2. Ergenekon İddianamesi/V. BÖLÜM ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 26-Şüpheli Hüseyin Nazlıkul

Vikikaynak sitesinden
Atla: kullan, ara

26-Şüpheli Hüseyin Nazlıkul

a-Savunmaları,[düzenle]

Emniyet beyanı

Tıp doktoru olduğunu, Almanya’da serbest gazetecilik yaptığını ve Alman sarı basın kartı sahibi olduğunu, Alman vatandaşı olduğunu, Almanya’da da Gisen Tıp Fakültesinde öğretim görevlisi olduğunu, Uluslararası Nöroterapi Cemiyeti Bilim Kurulu Başkanı olduğunu, ayrıca Nöroterapi ve Akapunktur ile ilgili pek çok derneğin kurucu üyesi ve başkanı olduğunu,

Mehmet Şener Eruygur’u Çağlayan mitinginin yapıldığı dönemde Kanaltürk televizyonunu ziyarete geldiği zaman tanıdığını,

Ahmet Tuncay Özkan’ı 2002 yılında kendisine tedavi için geldiği sırada tanıdığını, o tarihten sonra arkadaş olduklarını, bu şüphelinin Kanaltürk televizyonunu kurması konusunda kendisine yardımcı olduğunu, arkadaşlıklarının devam ettiğini,

Adnan Bulut’u Kanaltürk televizyonunun haber müdürü olması sebebiyle tanıdığını, bu kişinin 2008 yılı başında kendisinin hissedarı olduğu KTN Medya Yapıma Genel Müdür olarak atandığını,

Mesut Özcan’ı Tuncay Özkan vasıtası ile bir yemekte tanıdığını, kendisinden gayrimenkul satın aldığını,

Murat Ağırel ‘i Cumhuriyet mitinglerinin yapıldığı dönemde Kanaltürk’te yapılan toplantılarda tanıdığını,

Adil Serdar Saçan’ı 3 yıl önce Tuncay Özkan ‘ın tavsiyesi üzerine tedavi amaçlı geldiğinde tanıdığını,

Tanju Güvendiren’i Kanaltürk’te gördüğünü, kendisine tedavi amaçlı olarak geldiğini,

Selim Utku Gümrükçü’yü Cumhuriyet mitinglerinin yapıldığı dönemde bir mitingde gördüğünü,

Evrim Baykara’yı Cumhuriyet mitinglerinin yapıldığı dönemde tanıdığını, kendisine tedavi amaçlı olarak geldiğini,

Bürosunda yapılan aramada ele geçen yasadışı PKK terör örgütünün tanıtımının yapıldığı İngilizce video kasetini 1999 yılında deprem sırasında İzmit’te görev yaptığı sırada yanına gelen Alman gazetecilerin verdiğini,

Evinde yapılan aramada ele geçen 1 sayfa “Cumhuriyetçi seferberlik eş güdüm toplantısı” başlıklı yazının Tuncay Özkan’a ait olduğunu ve arabasında unuttuğunu,

“TSK ile ilgili genel bilgiler” başlığını taşıyan Hizmete Özel ibareli evrakların bir arkadaşı tarafından getirilen kullanılmış kâğıtlar olduğunu,

İş yerinde yapılan aramada ele geçen Askeri Eğitim bilgilerinin bulunduğu dokümanların yine kullanılmış kâğıtlar olduğunu,

Tuncay Özkan ile 01.02.2008 tarihinde yapmış olduğu görüşmenin Kanal Türk’ün satışı ile ilgili olduğunu,

