çağırdılar. XI. asır ortasında Fas ile Cezayirin bir kısmında teşekkül eden Murabıtin Devletinin başında bu esnada Yusuf bin Taşfin bulunuyordu. Yusuf (1061 - 1107) bu davet üzerine 1086 tarihinde kuvvetli bir ordu ile Endülüse geçti. Bu devirde Galis, Leon ve Kastil Kıralı olan Alfons VI. (1065-1109) Şimalî İspanyayı istilâ etmiş ve Tuleytuleyi zaptederek hükûmet merkezi yapmıştı (1085). Yusuf bin Taşfin Zelaka meydan muharebesinde Kıral Alfonsu büyük bir hezimete uğrattı (Teşrinievel 1086). Şimalî İspanyayı kurtardı. Tekrar Afrikaya döndü. Fakat bir müddet sora hıristiyanlar İşbiliyeyi tazyika başladılar. İşbiliye hükümdarının istirhamı üzerine Yusuf bin Taşfin (1090) tarihinde tekrar Endülüse geçti. Hıristiyanları tenkil etti. Ayni zamanda Endülüsteki Tavaifi Mülûkten birçoğunu da kaldırdı, Endülüsü bir vilâyet halinde hükûmetine ilhak etti.
Ebu Abdullah Mehmet adlı biri tarafından temeli atılan Muvahhidin Devleti (1130-1269), Şimalî Afrikada Murabıtların yerine kaim olunca, Endülüs te bunların hakimiyeti altına girdi (1145). Muvahhitler Endülüste hıristiyanlara karşı büyük bir mücadele açtılar. Fakat 1235 te hıristiyanlara karşı Lasnavas muharebesini kaybettiler. Muvahhidin Devleti zamanında Mersiyede beni Hut (1228 - 1269), Gırnatada da Beni Ahmer denilen Beni Nasır Hükûmetleri teşekkül etti. Fakat Muvahhidin Devletinin inkırazından sora (1269), Endülüste islâm hükûmeti olarak yalnız 1232 tarihindenberi Gırnata ve havalisinde hüküm süren Beni Ahmer (Beni Nasır) Devleti kalmıştı.
Bunlar, iki buçuk asır kadar Gırnatada parlak bir medeniyet yaşattılar. Gırnatada hâlâ mevcut olan Elhamra sarayı (Res. 54-57) gibi yüksek san'at eserleri vücuda getirdiler. Beni Ahmer yaşadığı müddetçe, gittikçe daralan hıristiyan çemberinden kurtulmak için çarpıştılar. Nihayet Kastil ve Aragon Kıralı Katolik Ferdinant ile zevcesi İzabel, hakimiyetleri Gırnata şehrine inhisar eden müslümanları burada şiddetli bir muhasara altına aldılar. Beni Ahmerin son hükümdarı olan Ebu Abdullah Mehmet (Abdullahüssağir) şehri teslim ettikten sora verilen müsaade üzerine bir müddet kendine tahsis olunan yerde kaldı ve sora Fas emirine iltica etti.
İslâmlar elinde kalan bu son şehir de hıristiyan hakimiyeti altına düştü. Koyu bir katolik taassubile hareket eden