Ergenekon iddianamesi/BÖLÜM V ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 23- ŞÜPHELİ RAFET ARSLAN

Vikikaynak sitesinden
Atla: kullan, ara
[[]] Ergenekon iddianamesi
[[]]

23- ŞÜPHELİ RAFET ARSLAN

a-Emniyet beyanında[düzenle]

Kendisinin 1951 yılında Erzincan ili Çayırlı ilçesinde doğduğunu, ilk ve Orta okulu Samsun ili Terme ilçesinde okuduğunu, 1966-1969 yılları arasında Kuleli Askeri Lisesini okuduğunu, 1972 yılında Kara Harp okulundan, 1973 yılında topçu ve füze okulundan mezun olduğunu, Daha sonra Babaeski, Erciş ve Adana İllerinde çeşitli birliklerde görev yaptığını, 1980 yılında malulen emekliye ayrıldığını, Emekli olduktan sonra Çağlayan da inşaat malzemeleri satışı üzerine dükkan açtığını, 3 yıl kadar çalıştırdığını, Daha sonra yaklaşık 3-4 yıl kadar tekstil işi yaptığını, sonra Kadıköy 'de Halk sigorta acenteci ligini 1995 yılına kadar yaptığını, 2005 yılına kadar da babasının yanında plastik ev eşyaları satışı yaptığını,, şuan herhangi bir iş yapmadığını, Geçimini ailesinden kalma emlak satışından yaptığını,

İkametinde yapılan aramada elde edilen ve 1-16 ya kadar kendinden numaralandırılmış "türlüye 'de derin devletin ve istihbaratın bugünkü yapısı" başlıklı bilgisayar çıktısı doküman elde edilmiştir, elde edilen bu dokümanı nereden, ne amaçla, kimden aldınız, bu doküman hakkında detaylı olarak açıklamalarda bulununuz.

Kendisinin bu dokümanları tarihten yaklaşık 3 ay kadar önce arkadaşı Muzaffer TEKİN'in Kadıköy'de ki kendisine ait bürosuna gittiğinde okuması için verdiğini,) Muzaffer TEKİN'in bu dokümanları internetten indirdiğini, ikametinde yapılan aramada; 1 adet 17 şubat 1997yılında çıkan "kuva-yı medya" isimli kitapçık elde edilmiştir, elde edilen bu kitapçık hakkında detaylı açıklamalarda bulununuz.

Kendisinin bu dergiyi okumak için 1997 yılında aldığını, o dönemde bu derginin haftalık olarak bayilerde satılmakta olduğunu, Şuan çıkıp çıkmadığını bilmediğini, Bu sayısından başka da satın almadığını, bu sayıyı satın almasındaki ki amacın, dergi içerisinde ki Baha KIVANÇ isimli şahsın yazmış olduğu yazının dikkatini çektiği için satın aldığını,

Kendisinin Muzaffer TEKİN 'i Kuleli Askeri Lisesinden 1966 yılından beri tanıdığını, kendisinin devre arkadaşı ve çok sevdiği ve samimi bir arkadaşı olduğunu, kendisinin şahıs ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, Muzaffer TEKIN'e ait büroya 2005 yılının sonlarından itibaren sohbet amaçlı olarak haftada en az 3-4 kez uğradığını, Genelde büroya emekli olmuş ordu mensupları ve devre arkadaşlarının geldiğini, kendisi ile görev yapmış subay, astsubay er ve erbaşların da geldiklerini,