14.11.2007 tarihli Kayıt Sıra No: 1363’de kayıtlı, Güler Kömürcü’nün Serdar … ile yaptığı telefon görüşmesinde; PKK üyesi Salman KURTULAN dan bahsederek SERDAR’ın “Aynı ekip aynı ekip” “Bunun amcaoğlu ölüyor tamam mı?” “Salmanın” “Ve bunun bu para işlerini yürütüyor bankası örgütün” “Salman” “… örgütün para işlerini yürütüyor ama aynı zamanda da” “Ziraat bankasından maaş çekiyor ufak ufak” “Bir ikincisi şu sana diyorum ki aynı yerin nüfusuna kayıtlı Doktor kod adlı olan ise” “Getiriliyor” diyerek, büyük miktarlarda para geldiğinden bahsettiği, G. Kömürcü’nün “Doktor orda mı hala” “.. bende ki bilgi de Almanyaydı” dediği, SERDAR’ın “Hayır Almanya dan buraya geldi oraya yerleşti memleketinde oturuyor dedim ya” “Hatta sana dedim ya parayı nerden çektiğini maaş alıyor adam maaş aldığı yeri” “Doktorun da aynı banka yani dolayısıyla Ekip Ekip” “Parayı alıyor” “Televizyon da kuruyor Tuncay’LA beraber tamam mı Ekip dinliyorsa da ta götüne koyayım DOKTOR Hüseyin Nazlıkul’UN parasını alıyorlar” “Bu MİT’teki Ekipten bizimkiyle beraber tamam mı paralarla televizyon kuruyorlar ama kurdukları televizyonun paralarını getiren adamın yanındaki en büyük para sahibi adam da neden... Ziraat bankasından maaş alıyor” “Ya BENCE EKİP PATLADI TAMAM MI BUNUN BİZE YANSIMALARI GEÇTE OLSA ... BİZ İŞİN ORTASINDA DEĞİLİZ SONUNA DOĞRU ÖĞRENDİK anladın mı” şeklindeki görüşme ile ilgili olarak;

Hakkında kamu davası açılan Güler Kömürcü’nun SERDAR isimli şahıs ile yaptığı telefon görüşmesinde bahsi geçen olayın gerçek dışı olduğunu, Kanaltürk televizyonunun kurulmasında her hangi bir katkısı bulunmadığını, kendisinin hissedarı olduğu KTN Medya isimli şirket ile Kanaltürk arasında ticari bir anlaşma yapıldığını, bu anlaşma çerçevesinde bu şirkete ait uydu yayın hakkının Yaşam TV ye yani Kanaltürk’e kiralandığını, bu anlaşmanın yasalara uygun olduğunu, SALMAN KURTULAN isimli şahsın genel cerrahlık yapan bir doktor olduğunu, aynı ismi taşıyan ve bu kişinin amcasının oğlu olan diğer SALMAN KURTULAN ‘ın ise İTÜ ‘de profesör olduğunu, kendileri ile zaman zaman görüştüğünü,

20.08.2008 günü saat: 11.06 da Bedrettin DALAN ile yaptığı görüşmede; ertesi günü yani 21.08.2008 günü saat:07.00 de Bedrettin DALAN’a ait Acıbadem de bulunan bir vakıfta Tuncay Özkan’ın da bulunacağı bir yemek için randevulaştığı görüşme ile ilgili olarak, Bedrettin DALAN’ın kendi hastanesinde bir klinik açılması için teklifte bulunduğunu, ancak kendisinin kabul etmediğini, Bedrettin DALAN’ın kendisine muayene için geldiğini, Almanya’da okuyan kızının Türkiye’de Diş Hekimliği Eğitimi almasını istediği için bu konuyu görüşmek üzere Bedrettin DALAN ile randevulaştığını, Bedrettin DALAN istediği için yemeğe Tuncay Özkan’ı da çağırdığını,

01.04.2008 günü saat: 08.51 de Evrim Baykara’ya gönderdiği mesajda; “Evrim gunaydin. Hafta sonu icin bir prova yapmanizi istedigim bir slogan. Umutsuzluk karanliga teslimiyettir, ozkan sen bizim umudumuzsun... H.Nazlikul” şeklindeki mesaj ile ilgili olarak,

Tuncay Özkan’ın partileşme süreci içerisinde slogan arayışı içerisinde olduklarını, kendisinin de İzmir’de bulunan Bizkaçkişiyiz derneğinin genel sekreteri olan Evrim Baykara’ya kendi bulduğu sloganı gönderdiğini, Ergenekon Silahlı Terör Örgütüile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Savcılık beyanı

