İçeriğe atla

Sayfa:Serdar Öztürk'ün Yargıtay'a dilekçesi .pdf/8

Vikikaynak, özgür kütüphane
Bu sayfada istinsah sırasında bir sorun oluştu

Benim gözaltına alınmamı müteakip, biz bu hanımlardan şüphelendiğimiz için, 5.6.2009 günü saat 18.20 de avukatlarım bu hanımları ofis telefonundan aramış iseler de, hukuki danışma için avukat aradıklarını beyan eden bu hanımlar, avukatlarımla görüşmekten kaçınmışlar ve görüşme talebini anlamsız bir şekilde ret etmişlerdir.

Benim tutuklanmamdan sonra da, ofisine polis tarafından gece girilerek, gizli kamera yerleştirilen bu şekilde takibe alınan ve daha sonrada tutuklanan Avukat sayın Necdet Okçu' yu da ziyaret edip etmediklerini öğrenmek için müdafilerimden rica ettim. Bu kadınların aynı şekilde avukat sayın Necdet Okçu' yu da Çankaya'da bir alışveriş merkezin de rastlaşmış gibi yaparak, çok acil bir durum olduğu iddiası ile hemen evlerinde görüşme talep ettiklerini ve zorla evlerine gitmek istediklerini, Avukat sayın Okçu ile ofisinde görüştüklerini öğrendim ve hiç şaşırmadım.

Ceza hukukunda, hayatın doğal akışına uygun olmayan tüm hallere şüphe ile yaklaşılır ve bu Şüpheli haller/kişiler daha detaylı incelenir. Bu kadınların ziyaret ettiği tüm avukatların ofislerine bir şekilde girilip, delil yerleştirilip, bu hukukçular, şüpheli/sanık haline getiriliyorsa, burada durulması ve mevcut şüpheli halin daha derin araştırılması gerekir. İşte bir ceza hukuku avukatı olarak o süreçte bizim yaptığımızda budur.

bb- Kadınların bıraktığı kartvizitlerde ki hiçbir telefon numarası kendi üzerlerine kayıtlı değildir. Hayatını yasal sınırlar içerisinde sürdüren bir kimsenin başkası adına kayıtlı telefon kullanması doğal değildir.

Bahse konu kadınların, 18.5.2009 tarihinde yaptıkları ziyarette bize verdikleri kartvizitlerde yer alan telefonların hiçbirisi kendi üzerlerine kayıtlı değildir. Aylin ATMACA'ya ait kartvizit üzerinde yazan 0539 498 27 63 numaralı telefonun Ebru TAŞAN isimli bir kişiye 0 535 293 10 92 numaralı telefonun Hasan GENÇ isimli bir kişiye ait olduğu, Ayşegül Hüma BABUNA' ya ait kartvizit üzerinde yazan 0533 723 58 63 numaralı telefonun rehbere kayıtlı olmadığı (ancak bu telefonun da SEDA CAYMAZ adına kayıtlı olduğu sonradan ortaya çıkmıştır), 0535 292 87 59 numaralı telefonun ise Fırat YILMAZ isimli kişiye ait olduğu tespit edilmiştir. Hayatını yasal sınırlar içerisinde yaşayan bireylerin, başkaları adına kayıtlı telefonları kullanması hayatın doğal akışına aykırıdır.

Ancak soruşturma ve kovuşturma aşamasında bu kadınlar hakkında yazılı tüm taleplerimize rağmen, enteresan bir biçimde hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadı. Sırf bu nedenle soruşturmayı yürüten savcılar hakkında, "Suç Örgütüne Bilerek Ve İsteyerek Yardım Etmek" eyleminden ötürü HSYK.na suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldık. Diğer yandan dosyaya gelen ses kayıtlarından, Ayşegül Hüma Babuna'nın fiilen kullandığı 0533 7235863 numaralı telefona 2 Haziran 2009 da gönderdiğim ve cep telefonu görüşme kayıtlarında geçen mesajın silindiği anlaşılmaktadır. Bu normal bir durum değildir.

8