğu yapılan incelemeler neticesinde anlaşılmıştır. Kitleşim isimli belgenin ise benzer çalışmaların üretim ve dağıtımını düzenlemek amacıyla oluşturulmuş bir belge olduğu, 2003 yılında oluşturulup 2008 yılında son kez kaydedilmesi münasebetiyle, süreç içerisinde görev dağılımında birtakım güncellemelerin yapılmış olabileceği kanaatine varılmıştır. Yine Kitleşim isimli belgede Dursun Çiçek'in adının üretim ekibi olarak sınıflandırılan grup içerisinde yer alması, Kitleşim isimli belgenin son kaydedeni ve Proje isimli belgenin oluşturan ve son kaydedeninin Alaaddin Sevim isimli kullanıcı olmasından hareketle, üretim ekibinde ismi yer alan Dursun Çiçek'in kendisine verilen taslak metinden yola çıkarak İrticayla Mücadele Eylem Planını oluşturduğu kanaatine varılmıştır.

Bu belgelerin yanı sıra yukarıda izahatları yapılan ve geniş kapsamlı incelemeleri ek klasörlerde mevcut bulunan yukarıda isimleri yazılı belgelerin de yine İrticayla Mücadele Eylem Planı ile benzer içerikli olup 2003 yılından İrticayla Mücadele Eylem planına gelen süreç içerisinde hazırlandıkları anlaşılmıştır. Tüm bu hususlardan hareketle İrticayla Mücadele Eylem Planının Ergenekon Terör Örgütünün mevcut anlayış ve tutumunun, sistematik bir eylemsel planda bütünleşmiş hali olduğu kanaatine varılmıştır.

Yine Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada elde edilen veriler içerisinde

İrticayla Mücadele Eylem Planının Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK 250 SMY) yürütülen soruşturmayı ilgilendiren, şüpheliler arasındaki örgütsel ilişkiyi ve bu planın hayata geçirilmesi için bazı atamaların özellikle yapıldığını gösteren bulgular da yer almaktadır.

Elde edilen deliller doğrultusunda İrticayla Mücadele Eylem planında yer alan ve medya organları vasıtasıyla uygulanacağı anlaşılan birçok hususla ilgili bazı basın yayın organların da plana uygun nitelikte yayınların yer aldığı gözlemlenmiş olup, buna ilişkin kapsamlı incelemelerin yer aldığı tespitler de ek klasörlerde bulunmaktadır.

Ergenekon Terör Örgütüne yönelik bugüne kadar yürütülen soruşturmalarda elde edilen deliller, örgütün eylemsel faaliyetlerini psikolojik harekat faaliyetleri ile de desteklediğini ortaya koymaktadır. Örgüt yöneticiliği ve liderliği suçlamaları ile halen yargılamaları devam eden bazı sanıklarda, Psikolojik Harekat'm esası ve uygulamalarına ilişkin bilgilerin elde edilmesi ve söz konusu belgelerin TSK'ya ait olduğunun anlaşılması, hem örgütün TSK içerisine sızan uzantıları vasıtasıyla bilgi ve belgeleri ele geçirdiğini hem de psikolojik harekat konusunda özel bir gayretinin olduğunu göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Psikolojik harekatın en önemli yöntemlerinden olan kara propaganda faaliyetleri ile yürütme organını, iktidar partisini ve milleti baskı altında tutmaya çalışan örgütün, özellikle soruşturma süreci ile birlikte bu faaliyetlerini hızlandırdığı anlaşılmaktadır.

Ergenekon Terör Örgütünün uyguladığı psikolojik harekat faaliyetlerinde etkili olmak için özellikle, milletimizin güzide bir kurumu olan Türk Silahlı Kuvvetlerini ön plana çıkarmaya çalıştığı, haklarında örgüt üyeliği veya yöneticiliği şüphesi ile işlem yapılan bazı TSK personelinin yaptıkları fiillerin değil de resmi kimliklerinin ön planda tutulmasının amaçlandığı, bu yolla kamuoyunda soruşturmaya karşı olumsuz bir bakış açısı oluşturulmak istendiği gözlemlenmiştir. Yürütülen soruşturma kapsamında haklarında işlem yapılan bazı şüphelilerin Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup olması kullanılarak, soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yapılıyor gibi yansıtılmak istenmesi ve bu örgüt mensuplarının gayri hukuki faaliyetlerini silahlı kuvvetlerimiz arkasına sığınarak gizleme çabası, örgütün sistematik ve planlı psikolojik harekat faaliyetlerinin sadece birkaç göstergesidir.

Psikolojik harekat bağlamında önemli bir işlevi olan İrticayla Mücadele Eylem Planında da özellikle yaptırılacak haberlerde TSK personeli tabiri kullandırılması ve bu şahısların mesleki çalışmalarından dolayı haklarında işlem yaptırıldığı iddialarının gündeme taşınmak istenmesi de, örgütün bu konudaki psikolojik harekat stratejisini göstermektedir.

Eylemsel yönü kadar psikolojik harekat yönü de etkili olan Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planındaki hususların bir kısmının da soruşturma konusu internet siteleri ile hayata geçirildiği yapılan incelemeler neticesinde anlaşılmıştır.

Yukarıda detaylı izahı yapıldığı üzere, adı geçen siteler ilk kez Taraf Gazetesinde 04 Şubat 2009 tarihinde yer alan bir haber üzerine deşifre olmuşlardır. Haber içeriğinde, profesyonel olarak yönetilen bu sitelerin yöneticilerinin kim olduklarının tespit edilemediği belirtilmiştir. Siteler ile ilgili yapılan teknik incelemeler neticesinde bu sitelerin hayali isimler üzerine hayali iletişim bilgileri ile kuruldukları tespit edilmiştir. Bu hususun da yukarıda izahı yapılan ve kaynağı gizli tutulacağı belirtilen kara propaganda faaliyetleri ile örtüştüğü gözlemlenmiştir.

12 Haziran 2009 tarihinde Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele eylem planı kamuoyunda duyulmuş, ardından Başsavcılığımıza 30.09.2009 tarihli ihbar mektubunun ekinde söz konusu planın ıslak imzalı orijinali gönderilmiştir. Sonraki süreçte ise bu ihbarı gönderdiğini belirten ihbarcı, Kasım ayı içerisinde internet siteleri ile ilgili bir ihbar ve ihbarın ekinde söz konusu sitelerin yeniden yapılandırılmalarına ilişkin internet siteleri andıcmı göndermiştir. Yürütülen soruşturma kapsamında sitelerin Milli Savunma Bakanlığı'na ait IP adreslerinden yayın yaptıkları, bu IP adreslerinin ise Genelkurmay Başkanlığı Bilgi Destek Daire Başkanlığınca işletildiği belirtilen internet siteleri için kullanıldıkları anlaşılmıştır.

Yukarıda farklı konu başlıkları altında ele alman ve ek klasörlerdeki tespit tutanaklarında detaylıca incelenen site içeriklerinde, Türkiye Cumhuriyeti Yürütme organını baskı altında alıcı, tahkir ve tezyif edici yayınların, ülkenin sözde irtica tehlikesi altında olduğu ve bunun sorumlusunun iktidar partisi olduğu yönünde kamuoyu oluşturmayı hedefleyen yayınların, yine Dursun Çiçek imzalı ilticayla mücadele eylem planında yer alan hususlara paralel nitelikte yayınların yer aldığı, bunların yanı sıra Ergenekon Terör Örgütü yöneticiliği veya üyeliği suçlamaları ile halen yargılanmakta olan şüphelilerce organize edildiği anlaşılan ve iddianamelerde ele alman Cumhuriyet Mitinglerinin propagandasını yapan yayınların bulunduğu, ayrıca Ergenekon Terör Örgütüne yönelik soruşturmaları itibarsızlaştırmayı amaçlayan yayınların da yer aldığı anlaşılmıştır.

Alman şüpheli ifadeleri ve yapılan incelemeler neticesinde büyük çoğunluğu açık kaynaklardan temin edilen internet siteleri içeriklerinin bir kısmının da, şüphelilerce yazılıp sitelere eklendikleri anlaşılmıştır. Şüpheliler beyanlarında söz konusu site içeriklerinin açık kaynaklardan derlendiği yönünde savunma yapsalar da, Genelkurmay Başkanlığının yukarıda izah edilen cevabi yazılarında belirtilen, sitelerin kuruluş amaçları ve yayın politikaları ile sitelerde yayınlanan yazıların hiçbir şekilde ilgisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca söz konusu yayınlar ile ilgili olarak da Genelkurmay Başkanlığı, bu yayınların kurum tanıtımı için kurulmuş sitelerde yayınlanmasının kurumsal olarak kabul edilemeyeceğini, sorumlu personelin yetki ve görev aşımı yapmış olduklarını belirtmiştir. Bazı şüphelilerin Genelkurmayın bu cevabını kabul etmedikleri gözlemlenmiş, bu şüphelilerden Dursun Çiçek de, söz konusu yayınların hiyerarşik yapılanma içerisinde sitelere eklendiklerini, yukarıdan onay gelmedikçe bu yayınların yayınlanamayacağını ve komutanlarının da bu yayınları kontrol etme imkanlarının olduğunu belirtir beyanlarda bulunmuştur. Internet sitelerinin içerisinde yer alan yayınların sitelerin kuruluş amacı ile bağdaşmadığını şüphelilerin bir kısmı ifadelerinde kabul etmiş ve bu sitelerin kurumdan bağımsız olarak algılanır hale geldiklerini beyan etmişlerdir.

Her ne kadar bazı şüpheliler (Mehmet Eröz, Mustafa Bakıcı, Ziya İlker Göktaş) görevli oldukları dönemde bu sitelerde olumsuz yayınların yer almadığını iddia etseler de, Dursun Çiçek'in sorumlu olduğu dönemden sitelerin kapatıldıkları güne kadar içerik ve yayın politikalarında herhangi bir değişikliğin olmadığı elde edilebilen site içeriklerinden anlaşılmıştır. Bu konuda siteyi yöneten sivil memur Meryem Kurşun da aksi bir beyanda bulunmamıştır. Yine site içeriklerinden rahatsız olduğunu belirten diğer şüpheliler de yayın politikasında bir değişikliğin olduğunu dile getirmemişlerdir. Tüm bu hususlar sitelerin deşifre olana kadar yayın politikalarında bir değişikliğin olmadığını göstermiştir. Ayrıca yukarıda da izah olunduğu üzere hangi tarihe ait olursa olsun mevcut arşiv bilgilerine rahatlıkla site arşivinden ulaşılabilecek bir düzenleme yer almaktadır. Bu konuda en somut deliller doğrudan kendi sorumluluklarmdaki serverlarda yer almasına rağmen şüpheliler suçtan kurtulmak için suçluluk psikolojisinin bir neticesi olarak söz konusu delilleri de karartmışlardır. Her ne kadar şüpheli beyanlarıyla silme işlemi yazılı emre binaen ve rutin bir işlem gibi gösterilmeye çalışılsa da şüpheli Hıfzı Çubuklu ve şüpheli I.Hakkı Pekin'in bilgisayarların silinmesinin yanlışlığı noktasındaki beyanları bu anlamda önemlidir.

Yine İsmail Hakkı Pekin'in ifadesine göre Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu ile ilgili olan sitelerin, takibi yapılan 430 internet sitesi olduğu, Bilgi Destek Daire Başkanlığı'na bağlı olarak yönetilen sitelerin bu kapsam dışında olduğu anlaşılmıştır.

Sitelerin 04 Şubat 2009 tarihinde Taraf gazetesinde bir habere konu olmalarının ardından, sitelerin deşifre olmasından duyulan rahatsızlık sebebiyle şüphelilerin internet sitelerini geçici olarak kapattıkları ve yeniden yapılandırma gerekçesiyle bir andıç çalışmasına başladıkları anlaşılmıştır. Nisan 2009 tarihli ve komuta katının onayına sunularak onay alındığı belirtilen andıçta yeni kurulacak dört internet sitesinin şube müdürleri üzerine alınacak,.-kredi kartları ile belirtilmiştir. BDDK görevlilerinin yapmış oldukları incelemelerde şube müdürlerinin andıçta yer alan bu husus doğrultusunda kendi adlarına kayıtlı kredi kartları ile hosting hizmeti satın aldıkları, ancak bu şube müdürlerinden Dursun Çiçek'in yapmış olduğu harcamanın tarihinin andıçtan daha önceki bir tarih olduğu görülmüştür. Soruşturma kapsamında alman şüpheli ifadeleri ve yapılan yazışmalar neticesinde andıç ile kurulması planlanan yeni internet sitelerinin isimleri net olarak öğrenilememiştir. Sitelerin alt yapısından ve bizzat yönetmesinden sorumlu olacak şahısların bile bu site isimlerini hatırlayamamaları ve Dursun Çiçek'in ifadesinde andıçla birlikte açılması planlanan sitelerin ismini verirken eski site isimlerini söylemesi, yine diğer şüpheli ifadelerindeki hususlar birlikte değerlendirildiğinde, andıç ile birlikte sadece irtica.org isimli sitenin adının koruyucu haber olarak değiştirildiği, diğerlerinde herhangi bir değişikliğin olmadığı kanaatine varılmıştır. Yeni internet siteleri açmak için komuta katının onayına ve adli müşavirliğin hukuki oluruna sunulan bir andıçta kurulması planlanan sitelerin sadece konu başlıklarının belirtilmesi ancak site isimlerinin belirtilmemesi dikkat çekmektedir. Ayrıca hem site isimlerinin andıçta belirtilmemeleri hem de sadece irtica.org isimli sitenin isminin değişmesi, andıcm kasıtlı olarak koruma amaçlı hazırlandığını gösteren başka bir olgudur. Söz konusu haberin ardından sitelerin kapatılması emrinin Dursun Çiçek tarafından verildiği diğer şüphelilerce belirtilmiş ancak Dursun Çiçek bu emrin kendi inisiyatifi ile verilebilecek bir emir olmadığını belirtmiştir.

Planlama ve kurum içi onay aşamalarına uygun olarak bir andıç hazırlanması ve bunun şeklen hukuka uygun olması amacının da hukuka uygun olduğunu göstermeyeceği gibi dosyada mevcut somut deliller andıcm gayri hukuki faaliyetlere hukuk zırhı oluşturmak için hazırlandığını da ortaya koyar mahiyettedir. Bu haliyle söz konusu gayri hukuki faaliyetlerin hiyerarşik bir düzen içerisinde örgütlü olarak gerçekleştirildiği kanaatine varılmıştır.

Şüpheli Hasan Iğsız'm kendisine sorulan birçok sorunun cevabının Genelkurmay Başkanlığından istenilmesi gerektiği yönündeki beyanları, yine diğer şüphelilerin yapılan faaliyetlerin emir komuta içerisinde gerçekleştiğini belirtmeleri, ayrıca andıçta parafesi olan şüphelilerin andıcm hukuki sürece ve emir komutaya uygun olarak hazırlandığını belirtmelerinin, söz konusu gayri hukuki çalışmaları TSK'nm rutin işlemleriymiş gibi göstererek bunların gayri hukuki olmadığı yönünde hem adli birimleri hem de kamuoyunu kasıtlı olarak yanlış yönlendirmek istedikleri kanaatine varılmıştır.

Soruşturma kapsamında andıçta imzası bulunan şüpheliler andıcm doğru olduğunu, sitelerin yeniden yapılandırma için kapatıldıklarını ve bu andıç ile yeni sitelerin kurulmasının amaçlandığı, andıcm ve kurulacak olan sitelerin hukuki olduğunu, kurulması planlanan sitelerin kurum tanıtımı ve bilgilendirme amacıyla yayın yapacaklarını beyan etmişlerdir. Ancak yapılan incelemeler neticesinde söz konusu andıcm yeni internet siteleri kurularak kara propaganda aracı olan önceki internet sitelerinin gayri hukuki faaliyetlerinin üzerine gidilmesini engellemek, üzerine gidilse bile bu sitelerin hukuka uygun çalıştığı izlenimini vermek, kısacası bu sitelere hukuki bir zırh oluşturmak gayesini güttüğü, yine bu andıcm diğer bir amacının ise yıllardır yürütülen ve örgüt için önemli olan internet siteleri faaliyetlerinin bitirilmek yerine, kaldığı yerden yürütülmesini sağlamak olduğu kanaatine varılmıştır. Bu haliyle de andıcm Gölcük Donanma komutanlığından elde edilen Proje isimli örgütsel nitelikli belgede yer alan gri ve kara yöntemleri kullanabilecek nitelikte sanal ağ siteleri kurularak çalıştırılmalıdır. İnternet siteleri "güvenilir kişiler " üzerinden "uygun personel" tarafından kurulup, çalıştırılarak, kurum riske edilmeyecektir " Şeklindeki örgütsel strateji doğrultusunda hazırlanarak yeni sitelerin güvenilir personel olarak nitelendirilen şube müdürleri adıyla açılmasının planlandığı kanaatine varılmıştır. İnternet siteleri ile ilgili bir andıç hazırlanması talimatını Hasan Iğsız'm verdiği, andıcın hazırlanmasında da ilk ifadelerinde belirttiğinin aksine Dursun Çiçek'in aktif rolünün olduğu alman şüpheli ifadeleri ile anlaşılmıştır.

