Ergenekon iddianamesi/BÖLÜM V ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI İKİNCİ GRUPTAKİ KİŞİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 86-ŞÜPHELİ MURAT ÇAĞLAR

Vikikaynak sitesinden
Atla: kullan, ara
[[]] Ergenekon iddianamesi
[[]]

86-ŞÜPHELİ MURAT ÇAĞLAR

a) Emniyet İfadesinde;[düzenle]

Askerden döndükten sonra bir iş adamının yanında özel koruma olarak çalışmaya başladığını, ancak işadamı iflas edince işten ayrılmak zorunda kaldığını, İstanbul'da çeşitli işlerde çalıştıktan sonra Antalya ili Alanya ilçesine gittiğini, Alanya'da Grand Kaptan isimli otelde güvenlik görevlisi olarak 1 yıl çalıştığını, daha sonra Candan KISACIK isimli arkadaşı ile beraber balıkçılık ve tekne turlan düzenlemeye başladıklannı, daha sonra Kaş ilçesinde bulunan Otağ Otel'e % 49 ortak olduğunu, diğer ortağının isminin Mustafa DEMİRCİ olduğunu, halen bu oteli işlettiğini,

Kullandığı telefon hatlan sorulduğunda; 0539 922 14 50 numaralı telefon hattını yaklaşık 1 yıldır kullandığını, kullandığı bu hattın açık hat olduğunu, Soruşturma kapsamında yakalanan şahıslardan,

Mehmet Fikri KARADAĞ'I tanıdığını, Kuvayı Milliye Derneğinin genel başkanı olduğunu, kendisi ile teke tek görüşmesinin hiç olmadığını, Kuvayı Milliye Derneğine gidip geldiği zamanlarda toplandıklannda Mehmet Fikri 'nin kendileri ile konuştuğunu, çok sık görünmeyen bir kişi olduğunu, derneğe geldiğinde direk odasına çıktığını, akşam da dernekten gittiğinden bile kimsenin haberi olmadığını,

Hüseyin GÖRÜM'ü Kuvayı Milliye Derneğinde Teşkilat Başkanı olarak tanıdığını, Hüseyin GÖRÜM ile Mersin ilinde yapılan yemin töreninde tanıştığını, Hüseyin ile kendisini Seda YİVLİ isimli asker arkadaşının tanıştırdığını,

Erol ÖLMEZ'in dernekte çaycılık yaptığını, Hüseyin GÖRÜM bir yere gittiğinde Erol ÖLMEZ'in de Hüseyin ile birlikte gittiğini, Hüseyin GÖRÜM, Erol ÖLMEZ, Kahraman ŞAHİN ve Romen Ali lakaplı kişilerin birlikte gezdiklerini,

Kahraman ŞAHİN'i tanıdığını, bu şahsın Hüseyin GÖRÜM'ün dernekteki yardımcısı olduğunu, derneğe yapılan bağışlarla ilgilendiğini, yani dernekte olan tüm parasal işlemlerle Kahraman ŞAHİN'in ilgilendiğini,

Ayşe Ceylan GEÇYOL isimli şahsı Kuvayı Milliye Derneğinde gördüğünü, bu şahsın derneğe gazeteci olarak gelip gittiğini, daha sonra fotoğrafını gazetelerde Kuvva Nikahı ile evlendirilmiş diye gördüğünü,

Ali KUTLU ile Mersin ilinde yapılan yemin töreninde tanıştığını, Ali ile kendisini Seda YİVLİ'nin tanıştırdığını, bu şahsın Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi isimli derneğin kurucu üyelerinden olduğunu duyduğunu, Ali KUTLU'nun yaşı küçük olmasına rağmen yaptığı işlerin büyük olduğunu fark ettiğini, askerlik şubesine gittiğinde ordaki komutanların kendisini ayakta karşıladığını duyduğunu, bu şahsın yaptırım gücü olduğunu, Kuvayı Milliye derneği ile ilişkisini tamamen kesip Antalya'ya gittiğinde Ali KUTLU'nun yanma gelerek "yeni bir dernek kuracağız, bizimle sende beraber ol" dediğini, ancak bu teklifini kabul etmediğini, Hüseyin Gazi OĞUZ'un Kuvayı Milliye Derneği üyesi olduğunu, Kuvayı Milliye Derneğine üyeliği olup olmadığı, oldu ise bu dernekte yapmış olduğu faaliyetler sorulduğunda; 2007 yılında Antalya ilinde çalıştığı zaman asker arkadaşı olan ve 9 yıldır görüşmediği Seda YİVLİ'nin yanma geldiğini ve kendisine Kuvayı Milliye Derneğinden bahsettiğini, bu derneğe Türk olan, milliyetçi olan herkesin gelmesi gerektiği yönünde konuşmalar yaptığını, bunun üzerine Mersin ilinde Kuvayı Milliye derneğinin düzenlemiş olduğu açılış ve yemin törenine davet ettiğini, Mersin'e gittiğinde Seda'nm kendisini bir çay bahçesine götürdüğünü, bu çay bahçesinde emekli istihbarat müdürü olarak tanıtılan Kemal CANAY, Mercan BAŞ, Ali KUTLU, suratının bir tarafı lekeli olan Ekrem isimli şahısların olduğunu, burada Mersin'deki Kuvayı Milliye Derneğinin açılış töreni hakkında konuşulduğunu, Mehmet Fikri KARADAĞ'm geleceğinden bahsedilerek eksikliklerden konuşulduğunu, Mersin teşkilatı için Kemal CANAY'm başkan olarak seçildiğini duyduğunu, Seda YİVLİ'nin kendisinden Mersin'deki Kuvayı Milliye Derneğinin açılışı için eksiklikleri olduğunu söyleyerek "sen bize para ver, biz açılışta toplayacağımız paralarla senin param geri veririz" dediğini ve kendisinden bağış adı altında 5 milyar para aldığını, bunun karşılığında bir tane Kuvayı Milliye flaması hediye ettiğini,

Daha sonra Seda YİVLİ'nin Ali KUTLU ile birlikte ayrıldığını, kendisini Mercan BAŞ'a emanet ettiklerini, akşam buluşacakları yer olarak ayarladıkları Mersin Kuvayı Milliye ofisine gittiklerini, bu ofisin Mersin Merkez'de Kuvayı Milliye Caddesi (Hastane Caddesi) üzerinde sol tarafta kalan bir yer olduğunu, yani Mersin'in en yüksek binası olan binadan önce 2 sokak geride olduğunu, gittikleri bu iş hanının 3 katlı olduğunu, 2.kata çıktıklarını, 2.Katta toplam 3 ayrı ofisin olduğunu, Mersin Kuvayı Milliye Derneğinin ortadaki ofis olduğunu, derneğin açılışı olduğu için çok kalabalık olduğunu, daha sonra açılışa Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM'ün geldiğini, Fikri KARADAĞ'm derneğin Mersin Teşkilatını açtığını, daha sonra hep birlikte ofisin çaprazında bulunan bir düğün salonuna gittiklerini, burada medyaya da yansıyan yemin töreninin yapıldığını, ancak kendisinin yemin törenine katılmadığını, sadece izlediğini, Yemin töreni bittikten sonra İstanbul'dan gelen Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM'ü kendi arabası olan 34 TH 375 plakalı Saab marka aracı ile Ordu evine bıraktığını, araçta Seda YİVLİ ve Mercan BAŞ'm da olduğunu, şahısları ordu evine bıraktıktan sonra Mercan BAŞ'm evine gittiğini ve geceyi orda geçirdiğini,

Ertesi gün yine açılışı yapılan Kuvayı Milliye derneğine gittiklerini, burada Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM konuşma yaptıklarını, yapılan bu toplantının çok kalabalık olduğunu, Seda YİVLİ'nin kendisini orada bulunan şahıslarla tanıştırmaya başladığını, orada birçok kişi ile tanıştığını, anladığı kadarıyla bu yapılan toplantının herkesin birbiriyle tanışması için yapılan bir toplantı olduğunu, son defa Fikri KARADAĞ Mersin'den ayrılırken Havaalanına kadar konvoy eşliğinde gittiğini,

Daha sonra Antalya'ya döndüğünü, Antalya'da iken İstanbul'dan Kahraman ŞAHİN ve Yusuf KARLIOĞLU'nun aradığım, Ankara'da Anıtkabir'e gidileceğini ve getirebildiği kadar insan getirmesini istediklerini, bunun üzerine Antalya'dan bir otobüs dolusu kişiyi Ankara'ya Anıtkabir'e götürdüğünü, burada bütün illerden gelen Kuvayı Milliye derneklerinin buluştuğunu, Anıtkabir'e çelenk konulduğunu ve Ankara'dan geldikleri otobüsle geri döndüklerini, Anıtkabir gezisinden sonra Antalya'da arkadaşları Seda YİVLİ ve Zafer YILMAZ ile birlikte konuştukları sırada, Zafer'in bu şahısların Ankara'dan İstanbul'a dönüşte benzin parasını dahi zor topladıklarını gördüğünü, bu şahıslara hiç güvenmediğini söylediğini, bunun üzerine bu dernekten kuşkulanmaya başladıklarını, İstanbul Genel Merkezi aradıklarında ulaşamadıklarını bunun üzerine Seda ve Zafer ile birlikte İstanbul'a gittiklerini,

İstanbul Kuvayı Milliye Derneğine gittiklerinde derneğin kötü durumda olduğunu, sularının dahi kesik olduğunu gördüklerini, burada yine yiyecek ve içecek yardımı yaptıklarını, Kuvayı Miliye Derneğini daha iyi tanımak için birlikte bu dernekte biraz zaman geçirmeye karar verdiklerini, ailesi İstanbul'da olduğu için geceleri ailesinin yanında gündüzleri dernekte kaldığını, Derneğe gelen insanlarla Kahraman ŞAHİN'in ilgilendiğini, Kahraman ŞAHİN'in gelen insanlara vatan, millet üzerine konuşmalar yaptığını, ilerleyen dönemlerde Hüseyin GÖRÜM'ün esrar kullandığını, bir elinde kuran, diğer elinde esrar olduğunu görünce bu şahıstan soğuduğunu, Derneğe Zaferle birlikte gittiği bir akşam derneğin yanında bulunan taksicilerin "Sizinkiler tüfekleri alarak, Maltepe'ye gittiler" dediğini, bunun üzerine derneğe girdiklerinde Seda YİVLİ'nin olduğunu gördüklerini, bunun üzerine Seda ve Zafer ile birlikte Maltepe'de bulunan KARARGAH dedikleri yere gittiklerini, bu yere Seda YİVLİ'nin tarifi üzerine gittiklerini, Karargah dedikleri yere gittiğinde Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN, Yusuf KARLIOĞLU, Erol ÖLMEZ ve ismini bilmediği bir kişinin olduğunu, burada Laz Nizam isimli bir şahsın KARARGAH'ı bastığını, oradaki bekçiyi dövdüğünü öğrendiğini, KARARGAH dedikleri yerin Maltepe'de Köprüsünün hemen altında bulunan bir arsa üzerinde Konteynırdan oluşan bir yer olduğunu, bu yere gittiğinde Hüseyin'in telefonla konuştuğunu gördüğünü, Hüseyin'in konuştuğu kişi ile sürekli küfürleştiğini duyduğunu, telefon görüşmesi bittikten sonra hep birlikte Tuzla'daki Laz Nizam'm oteline gittiklerini, burada Hüseyin'in Laz Nizam'dan korktuğunu, herkesin orda silahlı olduğunu, kendisinde silah olmadığını, sadece Kuvayı MillPye derneğinin 2 tane pompalı tüfeği olduğunu, daha sonra bir tatsızlık olmadan buradan ayrıldıklarını,