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRKün ifadesinde geçen konu ve şahıslar hakkında Zekeriya Öztürk'ü kendisine 2006yılında) Muzaffer TEKİN'in bürosunda Güneydoğu da görev yapmış, emekli bir subay olduğunu ve şuan Önce Vatan isimli gazete de gazetecilik yaptığı şeklinde söyleyerek tanıştırdığını, Kendisi ile birebir dostluğunun ve arkadaşlığının olmadığını, arkadaşlığının Muzaffer TEKİN 'e olan yakınlığından kaynaklandığını, İsmail PAKER isimli şahsı 2006 yılında Muzaffer TEKİN 'in bürosunda Muzaffer TEKİN Denetleme kurumunda çalışmış emekli memur olarak tanıştırdığını, daha sonra samimiyetlerinin ilerlediğini ve arkadaş olduklarını, Oktay YILDIRIM'ı yine Muzaffer TEKİN 'in bürosunda 2006 yılında Güneydoğu'da görev yapmış emekli astsubay olarak tanıştırdığını. Kendisi ile fazla bir samimiyetinin olmadığını, ancak Muzaffer TEKİN 'in hastane de yattığı süre içerisi ve Ankara 'da ki mahkeme sürecinde sürekli Muzaffer TEKİN 'in yanında bulunduğundan dolayı ara sıra Oktay YILDIRIM'ın ziyaret amaçlı gelip gittiğini, Son altı ayda da kendisi ile hiç görüşmediğini,, sadece bir defa kendi cep telefonundan hal hatır sormak için Oktay YILDIRIM'ı aradığını, Danıştay saldırısının olduğu akşamı Muzaffer TEKİN , kendisi, Zekeriya OZTÜRK ve ismail PAKER ile birlikte Fenerbahçe Orduevinde yemek yediklerini, Muzaffer TEKİN'in eşinin aradığı, "kapıda Polis olduğunu söyleyen birileri var" "kapıyı açayım mı" diye sorduğunu, Muzaffer TEKİN'in de eşine "Polis olduklarından emin ol ve kapıyı aç" dediğini ve telefonu kapattığını, Muzaffer TEKİN kendilerine hitaben "Polis arama yapmak için eve gelmiş, ben eve gideyim" diye ayaklandığı, bu esnada Zekeriya OZTÜRK ve ismail PAKER 'inde "komutanım sen dur biz bir bakalım konu nedir" dedikleri ve ikisinin Muzaffer TEKİN 'in evine gittikleri, yaklaşık iki saat sonra eski Sarıyer savcısı Ertaç GİRAY ile birlikte geri döndükleri, "mevzu karışık Danıştaya yapılan saldırı ile ilişkilendiriliyorsun" dedikleri, daha sonra Muzaffer TEKİN'in "nasıl böyle bir şey olur, en ufak bir adım geçse canıma kıyarım" dediği, bunun üzerine orada bulunanların Muzaffer TEKİN 'e sakin olmasını söyledikleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda arama kararı verildiği anlaşılması üzerine avukat Ertaç GİRAY'ın "yarın ben bu konuyu öğrenir savcıya götürür ifadeni veririz" dediği, daha sonra kendisinin evine, Muzaffer TEKİN ise o gece kalmak için Mehmet Zekeriya OZTÜRK'ün evine gittiği,

Kuddusi OKKIRm ifadesinde geçen dernek ve yapılan toplantıların konusu, toplantıya katılan ve ifadede ismi geçen şahıslar hakkında;

Kendisinin Ankara 'da yapılan dernek çalışması ve piknikten haberinin olmadığını, Ancak Ankara 'da ki Vatansever Güçler Birliği isimli dernek olduğunu bildiğini, derneğin kurucusu ve başkanını bilmediğini, ancak derneğin İstanbul Şubesinin Hüseyin GÖRÜM isimli şahsın kuracağı şeklinde duyduğunu ve Hüseyin GÖRÜM'ü ilk kez yine Hüseyin GÖRÜM'e ait Maltepe 'de bulunan işyerinde kuru fasulye pilav yemeye gittiğinde gördüğünü, Bu yemeğe kendisini Muzaffer TEKİN'in davet ettiğini, Kuddusi ORKIR isimli şahsı da ilk kez bu yemekte gördüğünü, Kuddusi OKKIR'ı bir de Muzaffer TEKİN 'in bürosunda gördüğünü, kendisi ile hiçbir samimiyetinin olmadığını, bu yemeğin ve toplantıların amacının Ankara 'da bulunan Vatansever Güçler Birliği Derneğinin İstanbul Şubesini kurmak Muzaffer TEKİN 'in bu dernek içinde Hüseyin GÖRÜM'ün yer almasını istediklerini, ancak Muzaffer'in bu dernek içerisinde yer almadığını, İfade de ismi geçen şahıslardan Hüseyin GÖRÜM'ün derneğin istanbul Şubesini açmakla görevli olduğunu bildiğini, kendisi ile herhangi bir samimiyetinin olmadığını, Can Albay isimli şahsın beden eğitimi öğretmenliği yaptığını bildiğini, kendisi ile herhangi bir samimiyetinin olmadığını, Muzaffer TEKİN ve Zekeriya OZTÜRK ile olan ilişkilerinin ifadesinin önceki bölümlerinde geçtiği şeklinde olduğunu, bu davetten yaklaşık bir hafta sonra) Muzaffer TEKİN bürosundan Hüseyin GÖRÜM 'ü kovduğunu ve "bir daha buraya gelmeyin " şeklinde söylediğini.

