84
götürdüğünü düşünmüşlerdir. Bundan başka, doğa bilimi uzmanı sayılmaktan hoşlanırdı..........”
Aristo’nun bu tanımı, Hippodamos’un ilk kent plancısı olarak kabul edilmesine neden olmuştur. Pire kentinin planını hazırladığı, yine bu tanımla kesin olarak bilinmektedir. Planladığı diğer kentler arasında sayılan Milet, Thourioi ve Rodos’un hepsinin tasarımını yapmış olması, kronolojik olarak zorluklar içermektedir.
Aktüre (2003)’ye göre, Hippodamos’un, M.Ö. 450- M.Ö.440 yılları arasında Pire’nin, M.Ö. 444-M.Ö. 443 yıllarında Thourioi’nin ve M.Ö. 408-M.Ö. 407 yıllarında da Rodos’un planını yapmış olduğuna dair daha çok kanıt bulunmaktadır. Planlama sürecinden çok, Milet’in kurulması çalışmalarına katılmış olması ve içinde bulunduğu toplumsal düzenle ilgili yorumlarda bulunması daha kabul edilebilir gelmektedir.
Owens (2000) da benzeri bir mantıkla, Hippodamos’un Pire’nin ikinci etap planlamasını gerçekleştirmiş olmasının, kronolojik olarak Rodos’u da planlamasına olanak sağlayacağını söylemektedir.
Pire kenti
Pers savaşları sonrasında, Atina’nın limanı ve tersane olarak planlanmıştır. Kazılar sırasında bulunan horos (sınır) taşları yardımıyla planlama aşamaları hakkında bilgi edinilebilmiştir. İçerik ve şekilleri açısından iki gruba ayrılan horos taşlarının ilk grubu, “liman sınırı” gibi kentin ana bölge bölüntülerini, ikinci grup ise, “agora sınırı” gibi yapıların ayrıldığı sınırları belirtmektedir. İkinci grup taşların, M.Ö. 5. yüzyılın ortalarına, ilk grup taşların ise daha önceki bir tarihe ait olduğunun anlaşılması, kentin planlamasının iki evrede gerçekleştirildiğini düşündürmektedir [Akarca, 1987, Owens, 2000]. Bu bilgilere göre, liman ve çevresinde donanmayla ilgili yapılaşmanın