12 Haziran tarihinde Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele. Eylem Planının kamuoyunda yer almasının ardından, 19 Haziran ve devamı günlerde ',Bilfî? Destek Daire

Başkanlığında rutinin dışına çıkılarak evrak kırpma ve bilgisayarlarda silme işlemlerinin gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda Genelkurmay Başkanlığı'nm yürüttüğü soruşturmaya ilişkin soruşturma belgeleri ve Dursun Çiçek hakkında askeri savcılıkça hazırlanan iddianame incelenmiş ve Başsavcılığımıza gönderilen ihbarı doğrular mahiyette bilgilerin yer aldığı görülmüş olup bu husus da yukarıda izah edilmiştir. Her ne kadar, hem askeri savcılığın soruşturması kapsamında ifadeleri alman şüpheli ve tanıklar, hem de soruşturma kapsamında Başsavcılığımızca ifadesi alman şüpheliler, evrak imha işlemlerini kullanılmayan-gereksiz evrakların kırpılması olarak nitelendirseler de askeri savcılığın soruşturması kapsamında ifadesi alman sivil memur Veysel Özışık'm "şube müdürü tarafından haftalık faaliyetler klasörünü kontrol ederek İrtica, Fetullah Gülen" gibi ibarelerin geçtiği dokümanların araştırılarak imhasının emredildiği" şeklindeki beyanları, karargahta meydana gelen evrak imha işleminin İrticayla Mücadele Eylem Planı veya benzer temalı evraklara yönelik olduğunu ortaya koymaktadır. Alman şüpheli ifadeleri ile karargahta meydana gelen kırpma işleminin Mustafa Bakıcı'nm emri ile yapıldığı anlaşılmıştır.

Yine İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkmasından sonra Dursun Çiçek'in görevli olduğu şubeye ait bilgisayarların ve bu bilgisayarların bağlı olduğu ana sunucuların incelenmesinin de yeterince itinalı yapılmadığı, sadece Sabetaycı anahtar kelimesi kullanılarak bu belgenin aranmaya çalışıldığı, dolayısıyla bu yöntemle içerisinde bu anahtar kelimenin geçmediği İrticayla Mücadele Eylem Planına taslak niteliği taşıyacak belgelere de ulaşılamadığı, bu haliyle yapılan incelemelerin bu konularla ilgili ihbarda geçen hususları teyit ettiği kanaati oluşmuştur.

Askeri Savcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen tahkikat evrakları incelendiğinde İrticayla Mücadele Eylem Planının varlığının Dursun Çiçek'in çalıştığı şubeye ait olduğu belirtilen 14 bilgisayar ve bunların bağlı olduğu sunucular üzerinde yapıldığı ancak, bu olaydan sonra karargahta meydana gelen silme işlemine 26 bilgisayar ve 5 ana sunucunun tabi tutulduğu görülmüştür. Yaklaşık on yıldır arşiv kaydı tutularak yedeklemeleri yapıldığı anlaşılan internet sitelerine ait serverlarm da bu silme işlemleri esnasında geri getirilemeyecek şekilde silindikleri anlaşılmıştır. İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkmasının ardından Dursun Çiçek'in çalıştığı birime ait bilgisayarların yanı sıra internet sitelerinin arşiv kayıtlarının bulunduğu bilgisayarların da geri getirilemeyecek şekilde silinmeleri İrticayla Mücadele Eylem Planı ve internet siteleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyar niteliktedir. Yine bu husus bilgisayarlardaki silme işlemine, benzer belgelerin de mevcudiyeti mi sebep oldu sorusunu akla getirmektedir. Her ne kadar Mustafa Bakıcı ifadesinde siteler kapatıldığı için içindeki bilgilerin de imha edildiğini beyan etse de söz konusu sitelerin Şubat 2009'da kapatıldıkları içeriklerinin ise İrticayla Mücadele eylem planının ortaya çıktığı 12 Haziran'dan sonra 19-20 Haziran tarihlerinde gerçekleştiği anlaşılmıştır, bu durum da yine silme işleminin kasıtlı olduğunu gösterir mahiyettedir. Söz konusu silme işlemlerinin ise Mehmet Eröz'ün yazılı emri üzerine Mustafa Bakıcı'nm vermiş olduğu emirle yapıldığı alman şüpheli ifadelerinden anlaşılmıştır. Silinme işleminden sonra bu bilgisayarların başka birimlere dağıtıldığı, mahkemenin istemesi üzerine ise bu bilgisayarların tekrar toplandığı İsmail Hakkı Pekin'in ifadesinden anlaşılmaktadır. Andıç ile kurulması kararlaştırılan ve dört yeni site olarak belirtilen sitelerin ise yine bu silme işlemi sırasında Hasan Iğsız'm emri ile henüz faaliyet göstermeden kapatıldıklarını şüpheli Mehmet Eröz ifadesinde belirtilmiştir.

Dosyada mevcut deliller ve şüpheli beyanları dolayısıyla, hem irticayla mücadele eylem planının gönderildiği ihbar mektubunun hem de internet siteleri andıcmm gönderildiği ihbar mektubunun muteber oldukları kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar incelemeye konu yayınlar adı geçen sitelerde yayınlanmadan önceki tarihlerde basın yayın organlarında köşe yazısı ve haber olarak yer almış olsa da, izah edilen tüm hususlardan hareketle, soruşturma konusu internet siteleri faaliyetlerinin, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızan Ergenekon Terör Örgütü mensuplarınca, kurumdan bağimsiz^ ancak kurumun imkanlarını kullanarak, hiyerarşik düzene uygun bir şekilde Ergenekon Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda yürütüldükleri, kurum tanıtımı ve bilgilendirme amacıyla yayın yaptıkları belirtilen internet sitelerinin bazıları ile Türkiye Cumhuriyeti Yürütme organı ve milletin bir kesiminin psikolojik harekat faaliyetlerinin hedefi haline getirdikleri kanaati oluşmuştur.

Yukarıda izah edilen deliller doğrultusunda Hasan Ataman Yıldırım'm psikolojik harekat amacıyla yayın yapan söz konusu internet siteleri ile fiili irtibatının bulunduğu, ayrıca diğer deliller doğrultusunda Ergenekon Terör Örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerin'de yayılma faaliyetleri kapsamında görevlendirildikleri anlaşılan Recai Alkan, Cem Şimşek, Fatih Koca ve Altunay Şahin'in de içerisinde bulunduğu örgüt üyelerinden sorumlu olduğu, adı geçen şüphelilerin Ergenekon Terör Örgütü'nün Deniz Kuvvetleri içerisinde etkisini artırması ve yayılması yönünde psikolojik harekat yönü ağır basan mail çalışmalarını yürüttükleri ve bu faaliyetlerin ise halen örgüt yöneticiliğinden tutuklu bulunan Doğu Perinçek'in emirleri doğrultusunda yerine getirildiği kanaati oluşmuştur. Yine örgütün illegal görevlendirmelerine ilişkin bilgileri ihtiva ettiği değerlendirilen Kitleşim isimli belgede dağıtım kanalı olarak sınıflandırılan grup içerisinde emekli kısmında Ataman Yıldırım'm, Muvazzaf kısmında ise Fatih Koca, Recai Alkan, Cem Şimşek ve Altunay Şahin isimlerinin yer alması şahısların kendilerine verilen mail dağıtım görevine uygun hareket ettiklerini ortaya koyar mahiyettedir.

Yine dosyada yer alan deliller bir bütün olarak incelendiğinde Kitleşim ve Proje isimli belgelerin kullanıcı bilgilerinde ismi yer alan Alaettin Sevim'in İrticayla Mücadele Eylem Planının taslağı mahiyetindeki Proje isimli belgeyi hazırlayarak bu plan kapsamında görev aldığı, yine benzer nitelikli çalışmalara ilişkin görevlendirmeleri ihtiva eden belgeyi de son kez kaydetmesi dolayısıyla bu tür görevlendirmelerden sorumlu olabileceği kanaatine varılmıştır.

C- ŞÜPHELİLERİN KONUMLARI VE TALEPLER[değiştir]

1- ŞÜPHELİ HASAN IĞSIZ[değiştir]

24.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; 2008 Ağustos-2009 Ağustos arasında Genelkurmay 2. Başkanı olduğunu, Psikolojik Hareket Daire Başkanlığının Harekat Başkanına bağlı olan bir daire olduğunu, kendisine dolaylı olarak bağlı olduğunu, Dursun Çiçek'in bir veya iki defa kendisine arza gelmiş olabileceğini, 2.Başkan olduğu dönemde birlikte çalıştıklarını, ihbarda belirtilen İrticayla mücadele eylem planının emri doğrultusunda hazırlanıp hazırlanmadığı sorulduğunda, bu sorunun hayal mahsulü olduğunu, cevap verme gereği hissetmediğini, İrticayla mücadele eylem planından sonra karargahta rutinin dışında yaşanan evrak kırpma işlemi sorulduğunda bu konuda bildiği şeyleri aktardığını, olayın Askeri Savcılığa intikal ettiğini, bu konuda herhangi bir şey bilmediğini, karargahta meydana gelen bilgisayarlardaki silme işlemi ile ilgili olarak bu konuda bildiği şeyleri söylediğini, başka bir şey söyleyemeyeceğini, bu konunun da Genelkurmay Başkanlığına sorulması gerektiğini, internet siteleri ile ilgili olarak bu konuyla alakalı resmi olarak açıklamanın Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapıldığını, Başbakanlık genelgesine dayanılarak yasalar çerçevesinde hazırlanan ve Genelkurmay Başkanlığı'nın bir faaliyeti olarak yapılan internet siteleri ile alakalı çalışmaların daha sonra yeni çıkan yasaya uygun hale getirildiğinde konunun önüne geldiğini, konuyla alakalı çalışmaların bütün birimlerde yapıldığını, ilgili birimlerle koordine edilip belgenin hazırlandığını, Genelkurmay Başkanlığı'nın yasalar çerçevesinde yapmış olduğu faaliyetlerle alakalı sorunun Genelkurmay Başkanlığı'na sorulması gerektiğini, karargahta meydana gelen silme işlemleri ve bu silme işlemleri ile internetlere ait arşiv bilgilerinin de silinmesi ile ilgili olarak silme işlemlerinden bilgisinin olmadığını, site içeriklerini de bilmediğini, andıçta parafının karşısındaki "Sn.K'arz" ibaresi ile ilgili olarak "Sn. K'arz" ifadesinin sadece Genelkurmay Başkanı 'na sunulunca yazıldığını, buradan da ona. 'sunulup' onaylanıp onaylanmadığını bilmediğini, onun onayı ve emri olmadan hiçbir şeyin yapılamayacağını, nihai karar merciinin Genelkurmay Başkanı olduğunu, kendisinin de parafının bulunduğu andıçla alakalı Genelkurmay Başkanlığının açıklama yaptığını, internet sitelerinin kapatılması ve yeni bir andıç hazırlanması ile ilgili olarak herhangi bir emir verip vermediği ile ilgili olarak da bu konunun Genelkurmay Başkanlığı'ndan sorulması gerektiğini, Ergenekon Terör örgütü soruşturması kapsamında hakkında işlem yapılan Ufuk Akkaya'ya ait"HEDEF ALLIENCE 2009" ibareli ajandanın 452 ile numaralandırılmış sayfasında yer alan "Hasan Iğsız: Albay Çiçek'in sonuna kadar arka... " şeklindeki ibareler ile ilgili olarak yasal suç işlediği kanıtlanana kadar herkesin masum olduğu, kendi personeli için de bu görüşte olduğunu, personelinin de suç işlediği kanıtlanana kadar ayrım yapmadığını, bunu her yerde söylediğini beyan etmiştir.

Ekinde İrticayla Mücadele Eylem planının ıslak imzalı orijinalinin yer aldığı ihbar mektubu içerisinde Hasan Iğsız ile ilgili olarak "Söz konusu gayri hukuki çalışmalar, TSK içerisindeki cunta yapılanmasının kilit isimlerinden olan Org. Hasan Iğsız 'ın Genelkurmay II'nci başkanlığı döneminde hız kazanarak devam etmiştir. Org. Hasan Iğsız'ın doğrudan netice alınabilecek bir eylem planı hazırlanması konusunda verdiği direktif gereği, Korg. Mehmet Eröz ve Tümg. Mustafa Bakıcı 'nın da katkılarıyla gerekli çalışmalar başlatılmış ve söz konusu eylem planı Kur.Alb. Dursun Çiçek tarafından hazırlanmıştır." Şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan Ufuk Akkaya'ya ait dijitallerde yer alan Bilgi Notu Dursun Çiçek doc isimli word belgesinde "Tutuklanacağımı biliyordum. Genelkurmay da biliyordu. Bütün olasılıklara, karşı hazırlıklıydık. Genelkurmay Ergenekon soruşturmasını geç algıladı. Bu işin bu kadar büyüyeceğini (Karargah 'a kadar uzanacağını) hiç hesap etmediler.... İrtica (Fethullah) ülke güvenliği için tehdit. Genelkurmay bu konuda bir müdahaleye hazırlanıyor. Genelkurmay 2. Başkanı Org. Hasan Iğsız'ın 1. Ordu Komutanı olmamasını isteyenler var. Ancak İlker Paşa Org. Iğsız'ı 1. Ordu Komutanlığı'na terfi edecek. Iğsız, Ergenekon 'da yaşanan gelişmeleri de takip edecek. " Şeklinde, yine şahsa ait bir ajandada "Hasan Iğsız: Albay Çiçek'in sonuna kadar arka..." şeklinde ibarelerin bulunduğu tespit edilmiştir.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmeyip internet siteleri içeriklerinden de haberdar olmadığını beyan etse de, Dursun Çiçek'in "üstlerinin bu sitelerin varlığından haberlerinin olmamasının imkansız olduğunu, madem bu internet içerikleri sakıncalıysa ve kendisinin sorumlu olduğu dönemde kurulmuşsa niçin diğer görevlilerin kendi sorumlulukları döneminde bu haberleri kaldırmadıklarını, aynı şekilde Genelkurmay Başkanlığındaki sistem dahilinde onay alınmadan bu haberlerin sitelerde yayınlanmasının mümkün olmadığını, yani bu haberlerin yayınlanmasının hiyerarşik yapı içerisindeki kendi üstündeki komutanların bilgisi ve onayı içerisinde gerçekleştiğini, bu komutanların bu sitelere girip kontrol ve müdahale etme yetkilerinin olduğunu" ifade eden beyanları, şüpheli Hasan Iğsız'm da söz konusu sitelerin içeriklerinden haberdar olduğu ve Ergenekon Terör Örgütünün bu siteler vasıtasıyla yürüttüğü psikolojik harekat faaliyetlerine iştirak ettiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Dosyada mevcut delillerden hareketle şüphelinin, adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcın hazırlanması talimatını verdiği, İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkmasından sonra ise yeniden açılması planlanan sitelerin tamamen kapatılması emrini verdiği, şüphelinin o dönem bulunduğu konum dikkate alındığında İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkmasından sonra Bilgi Destek Daire Başkanlığında meydana gelen evrak imha işlemleri ve Dursun Çiçek'in görevli bulunduğu şubenin bilgisayarları ile internet sitelerinin serverlarmm bulunduğu bilgisayarların geri getirilemeyecek şekilde silinmesinden haberinin olmamasının hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olamayacağı, ayrıca İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkması ile birlikte^ karargahta yaşanan evrak kırpma, bilgisayarların silinmesi ve internet siteleri arşivle bilinmesi hadiseleri arasındaki illiyet bağından hareketle de şüphelinin İlticayla Mücadele Eylem Planının hazırlanmasında etkisinin olduğu kanaatine varılmıştır.

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli HASAN IĞSIZ'm üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

2- ŞÜPHELİ MEHMET ERÖZ[değiştir]