kendisine ait olan 1 adet sony ericson marka cep telefonu ve bu telefonunuzda kayıtlı mesajların yapılan incelenmesinde:

1. İnbox 0538 985 75 57 numaralı telefondan; MUZO KOMUTANI, BİRİLERİ ALÇAKÇA KULLANDI TEMİZLİĞİNİ, VATAN SEVGİSİNİ KULLANDI. M.TEKIN'İ DEĞİL, SALAKLAR TÜRK BAYRAĞINI TUTUKLADILAR. H.BAKIRCI

2. Inbox 0555 328 55 35 numaralı telefondan; KOMUTANIM GERÇEKTEN ÇOK ÜZGÜNÜM AMA BİR YERDEN DE MUTLUYUM BU HAİNLERİN BİZE CEZA GÖRDÜKLERİ BİZİM İÇİN ÖVÜNÇ HATTA RÜTBEDİR. YAPABİLECEĞİM NE VARSA LÜTFEN SADECE SÖYLEYİN. HAKAN

3. Inbox 0538 985 75 57 numaralı telefondan; MUZAFFER KUMANDAN, ADIN ÜSTÜNDE SENİN MUZAFFERİYETİNİ, ANASI KANSIZ PARTİ AKAP NIN KÜÇÜK SEÇİM HESAPLARI KİRLETEMEZ, VATANSEVERLİĞİNİ DE. H.BAKIRCI 18.06.07 ŞEKLİNDE MESAJLARDA GEÇEN KONULAR HAKKINDA DETAYLI BİLGİSİ SORULDUĞUNDA;

Kendisine sorulan mesajlardan 1 ve 3 nolu mesajları çeken ve avukatlık yapan Hasan BAKIRCI isimli şahsa ait olduğunu, kendisini 5-6 aydan beridir tanıdığını, fazla bir samimiyetinin olmadığını, bu mesajları ne amaçla çektiğini bilmediğini, 2 nolu mesajı çeken şahıs ise ZAFER (kod) Muzaffer TEKİN 'in Kıbrıs'ta askeri olan bir şahsın oğlu olabileceğini, şahsın kendisinde telefonunun olmadığını, kendisine gönderilen bu mesajların ne amaçla gönderildiğini bilmediğini ve bu mesajlara ne bir karşılık verdiğini nede arama yaptığını,

Kendisine sorulan şahıslardan ifadesinin önceki bölümlerinde detaylı olarak açıkladığı Oktay YILDIRIM, Muzaffer TEKİN , MİLLİ IRGAT (KOD) Kuddusi OKKIR ve Zekeriya ÖZTÜRK isimli şahısları tanıdığını,

Ayrıca sorulan diğer şahıslardan;

Mahmut ÖZTÜRK: Danıştay saldırısı sonrasında Muzaffer TEKİN 'in, Mahmut ÖZTÜRK'ün evinde kaldığını bildiğini, Kendisi ile Muzaffer TEKİN 'in bürosunda yaklaşık bir yıl önce tanıştığını,, herhangi bir samimiyetinin olmadığını,. Kendisini emekli Astsubay olarak tanıdığını,. Kendisinin petrol işi yaptığını tahmin ettiğini, Ahmet Erden ARSLAN kendisinin kardeşi olduğunu,, bunun haricinde kendisine sorulan şahıslan tanımadığını ve bilmediğini,

b- Savcılık ifadesinde Şüpheli Rafet ARSLAN;[düzenle]

1980 yılında Yüzbaşı rütbesinde iken Kara Kuvvetleri Komutanlığından malulen emekliliğe aynldığım, önce inşaat malzemeleri işi yaptığını, daha sonra Halk Sigorta Acenteliği yaptığını, daha sonra da babasının yanında çalıştığını, şu an bir iş yapmadığını,

