vazifesinde yapılması lâzımgelen değişikliği temsilen unvanı «müfettiş» tabirinden «superviser»e (nezaret eden) tebdil olunmalıdır.
Muallim, köy mekteplerindeki (yukarda zikredildiği veçhile, ekserisi üç sınıflı olan köy mektepleri) skolâstik vazifesinden başka işler de görmektedir. O, köyün irfan kaynağıdır ve bu itibarla köyün hayatı üzerinde müessir olur. Mektep çocuklarının temiz olmalarma dikkat eder ve bu temizliği evlerine intikal ettirmeğe çalışır. Yakın bir zamana kadar da halk terbiyesi, onun omuzlarına yüklenmişti. Hemen hemen beş asır evvel. ecdadının yaşadığı şerait altında yaşıyan bir cemaat içinde, asrî fikirlerin yegane mümessili olmak itibarile, büyük bir mes'uliyet ve fırsatı vardır. Yukarda bahsolunan dört esaslı ihtiyaçla mücadele edilmesi hususunda muallim bilassa iki şekilde müfit olabilir: evvelâ. talebede göreceği her türlü hususî istidat alâmetlerini gözden kaçırmıyarak bu gibiler üzerine merkezî ofisin nazarı dikkatini celbetmek, onları mümkün olduğu kadar iyi yetiştirmek. Bu çocuklar o şekilde terbiye edilmelidir ki, hükûmetin iktisat ve kültür mücadelesinde istidatlarından azamî derecede istifade edilebilsin. Saniyen, birinci fasılda bahsolunan ziraati teşmil memurlarına yardım etmek. Bütün gün mektepte çalışan bu muallimlerden, teşmil memurunun köylülerle temasa gelmesini teshilden başka iş beklemek doğru olmaz farka bukadar bir hizmet te işini tesriine yardım eder. Okumak ve yazmak bilmiyen köylülere, Ziraat, Sıhhat ve Maarif Vekâletlerinden gönderilecek broşürleri okuyarak muhteviyatını anlatır.
Temsil ettikleri sermayeden azamî randıman alabilmek için üç sınıfla köy mektepleri mümkün olan süratle beş seneye çıkarılmalıdır.
Devamsızlık meselesine evvelce temas edilerek 1929-30 da köy mekteplerine giden 129,479 talebeden ancak 60.77 inin bir seneden fazal tahsil görmüş olduğuna işaret edilmişti. Bir senelik bir tahsilin hiçbir faydası yoktur: bu müddet zarfında okuma yazma öğrenilemez, öğrenilenler de çabucak unutulur. Çocuklar büyüdükçe, çobanlık etmek ve tarlalarda çalıştırımak üzere ebeveynleri tarafından mektepten alınmaları, bu vaziyetin hâdis olmasında belki de başlıca sebebi teşkil etmektedir. Ciddî bir mesele arzeden bu vaziyetin önünü alacak müessir bir tedbir olmak üzere, bütün köy muallimlerini günlük yoklamalar yapmağa mecbur tutarak; neticeler, hem vakit vakit mektebi ziyaret eden müfettişlere ve hem de, haftalık rapor halinde köyün salâhiyettar makamına tevdi olunmalıdır. Köyün salâhiyettar memuru, kabahatli olan ana ve babaalardan para cezası alınması ve müfettiş te bu hususta müessir tedabir ittihaz etmiyen