Sayfa:Sophokles - Antigone çev. Sabahattin Ali.pdf/22

Vikikaynak, özgür kütüphane
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Bu sayfa doğrulanmış

KREON - Bir kâhinin bu hakaret dolu sözlerine hakaretle mukabele etmek istemiyorum.

TBİRESİAS - Benim kehanetime yalan demekle kâfi derecede hakaret ettin!

KREON - Zaten bütün kâhinler paraya düşkündür.

TEİRESİAS - Ve hükümdarlar da en âdi bir menfaatperestliğe müptelâdır.

KREON - Bu sözleri bir hükümdara karşı söylediğini biliyor musun?

TEİRESİAS - Elbette biliyorum... Bu şehri benim sayemde kurtarmadın mı?[1]

KREON - Usta bir kâhinsin, fakat fenalığa meylin var.

TEİRESİAS - İçimde gizli tuttuğum şeyi bana söyleteceksin!

KREON - Söyle, yalnız diline kazanç düşünce hâkim olmasın!

TEİRESİAS - Bana öyle geliyor ki, uzun zamandan beri yalnız senin kazancını düşünüyorum.

KREON - Yalnız Şunu aklına koy; fikrimi çelmeğe çalışmak beyhudedir.

TEİRESİAS - Öyle ise sen de şunu bil; güneş devrini birkaç kere tamamlamadan evvel sen kendi kanından birini, ölülere kefaret olarak, ölümünün kucağına atacaksın. Çünkü ışıklı dünyanın malı olan bir insanı aşağılara attın, canlı bir mahlûku mezara kapattın; ötede ise, Yeraltı Tanrılarına ait olan bir vücudu âyinsiz, duasız, mezarsız bıraktın! Halbuki o ne sana, hattâ ne de yukardaki Tanrılara aitti. Sen böylece Tanrılara da karşı geliyorsun. Bunun için, Hades'in ve öteki Tanrıların eninde sonunda, mücrimi vurmak için gönderecekleri intikamcı Eriny'ler[2] seni kolluyorlar ve yakında bu fenalıklarından dolayı yakana yapışıp cezanı verecekler. Bak bakalım, bunları paraya tamah ettiğimden mi söylüyorum. En kısa bir zamanda evindeki erkekler ve kadınlar feryat ve figana başlıyacaklar. Ölülerinin burada, köpekler, yırtıcı hayvanlar ve kuşlar tarafından parçalanarak hakarete uğradığını, murdat leş kokusunun bu mahlûklar tarafından kendi yurtlarına kadar getirildiğini gören her şehir halkı bize düşman, olup harekete geçecekler. İşte, beni kızdırdığın ve senden nefret ettiğim için, bir avcı gibi, kalbine şaşmaz oklarımı gönderiyorum: bunların ateşinden kurtulamıyacaksın. (Çocuğu) Haydi yavrum, beni evime götür ki, bu adam hiddetini daha gençlere boşaltsın ve dilini daha iyi idare etmeyi ve şimdiye kadar olduğundan daha akıllıca düşünmeyi öğrensin.

(Çocukla beraber çıkar.)

KORO - Efendimiz, bu adam müthiş kehanetlerde bulunarak gitti. Fakat başımdaki siyah perçemlerin yerini beyaz saçlar aldığından beri şunu biliyorum ki, o bu şehri şimdiye kadar hiçbir zaman yalan sözlerle aldatmamıştır.

KREON - Bunu ben de biliyorum ve aklım perişan oluyor: boyun eğmek güç; fakat sarsılmaz cesaretimin yakın bir darbe ile korkunç bir şekilde kırılması tehlikesi de var.

KORO BAŞI - Ey Menoikeus'un oğlu şimdi, akıllıca bir karar vermenin sırasıdır.

KREON - Ne yapayım öyleyse? Söyle; ne dersen yapacağım!


  1. Theiresias, Oidipus'un istemiyerek işlediği günahları meydana vurarak, Kreon'a şehri Taundan kurtarmak imkânını verdiğini söylemek istiyor.
  2. Eriny'ler (Lâtinlerde Furiae) Yeraltı dünyasında oturup oradan yer üstündeki haksızlıkları cezalandıran İntikam perileri. Buna rağmen kendilerine saygı gösterilmez, bilâkis onlardan nefret edilirdİ; çünkü insafsızlıklariyle tanınmıştılar. Bunları kızdırmamak için halk onlardan Eumenides (hayırhahlar) yahut Semnai (ulviler) diye bahsederlerdi. Aiskhylos'un Eumenides adlı bir trajedisi vardır.