MUZAFFER TEKİN'in askeri liseden beri arkadaşı olduğunu, MUZAFFER TEKİN' in ofisinin emekli askerlerin ve arkadaşlarının zaman zaman gelip gittiği yer olduğunu, yerin Kadıköy Merkezde olduğundan herkesin rahatlıkla gelebileceği bir yer olduğunu, Zaman zaman emekli paşalarında geldiğini, kendi devrelerinden Tuğ ve Tümgenarellikten emekli olanların zaman zaman orada buluştuğunu Pazartesi ve Cuma hariç hergün oraya gitiğini, Pazartesi günleri TESUT derneğine gittiğini, kendi devreleri dışında emekli albaylar ve değişik şahıslarında geldiğini, İBRAHİM ŞAHİN' i birkaç sefer gördüğünü, MAHMUT ÖZTÜRK'ün gelip gittiğini, OKTAY YILDIRIM'm 6-7 ay evveline kadar gelip-gittiğini, bir ara Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği için gelen birkaç şahsı kovduğunu, Onlara siz bu işleri para için yapıyorsunuz, organize suç örgütü gibisiniz, dediğini, kovduğunu, METE Hoca diye tanıdığı METE YALAZANGİL'in bir iki kere geldiğini, bir seferinde araba kiralamak için geldiklerini, bir seferinde de Doğruyol Kadıköy Sekreteri olduğundan hayırlı olsun demeye MUZAFFER'le gittiklerini, AYDIN YÜKSEK ve MUZAFFER ŞENOCAK'ı tanımadığını, bunları ofiste görmediğini, M.ZEKERİYA ÖZTÜRK'ün Danıştay saldırısına kadar sürekli geldiğini ancak bu olaydan sonra gelmediğini, İSMAİL PAKER'in zaman zaman geldiğini, son iki üç ay da telefonla aradığını, ZEKERİYA ÖZTÜK ile arasındaki sorunun Danıştay saldırısında İşçi Partisini ve başka şahıslan suçlamasından ötürü aralarının açıldığını, Danıştay saldırısının olduğu akşam kendisi, MUZAFFER, ZEKERİYA ve İSMAİL PAKER'in birlikte olduklannı, yemekte MUZAFFER'in evi aranacak diye gitmek istediğini, ZEKERİYA ve İSMAİL PAKER'in biz konuya bakalım, nedir, dediklerini, ancak MUZAFFER' i bırakmadıklannı, daha sonra Danıştay saldınsı ile alakalan olduğunu öğrenince ZEKERİYA'nm evine gittiklerini, son gün MAHMUT ÖZTÜRK' ün evinde kalarak sabah kendini bıçakla yaraladığını, daha sonra İSMAİL PAKER ve ZEKERİYA ÖZTÜRK'ün hastaneye götürmek için arabaya aldıklannı, ancak götürmediklerini, bu aşamada telefonda getirmelerini ve yerlerini öğrendiğini, ticari taksi tutarak Maltepe'ye gittiğini, sonra Acıbadem Hastanesine götürdüğünü, sonra polislerin geldiğini, devre arkadaşlan ve emekli subaylann geldiğini, daha sonra da Ankara'ya götürdüklerini, MUZAFFER'in Ankara' da serbest bırakıldığını, bu olaydan beri de ZEKERİYA ile aralanmn iyi olmadığını, ZEKERİYA'nm gelmediğini, ancak İSMAİL PAKER geldiğini, Bazen de kendisini aradığını, televizyona birlikte çıkıp bu konulara açıklama talabini MUZAFFER'in kabul etmediği için aralanmn bozulduğunu söylediğini

SEMİH TUFAN GÜNALTAY'ı tanımadığını, hiç görmediğini, bombaları gazeteden duyduğunu,

Çantasından çıkan "Türkiye' de Derin Devlet ve İstihbaratın Bugünkü Yapısı" yazının Doç. Dr. Ümit Sayın' a ait olduğunu, bu yazıyı internetten MUZAFFER'in indirdiğini, kendisine verdiğini, kendisinin de okuduğunu, diğer yazıların kendisine ait olduğunu, seçim sistemleri ve propaganda isimli kitap yazacağını, Türkiye'deki seçim sistemini ve Dohont sisteminin çeşitli versiyonlanm karşılaştırmak amacıyla aldığı notlan olduğunu, Ümit Sayın'ın derin devletle alakalı yazısının genel olarak Türkiye' de derin devletin olmadığını yüzeysel olarak anlattığını,