0532 625 32 74 numaralı cep telefonunu kullandığını, Almanya’da Yeşiller Partisinin kurucu üyesi, Nükleer Savaşa Karşı Uluslararası Hekimler Derneği, Alman Basın Sendikası, Alman Tercümanlık Derneği, Tabip Odası, Alman Tamamlayıcı Tıp Derneği, Uluslararası Noral Terapi Derneği üyesi, Türkiye’de Noral Terapi Ve Regulasyon Derneği Başkanı, Bilimsel Tamamlayıcı Tıp Ve Regülasyon Tıp Derneği Başkanı, Bilimsel Akapunktur Derneği ve Akademik Akapunktur Derneği, Fizik Tadevi Rehabilitasyon Derneği, Türk Tabipler Derneği üyesi olduğunu, Almanya da sertifikalı Kürtçe tercümanlık yaptığını, şüphelilerden İlhan Selçuk’u kendisinin Almanya’da öğrenci olduğu 1987-1988 yıllarında bir kitap fuarında tanıdığını, şüpheliye çevirmenlik yaptığını, daha sonra Türkiye’de Kanaltürk’ün kurulduğu dönemde Tuncay Özkan ile birlikte Cumhuriyet gazetesine gittiklerinde gördüğünü ve daha sonra bir yemek davetinde karşılaştıklarını,

Mehmet Şener Eruygur’u kendisinin Kanaltürk’te danışma kurulunda üye olduğu sırada 2007 yılının Nisan ayında Kanaltürk’ü ziyarete geldiği sırada tanıştığını,

Tuncay Özkan’ın 2002 yılında tedavi amaçlı kendisine geldiğini, hastası olduğunu, daha sonra çalıştığı medya grubunda program yapmayı teklif ettiğini, bir süre Skytürk’te program yaptığını, daha sonra Tuncay Özkan’ın farklı medya gruplarında çalıştığını, kendisine neden bir televizyon kanalı kurmadığını sorduğunu, o arada Tuncay Özkan’ın yerel bir kanalı satın alarak Kanaltürk ismi ile yayın hayatına başladığını, şirketin isminin Yaşam Tv olarak devam ettiğini, Kanaltürk ismi ile yayın yaptığını, Kanaltürk’ün ulusal çapta yayın yapmak amacıyla uydu frekansı ihtiyacı doğduğunu, bunun için kendisinin Almanya’da KTN Medya isimli bir şirket kurduğunu, bu şirketin prodüksiyon ve reklam şirketi olduğunu, Almanya’da kablolu yayına geçerek Eurotürk ismi ile yayın yaptığını, uydu frekansını aylık 18.000 dolar bedelle kiraladıklarını, Tuncay Özkan ile yaptıkları anlaşma uyarınca Almanya’daki reklam gelirlerini kendisinin aldığını, masraflar ödendikten sonra kalan parayı paylaştıklarını, Tuncay Özkan ile kendisi arasında doğrudan para alış verişi olmadığını, KTN Medya ile Yaşam Tv şirketleri arasında resmi olarak yapılan anlaşma uyarınca işlerin yürütüldüğünü, reklam sınırlaması ile ilgili mevzuatın Almanya’da daha lehlerine olması sebebiyle Eurotürk kanalı ile alınan reklamlardan dolayı Türkiye’ye göre daha iyi kazanç elde ettiklerini, Tuncay Özkan ile ilişkilerinin bu şekilde devam ettiğini, Yaşam TV ‘nin resmi kayıtlarında Tuncay Özkan’ın isminin bulunmadığını,

Adnan Bulut’un Kanaltürk’ün kuruluş döneminde haber müdürü olduğunu, daha sonra Eurotürk’ün başına getirildiğini, daha sonra da Tuncay Özkan’ın tavsiyesi ile KTN Medya da göreve aldığını,

Mesut Özcan’ı 3 yıl önce Tuncay Özkan ‘ın yemek davetinde tanıdığını, daha sonra yaptığı televizyon programlarına konuk ettiğini, kendisinden bir kooperatif hissesi ile bir daire satın aldığını,