15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde, Ağustos 2008 - Ağustos 2010 tarihleri arasında. Genelkurmay Başkanlığında Harekat Başkanı olarak görev yaptığını, Bilgi Dairesi Başkanlığı'nın 20 Ağustos 2008den 27 Ağustos 2009 tarihine kadar Harekat Başkanlığına bağlı olduğunu, bu tarihten sonra Genelkurmay Genel Sekreterliği'ne bağlandığını, İrticayla mücadele eylem planı hazırlama emri verip vermediği ile ilgili olarak bu hususun kesinlikle doğru olmadığını, herhangi bir şekilde kimseden direktif almadığını, kimseye de direktif vermediğini, Dursun Çiçek'in o dönemde 8 ay süreyle kendisine bağlı olarak Şube Müdürlüğü yaptığını, onun hazırladığı iddia olunan uİrticayla Mücadele Eylem Planı" çalışması konusunda herhangi bir talimatının olmadığını, karargahta meydana gelen evrak kırpma işlemi ile ilgili olarak evrak kırpma ile ilgili kimseye emir vermediğini, ancak 20 Ağustos 2008 tarihinde Genelkurmay Başkanı ve Genelkurmay 2. Başkanı ile birlikte kendisinin de göreve başladığını, o tarihe kadar gerek basında gerek internet ortamında TSK ile ilgili olduğu iddia olunan birçok belge yer aldığı için Genelkurmay Karargahında bir tedirginlik olduğunu, ...İrticayla Mücadele eylem planı ortaya çıktıktan sonra yaşanan evrak imha işlemi ile ilgili olarak kesinlikle böyle bir emir vermediğini, Mustafa. Bakıcı'nın böyle bir emir vermiş olabileceğini, vermişse de niçin böyle bir emir verdiğini bilemediğini, karargahta, bilgisayarlarda meydana gelen silme işlemleri ile ilgili olarak aynı şekilde bilgisayarlarda bir silme işlemi yapılsın diye herhangi bir emir vermediğini, ancak 12 Haziran 2009'da İrticayla Mücadele Eylem Planı isimli haber Taraf gazetesinde yayınlandığında Bilgi Destek Dairelerinin işletimindeki internet sitelerinin kapatılması veya TSK'nın resmi internet sitesinde yer alması veya Başbakanlık gibi üst makamlardan verilen direktifler doğrultusunda, bazı sitelerin muhafaza edilmesi konularında değerlendirme yaptıklarını, bu maksatla 14 Nisan 2009 tarihinde basında (iİnternet Andıcı" olarak yer alan çalışmanın emrini Genelkurmay Başkanı'ndan aldıklarını, fakat bu andıçla karar aldıkları 4 tane internet sitesini faaliyete geçirmediklerini, bu olayın çıkması üzerine Genelkurmay 2. Başkanının kamuoyunda oluşan bu hassasiyet nedeniyle internet sitelerinin kapatılması emrini verdiğini..., ...2. Başkanın bu yönde bir andıc hazırlanması emrini verdiğini, andıcı hazırlayıp Genelkurmay Başkanının onayını aldıklarını, ...bu. siteler işletilirken hiç kimsenin kendisine yascıl değil demediğini, tam tersine emirler böyle diye söylendiğini, ...nitekim internet andıcı hazırlarken de bu işin hukuki yönden sorumlu Genelkurmay Adli Müşavirliğinden koordine parafı alındığını, bunun haricinde bu bilgisayarların teknik sahibi olan MEBS Başkanlığı ile koordine ettiğini ve yine irticai faaliyetlerden sorumlu İstihbarat Başkanlığı ile de koordine ettiğini, 12 Haziran'da bu İrticayla Mücadele Eylem Planı 'nın yıkıntısı ^üzerine 2. Başkanın bu sitelerin kapatılması emrini verdiğini, hemen o sabah Genelkurmay\Askeri Savcılığının 3. Şubedeki bilgisayarlara el koyduğunu, bu bilgisayarların özel bir ekip vasıtasıyla, incelemesini yaptığını, hard disklerin back-uplarını aldığını ve bilgisayarları kendilerine iade ettiğini, ...20 Haziran tarihinde Bilgi Destek Daireye iptal edilen sitelere ait bilgisayarların MEBS Başkanlığına, iade edilmesi emrini verdiğini, MEBS Başkanlığından da bu bilgisayarların (t güvenli sil" yapılmasının uygun olacağını bildirdiğini, bunun bir hatırlatma cümlesi olduğunu, kendisinin emir veremeyeceğini, böyle demese bile Genelkurmayın yönergesi gereği MEBS Başkanlığının bir bilgisayarı aldığı zaman otomatik olarak güvenli sil yaptığını ve bu bilgisayarı başka bir birliğe sevk ettiğini, hiç kimsenin Askeri Savcılığın, bu bilgisayarları teslim ederken kullanma demediğini, dairenin de normal faaliyete devam ettiğini, 2. Başkanın emriyle hatlar kapatılınca bu bilgisayarların boşa çıktığından dolayı bu bilgisayarları MEBS'e gönderdiklerini, silme işlemlerinin şüphelinin yazılı emri üzerine Mustafa Bakıcı'nın emri ile yapıldığını ifade eden şüpheli beyanları okunduğunda, Mustafa Bakıcı'ya böyle bir emir verilemeyeceğini, verilse bile Mustafa Bakıcı'nın teknik bir ekibi olmadığını, silme işlemlerinin beyanda bulunan şahısların yapabileceği bir konu olmadığını, ayrı bir birim olan MEBS Başkanlığı tarafından yapılabilecek bir çalışma olduğunu, ...bu sitelerin 20 Ağustos 2008 - 25 Ağustos 2009 tarihleri arasında kendisine bağlı olarak faaliyet yürüttüklerini, kurulma amaçlarını tam olarak bilmediğini, ancak uygulamada elde edilen bilgilerin İstihbarat Başkanlığına, gönderildiğini, İstihbarat Başkanının da bu bilgileri ilgili birimlere aktardığını, ...sitelere içerik eklenmesi ile ilgili olarak siteleri işletmenin, şube müdürü ve ona bağlı teknik personelin görevi olduğunu, karargah kontrolünü Daire Başkanının yaptığını, kendisinin bu sitelere tek tek girmek ve denetlemek gibi bir imkanının zaman olarak olmadığını, Dursun Çiçek'in onay alınarak içerik eklendiği yönündeki beyanları ile ilgili olarak, kendi döneminde sitelerle ilgili böyle bir komuta katı olayı söz konusu olmadığını, Dursun Çiçek'in kendi dönemi ile ilgili doğru söylemediğini, ...sitelerdeki bilgilerden haberinin önüne rapor geldiği zaman olduğunu, internet sitesinde yer alan ve sansasyonel haberlerin öncelikle sivil memur tarafından derlenip, Proje Subayı'na oradan da Şube Müdürü'ne aktarıldığı, Şube Müdürü'nün bu haberleri Daire Başkanı'na, Daire Başkanının da Harekat Başkanı'na arz ettiği, oradan onay alındıktan sonra bu haberlerin yayınlandığı, aksinin mümkün olamayacağı yönündeki beyanlar hatırlatılarak yeniden sorulduğunda, kendi döneminde böyle hiçbir bir olayın olmadığını ve gerçekleşmediğini, görev aldığı dönem içerisinde de bu tip hükümet aleyhinde veya kamuoyunda infial yaratacak şekilde internet haberi yayınlanmadığını, böyle bir onayı olmadığını, ...2 Şubat'ta bu olaylar çıkınca kamuoyunda yaratılan tepki ve kendi bilmedikleri olumsuzlukların olduğunu fark ettiklerini ve hemen durdurduklarını ve bunun düzeltilmesi konusunda emir aldığını, aynı şekilde bu konunun incelenmesinin kendisine emredildiğini, kendisinin de bu emri Daire Başkanına, sözlü olarak söylediğini, emir gereği bu işlemlerin gerçekleştiğini ve andıcın hazırlanması talimatı verildiğini, 2 Şubat tarihinde internet siteleri ile ilgili haber yayınlanınca sitelerin yayınlarını durdurduklarını ve komutanların emri doğrultusunda konuyu incelemeye başladıklarını, andıcın nasıl yapılacağı konusunda Daire Başkanlıklarında çalışmaya başladıklarını, 12 Haziran 2009 tarihinde "İrticayla Mücadele Eylem Planı" basında yer alması üzerine kamuoyunda oluşan hassasiyet nedeniyle bu sitelerin tamamının kapatılmasının 2. Başkan Hasan Iğsız tarafından emredildiğini, bu emrin sözlü olduğunu, bu. sırada Askeri Savcılığın da soruşturma başlattığını, bilgi Destek Dairesindeki bilgisayarlara el koyarak inceleme başlattığını, bu konuda kendi verdiği emir ile ilgili olarak, Bilgi Destek Dairesindeki internet sitelerinin kapatıldığını, bu sitelerde kullanılan bilgisayarların MEBS Başkanlığına iade edileceğini belirterek MEBS Başkanlığınca iade edilen bilgisayarlara "güvenli sil" yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir şeklinde yazılı bir emir verdiğini, bu emri Askeri Savcılığın soruşturması kapsamında Askeri Savcılığa verdiğini, buradaki "güvenli sil" yapılması uygun olacağı şeklindeki yazılı emrin sadece bir hatırlatma olduğunu, ... bilgisayar kayıtlarının imhası ve silme işlemleri için herhangi bir şekilde Mustafa. Bakıcı'ya bu yönde bir emir vermediğini, Dursun Çiçek'in sitelere içeriklerin hiyerarşik düzen içerisinde onaylanarak-"eklendiklerini belirtir

beyanları ve genelkurmay başkanlığının site içeriklerine ilişkin cevabi yazısı ile ilgili olarak kendi zamanında asla soruşturma konusu internet haberlerinin önüne gelmediğini, böyle bir şeyin taraflarından çalıştırılmadığını, burada yer alan bilgilerin tamamının kendinden önceki döneme ait olduğunu, kendi bilgisi dahilinde güncellenmediğini ve yayınlanmadığını, Genelkurmay Başkanlığının cevabi yazısının doğru olduğunu, kendilerinin tasvip etmediği ve onaylamadıkları bu tür haberleri yayınlanmışsa o dönemin sorumlu personelinin hatasından kaynaklanmış olabileceğini, ama hiyerarşik bir yapıda onay alınarak mı yapılıp yapılmadığını bilmediğini, ...Alaaddin Sevim'i tanıdığını, Ağustos 2008de göreve başladığında onun da Genelkurmay İstihbarat Başkanlığında Daire Başkanı olduğunu... beyan etmiştir.

Ekinde irticayla mücadele eylem planının ıslak imzalı orijinalinin yer aldığı ihbar mektubu içerisinde şüpheli Mehmet Eröz ile ilgili olarak "Söz konusu gayri hukuki çalışmalar, TSK içerisindeki cunta yapılanmasının kilit isimlerinden olan Org. Hasan Iğsız'ın Genelkurmay Il'nci başkanlığı döneminde hız kazanarak devam etmiştir Org. Hasan Iğsız'ın doğrudan netice alınabilecek bir eylem planı hazırlanması konusunda verdiği direktif gereği, Korg. Mehmet Eröz ve Tümg. Mustafa Bakıcı 'nın da katkılarıyla gerekli çalışmalar başlatılmış ve söz konusu eylem planı Kur.Alb. Dursun Çiçek tarafından hazırlanmıştır." Şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmeyip internet siteleri içeriklerinin kendi bilgisi dahilinde eklenmediklerini beyan etse de, Dursun Çiçek'in üstlerinin bu sitelerin varlığından haberlerinin olmamasının imkansız olduğunu, madem bu internet içerikleri sakıncalıysa ve kendisinin sorumlu olduğu dönemde kurulmuşsa, niçin diğer görevlilerin kendi sorumlulukları döneminde bu haberleri kaldırmadıklarını, aynı şekilde Genelkurmay Başkanlığındaki sistem dahilinde onay alınmadan bu haberlerin sitelerde yayınlanmasının mümkün olmadığını, yani bu haberlerin yayınlanmasının hiyerarşik yapı içerisindeki kendi üstündeki komutanların bilgisi ve onayı içerisinde gerçekleştiğini, bu komutanların bu sitelere girip kontrol ve müdahale etme yetkilerinin olduğunu ifade eden beyanları, şüpheli Mehmet Eröz'ün de söz konusu sitelerin içeriklerinden haberdar olduğu ve Ergenekon Terör Örgütünün bu siteler vasıtasıyla yürüttüğü psikolojik harekat faaliyetlerine iştirak ettiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Dosyada mevcut delillerden hareketle şüphelinin, adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcm hazırlanmasında görev aldığı, Hasan Iğsız'm irticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkmasından sonra yeniden açılması planlanan sitelerin tamamen kapatılması emrini şüpheli Mehmet Eröz aracılığı ile icra ettiği, yine her ne kadar şüpheli İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkmasından sonra Dursun Çiçek'in görevli bulunduğu şubenin bilgisayarların ve internet arşivlerinin silinmesi emrini vermediğini beyan etse de, diğer şüpheli ifadelerinden hareketle silme işleminin şüphelinin emri ile gerçekleştiği, Mustafa Bakıcı'nm emri ile gerçekleşmiş olabileceğini ancak kendi bilgisinin olmadığını beyan ettiği evrak imha işlemlerinden, şüphelinin bulunduğu konum itibariyle haberinin olmamasının düşünülemeyeceği, ayrıca İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkması ile birlikte karargahta yaşanan evrak kırpma, bilgisayarların silinmesi ve internet siteleri arşivlerinin silinmesi hadiseleri arasındaki illiyet bağından hareketle de şüphelinin İrticayla Mücadele Eylem Planının hazırlanmasında etkisinin olduğu kanaatine varılmıştır.

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli MEHMET ERÖZ'ün üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

3- ŞÜPHELİ MUSTAFA BAKICI[değiştir]

15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde Ağustos 2008 - Ağustos 2009 tarihleri arasında Genelkurmay İç Güvenlik Harekat Daire Başkanlığı görevini yürüttüğünü, Eylül 2008 tarihinde ise Daire Başkanlığı görevi ile birlikte Bilgi Destek Daire Başkanlığına vekalet ettiğini, ... îrticayla Mücadele eylem planını hazırlattığı iddiaları ile ilgili olarak bu konuda ne 2. Başkan Hasan Iğsız'dan ne de Harekat Başkanı Mehmet Eröz'den herhangi bir emir almadığını, kendisinin de kimseye böyle bir emir vermediğini, îrticayla Mücadele Eylem Planı'nın basında yer almasından önce herhangi bir bilgisinin olmadığını, kurumsal olmadığına göre varsa böyle bir çalışmanın hukuk dışı bir çalışma, olacağını, ...19 Haziran 2009 tarihinde olaydan 1 hafta kadar sonra internet sitelerinin kapatılmasıyla ilgili Harekat Başkanı olan Mehmet Eröz'den önce sözlü, arkasından da yazılı emir aldığını, ... kağıt kırpma işleminin normalde her gün yapılan rutin bir işlem olduğunu, aynı şekilde kapatılan internet sitelerinin kullanıldığı bilgisayarların MEBS Daireye teslimi konusunda Harekat Başkanı olan Mehmet Eröz'den yazılı emir aldığını, ...personelin bir kısmının mesai bitimine yakın olduğu için ayrıldıklarını, personelin çağrılması talimatını verdiğini, giden personellerden bazılarının geri gelmesinin gece saat 21:00'i bulduğunu, kağıt kırpma işlemine ile ilgili olarak Silahlı Kuvvetlerde Arşiv Yönergesinin bulunduğunu, ...19 Haziran'da. daireye gittiğinde aynı dağınıklığı gördüğünü, şube müdürlerine sözlü olarak arşiv talimatına uygun işlemi biten evrakların imhası yönünde emir verdiğini, kaydı olmayan evrak kalmayacak şeklinde söylediğini, ...bütün evraklar imha edilecek diye emir vermediğini, o gün Dursun Çiçek'le telefonla veya bire bir görüşmediğini, daha doğrusu telefonla görüşüp görüşmediğini hatırlamadığını, olay günü Dursun Çiçek'in orada olmadığını, her şubenin kendi şubesindeki evraklarla ilgili çalışma yaptığını, bu işlemin 3 gün sürdüğü, ...bu işlemlerin tesadüfen 19 Haziran Cuma günü akşamı gerçekleştirildiğini, , ... bilgisayarların silinmesi hadisesi ile ilgili olarak Harekat Başkanı Mehmet Eröz'den yazılı emir aldığını, ...internet sitelerinin takibinde kullanılan bilgisayarların toplandığını, 30 civarında bilgisayarın toplanarak MEBS'e iade etmeden önce (<güvenli sil" işlemi yapıldığını, bunun Harekat Başkanı'nın vermiş olduğu yazılı emirde yer aldığını, fakat emirde yazmasa da bir bilgisayar iade ederken mutlaka silme işlemine tabi tutulduğunu, ...bu silme işleminin bir program dahilinde yapıldığını, özel kasıtla 35 kez silme işlemi yapılmadığını, ...Nusret Taşdeler 'in kendi görev yaptığı dönemden önceki Harekat Başkanı olduğunu, kendi bulunduğu dönemde dairede 10 sitenin işletildiğini, diğer 32 sitenin sadece isim olarak bu 10 sitenin yönlendirilmesiyle faaliyet gösterdiğini, bu sitelerin Bilgi Destek Dairesi Başkanlığının sorumluluğunda olduklarını, kurulma amaçlarının da bilgilendirilme maksatlı olduğunu, söylediklerini, ...şüpheliye tespit olunan internet siteleri içeriklerinin hükümet aleyhinde veya. abartılı irtica tehdidine yönelik olduğu hatırlatılarak, yeniden sorulduğunda, bu siteler içerisinde "irtica.org" adlı internet sitesinin de olduğunu, ancak kendi görevli olduğu dönemde kesinlikle sorulan sorudaki içerikli yayınların yapılmadığını, Şubat ayında gazetede çıkan bir haber üzerine internet sitelerini kapattıklarını, ancak yukarıda bahsettiği bölücü faaliyetlere yönelik kamuoyunu bilgilendirme amaçlı sitelere ihtiyaç olduğunun değerlendirildiğini, 4 site kurulmasıyla ilgili andıç hazırlandığını ve bu siteler kurulduğunu, ancak işletime geçmediğini, siteler kurulduktan sonra hazırlık yapıldığını, sayfa içeriklerinin nasıl olacağının konuşulduğunu, müteakiben 12 Haziran'daki gazetede yer alan Îrticayla Mücadele Eylem Planı haberinden sonra 19 Haziran'da bu sitelerin de tamamen kapatıldıklarını başkan olan Mehmet Er öz'den bu siteler işletilmeyecek ve kapatılacak diye emir aldıklarını, ...site içeriklerinin kendi bilgisi dışında eklenmiş de olabileceğini, kontrol edebilecek kadar zamanının olmadığını, Dursun Çiçek'in site içeriklerinin hiyerarşik olarak alınan onay sonucu eklendiklerini belirtir beyanları ile ilgili olarak beyanlarını kabul etmediğini, bu haberlerin içerikleri yönünde kendisinin herhangi bir onayı olmadığını, Daire Başkanlığına vekalet ettiği dönemde kendisine ulusal haber kaynaklı haberlerin sitelere konulduğunun söylendiğini, herhangi bir denetimi veya onayının olmadığını, ... görev yaptığı dönemde böyle sakıncalı gördüğü bir haber olmadığını, haber çıkınca sitelerin kapatılmasıyla ilgili Harekat Başkanından emir aldıklarını, ilgili şubelere bu emri kendisinin mi Dursun Çiçek'in mi verdiğini tam olarak hatırlamadığını, kendisi olmadığı zamanlarda daireye Dursun Çiçek'in vekalet ettiğini, kapatılması emrini onun da vermiş olabileceğini, emir alındıktan sonra sitelerin kapatıldığını ve kullanılmayacak durumda olan bilgisayarların iade edildiğini, siteler kapatıldığı için içindeki bilgilerin de imha edildiğini, ...Proje isimli belge ile ilgili olarak belge içerisinde yer alan ((gri" ve "kara" yöntemleri kullanılabilecek nitelikte sanal ağ siteleri kurulması, bu sitelerin güvenilir kişiler üzerinden çalıştırılması şeklindeki yazıların sanki andıç çalışmasına atıfta bulunduğunu, beyan etmiştir.

