Roma Hukukunda Çiftçi Yasaları Üzerine Bir Değerlendirme
ve ağaçlardır. Kısacası, çiftçi hukukunun dünyası karmaşık, sosyal tabakalı ve devletin büyük olduğu bir dünyadır (Humphreys 2015: 205-207).
İmparator 3. Leo Roma hukukunun yeniden formüle ederek oluşturduğu yeni kanun metinlerini, imparatorluğun kontrolünü merkezden köklerine kadar yeniden inşa etmenin bir yolu olarak görmüştür. Ayrıca, çiftçi yasasının dili, Eski ve Yeni Ahit’ten alınan imgeler ve ifadelerle doludur. Bu durum, 3. Leo ve ardıllarının dünyasında Eski Ahit düşüncesinin ve dilinin yaygınlığının bir işaretidir (Humphreys 2017: 29).
Çiftçi Yasasının Bölümleri
Yasa 85 maddeden oluşmaktadır ve oldukça anlaşılır bir dille yazılmıştır.13 Maddeler klasik Roma Hukuku yasaları gibi karışık değil, sıralı ve sistemlidir. Bu haliyle dönemin yargıçlarının işlerini kolaylaştırdığı düşünülebilir.
1.ve 22. maddeler arası tarlaların ekilmesi ve çiftçiler arası ilişkiler üzerinedir:
İlk madde komşu çiftçiler arasında sınır ihlallerinden bahsetmektedir. Burada çiftçilerin tarlayı sürerken ve ekim yaparken sınır ihlali yapmamaları, eğer bu yapılırsa fazladan sürülen yerden kaldırılacak üründen hiçbir pay alamayacağı net ifadelerle açıklanmıştır. İkinci ve sekizinci maddeler arası çiftçilerin tarlalarını takas etmelerini ve sınır anlaşmazlıklarını hukuki zeminde ele almıştır. Buna göre sahibinden izin almadan tarla sürmek yasaktır. Tarlaların takas işlemleri iki veya iç şahit huzurunda yapılmalıdır. İki kişi bir tarlayla ilgili anlaşmazlık yaşarsa, hakemlik yapan hâkimler bölge hakkında bir araştırma yaparlar. Eski bir sınır taşı varsa tarlanın sınırları ve kime ait olduğu bu yolla tespit edilir. Dokuzuncu ve on altıncı maddeler arası ortak ekilmiş ve kiralık tarlalarla ilgilidir. İlgili maddelere göre birisi ekip biçmek için bir maddi bedel ödemeden toprak kiralayacaksa sadece tarlayı sürer ve mahsul paylaşılır. Şayet ekin biçmek için anlaşmaya bir madde konulmuşsa kiralayan anlaşmaya uymakla mükelleftir. Bir çiftçi yarım hisseli bir toprağı ekip biçmek için alırsa ve gereken mevsimde sürmezse ama tohumları yüzeye serperse hiçbir mahsul alamaz çünkü hile yapmıştır ve toprağın sahibini kandırmıştır (Ashburner 1912: 87-88; Humphreys 2017: 129-131). On üç ve on dördüncü maddeler tarlaya ortak olan çiftçiye yaptırımlar içermektedir. Kiraladığı üzüm bağında, asmalara gerekli bakımı yapmayan bir çiftçi elde edilecek üründen hisse alamaz. Bununla birlikte aynı durumdaki bir çiftçi kiraladığı araziyi ekmeyip, çalışmaz ve yurt dışına giderse ceza olarak ürün miktarının iki katını ödemekle mükelleftir. Ortaklık işlerinde zaruretin bulunduğu hallerde ortaklığı yürütemeyecek çiftçinin bu durumu tarla sahibine bildirmesi elzemdir. On yedinci ve yirminci maddeler ağaç yetiştiriciliğiyle alakalıdır. Mezkûr maddeye göre başkasının ağacını izin almadan kesen, budayan kimse bu işleri sahibinin bilgisi olmadan yaptığı için hiçbir hak iddia edemezdi.14 On sekiz ve on dokuzuncu maddeler çiftçilerin vergi mükellefiyeti ile ilgilidir. Buna göre bir çiftçi kendi toprağında ücretsiz şekilde çalışmaktan kaçarsa, kamu maliyesi tarafından boş kalan tarlalarda talepleri
13 Metnin tıpkıbasımı için Ashburner, 1910: 85-108.
14 Ashburner, 1912: 87-88 (13 ve 14. maddeler), 89 (17 ve 20. maddeler).
203