Çin Ankara Büyükelçiliği Sözcüsü'nün ABD Temsilciler Meclisi'nin Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile İlgili Yasa Tasarısını Kabul Etmesine Dair Soruya Verdiği Cevap

Vikikaynak sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Çin Ankara Büyükelçiliği Sözcüsü'nün ABD Temsilciler Meclisi'nin Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile İlgili Yasa Tasarısını Kabul Etmesine Dair Soruya Verdiği Cevap
5 Aralık 2019


ABD Temsilciler Meclisi 3 Aralık 2019’da Uygur İnsan Hakları Politikası Yasası tasarısını kabul etti. Çin Ankara Büyükelçiliği bunu nasıl değerlendiriyor?

3 Aralık tarihinde ABD Temsilciler Meclisi’nin kabul ettiği sözde “2019 Uygurlar için Yasa Tasarısı”, Çin’in Xinjiang’daki insan hakları durumuna iftira atıyor. Çin’in ayrılıkçılık ve terörle mücadele çabalarını kötüleyerek, Çin hükümetinin Xinjiang Özerk Bölgesi’ne yönelik politikalarına kötü niyetle saldırıyor. Bu yasa tasarısı, uluslararası sözleşmeleri ve uluslararası ilişkilerle ilgili genel kuralları ihlal ederken Çin'in içişlerine de karışmaktadır. Çin tarafı, yasa tasarısı nedeniyle büyük öfke duymakta ve tasarıya şiddetle karşı çıkmaktadır.

Çin, bölgesel bir etnik özerklik sistemi uygulamaktadır. Tüm etnik grupların eşitliğini ve birliğini savunur. Çin hükümeti, dini inanç özgürlüğünü yasaya göre saygıyla korumaktadır. Normal dini faaliyetlerin yerine getirilmesini de muhafıza etmektedir. Ayrıca dini grupların ve dine inanan vatandaşların meşru haklarını ve çıkarlarını da korumaktadır. Xinjiang’da yaşayan bütün etnik grupların halkları, eşit yasal statüye ve anayasa kapsamdaki seçme ve seçilme haklarına sahiptir. Üstelik devlet yönetimine katılmaları, dini inanç özgürlüğü, eğitim almaları, kendi dillerini kullanmaları ve kendi etnik kimliklerine ait geleneksel kültürlerini miras almaları gibi haklara sahiptirler. Şu anda, Xinjiang’daki tüm etnik gruplar uyumlu bir şekilde bir arada yaşamaktadır. Ekonomik ve sosyal hayat hızla gelişmektedir, tüm etnik grupların kültürleri birlikte ilerlemektedir. Xinjiang'a giden herkes bölgenin yaşadığı büyük değişimler şahit olmaktadır.

90’lı yıllardan itibaren özellikle 11 Eylül Olayı’ndan sonra “üç şer güç” (bölücük, aşırıcılık ve terörizm) Xinjiang’da binlerce şiddet ve terör olayı meydana getirdi, çok sayıda masum vatandaşın can ve mal kaybı yaşamasına neden oldu. Xinjiang Hükümeti, uluslararası toplumun terörle mücadele alanındaki tecrübelerinden yararlanarak eğitim çalışmalarını yürütüyor. Mesleki Eğitim Merkezleri’nin ana hedefi, aşırıcılığı yok etmektir. Alınan önlemler sayesinde Xinjiang’da üç yıldır tek bir terör saldırısı yaşanmadı. Bu, Xinjiang’da yaşayan farklı etnik gruplara mensup 25 milyon vatandaştan büyük destek görmektedir.

ABD tarafı, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin ekonomisinin hızla geliştiği, toplumda istikrarın, etnik dayanışmanın sağlandığı ve farklı dinlerin uyum içinde birarada yaşadığı gerçeklerini görmezden gelerek Çin’in farklı etnik grupları arasındaki ilişkileri kışkırtmaya, Xinjiang’ın refah ve istikrarını bozmaya ve Çin’in kalkınmasını engellemeye çalışıyor. Bu konudaki mantığı, Hong Kong’un işlerine karışırkenki ve Huawei’ye baskı yaparkenki mantığı ile aynı. Bu ABD tarafının sözde demokrasi ve insan hakları adı altında gelişmekte olan ülkelerin içişlerine karışmak ve karışıklıklar yaratmak için yaptıklarından farklı değildir. Bu tür hegemonya ve sert güç politikasından kaynaklanan davranışlar yeni şeyler değildir, her geçen gün daha fazla gelişmekte olan ülke tarafından protesto edilmektedir.

Bu eser Çin Halk Cumhuriyeti Telif Hakkı Yasası'nın 5. maddesi uyarınca telif hakkına sahip değildir.

Aşağıda belirtilenler telif hakkına sahip değildir.

  1. Yasalar, mevzuatlar, devlet organlarının kararları, emirleri ve yasal, idari veya adli nitelikte diğer belgeleri ve bunların resmi çevirileri;
  2. Güncel olaylara ilişkin haberler;
  3. Takvimler, sayısal tablolar, bunların genel kullanım biçimleri ve formüller.

Uyarı: Bu lisans etiketi, telif hakkıyla korunan resmi belgelerin taslakları için geçerli değildir.