Daha sonra Hüseyin GÖRÜM'ün kendi arsası olduğunu söylediği KARARGAH dedikleri yerin Hüseyin'e ait olmadığını, arsanın Laz Nizam'a ait olduğunu öğrendiğini, Hüseyin GÖRÜM'ün tutarsız davranışlarından dolayı iyice kendisinden soğuduğunu,

Daha önce yakalandığı BMW marka aracın Kuvayı Milliye derneği tarafından kiralandığını, o günler maddi sıkıntı çektiği için derneğin kiraladığı BMW marka araca bindiğini, BMW marka araca ailesinin yanına gitmek için bindiğini, ailesiyle görüştükten sonra dönüş yolunda polis tarafından yakalandığını, Kuvayı Milliye Derneğinin kiralamış olduğu BMW marka aracı aldığı akşam Yusuf KARLIOĞLU'nun kendisine "araçla fazla dolaşma, benzini bitirme, bu araç ile KOÇ HOLDİNG'e gidilecek" dediğini, ancak Yusuf a neden gideceklerini sormadığını, Araç ile yakalandıktan sonra savcılığa sevk edildiğini ve serbest kaldığını, sonra tekrar Kuvayı Milliye Derneğine gittiğini, kendisini içeri almadıkları için zorla içeri girdiğini, dernek içersinde bağırmaya başladığını, çünkü bu şahıslar yüzünden yakalandığını, Fikri KARADAĞ'a ve Hüseyin GÖRÜM'e küfürler ettiğini ve dernekten çıktığını ve bir daha derneğe hiç gitmediğini,

07.01.2007 günü Pendik ilçesinde yakalandığın 34 AD 4374 plakalı oto içersinde yapılan aramada bulunan -(1) numarası ile numaralandırılan, el yazısı ile yazılmış not kağıdında; istihbarat jargonu başlığının olduğu ve altında "çiftçi=tetik çeken kelle alan, çöpçü=silahşörlere lojistik destek sağlayan, tavşan=operasyondaki hedef, namazdan sonra=cuma öğleden sonra, alış veriş=operasyon, yemlemek^dolar vermek, kış uykusuna yatmak=emir gelinceye kadar hiçbir şey yapmamak, perdeleme=koruma altına alma, çizgi=ülke sınırı, şirket=cıa merkezine denir türk istihbaratçılarda mit' e şirket diyor" şeklinde notlar sorulduğunda;

Bu belgelerin kendisine ait olmadığını, belgelerin çıktığı aracın Kuvayı Milliye'nin adına kiralanmış, Kuvayı Milliye üyelerinin kullandığı araç olduğunu, bu aracı Kahraman ŞAHİN, Yusuf KARLIOĞLU ve Romen Ali lakaplı şahıslann kullandığım, aracı yaklaşık 1 hafta 10 gün kadar kullandıklannı, araç içersinden çıkan belgelerin de bu şahıslara ait olabileceğini, derneğin belgeleri de olabileceğini, kendisinin bir alakası olmadığını,

Yine yakalandığını otoda yapılan aramada; (2) numarası ile numaralandmlan, el yazısı ile yazılmış not kağıdında; "pantolonun ağ kısmı derin ve bol olacak, ayakkabı kaymamak ses çıkarmamalı koşmaya müsait olmalı, ceket kabalanndan aşağıda uzun olur dışanya hafif bombe verilir tabanca tamamen kaybolur, takım elbiselerin astarlan düğmeleri kolay sökülmeyecek cinsten olmalı kavgada sökülenler ileride yakalandığında mahkemede delil olarak kullanılabilir, büyük ve sağlam pamuk mendil çok önemlidir, her işe yarar yaranın üzerine bastmrsan kan kaybını önler, iç çamaşm slip olmaz, bokser gibi şort olmalıki aleti yani tabancayı rahat koyabilesin külotunun lastikleri elinin kalınlığında olmalıki alet düşmesin, kemerler amerikadan özel gelir son delikten sonra kemer içinde bir boğayı rahatlıkla kesebileceğin çok keskin bıçak görevi yapan bir metal vardır bu kemerler çok pahalıdır piyasada satılmaz" şeklinde notlar sorulduğunda;

Bu belgelerin kendisine ait olmadığını, Kuvayı Milliye derneğine ait olabileceğini, Bu tarz istihbari ve tetikçilerin davranışlanm belirten belgeler ile Kuvayı Milliye derneğinin ne tür bir ilişkisi olabileceği sorulduğunda; Dernekte kaldığı bir akşam 5-6 kişilik bir grubun derneği bastığını, bu şahıslann birinin belinde silah gördüğünü, direk Kahraman ŞAHİN'e saldırarak Hüseyin GÖRÜM'ün odasına çıktıklannı, bu şahıslann Hüseyin GÖRÜM'ün odasında görüşme yaptıklannı, ertesi gün derneğe tekrar gittiğinde Kahraman ŞAHİN'in kendisine "Dün gelen kişiler bizim Maltepe'deki karargahın adamları, bu kişiler ÖZEL EKİP'tir" dediğini, Kahraman ŞAHİN'in ÖZEL EKİP diye bahsetmesi, daha önce yakalandığı otoda çıkan tetikçilerle alakalı notlann bu şahıslarla ilişkili olabileceğini tahmin ettiğini,

Şüpheliler Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM'ün alman ifadelerinde yakalandığı otonun kesinlikle Kuvayı Milliye Derneğine ait olmadığı şeklindeki beyanlan sorulduğunda; şahıslann yalan konuştuğunu, çünkü aracın kiralandığı yeri dahi bildiğini, bu aracın Kadıköy'de Titan Otomotiv isimli işyerinin karşısında bulunan bir rent a car'dan Kuvayı Milliye Derneği adıyla kiralandığını, işyeri sahibinin isminin Murat olduğunu hatırladığını, Hüseyin GÖRÜM'ün, Murat'ın babasını tanıdığını bu sayede BMW marka aracı kiraladığını bildiğini, hatta bu araçla yakalandıktan sonra rent a car sahibi olan Murat'ın kendisini telefonla aradığını ve aracın kirasını istediğini,

Özel Kuvvetler Komisyonu hakkında bildikleri sorulduğunda; Özel Kuvvetler terimini ilk defa Hüseyin GÖRÜM, Mersin iline geldiğinde bir askeri hastaneye girerken Özel Kuvvetler diyerek kart gösterdiğinde duyduğunu, birde Kahraman ŞAHİN'in kendisine söylediği "ÖZEL EKİP" dediği şahıslan bildiğini, bunun haricinde özel kuvvetler komisyonu diye bir şey duymadığını, Kuvayı Milliye Derneğinde ele geçirilen 2 numaralı CD'nin incelenmesi sonucu, uzun bir konuşma yapıldığı, konuşmanın sonunda Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Mehmet Fikri KARADAĞ ın " Elimizde Türkiye'nin Kaynaklarını, Siyasi Kimlik Kartını Kullanarak Çalan, Sömüren Yağmalayan 13500 Kişinin İsmi Vardır, bunun karşılığı da yurt dışındaki değeri 480 milyar dolardır, bunları sentine kadar getireceğiz, Kuvayı Milliye olarak buna and içtik" şeklinde konuşmalar olduğu tespit edilmiş, bahsi geçen 13500 kişi listesi sorulduğunda;

Fikri KARADAĞ'ın Mersin açılışında yaptığı konuşmada 13500 vatan haininden bahsettiğini, ancak içeriğinin ne olduğunu bilmediğini, yine İstanbul derneğinde de Hüseyin GORUM, Kahraman ŞAHİN isimli şahısların yaptıkları konuşmalarda 13500 hainden bahsettiklerini, kendilerine "kim bu hainler" diye sorduğunda, "zamanı gelince görürsünüz" dediklerini,

Daha önce yakalandığı tarihlerde kendisi ile yapılan mülakatta; "Kuvayı Milliye Derneğinde kaldığı süre içerisinde, vatanın elden gittiğini, bir an evvel halkın ayaklandırılması gerektiğini, aynca Kuvvayi Milliye Derneğinin mevcut orduya alternatif yeni bir ordu kurma yetkisinin olduğunu, bunun için maddi güç kazanmaları gerektiğini, bu nedenle sık sık yardım toplandığını, mevcut ordunun içinde bölünmeler olduğunu, vatan hainlerinin olduğunu anlattıklarım" beyan ettiği hatırlatılarak bu tarz konuşmaları kim yada kimlerin yaptığı,

yapılan bu tarz konuşmalarla ilgili dernekte yapılan bir çalışma görüp görmediği sorulduğunda; İstanbul Derneğine geldiğinde yukarıdaki gibi konuşmaların sürekli yapıldığını, bu konuşmaları İstanbul Kuvayı Milliye'de Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN ve Yusuf KARLIOĞLU'nun yaptığını, Hüseyin GÖRÜM'ün talimatı ile herhangi bir tahsilat işi yapıp yapmadığı sorulduğunda; Yapmadığını, Hüseyin GÖRÜM'ün kendisini hiçbir tahsilat işine göndermediğini,

Soruşturma kapsamında Gizli Tanık 17'nin alman ifadesinde; "Murat ÇAĞLAR, Ali KUTLU ile birlikte derneğe gelmişti. Dernekte yatıp kalkıyordu. Mersedes marka bir aracı vardı. Çek senet tahsilatı işi yaptığını biliyorum. Bir seferinde, Hüseyin GÖRÜM' ün kendisine bağırarak adamları arabanın bagajında niye buraya getirdin dediğini duydum. Daha sonra alacaklı olan bir kısım kişilerin tahsilata yardımcı olması için Hüseyin GÖRÜM' e müracat ettiklerini, Hüseyin GÖRÜM' ün de bu işin Murat ÇAĞLAR' a havale ettiğini, Murat ÇAĞLAR'm da borçlu olan kişileri bulup arabanın bagajına kapatıp derneğe getirdiğini öğrendim" şeklinde beyanları sorulduğunda; Bu ifadenin tamamen asılsız olduğunu, böyle bir şeyi asla kabul etmediğini, zaten dernekte geceleri hiç kalmadığını, İstanbul'un göbeğinde bir şahsı arabanın bagajına koyupta Kuvayı Milliye derneğine götürmenin imkansız olduğunu, bu ifadeyi veren kişinin Hüseyin GÖRÜM'ün esrar içtiği grubundan biri olduğunu tahmin ettiğini, suçlamaları kabul etmediğini,

Telefon görüşmelerinde geçen tahsilat işini kim yada kimlerle birlikte gerçekleştirdiği sorulduğunda; bu tahsilat işini tek başına yapmaya çalıştığını ancak beceremediğini, kendisinin hiç adamı olmadığını, sadece yanında 2-3 kişi olduğu izlenimi vermek için bu tarz bir konuşma yaptığını, çünkü kendisini tahsilata gönderen Mercan BAŞ'm tek başına tahsilatı yapamayacağını düşünür diye bu şekilde yanında 2-3 kişi varmış gibi konuştuğunu, sonuçta kimseden para tahsilatı yapamadığını,

2007 yılı Ocak ve Mart ayında yakalattığı tabancaların kendisine ait olup olmadığı sorulduğunda; daha önce yakalandığında ayrı ayrı 2 adet silah yakalattığını, bu silahların ikisinin de kendisine ait olduğunu,