Ekinde İrticayla Mücadele Eylem Planının ıslak imzalı orijinalinin yer aldığı ihbar mektubu içerisinde şüpheli Mustafa Bakıcı ile ilgili olarak "Söz konusu gayri hukuki çalışmalar, TSK içerisindeki cunta yapılanmasının kilit isimlerinden olan Org. Hasan Iğsız'ın Genelkurmay H'nci başkanlığı döneminde hız kazanarak devam etmiştir. Org. Hasan Iğsız'ın doğrudan netice alınabilecek bir eylem planı hazırlanması konusunda verdiği direktif gereği, Korg. Mehmet Eröz ve Tümg. Mustafa Bakıcı 'nın da katkılarıyla gerekli çalışmalar başlatılmış ve söz konusu eylem planı Kur.Alb. Dursun Çiçek tarafından hazırlanmıştır." Şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmeyip internet siteleri içeriklerinin kendi bilgisi dahilinde eklenmediklerini beyan etse de, Dursun Çiçek'in, üstlerinin bu sitelerin varlığından haberlerinin olmamasının imkansız olduğunu, madem bu internet içerikleri sakıncalıysa ve kendisinin sorumlu olduğu dönemde kurulmuşsa, niçin diğer görevlilerin kendi sorumlulukları döneminde bu haberleri kaldırmadıklarını, aynı şekilde Genelkurmay Başkanlığındaki sistem dahilinde onay alınmadan bu haberlerin sitelerde yayınlanmasının mümkün olmadığını, yani bu haberlerin yayınlanmasının hiyerarşik yapı içerisindeki kendi üstündeki komutanların bilgisi ve onayı içerisinde gerçekleştiğini, bu komutanların bu sitelere girip kontrol ve müdahale etme yetkilerinin olduğunu ifade eden beyanları, şüpheli Mustafa Bakıcı'nm da, söz konusu sitelerin içeriklerinden haberdar olduğu ve Ergenekon Terör Örgütünün bu siteler vasıtasıyla yürüttüğü psikolojik harekat faaliyetlerine iştirak ettiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Dosyada mevcut delillerden hareketle şüphelinin, adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcın hazırlanmasında görev aldığı, İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkmasından sonra yeniden açılması planlanan sitelerin tamamen kapatılması yönünde Hasan Iğsız'ın emrinin Mehmet Eröz tarafından kendisine iletildiği ve şüpheli Mustafa Bakıcı'nm kontrolünde bu işlemlerin icra edildiği, yine İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkmasından sonra Dursun Çiçek'in görevli bulunduğu şubenin bilgisayarlarının silinmesi işlemlerini takip ve koordine ettiği, ayrıca İrticayla Mücadele Eylem Planının ortaya çıkması ile birlikte karargahta yaşanan evrak kırpma, bilgisayarların silinmesi ve internet siteleri arşivlerinin silinmesi hadiseleri arasındaki illiyet bağından hareketle de şüphelinin İrticayla Mücadele Eylem Planının hazırlanmasında etkisinin olduğu kanaatine varılmıştır.

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformaşyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli MUSTAFA BAKICI'nın üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

4- ŞÜPHELİ HÜSEYİN NUSRET TAŞDELER[değiştir]

Şüpheli, başsavcılığımızın 07.06.2011 tarihli talimatları ile ifadesi alınmak üzere çağrılmasına rağmen raporlu olduğu mazereti ile çağrıya uymadığından ifadesi alınamamıştır.

İrticayla Mücadele Eylem Planının ıslak imzalı orijinalinin gönderildiği ihbar mektubunda "EK-B: Cunta Tarafından Hazırlanmış Bilgi Destek Çalışması" olarak belirtilen, T.C GENELKURMAY BAŞKANLIĞI ANKARA başlıklı, EYLÜL 2007 tarihli, HRK:1700-...- 07 sayılı, Bilgi Destek Planı konulu, GİZLİ ibareli, 5 sayfadan ibaret, GENELKURMAY BAŞKANI EMRİYLE Hrk.Bşk. Korgeneral Nusret Taşdeler adına imzaya açılmış, eklerinde EK-A Bilgi Destek Planı ve EK-B Özel Dağıtım Planı yer aldığı belirtilen belge incelendiğinde, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili birtakım AK Parti karşıtı değerlendirmelerin yer aldığı, aynı zamanda bu belgenin de yine İrticayla Mücadele Eylem planında olduğu gibi Ak Parti'ye yönelik bir takım eylemleri hedeflediği anlaşılmıştır.

Söz konusu belge ile ilgili olarak adı geçen ihbarda 2007 yılı Eylül ayında dönemin Genelkurmay Il'nci Başkanı Org. Ergin Saygun'un emri gereği, üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı Korg. H.Nusret Taşdeler'in himayesinde Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığında şube müdürü olarak görevli kurmay albaylar Dursun Çiçek, Sedat Özüer, İlker Ziya Göktaş ve Fuat Selvi tarafından kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığına, tanık oldum. Yukarıda isimleri geçen şahıslar, görev alanlarının dışındaki birçok konuyla ilgili olarak hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu konuda örnek olması bakımından bahse konu cunta tarafından hazırlanmış bir çalışma EK-B'de sunulmuştur. EK-B'nin altında imza bulunmamasının sebebi evrakın elektronik ortamda gönderilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. " şeklinde ibareler yer almaktadır.

Adı geçen belge Genelkurmay Başkanlığından sorulmuş ve Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının 09 Haziran 2011 tarih ve 2011/367 sayılı cevabi yazısında "söz konusu belgeye kayıtlarda rastlanılmadığı, Askeri Savcılık tarafından düzenlenen 12 Mayıs 2010 tarihli iddianamede söz konusu belgenin tamamen sahte olarak düzenlenmiş bir belge olduğu kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. Genelkurmay Başkanlığı'na ait olmadığı anlaşılan ve örgütsel amaçlar doğrultusunda illegal faaliyetlere yönelik hazırlandığı tarafımızdan değerlendirilen belge içeriği incelendiğinde, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesi ile ilgili birtakım eleştirilerin yer aldığı belgede, türban konusu ile ilgili bazı eylemsel faaliyetlerden yararlanılarak kaos oluşturulmasının amaçlandığı gözlemlenmiştir. Belge içerisinde; İç ve dış tepkiler, Gül'ün cumhurbaşkanlığının parlamenter demokrasinin normal bir uygulaması olduğu yönündedir. Kamuoyu ve medya türbanı benimsemiş görünmekte, Cumhurbaşkanının eşinin türbanlı olmasında bir beis görmemektedir Her ne kadar Cumhurbaşkanı, türban ve diğer konularda başlangıçta dikkatli davranmış ise de; yavaş yavaş türbanın davetler, karşılama, uğurlama törenleri vs, ile resmi mahaller ile günlük yaşama girmeye başladığı görülmektedir. Zaten bir müddetten beri escıs kamusal alan olan TBMM'de yapılan çeşitli toplantılardatürbanlı ve hatta çarşaflı hanımlar boy göstermektedir. "... "Türbana gösterilecek tepki, alt'kademeler için de bir emsal teşkil edecektir. Gösterilen tepkinin uzun vadede uygulama imkanı olan tutarlı bir politika olması önemlidir. Gösterilecek tepkinin, her ne olursa olsun, kendi manevra sahamızı daraltmayacak ve müteakip girişimlerde elimizi bağlamayacak düzeyde kalması önem arz etmektedir "şeklinde ibareler yer almaktadır. Eylül 2007 tarihli belgede yer alan bu hususlar ile ilgili yapılan açık kaynak çalışmalarında 19 Eylül 2007 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün KKTC ziyareti dönüşünde, Eseneboğa Havalimanında yapılan karşılama töreninde, Cumhurbaşkanı ve eşinin karşılamaya gelenlerle tokalaşmaya başladıkları esnada, dönemin Ankara Garnizon Komutanı A.G'nin protokolden ayrıldığı, Hayrünisa Gül'ün başörtülü olması sebebiyle böyle bir davranışın gerçekleştiği yönünde birçok haberin yayınlandığı görülmüştür. Bu hadiseden sonra da yine A.G'nin Cumhurbaşkanı'nı karşılama veya uğurlama törenlerinde aynı davranışı sergilediği yönünde açık kaynak bilgilerine ulaşılmıştır. Benzer şekilde 23 Kasım 2007 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın; TSK Rehabilitasyon merkezinde tedavi gören tiyatro sanatçısı Nejat Uygur'u ziyaret etmek istediği ancak başörtülü olması sebebiyle bu ziyareti gerçekleştirmesinin engellendiği, hadisenin Nejat Uygur'un eşi Nejla Uygur tarafından da doğrulandığına dair çok sayıda açık kaynak bilgisine ulaşılmıştır. 2007 Eylül ve Kasım aylarında Cumhurbaşkanı ve Başbakan'm eşlerinin yaşadıkları benzer hadiselerin tesadüf eseri olmadıkları, Nusret Taşdeler adına imzaya açılmış Eylül 2007 tarihli söz konusu belge içerisindeki; Türbana gösterilecek tepki, alt kademeler için de bir emsal teşkil edecektir. Gösterilen tepkinin uzun vadede uygulama imkanı olan tutarlı bir politika olması önemlidir. Gösterilecek tepkinin, her ne olursa olsun, kendi manevra sahamızı daraltmayacak ve müteakip girişimlerde elimizi bağlamayacak düzeyde kalması önem arz etmektedir ibareleri ile paralellik arz ettikleri, bu haliyle söz konusu belgenin de Genelkurmay Başkanlığı içerisine sızan Ergenekon Terör Örgütü mensuplarınca ülkede kaos ve kargaşa ortamı oluşturmak üzere hazırlandığı kanaatine varılmıştır.

Şüphelinin Genelkurmay Harekat Başkanı olduğu 2007-2008 döneminde soruşturma konusu internet siteleri, Bilgi Destek Daire Başkanlığı aracılığı ile şahsa bağlı olarak faaliyet yürütmüştür. Yukarıda izah olunan site içerikleri şüphelinin sorumlu olduğu süreci de kapsamaktadır. Yine Dursun Çiçek'in, üstlerinin bu sitelerin varlığından haberlerinin olmamasının imkansız olduğunu, madem bu internet içerikleri sakıncalıysa ve kendisinin sorumlu olduğu dönemde kurulmuşsa, niçin diğer görevlilerin kendi sorumlulukları döneminde bu haberleri kaldırmadıklarını, aynı şekilde Genelkurmay Başkanlığındaki sistem dahilinde onay alınmadan bu haberlerin sitelerde yayınlanmasının mümkün olmadığını, yani bu haberlerin yayınlanmasının hiyerarşik yapı içerisindeki kendi üstündeki komutanların bilgisi ve onayı içerisinde gerçekleştiğini, bu komutanların bu sitelere girip kontrol ve müdahale etme yetkilerinin olduğunu ifade eden beyanları şüphelinin bu siteler aracılığı ile yürütme organına yönelik uygulanan psikolojik harekat faaliyetlerinden bilgisinin olduğunu, sorumlu bulunduğu dönemde söz konusu faaliyetlerin şüphelinin kontrolünde gerçekleştiğini ve şüphelinin Ergenekon Terör Örgütünün bu siteler vasıtasıyla yürüttüğü psikolojik harekat faaliyetlerine iştirak ettiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli NUSRET TAŞDELER'in üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

5- ŞÜPHELİ FUAT SELVİ[değiştir]

08.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde özetle, 2006 Ağustos-2008 Ağustos tarihleri içerisinde Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Daire Başkanlığında Temel İnceleme Şube Müdürü olarak Albay rütbesiyle görev yaptığını, çalıştığı dönemde bir takım internet sitelerinin dairede çalıştırıldığını, PKK gerçeği, Ermeni gerçeği, İrtica gibi konularda Genelkurmay Başkanlığına bağlı internet sitelerinde yayınlar yapıldığını, Nisan veya Mayıs 2008 tarihinde görevli olduğu Temel İnceleme Şube Müdürlüğünün adının 2. Şube olarak değiştiğini ve tam olarak hatırlamamakla, birlikte "irtica" başlıklı internet sitesi sorumluluğunun verildiğini, sorumluluktan maksat bu siteye konulacak haberlerin içeriği, denetiminin sağlanması olduğu, Nisan veya Mayıs 2008 tarihinden önce bu sitelerin tek bir yerde denetiminin yapıldığını, büyükçe bir salonda görevlilerin çalıştığını, bağlı oldukları tek bir şubenin Cari İşlem Şube olduğunu, başında Dursun Çiçek albayın olduğunu, sonradan da bu şubenin isminin 2. Şube olduğunu, şubenin iş yoğunluğu sebebiyle idari olarak yeni bir düzenlemeye gidildiği, çalıştıkları şubelerde sabahleyin görsel ve yazılı basının tarandığı, haberlerin içerisinde sitelere konulabilecek olanların belirlendiği, bu. haberleri yayınlansın mı diye silsile yoluyla komutanlara arz olunduğu, kendilerinin görev olarak Daire Başkanı'na, Daire Başkanının da Harekat Başkanı'na bağlı olduğunu, Harekat Başkanının insiyatifıyle bu haberlerin yayınlanıyor olabileceğini veya daha. üst makamlara da sunulabileceğini fakat tamamen gazetelerde çıkan haberlerin derlenmesiyle olduğunu, kendi kattıkları bir haberin olmadığını, Nisan veya Mayıs 2008 tarihinden sonra sorumlu olduğu "irtica." isimli internet sitesinde medyadan derlenen haberler haricinde yoruma dayalı kişisel hiçbir haber yayınlanmadığını, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini, ...Meryem Kurşun'un "irtica" sitesinin haberlerini koyduğunu, onaydan geçip de yayınlanmasına karar verilen haberleri yayınladığını, onay alındıktan sonra haberleri yayınlayıp yayınlatmama konusunda kendilerinin ve Meryem Kurşun'un takdir yetkisinin olmadığını, her sabah yazılı ve görsel medyanın takip edildiğini, Meryem Kurşun'un haberleri tarayıp kendisine getirdiğini, kendisinin de Daire Başkanı'na aktardığını, bütün sistemin bu şekilde işlediğini, sayısını bilmemekle birlikte internet sitelerinin de tarandığını fakat 430 internet sitesinin tarandığı iddiasının abartılı geldiğini, bu işi 4-5 sivil memurun takip ettiğini, ...sitelerin devri sırasında daire içerisinde bir takım tartışmaların olduğunu, internet sitelerinin yayınları hakkında Genelkurmay Başkanlığının cevabi yazısı ile ilgili olarak, Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasını kabul etmediğini, yapmış oldukları işlemlerin üst amirleri tarafından onaylanmadan asla yapabilecekleri işler olmadığını, kimsenin de cesaretinde olmadığını, tahminince eğer usulsüz bir şey varsa silme işleminin yapılmış olabileceğini, Nusret Taşdeler'in Harekat Başkanı olduğu dönemde kendisinin de Genelkurmay'da çalıştığını, çalıştığı dönemde asılsız provakatif amaçlı bir haber yayınlanmadığını, bu konuda da ne Ergun Saygın ne de Nusret Taşdeler'den herhangi bir emir almadığını, herhangi bir siyasi veya akademisyenlerle birlikte böyle bir çalışma yürütmediğini, Nusret Taşdeler adına imzaya açılmış Bilgi Destek Planı sorulduğunda, bu belgeyi ilk defa gördüğünü, kendisinin hazırlamadığını, belgenin formatının resmi bir belgeye benzediğini, dijital belgede imzanın olmamasının da normal olduğunu, belgenin altında ismi yazan Nusret Taşdeler 'in kendi dönemlerinde Genelkurmay Harekat Başkanı olarak görev yaptığını, eğer bu belge gerçekse bu belgeyi Nusret Taşdeler 'in hazırlamayacağını, içeriğinden anladığı kadarıyla siyasi konulara ilişkin bir belge olduğundan bu belge hazırlanmışsa bile çok sınırlı kişinin bilgisi dahilinde hazırlandığını, sistem itibariyle klasik bir plan yazılımcısı şube müdürünün alt kadrosuna düşmeyeceğini, şube müdürünün Daire Başkanına, Daire Başkanının da Harekat Başkanına hiyerarşik durumu arz edeceğini" beyan etmiştir.

Ekinde İrticayla Mücadele Eylem Planının yer aldığı ihbar mektubu içerisinde şüpheli ile ilgili olarak; "Ayrıca; 2007 yılı Eylül ayında dönemin Genelkurmay IFnci Başkanı Org. Ergin Saygunun emri gereği, üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı Korg. H.Nusret Taşdeler' in himayesinde Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığında şube müdürü olarak görevli kurmay albaylar Dursun Çiçek, Sedat Özüer, İlker Ziya Göktaş ve Fuat Selvi tarafından kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığına tanık oldum. Yukarıda isimleri geçen şahıslar, görev alanlarının dışındaki birçok konuyla ilgili olarak hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Şeklinde ibareler yer almaktadır.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de, irtica.org isimli siteyi Ocak 2008 tarihinde Dursun Çiçek'ten devraldıktan sonra Ağustos 2008 tarihine kadar yönettiği ve sitenin bu dönemde de yukarıda izah edilen yayınları yaptığı, yine Dursun Çiçek döneminde yayınlanan benzer içeriklerin de şahsın sorumlu olduğu dönemde sitenin arşivinde mevcut bulunup isteyenlerce rahatlıkla ulaşıldığı, bu haliyle Ergenekon Terör Örgütünün bu siteler vasıtasıyla yürüttüğü psikolojik harekat faaliyetlerine iştirak ettiği kanaatine varılmıştır.