Murat Ağırel‘i Cumhuriyet Mitingleri sırasında Kanaltürk’te yapılan toplantılardan tanıdığını, İstanbul’da Memleket Sevdalıları isimli derneğin başkanı olduğunu, bir dönem Bizkaçkişiyiz platformunda etkili olduğunu, o dönemde kanalda yapılan mitinglerdeki örgütlenme üzerine yapılan toplantılarda tanıştıklarını,

Adil Serdar Saçan’ı Tuncay Özkan’ın tavsiyesi üzerine tedavi olmak için geldiğinde tanıdığını,

Tanju Güvendiren’i emekli savcı olarak tanıdığını,

Tuncay Özkan ile çok samimi olduklarını,

Selim Utku Gümrükçü’yü İzmir’de Kanaltürk ofisinde gördüğünü, o dönem CHP Gençlik Kollarında aktif çalıştığını, Kanaltürk ‘ün İzmir ofisinde de gönüllü çalıştığını,

Evrim Baykara’yı Cumhuriyet Mitingleri nedeniyle İzmir’de tanıdığını, bizkaçkişiyiz hareketinin partileşme sürecinde Selim Utku Gümrükçü ve EVRİM BAYRAKA ile telefon görüşmesi yaptığını,

Güler Kömürcü ile SERDAR isimli şahsın 14.11.2007 tarihinde yapmış oldukları telefon görüşmelerinde bahsi geçen hususların gerçek dışı olduğunu,

İş yerinde ele geçen 5 dolu video kasedin 1999 yılında Kocaeli Değirmendere ‘de yardım amaçlı olarak bulunduğu sırada Almanya’dan gelen bir gazeteci tarafından kendisine verildiğini, içeriği hakkında daha sonra bilgi sahibi olduğunu, bu kasette bulunan yasadışı PKK ‘nın tanıtımı niteliğindeki görüntüleri kimin hazırladığını bilmediğini,

Evinde ele geçen dokümanlarda ismi geçen DEMOS’un Kürt aydınları tarafından PKK karşıtı bir oluşum olarak kurulduğunu, yasal zeminde Kürt kültürünün, dilinin özgürleştirilmesi yönünde açılımlar yapma amacında olduğunu, burada görev alan şahıslardan tanıdığı kişiler olduğunu, DEMOS’UN bir platform olduğunu, üç toplantılarına katıldığını, bahse konu dokümanın toplantıda aldığı notlara ilişkin olduğunu,

Evinde ele geçen Cumhuriyetçi Eş Güdüm toplantısına ilişkin dokümanın Tuncay Özkan’a ait olduğunu, birlikte yolculuk yaptığı sırada arabasında unuttuğunu,

Evinde yapılan aramada ele geçirilen HİZMETE ÖZEL ibaresi bulunan kâğıtların şirkette ortağı olan bir doktor arkadaşı tarafından kâğıt israfını önlemek amacıyla temin edilen kullanılmış kâğıtlar olduğunu,

Uluslararası ünvanları bulunan bir bilim adamı olduğunu, yasadışı her hangi bir faaliyetinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Sorgu beyanı

Önceki aşamalarda vermiş olduğu savunmasını tekrar ederek İlhan Selçuk ile Almanya’da kitap fuarında kendisine çevirmenlik yapması nedeniyle tanıştığını, Tuncay Özkan’ı Kanaltürk’ün kuruluş döneminde 2003-2004 yıllarında tanıdığını, PKK ile her hangi bir bağlantısının bulunmadığını, Almanya’da Alman polisinin bu örgüt hakkında yaptığı telefon dinlemelerinin çözümlerini yaptığını, terör örgütünün eylemlerini televizyon kanallarında kınadığı için tehdide maruz kaldığını beyan etmiştir.

b-Ele Geçen Dokümanlar[düzenle]

Şüphelinin Sarıyer ilçesi Pınar Mahallesi Seba Milenyum Evler D Blok Daire:13 sayılı ikametinde yapılan arama sonucu el konulan dokümanların yapılan ön incelemesinde;