16.03.2007 tarihli Muşika VATANKULU ile yaptığı görüşmede; Murat: "Tutuklandım ben" "Silahla yakalandım" "Şuan Bakırköyde karakoldayız", Muşika: "Kim var yanında", Murat: "Ahmet var", Muşika: "yapacağımız bir şey var mı?", Murat: "Hiç bir şey yok, Hüseyin abiye bildirdik, avukatımıza o halledecek"

16.03.2007 tarihli Hüseyin Gazi OĞUZ ile Muşika VATANKULU'nun yaptıkları görüşmede özetle; Muşika: " Ya! Senin silah ta gitti. Zeynep'e söyledin mi", Gazi: "Ya üç günlüğüne aldı", Muşika: "ben, sana geçen gün verme dedim", Gazi: "Lama'yla değiştiriyorum arkadaş, aletimi ver dedim istedim.Bana lazım dedim. Abi sen Lama'yi al, bu bende kalsın" diyerek Murat ÇAĞLAR'm yakalattığı silahı kendisinin verdiğini söyledikten sonra görüşmenin devamında Muşika: "bilgin olsun, herhangi bir şey olursa, silah Özcan'ın meselesi, sakın kabul etme" "Özcan'ın meselesi, silah Gazi'nin silahı mı falan" diyebileceklerini düşündüğünü, Gazi: "Yok canım derler mi ya", Muşika: "Yok, Murat demez ama ne olur ne olmaz" Görüşmelerinden daha önce yakalattığı silahın Hüseyin Gaz OĞUZ'a ait olduğunun anlaşıldığı, neden başkasının silahını üstlendiği sorulduğunda; Yakalattığı silahı Hüseyin Gazi'den 900 milyona aldığını, yani kimsenin silahını üstlenmediğini, Müşika diye söylenen kişiyi Öznur VATANKULU olarak tanıdığını, Gazi ile Öznur arasında yapılan görüşmelerden haberi olmadığını, 14.06.2008 günü Antalya ilinde yakalandığında kendisinden el konulan (1) adet 7.62mm çaplı, H-95848 seri numaralı, markası tespit edilemeyen ruhsatsız tabanca, (1) adet şarjörü, (5) adet 7,62mm çaplı menşei belli olmayan fişek, (4) adet 9mm çapında MKE yapımı fişek sorulduğunda; Bu silahın otelindeki kasada bulunan bir silah olduğunu, sürekli bu kasada durduğunu, silahın çok eski bir silah olduğunu, bu silahı kimden aldığını hatırlamadığını, Otelinin ormanlık alanda olduğu için silahı güvenlik açısından kasada bulundurduğunu, bu silahı daha önce hiç kullanmadığını, zaten şu anda silahın çalışıp çalışmadığını dahi bilemediğini,

b) Savcılık ifadesinde;[düzenle]

Emniyette verdiği ifadeyi aynen tekrar ettiğini, 2006 sonunda Kuvai Milliye derneği üyesi olduğunu, Seda YİVLİ'nin Mersin'de yemin töreninden sonra kendisini İstanbul'a Kuvayı Milliye yeni oluşumu sebebiyle getirdiğini, burada Hüseyin GÖRÜM'le tanıştığını, daha sonra dernekte bir kaç sefer kaldığını, burada Hüseyin GÖRÜM'ün esrar içtiğini gördüğünü, bir elinde Kuran-ı Kerim etrafına topladığı gençlere ayet okuduğunu, bir elinde de esrar çektiğini, bunu görünce soğuduğunu, derneğin gündüzleri normal bir yer olduğunu, lise öğrencilerinin dahi geldiğini, gece kalınca bazı şeyleri fark ettiklerim ve ilişiğini kestiğini, daha sonra tesadüfen polise yakalandığını, araçta ruhsatsız silah ve Kuvai Milliye derneğine ait notların olduğunu, notlan bilmediğini,

Daha sonra Ali KUTLU'nun kendisini yeni bir oluşum için bir kaç kez aradığım, ancak yeni bir iş kurduğu için kabul etmediğini, Seda YİVLİ'nin şu an Alanya'da bulunduğunu, ancak adresini ve telefonunu bilmediğini,

İstanbul Kuvai Milliye derneğine uzun süre gidiş geliş yaptığını, ailesinin evinde kaldığını, derneğe gelip gidenlerle ilgili emniyette teşhis tutanağı yaptığını, doğru olduğunu, fotoğrafını gördüğü şahsın Sami HOŞTAN olduğunu emniyette öğrendiğini, Hüseyin GÖRÜM'e ait karargah dedikleri fabrika bahçesinde bulunan konteynmn olduğu yere bir sefer gittiğini, gitme amacının ise, bir gün önce orada bulunan bekçiyi birilerinin dövdüğünü, Hüseyin GÖRÜM, Erol ÖLMEZ, Kahraman ŞAHİN, Yusuf KARLIOĞLU'nun kendilerini oraya çağırdığını, gidince böyle bir olay olduğunu öğrendiklerini, sonra geri döndüklerini, orasının Hüseyin GÖRÜM'ün değil de Laz Nizam denilen bir adamın olduğunu öğrendiğini, konteynıra gittiğinde Hüseyin GÖRÜM'ün telefonla küfürlü konuştuğunu gördüğünü, birlikte Nizam'ın Tuzla'daki oteline görüşmeye gittiklerini, ancak karşı tarafın daha kalabalık olması sebebiyle kendilerine saldırmaya başladıklarını, kendisinde silah olmadığını ancak Kahraman ŞAHIN'de pompalı tüfek olduğunu, bu tüfeğin geçen sene Kuvai Milliye derneğinde yakalanan tüfek olduğunu,

Dosyada mevcut telefon görüşmelerinin kendisine ait olduğunu, kesinlikle tahsilat işleri yapmadığını, telefon görüşmelerinin günlük konuşmalar olduğunu, herhangi silahlı bir eyleminin olmadığını, silahını bir eylemde kullanmadığını, herhangi bir otele gasp amaçlı çöküntü yapmadığını,

Ergenekon terör örgütü üyesi olmadığını, Kuvai Milleye'ye üye olmadığını, Mersin'deki yemin törenine katıldığını, İstanbul'daki bazı toplantılara katıldığını, yakalandığı BMW aracın kuvai milliye derneğinin kiraladığı araç olduğunu, arabada çıkan notların kendisine ait olmadığını,

Dosyada mevcut gizli tanık beyanları sorulduğunda; iddia edildiği gibi araba bagajına insan koyup Kuvayı Milliye derneğine getirmediğini,

Dernekte bulunduğu sırada 5-6 kişilik bir grubun derneği bastığını, Kahraman ŞAHİN'e saldırıp Hüseyin GÖRÜM'ün odasına çıktıklarını, ertesi gün geldiğinde Kahraman ŞAHİN'in gelen kişilerin "Maltepe'deki karargahın adamları, bu kişiler özel ekiptir" dediğini, bu kişilerin sürekli orada kaldıklarını söylediğini, ancak kendisine bir şey anlatmadığını, Kahraman ŞAHİN'in dernekte en yetkili adamlardan biri olduğunu, Fikri KARADAĞ derneğe gelirken herkesin kendisini kapıda karşıladığını, hatta Kadıköy'de trafiğin kesildiğim, Recep Gökhan SIPAHİOĞLU, Özel harekatçı Murat ZERYURT'u tanımadığını, Bakırköy'de yakalattığı silahın kendisine ait olduğunu, 900 YTL'ye Hüseyin Gazi OĞUZ'dan satın aldığını, bu konudaki telefon görüşmesini kabul etmediğini, Hüseyin GÖRÜM ile Fikri KARADAĞ'ın yaptığı kavgada olmadığını, Hüseyin GÖRÜM'ün kendisine teşkilat başkan yardımcısı adı altında kart verdiğini, bu kartı bütün üyelere de verdiğini, kart yüzünden Fikri KARADAĞ ile Hüseyin GÖRÜM'ün tartıştığım, Fikri KARADAĞ herkese kart verilmesine kızdığını, Hüseyin GÖRÜM'ün de "benim işime karışma" dediğini, Candan KISACIK'ın Osmaniyeli olduğunu, birlikte İstanbul'a Antalya'dan birlikte geldiklerini, onun hemen geri döndüğünü, Candan'ın telefon görüşmesinde kendisi hakkında söylediği milletin parasını alıp kaçtı şeklindeki ifadesini kabul etmediğini, Antalya'da şuanda işlettiği oteli biriktirdiği 40.000 YTL ile aldığını, herhangi bir çökme yapmadığını, 20 odalı oteli şuanda işlettiğini, Otel kaçak olduğu için bu konuda mahkemenin devam ettiğini, Hüseyin GÖRÜMÜ'ü ilk tanıdığında, kendisini Özel Kuvvetlerde görevli olarak ve Hüseyin Kerim BAYRAKTAROĞLU olarak tanıttığını. Hatta Hüseyin'in Mersin'de orduevine girerken de kendisini bu şekilde tanıttığını, kapıdaki teğmen veya üstteğmenin selam durduğunu, oraya girerken Özel Kuvvetler kimlik kartı gösterdiğini, Kendisinin Dernekte Akdeniz Teşkilatı Başkan yardımcılığı yapmadığını, öyle bir görevinin olmadığını beyan etmiştir.

c) Aramada elde edilen deliller;[düzenle]

Şüpheli Murat ÇAĞLAR 07.01.2007 tarihinde Pendik ilçesinde 34 AD 4374 plakalı araç içerisinde yakalanmış, araçta yapılan aramalarda, sol ön koltuğunun altında deri kılıf içerisinde saklanmış vaziyette, (1) adet 43704 seri numaralı CZ 75 marka 9. mm çap ruhsatsız tabanca, tabancaya takılı (1) adet şarjöre basılı vaziyette, (15) adet 9 mm çaplı MKE fişek, (1) adet yedek şarjör ve şarjöre basılı vaziyette (15) adet 9 mm çaplı MKE fişek, Otonun bagajında yapılan aramada; (51) adet 9 mm çaplı MKE fişek, (8) adet 12'lik üzerinde MIRAGE CLEVER ibareleri bulunan 11/0 misket dolum tabir edilen av fişeği, (1) adet 12'lik üzerinde WINCHESTER ibareleri bulunan 11/0 misket dolum tabir edilen av fişeği, (1) çift 34 AD 4374 ibareli oto plakası, (1) adet Kuvayı Milliye Dernek gelirleri alındı makbuz koçanı, (1) adet Murat YILMAZ adına düzenlenmiş 24.09.2006 ödeme tarihli 72.500. YTL senet, (1) adet Murat YILMAZ adına düzenlenmiş 24.08.2006 ödeme tarihli 72.500. YTL senet,

