İçeriğe atla

Sayfa:Tarih II Ortazamanlar.pdf/158

Vikikaynak, özgür kütüphane
Bu sayfa istinsah edilmiş
136
TARİH


istilâ etti. Bir aralık Guadiyana ırmağına doğru geridönerek bu ırmak kenarında bulunan Merida kalesine geldi. Bu şehir yüksek kuleli, gayet sağlam bir surla çevrilmiş müstahkem bir kale idi. Ölen Kıral Rodrikin karısı ve birçok got büyükleri bu kaleye sığınmıştı; orasını müdafaa ediyorlardı. Musa bin Nasirin teslim teklifi reddolunduğundan kale muhasara altına alındı. Muhasara uzun sürdü. Musa bin Nasir, bu kale karşısında bir türlü muvaffak olamıyordu. Afrikadan yeniden süvari ve okçu olmak üzere oğlu Abdülâziz kumandasında bir berber ordusu getirtti. Bunun üzerine kaledekiler bazı müsaadeli şartlarla teslim oldular.

Musa bin Nasir, rehin olarak kıralın karısını ve birkaç zadegânı beraber alıp Tuleytule şehrine hareket etti. Bu esnada Tarık, şimalde Kastil arazisini kâmilen zaptetmiş bulunuyordu. Musa bin Nasirin gelmekte olduğunu işitince, onu çok uzaktan karşılamak üzere gitti. Buluştuklarında, kendisinin evelce göndermiş olduğu emri ne için tatbik edemediğini, kemali tevazu ve ihtiram ile arzetti. Fakat Musa bin Nasir, Tarıkın, bunca muharebeler ve fetihlerle kazanmış olduğu nam ve şöhretin, kendi şöhretini gölgede bıraktığını düşünerek, haset hissine kapılmış olduğundan, Tarıka fena muamele etti. Tuleytuleye geldikleri zaman Tarıkın zaptettiği bir şehirden almış olduğu "Maidei Süleymanî" denilen meşhur ve gayet kıymetli tablayı halifeye göndermek üzere Tarıktan istedi. Bu tabla gayet büyük zümrütten yapılmış 36 ayaklı idi; gûya Süleyman zamanından kalmış ve soraları Kudüsten İspanyaya nasılsa intikal etmişti. Tarık tablayı verdi, fakat bir ayağını icabında tablayı alanın kendisi olduğunu ispat için gizledi. Musa bin Nasir bundan sora Tarıkı, başkumandanlıktan azletti. Bu hâdise Şama aksetti. Halife tarafından gelen bir tekdirname üzerine, Musa bir Nasir, Tarıka alenen tarziye verdi ve barıştılar.

Musa bin Nasirin, Tarıka, bu yolda muamele etmesi, onun şan ve şerefini çekememiş olduğundan başka daha mühim bir sebep vardı. O da, ırk davası idi. Filhakika Musa bin Nasir Arap, Tarık Türk idi.

Birlikte çalışma. — Tuleytule merkez olmak üzere muhtelif istikametlerde fetihlere devam olundu. Musa bin Nasirin