İçeriğe atla

Sayfa:Tarih II Ortazamanlar.pdf/183

Vikikaynak, özgür kütüphane
Bu sayfa istinsah edilmiş
161
İSLAM TARİHİ


ketleri büyük bir alâka ile himaye ediyorlardı. Seyhun boylarından Iraka doğru bir türk akını başlamıştı. Türkler Mütevekkilin katlinden sora İmparatorluğun mukadderatına tamamile hâkim oldular. Halifeleri istedikleri gibi azil ve tayin ediyorlardı. İranlı Büveyhlilerin Bağdadı istilâsına kadar emirülümeralık Türklerin elinde bulunuyordu. Büveyhoğullarının istilâsından sora da bir aralık Sevüktekin isminde bir Türk Emirülümeralığı Büveyhi Bahtiyarın elinden aldı.

Türkler Bağdatta hâkimi mutlak oldukları devirlerde, vilâyetlerin başındaki valilerin ekseriyetini de yine Türkler teşkil ediyordu. Bunlardan bazıları bilâhare müstakillen harekete başladılar. Mısırda Tolonoğulları, Maveraünnehirde Samanoğulları bu suretle birer devlet kurdular. Hilâfet merkezi olan Bağdatta bütün hükûmet kuvvetlerinin Türklerin elinde bulunması Mısırda ve Maveraünnehirde birer türk - islâm devletlerinin zuhûru türk dünyası ile islâm âlemini biribirine yaklaştırdı. Araplar bir asırdan ziyade uğraştıkları halde islâm dinine sokamadıkları Türkler, kendi arzularile, hâkim oldukları İmparatorluğun dinini kabul ettiler. Müslüman Samanoğullarile müslüman Karahanlılar ırkdaşlarını mensup oldukları din camiasına soktular. X. asırda müslümanlık, Seyhun ve Kâşgar maverasına kadar yayılmış, Karluklar, Oğuzlar arasında intişar etmeye başlamıştı. Bu hususta en mühim rolü Maveraünnehirli müslüman türk tacirler oynamışlardı. 1048 tarihinde Taşkent ve Farap mıntakalarının ötelerinde sakin olan 200,000 aile hep birden müslüman oldular.

Şarkî Türkelinde de Karahanlıların, Afgan ve şimalî Hint te Sevüktekinoğullarının birer hükûmet kurmaları muhtelif türk zümrelerinin mütemadiyen islâm memleketlerine akmalarını ve islâmlaşmalarını intaç etti. Selçuklular bütün Abbasi İmparatorluğuna varis olduktan sora Türkler islâm dinini artık benimsemişlerdi.

Emeviler zamanında Kafkas maverasındaki Hazar Türklerile vukubulan mücadele, Abbasiler devrinde şiddetini kaybetmekle beraber yine devam etti. Hazarlar Halife Harun Reşit zamanında Musula kadar indiler. Hilâfet merkezi olan Bağdadı tehdit ettiler. Araplar, islâm dinini Hazarlılara da cebren kabul ettiremediler. Hazar hanları bütün dinlere karşı müsamahalı hareket ediyorlardı. Kendileri Musa dinini kabul