(1) adet Murat KAÇAR adına düzenlenmiş Kuvai Milliye Derneği başvuru formu, (3) adet ajanda, (23) adet CD, (3) adet Yazarı Yusuf Ziya ARPACIK olan Kan Fırtınası isimli kitap, Kuvayı Milliye ibareleri bulunan bir çok belge, doküman ve not kağıdı, çeşitli kart vizitler, bir çok şahsa ait kimlik fotokopileri ve fotoğraflar ele geçirilmiştir. Murat ÇAĞLAR'm üst aramasında; (l)adet Murat ÇAĞLAR adına düzenlemiş Kuvayı Milliye Kimlik kartı, (1) adet 0505230717768 seri numaralı Türkcell sim kart, (1) adet 0506210029391 seri numaralı sim kart, (1) adet 0401310155694 seri numaralı sim kart, (1) adet 0605220454738 seri numaralı sim kart, (1) adet 926973071428626969 seri numaralı telsiz sim kart, (7) adet kroki, (1) adet Seda YİVLİ isimli şahıs adma düzenlemiş Kuvayı Milliye Kimlik kartı, (1) adet Hikmet HAYIR isimli şahıs adma düzenlemiş Kuvayı Milliye Kimlik kartı, (1) adet A02B80122297202079 seri numaralı Türk Telekom 100 lük telefon kartı ele geçirilmiştir. Şüpheli Murat ÇAĞLAR 16.03.2007 tarihinde Bakırköy İlçesiNDE 34 TA 0937 plakalı araç içerisinde yakalanmış, Araçta yapılan aramada; (1) adet seri numarası bulunmayan 9 mm çaplı, üzerinde FABRİQUE NATİONAL DARMESTE GUERRE PATENT BROWNINGS FABRIQUE DARMES DEİ BECHEVERIA EİBAR-ESPANA S.A. CAL 9m/m P ibareleri bulunan 9 mm çaplı ruhsatsız tabanca, tabancaya ait, (1) adet şarjör ve şarjöre basılı vaziyette, (9) adet 9 mm çaplı MKE yapımı fişek, (1) adet Mehmet DURU adma tanzim edilmiş tapu senedi fotokopisi, (1) adet kroki (1) adet Yapıkredi Bankası 204925 referans numaralı banka dekontu, (1) adet Murtaza SUCU isimli şahsın çeşitli tarihlerde yaptığı ödemeleri gösterir bilgisayar çıktısı, (2) adet Çetin ÇOŞKUNSOY adma not alınmış üzerinde telefon numaraları bulunan not kağıdı bulunarak el konulmuştur. Şüpheli Murat ÇAĞLAR 14.06.2008 tarihinde Antalya ili Kaş ilçesi Limanağzı Mevki Otağ Otel Oda No:308 sayılı yerde yakalanmış, kaldığı odada yapılan aramada; (1) adet 7.62mm çaplı, H-95848 seri numaralı, markası tespit edilemeyen ruhsatsız tabanca, (1) adet şarjörü ve şarjör içersinde, (5) adet 7,62mm çaplı menşei belli olmayan fişek, (4) adet 9mm çapında MKE yapımı fişek, (1) adet Nokia marka 1101 model 35880300/761720/7 seri numaralı cep telefonu, telefona takılı vaziyette (1) adet 0702140214506 seri numaralı sim kartı, (1) adet siyah renkli el çantası içersindeki muhtelif evraklar bulunarak el konulmuştur. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğünden aldırılan 15.06.2008 gün ve 2008/BLS.7827 sayılı ekspertiz raporunda ; Murat ÇAĞLAR'dan ele geçen silah ve mermilerin 6136 S.K. kapsamında oldukları belirtilmiştir. Şüpheli Murat ÇAĞLAR'm 07.01.2007 ve 16.03.2007 tarihlerinde yakalattığı silahlar hakkında Kadıköy ve Bakırköy C.savcılıklarınca işlem yapıldığından burada tekrar edilmeyecektir.

Şüpheli Murat ÇAĞLAR 07.01.2007 tarihinde Pendik ilçesinde kullanımındaki 34 AD 4374 plakalı araçta yakalanmış, araçta yapılan aramada çok sayıda evrak ve dokümanın ele geçirilmiştir. Bunların incelemesinde; Evraklar arasında "Sabancı Üniversitesi" başlıklı 4 adet not kağıdından; (1) numarası ile numaralandırılan, el yazısı ile yazılmış not kağıdında; İstihbarat Jargonu "çiftçi=tetik çeken kelle alan, çöpçü=silahşörlere lojistik destek sağlayan, tavşan=operasyondaki hedef, Namazdan sonra=Cuma öğleden sonra, Alış veriş= operasyon, Yemlemek=Dolar vermek, Kış uykusuna yatmak=Emir gelinceye kadar hiçbir şey yapmamak, Perdeleme=Koruma altına alma, Çizgi^Ülke sının, Şirket=CIA merkezine denir Türk istihbaratçılarda MİT' e şirket diyor" şeklinde notların yazılmış olduğu, -(2) numarası ile numaralandırılan, el yazısı ile yazılmış not kağıdında; "pantolonun ağ kısmı derin ve bol olacak, ayakkabı kaymamalı ses çıkarmamalı koşmaya müsait olmalı, ceket kabalarından aşağıda uzun olur dışarıya hafif bombe verilir tabanca tamamen kaybolur, takım elbiselerin astarlan düğmeleri kolay sökülmeyecek cinsten olmalı kavgada sökülenler ileride yakalandığında mahkemede delil olarak kullanılabilir, büyük ve sağlam pamuk mendil çok önemlidir, her işe yarar yaranın üzerine bastmrsan kan kaybını önler, iç çamaşm slip olmaz, bokser gibi şort olmalıki aleti yani tabancayı rahat koyabilesin külotunun lastikleri elinin kalınlığında olmalıki alet düşmesin, kemerler amerikadan özel gelir son delikten sonra kemer içinde bir boğayı rahatlıkla kesebileceğin çok keskin bıçak görevi yapan bir metal vardır bu kemerler çok pahalıdır piyasada satılmaz" şeklinde notlann yazılmış olduğu, -(3) numarası ile numaralandmlan, el yazısı ile yazılmış not kağıdında; "Afganlara para sağlamaktadır, 11 milyar dolar, 46 yaşında, el kayde örgütü, usame bin laden, amerikanın aranan adamı, mısır islami cemaati, Pakistan İslam cemati, Yahudi ve hclılann öldürülmesi cemati amerikanın başkanın uçağıdır, aır force one uçağı, useme bin laden 46 yaşında el kayda örgütünün başı, Afganlara para desteği sağlamakta 11 milyar dolara yaklaşan bir servete sahip olduğu bilinmekte, mısır islami cemati, Pakistan islami cemati, Yahudi ve haçlı cihat örgütlerin başında oldu bilinmektedir, bu örgütü zamanında american gizli servisi tarafından eğitildiği bilinmektedir Sovyetler birliğine karşı kullanılmış olan Müslümanlar şuan americaya karşı celmiştir america kendi tuzağına düşmüştür" şeklinde notlann yazılmış olduğu, -(4) numarası ile numaralandmlan, el yazısı ile yazılmış not kağıdında; "kimlik gizli kalmalıdır, anne-baba kardeş senin kimliğini bilmemelidir, kimlik taşınmaz, şirket telefonundan ulaşılır, numara gizlidir, yazı tipleri çok yönlüdür, sağ ve sol el kullanılmalıdır" şeklinde notlann yazılmış olduğu -Depi-Peel başlıklı (1 den 9) numarasına kadar numaralandınlmış, el yazısı ile yazılmış not kağıtlannda; "S.Ç. 0532....Diyarbakır'lı, astsubaylıktan ihraç, baba memur emeklisi, anne ev hanımı ... yıllarda ... adlı bir şirketi var, minibüs ile filitre pazarlaması yapıyordu, 1980-1990 arası durumu hayli kötü, ancak tüm Türkiye'yi turalıyor ve çok hırslı, .... arası Köy Hizmetlerinden önemli yol işleri alıyor...." şeklinde başlayan ve ilgili kişi hakkında çok kapsamlı bir istihbarat çalışması verilerinin yazılmış olduğu, (1) adet A-4 kağıdına el yazması not incelendiğinde; "Kuvayı MİLLİYE alt birimi Özel Büro Erkut Ersoy, Ali ÖZOĞLU başkan yrd, Av. Alpaslan ARSLAN" şeklinde not yazıldığı, -(1) adet Kuvayı milliye dernek gelirleri alındı makbuz koçanının; "000451" seri numarasından başlayıp, "000500" seri numarasında biten bir koçan olduğu, Kuvayı Milliye derneği genel başkan yardımcısı sıfatı ile Hüseyin GÖRÜM ve sayman sıfatı ile Kahraman ŞAHİN isimli şahısların imzalarının olduğu, aidat bedellerinin tahsil edildiğine dair belge olduğu, bu şekilde "000460" seri numaralı sayfaya kadar koçanın doldurulmuş olduğu, diğer bölümlerinin ise boş olduğu,


-(1) adet senetin; Murat YILMAZ adına düzenlenmiş 24.09.2006 ödeme tarihli 72.500. ytl meblağlı, ödeyecek hanesinde Mustafa DEMİRCİ isimli şahıs yazılı bulunan senet olduğu, (8) adet nüfus cüzdan fotokopisi, Kuvayı milliye derneği üye formu ve vesikalık fotoğrafların; (1) adet Murat ÇAĞLAR adına düzenlenmiş, Kuvayı Milliye Derneği üye başvuru formu ve şahsın vesikalık fotoğrafı, (1) adet Murat ÇAĞLAR isimli şahsın vesikalık fotoğrafı ve sürücü belgesi fotokopisi, (üzerine iskele cad.No.47 Alanya Antalya Güney Bölge Başkanı İstihbarat şeklinde not düşülmüş) (1) adet Hikmet HAYIR isimli şahsın vesikalık fotoğrafı ve nüfus cüzdan fotokopisi, (1) adet Ali KUTLU isimli şahsın vesikalık fotoğrafı ve nüfus cüzdan fotokopisi, (1) adet Sedat YİVLİ isimli şahsın Kuvayı Milliye Derneği üye başvuru formu ve şahsın vesikalık fotoğrafı, (1) adet Seda YİVLİ isimli şahsın vesikalık fotoğrafı ve nüfus cüzdan fotokopisi, (üzerine güney kent mahal. 94038 Sk. Yıldmm Apt. El blok No.3/2 Güney Bölgesi İstihbarat şeklinde not düşülmüş) (1) adet Candan KISACIK isimli şahsın vesikalık fotoğrafı ve nüfus cüzdan fotokopisi,(üzerine iskele cad.No.47 Alanya Antalya Güney Bölge Bşk.Yrd. şeklinde not düşülmüş) (1) adet Özcan SARAÇ isimli şahsın vesikalık fotoğrafı ve nüfus cüzdan fotokopisi, (üzerine el yazısı ile İskele cad.No.6 Kadıköy Güney Bölge Başkanı Yardımcısı olarak not düşülmüş) -Küçük bir not kağıdı üzerinde ; "Kaya su deposu Şerefsiz Ümit" ile başlayan, kerestecinin alacağı şeklinde devam eden not kağıdı, -Onduline başlıklı kağıt üzerine ; Hurdacı Nejet, Fatih KUZU, Manavgat hurdacı Ömer ÇELİK, Santane Otel Mehmet ERAT şeklinde not kağıdı, -(1) adet Özel sözleşmedir başlığı ile başlayan "Alıcı Murat ÇAĞLAR", "Satıcı Mustafa DEMİRCİ" "Konu Arsa ve Otel tesisleri hakkında" satış sözleşmesi, -(1) adet Mustafa DEMİRCİ adına tanzim edilmiş tapu senedi fotokopisi, -(1) adet Mavi plastik dosya içersinde; "Kaş Asile Hukuk Mahkemesince Esas:2003/216 - Karar:2004/84 sayısı ile yürütülen ve bir hazine arazisi ile ilgili olduğu anlaşılan mahkeme evraklarının olduğu, dosyanın başında Otağ Otel Hakkında Rapor başlıklı bir raporun olduğu, (1) adet Mavi plastik dosya içersinde; Kaş Kadastro Mahkemesinde 2003/59 notu düşülmüş, Otağ Otel Bayındır Köyü Limanağzı Mevkii Kaş Antalya adresindeki muhtemelen bir otelin krokilerinin bulunduğu ve bu otelle ilgili Mahkeme kararlarının olduğu dosya olduğu, (1) adet "2007 denge grup" yazılı ajanda, (1) adet Teknosa ibareli ajanda, (1) adet üzerinde "2006" ibaresi bulunan kahve renkli ajanda bulunmuştur. - Üzerinde Denge Grup ibaresi yazılı ajanda incelendiğinde; bazı isimlerin karşısında telefon numaralarının yazılı olduğu, - Teknosa ibareli ajanda içersinde; isim ve telefon numaralan olduğu, - Kahve renkli ajandanın içersinde isim ve telefon numaralarının olduğu ve bazı hesaplamaların yapıldığı, görülmüştür. -"Kan Fırtınası, Yusuf Ziya ARPACIK" ibareli (3) adet kitap, -Antalya-Alanya bölgesinde faaliyet gösteren ufak ölçekli şirketlere ait çeşitli kartvizitler, -(4) adet turistlik bir yer ile ilgili çizilmiş eskiz çalışmaları, -(4) adet turistlik bir yer ile ilgili çizilmiş krokinin fotokopisi,


d) Telefon görüşmeleri;[düzenle]

