Giriş: Osmanlı İmparatorluğu'nun 1. Dünya Savaşında yenik çıkmasını takiben uğradığı işgal birçok savaşa zemin hazırladı. Askeri ve iktisadi açıdan güçsüz kalan Osmanlı, itilaf devletlerine boyun eğmek durumundaydı. İtilaf devletlerinin isteklerine karşı direnemeyen Osmanlı, batılı devletlerce kendisine takılan "Hasta Adam” lakabına mahkum edilmişti. Milli direnişi sine-i millete dönerek başlatan Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'yu savaşarak itilaf devletlerinden arındırdı; 1920'de TBMM'yi, 1923'te ise cumhuriyeti kurarak bir devlet oluşturdu. Yeni kurulan genç cumhuriyet, finansal kaynağa ihtiyaç duymaktaydı. Atatürk'ün önderliğinde başta İş Bankası kuruldu, ardından şehirlerin ihya edilmesi amacıyla çiftçiler, tüccarlar ve esnaflar tarafından yerel bankalar kuruldu. (Öztürk, 2019; Bozoklu, 2003) Yaralarını saran genç cumhuriyete merhem olan bu bankalar ülke ekonomisinde aktif bir rol oynadı.
Tarihçe: 1899 yılında Karadeniz Ereğli'de doğan Şefik Kamil, lise mezuniyetinin ardından ticarete atılmıştır. Maden ocaklarında ve inşaat alanında çalışmış, fırıncılık dahi yapmıştır. Çalışma hayatında bankalardan teminat mektubu alma hususunda sorunlar yaşamış ve bu sorunları çözmek için kendi bankasını kurmuştur. Savaştan çıkan, iktisadi teşebbüslerle büyüyen Türkiye'nin illerinde ortaya çıkan yerel banka kurma girişimleri böylece Zonguldak'a da sıçramış, ilin iktisadi kalkınmasına katkıda bulunmuştur. Şefik Kamil Efes, işbu girişimini Hürriyet Gazetesine 4 Aralık 1986 tarihinde verdiği demeçle "Bankaya kızdım, banka kurdum.” diyerek tasvir etmiştir. Yardım Bankası olarak kurulan bankanın adı, 1934 tarihli Soyadı Kanunu'nun ardından Efesbank olarak değiştirilmiştir, Şefik Kamil Efes; Efes soyadını İzmir'de bulunan ve bankacılık tarihinde önemli bir yeri olan Artemis Tapınağına atıf olarak almıştır. Şefik Kamil Efes, Efesbank'ı bir ikraz bankası olarak kurmuştur, daha sonra banka kâr edememeye başlayınca önce çalışan personel sayısı azaltılmış, daha sonra ise tasfiye sürecine geçilmiştir. Banker Kastelli ve Işıklar Holding her ne kadar bankayı satın alma arzularını Şefik Kamil Bey'e iletmişseler de, istenilen ücret kendilerine fazla gelmiş ve satın almaktan vazgeçmişlerdir. 1972'den sonra emekli olan Şefik Kamil Bey, Zonguldak'ta yaşamaya devam etmiş ve 1988 yılında vefat etmiştir. (Yüce, 2023)
Müteahhitlik dönemi eleştirileri: Şefik Kamil Efes, müteahhitlik yaptığı dönemde Tokat'ta inşa ettiği Halkevi binasının 1939 Erzincan Depremi'nin ardından yıkılması sebebiyle çokça tenkit edilmiştir. İstiklal Mahkemesi üyeliği, müddeiumumilik, müsteşarlık ve milletvekilliği görevlerinde bulunmuş Necip Ali Küçüka tarafından halkevinin yıkılması ancak kerpiç binaların yıkılmaması argümanlarıyla öne çıkan bir yazı Ulus Gazetesinde yayımlanmıştır. Yayımlanan yazının ardından gazetede çıkan yayına karşı bir cevap layihası müteahhit Şefik Kamil Efes tarafından gazeteye gönderilmiş olup bu yazıda denetimin Nafia Bakanlığı tarafından yapıldığını ve onaylandığını, inşaatta kusur bulunmadığını, ödemelerin geciktirildiğini, alacağının kaldığını söylemiştir. Betonarme binaların yıkılıp neden kerpiçten yapılan binaların yıkılmadığı sualinin bilim ve mütehassıslarca cevaplanabileceğini de ifade etmiştir. Tokat Muhasebe Müdürlüğü de ödemelerin yapıldığını, borç kalmadığını ve kusur hususunda teknik raporu beklediklerini ifade eden bir yazıyı cevaba cevap olarak gazeteye göndermişlerdir. (Üzen, 2010)