İçeriğe atla

Sayfa:İlkçağ kentlerinde kullanılan grid planlamanın toplumsal, düşünsel ve ekonomik yönlerinin değerlendirilmesi için bir çalışma örneği.pdf/136

Vikikaynak, özgür kütüphane
Bu sayfa istinsah edilmiş

120

EK- 4. Atina demokrasisi

8. yüzyılda monarşiden kurtulmuş siteler içinde demokrasiyi en çok yaşayan Atina sitesi, 7.yy da Kleisthenes'in reformlarıyla toplumun yönetimini, bütün Atinalı vatandaşların katıldığı meclise (Eklesia) vermiştir. Adaletin yerine getirilmesi görevi ise Helie adı verilen mahkemenindir. Halk Meclisinde (Eklesia) tartışılacak konuları hazırlamak ve yönetimin sürekliliğini sağlamak, Beş Yüzler Kurulu (Bule) adlı bir kurulun görevidir. Diplomatik ilişkilerde devleti temsil eden, ağır suçluları tutuklayıp mahkemeye (Helie), ya da cezaları mahkemenin yetkisini aşıyorsa Halk Meclisi'nin önüne sevk eden, ve Halk Meclisi'nin kararlarının yerine getirilip getirilmediğini denetleyen, devlet ekonomisini yöneten, kamu çalışmalarını teftiş eden Beş Yüzler Kurulu, bir yürütme organı değil, aynı zamanda bir bürosu durumundadır.

Ancak, Atina demokrasisi köleci bir demokrasiydi. Toplumun asıl üretici sınıfı köle durumunda idi. Özgür yurttaşlar, çalışan kitlenin küçük bir bölümünü oluşturuyordu. Köleler ise herhangi bir sosyal hakka sahip olmak bir yana, her türlü direnişlerini izleyen devlet organlarınca eziliyorlardı. Böylece sayıları, özgür yurttaşlardan hiç de az olmayan köleler, her türlü insanı haktan yoksundular. Özgür halkın hemen yarısına yakın olan kadınlarla metekler de, siyasal yönden ayrıcalıklı değillerdi. Sonuç olarak, halkın ancak altıda, ya da yedide biri siyasal haklara sahipti.

Atina anayasasına göre kırsal kesim kente göre önemsizdi. Tacirler, ticaretle uğraşanlar, ücretliler, gündelikciler ve öteki kentliler Halk Meclisinin her sabah yapılan oturumuna katılabilirlerdi. Köylüler ise genellikle hiç temsil edilemiyor ya da küçük bir delege yollayabiliyorlardı. Bu durumda oturuma katılım özgür yurttaş sayısı 35 000 olarak hesaplanırsa 2 ya da 3 bin dolayında kalıyordu.

Kanuna göre, her yurttaş, hangi makam için olursa olsun seçilebilirdi. Maaş ödenmeyen bu makamlara talip olanlar, çoğunlukla zenginlerdi.