Tape:662, 16.03.2007 tarihinde Murat ÇAĞLAR ile Muşika VATANKULU arasındaki görüşmede özetle ; Murat'ın "Tutuklandım ben" , "Silahla yakalandım" "Şu an Bakırköy'de karakoldayız" dediği, Muşika'nm "Kim var yanında" dediği, Murat'ın "Ahmet var" dediği, Muşika'nm "Yapacağımız bir şey var mı" dediği, Murat'ın "Hiç bir şey yok, Hüseyin abiye bildirdik, avukatımıza o halledecek" dediği, 16.03.2007 tarihinde Muşika VATANKULU ile görüşmesinde özetle; Muşika: "Ya dün Murat geldi, illa bana faturalı hat alalım abla", Gazi'nin "Bu gün alalım", Muşika: "Bugün alalım da, faturalı hat farklı yerlerde kullanılırsa" "Tehdit amaçlı, borcundan harcından da vazgeçtim de" dediği, 16.03.2007 tarihinde Muşika VATANKULU ile görüşmesinde özetle; Muşika: " Ya! senin silahta gitti. Zeynep'e söyledin mi?", Gazi: "Ya üç günlüğüne aldı", Muşika: "ben, sana geçen gün verme dedim", Gazi: "lama'yla değiştiriyorum arkadaş, aletimi ver dedim, istedim, bana lazım dedim, abi sen lama'yı al, bu bende kalsın" diyerek Murat ÇAĞLAR'm yakalattığı silahı kendisinin verdiğini söyledikten sonra görüşmenin devamında Muşika: "bilgin olsun, herhangi bir şey olursa, silah Özcan'ın meselesi, sakın kabul etme" "Özcan'ın meselesi, silah Gazi'nin süahı mı falan" diyebileceklerini düşündüğünü, Gazi: "Yok canım derler mi ya", Muşika: "Yok, Murat demez de,ne olur ne olmaz" Tape 581, 19.07.2007 tarihinde Ali KUTLU üe Candan isimli şahıs arasındaki görüşmede özetle; Ali: " Ali KUTLU Murat ÇAĞLAR'm arkadaşı ben", "Murat bizi yedi bitirdi ne yaptın nerdesin", Candan: "Vallahi Alanyadayım", "... valla ne yaptı ya o adamı siz görüyorsunuzdur heralde çünkü bizide hep burda şey yaptı gitti", Ali: "Murat'ı tamam MSN de birara konuşalım MSN'de MSN adresini falan ver bu numaradan sürekli bana ulaşabilirsin sen Yusuf abi var ya bizim Yusuf, "Genel merkezdeki onun numarası bu cep numarası açık yani sürekli", Candan: "Anladım anladım vallahi ne bileyim ben hani çünkü yazık ya biz burda hani anlıyon mu hani arkadaştık yani şöyle birşeydik hani burda ... sen gördün işte", Ali: " Abi anladım .... çok şeyler var onun hakkında çok şeyler yaşadık yani ben gördüm herşeyini herşeyini biliyorum onun herşeyini biliyorum", Candan: "İşte ne bileyim burda hani 5-6 kişinin anlıyon mu", "Parasını pulunu aldı burda 5-6 kişinin en son ordan", Ali: "Biliyorum abi bende vardım orda o berberin bir buçuk milyar sonra..." dediği, Tape: 1902 28.04.2008 tarihinde Mercan BAŞ ile görüşmesinde özetle; Mercan: "..ne oldu nasıl gidiyor", Murat:"Valla iyi işte yani ağzı şuanda dolu konuşmadım biliyor musun" "He ceza yedi" "5 milyar 5 milyar", Mercan: "Plajdan mı", Murat:"Sahil tekneden", Mercan: "Tekneden evraklarını mı yaptırmadı.", Murat:"He 10 milyardı ceza" "5 e düşürttürdüm işte", Mercan: "Keşke bişey isteseydin de zekatını alsaydm", Murat:"Alacam yine", Mercan: "İyi şimdi şey et bana bi şey geldi de bir Antalya da iş varmış bi 15 milyarlık" "Bi astsubay ahimizin şeyini çarpmışlar çek vermişler" "Antalyamn içinde şey bi kundura şeyi satan birisiymiş" Ama abimiz emekli astsubay şey ne derler adı elektronikçi yani" "Böyle şey işleri görüntülü kamera sistemleri falan filan", Murat:"Evrak yanında mı", Mercan: "Evrak başka yerde de. Adresi madresi", Murat:"0 basit iş be abi onun için özellikle zaten onun içinde geçerim fark etmez yanide o iş basit iş yani" "Burdan bişey var mı" "Yani varmı dost işi mi" "Hayır hayır bize bişey olucak mı burada", Mercan: "He tamam yani hiç olmazsa masrafları olacak günah yani masraf aldık hesabı" ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği, Tape: 1887, 30.04.2008 tarihinde Müjdat isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Murat: "Şimdi bu Tubi dönmedi abi" "Yok tamam aradı abi dedi şimdi müsait değilim pazar günü arayacam dedi pazarın üzerine ikinci pazar geldi" "Ben yokum mokum falan bişeyler diyo artık, ben artık babamlarla beraberim bilmem ne filan ayağı yapıyo", Müjdat:"Abi yoksa

o zaman kendi adına hallet bu işi sen, s....im ecdatlarım a... koyum", Murat: "Ben geliyorum ben geldiğimdede sen olacaksın Ömer abim olacak, gerisine ben teslim edecem ben sana verecem eğer sen birazcık benim eğer abimsen kanımsan onu onlara teslim edersen ben seni tanımam abi bi daha" "Ben çünkü bak bunu...ben sana bişey söyleyim mi ben bunu Ömer ÇAĞLAR' a söz verdim sana söz verdim ben anlatabiliyo muyum, bu iş bitecek dedim ama bunlar" "Abi gelecek gelecek banada ucu ucu dokunuyo banada bi zaran olacak ama olsun ben onun üstesinden gelirim ben onun üstesinden gelecem ama o Allah onları benden korusun yani" "...ben oraya geldiğimde onların işini bitirecem abi" "Tamam mı ben abi işi bitirecem gelecem geldiğimde sizlerle beraberim" dediği, Tape:1888, 01.05.2008 tarihinde Nurcan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Nurcan: "He nasıl oldu akşam konuştunuz mu bu Davayı senin söylediğini", Murat: "Yok geç geldi...", Nurcan: "Ya iyi fikir verdinde inşallah hallolur ya" "O Mahkemede iyi bi şey olacak benim için eğer imzalı bişey alabilirsek senin dediğin fikir iyiydi" dediği, Tape:1889, 02.05.2008 tarihinde Mercan BAŞ ile görüşmesinde özetle; Murat: "Ben şimdi dışarı çıktımda daha daha rahat görüşeyim diye senle" "Şimdi abi evrakları inceledik biz" "Şimdi bi tane daha lavuk darbe yemiş bunlardan" "O icraya hemen başvurmuş icra yoluyla zaten mallan kaldırmış" "Anlatabiliyor muyum mobilyacı" "Bunlar geç kalmışlar bunlar hiç bir şey tahsil etmemişler şimdi bu adamlar var burda ağa gibi yayılmışlar bunlar buraya" "Bu iş hallolmaz değil hallolur" "Hallolur ama zaten ben adama da söyledim fazla kalamam dedim ben" "Bu işi en geç dedim pazartesi günü bu işi bitirmem lazım benim" "Senin bana bu konuda her konuda dedim açık olman lazım bana yardımcı olman lazım" "Bunun üzerinede atladık gittik bir mobilyacıya icra yoluyla malını kaldıran adama" "Onunlada görüştük tamam mı orda da şimdi bir kaç kişinin ismi dolanıyor ordan başlıcaz biz" "Yok zaten teşkilat abi 4-5 kişinin ismi var burda" "Ofislerinden bitanesini bunlarda hem deri var hem ayakkabı var hem bilmem ne var bi dünya yer var yani adı geçen" "Şimdi oralara geçicez işte bakı caz" "Şimdi ben fiyat olarak zaten bişey konuşmadım normalde şimdi bitek şu kelimeyi kullandım" "Normalde dedim biz yüzdelik alırdık" "Fakat bu iş dedim başkanın işi dedim özelle özellikle BAŞKAN'm dost işi dedim bu yani" "Başkada bişey söylemedim yani anlatabiliyor muyum yani ne verirsen hesabı sadece günlük masraf hani masrafı karşıla gerisini bi şey istemiyoruz dedim ben" "Ondan sonra dedim bize yardımcı olacaksın hani başka konularda hani bildiğin yerler varsa bizi götür" "Bütün hadise bu yani onu haber vereyim dedim" "Şimdi elde bitane araba var abi 2007 model Peugeot 407" "Plakası milakası her şey bunlann altmdaymış adamlar bu arabayı kullanıyorlarmış" "Şimdi araba başkasını üzerine de çıksa önemli değil o başkası arabayı alıcaz bi kere biz" "Arabayı aldık mı sahibini de öttüreceğiz" "Sonuçta bunlann yeri çıkacak ortaya anlatabiliyor muyum" "İşin ne kadar erken bitmesi demek hem senin açından hem bizim açımızdan iyi olur dedim" , Mercan: "Kaç yaşlannda bu adam" "Astsubayımız", Murat: "Sen yaşlannda abi" "Akşam konuşuruz olmazsa yine haberleşiriz senle ben şimdi adama yüklenmiyorum abi" "Para içinde yüklenmiyorum" "Kontör bize en önemli kontör Mercan abi" "Sigaramız arabamıza benzinimiz yatacak yerimiz başka bir şey istemiyoruz yani", Mercan:"Şimdi buradan da öbürünün işini hallet yani bir terslik olmasın yani şimdi şeyine şeyciler geldi Ofis şeyleri geldi", Murat: "Şimdi beni aradılar Ofisçiler görüştük konuştum hallettim he" "Tamam yani bir de bak sana şunu söyleyeyim de şimdi arada sen varsın yani senin bilgin olsun istiyorum ben şimdi bu adamdan hani biz ne kadar para alalım yani karşılık dedik ama bir adı yok mu bir adını koy" "Hayır hayır şimdi şimdi günlük harçlık ne alalım diyorum yani çünkü kontörü var bu işin sigarası var yemeği var" dediği, Tape:1903 03.05.2008 tarihinde Mercan BAŞ ile yaptığı görüşmede özetle; Murat: "Hee şimdi şeye geldik burda gelmiştik ya senle de hani" "Lara tarafında bi yer" "Ofisleri orda ofisler bom boş ondan sonracığıma şimdi bi kaç yerden telefon numarası falan aldım onlan araştıracam şimdi bi adamı bulduk yine Bedri diye onlarla bağlantılı" "Bi de

