çalışanları ile kendi hesabına çalışanlar için farklı emeklilik sistemlerini içermektedir (Hutsebaut, 1998:103-104; Shaver, 1998, 232).
Türkiye'de sosyal güvenlik sistemi denilince akla sosyal sigorta sistemi gelmektedir; bu da yaşlılık sigortası ya da emeklilik sistemini çağrıştırmaktadır (Taşçı, 2010). Bu sisteme göre, temelde belirli bir süre çalıştıktan sonra, emeklilik aylığına hak kazanma ve dolayısıyla sosyal güvenliğinin sağlanması söz konusu olmaktadır.
Sosyal güvenlik sorunu yaşlıların en büyük sorunlarından biridir. Genel itibariyle ülke genelinde sosyal güvenlikten en az yararlananların ileri düzeyde yaşlılar ve kadınlar olduğu ortaya çıkmıştır (Tufan, tarihsiz). Ayrıca hasta, engelli, bakıma muhtaç ve dul yaşlıların, sosyal güvenlik konusunda yaşlılar arasında en dezavantajlı gruplar oldukları da anlaşılmaktadır (Tufan, tarihsiz).
Türkiye'de sosyal güvenlikten yoksun yaşlıların fazla oluşu, bu yaşlılar açısından hiç olmazsa "temel güvenliğin" sağlanması, geçimlerini sağlayabilecekleri "asgari" bir gelire sahip olmalarını gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu noktada değinmemiz gerek en önemli bir husus finansman konusunda olacaktır. Sosyal güvenlikte finansman sorunu yaşanmaması için bir yandan çalışan birey sayısının artması, diğer taraftan her çalışanın sigortalı olarak çalışması gerekmektedir. Yaşlılıkta sosyal güvenlik problemine yol açan bu duruma çözüm getirilemez ise gelecekte bugünkünden daha fazla sosyal güvenlikten yoksun yaşlı insanlar olacaktır.
Türkiye'de iş gücü piyasalarının temel problemlerinden biri olan kayıt dışı istihdam oranları dünün genç ucuz işgücünü yaratırken bugünün sosyal güvenceden yoksun yaşlılarını meydana getirmektedir. Bugün kırsal kesimde tarım sektöründe kayıt dışı ve ücretsiz aile işçisi olarak çalışanı ve çalıştırılan kişiler yarının kırsal yoksullarını oluşturacaklardır. Ayrıca mevsimlik tarım göçüne katılanlar da benzer bir durumdadır.
Türkiye'de kırsal kesimde yaşayan 65 ve üzerindeki yaşlarda olan sosyal güvencesiz yaşlıların durumunu incelediğimizde, 2011 yılında sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmayan erkeklerin sayısı 284 bin, kadınların sayısı ise 163 bin'dir. Kayıtlı olanların sayısı ise erkeklerde 55 bin, kadınlarda 3 bin'dir. 2012'de sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmayan erkek sayısı 289 bin'e çıkarken kadın sayısı ise 162 bin'e düşmektedir. Son olarak 2013 verilerini incelediğimizde sosyal güvenlik kurumuna bağlı olanların sayısı 283 bin olurken kadınlar yine erkeklerin gerisinde seyrederek 160 bin'e düşmektedir¹
TÜİK, Veritabanları, Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçlan. http://tuikapp.tuik.gov.tr/isgucuapp/isgucu.zul (Son Erişim Tarihi: 03.02.2014)
33