2000 yılma kadar MHP' de Şişli İlçe Başkanlığı yaptığını, ancak daha sonra siyaseti bıraktığını, kendisindeki yazılann eski olduğunu, O yıllara ait siyasi yazılar olduğunu,

HÜSEYİN GÖRÜM' ü bir sefer gördüğünü, KUDDİSİ OKUR'u bir sefer MUZAFFER'in ofisinde gördüğünü, KOSKEP'le ilgili bir konuda biri ile görüştüğünü, 2006 yılının başlannda olduğunu, kendisinin bir daha görmediğini,

Kendisine çekilen masajlardan ikisini HASAN BAKIRCI isimli Avukat'm çektiğini, HAKAN denilen şahsın Kıbns'daki erinin oğlu olabileceğini, ya da bir film yapımcısı olabileceğini, iki HAKAN'm da MUZAFFER'in ofisine geldiğini, mesajlann MUZAFFER' in tutuklanmasından sonra kendisine geldiğini, neden gönderildiğini bilmediğini,

Şüphelinin 25.06.2007 tarihli ek ifadesinde;

"Lüzum üzerine şüpheliye MUZAFFER TEKİN' e ait ofiste bulunan kırmızı klasör ve içindeki belgeler ile METE YALAZANGIL' in bırakmış olduğu iddia edilen CD soruldu:

Kendisinin masanın üzerinde kırmızı bir klasör görmediğini, kendisine gösterdiğimiz Devletin Yeniden Yapılanması ve AK Parti adaylarına ilişkin listeleri görmediğini, kendisinin her gün vakit geçirmek için büroya gittiğini, büronun 2 odadan müteşekkil olduğunu, kendisinin gittiğimde dış bölümde oturduğunu, ZAFER(MUZAFFER)'in odasında kendine ait eşyalan olduğundan O olmadığı zaman dışanda oturduğunu, özel misafirleri geldiğinde genelde asker kökenli olduklan için konuşmalarda kendisinin yanlannda oturduğunu, ara kapı ve dış kapının açık olduğunu, içeride özel bir şey konuşulmadığını, dışanda oturanlann konuşulanlan duyabildiğini,

METE YALAZANGİL' i tanıdığını, ancak CD yi getirip kendisine vermediğini, kendisinin orada olması halinde ise alıp MUZAFFER'in masasına koymuş olacağını, bilgisayardan hiç anlamadığını, işyerinde de bilgisayar olmadığını, AYDIN YÜKSEK'i şimdi gördüğünü, önceden hiç tanımadığını, büroya geldiğini görmediğini, METE Hoca ile gelmişse de kendisinin olmadığını,

Dosyada 19.06.2007 tarihli bilgi alma tutanağı okunup, sorulduğunda; O ifadesinde de bir seferinde Gaziler Derneğinden şahıslar geldiğini, kendi okudukları Türkülerin CD Terini bıraktıklarım, bunun gibi zaman zaman MUZAFFER yokken gelen eşyaları aldığını, kendisi geldiğinden de verdiğini" şeklinde beyanda bulunduğu,

c)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;[düzenle]

1-Büyük Hukukçular Birliği Derneği'nde yapılan aramada elde edilen

ö.No'lu CD:Sevgi ERENEROL,Muzaffer TEKİN,Kemal KERİNÇSİZ.Rafet ARSLAN isimli şahısların da bulunduğu 2005 yılında Büyük Hukukçular Birliğinin yapmış olduğu toplantı resmi ve Basın Bildirisi CD'nin belirtilen dosyaların bir kopyası alınarak CD'ye aktarılmış olduğu,

2- Muzaffer TEKİN'in cep telefonunun rehberinde "RAFET ARSLAN 0532 208 45 21" şeklinde kayıtlı olduğu,

3-Sevgi ERENEROL ile 15.12.2007 günü, saat;13.35'te yaptığı telefon görüşmesinde;


d)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;[düzenle]

METE YALAZANGİL ifadesinde;