, /  ;-^T~*r—r- <" \ T^—^

şimdi Bedri'yi araştıracaz Bedri büyük bi ihtimal arabanın sahibi gözüküyor şimdi onun da haberi gelecek şimdi eee" "Bedri de şu anda halende aktif durumda burda" "Bedri orta yaşlarında 40 yaşlarında ama Bedri biraz şey sağlam yani sağlam gibi gözüküyor sağlam izlenimi veriyor Bedri", Mercan:"Olsun ama bunlar yanlış yapmışlar" "Bole bi Türk Subayına yanlış yapmışlar", Murat: "Onlar var yine telefonları filan var o telefonları da sana veririm istersen bilgilendirecem ben seni yine gidişattan" "Ama şey var yani şey heyecanlı biraz yani onun tipi biraz heyecanlı Seyhan'ın" "Hani atlıyım zıplıyım vurayım kırayım hesabı dedim abi dur bu işler bole olmaz yani dedim yani sakin ol biraz bide bi kafe bulduk" dediği,

Tape:1890, 03.05.2008 tarihinde Mercan BAŞ ile görüşmesinde özetle; Murat: "Abi şimdi buldum bu adamlardan bi tanesini" "İstanbul'da gözüküyo" "Telefon numaralan var" "Bide bitane daha numara var bunlann verdiği şirket numarası kayıtlı" "Kadının üzerine çıktı bitane kadının" "S.Ç.", Mercan:"Aradınız mı", Murat: "Aramadım daha abi ben şimdi sana bulduklanmı bildireyim de" "Şimdi bunun aradığı adamlardan bitanesinin adma 5 tane numara çıktı", Mercan:"Orda olanı mı yakalayacaksınız", Murat: "Abi öyle yapacaz da yani bunun asıl istediği adam İstanbul'da yani onu sana söyleyimde" "Şimdi arabanın seyide adresi de gelecek şimdi", Mercan:"Bunlann bi yakmıysa el koyun işte", Murat: "İşte bakacam işte abi" "Saldmyoruz yani iyi gidiyoruz yani" "Biz bitek sıkıntımız var adam bitik ya" "Adam bitik olduğu için bizde bitik oluyoruz yani şey kontur bile alamıyoruz yani abi" dediği,

Tape:1891, 03.05.2008 tarihinde Mehmet isimli şahıs ile yaptığı görüşmesinde özetle; Murat: "Allah'a çok şükür ya sen Antalya'yı iyi bilir misin Antalya'yı" "Ya bu Süha gıda diye bir yer var abi" "Bunlan hiç duydun mu abi sen" "Bunlan anyorum ya", Mehmet: "Vallahi ben Süha gıda diye arabalannı gördüm de işyerleri nerededir onu bilmiyorum" "Yani şey mi meblağ mı var", Murat: "Meblağımız var onlarda da" "Abi yüksek rakam ya" "Tamam ya birde şey var Kredi iletişim Vodafon Kredi iletişim", Mehmet:"Onu bilmiyorum",Murat: "Onlar aynı abi ortaklarda", Mehmet:"Tamam pazartesi günü geldiğimde sana bilmiyorum yardımcı olabilirmiyim" dediği, Tape:1892, 05.05.2008 tarihinde Emre isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Murat: "Valla nasıl olayım Antalya'ya geldim" "70 80 bin dolar bir paramız kayıptı adamlar kayıptı adamlar kaçıyordu işte bulduk şimdi adamlan da onlan almaya tahsilata çıktım yani", Emre:"E abi tahsilat çağımızın mesleği yani gelmeyecek misin buralara", Murat: "Geleceğiz geleceğiz de şu işleri bitireyim de Emre şimdi sezon da açılacak" "Otelide açacağız ya şimdi" "Resul ile görüştümde Emre daha iyi o konuda yardımcı olur dedi şimdi bir araba var benim elimde de" "Arabaya el koydum ben bu arabadan ruhsat sahibini öğrenme gibi bir lüksümüz var mı" "Abrabamm plakası 07 D 8987", Emre:"Kime ait olduğunu öğreniriz" "Hemen abi hemen haber veriyorum sana" dediği,

Tape:1893, 05.05.2008 tarihinde Resul isimli şahıs görüşmesinde özetle; Murat: "Ne olsun işte ya arabayı aldım arabaya el koydum da" "Olmazsa ruhsat kimin adma onu öğrenmem lazımda" "Ona göre olmazsa hemen noterden satış alacağım hemen arabayı bozduracağım" "5'e kadar dedim zamanınız var a... koyacağım Resul kimseye artık acımayacağım avradını s....imin yerinde it gibi dolanıyorum paranın peşinde ya" "Arabanın piyasası nedir" "Peogeut 407" "2008", Resul:"Üç aşağı beş yukan 2008 40 civan falandır abi" dediği,

Tape:1894, 05.05.2008 tarihinde Emre isimli şahıs ile yaptığı görüşmesinde özetle; Emre:"Abi 07 D 8987 araç şey değil mi Peogeut 407 conforline 1,6 2007 model" "Aracın şubat ayma kadar sahibi Birol ÇİVİK diye bir adam. "Hı hı Evet 13.02.2008 tarihinde de Mustafa GÜLTEKİN. GÜLTEKİN devir almış arabayı." "İşte onun üzerinede 1,5 senedir onun üzerineymiş abi araba Birol ÇEVİK' in üzerineymiş.", Murat:"Peki adres belli mi peki.", Emre:"Adres yok abi." dediği,

Tape:1895 , 05.05.2008 tarihinde Emre isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Murat: "Kardeşim yine rahatsız ediyorum seni." “Bir plakaya daha ihtiyacım var benim.",

Emre:"Bir dakika abi hemen onu yazayım ama hemen bildiremem onu şu anda dışardayım abi ofisten bakabiliyorum.", Murat:"34 Edirne Bursa 2534 Santa fe Hyundai", "Santa fe bir buna birde şuna tekrardan bakabilir miyiz kardeşim ya." "Vermiştim ya 07 D 8987", Emre:"Gene bakarım ben ama sana haber veririm." dediği, Tape:1896, 05.05.2008 tarihinde Resul isimli şahıs ile yaptığı görüşmesinde özetle; Murat: "Ne yapayım bekliyorum işte şimdi telefon açtık dükkânlarındayım onların oturuyorum da." "şimdi telefon açtık işte dışardayım gelecem melecem diyor bekliyoıruz işte araba maraba bende." "Başka yerden bir şey öğrenemiyoruz değil mi.", Resul:"Yok ya bir Emreden bende daha önceden Trafikten arkadaşlara sordum bulamadılar söyleyemeyiz falan yaptılar ancak borcu vardır yoktur ona göre biliyorsun zaten Emre poliçe falandan Poliçe şeyinden giriyor abi." "Nereye kayıtlı olduğunu buluyor Emre." dediği, Tape:1897, 05.05.2008 tarihinde Emre isimli şahıs ile yaptığı görüşmesinde özetle; Emre:"Bak şimdi sana şey vereceğim bu sana söylediğim daha sonra devrolmuş dediğim var ya zannediyorum aynı plaka üzerinde farklı araçlar ikiside tesadüf peogeut 407." "Şimdi o Birol CİVİL adına olan hani bir poliçe vardı ya peogeut 407 confort 1.6 HDİ." "Abi ben sana onun neyini vereceğim biliyor musun acentesinin adresini ve telefon numarasını vereyim.", Murat: "Ya şimdi ne var biliyor musun." "Ya bizim araba bordo kardeşim." Emre:"İşte ben plakadan şimdi ne oluyor abi biliyor musun sen mesela arabanı sattın plakasıyla beraber satıyorsun ya yeni alan adamda devir alıyor aynı plakayı bir başkasına da verebiliyorlar.", Murat: "Ben sana direk şirket adı versem şirket adma kayıtlı peogeut bulabilir misin.", Emre:"Şirket adı arabanın plakasını ver bana birde şirketin vergi kimlik numarasını ver abi." "Diğer şeyede baktım abi G.T.adma kayıtlı 34 EB 2534." "Evet 2006 model Santefe 2.0 CRDI VGTH matik diye böyle bir model geçiyor şimdi ben sana istersen şu anda kaskoda kaç para ettiğini araba phert olursa kaç para alacağını söyleyebilirim.", Murat: "Yok onların perilikle bir alakası yok onlara el koyuyorum da ben." dediği, Tape:1898 05.05.2008 tarihinde Emre isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Murat: "Kardeşim alayım mı adresleri.", Emre:"Bu şey sana vereceğim adres acentenin adresi adamın ismi Naim Vehbi GÜNAY." "Abi adam güven sigortanın acentesi." "Sen bu adama gidip ne diyeceksin biliyor musun." "Kardeşim diyeceksin bu adamın bize borcu var ben avukatımla da senden güzel güzel almasını bilirim ama hani sen bize yardımcı ol." "Ondan sonra hani bu araba zaten hacizli ondan sonra elimde adamın sendi var." "Hani ben bu adamın adresine bir türlü ulaşamıyorum farklı yollardan da ulaşabilirim ama zorlaştırma işimi diyeceksin yani." "Adresini veriyorum abi" "Yükseliş M... telefon numarası var onları da veriyorum." "335 ...Antalya tabi bu. 335 ...." "Bu adamdan sen abi sen bu alan kişiyi de satan kişiyi de sen Mustafa TÜRKOĞLU şey Mustafa neydi o." "Ha Mustafa GÜLTEKİN'i tanıyor musun", Murat:"Yok", Emre: "İkisinin de telefon numarası şey ikisinin de ev adreslerini bulursun ordan veya iş adreslerini bulursun.", Murat'Tamam kardeşim Mustafa'nın var zaten ev adresi." "Sen bana bak değiştirmeye karar verdin mi firmayı", Emre:"Ya abi değiştireceğiz de", Murat:"değiştir bak ona göre iş var he" "Valla çok adam var yani" "Şimdiden 30 kişi var", Emre : "Sen buraya geldiğin zaman ben hem sana hem Engin abiye yüzde yüz ödemeli her şekilde yüzde yüz ödemeli poliçe yapacağım abi hiç senin başın ağrımayacak yanında kartı bile tutmana gerek kalmayacak" dediği, Tape:1899 07.05.2008 tarihinde Emre isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Emre:"Şey bu Turgut ERGÜN adına hiç bu güne kadar ne trafik sigortası ne kasko yapılmış abi yani bu adamın kendi üzerine hiç arabası olmamış", M..ÇAGLAR'ın "Allah kahretmesin onu ya", Emre:"Sen sormak istediğin aracın plakası neydi abi daha sonra", Murat:"D 8987 vardı ya.", Emre:"E o şey başkasının adına", Murat:"İşte ben ona zaten aldım şu anda" "He şirketinde şerefsizlik yapıyorlar başkasının da ben el koydum ona şu anda." "Farketmez o zaman a... koyucam hepsinin zaten, anasını s....em nasıl delirdim biliyormusun elimde şu anda dört tane çekleri de var el koydum hepsjne a..,. kqyacam ya, ya millet burası şu anda

