Dolayısı ile, masum insanların ofislerine sahte delil bırakarak onu tutuklatmak çetelerle mücadele değildir. Toplumu yargı yolu ile hizaya getirmek ve tek tip insan üretmek ise, bugün herkesin lanetle andığı Hitler döneminde vardı. Keza kutsal kitabımızda da, "Ey o bütün iman edenler, siyasi olarak sizden farklı düşünen Müslümanları sahte belgelerle yıllarca özgürlüğünden alıkoyabilirsiniz. Bu da size haktır." diye bir hükümde yoktur.
Bu nedenle, özel görevli mahkemelerde "hukuki süreç" maskesi ile, bazı polis savcı ve hakimlerce, yargı faaliyetiymiş gibi yapılan işlerin, hukukla adaletle, ileri demokrasiyle veya Müslümanlıkla en ufak bir illiyet rabıtası olamaz. Hiç kimse, başka insanların hayatlarını yok etmek şeklindeki sağlıksız ütopyalarını ve ruh hallerini, insani bir gerekçe ile de açıklayamaz.
Yargıtay CBS.lığının ise, bazı polis, MİT görevlisi, savcı ve hakimler tarafından birlikte işlendiği yönünde kuvvetli şüphe yaratan olguların varlığına ve somut delillere rağmen, bu eylemleri görmezden gelmesi ve bu insanlık suçuna sessiz kalması, mevcut hukuk cinayetine iştirak etmesi anlamına gelir. Bunun hukukilikle izahı ise mümkün değildir. Açıklanan bu durum, bugün ABD lanetle anılan Mc Carthy döneminde işlenen suçların, yapılan cadı avları sonucu masum insanların yıllarca hapiste yatırılmasını o dönemki ABD savcılarının hoş görmesi yada yine bugün Almanya'da lanetle anılan Hitler döneminde Hitlerin savcı ve hakimleri ile, toplama kampı sorumlularının insanlığa karşı suç teşkil eden eylemlerini, dönemin Alman yüksek yargısının görmezden gelmesi kadar ağır ve kabul edilemez bir uygulamadır. Bu tip insanlık ve hukuk dışı eylemlerin sonuçları ise, bugün tüm insanlık tarafından bilinmekte ve lanetle anılmaktadır..
4- SORUŞTURMAYI YÜRÜTEN BEŞİKTAŞ'TAKİ İSTANBUL ADLİYESİNDE GÖREVLİ ÖZEL YETKİLİ BAZI C. SAVCILARIN, MAHKEME HAKİMLERİNİN VE BAZI HSYK ÜYELERİNİN İŞBİRLİĞİ HALİNDE TCK BAĞLAMINDA SUÇ İŞLEDİKLERİ ŞÜPHESİ YARATAN OLGULAR ve YARGITAY CBS.LIĞININ YASAL OLMAYAN TUTUMU :
a - Gerek soruşturma esnasında, gerekse kovuşturma başladıktan sonra, BEŞİKTAŞ'TA Kİ İstanbul Adliyesinde görevli özel yetkili hakim ve savcılar hakkında HSYK.na 300 ü aşkın suç duyurusu yapılmıştır. Bu durum, hiçbir adliyede görülmemiş bir vakadır. Beşiktaş' taki İstanbul Adliyesi'nde görevli özel yetkili hakim ve savcılar hakkındaki bu soruşturmaların dört yıldır tamamlanamamış olması doğal bir durum değildir. Dolayısı ile, suç işleyen özel yetkili hakim ve savcılar hakkında yapılan tüm şikayetlerin, bazı HSYK üyeleri tarafından örtbas edildiği yönünde güçlü olgular mevcuttur.
6