Rafet ARSLANT 2006 yılında Muzaffer TEKİN'in vermiş olduğu iftar yemeğinde gördüğünü, daha sonra Muzaffer TEKİN'in ofisine gittiğinde orada gördüğünü, 2007 yılı Ocak-Şubat aylarında İlçe Genel Sekreteri olduğu dönemde Aydın YÜKSEK isimli şahsın, Muzaffer ŞENOCAK tarafından 150000 YTL dolandırıldığını ve bu nedenle kendisinden yardım istemesi üzerini, kendisinin de Muzaffer TEKİN'i aradığını, Aydm ile birlikte Muzaffer TEKİN'in Kuşdilinde bulunan ofisine gittiklerini, Ofisinde Muzaffer TEKİN, Rafet ARSLAN, Rafet'in kardeşi olduğunu, Aydın YUKSEK'in Muzaffer ŞENOCAK tarafından dolandırıldığını anlattığını, anlatırken Muzaffer ŞENOCAK'ın Özel Kuvvetlerde görevli yüzbaşı veya binbaşı olarak görevli olduğunu da söylediğini, bunun üzerine Muzaffer TEKİN'in birkaç arkadaşına telefon açtığını, aradan bir ay kadar geçtikten sonra Aydm YUKSEK'in Kadıköy Hasanpaşa'da bulunan işyerine gelerek Muzaffer TEKİN'e verilmek üzere içerisinde Muzaffer ŞENOCAK'a ait adresler, kart vizitleri ve iletişim bilgilerinin olduğunu söylediği bir CD bıraktığını, aynı gün öğleden sonra Muzaffer TEKİN'in Kuşdilindeki ofisine gittiğini ve içeride Rafet ARSLAN ve kardeşi Ahmet ASLAN'm olduğunu gördüğünü, CD'yi Muzaffer TEKİN'e verilmek üzere Rafet ARSLAN'a bıraktığını,

22.06.2007 günü akşam saatlerinde Muzaffer TEKİN'in yanından tanıdığı ve ismini Kürşad olarak bildiği şahsın kendisini telefonla arayarak, Beşiktaş'ta mahkemede olduklarını, yanında Rafet ARSLAN'm bulunduğunu ve kendisi ile görüşmek istediğini söylediğini, Rafet ARSLAN'm kendisine telefon numarasını savcının istediğini CD den dolayı olduğunu söylediğini, kendisinin de aramış olduğu telefon numarasını verebileceğini söylediğini,

Şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ifadesinde;

Rafet ARSLAN'm Muzaffer TEKİN'in devresi olduğunu, "17 Mayıs Alparslan ARSLAN 10:30 Danıştay, ile başlayan ve M.TEKİN, Mahmut ÖZTÜRK, Rafet ARSLAN, İsmail PAKER, Yurdakul isimleri ve tarih ve saat yazıların olduğu doküman" ile ilgili; bu notu Danıştay olayında gözaltına alındığında ifadesi esnasında hatırlamak maksadıyla almış olduğu notlar olduğunu, olayın olduğu zamanda Muzaffer .TEKİN, Rafet ARSLAN ve ismini hatırlayamadığı birkaç şahısla birlikte Muzaffer TEKİN'in ofisinde bulunduklarını, olayları hatırlamak maksadıyla çizmiş olduğu notlar olduğunu,

Muzaffer TEKİN' Kadıköy ilçesinde bulunan bürosuna 13 aydır gitmediğini, 13 ay öncesi birçok emekli asker ve sivil vatandaşın gelip gittiğini, her zaman kalabalık bir büro olduğunu, ancak isim olarak tanımadığını, Raf et ARSLAN'ın o büroda herhangi bir görevinin olup olmadığını bilmediğini, Rafet ARSLAN ile de 13 aydır hiçbir şekilde görüşmdiğini, büroya gelen insanların Muzaffer TEKİN'e abi ve komutanım şeklinde hitap ettiklerini,