ortalıkta yoklar ben şimdi geldim şeye çöktüm de ofise falan millet hani burdan millet bir şeyleri kapışıp gitmesin diye yatıyorum burda şerefsizim bak", Emre:"Anladım adamları bulabilecen mi", Murat:"Abi yok bulumayorum.", Emre:"Bu adamın üzerine cep telefonu falan yok muymuş abi", Murat:"Abi hepsi hepsi hepsi kapalı ama burda millet konuşuyor 1,5 trilyon tokatlamışlar." "Benim alacağım 100.000 dolar ya 100.000 dolara endeksliyorum bu anki bu tarihe vurursam", Emre:"Bi tane bi tane 407 değil mi 407' nin şu an piyasa değeri 50 milyar abi ondan sonra bide senin şey lazım Santa Fe falan vardı ya anca belki ikisi anca ikisi yani senin borcunu kapatır", Murat:"Yok ben şeyler falan var bilgisayarlar falan var hepsine el koydum ben ya" "Senin öyle mesela telefon numarası ile firma ismini verdiğimiz zaman o firmanın bilgilerine ulaşabileceğimiz bir kaynağın varmı", Emre:"Vergi numarası olsa bizde ben sana adresimde çıkartırım şirketin nerde olduğunuda çıkartırım telefon numarasını da bulurum", Murat:"İşte onun vergi numarası yok i…lerin işte korktuğum ne biliyonmu o çakallar bunların yan kuruluşu gibi gözüküyor" "Ah keşke onu bur ispatlasam onların a... koyacam hepsinin mermi manyağı yapacam burada" "Emre az uz para değil bak benim yüzümden Resul bile sıkıntı çekiyor" dediği, Tape:1900 08.05.2008 tarihinde Mercan BAŞ ile görüşmesinde özetle; Murat:"Ne yaptın o Allahın Peşmergesini", Mercan:'... i..ne telefonuma çıkmadı", Murat:"Açıyor kapatıyor i...nin çocuğu", Mercan: "Şey yapmamış sabah karıyla görüştük" "Aradın mı müşteriyi dedim falan yok dedi dün dedi şarzımda bitti dedi", Murat:"Yani şeye abisine felan söyleme mevzusunu konuştun mu" "Bırakalım bu uğraşsın bu diyo çok ahkam kesiyo ya çevrem var şu var anında adamı aldırırım ederim Güneydoğuda nerde olursa olsun" "O gelecek büyük bi ihtimal ordan ordan almaya başlıyorum şimdi tamam abi", Mercan: "Hadi günler daralıyor yani biliyosun" dediği, Tape:1901 08.05.2008 tarihinde Emre isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Emre:"...şey şimdi bu adamın üzerine 2 tane araba var abi" "07 Adana LL 28" "07 Yozgat Sinop 294" "Evet bu Yozgat Sinop 294 Mitsubuşi L 300 Panelvan 2005 Model", Murat:"Öbürü ne babacan", Emre:"Opel Kombo 1.7 Tidiay klap diye geçiyo 2004 model" dediği, Tape:1904 04.06.2008 tarihinde Seyhan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Seyhan:"İyi abi oturuyoruz" "Otur geleyim paraları saymaya gel diyosan atlıyım hemen", Murat: "Atla hemen gel" "Valla kafaya sıkıcaz" "Sıkıcaz işte bi kaç kişinin kafasına", Seyhan:"Sıkalım abı", Murat: "Harbi diyorum bak dolu gel" "Akşam çık gel seni ondan sonra boş döndermem bi daha", Seyhan:"Bi işim var yarım saat falan ondan sonra çıkabilirim ancak", Murat: "Emanetleri de al yanma gel bende yarın seni burdan dolu göndereyim" dediği, Tape:1905 05.06.2008 tarihinde Engin ÇAĞLAR/Murat ÇAĞLAR ile Seyhan isimli şahıs ile yaptığı görüşmesinde özetle; Engin:"İşte ne bileyim ben para .. yönden anlaşmazlık çıktı" "Onlar .... fiyatı istiyorlar Murat abimde vermedi öleyse kalsın dedi" "Ölü fiyatı istiyorlar" "Eee bilmiyorum baya ucuz yani", Seyhan:"Nasıl baya ucuz 700 milyar veriyor du" , Engin: "Buranın maliyeye borcu var elektrik su o tür şeyler işte" "Ya 100 Kağıt onlar tutuyor her halde 100-120 milyar onlar tutuyor bizim elimizde bi şey kalmıyor konuştum bende dün akşam bole bole dedim o zaman hiç verme daha iyi dedim elimize geçicek 300 milyar para koskoca otele 300 milyar gider mi ya yazık günah dedim satma o zaman konuş adamlarla öle bi karar aldık yani dün şimdi adamlarla konuşuyor işte" "Ne demek neden ya bizim de ona göre bi yerlere ödememiz vardı biz o paraya bağlamıştık bide iş kuracaktık bide", Seyhan:"Adada ki otelden bahsetmiyoruz değil mi biz", Engin:"Yok başka", bu sırada Engin'in yanında bulunan Murat ÇAĞLAR telefonu alarak "Şeyleri getir bana dosyalan getir bana" "Babacan napıyım bi görüşmem var şu, anda da a...a koyucam birilerinin de", Seyhan:"Olmamış abi ölemi", Murat:- "bi konuşuyorum şuanda ben görüşürüz sonra senle tamam" dediği, •' - ,'" ' ^ *

Tape:1906 06.06.2008 tarihinde Celil isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; Murat: "Keyif iyi aldım oteli" "Tamamını her şeyini geçirdim üstüme" "He her şey üzerimde şuan" "Eyvallah satacam zaten moruk haber verdim sağa sola", Celil:"O adamları ariyaydın" "O adamları hani sen dedin ya parayı almışlar gelmişler", Murat: "Ya yok o a... kodumunun çocukları gittiler ya" "S im anasını zaten adamlara buranın değeri 3-4 trilyonluk değeri var" "A... koyim adamlar kalkmışlar 400-500 milyardan bahsediyorlar", Celil:"...bi kaç gün sonra yola gitçem işte Eskişehir'e" "O piç arabanın davası varya" "He gidecez Eskişehir'e adamın yanma Eskişehir'e galericinin yanma" "Anlaşma yolu arıyıcaz uyarsa bize uyacak uymazsa Allah yolunu açık etsin " dediği, tespit edilmiştir. e)- Diğer şüpheli ve tanık beyanları; Şüpheli Mehmet Fikri KARADAĞ; Murat ÇAĞLAR'ı demek binasına Hüseyin GÖRÜM'ün getirdiğini, Murat ÇAĞLAR'dan hiç haberinin olmadığını, Hüseyin'in Murat'a teşkilat başkan yardımcısı diye kartvizit bastırdığını, demek binasında yapılan aramadan sonra bu olaylardan haberi olduğunu, Murat'ın bir daha demek binasına gelmemesi için Hüseyin GÖRÜM'ü ve Murat'ı uyardığını, daha sonra birkaç defa demek civarında gördüğünü, Murat ÇAGLAR'ın Pendik'te yakalanması olayını demekte arama yapıldığı zaman öğrendiğini, Bakırköy'de yakalanmasından haberinin olmadığını, Murat ÇAGLAR'ın yakalandığı 34 AD 4374 plakalı otonun kesinlikle demeğin kullandığı bir oto olmadığını, otoda çıkan belgeleri kendisinin yazmadığını, konu hakkında bilgisinin olmadığını, hiç kimseye istihbarat toplaması için talimat vermediğini, elde edilen belgelerden haberinin olmadığını beyan etmiştir. Şüpheli Hüseyin GÖRÜM; Murat ÇAĞLAR'ı Mersin'de yaptıkları yemin töreninde Emniyet Müdürü olan Kemal CANAY vasıtasıyla tanıdığını, Murat ile daha sonra iki kez İstanbul'da görüştüğünü, demekle bir ilgisinin olmadığını, Murat ÇAGLAR'ın ruhsatsız silahlarla İstanbul'da yakalandığını medyadan öğrendiğini, bu konuda bilgisinin olmadığını, Murat ÇAGLAR'm yakalandığı 34 AD 4374 plakalı otonun Kuvai Milliye demeğine ait olmadığını, Murat'ın beyanlarının doğru olmadığını, otonun içerisinden elde edilen istihbarat notlarının kime ait olduğunu bilmediğini, bu istihbarat notlan ile demeğin hiçbir ilgisinin olmadığını, bu belgelerin hepsinin Murat ÇAĞLAR'a ait olduğunu, aracın demekle bir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Şüpheli Ali KUTLU; Murat ÇAĞLAR'ı Kuvayı Milliye demeğine üye olduktan sonra Seda YİVLİ vesilesi ile tanıdığını, daha sonra Murat ÇAGLAR'ın demeğe üye olduğunu ve Akdeniz bölge başkanı ve teşkilat başkan yardımcısı olduğunu, Murat ÇAGLAR'ın 07.01.2007 günü Pendik ilçesinde yakalanması olayını ilk önce Mercan BAŞ isimli arkadaşından duyduğunu, Mercan'ın kendisine Murat'ın içeri alındığını, yakalandığı arabada birkaç tane ruhsatsız tabanca, çeşitli dokümanlar ve MİT in kullandığı kod isimler ve bilgilerin bulunduğu başka belgeler ele geçirildiğini söylediğini, Arabada ele geçirilen ajandalardan iki tanesinin şahsi ajandası olduğunu, bu araçla sık sık bir yerlere gelip gittiği için ajandalarını bu araçta bıraktığını, ele geçirilen silahların kime ait olduğunu bilmediğini, araçta çıkan belgelerin ve şifrelerin kime ait olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Şüpheli Erol ÖLMEZ; Murat ÇAĞLAR'ı tanımadığını, demeğe çeşitli şahısların gelip gittiğini ancak bu şahıslan isim olarak bilmediğini, Murat ÇAGLAR'ın Pendik'te yakalanması olayını demeğe gelip giden şahıslardan ve Kahraman ŞAHİN'den bir sohbet esnasında duyduğunu, ancak olaylar hakkında bir bilgisinin olmadığını, Gizli Tanık 17 ifadesinde; Murat ÇAGLAR'ın ALİ KUTLU ile birlikte demeğe geldiğini, demekte yatıp kalktığını, Mercedes marka bir aracının olduğunu, çek senet tahsilatı işi yaptığını bildiğini, bir seferinde Hüseyin GÖRÜM'ün Murat ÇAĞLAR'a bağırarak "adamları arabanın bagajında niye buraya getirdin” dediğini duyduğunu, daha sonra alacaklı olan bir kısım kişilerin tahsilata yardımcı olması için Hüseyin GÖRÜM' e müracaat