1 sayfa, içerisinde el yazısı ile yazılmış, “Sosyal Kültürel Projeler komisyonu ibaresi” başlığı bulunan dokümanda, maddeler halinde “1-DEMOS (mevsim toplantıları, yılda 4 kez toplantı yapılacak. Mart haziran-Eylül – Aralık-Özel Gündem hariç” “2-DEMOS-düşünce raporu-Etkilenme-Etikleme-Aydınlatma-Aydınlanma” “3-Kurumlaşma-???-Erdemli kılma” “4-Fikir alışverişi” “5.Ayın 1 Cumartesi Komisyon toplantısı 15:00” “II-DEMO yayını bülten yayın. Kamuoyunun yayın ile ilgilenmesi lazım. Forum yanın bağlıyan, Önümüzdeki ½ yıl içinde internet gazeteciliği” “III-dergi yorumu konusunda önceliğimiz internet sayfası” “IV-Radyo rast. Frekans alınmış” şeklinde notlar bulunduğu, şüpheli beyanında bu notların Başkanlığını Doktor Kemal PARLAK’ın yaptığı ve Kürt Sorununa Demokratik Çözüm adı altında faaliyet gösteren bir organizasyona ait olduğunu beyan ettiği,

1 sayfa “Cumhuriyetçi eş güdüm toplantısı” ibaresi bulunan A-4 kâğıdı incelendiğinde; CUMHURİYETÇİ SEFERBERLİK EŞGÜDÜM TOPLANTISI başlıklı 12.03.2008 tarihli Ramada Otel saat:; 14.00 GÜNDEM bilgisayar yazısı ile başlayıp 1. Eşgüdüm üyeleri tarafından bilgilendirme-----el yazısı ile sivil toplum kuruluşlarına çağrı 2. Nisan ayı içerisinde kongre toplantısına ilişkin görüşler 3.Ülkedeki gelişmelere ilişkin değerlendirme______el yazısı ile ekonomi 4. Eşgüdüm Kurulu tarafından sendika ziyaretleri programı 5.Eşgüdüm Kuruluna önerilen kuruluşların onaylanması 6. Gelecek toplantı tarihi ve gündemi yazdığı,

El yazısı ile yazılmış “1.ulusalcı cephenin 2.imanın ruh ve bedenine dönük faşizm 3.kurumların haberdar edilmesi ve eşgüdümün sağlanması 4.bu işin adını iyi koyalım derken ne demek istiyorum? Yerel ve genel yöntemlere karşı ne yapacaz Siyasi program nedir? 5.ADD toplantı %30 siyasi değişim demokratik mücadele, Öneriler başlığı altında 1.sendikalar için ziyaret 2. sivil toplum için çağrı?ziyaret kontrol 3. siyasi parti için kamuoyu çalışması ve DSP ile görüşme HYP 4. CHP kurultayı için ziyaret 5. tü?? ????? ?????? çalışma 6. yeni bir siyasi ?????için çalışma7. demokrasi ??? yazıldı neler yapıldı ? ????? ???? ?????/ ???? ???.demokrasinin ??? olduğunu anlatalım. Ülkemizin yabancılaşmasına karşı ne yapabiliriz” yazan doküman ile ilgili olarak, dokümanın Tuncay Özkan ‘a ait olduğunu, kendi aracında unuttuğunu beyan ettiği,

(1-2’ye kadar numaralandırılmış) üzerinde “HİZMETE ÖZEL” ibaresi bulunan A-4 kağıtları incelendiğinde; İçerisinde evrak güvenliği ile ilgili, muhabere güvenliği muhabere istihbaratı muhabere emniyeti 2. sayfasında Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili olarak genel bilgiler başlığı altında TSK nın hangi Kuvvet Komutanlıklarından oluştuğu SORU şeklinde el yazısı ile not düşülen K.K.K. bünyesindeki sınıfların tasnif edildiği K.K.K nın kuruluşunu gösteren şemanın bulunduğu, dokümanın çok yerinin altının çizildiği ve işaretlendiği doküman ile ilgili olarak, bir arkadaşına ait kullanılmış kağıtlar olduğunu beyan ettiği,

