İçeriğe atla

Sayfa:İlkçağ kentlerinde kullanılan grid planlamanın toplumsal, düşünsel ve ekonomik yönlerinin değerlendirilmesi için bir çalışma örneği.pdf/26

Vikikaynak, özgür kütüphane
Bu sayfa istinsah edilmiş

10

olarak tanımladığı kent; Weber (1966)'e göre, tarım dışında üretilen mal ve hizmetin, yakın çevrede veya daha geniş bir alan içinde pazarlandığı yerleşim birimidir.

Kente sosyolojik açıdan da yaklaşılmaktadır. Bu yaklaşımla kent, kültürel ve düşünsel faaliyetleri ile açıklanmaktadır. Kent, belirli bir alanın ekonomik etkinliklerinin yanı sıra yönetim, sanat, ilim gibi faaliyetlerinin de merkezidir.

Mumford (1997) kenti; bir topluluğun kültürünün ve gücünün maksimum yoğunlaştığı nokta olarak tanımlamıştır.

Tarım dışında söz konusu işlerle de meşgul olan insan gruplarını barındıran kentin, kültürel bir merkez de olması gerekmektedir [Yıldırım, 1996]. İnsanların birbirleriyle buluştukları, fikir alışverişi yaptıkları, ilişkiler ve kararlar merkezi kent, farklı işleyiş biçimlerini içeren, sahip olduğu her bir öğenin diğeri ile sıkı bağlar kurduğu bir sistem oluşturmaktadır.

Bu itibarla, kent, kendine has özellikleri bulunan ve belli bir mekanda yoğunlaşmış bir yerleşim sistemi olarak birey ya da aile tarafından çözülemeyecek sorunların toplum olarak üstesinden gelinmesine olanak sağlamaktadır [Hout ve ark., 2000].

Toplumun bireyleri arasındaki iletişimle bağlantılı olarak, kent olma özelliğine İlişkin Lynch (1996) de, kentin belki de en önemli işlevleri olarak dolaşım ve karşılıklı iletişimi saymaktadır.

Kılıçbay (1993) ise iyi yurttaşlığın gösteri alanı olan kentin, resmigeçit vs. gibi iktidarın gücünü göstermesine olanak sağlayan işlerin mantığı gereği, kendini akıl tarafından yaratılan bir alan ve düzenli bir plan olarak hizayal soktuğunu belirtmektedir. Toplumsal kurumsallaşmanın kenti politik kıldığını ve kenti karakterize eden çizgilerin her şeyden önce politik olduğunu