ettiklerini, Hüseyin GÖRÜM'ün de bu işi Murat ÇAĞLAR'a havale ettiğini,MuratÇAGLAR'm da borçlu olan kişileri bulup arabanın bagajına kapatıp derneğe getirdiğini öğrendiğini, beyan etmiştir. f)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi; Şüpheli Murat ÇAGLAR'm Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı "Sivil Unsurların" kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı "Lobi" adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı "Lobi Yapılanmasının" karan ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı "Dinamik" adı verilen örgüt dokümanında gösterilen "Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür" hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinde , örgüte eleman kazandırma, örgüt adına gelir temin etme, örgüt amaçlan doğrultusunda istihbarat toplama ve sivil toplum hareketi görüntüsündeki eylemlerde yer alma faaliyetleri ile görevlendirildiği, gerektiğinde provakatif terör eylemlerinde istihdam edilmesinin düşünüldüğü iddia edilmektedir. Şüpheli özetle , asker arkadaşı Seda YİVLİ aracılığı ile Kuvayı Milliye Derneğini öğrendiğini, yine bu kişinin daveti üzerine Derneğin Mersin ilindeki yemin törenine katıldığını, kendisi Antalya'da iken İstanbul'dan Kahraman ŞAHİN ve Yusuf KARLIOĞLU'nun aradığını, Ankara'da Anıtkabir'e gidileceğini ve getirebildiği kadar insan getirmesini istediklerini, bunun üzerine Antalya'dan bir otobüs dolusu kişiyi Ankara'ya Anıtkabir'e götürdüğünü, daha sonra İstanbul'a gittiklerini, Kuvayı Miliye Derneğini daha iyi tanımak için birlikte bu dernekte biraz zaman geçirmeye karar verdiğini, ailesi İstanbul'da olduğu için geceleri ailesinin yanında gündüzleri dernekte kaldığını, daha önce yakalandığı BMW marka aracın Kuvayı Milliye derneği tarafından kiralandığını, o günler maddi sıkıntı çektiği için derneğin kiraladığı BMW marka araca bindiğini,araç ile yakalandıktan sonra savcılığa sevk edildiğini ve serbest kaldığını, sonra tekrar Kuvayı Milliye Derneğine gittiğini, kendisini içeri almadıkları için zorla içeri girdiğini, dernek içersinde bağırmaya başladığını, çünkü bu şahıslar yüzünden yakalandığını, Fikri KARADAĞ'a ve Hüseyin GÖRÜM'e küfürler ettiğini ve dernekten çıktığını ve bir daha derneğe hiç gitmediğini, yakalandığında üzerinde bulunan ruhsatsız silahın kendisine ait olduğunu, notların ise kendisine ait olmadığını, belgelerin çıktığı aracın Kuvayı Milliye'nin adına kiralanmış, Kuvayı Milliye üyelerinin kullandığı araç olduğunu, Kuvvayi Milliye Derneğinde kaldığı süre içerisinde Hüseyin GÖRÜM,Kahraman ŞAHİN ve Yusuf KARLIOĞLU tarafından sürekli olarak vatanın elden gittiği, bir an evvel halkın ayaklandırılması gerektiği, ayrıca Kuvvayi Milliye Derneğinin mevcut orduya alternatif yeni bir ordu kurma yetkisinin olduğu, bunun için maddi güç kazanmaları gerektiği, bu nedenle sık sık yardım toplandığı, mevcut ordunun içinde bölünmeler olduğu, vatan hainlerinin olduğu konuşmalarının yapıldığını, kendisinin Hüseyin GÖRÜM'ün talimatı ile herhangi bir tahsilat işi yapıp yapmadığını , 2007 yılı Ocak ve Mart ayında ve en son yakalandığında bulunan ruhsatsız tabancaları kendisine ait olduğunu, güvenlik amaçlı bulundurduğunu savunmuştur. Şüpheli Murat ÇAĞLAR , 07.01.2007 tarihinde kendisinin Kuvayı Milliye Derneğine ait olduğunu beyan ettiği 34 AD 4374 plakalı araç içerisinde yakalanmış, üzerinden ruhsatsız silah çıkmış, araçta ise yukanda aynntısı ile anlatılan istihbari mahiyetteki notlar ile örgütsel dokümanlar ele geçirilmiştir. Şüpheli kendisi ile yapılan mülakatta dernek yöneticilerinin Kuvvayi Milliye Derneğinde kaldığınız süre içerisinde, vatanın elden gittiğini, bir an evvel halkın ayaklandınlması gerektiğini, ayrıca Kuvvayi Milliye Derneğinin mevcut orduya alternatif yeni bir ordu kurma yetkisinin olduğunu, bunun için maddi güç kazanmalan gerektiğini, bu nedenle sık sık yardım toplandığını, mevcut ordunun içinde bölünmeler


2452 -

olduğunu, vatan hainlerinin olduğunu anlattıklarını, kendisinin de zaman zaman bu yardım toplama faaliyetlerine katıldığını söylemiştir. En son yakalandığında ise bu mülakatı verdiğini kabul etmiştir. Şüpheli en son Antalya ilinde yakalandığı dahil olmak üzere iki defa daha ruhsatsız silahla yakalanmış, silahların kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. Gizli Tanık 17 Murat ÇAĞLAR hakkında "Murat ÇAĞLAR'm Ali KUTLU ile birlikte derneğe geldiğini, dernekte yatıp kalktığını, Mercedes marka bir aracının olduğunu, çek senet tahsilatı işi yaptığını bildiğini, bir seferinde Hüseyin GÖRÜM'ün Murat ÇAGLAR'a bağırarak "adamlan arabanın bagajında niye buraya getirdin" dediğini duyduğunu, daha sonra alacaklı olan bir kısım kişilerin tahsilata yardımcı olması için Hüseyin GÖRÜM' e müracaat ettiklerini, Hüseyin GÖRÜM'ün de bu işi Murat ÇAGLAR'a havale ettiğini, Murat ÇAĞLAR'm da borçlu olan kişileri bulup arabanın bagajına kapatıp derneğe getirdiğini öğrendiğini"beyan etmiştir. Bu beyan,şüphelinin ilk yakalandığı tarihte verdiği mülakat, son yakalandığında bu mülakatı doğrulaması, kendisinden üç ayn tarihte ruhsatsız silah ele geçmesi ile birlikte değerlendirildiğinde ; şüphelinin Ergenekon Terör Örgütünün Kuvayı Milliye Derneğindeki yapılanmasında Hüseyin GÖRÜM'e bağlı olarak örgüt adına gelir temin etmek için mafya tarzı faaliyetlerde bulunduğunu doğrulamaktadır. Yukarıda yazılı telefon görüşmeleri de şüphelinin bu tür faaliyetler içerisinde bulunduğunu göstermektedir. Bunun dışında ; 07.01.2007 tarihinde Pendik ilçesinde yönetiminde bulunan 34 AD 4374 plakalı araç içerisinde yakalanan Murat ÇAĞLAR'm üzerinden ve kullandığı araçtan 1 adet ruhsatsız silah ve Kuvayı Milliye Derneğinin illegal yapılanmasına ilişkin çok sayıda doküman ele geçmiş, Murat ÇAĞLAR ruhsatsız silahın kendisine ait olmakla birlikte dokümanların ise kendisine ait olmadığım,aracm Kuvayı Milliye Derneğine ait olduğunu ve kendisinden başka Ali (Ali KUTLU), Kahraman (Kahraman ŞAHİN) ve Ahmet isimli kişilerin de kullandığını beyan etmiş, ruhsatsız silah bulundurma eyleminden dolayı hakkında Kadıköy C.savcılığınca işlem yapılmış, Murat ÇAĞLAR bu olaydan sonra Mart ayı içerisinde yine ruhsatsız silah ile yakalanmış,bu silahın da kendisine ait olduğunu beyan etmiş, hakkında düzenlenen evrak Bakırköy C.savcılığına gönderilmiş ise de , 16.03.2007 günlü Hüseyin Gazi OĞUZ ile Muşika VATANKULU arasında yapılan görüşmede geçen ; Muşika: "Bilgin olsun, herhangi bir şey olursa, silah Özcan'm meselesi, sakın kabul etme", "Özcan'm meselesi, silah Gazi'nin silahı mı falan", "Yok canım derler mi ya","Yok, Murat demez ama ne olur ne olmaz" şeklindeki sözlerden de Murat ÇAĞLAR'dan ele geçirilen tabancanın aslında Hüseyin Gazi OĞUZ' a ait olduğuna, örgüt içerisinde faaliyet gösterdiği anlaşılan Murat ÇAGLAR'a illegal faaliyetlerde kullanması için verdiğine, Murat ÇAGLAR'a silahın gerçek sahibini söylemeyerek suçu üstüne alacağı yönünde örgütsel güven duyulduğu anlaşılmaktadır. Murat ÇAĞLAR'dan ele geçirilen ruhsatsız silah konusunda Bakırköy C.savcılığmca işlem yapılıp dava açıldığı , temin edilen soruşturma evrakından Murat ÇAĞLAR'm ruhsatsız silahın kendisine ait olduğunu beyan ettiği tespit edilmiştir. Murat ÇAĞLAR C.savcılığımızdaki ifadesinde ise ruhsatsız silahı Hüseyin Gazi OĞUZ'dan satın aldığını beyan etmiştir. Ancak yukarıda yazılı telefon görüşmesi içeriği ve soruşturma evrakı genelinden Hüseyin Gazi OĞUZ'un bu silahı mafya tarzı faaliyetlerde bulunup örgüte gelir temin etmesi için istihdam ettiği Murat ÇAGLAR'a parasız devrettiği anlaşılmıştır. 16.03.2007 tarihinde Hüseyin Gazi OĞUZ ile Muşika VATANKULU arasındaki görüşmede söylenen ; Muşika: "Ya dün Murat geldi, illa bana faturalı hat alalım abla", Gazi: "Bu gün alalım", Muşika: "Bugün alalım da, faturalı hat farklı yerlerde kullanılırsa" "Tehdit amaçlı, borcundan harcından da vazgeçtim de'1" * 16.03.2007 tarihinde Murat ÇAĞLAR ile Muşika VATANKULU arasındaki görüşmede söylenen ; Murat: "Tutuklandım ben", "Silahla yakalandım" "Şu an Bakırköy'de

karakoldayız" , Muşika :"Kim var yanında" , Murat: "Ahmet var" , Muşika : "Yapacağımız bir şey var mı", Murat :"Hiç bir şey yok, Hüseyin abiye bildirdik, avukatımızı o halledecek" Sözleri, Kuvayı Milliye Derneğinin Teşkilatlanmadan sorumlu genel başkan yardımcısı olan Hüseyin GÖRÜM ve Pendik Temsilcisi Hüseyin Gazi OĞUZ ile bağlantısını ve bu bağlantının niteliğini açıkça göstermektedir. Şüphelinin Ergenekon Terör Örgütünün Kuvayı Milliye Derneği yapılanmasında, ayrıca örgüt amaçlarına yönelik olarak istihbarat topladığı içerisinde yakalandığı araçtan çıkan yukarıda yazılı dokümanlardan anlaşıldığı gibi, yine yakalandığı araçtan ele geçen kendisine ait sürücü belgesi fotokopisinde not olarak yazılı Alanya Antalya Güney Bölge Başkanı İstihbarat yazısından da anlaşıldığı, Şüphelinin bu faaliyeti kapsamında da S.Ç. isimli kişi hakkında kapsamlı bir istihbarat çalışması yapıp "S.Ç. 0532....Diyarbakırlı, astsubaylıktan ihraç, baba memur emeklisi, anne ev hanımı ... yıllarda ... adlı bir şirketi var, minibüs ile fılitre pazarlaması yapıyordu, 1980-1990 arası durumu hayli kötü, ancak tüm Türkiye'yi turalıyor ve çok hırslı, .... arası Köy Hizmetlerinden önemli yol işleri alıyor..,." şeklinde başlayıp devam yazı ile hukuka aykırı olarak kişisel veri olarak kaydettiği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar ile şüpheli Murat ÇAĞLAR'm Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydettiği yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe uyandıran deliller elde edilmiş olduğu anlaşıldığından, Şüpheli Murat ÇAĞLAR'ın eylemine uyan TCK'nun 314/2, 3713 Sayılı Terörle Müeadele Kanunun 5, TCK'nun 314/3 ve 220/4. maddeleri yollaması ile TCK'nun 135/2,1 maddeleri, Ayrıca, son yakalandığında ele geçirilen ruhsatsız silahı nedeni ile de 6136 Sayılı Kanunun 13/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.