Şüpheliye ait Şişli ilçesi Teşvikiye Caddesi No:16 Kat:3 (Eski No:166/4-5) sayılı Naturel Sağlık Hizmetleri ve Tic. Ltd. Şti. sayılı iş yerinde yapılan arama sonucunda bulunarak el konulan malzemelerin yapılan ön incelemesinde;

3 adet ‘Hizmete özel’ ibareli bilgisayar yazısı ile yazılan askeri atış bilgilerinin bulunduğu, kimi bölümlerin kalem ile işaretlendiği, not kağıtları incelendiğinde; 1. sayfada Hizmete özel yazılı, içerisinde askeri atış bilgilerinin bulunduğu Metre öğretim Atışı, Uygulama şekli, III-28 Hizmete özel yazısı ile bittiği, 2.sayfada Hizmete özel yazılı, Teçhizatın, silahın kamuflajı, mevzini kamuflajı, mevzi değiştirme, yüksek sürünme, Hizmete özel II-6 yazısı ile bittiği,3.sayfada Hizmete özel yazılı, yüksek sürünmenin, alçak sürünmenin, tam siper ve mevzi almanın tanımlandığı Hizmete özel II-7 ifadelerinin yer aldığı doküman ile ilgili olarak bu kağıtların bir arkadaşı tarafından getirilmiş kullanılmış kağıtlar olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

-El konulan ve 5 numarası verilen VHS Kasetin, “PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TANITICI BELGESELİ” olduğu görülmüştür.


c-Telefon Görüşmeleri[düzenle]

Tape No:1363, 14.11.2007 tarihinde Güler Kömürcü’nün Serdar ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; PKK üyesi Salman KURTULAN dan bahsederek SERDAR’ın “Aynı ekip aynı ekip” “Bunun amcaoğlu ölüyor tamam mı?” “Salmanın” “Ve bunun bu para işlerini yürütüyor bankası örgütün” “Salman” “… örgütün para işlerini yürütüyor ama aynı zamanda da” “Ziraat bankasından maaş çekiyor ufak ufak” “Bir ikincisi şu sana diyorum ki aynı yerin nüfusuna kayıtlı doktor kod adlı olan ise” “Getiriliyor” diyerek, büyük miktarlarda para geldiğinden bahsettiği, G. Kömürcü’nün “Doktor orda mı hala” “.. bende ki bilgi de Almanyaydı” dediği, SERDAR’ın “Hayır Almanya dan buraya geldi oraya yerleşti memleketinde oturuyor dedim ya” “Hatta sana dedim ya parayı nerden çektiğini maaş alıyor adam maaş aldığı yeri” “Doktorun da aynı banka yani dolayısıyla Ekip Ekip” “Parayı alıyor” “Televizyon da kuruyor Tuncay’LA beraber tamam mı Ekip dinliyorsa da ta götüne koyayım DOKTOR Hüseyin Nazlıkul’UN parasını alıyorlar” “Bu MİT’teki Ekipten bizimkiyle beraber tamam mı paralarla televizyon kuruyorlar ama kurdukları televizyonun paralarını getiren adamın yanındaki en büyük para sahibi adam da neden... Ziraat bankasından maaş alıyor” “Ya BENCE EKİP PATLADI TAMAM MI BUNUN BİZE YANSIMALARI GEÇTE OLSA ... BİZ İŞİN ORTASINDA DEĞİLİZ SONUNA DOĞRU ÖĞRENDİK anladın mı” dediği,

Tape No:7448, 01.02.2008 tarihinde Tuncay Özkan ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; H. Nazlıkul’un “Kanalla ilgilenen Amerikalılar o sözleşmeleri ve hukuk danışmanlığı için Münci beyle konuşmuşlar onu angaje etmişler. Münci beyde bizim bu Ulusal kanalı mahkeme kararı da falan bi dosya bana yarın ulaştırırlarsa pazar günü Amerika’ya gidiyormuş asıl patron” dediği, T. Özkan’ ın da “RTÜK kararını veririm ya RTÜK kararı var…Biz onu biz yönlendirdik. Bu hangisiymiş ona gidenler şey dimi PBS ciler… Biz yönlendirdik Münci beye.” dediği anlaşılmıştır.

