Sağlık Hizmetlerine Erişim
Ülkemizde 2003 yılı itibariyle "Sağlıkta Dönüşüm Programı"nın uygulamasına geçilmiştir. Programın hedefleri arasında Türkiye, diğer Avrupa ve OECD ülkeleri arasında sağlık hizmetlerinin kalitesi alanındaki açığını kapatılması, anne-çocuk sağlığı alanında gelişme kaydetmek ve merkezinde aile hekiminin yer aldığı bir birinci basamak sağlık hizmetleri sisteminin oluşturulması yer almaktadır. Bugün, Türkiye'de 31 Aralık 2010 yılı itibari ile aile hekimi olarak görev yapmakta olan 22.352 doktor bulunmaktadır (Sağlık Bakanlığı, 2011). Bu süreçte hastalıkların önlenmesi ve verilerin bilgisayar ortamında toplanmasına önem verilmiştir.
Bu "reform” sonucunda ortaya çıkan sistem formel bir işi olmayanlar dahil toplumun tüm kesimlerini kapsamaktadır. Bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetleri için herhangi bir ödeme gerekmediği belirtilmiş olsa da bununla ilgili kamuoyunda pek çok tartışma mevcuttur.
"Sağlıkta Dönüşüm Programı"nın uygulamaya başlanması kırsal kesimlerden şehirlere ulaşma gibi eğilimlerle birlikte değerlendirilmektedir. Yaşlılık döneminde sağlık hizmetlerine anında erişimin önemini göz önünde bulundurduğumuzda, kırsal kesimde yaşayan yaşlıların, tüm bu dönüşüm sürecinden nasıl etkilendikleri ise yakın zamanda yapılmış olan saha araştırmasında ortaya çıkmaktadır.
Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA)'nın yapmış olduğu, "TR82 Bölgesi Kırsal Yaşlılık Analizi" taslak raporunun sonuçlarına baktığımızda, köyünde sağlık hizmeti sunan kurum/ kuruluş olanların oranı yüzde 65,9 olarak belirtilmektedir.
Yine araştırma sonucunda, yaşlıların, köylerindeki sağlık ocaklarının kapatılmış olması ya da işlevsizleştirilmesinden kaynaklı olarak sıkıntı yaşadıkları vurgulanmaktadır.
Sonuç itibariyle;
- Köylerin büyük bir kısmında, köyde hizmet veren sağlık ocağı bulunmasına rağmen tam zamanlı hizmet veren bir doktorun olmadığı,
- Bu nedenle yaşlıların köylerindeki sağlık kurumunu yalnızca ilaç yazdırmak amacıyla kullandığı,
- Bazı köyleri, sadece 15 günde bir aile hekiminin ziyaret ettiği,
- Birinci basamak sağlık hizmetleri tanıtımında önemle vurgulanan "ücretsiz sağlık hizmeti” ne erişilememesi
bu araştırmanın sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Ülkemizde 1960'lı yıllarda birinci basamak sağlık hizmetlerinin düzenlenmesinde önemli katkısı olan Prof. Dr. Nusret Fişek'in öğretilerini bu noktada anmakta yarar vardır. Prof. Dr. Nusret Fişek, aile hekimliği anlayışı
29