Danıştay olayının olduğu gün Muzaffer TEKİN ile Rafet ARSLAN, İsmail PAKER ve kendisinin birlikte olduklarını, Muzaffer TEKİN'in yaralandığını öğrendikten sonra Muzaffer TEKİN'i hastaneye götürmek için villaya giderken Rafet ARSLAN'ı arayarak hastane ayarlamalannı söylediğini, Acıbadem hastanesini ayarladığını söylediğini, hastaneye birlikte götürdüklerini, Şüpheli İSMAİL EKSİK beyanında, RAFET ARSLAN'ı Muzaffer TEKİN vasıtası ile tanıdığını, kendisini emekli subay olarak tanıdığını, Danıştay saldın olduğu gün Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün kendisine Muzaffer TEKİN'in intihar ettiğini söylediğini, tamam deyip Göztepe kavşağına Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü almaya gittiğini, daha sonra Yurdakul'u yoldan alarak Çavuşbaşı'ndaki villaya gittiklerini, Muzaffer TEKİN'i hastaneye götürmek üzere çıktıklarını, Muzaffer TEKİN'nin hastaneye gitmek istemediğini söylemesi üzerine Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün Rafet ARSLAN'ı arayıp ikna etmesini söylediğini, Rafet ARSLAN'ın Maltepe'yi bilmediği için bir noktada beklemesini söyleyip kendisini arabasıyla bulunduğu yerden alarak Muzaffer TEKİN'in yanma getirdiğini, Muzaffer TEKİN ile görüşerek Kadıköy Acıbadem hastanesine götürdüklerini beyan etmiştir. Şüpheli SAİPİR DEBZLELVİDZE beyanında Rafet ARSLAN isimli şahsı Muzaffer TEKİN'in ofisine gidip geldiği esnada çoğunlukla orada olduğundan dolayı tanıdığını, herhangi bir ilişkisinin olmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Kuddusi OKKIR ifadesinde; Rafet ARSLAN'ı Rafet Paşa olarak bildiğini, 2004 yılında daha önceden bahsettiği gibi Vatan Sever Güç Birliği İstanbul şubesi çalışmalarında ve sonrasında tanıştığını, 2-3 aylık bir görüşmesi olduğunu beyan etmiştir.

Şüpheli Halil Behiç GÜRCİHAN beyanında ; Rafet ARSLAN'ı Muzaffer TEKİN'in yakın arkadaşı olması hasebiyle ofisinde gördüğünü ve orada tanıştığını beyan etmiştir.

Şüpheli ZEKİ YURDAKUL ÇAĞMAN beyanında ; Rafet ARSLAN'ı Muzaffer TEKİN'in ofisinde gördüğünü, kendisi ile bir samimiyeti olmadığını, Muzaffer TEKİN in yakın arkadaşı olarak bildiğini ve sürekli yanında gördüğünü, Danıştay saldmsı sonrası Muzaffer TEKİN intihar etmeye kalkışınca Mahmut ÖZTÜRK, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, İsmail PAKER ile birlikte hastaneye götürmek istediklerini, yolda giderken Muzaffer TEKİN ve Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün Rafet ARSLAN ile telefon görüşmesi yaptılannı, Rafet ARSLAN' onlara "beni de Maltepe'den alın ve birlikte geçelim" dediğini, Maltepe'den Rafet ARSLAN'ı aldıklannı, Rafet ARSLAN'ın kendi arabasına bindiğini, Muzaffer TEKİN'i acile götürdüklerini beyan etmiştir.

Şüpheli HÜSEYİN GÖRÜM beyanında ; Ergenekon isimli oluşum hakkında her hangi bir bilgisinin olmadığını, ancak 2005 yılının Ocak ayında Kadıköy'de İkizoğlu İş Hanının 3. katında bulunan Muzaffer TEKİN' e ait büroya çay içmeye uğradığında büroda Kuddusi OKKIR, Rafet Albay, Nedim Albay Hüseyin BEYAZIT ve kendisini Jitemci olarak tanıtan Mustafa ALPAY ve 6-7 tane asker kökenli şahıs olduğunu, orada Kuddusi Okkır'm "Ayrık Otu" isimli bir oluşumdan söz ettiğini, dosyasını çıkarıp birini Muzaffer TEKİN' e verdiğini gördüğünü, aynı dosyadan "Vatan Sever Kuvvetler Güç Birliği" isimli derneğine sadece verdiğini söylediğini beyan etmiştir.

Şüpheli Sevgi ERENEROL beyanında ; Rafet ARSLAN'm Muzaffer TEKİN'in arkadaşı olduğunu, 1994 yılında kendisi MHP İl Başkanlığında iken onun Şişli İlçe Teşkilatında olduğunu, şuan Muzaffer TEKİN'i ziyarete beraber gittiklerini, çünkü cezaevinde Muzaffer TEKİN'i Rafet ARSLAN ve Kürşat RÜSTEMOĞLU ile kendisinin ziyaret edebileceğini beyan etmiştir.