Tape No: 8127, 20.08.2008 tarihinde X BAYAN/ Hüseyin Nazlıkul ile COŞKUN UMUR/ Bedrettin DALAN arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle;X BAYAN’ ın “ Doktor Hüseyin Nazlıkul un telefonu”, COŞKUN UMUR” Coşkun UMUR ben Bedrettin DALAN ı aramıştı onu görüş Bedrettin DALAN la görüştürecem” dediği , X “ Bi dakika Bedrettin bey mi görüşecek C.U “ Evet evet” dediği, X “ Bir dakika” (X Bayan Arka Planda Hüseyin Nazlıkul a Hitaben :"Hüseyin bey Hüseyin bey Hüseyin bey Bedrettin bey görüşecekler" diyor) Hüseyin Nazlıkul “ Alo” , COŞKUN UMUR “ Hocam bi saniye” dediği, Bedrettin DALAN “ Efendim” Hüseyin Nazlıkul” Başkanım iyi günler” , B.D: “İyi günler” , H.N“ Nasılsınız” , B.D“ Canım iyiyim sen nasılsın doktor” , H.N “Teşekkürler yarın akşam burdaysanız Tuncay bey yemek yiyelim diyor” , B.D “ Tamam gelin bana ” , H.N “Vakıfa mı şeye mi”, B.D“ Yo Vakfa gelin Acıbadem”, H.N“Tamam yarın akşam sendeyiz Başkanım”, B.D“ Yarın saat 7’de gelin”, H.N “ Tamam hocam tamam”, B.D“Hadi öptüm”, H.N “ Oldu görüşürüz” dediği ,


d-Örgütsel İrtibatları,[düzenle]

Şüpheliden elde edilen “(1-2’ YE KADAR NUMARALANDIRILMIŞ) 1 NUMARALI SAYFADA “HİLTON MEETİNGS” İBARESİ BULUNAN VE KATILIMCI İLETİŞİM BİLGİSİ ŞEKLİNDE EL YAZISI İLE YAZILAN ÇEŞİTLİ İSİMLERİN,CEP TELEFON NUMARALARININ VE E- MAİL ADRESLERİNİN BULUNDUĞU,BU İSİMLER ARASINDA TURKAN SAYLAN 0 533 460 69 00 CYDD@CYDD.ORG.TR ,Kemal YAVUZ 0 555 525 33 60 SÜHEYL BATUM 0542 344 47 92 0 212 381 03 79 SBATUM@BANCEŞEHİR.EDU.TR, Adnan Bulut 0 533 414 21 34 AdnanBulut@KANALTURK.COM.TR, Evrim Baykara 0 533 769 56 25 EVRİM@MED-KİM.COM.TR” ibarelerin bulunduğu doküman şüpheli Kemal YAVUZ’ a sorulduğunda; dokümanda geçen 0555 525 33 60 numaralı telefon hattının eşi MELEHAT YAVUZ adına kayıtlı olduğunu, cep telefonu kullanmadığını, Hüseyin Nazlıkul’ u tanımadığını, Hilton otelinde yapıldığı belirtilen toplantıya katıldığını, bu toplantıya Tuncay Özkan ın daveti üzerine katıldığını, Toplantıda hatırladığı kadarıyla TÜRKAN SAYLAN’ın da olduğunu, toplantının amacı kurulacak yeni bir siyasi parti ile ilgili yapılacak ön çalışmaları konuşmak olduğunu, ancak bu toplantıda her hangi bir şekilde konuşma yapmadığını beyan etmiştir.


