İçeriğe atla

Sayfa:İlkçağ kentlerinde kullanılan grid planlamanın toplumsal, düşünsel ve ekonomik yönlerinin değerlendirilmesi için bir çalışma örneği.pdf/30

Vikikaynak, özgür kütüphane
Bu sayfa istinsah edilmiş

14

toplum yapısı ve sosyal dinamikler, ekonomi, teknoloji gibi birçok değişkenden oluşmaktadır. Söz konusu değişkenlerin sadece biri veya birkaçının varlığı değil, hepsinin bir aradalığı ve birbirleri ile olan ilişkileri kenti oluşturmakta ve devamlılığını sağlamaktadır.

Tarihsel süreçte, her dönemde, belki de farklı olabilme izni sayesinde gerçekleştirebildiği her türlü üretimin sonucunda, çevresinden farklılaşan kent, yine bu nedenle ilgi odağı haline gelerek kuşatma altında yaşamış ve hala yaşamaya devam etmektedir.

2.4. İdeoloji

Kelime olarak, ilk defa 1797 yılında Fransız düşünürü Destutt de Tracy tarafından "idea" 1 ve "logos" 2 sözcükleri birleştirilerek, düşünceyi inceleyen bilim anlamında kullanılan ideoloji, Felsefe sözlüğünde şu şekilde tanımlanmıştır [Hançerlioğlu, 2002]:

"Toplumun özdeksel altyapısınca belirlenen, siyasal, felsefesel, dinsel, sanatsal vb. gibi düşünce biçimlerinin tümü..."

Bireylerin dünyayı algılamalarına ışık tutan unsurlardan biri olan ideoloji, toplumsal bir üründür. Toplumun bireylerini bir arada tutan ideoloji, egemen sınıfın, topluluğun diğer üyelerini boyunduruk altına alma amacıyla yaydığı fikirler, söylemler ve eylemleri tanımladığı gibi, ezilenleri bir araya getirebilecek ve onlara birlikte hareket etme yeteneği kazandıracak bir fikir sistemi olarak da kullanılmaktadır.

Her topluluk, toplum düşüncesinin temelini oluşturan bir ideolojiye sahiptir. İçinde bulunulan dönemdeki toplumsal yapıyı yansıtan ideoloji, toplumların


1 „Görmek anlamına gelen Yunanca idein sözcüğünden türeyen İdea kavramı, görünen biçim anlamını dile getirir."[Hançerlioğlu, 2002]
2 ,,Yunanca'da usla kavrama anlamındadır ve kavrama ve seçme anlamlarını veren leg kökünden türemiştir. Kök anlamıyla ilgili olarak us ve bu usa dayanan söz, yasa, düzen, bilgi, bilim anlamlarını da dile getirir." [Hançerlioğlu, 2002]