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin;

Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli FUAT SELVİ'nin üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

6- ŞÜPHELİ ZİYA İLKER GÖKTAŞ[değiştir]

17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; 18.08.2008 tarihinde Bilgi Destek Şube Müdürlüğüne 2. Bilgi Destek Şube Müdürü olarak atandığını, Bilgi Destek Şube Müdürlüğü'nde görevindeyken TSK'ya yönelik Laiklik karşıtı faaliyetler ve menfi propagandalardan sorumlu olduğunu, başladığında sorumluğu olduğu sitelerin irtica.org ve aslar.org olduğunu, bir de bu sitelere yönlendirme adı altında kurulan sitelerin olduğunu, o sitelere girildiğinde irtica.org veya aslar.org sitesine doğrudan bağlanıldığını, desteği günlük basın özetlerinden, arama motoru vasıtasıyla arattırdıklarını, bazen de okuyuculardan gelen mailler olduğunu, gazetelerden aldıkları bilgilerin de olduğunu, mutlaka kaynak linkini koyduklarını, Silahlı Kuvvetlerle ilgili olumlu haberleri bu sitede derlediklerini, ellerinden geldiği kadar siyasi içerikli yazı koymamaya çalıştıklarını, kendisi gelmeden önce Ocak 2008'e kadar site içeriklerinin tamamen Albay Dursun Çiçek'in belirlediğini, kendisi geldikten sonra 18/08/2008'den sonra kendisinin belirlemeye çalıştığını, işlettiği sitede kendisi ve Sivil Memur Meryem Kurşun'un siteye bilgi koyma yetkisinin olduğunu, Meryem Kurşun'un da kendisine onaylatmadan bilgi koyamadığını, kendi döneminde böyle olduğunu, içerikleri koyarken herhangi bir kişiye danışmadıklarını, çünkü bununla ilgili genel bir emrin olduğunu, andıç çıktığında kursta olduğunu, andıç çıkmadan önce 12 Şubat'ta andıcı imzaladığını, imzalarken de siteyi yönetenin kredi kartının kullanılması hususunun biraz kafasına takıldığını, daha sonra Adli Müşavirlik tarafından da imzalanınca Nisan ayında yürürlüğe girdiğini, 'Hukuki anlamda bir sorun olmadığını düşündüğünden sitenin ismini kendi kredi kartı ile satın aldığını ve test yayınına başladıklarını, kendisinin sadece koruyucu haber isimli siteyi organize ettiğini, yedek isim olarak da laikiz.biz isimli siteyi aldığını, diğer sitelerin isimlerini değiştirdiklerini sanmadığını, irtica.org sitesinin andıçtan sonra yayınlanmadığını, süresinin sona erdiğini, irtica kelimesinin yanlış anlaşılmaya başlandığını, adını değiştirdiğini, içerik itibariyle de farklılıklar oluştuğunu, test yayınında olduğu için genişlemeye başladığında Haziran ayında birden bire kapatıldıklarını, bu siteleri Genelkurmay Başkanlığı adına yürüttüklerini, site içeriklerinin Destek Şubece muhafaza edildiğini, ama bunların silindiğini, şu anda saklandığı bir yer olmadığını, bilgilerin niçin silindiğini tam olarak bilemediğini, ancak bu daireye geldiğinde de internet işine çok sıcak bakmadığını, takip edildiği belirtilen sitelerin sınıflandırılması ile ilgili olarak böyle bir liste yaptırmadığını, Dursun Albay'ın 2008 yılı döneminde yapılmış bir çalışma olabileceğini, Taraf Gazetesi'nde haber çıktığında kursta olduğunu, gelişmeleri tam olarak bilmediğini, karargahta gerçekleşen evrak kırpma işlemleri ile ilgili olarak kendisinin düğünde olduğunu ve düğünden çağırdıklarını, geldiğinde herkesin şubede olduğunu, kendilerine Mustafa Bakıcı Paşa'nın emir vermiş olabileceğini, bilgisayarların silinme amacını bilmediğini, ancak aldıkları emir gereği bilgisayarlara dokunmadan MEBS Şubeye teslim ettiklerini, irtica, org1 da yer alan haberler ile ilgili olarak bunların kendinden önce yayınlanmış bilgiler olduğunu, arsiv.org isimli siteye girildiğinde 2008 yılı öncesindeki haberler olduğunun görüleceğini, kendi döneminde siyasi içerikli bilgileri koydurtmamaya özen gösterdiğini, özellikle kendi döneminde böyle bir tane yazı bulunamayacağını, en azından kendi döneminde kanun ve yasalara aykırı içeriğin söz konusu olmadığını, geçmişe yönelik tespit ettiği şeyleri de yayından kaldırttığını, kendisi geldiğinde sitelerin içerisinde çok bilgi olduğunu, bunları tespit ettikçe yayından kaldırttıklarını, " beyan etmiştir.

Ekinde İrticayla Mücadele Eylem Planının yer aldığı ihbar mektubu içerisinde şüpheli ile ilgili olarak; "Ayrıca; 2007 yılı Eylül ayında dönemin Genelkurmay İTnci Başkanı Org. Ergin Saygun'un emri gereği, üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı Korg. H.Nusret Taşdeler 'in himayesinde Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığında şube müdürü olarak görevli kurmay albaylar Dursun Çiçek, Sedat Özüer, İlker Ziya Göktaş ve Fuat Selvi tarafından kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığına tanık oldum. Yukarıda isimleri geçen şahıslar, görev alanlarının dışındaki birçok konuyla ilgili olarak hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Şeklinde ibareler yer almaktadır.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de, irtica.org isimli siteyi Ağustos 2008 tarihinde Fuat Selvi'den devraldıktan sonra Şubat 2009 tarihine kadar yönettiği ve sitenin bu dönemde de yukarıda izah edilen yayınları yaptığı, yine önceki dönemlerde yayınlanan benzer içeriklerin şahsın sorumlu olduğu dönemde sitenin arşivinde mevcut bulunup isteyenlerce rahatlıkla ulaşıldığı, adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcm hazırlanmasında da görev aldığı ve Proje isimli belgedeki örgütsel strateji doğrultusunda internet sitesi kurmak üzere görevlendirildiği ve bu görev doğrultusunda adına kayıtlı kredi kartı ile internet sitesi kurmak için gereken hizmeti satın aldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt elektrik yönlendirdiği anlaşıldığından; ^ i -w :: \

Şüpheli ZİYA İLKER GÖKTAŞ'ın üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

7- ŞÜPHELİ HULUSİ GÜLBAHAR[değiştir]

17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde; Ağustos 2008 tarihinden itibaren 4. Bilgi Destek Şube Müdürü olarak Eylül 2009 tarihine kadar görev yaptığını ve psikolojik harekatta görev aldığını, turkatak ve ozgurgenc sitelerine baktığını, yönettiği sitelerin Türk Silahlı Kuvvetlerinin tanıtımı ve halkla yaptığı faaliyetleri içerdiğini, ...Ağustos 2008 tarihinden itibaren verilecek haberleri kendisinin belirlediğini, siteler kapanınca, yenilemek amacıyla Mayıs 2009 tarihinde kendi kredi kartıyla aldığını, andıçta 3. maddede Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tanıtımını Türkatak sitesi yapacaktır dendiğinden yazılı emre istinaden andıçtan sonra kendi adına internet sitesi kiraladığını, Taraf Gazetesi'nde yayınlanınca, sitelerin kapatıldığını, kapatma emrini ya Dursun Çiçek'in ya da Daire Başkanın verdiğini, çünkü Dursun Çiçek de Daire Başkanlığına vekalet ettiğini, siteler geçici olarak kapatıldıktan sonra Dursun Çiçek'in bu sitelerin açılması gerektiğini söyleyip andıcı hazırlattığını, kendilerine de gönderdiğini ve imzaladıklarını, üstündeki parafın kendisine ait olduğunu, paraftaki herkesin kendi alanıyla alakalı bölümü okuyup imzaladığını, kendisinin açacağı site ile ilgili bölümü okuyup buna istinaden imzaladığını, bu sitelerde çıkacak haberlerle alakalı zaman zaman amirlerine ve komutanlarına bilgi verdiklerini, yayınlanan konuların bir çoğundan komutanların da bir şekilde haberinin olduğunu, haberlerin yayınlanması ile ilgili soruya yukarıdan kendilerine bir emir gelmediğini, haberlerin yayınlanmasındaki amacın TSK'yı tanıtmak olduğu, türkatak isimli siteye ait içeriklerin bir kısmı sorulduğunda bu haberlerin Dursun Çiçek'in yönetiminde olduğu döneme ait haberler olabileceğini, kendi zamanında böyle konuların olmadığını, 2008 yılının Ağustos ayında göreve başladığını, önceki içerikleri bilmediğini, bu siteleri aldığında içeriğinde bu tür yayınlar olduğunu hatırlamadığını, dışarıdan bu sitelere herhangi bir bilgi girişi olmadığını, kullanıcılar dışında kimsenin bilgi aktaramadığını, karargahta meydana gelen kırpma işlemi ile ilgili olarak Mustafa Bakıcı Paşa'nın emri ile imha işleminin başladığını, yine karargahta meydana gelen silme işlemi ile ilgili olarak silinme işlemi yapıldığında internet sitelerinin faal olmadığını, silme emrini kendisinin vermediğini bu emri de Mustafa Bakıcı 'nın verdiğini, niçin silindiğini bilmediğini beyan etmiştir.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de, turkatak.gent.tr isimli siteyi Temmuz 2008 tarihinden Şubat 2009 tarihine kadar yönettiği ve sitenin bu dönemde de yukarıda izah edilen yayınları yaptığı, yine önceki dönemlerde yayınlanan benzer içeriklerin şahsın sorumlu olduğu dönemde sitenin arşivinde mevcut bulunup isteyenlerce rahatlıkla ulaşıldığı, adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcm hazırlanmasında da görev aldığı ve proje isimli belgedeki örgütsel strateji doğrultusunda internet sitesi kurmak üzere görevlendirildiği ve bu görev doğrultusunda adına kayıtlı kredi kartı ile internet sitesi kurmak için gereken hizmeti satın aldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt,'üyelerini'.yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli HULUSİ GÜLBAHAR'm üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

8- ŞÜPHELİ CEMAL GÖKÇEOĞLU[değiştir]

17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde özetle; "2005 yılında Genelkurmay1 da Psikolojik Harekat Daire Başkanlığında ADİŞ (Arşiv Dokümantasyon İdari Şube) Müdürlüğüne atandığını, 2008 yılında Bilgi Destek Şube Müdürlüklerinin kurulduğunu ve kendi şubesinin 5. Şube Destek Şube olarak kuruluşta yer aldığını, kendisi ilk atandığında Murat Uslukılıç, Fatih Karacaer ve Sivil Memur Bülent Sarıkahya'nın Cari İşlem Şube Müdürliiğü'nde Dursun Çiçek'in emrinde çalıştıklarını, 2008 yılında Destek Şube olmaları sebebiyle kendi şubesine bağlandıklarını, bu bölünmeden sonra internet destek kısmının da kendisine bağlandığını, bu kısımdaki teknik hizmetlerin de kendileri tarafından yapıldığını, 2009 yılı Şubat ayında internet sitelerinin büyük çoğunluğunun kapandığını, alan adlarının süreleri dolduğu ve yeniden satın alınması ihtiyacı doğduğunu, Daire Başkan Vekili Dursun Çiçek Albay 'ın kendilerine bu yönde bir talimat verdiğini, hazırlanan andıcın yeni internet sitelerinin satın alınması, nasıl ve ne maksatla alınıp kullanılacağını belirten bir andıç olduğunu, bu andıçta kendisinin de ismi ve imzasının bulunduğunu, doğru ve kendisine ait olduğunu, yasal olarak bir sakınca görmediği için imzaladığını, internet sitelerinin içerikleri hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını, ancak isim olarak bildiğini Nisan 2009 tarihli andıcın görev dağılımı için hazırlandığını, bu andıçtan sonra şube müdürlerinin kendi kredi kartlarıyla ilgili internet sitelerini kiraladıklarını, İrticayla Mücadele Eylem Planı ortaya çıktığında kursta olduğunu, kurstan çağrıldığını ve İdari İşler Şube Müdürü de olduğu için Dursun Çiçek'in imza örneklerinin istendiğini, o sırada bilgisayarların formatlandığını, bir kısmının da kullanım dışı bırakıldığını, 2005 yılında sitelerin bir oda içerisinde sadece Dursun Çiçek'in emrinde olduğunu, kendilerinin o odaya girip çıkmadıklarını, andıcı çıkarttırdığında Dursun Çiçek'in Daire Başkan Vekili olduğunu, andıcı Dursun Çiçek'in çıkarttırdığını, andıçta kendi parafına kadar olanların teknik destek olarak hizmet verdikleri için imzaladıklarını, 1., 2., 3. ve 4. Şubelerin sitelerin işletilmesinde görevli olan şubeler olduğunu, diğerlerinin emir komuta zinciri içerisinde üst amirleri olduğunu, andıçla birlikte kurulan sitelerden hatırladıklarının koruyucuhaber ve turkuzbiz olduğunu, diğerlerinin adlarını ve içeriklerini bilmediğini, ancak irtica.org ve aslar.org isimli sitelerin olduğunu hatırladığını, içeriklerine kendisi bakmadığı için ilgilenmediğini, kendisinin bu site içeriklerini onaylamadığını, hükümetin verdiği maaşla çalışan memurların böyle bir şey yapmaya haklarının olmadığını beyan etmiştir.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de, söz konusu internet sitelerine sağlanan teknik destekten sorumlu olduğu, yine bu siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcın hazırlanmasında görev aldığı, irticayla mücadele eylem planının ortaya çıkmasından sonra Bilgi Destek Daire Başkanlığında gerçekleşen bilgisayarların silinme işleminde görevli ve bilgili olduğu, yine evrak kırpma işlemlerinden de bilgisi olduğu aynı zamanda bu işlem esnasında çalıştırılan ve dosyanın tanıklarından olan şahıslara orada gördüklerini kimseye anlatmamaları yönünde baskı uyguladığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet

yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli CEMAL GÖKÇEOGLU'nun üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

9- ŞÜPHELİ SEDAT ÖZÜER[değiştir]

Şüpheli, başsavcılığımızın 07.06.2011 tarihli talimatları ile ifadesi alınmak üzere çağrılmasına rağmen yurt dışı görevi mazereti ile çağrıya uymadığından ifadesi alınamamıştır.

Ekinde İrticayla Mücadele Eylem Planının yer aldığı ihbar mektubu içerisinde şüpheli ile ilgili olarak; "Ayrıca; 2007 yılı Eylül ayında dönemin Genelkurmay II'nci Başkanı Org. Ergin Saygun'un emri gereği, üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı Korg. H.Nusret Taşdeler' in himayesinde Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığında şube müdürü olarak görevli kurmay albaylar Dursun Çiçek, Sedat Özüer, İlker Ziya Göktaş ve Fuat Selvi tarafından kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığına tanık oldum. Yukarıda isimleri geçen şahıslar, görev alanlarının dışındaki birçok konuyla ilgili olarak hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Şeklinde ibareler yer almaktadır.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığımıza gönderilen bir diğer ihbarda Bilgi destek şubedeki bilgisayarlardan 14 adet hard disk sökülerek incelendi. Acele bir inceleme yaptırılarak bir gün sonra iade edilmesi istendi. 14 adet hard diskin sadece imajlarının alınması bile bu kadar kısa. sürede mümkün değildi. Sadece hard disklerdeki dosyalarda kelime taraması yapılarak arama gerçekleştirildi. Bu şekilde yapılan arama ile ne silinmiş dosyalar ne de şifreli dosyalar incelenebildi. Şifreli dosyalar aranmadı ve şifre çözme işlemleri yapılamadı. İnceleme sırasında aynı dairede görevli olan Sedat Özüer albay görevlendirilerek inceleme işlemini gerçekleştiren ast rütbeli personel üzerinde psikolojik baskı oluşturuldu. " şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüş, Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin evraklar incelendiğinde söz konusu inceleme esnasında şüphelinin hazır bulunduğu, yukarıda izah edildiği üzere incelemenin yapıldığı süre ve yöntem de dikkate alındığında şüphelinin ihbarda belirtilen şekilde bilirkişiler üzerinde baskı oluşturmak amacıyla görevlendirilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar şüpheli savunma yapmamış olsa da adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcın hazırlanmasında görev aldığı ve Proje isimli belgedeki örgütsel strateji doğrultusunda internet sitesi kurmak üzere görevlendirildiği ve bu görev doğrultusunda adına kayıtlı kredi kartı ile internet sitesi kurmak için gereken hizmeti satın aldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli SEDAT ÖZÜER'in üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması vejıakkıpda TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir. ^f^ ..t t #

10- ŞÜPHELİ İSMAİL HAKKI PEKİN[değiştir]

