dillerini unutarak araplaştılar; bir kısmı da dillerine birçok arapça kelimeler karıştırdılar.
Abdülmelik zamanına kadar Arapların kullandıkları altın ve gümüş paralar Bizans ve İran paraları idi; bir tarafı arapça, bir tarafı rumca para da bastırmışlardı. Üzerinde sırf arapça yazılı parayı ilk defa Abdülmelik bastırdı.
Abdülmelik, siyasî hayatında gayet maddî düşünürdü: din ve ahlâk hükümlerile kendini mukayyet tutmazdı.
Abdülmelik Haccacın muavenetinden çok istifade etti. Şarkta başlıyan Türk akınlarını Haccacın zalimane ve katilâne tedbirlerile durdurmıya çalıştı. Fakat muvaffak olamadı. Nihayet 20 senelik hilâfetten sora öldü.
ABDÜLMELİĞİN HALEFLERİ Abdülmelikten sora Emevi Saltanatının sukutuna kadar geçen 45 yıl içinde (705-750) Emevi Sülâlesinden 9 halife geldi. Gerek bunlar, gerek bunlardan evel gelen Emevi halifelerinden hemen hiçbiri islâmlığa karşı hürmet bilmezlerdi. Bunlar islâmlığı tahtlarını muhafaza edebilmek için ellerinde bir vasıta olarak kullanmışlardır. İçlerinde cemaate namaz kıldırmak üzere Muhammedin hırkasını cariyelere giydirerek camiye gönderenler ve Kuranla alay edenler eksik değildi. Böyle olmakla beraber Abdülmeliğin ilk halefleri zamanı, kazanılan zaferlerle tarihte parlak bir devir olmuştur.
Abdülmelikten sora yerine geçen oğlu Velit I. (705-715) zekâsız, irfansız bir adamdı. Fakat babası kendisine, rakipsiz bir taht, kuvvetli bir ordu, zengin bir hazine, kıymetli ve cebbar, devlet adamları bırakmış, ölürken, başta Haccaç olmak üzere, bu adamları vazifelerinden ayırmamasını ehemmiyetle vasiyet etmişti.
Velit babasının bu vasiyetini tuttu. Haccaç ve emsali ümera aleyhinde vukubulan şikâyet ve tezvirlere kulak asmadı. Büyük İmparatorluğu bu demir pençelerle tutabildi. Zamanında, Emevilerden hiçbirine nasip olmıyan büyük zaferler kazanıldı.
Horasan Valisi Kuteybe bin Müslim Türklerle giriştiği kanlı mücadelelere daha büyük bir şiddetle devam etti. Bir taraftan Seyhun boylarına, diğer taraflardan Sint kıyılarına, Efganistan içerlerine, Kâşgar hudutlarına kadar akınlar yaptı.