Şüpheli Hüseyin Nazlıkul’un dosya kapsamındaki kişilerle tespit edilen telefon görüşmelerinin dökümü şöyledir:

1 Adnan BULUT 479

2 Anet SAHAKYAN 71

3 Barış DALAN 10

4 Coşkun UMUR 29

5 Evrim BAYKARA 31

6 Murat AĞIREL 18

7 Mesut ÖZCAN 374

8 Merdan YANARDAĞ 87

9 Selim Utku GÜMRÜKÇÜ 33

10 Şener ÖZTÜRK 82

11 Ahmet Tuncay ÖZKAN 1824

12 Tanju GÜVENDİREN 26




e-E. Delillerin ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi[düzenle]

Örgütün temel belgelerinden ERGENEKON dokümanında, ERGENEKON’un kendi medya kuruluşlarını oluşturma ve diğer medya kuruluşlarını kontrol altına alması gerektiği belirtilmektedir.

Bu güne kadar yapılan soruşturmada da örgütün bu yöntemi çok iyi bir şekilde kullandığı ve hatta bu yöntemi hayata geçirmek için ayrıca örgütsel dokümanlar hazırladığı ve hazırlanan dokümanlar doğrultusunda da faaliyetlerini gerçekleştirdiği görülmüştür.

Bu çerçevede şüpheli Ahmet Tuncay Özkan’ın örgütün amaçları doğrultusunda kullanılacak televizyon bir kanalı kurulması ve satın alınması konularında yoğun çaba sarf ettiği, bununla ilgili pek çok görüşme yaptığı, başka kişilerin televizyon kurması ve satın alması konusunda yardımcı olduğu, yöneticisi olduğu dönemde Kanaltürk Televizyonunun yayın politikasını örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirme gayreti içerisinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Şüpheli Hüseyin Nazlıkul’un Tıp doktoru ve gazeteci olduğu, şüphelilerden Ahmet Tuncay Özkan ve hakkında soruşturma devam eden şüpheli Bedrettin DALAN ile irtibatlı olduğu, şüpheli Tuncay Özkan’ın televizyon yayıncılığı ve diğer faaliyetleri konusunda bu şüpheliye yardımcı olduğu, şüphelinin aynı zamanda yurtdışı bağlantılarının da bulunduğu, Ahmet Tuncay Özkan’ın kontrolünde bulunan Kanaltürk’ün yayın yapabilmesi için şüpheli Hüseyin Nazlıkul’un Almanya’da şirket kurarak uydu kanalı kiralama yolu ile kanalın uydu üzerinden ulusal ve uluslararası yayın yapmasını sağladıkları anlaşılmaktadır.

Şüpheli Hüseyin Nazlıkul’un örgüt mensubu şüpheli Ahmet Tuncay Özkan ile Bedrettin DALAN arasında bağlantı kurulmasına yardımcı olduğu, örgütsel amaçlı olarak bu şüpheliler ile toplantılar yaptığı tespit edilmiştir.

Şüpheli Hüseyin Nazlıkul aşama beyanlarında her ne kadar Bedrettin DALAN ile yurtdışında okuyan kızının Türkiye’de Diş Hekimliği eğitimi alması konusunda görüşmek için bir araya geldiklerini, Bedrettin DALAN’ın bu görüşmeye Tuncay Özkan’ı da davet ettiğini iddia etmiş ise de, 20.08.2008 tarihinde gerçekleşen telefon görüşmesinde şüpheli Hüseyin Nazlıkul’un Bedrettin DALAN’ı arayarak Tuncay Özkan’ın görüşmek istediğini beyan ettiği, bu konuşma içerisinde şüphelinin kızının eğitimi konusunda her hangi bir ifadenin yer almadığı, şüphelilerin örgütsel amaçlarla gizli toplantı yapmak üzere randevulaştıkları, şüphelinin evinde ve iş yerinde ele geçen dokümanların bir Tıp doktorunda bulunması olağan belgelerden olmadığı, bu deliller çerçevesinde şüpheli Hüseyin Nazlıkul’un şüpheli Ahmet Tuncay Özkan ile birlikte ERGENEKON terör örgütünün medya yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüğü, terör örgütünün üyesi olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmakla;


Şüpheli Hüseyin Nazlıkul’ un üzerine atılı Ergenekon Silahlı Terör Örgütüüyesi olmak eylemine uyan, TCK’nun 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.