04.01.2011 tarihli savcılık ifadesinde özetle; Dursun Çiçek'i 2007 yılının ortasından sonra tanıdığını, Serdar Öztürk'ü ismen tanıdığını, birkaç kez karargaha gelip bilgi belge verdiğini duyduğunu, şahsen görüşmediğini, Dursun Çiçek ile emir komuta ilişkilerinin olmadığını, zaman zaman çalıştığı birime paraf yaptırmak için gelip gittiğini bildiğini, kendilerinin Psikolojik Harp ve Bilgi Destek faaliyeti konusunda çalışmalarının da görevlerinin de olmadığını, ihbar içeriğinde bahsedilen güvenlik tedbirleri emri ile ilgili olarak belirtilen emrin doğru, olduğunu, kendi başkanlıklarından çıktığını, emrin bilgi ve istihbarat güvenliğinin sağlanması ve her hangi bir sızma olduğunda da bu evrakın nereden çıktığını tespit etmek amacıyla yayınlandığını, daha sonra insanların bu tür şeyleri inkar ettiğinden böyle bir belge yayınladıklarını, zaman zaman böyle belgeler çıktığını, Dursun Çiçek olayı da çıkınca böyle olayların faillerini bulamadıkları için sızdıranları ve hazırlayanları bulmak amacıyla böyle bir belge yayınlandığını beyan etmiş, karargahta meydana gelen bilgisayar silme işlemleri ile ilgili olarak "keşke böyle bir işlem yapılmasaydı. Neyin doğru neyin yanlış olduğu ortaya çıkardı" şeklinde beyanlarda bulunmuş, ifadesinin devamında ayrıca bu bilgisayardan birisinin kendi çalıştığı birime gönderildiğini, bu bölümde çok gizli yazışmalar ve bilgi belgelerin bu bilgisayar üzerinden yapıldığını, daha sonra bu bilgisayarı mahkemenin hiçbir şeye dokunmadan gönderin dediği için mahkemeye bu bilgisayarın gittiğini, takip edildiği belirtilen internet siteleri ile ilgili olarak 430 adet sitenin andıcın ekinde kendilerine imzaya geldiğini, psikolojik harekat siteleri olarak isimlendirilen internet sitelerini Taraf gazetesinde çıktığı zaman öğrendiğini, sitelerin 28 Şubat kararlarına göre kurulduğunu değerlendirdiklerini ve mevcut mevzuata göre uygun olmadıklarını görüp ve kapatıldıklarını, sitelerin kuruluş amacının TSK ile ilgili olumlu haberlerin yayınlanması olduğunu bunun dışında bir şey yazılmışsa yetki aşımı olduğunu, site içeriklerinin bir kısmı okunduğunda, kendi kurdukları sitelerin andıçta böyle bir görevinin olmadığını, aşılmışsa. da yetki aşımı olduğunu, hazırlayanların, yapanların bu işten sorumlu olduklarını, öncekilerin yasal dayanağının olmadığını, andıcı yasal zemine oturtmak için ve kontrol altına almak için yaptıklarını, andıç ile ilgili olarak belgenin altındaki parafenin kendisine ait olduğunu, belgenin kendisine bizzat Dursun Çiçek tarafından getirilmiş olabileceğini, kendisine getirildiğinde bütün şube müdürleri, Mustafa Bakıcı ve Harekat Başkanı Mehmet Eröz'ün imzası ve parafının olduğunu, daha sonra da kendisine geldiğini, bu imzaya gelmeden önce de ikinci başkan Hasan Iğsız ve Mehmet Eröz ile birlikte oturduğu sırada, eski sitelerin kapatılacağı yerine yeni sitelerin açılacağı yönünde bir konuşma yapıldığını, ancak bu konuda kendisine görüş sorulmadığını, sadece bilgi verildiğini, daha. sonra imzaya, gelince de kendisinin tereddüt etmeden imzaladığını, kendi sorumluluğunu gerektiren bir konu olmadığı için imzaladığını, andıcın kendisine gelmesinin arkasındaki izlenen sitelerle alakalı olduğunu, 430 tane sitenin takibi sırasında elde edilen bilgilerin resmi olarak kendisine gönderildiğini, kendisinin de ona gönderilenleri Başbakanlık Takip Kurulunda anlattığını, DURSUN Çiçek'in işlettiği belirtilen internet siteleri ile alakalı kendilerine bir rapor gelmediğini, sitelerde çıkan haberlerle alakalı istihbarat başkanlığına rapor da gelmediğini, andıcın arzında yasal olarak bir engel görmediği için imzaladığını, ne içeriği ile alakalı ne de diğer hususlarla alakalı fiili bir çalışmasının olmadığını, Dursun Çiçek'e maksadını sorduğunda bunun yeni yasaya göre dört adet site kurulacağını ve bu sitelerin kamuoyunu aydınlatma ve Genelkurmaya karşı saldırılara, cevap vermek için kurulduğunu, bir de terörle ilgili konularda bilgilendirmek için hazırlandığını söylediğini beyan etmiştir.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de, adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcın hazırlanmasında görev aldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli İSMAİL HAKKI PEKİN'in üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

11- ŞÜPHELİ HIFZI ÇUBUKLU[değiştir]

15.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde özetle; ...İrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili olarak hukukçu olduğu için eğer böyle bir eylem planı hazırlanma girişimi olmuşsa bunun kendisinden gizleneceğini, böyle bir planın gazetede yer almasından sonra direkt soruşturma iznini kendisinin hazırladığını ve komutana imzalattığını, şüpheliye bu konuda herhangi bir talimat veya telkin alıp almadığı sorulduğunda, saat 07:30'da göreve başladığını, 8:00'de haberi olur olmaz İkinci Başkanın yanına, çıktığını, o zaman İkinci Başkanın Hasan Iğsız olduğunu, böyle bir olayın olup olamayacağını sorduğunu, o da mümkün olamayacağını söylediğini beyan etmiş ve "Keşke imha edilmemiş olsaydı da gerçekten böyle bir şey yapılmış ise bu soruşturulabilseydi. " Şeklinde beyanlarda bulunmuş, yine ifadesinde silme işlemi ile ilgili olarak herhangi birisinin kendilerinden görüş almadığını, sorsalardı kesinlikle böyle bir izin vermeyeceğini, ...andıçta vurgu yapılan 5651 sayılı kanuna uyum çalışmalarının neden kanunun çıktığı 2007 değil de sitelerle ilgili haberin çıkmasından sonra 2009 yılında yapıldığı ile ilgili olarak, buradaki problemin geçmişten kaynaklanan bir problem olduğunu, son dönemdeki süreç içerisinde birçok kanun değişiklikleri, Anayasa değişiklikleri gerçekleştiğini, bu değişikliklerle ilgili düzenlemelerin ihtiyaç olduğunda uygulamaya konduğunu ve bunun da zaman alabildiğini, dolayısıyla her ne kadar bu sitelerle ilgili 2007 yılında kanun çıkmış ise de Genelkurmay olarak 2009 yılında böyle bir düzenlemeye gidildiğini, gazetelerde bu tür haberler yayınlandıktan sonra böyle bir ihtiyacın doğduğunu, bu işi disipline edip emniyete almak için böyle bir çalışma içerisine girilmiş olabileceğini, andıçta da bundan bahsedildiğini, sitelerin taraf gazetesinde çıkan haberden hemen sonra acele ile kapatılmaları hakkında bir hukukçu olar ak yorumunun bir şeyden çekinildiğinden dolayı alelacele bu sitelerin kapatılmış olabileceği şeklinde olduğunu, andıç isimli belgenin doğru olduğunu, buradaki parafın kendisine ait olduğunu, parafın yanındaki tarihin 16 Şubat 2009'u gösterdiğini, bu belgenin 1 Nisan 2009'da da İkinci Başkan parafıyla Genelkurmay Başkanı'na. arz olunduğunu, İrticayla Mücadele Eylem Planını Taraf gazetesinin 12 Haziran 2009 tarihli haberi üzerine öğrendiğini, andıcın hazırlanma tarihinden önce basında bu internet siteleriyle ilgili haberler çıkması üzerine andıç başlıklı böyle bir çalışma yapılma ihtiyacının hissedilmiş olabileceğini, ...andıcın ekinde yer alan Ek C'deki güvenlik tedbirleri içerisinde "gri" ve "siyah" propaganda tanımlarının olup olmadığını şu an hatırlamadığını, eğer böyle bir şeyin "andıç" isimli belgede var olduğunu görseydi kesinlikle imzalamayacağını, beyan etmiştir.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de, adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcın hazırlanmasında görev aldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak

amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli HIFZI ÇUBUKLU'nun üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

12- ŞÜPHELİ MEHMET OTUZBİROĞLU[değiştir]

25.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde özetle; 2007-2009 Genelkurmay Başkanlığı Muhabere Elektronik ve Bilgi Sistemleri Başkanı olarak görev yaptığını, irticayla mücadele eylem planı ortaya çıktıktan sonra bilgi destek daire başkanlığına ait bilgisayarların MEBS başkanlığındaki görevlilerce silindiği yönündeki şüpheli ifadeleri ile ilgili olarak, kendisinin herhangi bir silme emri vermediğini, bu konuda bilgisinin olmadığını, bu konuda kimseye emir vermediğini ve kimseden emir almadığını, bilgisayarların içeriğini bilemeyeceğini, Dursun Çiçek olayı patladıktan sonra kendisine herhangi bir şekilde bilgisayarların getirilmediğini, silinmesi içinde herhangi bir talimat verilmediğini, kendisinin de bilgisayarlar silinsin diye emir vermediğini, bu konudaki diğer şüpheli ve tanık beyanlarını kabul etmediğini, ...andıç önüne gelene kadar bu konuları bilmediğini, andıçta internet siteleri ile alakalı çalışma yapıldığını gördüğünü, andıçtaki imzanın kendisine ait olduğunu, içeriğini tam olarak hatırlamadığını, eklerinin de tam olarak ne olduğunu bilmediğini, andıçın kendisine bilgi için gönderildiğini, bu andıcın kapsamında. MEBS Başkanlığı görev sorumluluğu kapsamında, herhangi bir husus olmadığını, iş uyumu, ve bilgi alışverişini gerektiren bir işlem talep edilmediğini veya MEBS Başkanlığınca yapılması gereken bir faaliyete ihtiyaç duyulmadığını, MEBS Başkanlığına açılan koordinenin sadece bu faaliyetten haberdar olma maksadını gütmekte olduğunu, andıcın eklerini de internetten alıp bastırdıklarını, bu eklerde herhangi bir şekilde imza, mühür, başlık olmadığını, bu şekilde resmi bir özelliği bulunmadığını, eklerinde mutlak suretle imzalı olması gerektiği, internet andıcında koordine makamı olarak parafının bulunduğunu, ancak içeriğinde şahsını ve başkanlığını ilgilendiren bir faaliyetin bir uygulamanın bir fikir alışverişinin olmadığını, andıçta parafının bulunmasının sadece bilgi verme amacıyla yapıldığını, Bilgi Destek Dairesinin sorularda da sorulduğu üzere yaptığı internet üzerinden bilgilendirme faaliyetlerinde başkanlığının hiçbir görevi, hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, bu faaliyetlere iştirak etmediğini, bu faaliyetlere iştirak için bir talep başkanlığından yapılmadığını, bahse konu soruşturma da kendini suçlu kabahatli sayabilecek herhangi bir durum içinde olmadığını beyan etmiştir.

Bilgi Destek Daire Başkanlığı bilgisayarlarının silinmesi ile ilgili olarak şüphelinin hiçbir bilgisinin olmadığını belirtmesine rağmen, diğer şüphelilerin silme işlemlerinin MEBS Daire Başkanlığı görevlilerince yapıldığını belirtmeleri, yine Askeri Savcılıkça yürütülen soruşturma evraklarının da silme işlemlerinin MEBS Başkanlığı görevlilerince yapıldığını ortaya koyması şüphelinin bu yöndeki beyanlarının çelişkili olduğunu göstermektedir.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese ve söz konusu sitelerin kendi birimi ile hiçbir şekilde ilgisinin olmadığını belirtse de, adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcın hazırlanmasında görev aldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere^ j^öre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli MEHMET OTUZBİROĞLU'nun üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

13- ŞÜPHELİ ALAADDİN SEVİM[değiştir]

21.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde özetle; Ağustos 2007 - Ağustos 2009 tarihleri arasında Tuğamiral rütbesiyle Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı 1. İstihbarat Analiz Daire Başkanı olarak görev yaptığını, bu görevdeyken İstihbarat Başkanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin'e bağlı olarak çalıştığını, bu dönemde görev yaptığı birimde şahsına ait bilgisayarı olmadığını, sadece evinde kullandığı kendisine ait bilgisayarı olduğunu, çalıştığı yerde ise ofis bilgisayarları olduğunu, Ofisinde Genelkurmay MEBS Başkanlığı tarafından kurulan ofis bilgisayarları bulunduğunu, bu bilgisayarlarında isim olarak kaydedildiğini bildiğini, ama ne şekilde kaydedilmiş olduğunu hatırlamadığını, Dursun Çiçek isimli şahsı tanımadığını, sadece Deniz Subayı olarak bildiğini, herhangi bir sosyal kültürel ilişkilerinin şu ana kadar olmadığını, Dursun Çiçek tarafından kaleme alındığı iddia olunan İrticayla Mücadele Eylem Planı'nı basından öğrendiğini, bunun haricinde herhangi bir bilgisinin olmadığını, Proje isimli belge ile ilgili olarak bu belgeyle alakalı hiçbir bilgisinin bulunmadığını, daha önce böyle bir çalışmaya tanık olmadığını, herhangi bir ilgisinin bulunmadığını yazılı olarak bildirdiğini, isminin bu belgeye kasıtlı olarak ilave edildiğini değerlendirdiğini, bu belgenin içeriğine iştirak etmediğini, basından takip ettiği kadarıyla belgenin içeriği ile İrticayla, Mücadele Eylem Planı arasında bazı benzerlikler olduğunu, bu dijital belgede "yazan ve son kaydeden " kısmında niçin kendi isminin ve soyisminin yer aldığı konusunda bir fikri olmadığını, fakat kendisinin böyle bir belge hazırlamadığını, belgenin içinde bulunduğu dosya isminin Tema Taslak olması ile ilgili olarak, eğer böyle bir isim konulmuş ise daha sonra yapılacak bir çalışmaya yönelik ana fikirler olabileceğini, daha doğrusu çalışmayı hangi konular etrafında yapacağınıza yönelik olabileceğini, kendisinin bu konuda bilgiye dayalı bir değerlendirmesinin olmadığını, fakat okuduğu kadarıyla Proje isimli çalışmanın İrticayla Mücadele Eylem Planı olarak okuduğu çalışmanın taslağı olabileceğini, Kitleşim isimli belgeyi bilmediğini, kendi isminin oraya özellikle kaydedildiğini değerlendirdiğini, bu belgelerle hiçbir alakasının olmadığını beyan etmiştir.

Kitleşim isimli belgenin oluşturulduğu 2003 yılında şüphelinin yurt dışında olduğu şeklinde şüpheli ve müdafısi beyanlarda bulunmuş olsalar da, söz konusu belgenin son kaydedeninin Alaaddin Sevim isimli kullanıcı olduğu belirtilmiş, belgeyi şüphelinin oluşturduğu ile ilgili bir iddiada bulunulmamıştır. Ayrıca söz konusu belgenin oluşturulma ve son kaydetme tarihleri arasında güncellenmiş olabileceğini ilişkin değerlendirmeler de önceki bölümlerde ifade edilmiştir. Bu hususların tamamı söz konusu belgenin şüpheliye sonradan ulaştırılmış olduğunu gösterir mahiyettedir.

Yine Kafes Eylem Planı 2009/969-2010/38-29 nolu iddianame sanıklarından Levent Bektaş'tan elde edilen gündemlerim 2" isimli belgede; "Aşağıdaki yerler hiç boş bırakılmamalı her zamanki gibi seri devam etmeli sınır ötesi projeler için çok önemli Gen. Kur. İstihbarat Bşk (Ergun M., Soner P, Alaaddin Sevim)" şeklinde şüpheli ile ilgili ibarelerin yer aldığı görülmüş, şüphelinin ifadesi ile belgede adı geçen şahıslar arasında halef selef ilişkisi olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de İlticayla Mücadele Eylem Planının taslağı mahiyetindeki dosyada mevcut Proje isimli belgeyi hazırladığı ve adı geçen planının bu taslak üzerinden hazırlandığı, bu belgede yer alan internet siteleri ile ilgili örgütsel notlardan hareketle internet andıcı olarak bilinen andıcın hazırlandığı, yine birçok örgütsel görevlendirmeyi ihtiva ettiği anlaşılan ve süreç içerisinde güncellendiği değerlendirilen Kitleşim isimli belgeye son şeklin de şüpheli tarafından verildiği, şüphelinin söz konusu çalışmaların yürütüldüğü dönemde Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Başkanlığında görevlendirilmiş olmasının da örgütsel strateji doğrultusunda olduğuna dair Levent Bektaş'tan elde edilmiş örgütsel notların yer aldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönettiği ve örgüt üyelerini yönlendirdiği anlaşıldığından;

Şüpheli ALAETTİN SEVİM'in üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

14- ŞÜPHELİ ORHAN GÜÇLÜ[değiştir]

Şüpheli, başsavcılığımızın 07.06.2011 tarihli talimatları ile ifadesi alınmak üzere çağrılmasına rağmen yurt dışı görevi mazereti ile çağrıya uymadığından ifadesi alınamamıştır. Her ne kadar şüpheli savunma yapmamış olsa da adı geçen siteler aracılığı ile yürütülen illegal faaliyetlere hukuk koruması sağlamak amacıyla, sitelerin yeniden yapılandırılması yönünde düzenlemeleri içeren andıcın hazırlanmasında görev aldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği anlaşıldığından;

Şüpheli ORHAN GÜÇLÜ'nün üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/2, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

15- ŞÜPHELİ BÜLENT SARIKAHYA[değiştir]

