HUDEYBİYE MUSALÂHASI
Muhammet, hicretin VI. senesi Kâbeyi ziyarete, yani haç etmiye karar verdi. Kureyşlilerin düşmanlığına ehemmiyet vermiyordu. Haç aylarında herkesin riayet ettiği mukaddes mütareke sayesinde, muharebesiz, Kâbeyi ziyaret edebileceğini ümit ediyordu.
Muhammet 1500 kişilik bir kafile ile Mekkeye hareket etti. Bundan haberdar olan Mekkeliler büyük heyecana kapıldılar. Muhammedin şehre hücum edeceğine hükmettiler; şehri muhafaza için tertibat aldılar. Bütün Mekkeliler şehir haricinde ordugâha çıktılar. Halit bin Velit bir süvari kuvvetile Mekke yolunu kapadı. Kureyşlilerin bu düşmanca vaziyetleri, Muhammedi cür'etli bir hareketle Mekkeye daha ziyade yaklaşmaya sevketti. Güneş batar batmaz, gece yürüyüşü ile, Mekkeden bir gün uzakta Hudeybiye kuyusuna kadar ilerledi, orada kondu. Muhammet, bu hareketle kureyş süvarilerinin bulunduğu yeri çevirmiş ve Mekkeye yaklaşmıştı. Muhammet, daha ziyade yaklaşarak, muharebeye girişmiyerek, maksadını siyasî vasıtalarla temin etmeyi tercih etti.
Mekke süvarileri geri çekilerek, yeni bir müdafaa hattı tutmaya mecbur oldu.
Bu vaziyette iki taraf arasında, müteaddit elçilerle, günlerce devam eden bir müzakere başladı.
Kureyşliler, kâmilen silâhlanmış ve bütün müttefik kabileleri çağırmışlardı; Muhammet, şehre girmiye kalkışırsa silâhla mukabeleye karar vermişlerdi.
Muhammet, maksadının gayet sulhperverane olduğunu, Kâbeyi ziyaret esnasında iki tarafın emniyeti için hususî bir mütareke yapmıya hazır bulunduğunu bildirdi.
Mekkeliler, müslümanların arkasını çevirmek için bir süvari müfrezesi göndermişlerdi. Bunu sezen Muhammet, derhal bir pusu kurdu ve düşman süvari müfrezesini tamamen esir etti. Fakat, maksadının, nekadar sulhperverane olduğunu göstermek için, esirleri bıraktı. Tekrar müzakere çaresini aradı.
Nihayet Kureyşliler bir itilâf yapmak münasip olacağına kani oldular. Süheyl namında birini, Muhammetle kat'î bir muahede yapmıya memur ettiler. Uzun ve münakaşalı müzakerelerden sora bir sulh muahedesi yazıldı.