81
kadar koloni kurmuş ve zenginleşerek döneminin metropolü olmuştur [Akurgal, 1998]. Kolonilerinden en önemlileri; Mısır'da Naukratis, Karadeniz'de Sinop, Olbia ve Amisos'tur. Sosyal ve kültürel açıdan da, Thales, Anaximandros, Anaximenes, Hekataios, Hippodamos, İsidoros gibi önemli isimleriyle, Batı kültürünün dayandırıldığı birçok ilkin çıkış yeri olmuştur. M.Ö. 546'da Perslerin eline geçen Milet, M.Ö. 494'teki Pers bozgunu sonucunda bütünüyle yakılıp yıkılmış ve Helenistik döneme kadar sönük bir hayat yaşamıştır [Akurgal, 1998].
Söz konusu bozgun sonrasında kent yeniden kurulmuştur. M.Ö. 479- M.Ö. 450 yıllarına tarihlenen bu yeni planlama, dik açılı düzende gerçekleştirilmiştir. Genel olarak, Pers bozgunu öncesinde düzensiz bir yerleşim gösterdiği düşünülen Milet'in, arkaik çağda az çok düzenli bir plana sahip olduğuna dair görüşler de bulunmaktadır. Düzenli kent planlamasının ilk adımlarının, M.Ö. 8. ve 7. yüzyıllarda Symrna, Milet gibi kentlerde atıldığını belirten Owens (2000), Milet kentinin bazı mahallelerinde, düzenli sokak planının Pers istilası öncesinde uygulandığını ve yeniden inşa sürecinin bu sokakların yeniden çizilmesiyle başlatıldığını belirtmektedir. Akarca (1987) da, yeni Milet kentinin, kısmen eski yerleşim üzerinde, kısmen de daha önce iskân edilmemiş topraklar üzerinde kurulduğunu söylemektedir. Benzer bir süreç yaşayan Atina kentinin yeniden inşa edilme sürecinde, Izgara sistemin genellikle kolay ve hızlı uygulanabilirliğine karşın, mülkiyet sorunları ve devam eden Pers tehdidi nedeniyle, eski yerleşimin izleri üzerinden gidildiği belirtilmektedir [Owens, 2000]. Bu konuda Wycherley (1993), Miletlilerin Atinalılara benzemeyerek, arkaik çağda düzensiz bir plana sahip kentlerini, güncel bir şekilde yeniden kurduklarını söylemektedir.
Bacon (1995), Milet kentinin en mükemmel kent planlarından birine sahip olduğunu düşünmektedir. Izgara planın, katı disiplinine zıt bir şekilde, dinamik nitelikte formların geliştirilmesine imkân verdiğini söylemekte ve Milet'i 3 ayrı