10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde özetle; 2001-2009 Eylül ayına kadar Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığında istatistikçi olarak görev yaptığını, ilk girdiğinde 2001 yılında, internet siteleri ile ilgili çalıştığını kendisine verilen haberleri internet sitesine koyduğunu, kurslardan sonra teknik kısma geçtiğini, bütün sitelere teknik destek sağladığını, Türk Atak, PKK gerçeği, Özgür Genç'in olduğunu, 2006 yılından sonra irtica.org sitesinin açıldığını, daha sonra birçok sitenin de faaliyete geçtiğini, bunların içerikleri ile ilgili^ok bilgiye sahip olmadığını, sitelere konulacak şeyleri şube müdürlerinin belirlediğini, bu 'sitelerin içeriğine 2003 yılından sonra hiç karışmadığını, 2009 yılının Nisan ayında bir andıç hazırlandığını, tekrardan yeni adlarla bu aynı sitelerin faaliyete geçtiğini, hatırladığı sitelerden koruyucuhaber.com sitesinin olduğunu, cındıcın içeriğini çok bilmediğini, ancak yeni isimlerle aynı faaliyete devam edildiğini, hayhaytr@yahoo.com adresinin internet sitelerinin alan adı sürelerinin takibi amacıyla kurulan mail adresi olduğunu, 4 Şubat 2009da Taraf Gazetesi'nde bu sitelerle ilgili haber çıkınca internet sitelerinin geçici bir süre için kapandığını, daha sonra Dursun Çiçek Albayın Nisan 2009'da veya öncesinde Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız'dan onay aldığını ve tekrar bu sitelerin faaliyete geçirilmesini sağladığını, Nisan 2009'dan sonra bu emrin onaylandığını ve yeniden sitelerden hizmet vermeye başladıklarını, 2009 yılının Haziran ayına, kadar devam ettiğini, Haziran'da Dursun Çiçek'le alakalı îrticayla Mücadele Eylem Planı medyada yansıdıktan sonra bu sitelerin kullanımdan kaldırıldığını, bu sitelerin aslında görünüşte resmi siteler olduğunu, ancak bazı sitelerin içerik olarak andıcın dışında kalmış olabileceğini, söz konusu sitelerin tamamının Ocak 2008 tarihine kadar Cari İşlem Şube Müdürü Dursun Çiçek'e bağlı olduğunu, site içeriklerinde yer alan yürütme organı karşıtı ve Dursun Çiçek imzalı îrticayla Mücadele eylem planına paralel hususlardaki yayınların yapıldığı konusunda bilgisinin olduğunu, içeriğini gördüğünü fakat müdahale etme durumunun olmadığını, bu içerikleri şube müdürlerinin sağladığını, site içeriklerinin 2009 yılı Haziran ayında Genelkurmay İşletme Şube Müdürlüğü tarafından yukarıdan gelen bir emir üzerine imha edildiğini, kendisinin sadece silme işlemine nezaret ettiğini, bu silme işleminin kendisinin de tuhafına gittiğini, 10 yıldır bu siteler için gece gündüz bir şeyler üretmeye çalıştıklarını, ancak sitelerin amacı dışında yayınlar yer aldığından gerek birden Dursun Çiçek olayı patlak verince 35 kez verilerin silinmesine nezaret ettiğini, silenin MEBS Şube Müdürü olduğunu, silme işlemlerinin de emirle yapıldığı, silme emrinin Mustafa Bakıcı'dan geldiğini, ancak ona da yukarıdan emir geldiğinin söylendiğini, MEBS Şubeye yazı yazıldığını, yazılan yazıya istinaden silindiğini, evrak imha işleminden sonra bilgisayarların silinme işlemlerinin yapıldığını, silme işleminin amacını bilmediğini, ancak kendi silme işlemlerine başlamadan önce Dursun Albayın olduğu 3. Şubede Mnpeleme işlemleri yapıldığını, ondan sonra diğer şubelerinkinin yapıldığını, internet sitelerinin yedeklemelerinin kendi şubelerine bağlı internet destek kısmında muhafaza, edildiğini, bunların da. silme işleminde formatlandıklarını, şube müdürlerinin kanuna aykırı e- posta atma işlemini kendisine sürekli yaptırdıklarını, hazırlayıp verdikleri bu e-postaları gönderme işlemini yaptığını, bu e-postaların genelde internet sitesine halk tarafından gönderilmiş olumlu veya olumsuz tepki mektubu gibi yazılmış bizzat Şube Müdürlerince kendilerine verilen e-postalar olduğunu, bunun da daha önce olumlu olumsuz olarak belirtilen gazetecilere gönderilerek hem menfi hem müspet propaganda yapılmasının amaçlandığını, bu çerçevede e-postaların bir kısmını gönderdiğini, bir kısmını da göndermediğini, site içeriklerine kullanıcı panelinden kullanıcıların yazıları kendilerinin koyduklarını, zaman zaman hükümet aleyhine yayınlar ve ana sayfalar gördüğünü, bu konuda sorumluluğu olmadığından içeriği ile ilgilenmediğini" beyan etmiştir.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de, söz konusu internet sitelerine sağlanan teknik destekten sorumlu olduğu, Bilgi Destek Daire Başkanlığı bilgisayarlarında gerçekleşen silme işlemlerinde görev aldığı, yine bu birimde meydana gelen evrak imha işlemlerine de katıldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engelleme ettiği anlaşıldığından;

Şüpheli MEHMET BÜLENT S ARIK AH YA' nın üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/2, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

16- ŞÜPHELİ MURAT USLUKILIÇ[değiştir]

17.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde özetle; 2003 yılı Eylül atamaları ile Psikolojik Harekat Daire Başkanlığına atandığını, orada OBÎ Subayı olarak görevli olduğunu, 2004-2008 yılına, kadar müdürlerinin Dursun Çiçek olduğunu, 2008 yılından sonra Cemal Gökçeoğlu olduğunu, tamamen teknik işleri yaptığını, sitelerin içeriği ile ilgili müdahale yetkilerinin olmadığını, teknik olarak siteleri kurup, kullanıcı bilgilerini server'a girdiklerini, her kullanıcının doğrudan erişim yapıp yayınlanacak haberleri kendi sitesine koyduğunu, 2004 yılından 2008 yılına kadar sitelerin içeriklerinin tamamının Dursun Çiçek'in kontrolünde olduğunu, içeriklerini bizzat kendisinin kontrol edip belirlediğini, ana sitenin irtica.org olduğunu, site içeriğini Ziya Göktaş belirlediği gibi haberleri de Sivil Memur Meryem Kurşunim eklediğini, bu sitenin içeriğine baktığında hoş olmayan yazı ve mailler gördüğünü, kendilerini ikaz ettiğini, bazı maillere cevapları Meryem Kurşun kendisinin yazdığını, maillerin cevaplarında kışkırtıcı içeriklerin de olduğunu, ...2009 yılı Şubat ayında Yozgat'ta izindeyken acele şubeye çağırdıklarını, Taraf Gazetesi'nde bir haber çıktığını, siteleri Komutanın emri ile kapatmasını söylediklerini, kendisinin de bu siteleri kapattığını, daha sonra Mart ayının sonuna doğru Dursun Çiçek'in kendi odalarına geldiğini, 2. Başkan'dan "Olur aldım, yeni internet siteleri için bir andıç hazırlayalım" dediğini, kendisinin de bunu şube müdürüne söylemesini istediğini, konuyu Cemal Albaya ilettiğini, o da Dursun Çiçek'le görüşüp kendisine hazırlaması için emir verdiğini, andıç hazırlandıktan sonra önlerine geldiğini, andıca internetle alakalı kanun maddelerini yazdığını, her şube müdürünün andıçta kendisini ilgilendiren bölümlere belli şeyler yazdığını, ana çatısını Dursun Çiçek'in kurduğunu, hazırlayan olarak da kendi imzasının olduğunu, imzalamadan önce Adli Müşavir Hıfzı Çubuklunun andıç hazırlandıktan sonra değişiklikler yaptığını, ikinci başkana sunulduğunu, onun da Komutana arz notu yazdığını ve Genel Kurmay Başkanı'na. Dursun Çiçek'in arz ettiğini, bu andıcı kendisinin yazdığını, ancak Dursun Çiçek'in talimatıyla yazdığını, daha sonra internet sitelerini kurduklarını, 4 adet temel internet sitesi olduğunu, bir tanesinin Koruyucu Haber olup diğerlerini hatırlamadığını, önceki sitelerin tamamının Mart 2009 yılında kapandığını, Nisan 2009'da da yeni 4 adet sitenin yürürlüğe girdiğini, bunların da Haziran 2009 yılında, kapandığını, 19 Haziran tarihinde N. Albay'ın kendisini gece 22:30 sıralarında aradığını, acilen Daire Başkanı'nın çağırdığını söylediğini, apar topar iş yerine gittiğini, bizzat Mustafa Bakıcı ile görüştüğünü, dairede herkesin gelmiş olduğunu, şube müdürleri ve sivil memurlara kadar izinli olanlar hariç herkesin geldiğini, kendisinin internet sitelerini kapattığını, internet hattını kes dediğini, sitelerden 4 tanesinin adını tam bilmediğini ancak bu siteleri tamamen yayından kaldırdığını, fişini çektiğini, ertesi gün 20 Haziran'da saat 09:00'da Cumartesi olmasına rağmen mesainin başladığını, yukarıda evrak yaptıklarını, sonra öğleden sonra MEBS Başkanlığından internet bilgisayarlarını silmek için personel geldiğini, bilgisayarları bir yere toplamalarını istediklerini, Bilgi Sistem Odcısı'ndcı bilgisayarların toplandığını, MEBS Başkanının serverlar dahil bilgisayarların silme işlemini başlattığını, ellerinde Harekat Başkanlığı imzalı Mehmet Eröz Paşa'nın emrinin olduğunu, internete giriş çıkış yapan bilgisayarların tamamının silindiğini, internetle alakalı bütün serverların da silindiğini, 7 sefer geri gelmeyecek şekilde silindiğini, kendilerinin sadece silme işlerine nezaret ettiklerini, diğer konuları MEBS Başkanlığı 'nın yaptığını, internet sitelerinin arşivlerinin neden silindiğini bilmediğini 8 yıllık internet çalışmalarının tamamının silindiğini, Dursun Çiçek'in İrticayla Mücadele Eylem Planı yayınlandıktan sonra bu olayların gerçekleştiğini, silme işleminin Mehmet Eröz'ün yazılı emri üzerine Mustafa Bakıcı'nın emri ile MEBS başkanlığınca gerçekleştirildiğini, tsite içeriklerinin serverlarda muhafaza edildiğini, serverlarda 4 tane diskin olduğunu, 2 diskin normal çalıştığı 2 diskin de yedeklediğini, Bilgi Destek Daire Başkanlığının içerisinde bulunan serverlarda içeriklerin tutulduğunu, MEBS Başkanlığının yaptığı silme işleminden sonra herhangi bir içeriğin kalmadığını, sitelerin içeriğini çok bilmediğini, ancak zaman zaman baktığında içeriğinden rahatsız olduğu konuların bulunduğunu, bir kere ikaz edince tepki aldığını, yetkisiz hiçbir kimsenin bu sitelere erişim yapamayacağını, içeriğine bilgi ekleyemeyeceğini, ...yapılan andıcın yeni internet siteleri almak için olduğunu, asıl amacın Genel Kurmaya bağlı resmi ve bilgi destek maksatlı site olduğu, ancak kendilerinin bu amacı kabul ettiremediklerini ve bu sitelerin Genelkurmay'dan bağımsız yayın yapan siteler olarak algılandığını, eski sitelerin Genelkurmay kontrolü ve denetimi dışında görünen siteler olduğunu, özel şahıs adına açmasındaki amacın bilgi destek (psikolojik harekat) maksatlı olduğu, Bülent Sarıkahya'nın 2006 tarihinden sonra geldiğini, sivil memurlara gazeteciler hakkında bilgi çıkarma görevi verildiğini, Hürriyet, Milliyet vb. gazete yazarlarının isimleri ve mail isimlerinin listesini çıkardıklarını, okuyucu köşeleri dahil bu bilgilerin istendiğini, internet sitelerinde kesinlikle hükümet üyeleri aleyhine yıpratıcı nitelikte yayın ve haber yapmadığını, böyle bir yetkisinin de olmadığını, ancak Genelkurmay'a ait sitelerde benzer haberlerin çıktığını kendisinin de üzülerek gördüğünü " beyan etmiştir.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de, söz konusu internet sitelerine sağlanan teknik destekten sorumlu olduğu, Bilgi Destek Daire Başkanlığı bilgisayarlarında gerçekleşen silme işlemlerinde görev aldığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği anlaşıldığından;

Şüpheli MURAT USLUKILIÇ'm üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/2, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

17- ŞÜPHELİ MERYEM KURŞUN[değiştir]

07.06.2011 tarihli emniyet ifadesinde özetle; 2006 yılı Ocak ayında Genelkurmay Başkanlığı'nda Bilgi Destek Daire Başkanlığı'nda göreve başladığını, 2009 yılı Eylül ayına kadar bu birimde çalıştığını, Bilgi Destek Daire Başkanlığı 'ndan gönderilmesinin kendisine göre bir sürgün olduğunu, zira ortaya çıkan birtakım bilgi sızmalarının sorumlusu olarak sivil memurların görülmeye başlandığı, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı A. G. 'in, Bilgi Destek Daire Başkanlığı'nda sivil memur istemediği şeklinde bir söylentinin de yayıldığını, zaten bu dönemde Bilgi Destek Daire Başkanlığı'nda çalışan tüm sivil memurların başka birimlere tayininin çıkarıldığını, 2006 0cak-2008 Ocak tarihleri arasında Cari İşlem Şube Müdürlüğünde çalıştığını, bu tarihler arasında Şube Müdürünün Dursun Çiçek olduğunu, 2008'deki yeniden yapılanma ile Cari İşlem Şube Müdürlüğündeki görevinin devredildiği 2'nci bilgi destek şubesinde çalışmaya başladığını, 2008 Ocak ile 2008 Ağustos ayları arasında bu şubeden Fuat Selvi'ni sorumlu olduğunu, 2008 Ağustos 'tan kendi ayrıldığı Eylül 2009'a kadar da Ziya İlker Göktaş albayın emrinde çalıştığını, ...2008 yılı Occık ayına kadar Cari İşlem Şube Müdürlüğünün görev alanında olduğunu ve bu sitelerin genel sorumlusunun Dursun Çiçek olduğunu, internet sitelerinin işletilmesi ve takibinden sorumlu sivil memurların Dursun Çiçek albaya bağlı olduklarını ve ona karşı sorumlu olduklarını, Bilgi destek daire başkanlığının yapısı değiştikten sonra sitelerin destek şubelere dağıtıldığını, ilgili sivil memurların da takip ettikleri sitenin konusuna göre destek şubelerde görevlendirildiklerini, Bilgi desteğin yeniden şekillendirilmesi ve internet sitelerinin dağıtılmasının Dursun Albay'ın teklifi ile gündeme geldiğini, hem iş yükünü hafifletmek, hem sorumluluğunu azaltmak hem işi olmayan şubeleri çalıştırmak amacıyla böyle bir teklif yapmış olabileceğini, irtica konusunda herhangi bir kurs almadığını ve uzmanlığının olmadığını, ...ihbar mektubunun ekinde gönderilen internet siteleri listesi gösterildiğinde, kendisine gösterilen sitelerin bilgi Destek Daire Başkanlığınca işletilen siteler olduğunu, irtica.org isimli siteyi kendisinin işlettiğini, irtica.net, nursi.info, geocities.com/fethullahgerceği ve naksilik.com isimli sitelerin de irtica.orga yönlendirilmiş siteler olduğunu, bunların ayrı siteler olmadıklarını, bunlara girmek istendiğinde irtica, org'a girildiğini, bu sitelerin kendisi işe başladığı dönemde de olduğunu ama aktif olarak işletilmediklerini, sonradan aktifleştirilip güncellendiklerini, irtica.org isimli siteyi göreve başlamasından Ocak 2008 tarihine kadar Dursun Çiçek, Ocak 2008'den sonra Ağustos 2008'e kadar Fuat Selvi, Ağustos 20081den sonra da Ziya İlker Göktaş'ın kontrolünde işlettiğini, planlı programlı bir şekilde bu siteleri neden işlettiklerinin kendilerine anlatılmadığını, sitelerin günlük olarak güne ellendiğini, sitenin yayın politikasının Laiklik ve Atatürkçülük odaklı olduğunu, iletişim Daire Başkanlığında günlük olarak basın özetlerinin getirildiğini, bunları bazen Dursun Albay'ın getirip verdiğini bazen A. Hanım vasıtasıyla haberlerin dağıtıldığını, bu özetler içerisinden herkesin sitesinde yayınlayacağı yazıları seçip eklediğini, zaten gazete haberleri olduğu için ellerine verilen basın özetlerinden seçtiklerini internetten bulup siteye eklediklerini, bazen basın özetleri geldiğinde üzerilerinde hangi siteye ekleneceğine dair Fnci şube, 2'nci şube şeklinde ibarelerin yazıldığını gördüklerini, genel olarak basın özetlerinin önce daire başkanı, ardından ilgili şube müdürlerinin kontrolünden sonra kendilerine ulaştırıldığını, çok sık olmamakla birlikte kendi yazdıkları yazıları da siteye eklediklerini, kendisinin şube müdürüne bağlı olarak şube müdürünün istediği şekilde davranmakla mükellef olduğunu, sitenin yayın politikasını belirleme gibi bir yetkisinin olmadığını, kendisinin de dönem dönem yaptığı işi sorguladığını, böyle basit kışkırtıcı haberlerin yayınlanmasını çok içine sindiremediğini, ... kendisine irtica.org isimli siteye ait arşiv kayıtları ve yer alan haberler gösterilerek sorulduğunda bu haberlerin kendisi ve kendisi gibi yetkili olan kişilerce sitelere eklenmiş haberler olduğunu, ...Dursun Albay'ın da ara ara Cumhuriyet Gazetesinde çok malzeme olduğunu söylediğini, sitenin kendi inisiyatifiyle yönettiği bir site olmadığını, maalesef iş icabı ve hiyerarşik bir kurumda çalışırken böyle bir görevde bulunduğunu, ilk fırsatta kurumdan ayrıldığını, şube müdürlerinin üstlerindeki komutanlara haftalık sitelerin reytingleri ile ilgili bilgi verdiklerini, sitelerin kapatılması emrini Dursun albayın verdiğini, ona kimin emir verdiğini bilmediğini, sitelerin bir anda kapatılmasının kendisine de garip geldiğini, irtica.org kapatıldıktan sonra İlker Albayın kontrolünde koruyucuhaber isimli siteyi işlettiklerini, normal irtica.org gibi yayın yaptığını, test yayını olmadığını, İlker Albay'ın bu site ile arkasında durulabilecek bir şey yapmaya çalıştığını, bu sitede tam olarak hatırlamamakla birlikte Haziran ayında, kapatıldığını, ...turkatak, özgürgenç, irtica.org isimli sitelerde belki tedirgin olacakları yayınlar yer aldığından, toptan arşiv kayıtları silinerek hepsinden kurtulmak istenmiş olabileceğini, ...sitelerde okuyuculardan gelmiş gibi görünüp kendi ekledikleri yayınların da olduğunu, bu yayınları ya kendisinin yazdığını ya da şube müdürünün verdiğini, ...sivil memurlar arasında sitenin reytingine göre de bir rekabet başladığını, başarılı personele hem itibar edildiği hem de bu personelin ödüllendirildiğini, bunun da sitelerin güncellenmesi ve işletilmesinde motivasyonu artırdığını, site içeriklerinin bir plan dahilinde olduğunu bilmeden sadece verilen görevi yapmak için haber eklediğini, sitelerde yer alan haberlerin Vatan gazetesinden, Cumhuriyet gazetesinden, Akşam gazetesinden, Hürriyetten Milliyetten Radikalden alınmış haber ve köşe yazıları olduğunu, hatta Fuat Albay döneminde irtica.org isimli sitede kendileri ile ilgili yayınlanan bazı yayınlar sebebiyle Adnan Oktar (Harun Yahya.) 'ın avukatlarının bu yazının kaldırılması aksi takdirde şikayetçi olacaklarını" belirttiklerini, onun da daire başkanı İhsan Balabanlı 'ya sorduğunu ve haberlerin sitelerden kaldırılmasının söylendiğini, kendilerinin de kaldırdıklarını, kendisine siteye eklemesi için verilen haberlerin ideoloji kokan, ham ve gelişmemiş düşüncenin ürünü olduklarını" beyan etmiştir.

