(Anayasa Mahkemesi E. 2021/33, K. 2021/23, T. 31.03.2021). Bu gibi yasama dokunulmazlığının kapsamı dışında kaldığı belirlenen hallerde, ilgili milletvekilinin yasama dokunulmazlığı yoktur. Dolayısıyla hakkındaki yargılama devam edecek ve üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti gözetilerek tutukluluk tedbirine dahi başvurulabilecektir. Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması ile Milletvekilliğinin Düşmesi Arasındaki İlişki; Milletvekilliğinin düşmesi, bazı yönlerden yasama dokunulmazlığının kaldırılması prosedürünü akla getirse de, başka bir Anayasal müessesedir. Yasama dokunulmazlığında olduğu gibi milletvekilliğinin düşmesi bakımından da farklı kurallar ile karşılaşılmaktadır. Türk hukukunda milletvekilliğinin düşmesi kurumuna, 1982 Anayasası'nda 1995 yılında yapılan değişiklik ile son hali verilmiştir. Anayasa'nın 84/2 maddesine göre milletvekilliğinin düşmesi sebepleri; istifa, hüküm alma ve kısıtlanma, milletvekilliği ile bağdaşmayan bir görevi sürdürme, devamsızlık halleridir. Bunlardan, Anayasa'nın 84/2. maddesinde milletvekilliğinin düşmesi sebeplerinden biri olarak kesin hüküm giyme veya kısıtlanma hali düzenlenmiş olup; Anayasa'nın 76. maddesinde sayılan milletvekilliği ile bağdaşmayan suçlardan alınan mahkumiyet hükmü milletvekilliğini düşürecektir (Erdal Onar, 1982 Anayasasında Milletvekilliğinin Düşmesi, Anayasa Yargısı Dergisi, Cilt 14, 1997, s. 437-438; Hamit Eşen, Parlamento Hukukunda Milletvekilliğinin Sona Ermesi, Yasama Dergisi, Sayı 19, 2011, s. 50). Anayasa'nın 84/2 maddesine koşut şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 136. maddesinin 2. fıkrasında; Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğine seçilmeye engel bir suçtan dolayı kesin hüküm giyen veya kısıtlanan milletvekili hakkındaki kesinleşmiş mahkeme kararının Genel Kurul'un bilgisine sunulmasıyla üyelik sıfatının sona ereceği düzenlenmiştir (Aydın Meydan, 1982 Anayasası'nda Yasama Dokunulmazlığı ve Uygulaması, Yüksek Lisans Tezi, Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2019, s. 21). Milletvekili hakkındaki mahkumiyet hükmü TBMM'ye bildirildiğinde milletvekilliği düşmekte, buna bağlı olarak yasama dokunulmazlığı koruması da ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla Anayasa'nın 83/3 maddesi bağlamında infaza engel olan/erteleyen yasama dokunulmazlığından faydalanılabilmesi için milletvekili seçilmeye engel suçlar dışındaki suçlardan mahkumiyet hükmü alınması gerekmektedir (Mehmet Tunç, Yasama Dokunulmazlığının Ceza Hukuku Açısından Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2011, s. 32). Milletvekili seçilmeye engel suçlar ise, Anayasa'nın 76. maddesinde ele alınmıştır. Bu hükme göre söz konusu suçlar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarıdır. Yani burada sayılan suçların birinden kesin hüküm ile sonuçlanmış olan mahkumiyetler, af ile infaz gerçekleşmemiş olsa dahi bir kişinin milletvekili olarak seçilmesine engel olmakla birlikte Anayasa md. 84/2 gereği mevcut milletvekilliğini de düşürmektedir (Murat Saltuk Bilgili, 1982 Anayasası'na Göre Yasama Dokunulmazlığı, Yüksek Lisans Tezi, Erzincan
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzincan, 2018, s. 106-107).