15.12.2007 günü Sevgi ERENEROL'un Rafet ARSLAN isimli şahsı arayarak;

SEVGİ ERENEROL : Rafet paşam günaydın dediği, hal hatır sormadan sonra

SEVGİ ERENEROL : Sultanahmet adliyesinin önünde bir basın açıklaması yapacağız SEVGİ ERENEROL : olarak sizlerin bu işe sahip çıkmasını rica edicem dediği, Rafet ARSLAN: Tamam sevgi hammcım dediği ve basın açıklaması için saat 12 için randevulaştıkları anlaşılmaktadır.

KUDDUSİ OKKIR İFADESİNDE; " Ankara gezisinden sonra da ilginç bir durum ortaya çıkmıştı, istanbul tanışan arkadaşlar Ankara da ki dernek ile işbirliği yapmak üzere tanışmıştı. Ancak bu dernek ile ilişkimiz kalmayınca sadece birbiri ile tanışan arkadaşlar haline düştük. Yaz başında istanbul ilindeki arkadaşlar ile dostluk ve arkadaşlar sınırlarını aşmayan piknik gezileri ve Hüseyin Görüm"ün işyerinde buluştuk. Bu buluşmalara zaman zaman farklı arkadaşlarda gelip gitti. Bu toplantılarda Muzaffer TEKİN , ben, Hüseyin Görüm, Rafet ve Can Albay, Zekeriya Oztürk ve şu an ismini hatırlayamadığım birçok insan gelip gitti " şeklinde ifade vermiştir, hakkınızda ifade veren Kuddusi OKKIR isimli şahıs ile olan ilişkiniz ve Kuddusi OKKIRın ifadesinde geçen dernek ve yapılan toplantıların konusu, toplantıya katılan ve ifadede ismi geçen şahıslar hakkında detaylı açıklamaları soruluduğunda;

Yine KUDDUSİ OKKIR İFADESİNDE; İsmi geçen İsmail PAKER, M. Zekeriya Oztürk, Ertaş GİRAY, Rafet ARSLAN(Rafet Paşa olarak bilirim) isimli şahıslar ile 2004 yılında daha önceden bahsettiğim gibi Vatan Sever Güç Birliği İstanbul şubesi çalışmalarında ve sonrasında tanıştım. 2-3 aylık bir görüşmem olmuştur, şeklinde ifade vermiştir

d-Hukuki durumunun Değerlendirilmesi[düzenle]

Şüpheli Rafet ARSLAN'm Ordudan malulen emekli olduğu, şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile irtibatının bulunduğu, Danıştay saldırısından sonra birlikte kritik yapmak için birarada yemek yedikleri, Şüpheli Rafet ARSLAN her ne kadar savunmalarında ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN ile sadece arkadaş olduğunu beyan etmiş ise de; şüphelinin geçmişte Milliyetçi Hareket Partisinde görevli olduğu ve son bir iki yıldır sürekli ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'in ofisine gelip gittiğini beyan etmiş, ayrıca ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'in bütün aktivitelerine katıldığı, şüphelinin ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'in ofisine geldiğinde ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'in ofisine girmeyip sürekli kendine ait bölümde durduğunu beyan ettiği, ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN ile siyasal görüş ayrılıkları olmasına rağmen sürekli irtibat halinde olup, toplantı ve aktivitelere katıldığı, VKGB'nin kuruluş toplantılarına katıldığı, Hüseyin GÖRÜM'ün Fabrikasmdaki yemeklere iştirak ettiği, kendisini Rafet Albay olarak tanıttığı (MİLLİ IRGAT(KOD) Kuddusi OKKIR'm beyanlarına göre) ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'in internetten indirdiği Derin Devlet isimli yazının şüpheli de bulunduğu ve ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'in ofisinde kendine ait bölümde sürekli durması da şüphelinin ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'e bağlı olarak ERGENEKON terör örgütünde örgütsel faaliyetlerde bulunduğu, örgüt talimatları gereğince ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'in bürosunda görevli olarak bulunduğu böylece ERGENEKON terör örgütünün üyesi olduğu anlaşıldığından,

Şüpheli Rafet ARSLAN'm Ergenekon terör örgütü üyesi olmak eylemi nedeniyle TCK'nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.