08.06.2011 tarihli savcılık ifadesinde; emniyette verdiği 07/06/2011 tarihli (12) sayfalık ayrıntılı savunmasının doğru olduğunu, Bilgi Destek Dairesi fnde 3,5 yıl Sivil Memur olarak çalıştığını, Haziran 2009 tarihinde bütün bilgisayarlarının alındığını, 2006 senesi Ocak ayından İkinci Bilgi Destek Şubesine atandığı tarih olan 2008 Ocak ayı tarihleri içerisinde Şube Müdürünün Dursun Çiçek olduğunu, yapacakları işlerle ilgili tüm talimatları Dursun Çiçek'ten aldıklarını, Dursun Çiçek'in de talimatları Daire Başkanından, Daire Başkanının Harekat Başkanı'ndan, Harekat Başkanı da Genelkurmay Başkanından talimatları aldığını, İrtica Uzmanı diye herhangi bir sıfatının olmadığını, irtica.org isimli siteyi yönettiğini, ...sitede yer alan bir kısım haberlerin ise Dursun Çiçek tarafından kendisine yayınlanması için verildiğini, ..."İrticayla Mücadele Eylem Planı" basına yansıdıktan sonra haberinin olduğunu, bu planı internetten okuduğunda acaba doğru olabilir mi diye kuşkuya kapıldığını, içeriğinden dolayı doğru olabileceğini düşündüğünü, Dursun Çiçek'in bu sitelerden haberi olmadığı yönündeki savunmalarının doğru olmadığını, bu sitelerin kendi kişisel siteleri olmadığını, Dursun Çiçek'in emrinde çalışan bir Sivil Memur olduğunu, sitelerin yayın politikasının Atatürkçülük ve Laiklik ilkesi çerçevesinde bilgilendirme, bilinçlendirme olduğunu, bu sitelerin iş günleri içerisinde güncellendiklerini, internet sitelerinde yer alan AKP ve bir kısım topluluk ve cemaatlere ilişkin yayınlar özetlenerek okunup, sorulduğunda, bu haberlerin içeriklerini kendisinin belirlemediğini, böyle bir inisiyatifinin olmadığını, kendisine verilen emirler doğrultusunda bu haberleri yayınladığını, ...sitelerin listesinin taraf gazetesinde yayınlandığı gün tilm sitelerin kapatıldığını, bu sitelerin Dursun Çiçek tarafından kapatıldığını bildiğini, ...bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmediğini, yapmış olduğu iş gereği kullanılmış olabileceğini beyan etmiştir.

Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmese de, 2006 yılından itibaren irtica.org isimli siteyi yönettiği, konuları itibariyle yukarıda özetlenen içerikleri suç unsuru olup olmayacağını sorgulamaksızın bu sitede yayınladığı,

Toplanan ve yukarıda incelenip sunulan tüm bilgi ve belgelere göre şüphelinin; Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği anlaşıldığında

Şüpheli MERYEM KURŞUN'un üzerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/2, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

18, 19, 20, 21, 22- ŞÜPHELİLER HASAN ATAMAN YILDIRIM, CEM ŞİMŞEK, ALTUNAY ŞAHİN, FATİH KOCA ve RECAİ ALKAN[değiştir]

Şüpheli Hasan Ataman Yıldırım 16.06,2011 tarihli savcılık ifadesinde iihayhcıytr"nin tamamen hayali bir isim olduğunu, kendi isim ve soy isminin kısaltılmasıyla hiçbir ilgisinin olmadığını, tutuklu bulunduğu soruşturma kapsamında adresinde yapılan aramada ele geçtiği iddia olunan 117 nolu DVD'nin kendisine ait olmadığını, bunu kabul etmediği için içerisindeki yazı ve içeriklerini de kabul etmediğini, Mehmet Bülent Sarıkahya isimli şahsı tanımadığın, bu şahısla herhangi bir görüşmesinin olmadığını, kendisine sorulan hayhay isimli belgedeki Feyyaz olabileceğini, ama kesinlikle hayatında içeri hiç girmediğini, Fatih Koca, Altunay Şahin, Cem Şimşek, Recai Alkan isimli şahısları tanımadığını, Devrimci Teğmenler olarak nitelenen grup hakkında da herhangi bir bilgisinin olmadığını, böyle bir ekibinin olmadığını, ifadesinde tanıdığını belirttiği emekli askerlerle dönem dönem mail adresleri üzerinden mesajlaştıklarını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.

Ayrıca şüphelinin ifadesine ek olarak sunduğu ve söz konusu internet siteleri ile ilgili birtakım bilgileri içerir dokümanlar incelendiğinde irtica.org sitesinin 17.02.2009 tarihinde son kez güncellendiği görülmüştür.

Şüpheli Cem Şimşek 10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde, Fatih Koca'yı tanıdığını, Recai Alkan'ı görmüşlüğünün olduğunu, Altunay Şahin'i tanımadığını, Recai Alkan'ı 2006-2007 yılları arasında gördüğünü, görev haricinde herhangi bir samimiyetlerinin olmadığını herhangi bir internet gruplarının ve ortak özelliklerinin olmadığını, mail alışverişi yaptıklarını hatırlamadığını, herhangi bir mail grubu kurmadıklarını, Recai Alkan'dan elde edilen mailler sorulduğunda, bu tür mailleri hatırlamadığını, Devrimci Teğmenler konusunda bir bilgisinin olmadığını, internet siteleri ve tabana yayılma ile alakalı herhangi bir çalışma yapmadığını, komuta kademesine hakaret içeren bir maili hiçbir zaman atmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Altunay Şahin 10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde, Fatih Koca'yı mesai arkadaşı olmasından, Recai Alkan'ı da hem sınıf arkadaşı hem mesai arkadaşı olması sebebiyle tanıdığını, e-posta grupları ile de mesaj paylaşması konusunda bir görev verilmediğini, Recai Alkan'dan elde edilen mailler hatırlatılıp kendisine genç teğmenlerin tabana yayılma faaliyetlerinde görev verilip verilmediği ile ilgili olarak, böyle bir görevlendirme yapılmadığını, teklif dahi edilmediğini, kendi aralarında attıkları maillerin kişisel olduğunu, Cem Şimşek'i hiç tanımadığını, giden mesajların gıyaben veya başka bir isim adı altında gitmiş olabileceğini, şahsa. Recai Alkan'dan elde edilen ve kendi gönderdiği anlaşılan mailler sorulduğunda zaman zaman mesajlar gönderdiğini ancak bunların siyasi içerikli olmadıklarını, tanıdığı arkadaşlara mail gönderdiğini, gönderdiği kişilere de güncel konularla alakalı mailler gönderdiğini, yine Recai Alkan'dan elde edilen ve siyasi içerikli oldukları anlaşılan mailler sorulduğunda, bu. mailleri hatırlamadığını, mailleri kendisi göndermiş ise bile kendisine geldiği için göndermiş olabileceğini, mesai arkadaşları ile bu tür mesajlaşmaları yaptıklarını, Sesar'a ait siteye geçmişte çok az girdiğini, bu siteyle alakalı olarak güncel bir konu olduğunda arkadaşlarına bundan bahsettiğini, site olarak Sesar sitesini kimseye bahsetmediğini, Sesar'ın propagandasını hiçbir yerde yapmadığını, Türksolu. isimli internet sitesine zaman zaman girdiğini, herhangi bir irtibatlı olduğu kimsenin olmadığını, Türksolu Dergisi'ni internette okuduğunu, beyan etmiştir.

Şüpheli Fatih Koca 10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde Recai Alkan'ı amiri olduğundan tanıdığını, Altunay Şahin'le aynı birlikte beraber görev yaptığını, Cem Şimşek'in meslekten tanıdığını, Cem Şimşek, Altunay Şahin ve Recai Alkan'ın da birbirlerini tanıdıklarını, Hasan Ataman Yıldırım'ı tanımadığını, ismi geçen şahıslarla herhangi bir internet alış verişi yapmadığını, Recai Alkan zaman zaman kendisine internetten e-posta gönderdiğini, geçmişte birbirlerine siyasi mesajlar atmadıklarını, ancak gazete haberi niteliğindeki bazı haberleri birbirlerine zaman zaman attıklarını, Recai Alkan'a ait dijitallerde yer alan mailler ile ilgili olarak bu tür mailleri birbirlerine atmadıklarını, aynı dijitallerde yer cilan ve şüphelinin kendi gönderdiği mailler sorulduğunda, herhangi bir faaliyet içerisinde olmadığını, kimseden bir emir almadığını, sadece paylaşmak amacıyla bu maili gönderdiğini, görev yaptıkları yerde ufak bir koridorda karşılıklı olarak kendisinin, Recai Alkan ve Altuncıy Şahin'in karşılıklı görev yaptıklarını, aralarında bu şekilde mailleşmeler olduğunu, örgütsel olarak herhangi bir faaliyetlerinin olmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Recai Alkan 10.08.2010 tarihli emniyet ifadesinde, CHP Gölcük İlçe Teşkilatı üyesi olduğunu, ADD Derneğinin Gölcük Şubesinde yazman görevinin olduğunu, Ergenekon Terör Örgütü üyesi olmadığını, adı geçen örgütün varlığını net olarak bilmediğini, böyle bir oluşumun olduğuna inanmadığını, Hasan Ataman Yıldırım'ı tanımadığını^ Â İt. unay^ahin 'in

devre arkadaşı olduğunu, Fatih Koca ile aynı birlikte çalışmış olduklarını, Cem Şimşek'i de dolaylı yollardan tanıdığını, böyle bir ekipten bilgisinin olmadığını, Sesar isimli kuruluşu internetten bildiğini, Sesar 'ın internette yayınlanan ve kurumla ilgili yorumların yer aldığı yazılarını kendileri ile ilgili ne düşündüklerini göstermek için arkadaşları ile mail ortamında paylaşmış olduğunu, Cem Şimşek ile aralarında bazen mail alışverişi yaşandığını, dijitallerinde yer alan ve irtica.org ile turkatakgen.tr isimli sitelerde de yayınlandığı anlaşılan yazılar sorulduğunda, irtica.org ve turkatak.gen.tr isimli sitelerin takip ettiği sitelerden olmadığını, Cumhuriyet Mitinglerinin çok katılımlı olmalarından dolayı dikkatlerini çektiğini, yine seçimlerin de yaklaşması sebebiyle mitinglerin seçimlere olana etkisinin akıllarına geldiğini, bu sebeple böyle bir yazıyı göndermiş olabileceğini, ancak içeriğini kendisinin yazmadığını, aynı birliklerde görevli olmalarından dolayı aralarında mail alışverişlerinin olduğunu, özel bir sebebinin olmadığını, başbakan ve yürütme organının diğer üyelerinin etnik kökenlerine ilişkin iddiaların yer aldığı maili göndermesi ile ilgili olarak mailin hazırlanmasında her hangi bir katkısının olmadığını, sadece kendisine gelmiş maili göndermiş olabileceğini, belge içeriğinin ilginç olmasından dolayı paylaşmış olduğunu,

10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde, emniyette ayrıntılı ifade verdiğini, yahoo'da, akıl çağı isimli bir siteye üye olduğunu, oradan kendisine çeşitli e-postaların geldiğini, bunlara bazen cevap verdiğini, bunlardan ilginç bulduklarını da bilgisayarın hard diskine kaydettiğini, Genelkurmayın internet siteleri ile herhangi bir alakasının olmadığını, bilgisayarından çıkan bilgi ve belgeler ile Genelkurmayın internet sitesinde yer alan bilgi ve belgelerin uyuşmasının tesadüf olabileceğini, beyan etmiştir.

Yukarıda izah olunan deliller bağlamında şüpheli Hasan Ataman Yıldırım'm psikolojik harekat amacıyla yayın yapan internet siteleri ile fiili irtibatının bulunduğu, ayrıca diğer deliller doğrultusunda Ergenekon Terör Örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yayılma faaliyetleri kapsamında görevlendirildikleri anlaşılan Recai Alkan, Cem Şimşek, Fatih Koca ve Altunay Şahin'in de içerisinde bulunduğu örgüt üyelerinden sorumlu olduğu, adı geçen şüphelilerin Ergenekon Terör Örgütü'nün Deniz Kuvvetleri içerisinde etkisini artırması ve yayılması yönünde psikolojik harekat yönü ağır basan mail çalışmalarını yürüttükleri, bu faaliyetlerin ise halen örgüt yöneticiliğinden tutuklu bulunan Doğu Perinçek'in emirleri doğrultusunda yerine getirildiği kanaatine varıldığı,

Şüpheli Hasan Ataman Yıldırım hakkında soruşturma konusu suç tarihlerini kapsayacak şekilde Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olma suçundan 17/07/2009 tarih ve 2009/1498 Soruşturma, 2009/751 Esas, 2009/565 İddianame numarasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmakla, Hasan Ataman Yıldırım hakkında yeniden Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olma suçundan kamu davası düzenlenmemiştir.

Şüpheli Hasan Ataman Yıldırım'm eylemine uyan TCK.'nm 312, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9 maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

Şüphelilerden Cem Şimşek, Altunay Şahin, Fatih Koca ve Recai Alkan'm üzerlerine atılı eylemlerine uyan; TCK.'nm 312, 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hakkında TCK.'nm 53, 58/9. maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.

Şüphelilerden Recai Alkan'm ikametinde ele geçen ateşli silah mermilerine yönelik soruşturma dosyasında ayırma kararı verilmiştir.

ŞÜPHELİ DURSUN ÇİÇEK'İN SORUŞTURMA KAPSAMINDAKİ DURUMU:[değiştir]

Soruşturma kapsamında Dursun Çiçek'in şüpheli sıfatıyla ayrıntılı savunmaları alınmış, şüpheli savunmalarında diğer şüphelilerin örgüt içerisindeki konumları ve eylemlerine yönelik beyanlarda bulunmuştur. Şüpheli hakkında Silahlı Terör Örgütü Üyesi olmak ve .Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçundan 13/04/2010 tarih ve 2008/1756 Soruşturma, 2010/373 Esas, 2010/264 İddianame numarasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmakla hakkında CMK.'nm 223/7. maddesi uyarınca Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar düzenlenmiştir.

SONUÇ OLARAK[değiştir]

Yukarıda suçları belirtilen şüphelilerle alakalı olarak iddianamenin kabulü ile öncelikle davanın mahkemenizin 2010/106 Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,

Türk Ceza Kanunu'nun 312/1. maddesinde "Cebir ve Şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevlerini Yapmasını Kısmen veya Tamamen Engellemeye Teşebbüs Eden Kimseye Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası Verilir" hükmünü içerdiği,

Şüpheliler hakkında soruşturmanın iki yılı aşkın bir süredir devam ettiği, toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde tüm şüphelilerin yukarıda tanımı yapılan TCK.'nm 312. maddesindeki suçu işledikleri, eylemin CMK.'nm 100/3-a-ll. maddesinde sayılan suçlardan olması, bu nedenle CMK.'nm 100/2. maddesi uyarınca tutuklanma nedeninin var sayılması, eylemin kanunda ön görülen muhtemel cezası dikkate alındığında şüpheliler hakkında tutuklanmalarına karar verilmesi amacıyla yakalama kararı çıkartılması,

Şüpheliler hakkında yargılamanın yapılarak eylemlerine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince CEZALANDIRILMALARINA, emanette kayıtlı suç eşyalarının MÜSADERESİNE, diğer bilgi ve belgelerin delil olarak saklanmasına, karar verilmesi iddia ve talep olunur. .

CİHAN KANSIZ - 34287 İstanbul Cumhuriyet Savcısı

NOT: DURSUN ÇİÇEK hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından ek takipsizlik kararı verilmiştir.